Kaan AKCALAR

   Kaan Akcalar

Yeni motor - ilk uzun yol - Ankara - İstanbul - Gidiş airbus A320, dönüş KTM 640 LC4

Paylaş   Sun, Dec 05 2010 21:26
2,847 Okundu  

Foruma yazmıştım, bir de burada paylaşayım dedim..

------------------------------------------

Tarih: 17 Eylül 2010

Uyarmışlardı..

Söylemişlerdi.. o motor çok titreşimlidir diye..
diğer adı darbeli matkap diye..

perişan olursun,ziyan olursun dediler..
dinlemedim  Islık

 


07:00'da Esenboğa'ya teker koydu uçak.

45 dakikalık yolculukta 9.kez salyam akarak hııı diye uyandım.
Gelmişim..
Havaalanından çıkmadan börek, kahve ve cheesecake takviyeli kahvaltımı aradan çıkardım.

Planlarıma göre 1-2 saat sonra yeni motorumu satın almış, evime doğru yola koyulmuş olacaktım.


Satış işlemleri filan derken saat 10 oldu ve eve doğru yola çıkmak üzere hayatımda ilk defa bir KTM 640 LC4ün selesine oturdum.

Kaldırımdan asfalta indim, brnnnn 1 vites.. trrrnn 2.vites (oha..?) broooom 3.vites (e hala?) zroonn 4.vites (aman tanrım!)
Ttttritttreeşeşeşmmmmlelelele glilgligigiligili bi ayayayayaayaarı mı vardıdıdıdıdıdı bunununununn????  Korktum

Önce şaka sandım, bir yarım saat algılama süresinden sonra levhaları filan okuyabilmek için ayağa kalkmanın ne güzel bir yöntem olduğunu keşfettiğime sevindiğime şaşırarak dumur oldum.
Şaka değilmiş bu motorla giderken görüntünün flulaşması muhabbeti Çok gülüyorum

Motoru almadan önce el kitabını indirip okumanın, forumları kurcalamanın sayısız faydasını yol boyunca tekrar tekrar gördüm.
Işıkların birinde kalkarken stop ettirince akü zayıf olduğu için marş basmadı, dekompresyon mandalıyla yardım edince hop diye çalışıverdi mesela.
Yoksa 1,5 saat sol ayakla kick filan zor olurdu..
İlk benzinlikte lastik havaları amortisör ayarları, yağ su vs..

Motorun önceki sahibi borazan gibi bir egzoz taktırmış motora.
Nasıl bağırıyor inanamazsınız!  Ağlarım

BÖÖAAAAAAAAAAA diye bir 5 dakika gittikten sonra eyvah dedim bu yol beklediğimden daha acılı geçecek diye.
Kulak tıpalarımı da almayı unutmuşum, pamuk filan tıkadım ama nafile
Rüzgar sesi, egzos sesi, motorun titreşimi, direk vuran rüzgar filan derken nooluyoruz yahu dedim motora mı biniyoruz linç mi ediliyoruz?!  Manyak

Baya bir yol gittikten sona ilk molamı vermeye karar verdim.
Beklediğimden biraz daha çabuk yormuştu motor, tabi biraz kendimi kasmamın ve aşırı dikkat sarf ediyor olmamın da etkisi vardı.
(5.dakika 3.km)

Uyuşan popomun kollarımın bacaklarımın ve bilimum eklemimiz uzvumun düzelmesi 10 dakika kadar sürdü herhalde..
Sıvı takviyesi filan yaptıktan sonra yola devam.



80-90km/h hızlarda epey titreşim vardı, 100-120 civarında da epey titreşim vardı, 120-140 civarında da vardı.
Nerede yoktu bu titreşim bulamadım  Ağlarım
Sanırım bu yol bitmeyecekti..

Bir süre gittikten sonra 2. molamı vermeye karar verdim. Biraz alışmaya başlamıştım sanki sanki..
(15.dakika 20.km)



Yine 5 dakikalık popo terapisi..
kulağımdaki pamuk bi işe yaramıyordu, özellikle korkunç bir rüzgar uğultusu vardı ve bu yol böyle gitmezdi.
Çene kısmını elimle kapatınca sesin azaldığını keşfettim ve değişik çözümler bulmaya çalıştım, önce duct tape ile o kısmı biraz kapattım
olmadı, selpak öbekleriyle doldurdum yine olmadı. Yedek t-shirti çeneden içeri doğru soka-itekleye bişiler yapmaya çalıştım biraz faydası oldu ama
yerinde tutmak sorun oldu.
uff..



Bu arada yine yoruldum ve mola verdim. Sıvı takviyesi ve sıvı tahliyesini müteakip popo terapisi ve yola devam..
(20.dakika 40.km)
1-2 şekil daha denedikten sonra t-shirti 4e katlayıp yarısını ceketin boyun kısmından içeri sokup
diğer yarısını da kapartıp çene kısmına dolgu yapınca rüzgar sesini biraz azaltmayı başardım.

Bu arada yanımdan bir BMW1000küsürGS geçti ve uzatı gitti.
Sonraki molada (45.dakika N+15..km) benzincide durduğunu gördüm.
Hemen selamlaşıp kulak tıpası(tapası? tıkacı? neydi adı) dilendim, arandı tarandı ama bulamadı.
Biraz ar-ge yaptıktan sonra islak pamuğun biraz daha iyi yalıtım yaptığını bu yolda keşfettim, üzerine de bir kat sakız çektiniz mi frekans spektrumunun baya geniş bir bölgesi... aha 30. saniyede sakız kaydı aşağıya..
..Sonraki mola..
kasktan sakız ayıklamakla seremonisi..

Bu arada bu motora neden ayna koymuşlar anlamadım.
Titreşimden bişey göstermiyorlardı, anca elle tutarak filan biraz..
Normalde anca farı yanık araçları seçebiliyordum, o da daire şeklinde titreşen flu bir nokta şeklinde..
Şaka gibi..
1-2 saat sonra daha hala yolun başının başının başındaydım
o da şaka gibi..

titreşimi nasıl tanımlarım nasıl anlatırım diye düşünüyordum, arada aklıma çizgi filmlerdeki bir sahne geldi
hani uzun bir sopayla vurmaya çalışırken ıskalayıp sert bir zemine denk gelince tutulan ucu DINNNNNNN diye titreşir ya tutamassın elin acır filan
onun gibi olduğuna kanaat getirdim bu motorunkininkine..

Sayısız mola sonrasında sonlara doğru titreşimden etkilenmemenin bazı yollarını keşfettim.
Gidonu sıkmamak zaten ilk öğrendiğim yöntemdi. Sonra titreşimi hissettiğim her uzvumu (hadi popoya da uzuv diyelim)
gevşetince daha rahat ettiğimi fark ettim.
Ama öyle zor bir şeydi ki..
Hani küçükken kola iğne yaparlarken "rahat bırak yoksa daha çok acır" derlerdi.
Bi yandan iğne batarken bi yandan nasıl rahat bırakıcan kendini... Mind over matter diyorlar sanırım buna gavurlar..

Rüzgarın vücudu itmesine çare olarak da tır arkasına yapışmayı denedim, süper oluyordu, sıfır rüzgar!!
ama bu sefer de buğulanma ve egzoz gazı problemi, zeminden gelen süprizlere açık olmak vs.. yüzünden bundan da vazgeçtim.

Bir ara aklıma mobiletçiler geldi, iyice kapandığımda baya fark ettiğini gördüm. Karizmayı bir kenara bırakıp bir süre öyle gittim.
Yarış motorlarını dizayn edenlerin bir bildiği varmış valla.
Fakat o pozisyonda da gevşemek mümkün değildi.
Sanırım acıyı kucaklamam, onu affetmem, pembeye boyamam gerekiyordu..

..


..


..


Sabah gözlerimi rüya mı kabus mu gördüğümden emin olamayarak açtım..
Tatlı bir popo ağrısıyla...  Kafam karıştı

Kalktım..
Pencereden dışarı aşağıya baktım,

rüya değilmiş Göz kırpıyorum


SKY




Yayınlanış Tarihi Dec 05 2010, 09:26 PM Yayınlayan Kaan Akcalar

Yorumlar

 

Jale OZEL

Yeni motorun hayırlı olsun :)

Pek şık gözüküyor. Umarım onu sürmek için aldığın yollarda dilediğin keyifi yaşar ve onu da paylaşırsın.

Keyifli sürüşler dilerim...

-Jale

December 5, 2010 10:04 PM
 

Cem YILDIZ

Bu motor herseye deger gorunuyor... Gule gule kullan, keyfini cikar

Sorunlara gelince : once su toplar, sonra nasir yapar sonra hissetmezsin bile... Big Smile

December 5, 2010 10:05 PM
 

Selçuk Gürdal

benim kymco dan kötüsünü olduğunu öğrenmek hoş oldu :)

yazınız çok güzel bu arada

teşekkürler

December 5, 2010 10:17 PM
 

Resat ARBAS

Iyi gunlerde kullan...

Bende denemistim bi' vakitler KTM ye heveslenip, birilerinden alip bir iki saat denedikten sonra bu eziyet icin cok yasli oldugum kanaatine varip XChallenge de karar kilmis ve buyuk fiyat farkina ragmen paraya kiyip gidip onu almistim. (KTM ikinci el, BMW sifirdi).

Hani motor buyuklugu desek gecen sene G450 de denedim mis gibi gidiyor, aynalar gayet net. Tabii o da at gibi oyle konfor motoru degil, selesi kalas gibi filan ama hani mukayese babinda... Tek silindir KTM nin neden bu kadar vibrasyonlu olduguna acikcasi aklim ermedi. O da dunyanin parasi, o da yuksek teknoloji ve muhendislik eseri... Hani neden tasarruf etmisler acaba desen onu da bilmiyorum... Arazide kullanirken sorun olmaz pek, sever ve alisirsin Cemin de dedigi gibi sonra ilerde degistirirsin daha konforlu birseyle kismet.

Hayirli olsun! Sevgiler.

December 6, 2010 1:25 AM
 

namık eltetik

Harley binicisiyim. KTM'yi severim.Değişik bir anlatım biçimi başka öykülerinizi de bekliyorum.

December 6, 2010 8:56 AM
 

ümit Kır

walla ne diyelim...sen ölümü tanımışsın...artık nezleye razı olursun misali.........bundan sonra her motor senin için süper olacak....bu da işin iyi tarafı....:)))

December 6, 2010 10:58 AM
 

babacan

Ben 3 yıldır GS 650 kullanıyorum. Onunla 45 bin km yol yaptım.

Çoğu arkadaşlarım hiç denemedikleri halde motorumun titreşimli olduğunu söylediler.  

Ama böyle anlatabileceğim bir tecrübem olmadı. Motorumu seviyorum.

Sanırım KTM profesyonel bir arazi motoru.

Arazide kullanıcısını mutlu edecektir.

Yeni motorunuzu güle güle kullanın.

December 6, 2010 11:03 AM
 

Alper Pasinli

Öncelikle hayırlı olsun. Kazasız, belasız ve arızasız uzun km ler, toz,toprak, çamur v.s. ler dilerim.

Anlatımınız öyle harika ki o vibrasyonu bilen birisi olarak bile bolca gülümsedim :)

December 6, 2010 11:44 AM
 

Levent Olgacli

Sevgili kaan arkadaşım,

öncelikle yeni motorun hayırlı olsun,bu akşam yazını gülmekten okuyamadım,eşim odadan kovdu,mutfakta okurken gözlerimden bolca yaş geldiği için kağıt havluyu bitirdim,neyse...ktm lc 640 lara uzunca bir süre bende heves ettim,daha öceki gs 650 motorumdan kat be kat vibrasyonlu olduğunu duyunca bu hevesimi erteledim,2. motor olarak düşünsemde eşimi kandıramadım,sanırım bu motor düz ve uzun yolda bir eziyet ama arazide süper keyifli ve performanslı,arazi tecrübenden sonra burdan keyifle yazını okumak için sabırsızlıkla bekleyeceğim..

not:rengi de süpermiş,portakal renginden bıkmıştık...

December 6, 2010 10:57 PM
 

ayse borovali

Kaan,

Benim de gülmekten gözümden yaş geldi valla! Sen beni güldürdün, yeni KTM'n de seni güldürsün :)

Ben de KTM'ci olmama rağmen model itibariyle bahsettiğin titreşimden muzdarip değilim ama bir gün arazide bir 640'ı deneme ve titreşimle tanışma şerefine nail olmuştum. Sanırım 640 hafifliği ve ataklığıyla arazide yüzünü güldürecektir. Uzun yola çıkana kadar icap eden yerlerin de nasırlaşmış olur zaten :)))

Bence seveceksin keratayı, özellikle arazi deneyimlerinden sonraki görüşlerini şimdiden merak ediyorum.

not: Portakal renginden bıkmadık, bıkılmaz ;) ama siyah-beyaz da pek yakışıklı gerçekten.

December 7, 2010 2:21 AM
 

Kaan TOMAC

Öncelikle hayırlı olsun,

Uzun zamandır Lc4 kullanan biri olarak titreşimsiz motor nedir bilmediğimi ve başka motorun selesini yadırgadığımı söylemeliyim.

LC4 400 den sonra 640 End. Silver ( aynısını ) kullandım ancak hep 640 Adv. almak için çabaladım. Bunun tek sebebi vardı aslında

Artık Rüzgar yemek istemiyordum. Anlattığın bilimum rüzgar engelleme hareketlerini denedim. Boyun ve kulak ağrıları ile akşam baş

etmek zorunda kaldım .

Amaaaaa , araziye girdiğimde herşeyi unutuyorum, suratımda tatlı bir gülümseme ile molalarda kaskımı çıkartıyorum.  Adv ile o kadar

değil ama özellikle senin motorun bu yollarda harika. Bu motorda titreşimin en önemli etmenlerinden biri ise lastiktir. Hep TKC kullandım

son motorumda MT21 denedim ama memnun değilim sezonda yine TKC alıcam . Sanada hem arazi hem asfalt için TKC tavsiye ederim .

Tekrar hayırlı olsun . Motorla ilgili paylaşmak istediğin bir nokta olursa her zaman yardımcı olmaya çalışırım.

Telefonum 533 281 41 58

Allah kaza , bela vermesin.

December 10, 2010 11:05 AM
 

halil tandogan

merhaba, güzel deneyim yaşamışsın,KTM bu kadar masaj yani titreşim yapabiliyormuş, eklemlere iyi gelmiştir sanırım:) sizinle birlikte bende yolculuk yaptım sandım sayenizde:)

December 10, 2010 8:09 PM
 

Kerem Ak

İşte Test sürüşü bu yüzden var!Medeni ülkelerde motor alırken test sürüşü yapmak serbest,bizde yok!KTM ye zaten Long Way Round u seyrettiğimden beri gıcık olurum.Yani keşke bir BMW tercih etseydiniz demekten başka birşey gelmiyor elimden!Bir F800GS mesela.Tekrar geçmiş olsun!

February 16, 2011 9:05 PM
 

Hasan Ahmet EREN

F800GS ile kıyaslanamayacak derecede iyi bir makina 640 LC4, F800 ün agırlıgı ile insanın canına okuyan parkurları LC4 hoplaya zıplaya geçiyor, kendim LC4 kullanıyorum ordan biliyorum =)

Motoru ben de ankaradan aldım, bir arkadaşı bu yazıyı göndermişti ankaryaa gitmeden önce ne yaptım ben die bildigin canım sıkılmıştı, ama iyi ki iyi ki almışım diyorum her araziye çıktıgımda.

May 27, 2011 1:43 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Kaan Akcalar Hakkinda

31 yaşındayım. Istanbulu çok seven, zaman zaman da bir o kadar da nefret eden bir doğa sporcusu ve makina mühendisiyim. Gencim, yakışıklıyım, bekarım. Üniversite yıllarında 2-3 sene kadar dağcılık ve kampçılıkla ilgilendim. Doğa sporlarına merak sardım. Son 14 senedir yamaç paraşütü ile ilgileniyorum. Her fırsatta Istanbuldan kaçıp nefes alıyorum.

Bunun haricinde amatör olarak fotoğrafçılıkla ilgileniyorum. Şehriyeli pilav, künefe ve füme somonlu makarnaya tapıyorum. Nefis irmik helvası yaparım.

Küçük yaşta bisikletime babamla beraber ufacık 35cclik bir motor takarak başladı her şey. (Tahmin edin, o da makinacı) O zamandan sonra aklım hep motosikletlerdeydi.

Ehliyet alma yaşıma geldiğimde ise Istanbulda motosiklet sahibi olmanın hayli ürpertici bir fikir olması nedeniyle bu hevesimi sınırsız bir süre erteledim. (ailem de yardımcı oldu tabii ki)

Bundan bir sene kadar önce motosiklet sahibi olma hayalimi artık kabul edebileceğim düzeyde riskle artik gerçekleştirebileceğime karar verdim.

akip eden bir yıl boyunca sağdan soldan internetten, bulabildiğim her tür bilgiyi adeta sömürdüm, malzemelerimi tamamladım, yamaha ve honda güvenli sürüş kurslarına, OMM riders teorik seminerlerine gittim. Bu sırada motor olarak ne isteyeceğime karar vermeye çalıştım.

Yine güzel bir tesadüf olarak çok yakın bir arkadaşımın pilot olacağı için motorunu satmaya karar vermesiyle bu senenin başında 1993 model bir Yamaha XT350 sahibi oldum. Şu sıralar motorun genel bakımını yapıyorum. Bu yaz bir Bozcaada turu yaparak motor kariyerime ilk adımımı atmak istiyorum.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x