Gunalp KOCAKANAT

Explorer


Antalya,Izmir,Sirince,Golcuk,Bozdag

Fri, Feb 01 2008 1:03
3,805 Okundu  

 Akdeniz


 

Parmaklarım daha yeni ısındı.Gezinin üzerinden 3 gün geçti benim parmaklar ancak çalışmaya başladı.O ne soğuktu öyle.Aşağıda anlatıcam.E kış günü,gece vakti torosların tepesine üstü açık iki tekerli şeytan icadı ile çıkarsan olacağı bu tabii.:)


 

 @
 001 -

Güzergah :

1.Gün : 14.30 Antalya’dan hareket,Korkuteli,Denizli,Aydın üzerinden İzmir’e varış.22.30 (479 km.)
2.Gün : İzmirde serbest günJ Akşama Süpereva Toplantısı.

3.Gün : İzmir’de ufak bir gezi ve Şirince’ye varış (107 km.)

4.Gün : 12.15 Şirince’den hareket,Tire,Ödemiş,Gölcük,Bozdağ,Salihli üzerinden Antalya’ya varış. 22.30 (522 km.)

Toplam : 1124 km.


 

 @
 002 - 2007-11-22 18:09

Yaklaşık 2 haftadır gözüm hava raporlarında.Sabah ilk işim raporları incelemek.Ha açtı ha açacak diye bekliyorum.Ne taraf açarsa o tarafa gideceğiz.Doğu veya Batı.
O saatte çıkınca varışımız 22.30’u buluyor.Hava saat 17.00’de kararıyor.Güneş batar batmaz, birden bire hava soğuyor.Yol boyunca 5-6 C.Üşüyoruz.Ama bu daha bir şey değilmiş.Asıl dönüş yolundaki soğuğun yanında bu Güney Afrika’da tatil gibi.:)


 

 @
 003 - 2007-11-24 12:51


İzmir’e varmasına varıyoruz da kalmayı düşündüğümüz her iki otel tadilatta olmaları nedeni ile kapalı.İmdada bizim Zümo yetişiyor.Soruyorum en yakın otel diye.Ege palas’ı gösteriyor.Otele giriyorum,resepsiyonda oda olmadığını söylüyorlar.İzmir’de oda sıkıntısı varmış.Oteller hep dolu.Hayal kırıklığı ile kapıya yönelmişken arkamdan bir görevli geliyor,inanılmaz sıcak ve güleryüzlü,Süpereva’danmısınız diye soruyor.Monta takılı rozeti görmüş.Meğer fockewulf190 Hakan’mış.Otelde çalışıyor.Sanki kırk yıldır tanışıyormuşuz gibi sıcak bir sohbet.Bize bir otel öneriyor.Ertesi akşam İzmir Süpereva’nın Cuma toplantısında görüşmek üzere ayrılıyoruz.Hakan’ın önerdiği otelde yer buluyoruz.Hemen yerleşip Kordon’da bir tur atıyoruz.İzmir çok güzel.Tartışmasız Türkiye’nin yaşanacak en güzel şehirlerinden bir tanesi.


 

 @
 004 - 2007-11-24 12:54

Ertesi gün BMW servisinde geçirdiğim 3 saatlik yağ değiştirme macerası dışında maalesef başka bir şey yapamıyoruz.Ama bu sinir bozucu günün ardından çok güzel bir akşam geçiriyoruz. İzmir’de Cuma akşamı en güzel nerede geçirilir.Tabii dostlarla birlikte,Süpereva Cuma toplantısında.Tüm İzmirli dostlara Meto,Ninja ve fockewulf190 Hakan başta olmak üzere cana yakınlıkları ve misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum.Kendimizi hiç yabancı hissetmedik.Sanki uzun zamandır tanıdığımız dostlarla birlikteydik.Orada bulunduğumuz 3-4 saatin nasıl geçtiğini hem eşim hem de ben anlamadık.

Dostlarla geçirdiğimiz o sıcak akşamın tadı damağımızda ertesi gün İzmir’den ayrıldık. Ama sahilde meşhur İzmir Kumrusu ile kahvaltı etmeden ayrılmak olmazdı.
Kumru’nun bir kısmının olmayışı kumrucunun değil benim ayıbımdır


 

 @
 005 - 2007-11-24 13:10

##


 

 @
 006 - 2007-11-24 13:11

En sonunda önümüzdeki 5 günün Batıda güneşli olacağı raporunu görüyorum.Allah razı olsun meteorolojiden.Hemen çıkıyoruz yola.Hemen dediysem yine saat 14.30’u buluyor yola çıkışımız.Direk İzmir’e gideceğiz.Ondan sonrasını bilmiyoruz.Bakalım yol bizi nereye götürürse.


 

 @
 007 - 2007-11-24 17:08

Evet buradan istikamet Şirince.Hakkında çok şey duyup hep gitmek istediğim bir yerdi.Daha önceki tüm geçişlerimizde hep bir daha sefere diyerek yol ayrımından transit geçiyorduk.


 

 @
 008 - 2007-11-24 17:46

##


 

 @
 009 - 2007-11-24 18:00


Şirince’ye girer girmez sevdik.Adının kendisine bu kadar yakıştığı bir yer daha görmedim daha önce.Gerçekten Şirin.


 

 @
 010 - 2007-11-24 18:10

Evler Türk-Rum Kültürünün mükemmel birer sentezi.


 

 @
 011 - 2007-11-24 18:12

Harika bir pansiyon buluyoruz.Selanik pansiyon.Sahibi evi aslına uygun restore etmiş. Yerleşip çıkıyoruz.


 

 @
 012 - 2007-11-24 18:14


Selçuk’tan zeytinlikler arasında uzanan harika bir yoldan ulaşılıyor Şirince’ye.Enteresan bir öyküsü var.Köyün kuruluşu M.S. 5. Yüzyıla kadar dayanıyor.Kırk ailelik bir aşiret tarafından kuruluyor.Hatta bu nedenle ilk adı ‘Kırkınca’.Sonra ‘Çirkince’ ismini alıyor.Rivayete göre buranın yerlileri başkaları gelip yerleşmesin diye bu ismi koyuyorlar.Daha sonra dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik paşa bu köyü ziyaretinde ‘buraya bu ad yakışmıyor buranın adı ancak Şirince olur diyor ve Köy’ün adı öyle kalıyor.Mübadeleden sonra Yunanistan’dan gelen göçmenler bu köye yerleştirilmiş.Şu anda yaşayanlar onların çocukları.


 

 @
 013 - 2007-11-24 18:47


Ev yapımı zeytinyağlı yaprak sarması ünlü Şirince’nin.Neden ünlendiğini anlamak zor değil.Koca tabaktan ancak bir tanesini kurtarabildim fotoğraf için


 

 @
 014 - 2007-11-24 19:32

Köyün her köşesi şaraphane.Her bir üretici kendi bağlarının ürününden şarap imal edip satıyor.Hele meyve şarapları harika.


 

 @
 015 - 2007-11-24 20:19


Yemekten sonra dönüyoruz pansiyonumuza.Pansiyonun sahibi Dünya tatlısı bir amca. Hoşsohbet.Ayaklı tarih kütüphanesi.Köyle ilgili bir sürü hikayeler anlatıyor akşam şöminenin başında.Çıtır çıtır yanan odunun sıcaklığında geçmişe yolculuk yapıyoruz.


 

 @
 016 - 2007-11-25 11:06

Bir sürü hazin hikayesi var köyün.Mübadelede yaşanan dramlar,dağılan aileler,çocuklarını yolculuk esnasında kaybettiği için İzmir’de kendisini denize atan anne,kaybolan çocuğun yıllar sonra köye gelişi,eski evlerinden,annesinin sakladığı yerden çıkardığı altınlar ve ziynet eşyası.Daha neler neler.

Sabah kalktığımızda harika bir kahvaltı sofrası bizi bekliyor.Meğer Selanik Pansiyonun bu kahvaltısı ünlüymüş.Bütün reçeller amcanın eşinin elinden çıkma.Hepsi ev yapımı.Zeytin yörenin zeytini.Zeytinyağı yörenin.Hiç bir yerde böyle kahvaltı etmedim.


 

 @
 017 - 2007-11-25 11:41

##


 

 @
 018 - 2007-11-25 11:45

##


 

 @
 019 - 2007-11-25 11:53

##


 

 @
 020 - 2007-11-25 11:54

##


 

 @
 021 - 2007-11-25 11:58

Köyde 2 Kilise ve 40 manastır var.


 

 @
 022 - 2007-11-25 14:21

Aynı girişte Çakırcalı Mehmet Efe’nin Konağı yazılı bir tabela vardı.


 

 @
 023 - 2007-11-25 14:24

Tekrar gelinip kalınacak yerler listemize yazıyoruz Şirince’yi dikiz aynamızda bırakırken.

Şimdi istikamet Tire,Ödemiş,Gölcük ve Bozdağ.

Yolda ilk kurşun anıtı diye bir tabela görüyoruz.Hemen giriyoruz.1 Haziran 1919 tarihinde düşmana ilk kurşun işte buradan atılmış.


 

 @
 024 - 2007-11-25 14:26

##


 

 @
 025 - 2007-11-25 14:42

İlkurşun köyünde soruyoruz.ileride diyorlar.Bir başka köye geliyoruz yine ileride diyorlar.

Arada başka hiçbir tabela yok.3.köyde sorduğumuz çocuk aha işte burası diyor.


 

 @
 026 - 2007-11-25 15:20

1250 metre yükseklikten Ödemiş.Harika manzara.İnsanın ayrılası gelmiyor.


 

 @
 027 - 2007-11-25 15:25

##


 

 @
 028 - 2007-11-25 15:35

Gölcük 1200 metre irtifada bir krater Gölü.Harika bir yayla.


 

 @
 029 - 2007-11-25 15:50

Bu arada hava sıcaklığı 4 C.Ama manzara ısıtıyor insanı.


 

 @
 030 - 2007-11-25 15:50

##


 

 @
 031 - 2007-11-25 16:00

Gölcük’ün ardından Bozdağ.Burada kayak merkezi varmış.Bilmiyordum.Yarı yola kadar çıkıyoruz.Ama devam etmeye çekiniyorum.Yollar buzlanmaya başladı.Birde inişi var bu işin.Döndüm yarı yoldan.Neme lazım kayar mayar kırarız bir tarafımızı


 

 @
 032 - 2007-11-25 16:09

Her renk var doğada.Sarı,yeşil,beyaz...


 

 @
 033 - 2007-11-25 16:09

##


 

 @
 034 - 2007-11-25 16:42

Bozdağ Salihli arasındaki yolda harika.Ama bu mevsimde çok dikkatli olmak lazım.Gölgede kalan yerlerde gizli buzlanmalar var.Virajı dönüyorsun aniden buzlu bölgeye giriyorsun.

Onun için çok dikkatli yol aldım.Biraz uzun sürdü ama sağ salim indik ovaya.Bundan sonrası Alaşehir,Denizli Korkuteli ve evimiz.Bu arada hava karardı en zor kısmı gece geçeceğiz.Toroslar.Isı 0 dereceye düştü.Yer yer -1,-2 C oluyor.Antalya’ya 25 km kalana kadar 2 derecenin üzerine çıkmadı.Motorsikletin üzerinde hissedilen ısı ise en az -10,-12 C.Kaskın vizörü kapatır kapatmaz bugulanıyor.Vizör yarı açık gittim neredeyse tüm yolu.Söğüt’te mola verdiğimizde burnumu hissetmiyordum artık.Elcik ısıtma falan hak getire.Parmak uçlarım hissizleşmeye başladı sonlara doğru.Artık sık sık mola veriyoruz ki ısınıp enerji toplayalım.

Hangi aklı selim adam bu havada Motorsikletle toroslarda dolaşır. Eh işte bu böyle bir hastalık.O üşümekten bile zevk alıyor insan.

YİNE GELDİK EVİMİZE... YORGUN,ÜŞÜMÜŞ,YENİLENMİŞ,BİR SONRAKİ GEZİYE BİLENMİŞ!!!







Yayınlanış Tarihi Feb 01 2008, 01:03 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT

Yorumlar

 

Cengiz Tamkan Dediki :

Ödemişliyim,bölgemiz için yazmış olduğunuz sıcak satırlar için teşekkür ederim.

September 26, 2010 2:56 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Gunalp KOCAKANAT

1966'da dogdum.Lise ve üniversite'yi saymazsak yaklaşık 40 yıldır Antalya’da yasiyorum.Birdenbire motosiklet sevdasına nereden tutuldum bilmiyorum.Ama iyi ki tutulmusum.Bu sayede 40 yil yaşadığım sehri tanımadıgımı anladım.Ilk motosikletim BMW F 650 GS idi.Baslangiç için ideal,oldukça makul bir motorsiklet.Bir süre sonra onunla vedalastik ve BMW R 1200 GS’le yollari kat etmeye basladik.Simdilerde R 1200 GS Adventure kullanıyorum.Daha yapılacak çok yol var.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x