Gunalp KOCAKANAT

Explorer


Rüyacı Dükkanları-LIKYA YOLU

Tue, Jan 22 2008 21:41
7,416 Okundu  

 Türkiye


 

20.Yüzyılın aykırı bilim adamı Michel Focault ‘Bütün Akdeniz boydan boya RÜYACI DÜKKANLARI ile doludur’ der.Likya yolunda zamanın ve mekanın içindeki bu yolculukta belki de bir sürü rüyacı dükkanından geçiyorsunuz.

Yolun rotasını hazırlamak için aldığım Metin-Yeğin ve Barış Doğru tarafından hazırlanmış Likya Yolu isimli rehber kitabın bir yerinde bu satırlar var.

İşte bu rüyacı dükkanlarında ne var ne yok diye bakmak amacıyla ‘Likya Yolu’ seyahatine başlamak için 1 aydır havanın iyi olduğu bir hafta sonu kolluyorum.Sonunda bu hafta sonu,yani 19-22 Ocak günleri bu geziyi yaptım.

Geziyi bitiridğimde gerçektende bu rotanın,yaşandığı günlerin ötesine geçmiş hayatların günlük ayrıntıları ile dolu olduğunu gördüm.

İnsanı bugünden geçmişe sürüklüyor.Deniz seviyesinden dağlara,dağlarda yaylalara sonra yine deniz kıyısına ve sonra tekrar yaylalara,dağlara.Kah 2000 metrede kah deniz kenarında.


 

 @
 001 - 2008-01-19 11:53

Rotanın Antalya tarafında başlangıcı Hisarçandır Köyü.

1. ETAP (ANTALYA,HİSARÇANDIR-KUMLUCA)

Bu kez rotanın başlangıcı olan Hisarçandır’dan Göynük yaylasına,yürüyüş rotasına çok yakın,paralel karayolu ile gittim.Çünkü motorsikletle geçilemeyen iki dağ etabından bir tanesi bu etap.Bir yerden sonra yol bitiyor.Yol dediysem Patika.Sonra geri dönmek gerekiyor.


 

 @
 002 - 2008-01-19 11:53

Devamında sırasıyla Göynük Yaylası,Ovacık Köyü,Kuzdere,Phaselis, Tekirova,Beycik Yaylası,Ulupınar,Chimera (Çıralı), Olympos(Adrasan),Karaöz,Melanipion (Yardımcı Burnu),Gagai (Mavikent), Korydalla (Kumluca),Lmyra (Finike),Boldağ,Alakilise,Myra (Demre),Andriake (Demre),Sura (Demre-Kapaklı),Simena (Kale),Theimiusa (Üçağız),Apollonia (Kılıçlı),Antiphellos (Kaş),Phellos (Çukurbağ),Gökçeören,Sarıbelen,Bezirgan,Kalkan,Patara,Xantos (Kınık),Letoon (Karadere),Pydnai (Kumluova),Sıdymae (Dodurga),Karaağaç,Kabak Koyu,Perdikia (Kelebekler Vadisi) Belceğiz (Ölüdeniz) ve son durak Hisarönü.

Bundan ayrı çok kısa bağlantılarla görülebilecek diğer antik kentlerde var. Rhodiapolis,Idebessos,Arykanda,Trysa,Kyenai,Arsada,Meryemlik,Tylos (Saklıkent), Telmessos,Kadyanda.

Rota yürüyerek tam 509 km.Motorsikletle 570-580 km.

Ancak Motosikletle rotanın bazı etaplarında ilerlemek olası değil.Bu etaplar genellikle deniz kenarında kayaların üzerinden geçilen etaplar.Bir tanesi ise çok dağlık bir bölgede ve ancak yürünebilen bir etap.

Bu nedenle araçla geçilmesi mümkün olmayan etapların başına gidip ve oradan da en yakın pararlel karayolunu kullanıp diğer tarafına geçerek geziyi tamamladım.Bazı etaplarda aşağıda göreceğiniz gibi mevsimin azizliğine uğrayıp neredeyse sonuna geldiğim halde onca yolu geri dönmek zorunda kaldım.Haritanın başında plan yaparken iki günde tamamlarım diye hesap yapıyordum.4 günde zor bitirdim.,

1. Gün Antalya,Hisarçandır-Kumluca arasındaki 182 km.lik etabı ancak 6 saat 35 dakikada bitirebildim.
2. Gün Kumluca-Kaş arasındaki 127 km.lik etabı ancak 4 saat 15 dakikada geçtim.
3. Gün Kaş-Dodurga (Sidymae) arasındaki 166 km.lik etabı ise 8 saatte zor geçtim.
4. Gün 61 km.lik etabı ise 2 saat 30 dakikada sonlandırdım.

 

 @
 003 - 2008-01-19 12:06

Burada yazdığım süreler duruşlar hariç bilfiil motosiklet hareket halindeyken geçen süreler.

Etapların bu kadar uzun sürmesindeki en büyük etken tabii fotoğraf çekmek için sürekli durmak.Her köşeyi çekmek istiyorsun.İnanılmaz manzaralar var.Toplam 1000 tane fotoğraf çekmişiz.Keşke imkan olsa burada hepsini görebilsek.

İlk gün yalnız başladım.Ancak gördüm ki yalnız zevk almıyorum.Bu güzellikleri paylaşmak gerekiyor ikinci gün eşimde katıldı bana.Devamında tüm o zorlu etapları iki kişi geçtik.Sıkı kas yaptım.:)

Geziyi burada anlatırken etap etap böldüm.Böylece gezi hem harita üzerinde daha ayrıntılı görülebiliyor,hem de daha açık bir şekilde anlaşılabiliyor.Yol boyunca istikamet tabelaları var.Ayrıca kayaların veya ağaçların üzerinde Kırmızı-beyaz bir çizgi ile yolun tümü işaretlenmiş.Kaybolduğunuz yerde bu işaretleri bulup devam ediyorsunuz.

Daha önce keşif için yaptığım gezide Hisarçandır’dan Göynük yaylasına giden yolun sonuna kadar gitmiştim.Döndüğüm yerden ileriye artık araçla gidilemiyordu.


 

 @
 004 - 2008-01-19 12:48

Patikanın diğer taraftaki çıkışından tekrar içeriye girmeye çalıştım ama yol ancak 1,5 km gitmeme izin verdi.Binbir güçlükle daracık patikada motosikleti aksi istikamete çevirip geri döndüm.


 

 @
 005 - 2008-01-19 12:54

##


 

 @
 006 - 2008-01-19 13:09

Kuzdere


 

 @
 007 - 2008-01-19 13:13

##


 

 @
 008 - 2008-01-19 13:15

##


 

 @
 009 - 2008-01-19 13:32
 
İkizkayalar

Phaselis şehri üç limana sahip oluşu, konumu ve zengin orman bölgelerine yakınlığı nedeniyle M.Ö 690'da Rodosluların kolonisi olarak kurulmuş. M.Ö. VII. ve VI. yüzyıllarda geçimini denizden sağlayan Phaselis, Perslerin Anadolu'ya hakim oluşundan sonra onların, daha sonra İskender'in Persleri yenmesiyle de İskender'in eline geçmiş.İskender'in ölümünden sonra kent, M.Ö. 309'dan 197'ye kadar Mısır'daki Ptolemaiosların elinde kalmış, Apameia Barışı ile diğer Lykia şehirleri gibi Rodos Krallığı'na verilmiş, M.Ö. 190'dan 160 yılına kadar Rodosluların egemenliğinde kalmış. M.Ö. 160 yılından sonra da Roma'nın egemenliği altında Lykia Birliği'ne girmiştir. Phaselis M.Ö. I. yüzyılda Olympos ile beraber devamlı korsanların taarruzları altında kalmış, bir müddet Zenekites'in elinde kalan şehir, Romalıların bu korsanı yenmesiyle kurtulmuş. Bizans Çağı'nda ise Phaselis, Piskoposluk Merkezi olmuştur. Elverişli limanları dolayısıyla M.S. III. yüzyılda tekrar korsanların taarruzlarına uğrayan şehir bundan sonra önemini yitirmiş, daha sonraki Arap akınlarıyla da iyice fakirleşmiş ve M.S. XI. yüzyılda artık yaşamını sürdüremeyecek duruma gelmiş. Selçukluların Alanya ve Antalya limanlarına önem vermesi nedeniyle tamamen önemini yitirerek sönmüş.


 

 @
 010 - 2008-01-19 13:48

##


 

 @
 011 - 2008-01-19 14:09

Şehrin esas kalıntıları askeri liman ile güney limanı birbirine bağlayan ana caddenin iki yanında bulunmaktadır. 125 m uzunlukta 20-25 m genişlikteki ana caddenin her iki yanında üçer basamakla çıkılan kaldırımlar bulunur. Cadde ortalarda bir meydan oluşturduktan sonra güney limanına ulaşır. Düzgün taşla döşenen bu caddenin altında kanalizasyon ve drenaj sistemi var.Antalya’ya daha geçen sene yapıldı.


 

 @
 012 - 2008-01-19 14:17

Antik kentin 3 limanından birisine,korsanların demirlediği Limana bende demirledim.Gerçi bizimki zaten demirden


 

 @
 013 - 2008-01-19 14:20


Phaselis’ten sonra aslında Tekirova’ya girmek ve batı yönünde patikanın başladığı yere kadar gitmek lazımdı,ama daha önce defalarca gittiğimden burayı geçerek Olympos’a devam ettim.


 

 @
 014 - 2008-01-19 14:58

Ulupınar


 

 @
 015 - 2008-01-19 15:11

Burada da önce Çıralı’ya inmek ve chimeria’ya yani söneyen ateşin bulunduğu tanrıların dağına çıkmak gerekiyor.Ancak açıkcası hem o kadar yolu gitmek ve hemde o dağa tırmanmak gözümü korkuttu.Daha önce defalarca tırmandım zaten.:)
Çıralı’dan Olympos antik kentine aslında sahilden 400 m.lik bir yürüyüşle ulaşılıyor.Ancak araç gitmesi olası değil.

Bundan sonra Adrasan sapağında ana yoldan ayrılıyorum.Bu yolda harika.


 

 @
 016 - 2008-01-19 15:18

Ve yine Likya’nın en önemli kentlerinden bir tanesi Olympos.

Burada ağaç evlerden oluşmuş bir sürü motel ve pansiyon var.Kafa dinlemek için ideal bir yer.


 

 @
 017 - 2008-01-19 15:18

Antik Oympos Kenti Hellenistik Devrinde kurulmuş. Hamam, Agora, Mabed Kapısı, Tiyatro günümüze kadar ayakata kalmayı başarmış. M.Ö. 100'de birliğin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuş. M.Ö. I. yüzyılda Olympos'a korsanlar dadanmış, şehir korsanların yerleştiği bir yer haline gelmiş. Daha sonra Roma komutanı Servilius Isaurieus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuş. Zengin ve refah bir ülke olmasına karşın korsanların sürekli saldırıları sonucunda şehir zayıf düşmüş ve fakir bir şehir olarak yaşamını sürdürmüş.


 

 @
 018 - 2008-01-19 15:22


 

 @
 019 - 2008-01-19 15:26

Antik kente girmiyorum.Vakit yok ve daha çok yolum var.Gelidonya Feneri’ne çıkmak istiyorum bugün.

Bundan sonrası Adrasan sahili.


 

 @
 020 - 2008-01-19 15:46

Adrasan koyunda bizim demirden Rüya avcısı,denizde salınmaktan yorulmuş,kışı karada dinlenerek geçiren teknelerle yarenlik ediyor.


 

 @
 021 - 2008-01-19 15:51

Yine inanılmaz manzaralarla dolu.Her tarafı rüyacı dükkanları bu yolun.


 

 @
 022 - 2008-01-19 15:52

Karaözü gökyüzünde gösteren bu tabelaya uyamadım.Altımdaki nihayetinde motosiklet uçak değil.


 

 @
 023 - 2008-01-19 16:35

Gelidonya Fenerine Karaöz’ün doğusunda asfaltın bitiği yerden devam eden patikadan gidiliyor…


 

 @
 024 - 2008-01-19 16:35

Oldukca bozuk ama bir o kadar güzel yoldan 4 km gittim.Sağ tarafta yemyeşil minik bir ova.Ortasında kuru bir ağaç.Tam dinlenilecek yer.Etrafta çıt yok.Sadece doğa.


 

 @
 025 - 2008-01-19 16:42

##


 

 @
 026 - 2008-01-19 16:46

Ancak bu mevsimde daha ileriye gitmek mümkün değil.Her yer çamur. Çamurda motosiklet kayınca sağ taraftaki kum tepesine çıkmak zorunda kaldım.Bu sefer burada saplandım kaldım.


 

 @
 027 - 2008-01-19 17:03

Meret yerinden oynamıyor.250 kg.lık makineyi tek başına yerinden oynatmak mümkün değil.


 

 @
 028 - 2008-01-19 17:07

Santim santim ancak 20 dakikada çıkardım.saplandığı yerden.


 

 @
 029 - 2008-01-19 17:19


Bir tek allahın kulu geçmedi yardım isteyeyim.Ben tam motosikleti çıkardım ki,mobiletleri ile 2 kişi geldi.Yardım için geç kalmışlardı ama yolun ilerisini sordum.Daha fazla gitmememi tavsiye ettiler.Bende geri döndüm.Zaten saat 16.00 oldu.Daha 3 km yol var ve bu şartlarda ancak 20-25 dk.da giderim.O da bir yere saplanıp kalmazsam.E dönüşte hava kararacak.Artık başka bir gün sadece fener için geleceğim buraya.
Yolun devamında yine mükemmel manzaralar.Ve bugünün son durağı Mavikent.


 

 @
 030 - 2008-01-19 17:33

##


 

 @
 031 - 2008-01-19 17:36

##


 

 @
 032 - 2008-01-19 17:38


Bugün 6 saat motorun üzerinde yol almışım.Molalar hariç.Ancak 184 km yol gidebilmişim. Ortalama hız 28 km/h.

2. ETAP KUMLUCA-MYRA (DEMRE)


 

 @
 033 - 2008-01-20 15:06

Bugün eşimde katılıyor bana.Artık fotoğraf çekmek için habire benim üç ayaklı çırağı kurmaktan kurtulacağım.Yol Finike’ye kadar normal Karayolunu takip ediyor.


 

 @
 034 - 2008-01-20 15:13

Finike’de yolu soruyoruz.Likya yolu burada tekrar dağlara çıkıyor.Yolun toprak olduğunu ama Demre’ye kadar aracın gidebildiğini öğreniyoruz.Yolda manzara mükemmel.


 

 @
 035 - 2008-01-20 15:15

Ama yol tam enduro yolu.Hele arkada yolcu ile tırmanmak bu zeminde hiçte kolay değil.


 

 @
 036 - 2008-01-20 15:22

##


 

 @
 037 - 2008-01-20 15:24

Bizim demir at yabani atlarla beraber koşuyor.


 

 @
 038 - 2008-01-20 15:24

Bizimki 100 beygir onların her biri bir beygir.Ama bizi geçiyorlar.E arazi onların arazisi.


 

 @
 039 - 2008-01-20 15:29


Nadiren rastlanan düz yerlerden birisnde mola veriyoruz.Atlarla yaptığımız yarış yordu beni.


 

 @
 040 - 2008-01-20 15:32

Bir yere varıyoruz ki Ormancılar çalışıyor.Yol perişan.Çamur içinde.


 

 @
 041 - 2008-01-20 15:34

##


 

 @
 042 - 2008-01-20 15:35

##


 

 @
 043 - 2008-01-20 15:36

Burada yol 3’e ayrılıyor.Allahtan ormancılar var.Bizim soldaki yoldan gitmemiz gerekiyor.Ama ilerlemek ne mümkün.Arka tekerlek bir sağda bir solda.Bir ara sol çantayı yanı başımda gördüm.
Motosikleti deviriyoruz.:)


 

 @
 044 - 2008-01-20 15:36

##


 

 @
 045 - 2008-01-20 15:36

##


 

 @
 046 - 2008-01-20 15:38

İki kişi zor kaldırdık.Lastikler yeri tutmuyor.Yerden kaldırmaya kalkınca başlıyor kaymaya.Buzdan beter.


 

 @
 047 - 2008-01-20 15:41

##


 

 @
 048 - 2008-01-20 15:43
 
Anlaşıldı bu mevsimde buradan ileriye gitmek mümkün değil ama geri dönmekte kolay değil.Geri geri salıyorum motoru.Çare yok geriye dönüp Demre’ye normal yoldan gideceğiz. Çok da az bir yol kalmıştı Demreye.Tam zirveye çıkmıştık.Bundan sonrası iniş olsa gerek.


 

 @
 049 - 2008-01-20 15:51

##


 

 @
 050 - 2008-01-20 16:23

Zaten arada sırada sırf bu yolu katetmek için kaçar gelirim.İnanılmaz zevkli bir yol.Bir viraj bitmeden diğeri başlıyor


 

 @
 051 - 2008-01-20 16:51

3. ETAP MYRA (DEMRE)-ANTIPHELLOS (KAŞ)
Demre’de yine antik Likya kentlerinden Myra’ya ulaşıyoruz.


 

 @
 052 - 2008-01-20 17:00

Aziz Nicholaos’ın piskoposluk yaptığı ve bu nedenle tüm Orta Çağ boyunca ününü sürdüren Myra önemli bir Lykia kenti ve ismi "Yüce Ana Tanrıçanın yeri" anlamına geliyormuş.

Antik kaynakların M.Ö. I. yüzyıldan itibaren Myra’dan bahsetmelerine rağmen, kaya mezarlarından ve bastıkları sikkelerden, şehrin en az M.Ö. V. yüzyılda varolduğu anlaşılmaktaymış. Lykia Birliği’nin metropolisi olan Myra M.S. II. yüzyılda büyük bir gelişme göstermiş. Aziz Nicholaos’ın Myra’da başpiskoposluk yaptığı II. Theodosion (408 - 450) zamanında Myra’nın Lykia Bölgesi’nin başşehri olduğu biliniyor. Şehir, VII. yüzyıldan başlayarak IX. yüzyıla kadar devamlı Arap akınlarına uğramış, 809 yılında Harun El Reşit’in komutanlarından birisi Myra’yı zaptetmiş.1034 tarihinde Arapların yaptığı deniz hücumlarında St. Nicholaos Kilisesi yıkılmış. Arap akınlarının verdiği huzursuzluk, Myros Çayı’nın sık sık taşması, bu taşma nedeniyle gelen toprakla bazı yapıların dolması ve bu arada meydana gelen depremler şehrin terk edilmesine neden olmuş.


 

 @
 053 - 2008-01-20 17:11

Yine Demre’de Kaş istikametinde Andriake Limanı.Bu rası Myra antik kentinin limanı.


 

 @
 054 - 2008-01-20 17:16

Buradan istikamet Kekova.Daha doğrusu Simena ve Theimiusa.Ancak hemen yol kenarında Sura kenti var.Bu kent Apollon tapınağındaki balıklı kahinile ünlü.Burada bulunan Apollon çeşmesinde üç kez düdük öttürülünce kehanette bulunmak üzere balıklar gelirmiş.Onlara atılan yiyecekleri parçalarlarsa bu onlara danışmak için giden kişi için iyiye,yok yemeyip kuyrukları ile iterlerse kötüye alametmiş.Balıkların aç olduğu zamanı kollamak lazım anlaşılan.


 

 @
 055 - 2008-01-20 17:19

##


 

 @
 056 - 2008-01-20 17:35

Kekova’nın güzelliği herhalde bu dünya üzerinde ender bulunur bir güzellik.


 

 @
 057 - 2008-01-20 17:40

##


 

 @
 058 - 2008-01-20 17:53

##


 

 @
 059 - 2008-01-20 19:03

Apollonia için Kılınçlıya Kekova yol ayrımından dönerek 9 km gitmek gerekiyor.Ayrıca Tekneyle gidip oradan 20 dakikalık bir yürüyüşle de ulaşılıyor.Bundan sonra Likya Yoluna paralel giden karayolu ile Kaş’a devam ediyoruz.Kaş’ta Likya Kentlerinden Phellos ve Antiphellos’un üzerine kurulu.


 

 @
 060 - 2008-01-21 12:31

M.Ö. IV. yüzyılda Antiphellos çok küçük bir yerleşim yeri olup biraz yukarısında bulunan Phellos'un limanıymış.


 

 @
 061 - 2008-01-21 12:32

Ancak Hellenistik döneme girilirken Phellos gerilemiş, Antipellos ise gelişerek daha ön plana çıkmış. Bu durum Roma döneminde de devam etmiş, şehir bölge ormanlarından elde edilen sedir ağacı ticareti ve süngercilik sayesinde gelişerek Phellos'un limanı durumundan çıkmış ve kendine yeten zengin bir şehir durumuna gelmiş.


 

 @
 062 - 2008-01-21 12:33

Şu karşı burnumuzun dibindeki ada Meis,maalesef bize ait değil.


 

 @
 063 - 2008-01-21 12:34

4.ETAP KAŞ-LETOON

Kaş’tan itibaren Çukurbağ istikametinde yine dağlara tırmanıyoruz.Yol bir süre denize paralel gidiyor.


 

 @
 064 - 2008-01-21 12:39

##


 

 @
 065 - 2008-01-21 12:48

##


 

 @
 066 - 2008-01-21 12:53

##


 

 @
 067 - 2008-01-21 12:53

Gökçeören


 

 @
 068 - 2008-01-21 12:57

Bir yayladan diğerine…


 

 @
 069 - 2008-01-21 12:59

Gökçeörende yol ikiye ayrılıyor biz Hacıoğlan’ı sonraya bırakıp Sarıbelen istikametine gidiyoruz.


 

 @
 070 - 2008-01-21 13:08

##


 

 @
 071 - 2008-01-21 13:25

##


 

 @
 072 - 2008-01-21 13:32

##


 

 @
 073 - 2008-01-21 13:36

Artık Kalkan’a yaklaştık.Yol deniz kenarına döndü tekrar.


 

 @
 074 - 2008-01-21 13:39

##


 

 @
 075 - 2008-01-21 13:43

Kalkan


 

 @
 076 - 2008-01-21 13:46

Kalkanı geçer geçmez sol tarafa Patara’ya yol ayrılıyor.Ama Likya Yolu buradan gitmiyor.İslamlar Köyü istikametine gitmek gerekiyor.


 

 @
 077 - 2008-01-21 13:59


Likya yolu önce XANTOS’a oradan Patara ya gidiyor.Biz ise Patara’ya uğramayacağız. Sadece uzaktan fotoğrafını çekiyoruz. Patara Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır.Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlisidir. Likya birliği toplantıları kentte bulunan birliğin meclis binasında yapılmaktaydı.Bu kent dünyanın ilk demokrasisinin uygulandığı yer olarak biliniyor.


 

 @
 078 - 2008-01-21 14:15

Patara, Roma döneminde de çok önemli bir kent olmuş ve Likya-Pamphilya eyaletlerinin başkentliğini yapmış. Patara limanı, hububat deposu ve sevki açısından önem taşımış, bu nedenle doğu Akdenizde bulunan 3 hububat deposundan biri (Granarium) Patara'da bulunuyor. Bizans döneminde de gelişmesini sürdüren kent, hıristiyanlarca da önemli sayılmış. Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas’ın da Pataralı olduğu söyleniyor.
Patara kumsalı, çevredeki kumsalların en uzunu ve en görkemlisidir. 18 km. uzunluğundaki kumsalın derinliği yer yer 200-300 metreye ulaşır. Kumu incedir. Deniz ise sığdır. Hemen hemen hiç durmayan rüzgarı nedeniyle rüzgar Sörfü için de uygun. Patara kumsalı deniz kaplumbağalarının (caretta caretta) yumurta bıraktıkları yerler arasında bulunduğu için koruma altında.


 

 @
 079 - 2008-01-21 14:23

Ve işte Likya’nın başkenti Xantos.Likya eyaletinin en eski ve en büyük kentiymiş. Xanthos kelimenin tam anlamıyla bir felaketler kentiymiş. Yerleşen her uygarlığın inşa ettirdiği yapılarda, Likya gelenekleri, Hellenistik ve Roma dönemi etkileri gözlemleniyor. Xantos, 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış. Kent esas olarak Likya Akropolü, Roma Akropolü ve bunların dışında kalan kısımlardan oluşmakta. En ilginç yapıları Roma tiyatrosu ve bu tiyatronun batı kıyısındaki yapılar.


 

 @
 080 - 2008-01-21 14:24

Başkente gelince Supereva Tshirt’ü çıkıyor ortaya.


 

 @
 081 - 2008-01-21 14:42

Xantos nehri.


 

 @
 082 - 2008-01-21 14:50

##


 

 @
 083 - 2008-01-21 14:58

Bundan sonra Xantos’a 5 km mesafedeki Letoon. Şair Ovidius'un anlattığı bir öyküye göre kent, Zeus'tan hamile kalan Leto'nun adına kurulmuş. Kentte en eski yerleşim izleri M.Ö. 7. yüzyıla kadar gidiyormuş. Örenyeri merkezinde yan yana üç tapınak var. Bunlardan en kuzeydeki Leto, ortadaki Artemis, güneyindeki Apollon'a adanmış.Letoon M.S. 7. yüzyılda terkedilmiş.


 

 @
 084 - 2008-01-21 14:59

##


 

 @
 085 - 2008-01-21 15:00

Letoon’da bundan sonraki yolun tesbiti.Bundan sonraki etap biraz karışık.Bu nedenle takip edilecek yolu tespit etmekte zorlandım.


 

 @
 086 - 2008-01-21 15:30

5.ETAP LETOON-SDYMAE-KARAAĞAÇ


 

 @
 087 - 2008-01-21 15:32

##


 

 @
 088 - 2008-01-21 15:45

Haritada Karağaç’ta yol bitiyor.Diğer tarafta Kabak Koyu ile burası arasında bağlantı yok.Haritaya bakarsan arada 2 km mesafe yok.Ben bir hata olduğunu düşündüm.Ama yanılmışım.Cidden yol yok.Bu etap en zorlu etaptı.Karağacın bulunduğu yer Yedi Burunlar. Tekne ile bir çok kez geçtim.Burayı denizden ancak günün belli saatlerini kollayarak geçiyorsun.Bu burun en çok ve depresif rüzgar yapan burunlardan birisi.Saatini kollamak gerekiyor denizden katederken.Karadan daha da zormuş.

Neyse Letoon’dan Dodurga istikametine çıktık yola.


 

 @
 089 - 2008-01-21 15:46

Macera burada başladı.Sdymae’den sonra.Köylülere sorduk yolu.Yol iyi hemde deniz kenarından dolaşıyor dediler.


 

 @
 090 - 2008-01-21 15:52

Yol yine vıcık vıcık çamur.İlerlemek mümkün değil.Hoop biz yene yan yattık.:)


 

 @
 091 - 2008-01-21 15:55

Bu nasıl kalkacak diye düşünürken.:)


 

 @
 092 - 2008-01-21 15:57

Kitaplarda yazdığı,kurslarda gösterildiği gibi şu teknik bu teknik işlemiyor çamurda.Bildiğim tüm teknikleri denedim.Tekerlek yeri tutmuyor ki kalksın.Kaldırmaya çalıştıkca kayıyor.
En iyi yöntem silkme yöntemi.Halterciler gibi Ya Allah deyip silkeceksin.:)


 

 @
 093 - 2008-01-21 16:07

Neyse kaldırdım.Azmettim o çamurda 2 km tırmanıp düzlüğe ulaştım.Eee azimle yaparsan tahtayı bile delersin.


 

 @
 094 - 2008-01-21 16:14

İleride bir köye ulaştık.Daha doğrusu iki haneli bir yer.


 

 @
 095 - 2008-01-21 16:14

Yine bizim misafirperver insanımız.O yorgunluğun üzerine harika bir sohbet.Tabii önce ya siz delimisiniz bakışları.Sonra direkde sordular ya.:)


 

 @
 096 - 2008-01-21 16:21

Bu mevsimde buraya biz bile gelmiyoruz sizin ne işiniz var demezlermi!


 

 @
 097 - 2008-01-21 16:27

Bu da yolun devamı.


 

 @
 098 - 2008-01-21 16:32

Ama her şeye değerdi bu manzaralar.Sol taraf abartısız ve hatta tam ölçüyle 710 metre dimdik uçurum.Aşağıda Akdeniz.


 

 @
 099 - 2008-01-21 16:33

Bulutlar çöktü bir anda.Elimi kaldırsam değecek.


 

 @
 100 - 2008-01-21 16:36

##


 

 @
 101 - 2008-01-21 16:38

##


 

 @
 102 - 2008-01-21 16:48

En sonunda Boğaziçi Köyü.


 

 @
 103 - 2008-01-21 17:09


Serde denizcilik varya.İlla Yediburunlar fenerini görücem yakından.Orada da bir tabela.Fener 1 km.Bunu kim ölçtüyse.Ya da hangi ölçüyle 1 km. ise.Akıl almaz kötü bir patikadan iniliyor.tam 3,3 kilometre gittim yol bitti.Daha ne fener var ne bir şey.GPS’ten baktım fenere daha 2,2 km. var kuşuçuşu.Ve yol yok.Her tarafımdan ter akıyor.Neyse oradan bu fotoğrafları çektim de vaziyeti kurtardım.


 

 @
 104 - 2008-01-21 17:11

##


 

 @
 105 - 2008-01-21 17:33

##


 

 @
 106 - 2008-01-21 17:33

Çıktım ki eşim Banu halime gülüyor.


 

 @
 107 - 2008-01-21 17:35

Bu arada bizim makinenin atalarından birisi ‘kara yılan’ orada yatıyor.


 

 @
 108 - 2008-01-21 17:40

Yola koyulduk daha 3 dakika ilerlemeden sol tarafta iki tane at kavga ediyor 3 tane de kadın onları ayırmaya çalışıyor.Ama nasıl kavga etmek.Durduk onları seyre daldık.


 

 @
 109 - 2008-01-21 17:40

##


 

 @
 110 - 2008-01-21 17:40

Kavga bitti bizde ayrıldık.


 

 @
 111 - 2008-01-21 17:49

Evet harita doğruymuşYol bitti.Karşı tarafa 1 km mesafe var ama yol yok.Yaya olarak 800 metre aşağıya inip 800 metre daha tırmanınca ulaşılıyor karşı tarafa.


 

 @
 112 - 2008-01-21 18:38

O bir kilometre yüzünden tan 60 km yol katedip Fethiye’ye ulaşıp oradan tekrar 30 km yol alıp diğer tarafa gelmek lazım şimdi.Yani 1000 metrelik mesafe için tam 90 km yol katedeceğiz.Ne yapalım başa gelen çekilir.


 

 @
 113 - 2008-01-22 12:30

Akşam Fethiye’ye sağsalim ulaşıyoruz geldiğimiz yolu geri dönüp. E bu yorgunluğun üzerine sıcak bir banyoyu hak etmedi mi bizim Rüya Avcısı? Bizi ne dağlardan aşırdı,ne yollarda taşıdı buralara ulaştırdı.

Gerçi ben ondan beter çamurluyum ya.Tam 8 saattir yoldayız.Yol denirse tabii geçtiğimiz yerlere.

Sabah kahvaltısından beri 8 saattir ağzımıza bir lokma yiyecek girmedi.Hemen kendimizi bir restorana atıyoruz Fethiye’de.Yemeğimizi yerken bir Adventure daha geliyor. Bizi görünce durmuş.İşte bu işin en güzel yanı bu. Motorcu dostluğu.Tanışıyoruz yeni dostumuz misafirperver Nail Kuyucak’la.Laf lafı açıyor.Bir çok ortak dostumuz var.Doyamıyoruz sohbete,dostumuz Nail Bey bizi tatlı yemeğe davet ediyor.Orada otururken yine Fethiye’li motorculardan Gökhan ve eşi geliyorlar.Geç saatlere kadar sohbet ediyoruz.Konu yine motosiklet yine geziler.Nerelere gittik,neler gördük.Açıyoruz haritayı önümüze yeni gezi planları yapıyoruz.

Sabah kahvaltı ederken bakıyoruz Nail Bey gelmiş yine Otele.Turumuzu tamamladıktan sonra Fethiye’den ayrılmadan yemek yemeğe davet ediyor.

Öğlen buluşmak üzere ayrılıyoruz.

6.ETAP Fethiye-Kabak Koyu Aslında KABAK KOYU-FETHİYE OLMALIYDI.

Evet şimdi istikamet.Kabak koyu.Oraya varıp tekrar aynı yolu geri döneceğiz.Nail Bey’in tavsiyesi ile Orman yolundan Kaya Köy üzerinden gidicez Ölüdeniz’e.


 

 @
 114 - 2008-01-22 12:40

Kayaköy


 

 @
 115 - 2008-01-22 13:29

İşte dün akşam ulaşamadığımız Kabak Koyu.Karşı tarafta dün diğer tarafında yolun bittiği aşamadığımız dağ.


 

 @
 116 - 2008-01-22 13:30

Diğer taraftan bu patikadan geliniyor bu tarafa.


 

 @
 117 - 2008-01-22 13:34

Yürüyerek 7 km. mesafeymiş.Ama karayolu olsa 1500 m.Köylülerden öğrendiğimize göre yol açılmaya başlanmış.Gelecek yaza bitecekmiş.


 

 @
 118 - 2008-01-22 13:35

##


 

 @
 119 - 2008-01-22 13:40

##


 

 @
 120 - 2008-01-22 13:49

Kelebekler Vadisi.Bu vadide 100’e yakın değişik bitki türü ile 35 değişik tür gündüz ve 40 değişik türde gece kelebeği tespit edilmiş.Harika bir yer.


 

 @
 121 - 2008-01-22 13:49

##


 

 @
 122 - 2008-01-22 13:53

İşte bir Likya Yolu yürüyüşcüsü.Yaz aylarında bir çoğuna rastlamak mümkün.


 

 @
 123 - 2008-01-22 13:56

Bir yol tabelası daha aynamızda kaldı.Birer birer tükettik tabelaları.Sanırım bu sonuncusu idi.Artık yolun sonuna yaklaştık.


 

 @
 124 - 2008-01-22 14:04

##


 

 @
 125 - 2008-01-22 14:04

##


 

 @
 126 - 2008-01-22 14:10

Fethiye Körfezi ve Ölüdeniz.


 

 @
 127 - 2008-01-22 14:11

##


 

 @
 128 - 2008-01-22 14:47

Tabelada Başlangıç yazıyor.Bizim içinse son.Bu yolun sonu bir diğer yolun başlangıcı.


 

 @
 129 - 2008-01-22 14:49

Böyle keyifli,zorlu bir yolun sonundaki mutlu yorgunluk..


 

 @
 130 - 2008-01-22 15:01

Yol bitti ya.Aklımıza midemiz düştü.Gerçi daha 200 km.yolumuz var Antalya'ya.


 

 @
 131 - 2008-01-22 15:30

Dün akşam tanıştığımız motorcu dostumuz Nail Bey’i arıyoruz.Bizi Fethiye Balık pazarına davet ediyor.Balıkları kendi elleriyle seçiyor.


 

 @
 132 - 2008-01-22 16:11

Tüm o yorgunluğun üzerine bu ziyafet iyi geldi.4 gündür doğru dürüst yemek yemedik.Dört günlük yiyoruz.Nail Bey’in şansına


 

 @
 133 - 2008-01-22 16:11

Bu tarihi ve kültürel gezi raporunu da yemek fotoğrafları ile bitirdik ya bravo bize!!!







Yayınlanış Tarihi Jan 22 2008, 09:41 PM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT

Yorumlar

 

Cem YILDIZ Dediki :

Iste bomba gibi bir rapor daha... Eminim Lilya yolu bu sene cooook moda olacak. :)

January 28, 2008 10:53 PM
 

Kerem BARUT Dediki :

e ne oldu, hani bu yol yapılmazdı, yok motor geçemezmiş falan filan.  

e kardeşimiz gitmiş  işte, hem de fotoğraflamış. adam daha ne yapsın...

kıskançlıktan çatladım be :)

süper bir rota ve fotoğraflar , elinize sağlık

January 29, 2008 12:29 PM
 

Levent Vardar Dediki :

Sevgili Explorer,

Bu yolu çok iyi biliyorum ama Keybee'nin de dediği gibi ben de motor ile yapılamaz zannetmiştim, ya da cesaret edemedik işte. Sen başarmışsın. Sana ve artçına bravolar. Fotoğraflar gerçekten belgesellik, elinize sağlık

Selamlar, Sevgiler

Levent Vardar

February 18, 2008 12:27 AM
 

Adnan Kurt Dediki :

Kutlarim! Giptayla izledim fotograflarinizi. Ruya gibi bir yolculuk yaptiginiz kesin. Ben de birgun oralardan gecmeyi dilerim.

Bileklerinize saglik.

Saygilar.

Adnan Kurt

February 18, 2008 11:17 PM
 

Aykut OZDEMIR Dediki :

Harika, tek kelimeyle harika bir rapor. Bu kadar güzel detayı bizlerle paylaştığınız için de teşekkürler. Keyifle okudum.

April 28, 2008 10:30 PM
 

Anonymous Dediki :

Çok güzel bir sunum olmuş. Eline Sağlık Günalp.

Likya Yolu'nun varlığını 10-15 yıl önce duymuştum. Bana çok egzotik ve çekici gelmişti.Dağ taş dinlemeden motorun da özelliğini kullanarak bu yolu, ama yürüme yolundan hiç ayrılmayarak geçmek hayalimdi..Bu projeyi de kimseye söylemeden saklı tutuyordum. Biliyorum böyle bir yolu yapmak isteyen çok kişi var. Ta ki geçen sene Cem o tarafa gidelim mi diyene kadar. Ve ben Cem'e "Likya Yolu" nu geçsene deyiverdim.  

Sevgili Günalp çok güzel yerler gezmişsin. Ve de Rüyacı Dükkanları tanımlaman çok anlamlı...

Zaten Her yol önce rüyalarda başlamaz mı ?

Ve rüyalarımız değilmidir bizi yollara düşüren...

May 16, 2008 2:00 PM
 

Levent Vardar Dediki :

Şimdi, İZ-TV'deki Sırt Çantam isimli programda Likya Yolu vardı. Elbette Trekking, ama Günalp'ın bu raporunu hatırlayıp buldum, sırf beraber seyrettiğimiz hanıma göstermek için.

Belki de Günalp'ın tecrübe ve bölge konusundaki hakimiyetinden faydalanarak bir hafta sonluğuna bir kaç motor bir ralli yapılabilir burada. Mesela Cuma akşamı yola çıkılacak, Pazar akşamı bitecek şekilde ve yollarda konaklamak şartıyla.. Hem o zaman resim ve video çekimleri daha da güzelleşir, üstüne üstlük Başkan'ın geliştirdiği Geo-Tagging sayesinde elimizde mükemmel bir de harita-yol olmuş olur.

October 3, 2008 12:45 AM
 

Ozgur Ercelik Dediki :

harika rapor.

December 4, 2008 10:24 PM
 

Hakan GUNERI Dediki :

bu sene aynısını 20 haziran tarihi ile yapacağım mutlaka gitmeden görüşmek isterim.

May 28, 2009 1:22 PM
 

Hakan GUNERI Dediki :

bu sene aynısını 20 haziran tarihi ile yapacağım mutlaka gitmeden görüşmek isterim.

May 28, 2009 1:27 PM
 

Murat AZAK Dediki :

Nefis bir gezi okuyunca aklım başımdan gitti ve hemen başladım çalışmaya iskenderden bilgileride ekleyip plan yapmaya başladık

nasipse ağostosun 6 sında 6 motor Antalyadan ayni heyecanla ayni rotayı başlayıp ayni heyecanla bitireceğiz sanada minnettar kalacağız

detaylar için arayacağım

June 23, 2009 4:46 PM
 

Mesut KORKMAZ Dediki :

İmrenerek, kıskanarak ve bir o kadar da takdirle okudum satırlarınızı.

Paylaştığınız için teşekkürler. Belki bir gün ben de oralara gider ve bir gezi raporu hazırlayabilirim ne dersiniz ;)

September 15, 2009 12:17 AM
 

cancan Dediki :

Müthiş bir gezi olmuş, ağzımın suyu aktı valla!! Elinize, emeğinize sağlık!!!!

September 15, 2009 2:11 PM
 

Cloud Dediki :

Harika. Çok hoşuma gitti. Özellikle de yemeksiz bir rapor oluşunu beğendim. Hani derler ya yeodiğin içitiğin sana kalsın gördüklerini anlat diye. Çoğu raporda bir kaç foto da bir yemek görmek sıkıcı oluyor bazen. Siz sadece en sona onu da haklı olarak eklemişsiniz. Teşekkürler. Likya Yolu son zamanlarda çok ilgimi çekmeye başladı. Ama açıkçası ben motosikletle değil daha uzun bir zaman dilimine yayıp yürüyerek geçme isterim orayı zira çok görülesi yer var.

Türkiye öyle bir ülke öyle bir coğrafyaki, neredeyse medeniyetler yatağı (hatta neredeyse si fazla aynen öyle).

Böyle bir ülkede öncelikle insan kendi yurdunu gezmesi lazım, buraları görmek bi fırsat yaratmak gerek. Hele hele maddi imkanı ve de zamanı olanın buraları gidip görmemesi akıl alacak iş değil diye düşünmüşümdür hep.

Elinize sağlık.

July 24, 2011 9:16 AM
 

Atilla Dediki :

17.09.2012 Pazartesi Likya yolu yürücüsü oluyorum, ve beş gün bu tadı yaşıyorum. Çadırım, uyku tulumum, el GPS'im. 15 günlük senelik izin için ideal kafa dinleme imkanı.

September 16, 2012 12:18 PM
 

Umit Cukurel Dediki :

Ekim sonu nasil olur oralar acaba? Yagmur camur durumu nedir; bir fikriniz var mi??

September 27, 2012 4:03 AM
 

sibel Dediki :

Bende Esimle birlikte Likya Yoluna cikmak istiyoruz. Çok güzel bir makale olmus. Paylasiminiz için çok tesekkürler.

February 21, 2017 5:17 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Gunalp KOCAKANAT

1966'da dogdum.Lise ve üniversite'yi saymazsak yaklaşık 40 yıldır Antalya’da yasiyorum.Birdenbire motosiklet sevdasına nereden tutuldum bilmiyorum.Ama iyi ki tutulmusum.Bu sayede 40 yil yaşadığım sehri tanımadıgımı anladım.Ilk motosikletim BMW F 650 GS idi.Baslangiç için ideal,oldukça makul bir motorsiklet.Bir süre sonra onunla vedalastik ve BMW R 1200 GS’le yollari kat etmeye basladik.Simdilerde R 1200 GS Adventure kullanıyorum.Daha yapılacak çok yol var.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x