Hakan ERMAN

   Hakan Erman

Bu Çağda, Bu Anda ve Kışın Motosiklet - 2

Paylaş   Sun, Dec 26 2010 22:46
2,564 Okundu  

...

KIŞIN MOTOSİKLET

Sürüşten alınan zevki yılın belli bir dönemi ile kısıtlamak size de yazık gibi gelmiyor mu? Motosikletimizi bizim de yatırdığımız aylar var: kavurucu Temmuz ve Ağustos ayları. Makul bir donanımla İstanbul’un kışından korunabiliyor ancak ne yaparsak yapalım en sıcakları savuşturamıyoruz. Çoğunluk 5-6 ay motosikletleri ile yakın olabilirken biz 10 ayımızı sezondan sayıyoruz her yıl. Çok da fena değil...

 

Kış aylarının asıl sorunu yağmur veya soğuk değil, bu ayların üzerimizde yarattığı genel psikoloji. Sanırım okul sıralarındayken şartlandırılıyoruz yaz dışında sadece çalışmaya ve yaşama ara vermeye. Yaz tatili zincirlerimizden boşalma zamanı olur, okul açılana kadar ne istersek yapabilirdik. Tabii, tatil sonunda bizden beklendiği gibi davranmak şartıyla. Kış, erkenden karanlıkta uyandırıldığımız sabahlar, soğuk okul binaları ve şuursuz bir bilgi depolama yarışıydı bizim için. Bu sırada bisikletimiz bodrumda, balkonda tozlanırdı. Okul dönemi bittikten sonra bile insanlar bu düzeni sürdürüyorlar. Yetişkinler, eskiden okula gittikleri aylarda ciddi ve robot gibi olmaya, yazın ise işleri serip tatile kaçmaya şartlanıyorlar. Oysa ki hayat, sadece yazları yaşamak için fazlasıyla kısa.

Kış motorculuğundan yalnız siz değil motorunuz da memnun kalacaktır. Yılın yarısında kullanılmayıp aküleri boşalan, lastikleri bayatlayan, unutulan motosikletlerden biri olmayacak ne de olsa. Kışın motor sürüşü daha ciddi bir aktivite. Islak asfalt, yaz yağmurundaki kadar olmasa da daha hassas bir sürüşü gerektiriyor. Sürüş ritmi çeşitleniyor. Çünkü değişken şartları daha gerçekçi bir biçimde değerlendirmek ve ona uygun sürüş tarzını belirlemek zorunlu. “Yağmurda motor kullanmayı sevmeyen” biniciler kendilerini ne kadar da kısıtlıyorlar. Bu yaygın ifadenin tercümesi “lastiklerimin yolu ne kadar tuttuğunu bilmiyorum ve öğrenmeyeceğim” olsa gerek. Yol tutuşu hissini kazanmak için güneşli havaların binicisi olmak yetmiyor. Motosiklet sürüşü, aynı zamanda duyuların hassaslaştırılması oyunu ve bu tür gelişme oyunlarından vazgeçtiğimiz anda motosikletimiz sahip olduğumuz herhangi bir mala dönüşüyor.

Motosiklet herhangi bir mal olmamalı. O, kültürümüzün at-avrat-silah değerler üçlüsünden atın yerini almaya en yakın modern icat. Bize “binmek ve göçmek” fiillerini yaşatabilen motosikletimizi gerçekten de atımız gibi sevmez miyiz? Motosikletine isim takan çoktur (bizimkinin adı Atılgan mesela:). Dışarıya karşı belli etmesem de motorumu yıkarken onu adeta sevip okşarım. Uzun yoldan gelince onu yorduğum için üzülür, sessizce dayanıklılığını ve gücünü överim. Bu tür şeyler hisseden tek kaçığın ben olmadığımı da biliyorum.

 

Elbette motosiklet, “tatmin için sahip olunacaklar” adlı uzun listede tek bir maddeye indirgenebilir. Garajda, kapının önünde iyi durduğu için, motorcu imajı için, gücünü kendi gücümüze kattığımızı zannettiğimiz için motor sahibi olmak mümkün. Zırt pırt alınır satılır, son çıkan her model gönül çalar, teknik özellikler çarpıştırılır ve sonsuz “en iyi motor” tartışmaları yapılır. Alınmış satılmış motor listesi uzarken kilometreler, tecrübe ve alınan zevk hep kısa kalır.

Motosiklet daha fazla saygıyı hakediyor. Onun kültürdeki yeri bir yana, günümüz dünyasındaki yerine saygı duymalı. O, Büyük Birader’in asabını bozuyor. İnsanların içindeki küllenmiş özgürlük duygusu ateşini beslediğinden, onların sadece doğaya tabii, hareket halinde ve büyük düzenin bir parçası olduğu zamanların çağrısını tekrar ettiği için Büyük Birader sevmiyor onu. Göz ardı etmeler, delilikle eş tutup lanetlemeler, üzerinde kaza geçirene “oh olsun” tavrı başka nasıl açıklanır?

---

 




Yayınlanış Tarihi Dec 26 2010, 10:46 PM Yayınlayan Hakan Erman

Yorumlar

 

Cem YILDIZ

Yazinin icerigi ne kadar gaz veriyorsa, resimler de o kadar "hadi canim dur biraz" dedirtiyor Crazy Big Smile

Belki kar bir sonraki asama olarak otelenebilir ama yagmurda surmek iyi bir giyimle son derece keyifli. Tabi bir de herkes yatarken ben gidiyorum duygusu var...  Motor surusumuzu "her turlu sart altinda" ya tasidikca onunla olan iliskimizi, duygumuzu, bagimizi da farkli noktalara gelistirdigimiz bir gercek. Okkk

December 26, 2010 11:49 PM
 

Hakan Erman

Fotoğraflardaki durumlar biraz uç örnekler, haklısın Cem. Kimseye karda motorla tura çıkmasını tavsiye edecek değilim.

Şöyle görmeye çalışmak iyi olur: motora karda bile denge buldurmak mümkünken yağmurdan korkmayı tekrar düşünmeli.

Buradaki kilit kelime: şartlara göre devamlı değişen bir sürüş tarzı belirleyebilmekte.

Aynı derede iki kez yıkanılamadığı gibi, aynı yoldan aynı geçişi yapamazsınız.

Tozu değişir, nemi değişir, trafiği hep değişir, hiç değişmezse biz farklıyızdır her seferinde.

Yol pozisyonu, hız, vites, bakış, gaz şartlara göre devamlı değişebilmeli. Özellikle işe motorla gidip gelenlerin bir sorunu olabilir statik sürüş.

December 27, 2010 10:40 AM
 

bulent cakici

Karda Motor sürme deneyimim olmadı bu deneyimi resimlerinize baktıktan sonra mutlaka yaşamam gerek diye düşünüyorum. 3 gün önce toplamda 500 km yolun nerdeyse tamamını yoğun siste gidip geldim soğuk ve sis farklı bir deneyim oldu çok keyif aldığımı söyleye bilirim.

December 27, 2010 9:23 PM
 

Hakan Erman

Büyük motorla karda yol almanın zevki olsa olsa "vay be bu şartlarda bile gidiyoruz" oluyor.

Bir miktar aşina olmanın yararı var sanki. Mesela Pozantı geçidinden geçerken başlayan tipide otoban kar altında kalmıştı (son foto).

Karda sürmenin zevki hafif motorlarla ve kros lastikle çıkıyor esas (sondan bir önceki foto - Soğucak yaylası).

Sanırım fotoğraf seçimi konuyu fena halde dağıttı:)

December 27, 2010 11:33 PM
 

Cem YILDIZ

[quote]Sanırım fotoğraf seçimi konuyu fena halde dağıttı:)[/quote]

Yok caniiiim shok ... Sadece gerginligimiz artti Big Smile

December 28, 2010 12:48 PM
 

Timur AKSUT

Hayatımda en keyif aldığım şeylerden birisi iyi donanımlı kıyafet ile yağmurda sürüş yapmak. Özellikle doğada kenarı çektiğim zaman burnuma gelen taze toprak kokusu müthiştir birde ışıkta araç aile yan yana geldiğimde kaskımdan damlayan sulara hayretle bakıp, ulan ne çatlak herif diyen tipler acayip güldürüyor beni:)

Ama karda yokum, inanılmaz tehlikeli olduğunu düşünüyorum açıkcası

December 28, 2010 3:03 PM
 

Emre GUMUS

Hakan bizi balığa götür ....

December 30, 2010 11:36 AM
 

Onurhan FICICILAR

O kaçıklardan biri de benim yalnız değiliz...

December 30, 2010 9:59 PM
 

Hakan Erman

Onurhan, kimseden başka onay gelmeyince endişelenmiştim. Yüreğime su serptin:)

Yalnız ikimiz de olamayız herhalde...

December 31, 2010 9:35 AM
 

Kubilay Altinada

1994 senesi ekim ayı sonları ,  bir Akdeniz dönüşü , Domaniç yaylasında yağan yağmur tepede kar halini aldı , yumuşak olduğu zaman  problem yok ancak cam gibi olduğunda sıkıntılı....Bence hafif tam cross larla daha mümkün....Ama yolda yakalanınca da başa gelen çekilir demekten başka çare yok...:)))  

January 3, 2011 11:00 PM
 

Levent Demir

Arnavutluğun Shkoder kenti ile Tirana kentleri arası 90 km dir ve dümdüzdür. Normal şartlarda da 1 saat sürer/sürmez. 2009 Mart ayında bir anda bastıran ağır kar altında kaldım ve yolu 4 saatte alabildim. Tiran'a girdiğimde bütün extremitelerim buz tutmuştu. Karşıdan gelen araçların rüzgarının kar üstündeki bir motosikleti nasıl kaydırdığını yaşayarak öğrendim. Yağmur şeker olmadığımız için bizi eritmez haklısınız. Enduro hafif araçlarla ormanda karda motor kullanmaya da hiç itirazım yok. Ancak kar altında 90 km gitmiş ve bunu seve seve yapmış bir motorcu olarak o gün ölmediğim için minnettarım, dersimi aldım ve size de karlı yola çıkmadan önce bir kere daha düşünmenizi tavsiye ederim.

O kadar korktum ki karda motor kullanmaktan ertesi gün motoru pick-up a yükleyip geçtim yunanistana =))) gerisini siz düşünün =)

January 10, 2011 10:32 AM
 

Hakan Erman

Seçtiğim fotoğraflar başımıza bela olmaya devam ediyor:)

"Yolların karlı olacağı belliyse sakın yola çıkmayalım arkadaşlar" tamam mı?

Karlı yolda, hele trafikte, diğer araçlarla birlikte olmak Levent Demir'in bahsettiği gibi bela bir durum.

Konumuz kışın motosiklete binmekti. Şu anda Ocak ayı, yani kış. Dışarıda ise güneşli bir hava var. Bazen bulutlu oluyor, yağmur yağıyor...Yani kışın çoğunlukla yol yapmaya müsayit havalar oluyor (en azından İstanbul için). Bizi kısıtlayan, akülerin boşalmasına sebep olan daha çok zihnimiz.

January 10, 2011 12:04 PM
 

Ali ihsan Eser

motoruma isim koymak hiç aklıma gelmemişti..::))...şimdi düşünmeye başladım...atılgan ismi süper olmuş..(hatta kıskandım.bendemi atılgan koysam ismini.::))..)

karda motor bir haftadır gündemde..birkaç arkadaş karda denemeler yaptılar ve bizimle paylaştılar...

çok zor fakat çokda eğlenceli olabilir..güvenli ve yokuş olmayan biryerde denemek isterim..

yağmurda motor kullanmak çok yaptığım birşey...cem in söylediği gibi..sıkıca giyinince..hiçbir sorun olmuyor..

January 14, 2011 1:58 PM
 

kerem ak

Bende kışın motora binmeye devam ederim,kar olmadığı sürece,ama birkaç kere uzun yolda doluya yakalanmıştım!Arabalar nedense orta şeritte dörtlüleri yakmış düşük hızla ilerlerken,ben bomboş sol şeritten gazlayıp gitmiştim,içimden amma ödlek tipler ya demiştim zevkten kahkahalar atarken!Full face Nolan kaskımın içinde dış dünyadaki meteor yağmurundan öylesine uzaktım ki,bir Kask bu kadar mı etkili olur diye düşündüm!Burada ödediğim paranın bana geri dönüşünü birebir yaşıyordum işte!Kış sürüşünde en önemli şey kullandığın malzemenin ne kadar iyi olduğudur bence.Eğer o yolda,o soğuk ve ıslak yolculukta ayağımdaki Gearne botlarım su geçirseydi 400KM yolda İstanbula varabilirmiydim düşünmek bile istemiyorum doğrusu!Ya da Furygan eldivenlerim su geçirseydi...

February 15, 2011 7:25 PM
 

Aysun Canan

"Hayat sadece yazlari yasamak icin fazlasiyla kisa.." :):):) Cok sevdigim 2teker ustadi bir dostumun bundan 3 sene once gozume soktugu bir matematik hesabi vardi.Bizim jenerasyon ortalama 40'larinda diyelim..:) Hayattan turlu cesit kriterlerin pazarligini yapmadan umarsiz keyif aldigimiz yasi , kimse alinmadan , 60 desek sadece 20 adet yaz eder..Degil sadece yazlari yasamak, 2 tatil ustuste ayni yere gitsen omru soktugu cendereden daralir insan..O yuzden yazi kisi gectim hergunu her sabaha yeniden dogarak yasamak gerek..Hayati hergun , bir gun gibi yasayabildigimiz de yapmalardan konusmalara vaktimiz kalmayacak insallah...:)

Tekrar tekrar cok tesekkurler Hakan.Ben ara ara bu yazinla sarz ediyorum kendimi...:)

November 16, 2011 4:54 PM
 

mehmet omer sevindim

ben sitenin yeni üyelerindenim kışın karda ve çamurda her pazar 100 km arazide dolaşıyorum ve bütün bir hafta yüzümde aptal bi sırıtmayla dolaşıyorum..

mutlumuyum mutluyum...

xr650r seni cok seviyorum...

January 19, 2012 9:17 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Hakan Erman Hakkinda

Bildiklerim: - Motosiklet, önemli birçok konuda göz açtırıcı oldu... - ...göz açıcı sonsuz yol olsa gerek ya ben bunu kullandım. - Gidilen yerler, kazandırdığı dostlar ve verdiği ilham müthiş. - İçimde bir büyük sıkıntı, "ne olacak bu insanlığın hali" - Yaş 41, eş Deniz, mevki (şimdilik) Fenerbahçe... Geri kalanlar üzerinde çalışıyorum...
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x