Bu Günlük

Hızlı aktarma


Levent Demir

Levent DEMIR


Antalya - Dubrovnik Maceralı Gezi

Tue, May 05 2009 21:20
9,845 Okundu  

 

Sonraki sayfa » 0102 Resim boyutu: - +



report picture

  @
 001 - 2008-09-27 10:35

Km 30570 ve Yola çiktim.
Bugün ilk bölümüne başladığım yolculuğumun Fethiye bölümüne geldim. Yolculuğum boyunca dondum ıslandım ve mucura saplandım. GPS için çakmak kablosundan aldığımız branşman bozuldu. Sanırım yarın sabah yenisini yapacağım. Akşam çıkmadan evvel alıp yapıştırdığım 3m reflektörler de yağmurda ıslanıp düşecek sanırım. Çok terledim ve akabinde üşüdüğüm için sucuk gibi oldum. Normalde 2,5 saat süren yol 3,5 saat sürdü. Saat 1 oldu ve uyuyorum şimdi.
 


report picture

  @
 002 - 2008-09-27 12:16

Fethiye’de GPS i motora taktım ve elektrik gelmediğini fark ettim. Sağını solunu kurcalarken sigorta yanmış olabilir diye düşünüp sigortayı kontrol ettim ve yanımda getirdiğim
sigortalardan birini çıkardım. Hani derler ya her işte bir hayır var bunun hayırı da yanıma aldığım sigortaların aslında motoruma uygun olmadığını fark etmeme sebep oldu. Sigortayı değiştirip ondan sonra motoru topla kahvaltı et sohbet et derken saat oldu 10 30


report picture

  @
 003 - 2008-09-28 06:00

Fethiye den çıkma saatim 11 oldu oradan
topuklamak sureti ile 3 saat 15 dakikada İzmir indim oradan 1 saatte de çeşmeye geldim. Asıl sürprizin beni burada beklediğinden habersiz olarak tabi. Çeşmeye gelince doğrudan Ertürk turun bürosuna geldim ve burada Cmt günleri sakız pire vapurunun sabah dokuza alındığını dolayısı ile bugün vapur olmadığını öğrendim. Bu geceyi çeşmede geçirmek zorundayım.


report picture

  @
 004 - 2008-09-28 06:01

Kumrumu yedim günlük yazmaya çalışıyorum. Aynı zamanda diğer planlarımı da değiştirmek zorunda kalabilirim. Dubrovnike gitmeden doğrudan Venedik yapabilirim. Akşam pansiyonu buldum kendime ve 25 liraya kaldım kahvaltı hariç. Pansiyon sahibi amca da iflah olmaz bir motorcu ve seyyah olduğu için kendisi ile de sohbet ettik fırsat buldukça.


report picture

  @
 005 - 2008-09-28 06:01

Çeşmede dolaştım bütün gün. couch surfingden gezim için ipuçları almaya çalıştım. Yola çıkıyorum.  Bu akşam sakızda yarın sabah ise pire limanında olacağım. Uzun dinlendim bugün. Pek bir sakindi. Heyecan yarın başlıyor. Yol yaklaştıkça da korkularım artıyor. Bir türlü emin olamıyorum ne yapmak istediğimden. Her şeyi yarın sabaha
bıraktım. Yunan topraklarına adım attığımda karar vereceğim gerisine.  Bir haberim daha var. Yaz bitmiş. Çeşme bomboş. Dün akşam caddede ben ve 4 kedi 3 köpek ve garsonlar vardı.


report picture

  @
 006 - 2008-09-28 06:01

Yolculuk için ip falan almaya gerek yok orada kendiler bağlıyorlar.


report picture

  @
 007 - 2008-09-28 06:01

Teknemiz limandan ayrıldı,

Hoşçakal güzel ülkem.


report picture

  @
 008 - 2008-09-28 06:01

Gördüğünüz üzere deli bağlar gibi bağladılar motorumu.


report picture

   009 - 2008-09-28 07:20

Sakız adasına indiğimde yanımdan bir başka motorcu geçti tek başına alman bir motorcu Christian. Daha sonra kendisi ile tanıştık ve pire limanına kadar bana oldukça yardımcı oldu. Önce beraber bir bira içtik sakızda ve bana ADAC haritalarını verdi. Bu haritaların seyahatin geri kalanında ne kadar işime  yaradığını anlatmakla bitiremem. Uzun sohbet ettik Christian ile.


report picture

   010 - 2008-09-28 07:21

Bu da bizim minik Ertürk I Teknemiz. 50 dakikalık yol getirdi ama güzel para aldı =)


report picture

   011 - 2008-09-28 08:58

Sakız limanı, motorun üstünden =)


report picture

   012 - 2008-09-28 09:33

Tam feribota binmek üzereyken bir başka yalnız motorcu ile karşılaştık. O da polonyadan yola çıkmış Küba idi. Küba 30000 km yapmış ve suriyeye kadar gidip dönüyordu, Christian alanyadan dönüyordu ben ise onların memleketlerine gidiyordum.


report picture

   013 - 2008-09-28 09:40

Bu da cankurtarma botumuz. Kendini kurtarır mı şüpheli =)


report picture

   014 - 2008-09-28 09:41

Loş Işıkta Tekrar


report picture

   015 - 2008-09-28 09:41

Motorları birbirine ve yukarıya deli gibi bağladı bir görevli, hazır burada toplanmışken bir de fotoğraf aldım seyyahlardan


report picture

   016 - 2008-09-28 09:41

Soldaki Christian sağdaki Kuba. Kuba ülkesinde ucuz diye yedek lastiğini de yanına almış =)


report picture

   017 - 2008-09-28 10:14

Hoşçakal Sakız


report picture

   018 - 2008-09-28 10:14

Bazı fotoğraflarda hareket ve ışık değiştirdim.


report picture

   019 - 2008-09-28 10:18

Hellenic bira. Onlar kendilerine Hellenic diyorlar. ve Lager bira her yerde aynı =)


report picture

   020 - 2008-09-28 10:18

Şerefinize


report picture

   021 - 2008-09-28 11:57

Saatlerce sohbet ettikten sonra dışarıda uyku tulumlarımızın içinde uyuduk. Mışıl mışıl bir uyku oldu üçümüze de. Feribotun arka tarafında uyuduğumuz için gece sigara içmeye çıkmış insanların gürültüleri arada sırada uyandırdı beni, bir de sabah uyandığımda yüzüm yağ içindeydi. Gece boyunca bacadan atılan is suratlarımızı simsiyah yapmıştı. Çok ilginç bir şekilde tuvalette sıcak su akıyordu ve yüzümü sıcak suyla sabunladım. Sakız Pire vapuru ayrı bir hikâye aslında.


report picture

   022 - 2008-09-29 06:37

Elveda


report picture

   023 - 2008-09-29 06:58

Göklerde dalgalanan yunan bayrağı.Fotoğraf çekmedim hiç ancak pulmanda giden herkesin sefaletini gördüm. Birkaç kişi gidilecekse bir kamara tutmak çok güzel olabilir. Eğer pulman ile gitmek niyetinde iseniz hiç yerinizi aramayın açın uyku tulumunu vapurun arkasına açık havada mis gibi bir uyku uyuyun. Vapurda her şey çok pahallı olduğun için sakızdan biralarımız aldık ve yolda onları içtik. Christian ın yanında taşıdığı sucuk ve Türk ekmeği ile de karnımızı doyurduk. Yolda motorun yanına inmeye izin veriyorlardı. Ancak ben hiç ihtiyaç duymadım. Uyku tulumunun ağzına denk gelen yerdeki cebe mp3 çalarımı yerleştirip çok huzurlu bir uyku uyudum. Belki artık resmen seyyah olmanın uykusu idi. İlk defa motosikletle seyahat ediyordum ve ilk seyahatimde kendim gibi 2 seyyah daha bulmuştum. Maceraları farklıydı ama araçları aynıydı, araç amaçtı birazda (mülksüzler)


report picture

   024 - 2008-09-29 06:59

Kuba ila pire hatırası


report picture

   025 - 2008-09-29 06:59

Işık değişince yakışıklı çocuk aslında =)


report picture

   026 - 2008-09-29 06:59

Christian ile Atina Hatırası. Eğlenceli bir adamdı, Alanyalı olmuş artık. Boynumda asılı olan kimlik ve acil durum bilgilerim ayrıca biraz para var ve motorun anahtarları. cüzdanım da onun arkasından boynuma asılı, daha sonra kaybedeceğim pasaportum da iç cebimde =)


report picture

   027 - 2008-09-29 09:16

Sabahleyin vedalaşıp herkes yoluna gitmek üzere yola çıktı. GPS çok faydalı bir icat. Bunu kabul etmek lazım. Atina içinde dolaşıp durdum biraz ama sonra sabahın köründe daha fazla motorla kendime işkence etmemeye karar verip yürüyüşe çıktım. Güzel bir sabah turu attım. Atina güzel yer. Derli toplu.


report picture

   028 - 2008-09-29 01:24

Antik Yunan Kolası.


report picture

   029 - 2008-09-29 01:25

Ms.100 yılından kalma


report picture

   030 - 2008-09-30 09:27

Atinada biraz turladıktan sonra topukladım selaniğe doğru.  Yollar çok güzel sürücüler çok saygılıydı. Yolda yağmur da yağdı güneş de açtı. Arada çok güzel virajlar geçtim, güzel otobanlar. Ama her yerde beni aynasında gören sürücü sağa yanaştı ve bende yanlarından geçtim gittim. Yolda hep önceliğim oldu. Ve o kadar çok motorcuya rastladım ki yol boyunca. Hepsi ile selamlaştık. Hissettim hepsinin gülümsemelerini. 6 saatte vardım selaniğe. Hemen couchsurfing ile ayarladığım eve gittim ve (gps e şükürler olsun. Evi buldum.) Couch Surfing çok güzel bir sistem. İnsanları konuk ediyorsun. Hiç tanımadığın insanları. Benim evimde kalanlar olmuştu ancak ilk defa başkasının evine gidiyordum. O O kadar garip hissettim ki kendimi. Ama ev sahiplerim


report picture

   031 - 2008-09-30 05:47

Sabah doğrudan yola çıktım Tirana doğru. Bayram sabahı bu sabah. Evi aradım. Bayramlarını kutladım evdekilerin. Şansıma bir türlü çekmedi telefonum. Bir börekçi buldum yol  üstünde ve sabah kahvaltımı börekle yaptım. Biz peynirli börek yapıyoruz zannediyoruz ama o dükkanda bugüne kadar yediğim en güzel peynirli böreği yedim. 


report picture

   032 - 2008-09-30 05:47

Bir diğer böreğin içinde de krema vardı ve o da inanılmaz lezzetliydi. Bir yol kavşağında haritayı gps i ve yolumu kontrol ederken adamın biri geldi ve nerden hayırdır dedi İngilizce.
Sohbet ilerleyince öğrendim ki bu amca da motorcuymuş ve bu sene Türkiye /  karadenizi gezmişler. Seneye de Türkiye üzerinden suriyeye gideceklermiş. E posta adresimi verdim ona ve geçerken beni de almalarını istedim. Biraz daha lafladıktan sonra bana yolu gösterdi ve gitti bu amcada.


report picture

   033 - 2008-09-30 05:47

Şanlıurfa  Edesa dan geçerken (edesa devlet hastanesinin önünde) motorumdan garip sesler gelmeye başladı ve yokuşun ortasında kaldım ne olduğunu anlamadan. Öyle de dik bir yokuş ki ön fren tutmuyor devamlı geriye kayıyorum. Sonradan anladım ki ben frene bastıkça abs devreye giriyor ve kilitlenen ön tekeri açıyor. Devamlı da geri kayıyor bu arada motor. Hayır dimdik yokuş, motor yüklü ben ufacığım.  Neyse hemen motoru geri geri yolun kenarına çektim ve hastanenin danışmasına gittim. Danışmadaki görevli
benim için tamirciyi ararken arkadaki ambulans şoförü nerden geliyorsun demesin mi? Sonradan hep aynı şeyi yaşadım, birileri mutlaka Türkiye ile alakalı çıktı.


report picture

   034 - 2008-09-30 05:47

Tek başına motorla yolda olmanın güzelliği de insanların hep iyi davranması. Önce nerden geliyorsun diyorlar sonra da sen deli misin diye bakıyorlar. Bana çok yardımcı oldular ve aracı tamirciye çektik bir saat içinde işlemleri yaptılar yola devam eder hale geldim. Zincir bozulmuş, 32000 km de yeni zincir taktık motora. Araya sıkışan altmış avro da  çıkınca motorda bende rahatladık. Yüklü durumda iken zincir ayarı yapmadığımız ve eski zincirle yola çıktığım için zincirde arıza meydana gelmiş. Bundan sonra aracı  yükledikten sonra da mutlaka zincir ayarı yapmam gerektiği dersini buradan çıkarıyorum.


report picture

   035 - 2008-09-30 05:47

Oradan topukladım devam ettim. Yunandan kolayca çıktım ve Makedona girdim. Benzin fiyatları hep aynı 1.1 avro civarında. Makedonya sınırları içindeyken radara
girdim. Polis 45 Euro olan cezayı şehre geri dönüp bir banka yada postaneye yatırıp ondan sonra evrakı ona getirmem gerektiğini söyledi, ben buradan anlamam gerekeni anladım. Türkiye’de böyle bir ceza kesilmesi durumunda peşin ödemede indirim olduğunu söyleyip yolunu açtım ve sonra adamla bildiğimiz rüşvet konuşmasını yapıp 40 km sınırlı yolda 66 ile gittiğim için 20 Euro rüşvet verip ayrıldım. Gözümün önünde pasaportumun içine koyduğum 20 yuroyu aldı ve bana da hayırlı yolculuklar diledi Arnavut polisi. Daha evvel Moskova kızıl meydanda rüşvet verme tecrübem olmuştu ama bu sefer pazarlık etmedim. Arnavutluğa girdiğim andan itibaren onların milli sporu olan araba yıkama işine hayret ettim (lavazh) önce ben bunu lavaş zannedip ağzımın suyu aktı ama baktım ki daha sonra araba yıkama. Arnavu


report picture

   036 - 2008-09-30 05:47

 Elbasana kadar yol gayet güzel ve geniş virajlıydı bir ara sanırım bütün Arnavut ordusunun transfer edildiği konvoya dahi girdim ama onlar 90 ben 120 gidince çabucak bitti konvoy (sanırım 100 araç falandı). Elbasan ile tiran arası ise benim için kabustur. Henüz virajlarda o kadar iyi olmadığım için dar ve u virajları doğru düzgün yeterli hızda alamama
sorunu hep başımı ağrıttı bu yol boyunca. Aslında benden iyi motor kullanan birisi için çok zevkli bir yol olabilir bu yol. Manzarası inanılmaz bir kere. Yolda diğer araçların da bu arayı hep gelip gittikleri belliydi çünkü yolun ortasından bazen de benim şeridimden geçiyorlardı.


report picture

   037 - 2008-10-01 08:47

Türkiye’de motor kullanmayı öğrenen birisi için o yolda kullanmak çok zor olmadı ama kazara Yunanistan’da motor kullanmayı öğrenmiş olsaydım kesin birilerine çarpardım. Tirana kadar hiç ayağımı yere koymadan geldim. Elbasan tiran arası 70 km civarı ve 2 saat sürdü.


report picture

   038 - 2008-10-01 08:47

bu otelde motorumu da içeri almak sureti ile 30 yuroya kaldım.


report picture

   039 - 2008-10-01 08:47

Tiran’da gayet modern bir kent. Otel bulmak için dolaşırken elçilikte şoförlük yapan Musa abi beni buldu ve sağ olsun yardımcı oldu. Sayesinde motoru da otelin içine almak sureti ile 30 Euro’ya geceledim. Arnavutlar byrek (bildiğin börek) yiyorlar. Gayet modern bir memleket. Kızları da güzel, oğlanları da. Sabah erkenden ayrıldım orada. Bu arada her memleketin kendi yemeklerini yedim içkilerini içtim. Geceleri ka-fa 1500 yatağa girdim (bu ayrıntı önemli, beni bilenler bilir, feci yerim).


report picture

   040 - 2008-10-01 08:47

Sabah Yola çıkmadan önce.


report picture

   041 - 2008-10-01 10:42

Arnavutluk'da küçüçük bir otelde bide görmek şaşırtıcıydı benim için.


report picture

   042 - 2008-10-01 10:49

Yola çıktıktan sonra fark ettim ki tirandan sonraki yol oldukça düzgün. Arnavutluk bitene kadar hızlı gidebildim. Yolda yağmur yağdı ve bu benim seyahat hızımı ve konforumu oldukça düşürdü.


report picture

   043 - 2008-10-01 10:49

Arnavutlukta shoder kentinden karadağa dönülen köprü çok ilginç fotoğraflarını koydum siteye. Makedonya ve Arnavutluk kendi para birimlerini kullanıyor ama her iki ülkede de Euro ile alışveriş yapabildim. Benzin istasyonlarında fiyatlar yaklaşık aynı 1.1 Euro civarında. Oradan sonra Karadağ’a girdim ve bütün bu ülkelerde gümrüklerde ve sınırlarda çok iyi karşılandığımı da söylemeliyim.


report picture

   044 - 2008-10-01 10:49

Herkes Türk olduğumu öğrenince sevgi ve muhabbet gösterdi. Hatta Arnavutluk çıkışında gümrük polisine vermem gereken iki Euro yu bulamayıp 50 Euro verince adam Turko sen geç önemli değil dedi. Allahtan Arnavutluk paralarımdan vardı hala da iki yuro karşılığı para verebildim ona. Karadağı bir uçtan öbürüne sahilden geçtim ve bu
arada devamlı yağmura maruz kaldım. Dağlık bölüme özellikle girmek istemedim. Aslında Shoder den Uljin e vardıktan sonra –aradaki yol bizim Karadeniz yollarına benziyordu, yeşillik, dar- çift yola girdim ve Karadağ boyunca yolun kalitesi düşmedi.


report picture

   045 - 2008-10-01 10:49

Yağmurluğumu giymeye üşendiğim için çok fena ıslandım. Kaskımın da dilatasyon lastiği bozulduğu için vizörümün içine de yağmur girdi ve konforumu oldukça azalttı. Buğu camı ile vizör arasına giren yağmur beter bir şey. Yağmur arttıkça karadağlılar yavaşladılar ve yol kayganlaştı. Trafik kurallarına saygı Karadağ sınırlarına girer girmez tekrar başladı. Kültürler arasındaki farkın gerçekten sınırlarla bağlı olduğunu görüyor insan bu durumda. İki kasaba arasında 3 km oluyor çoğu zaman ama o iki kasabanın bağlı olduğu ülkeye göre trafik/yeme içme/ sosyal davranışlar değişiyor.


report picture

   046 - 2008-10-01 01:06

Böyle bir seyahat yapmak isteyen herkes eylül bitmeden yola çıkmalı eylülün ilk haftası çok daha uygun olur. Yağmur sürüş keyfimi çok azaltıyor. Eldivenlerim dikişlerinden su aldı, parmaklarımda ıslandı. Hava soğuk değil Allahtan. Yine de elcik ısıtmaları açtım, dayanıklılığımı arttırıyor ellerimin sıcak olması. Karadağ sahilinde çok güzel kasabalar var, Cotor mesela.


report picture

   047 - 2008-10-01 01:07

Bizim ege kasabalarımıza benziyor ama adaları, küçücük limanları ile keyifli bir yoldu belki buralarda durak vermek yol için daha iyi bir plan olabilir. Hiç durmadan devam etmek sureti ile (sabah 8 de çıkarak) öğlen 15 30 da dubrovnik e vardım. Yol boyunca yemeği benzincilerden atıştırdıklarımla hallettim. Ecnebilerin yumuşak ekmek arasına
yaptıkları üçgen sandviçleri satılır paketler içinde. Çok sevdiğimden her çıktığımda yerim, yol boyunca da onlardan atıştırdım her fırsatta.


report picture

   048 - 2008-10-01 01:07

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   049 - 2008-10-01 01:07

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   050 - 2008-10-01 01:46

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   051 - 2008-10-01 01:46

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   052 - 2008-10-01 01:46

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   053 - 2008-10-01 01:46

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   054 - 2008-10-01 01:48

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   055 - 2008-10-01 01:48

Sahil Yolundan Manzaralar...


report picture

   056 - 2008-10-01 05:35

Yeni ülke yeni şehir


report picture

   057 - 2008-10-01 05:35

Yol döne döne ve çok güzel gidiyor sahilden.


report picture

   058 - 2008-10-01 05:35

Hemen bir motor mağazası bulup yeni kask ve eldiven aldım seyahatin geri kalanı için. Ancak bu masraflarımın çok gereksiz olduğunu akşam kalacağım odaya gidip pasaportumu bulamayınca fark ettim.


report picture

   059 - 2008-10-01 05:35

Dubrovnik’te BTC projesinden arkadaşım olan Oben’i aradım, onunla buluştuk ve evine gittik. Sevgili eşi ile birlikte çok güzel bir yer olan dubrovnik e yerleşmişler. Müteahitlik yapıyor orda. Akşama kadar turladım, şehri gps yardımı ile gezdim derken vakit geçivermiş, motoru evlerinin önüne çektim.


report picture

   060 - 2008-10-01 07:54

Akşam Pasaport hala yerinde, neşemiz de


report picture

   061 - 2008-10-04 01:12

Tank çantasını açık bıraktım bu arada ve pasaportum da vize bürosunun pasaporta taktığı siyah deri kılıfın içinde tank çantasının içinde duruyordu. Sadece pasaportum mu? Ruhsat, nüfus cüzdanı, uluslar arası ehliyet, yeşil kart, ülkelerden geçerken verilen geçiş belgeleri de o cüzdanın içindeydi. Akşam bütün eşyalarımı indirip tekrar bindirince pasaportu kaybettiğimden iyice emin oldum ve old town a yemeğe gittik =) oralarda oda kiralamak çok geçerli bir hareket. Bir sürü otel var ama oteller biraz pahallıca
olabildiğinden eski eşyalar ile dolu odaları yaklaşık 40 Euro civarına kiralıyorlar. Banyosu tuvaleti olan ama bizim en kötü pansiyonlarımız kadar olan odalar bunlar. O odalardan birini kiraladım ve geceyi orada geçirdim. Kiralama işini Oben yapmıştı aslında ama ev sahibimin ben motor dükkanı ararken bana oda lazım mı diye soran (üstelik kazık bir yokuşun üstünde beni durdurarak) genç olduğu da ortaya çıktı. Dünya küçük dedik kend


report picture

   062 - 2008-10-04 01:12

E madem pasaportu da kaybettik gezelim o halde.


report picture

   063 - 2008-10-04 01:13

Devam


report picture

   064 - 2008-10-05 07:01

Belgelerimi kaybettiğime dair bir rapor tutturdum polise. Polise bir Hırvat ile gittim. Beraber gittiğim Hırvat arkadaş 185 boyunda sarışın renkli gözlü bir hatundu. Normalde ben o hatunla Türkiye’de karakola gelsem komiser de dahil olmak üzere herkes karakolu bırakır benim pasaportumu ararlardı ama orada yüzümüze bakmadılar.


report picture

   065 - 2009-03-18 02:13

Tutanağı tutan polis memuru İngilizce bildiği için (neredeyse herkes İngilizce biliyor Hırvatistan’da) benimle düzenledi tutanağı. .


report picture

   066 - 2009-03-18 02:15

Bu tutanak şart, başka bir belgeye ihtiyaç duymadan o evrak ile ülkeyi terk edebiliyorsunuz


report picture

   067 - 2009-03-18 02:17

Elçiliği aradım dönebilmek için orada telefonu Hırvatça İngilizce konuşan bir hanım efendi açıyor


report picture

   068 - 2009-03-18 02:17

Kendisi Türkçe bilmiyor
(Türkiye büyükelçiliği burası).


report picture

   069 - 2009-03-18 02:17

Beni bir görevliye bağladı sekreter hanım.


report picture

   070 - 2009-03-18 05:06

(Zagrep Meydan)


report picture

   071 - 2009-03-18 05:06

(Meydana ucundan bakış)


report picture

   072 - 2009-03-18 05:09

Zagrep merkez kilise =)


report picture

   073 - 2009-03-18 05:09

(Kilise Saat Kulesi)


report picture

   074 - 2009-03-18 05:10


Bağladığı bayan görevli de bir başka beye bağladı beni.


report picture

   075 - 2009-03-18 05:10

 Telefonu alan bey adın soyadınız ve doğum tarihi yerini alayım dedi bana, yalnız bunları söylerken sanki validesine kötü şeyler yapmışım ses tonu ile konuşuyor. Bende o  bilgileriverdim.


report picture

   076 - 2009-03-18 05:10

 Çıkmıyor insan doğduğu yeri bilmez mi diye bir fırça attı önce, daha sonra bu gerginlik ve bey in telefonda haddini aşan ses tonu ve tavırları hiç bitmedi. Bir seyahat belgesi düzenlenmesi gerekiyormuş adıma. Bunun için de elçiliğe şahsen başvurmalıymışım.  
 


report picture

   077 - 2009-03-18 05:10

Motoru burada bırakmam gerekecek. Onun yoluna daha sonra bakacağım. Ama şu anda düşündüğüm son şey motoru geri götürebilmek. 32700 km de dubrovnikte bırakıyorum motoru.


report picture

   078 - 2009-03-18 05:11

Dubrovnik ile Zagreb (zaaagrep diye okunuyor Hırvatçada) arasında ilginç bir durum var. Karayolu ile giderseniz arada Saraybosna’yı geçmek zorundasınız. Elçilik görevlisine durumu anlattım uçakla gelin kimlik sormazlar dedi. Uçaklara da bakacağım. Elçilik hiçbir şey için yardımcı olmuyor umarım daha da kötü olmaz durum.


report picture

   079 - 2009-03-18 05:11

03.10.2008

Dubrovnik’in tadını çıkartırken bir yandan Zagreb’e gidebilmek için yollar arıyorum. Uçaklarda yer yok. Herkesin dubrovnikten zagrebe gidesi gelmiş bu hafta sonu. Karayolu ile gitmek zorundayım. Sınırı nasıl geçeceğim pasaportsuz. Elçiliği aradım tekrar. Durumu anlattım. Elçilik görevlisi geleceksiniz başka yolu yok dedi. Yahu sınırı nasıl geçeceğim diyorum o sizin probleminiz diyor. Siz bana yardımcı olmak için orada değil misiniz diyorum, dinleyin beni diye fırçalıyor beni. Bir üstünüzle görüşmek istiyorum diyorum ne münasebet diyor.  En sonunda beyefendi ben Hırvatistan Dubrovnik’te pasaportunu kaybetmiş bir TC vatandaşıyım ve sınır geçip zagrepe gelemediğim için belgemin buraya ulaştırılmasını talep ediyorum deyince siz ne kadar hassas bir durumda olduğunuzun farkıında değilsiniz konuşmanıza di


report picture

   080 - 2009-03-18 05:11

Tekrar aradım elçiliği telefonu açan hanımefendiye az evvel konuştuğum beyefendi hariç kimi bağlarsanız bağlayın bana dedim ve Müsteşar hanımefendiye bağladılar. Buyurun dinliyorum hikâyenizi diye açtı müsteşar hanım telefonu ancak daha sonra kendimi tanıtıp konuşunca Pazar günü elçiliği açmaya razı oldu.


report picture

   081 - 2009-03-18 05:23

 Evraklarımın kopyasını ve dilekçemi kendilerine faksladım. Sn Müsteşar bu evrakın ancak şahsi başvuru ile verilebileceğini söylediler. Sınırı geçemeyebileceğimi söyleyince de uçakla gelmek zorunda kalırsınız haftayı beklemek zorunda kalırsınız dedi. Bir deneyin şansınızı dedi. O günü de gezip dolaşarak geçirdik. Old town da akşam bir şeyler içtik, Tercanların evinin muhteşem manzarasına karşı rakı içtik Türk usulü ve akşam da old town da jazz dinledik, gece kayıntı yapıp gidip yattık.


report picture

   082 - 2009-03-18 05:23

04.10.2008

Dubrovnik’i gezdim bugün. Sabah vesikalık fotoğraf çektirdim elçilik için. Sahillerini gezdik yağmurlu bir Hırvat gününde. Gece 10 arabası ile Zagrebe gidiyorum. Umarım yolda sorun çıkmaz. Oben bana valizini verdi. Motosikleti evlerinin yanındaki boşluğa çektim ve motor kıyafetlerimi aracın çantalarında bırakıp kalanları o valize koydum. Anahtarları da Oben’e bıraktım ve vedalaştım motorum ile. Belki bir daha göremem kim bilebilir ki. Kocaman valizin içini doldurdu 4 çantamın içindekiler. Hakikaten bayağı malzeme
götürmüşüm yanımda. Oben’in ofisinde yattığım yeri de topladım ve yola çıktım.


report picture

   083 - 2009-03-18 05:23

Türkiye Ucuz


report picture

   084 - 2009-03-18 05:24

Yunan Biraz daha pahallı


report picture

   085 - 2009-03-18 05:24

05.10.2008

Gece iki kere durdurdular aracı, ikisinde de Hırvat polisi çıktı otobüse ve her ikisi de kendi dokümanlarını tanımalarına rağmen 20 dakika dil dökmek zorunda kaldım Zagreb’e gitmek için. Sabahleyin indiğimde bir kahve içip şehir merkezine toplu ulaşımla gittim. Şehir merkezinde maraton yarışı düzenlendiğinden çok kalabalık ve eğlenceli idi, genç yaşlı binlerce insan koşuyorlardı. Müsteşar hn a mesaj attım geldiğime dair ve onun bana dönmesini beklemeye başladım. Döndü ve saat 12 de buluştuk elçilikte. 


report picture

   086 - 2009-03-18 05:25

Elçilik içinde o bey ile takıştığımızı bildiklerini ve diğerlerinin de buna göre bana davrandıklarını fark ettim. Zorlama bir kibarlık ve her türlü kasma yetkisini kullanmak sureti ile. Müsteşar Hn a da o beyefendi hakkında Türkiye’ye varır varmaz şikayette bulunacağımı bildirdim ama onlarda özür olarak bunca zamandır pasaportunu gerçekten kaybeden
ilk TC vatandaşı olduğumu hep kaçakların bu bahaneyi kullandıklarını ve kelepçelenerek ülkeden polis eşliğinde çıkartıldıklarını söylediler. Bende pasaportunu kaybeden annem olsaydı o sınırları geçemez ve buraya gelemezdi o yüzden ne o beyefendinin suratıma telefon kapatmaya hakkı var ne de sizin beni buraya gelmeye zorlamaya. Madem böyle bir durum var o halde dubrovnikte de fahri bir elçilik bulunduracaksınız ve yüz yüze görüşme işini o yapacak dedim. Elçilikte görevli yok şu anda, ekonomik yetersizlik dolayısı ile hepsi ayrıldılar o yüzden konsolosluk hizmetleri zor ilerliyor dediler. Velhasıl neticede Müsteşar Hn ın kullandığı inisiyat


report picture

   087 - 2009-03-18 05:26

Seyahat belgesi ile sınıra gittim ama asıl sürpriz buradaydı. Ülke dışına polisin verdiği kayıp belgesi ile çıkabiliyorsunuz. Elçiliğin verdiği evrak zaten sizin beyanınız üzerine verildiği için herhangi bir kimlik belgesi bulundurmanız durumunda bu evraka ihtiyacınız yok. Türkiye’ye girerken zaten ben geldim merhaba demeniz durumunda sizi arka odaya alıp orada giriş işlemlerinizi yapıyor ve hoş geldiniz ülkenize diyorlar.

06.10.2008

Ülkemde güzel bir sabaha uyandım. Hırvatça kayıp belgesini Türkçeye çevirmek için bir yeminli tercüman buldum Antalya’da ve adam
250 YTL artı noter masrafları istedi 8 satır evrakı çevirmek için. Ankara’da 30 liraya çevirttim.
 
Motosikletimi orada bıraktım ve evraklarımı yeniden çıkartıp geri dönüp alacağım.


report picture

   088 - 2009-03-18 05:29

Triptik evrağını kaybetmemiştim. Biraz büyük olduğu için o kalmış çantada. 6 Ay sürem var aracı yurt dışından cezasız getirmek için. Bu sürede pasaport vize ruhsat yeşilkart ve
uluslararası ehliyeti alıp geri gideceğim. Yeşil kart yandı yeniden alacağım. Uluslararası ehliyet için 260 ödemiştim şimdi 130 a çıkarabileceğim tekrar. pasaport ve vize masrafları yapılacak. Geri dönerken normal bilet olmadığı için business gelmek zorunda kaldım. yola çıkarken hepsini göz önüne almak gerekiyormuş. sehayatimin ortasında bu olay meydana geldiği için yeterli bütçem vardı ama sonunda başıma gelseydi sanırım çok daha fazla zorlanırdım. Aklımdakiler ve gönlümdekiler bunlar. Umuyorum sizlerin başına gelmez.


report picture

   089 - 2009-03-18 05:42

Elçilik görevlileri hakkında suç duyurusunda ve
soruşturma isteğinde bulunuyorum. Eminim Hırvatistan'da başınıza gelirse size
karşı çok daha temkinli ve saygılı davranacaklardır. =)))) 

Bu rotayı kullanmak isteyeceklere tavsiyeler:

Mutlaka Sırbistan vizesi alın. Yol üstünde çok
rahatlatıcı bir özgürlük olacaktır bu. Elbasan tiran arasını gitmek istemezsiniz.


report picture

   090 - 2009-03-18 05:42

Pasaport ve diğer evraklarınızın ve vizenizin fotokopisini alın kayıp durumunda elçiliğe faks çekersiniz ve oradaki retardant arkadaşın sizi daha az zorluk çıkarabilmesine olanak verir.  Rotanızı güzel planlayın. Gerçi ben her sabah nereye gideceğime karar verdim ve bu da büyük bir keyifti ama bu seyahatinizi daha pahallı hale getirebilir.

Couchsurfing sistemini tavsiye ediyorum herkese. Hem evinizde hem onların evinde çok güzel zaman geçiriyorsunuz.


report picture

   091 - 2009-03-18 05:45

Yağmurluk şart ama benim aldığım yağmurluk tulum cinsinden olduğundan ve ben yağmurluğu aldığım gün ile bugün arasında 12 kilo fark ettiğimden çok zor giydim ve üşendim.

Alışkın olduğunuz donanım ile çıkın yola ve çıkmadan evvel mutlaka bin km kadar kullanın o donanımı.  Gps çok canımı sıktı benim mesela. Eldivenler ve kaskım eskidiği için o
kadar alışkın olduğun ekipmanla da yola çıkmamak lazımmış. Yenilerini almak zorunda kaldım peşin para ile.


report picture

   092 - 2009-03-18 05:49

Seyahate yalnız çıkacaksanız motorun üstüne mutlaka kontak numaraları yazın. Ben gerek motorun üstüne gerek boynuma gerek evrakların arasına kontak numaraları yazdım ve vardığım her yerden de bu numaralara ben geldim buradayım dedim. Kontak numaralarını acil durumda ne yapacağını bilebilecek dil bilen arkadaşlarımdan seçtim.


report picture

   093 - 2009-03-18 05:52

Yapışkan asetat diye bir şey var motorun üzerine her şeyi kağıtlara yazıp bu asetatla kaplayarak yapıştırdım ve seyahat boyunca çıkmadı bunlar3m in reflektör bantlarından alıp motorun her yerine yapıştırdım. Böylece karanlıkta çok daha parlak hale geldim. Bir sonrakine mutlaka kaskıma da yapıştıracağım.


report picture

   094 - 2009-03-18 07:12

Makedonya’da radara yakalanırsanız pasaportu verirken içine mutlaka bir 20 Euro koyunda verin. Sonra pasaportu alıp içine para koyması zor oluyor.

Türkiye’ye girerken hiç pasaport kuyruğuna gitmeyin, crew kapısının sağında bir polis memuru var oraya gidip ben ülkeye geldim ve pasaportum kayıp deyin onlar yardımcı oluyorlar.


report picture

   095 - 2009-03-19 08:29

Motorcağızım onca zaman sonra bıraktığım gibi duruyor.


report picture

   096 - 2009-03-19 08:29

Üstelik manzarası da bu? Sanki tatil yapıyor gibi kerata.


report picture

   097 - 2009-03-19 10:29

Fakat ite kaka da olsa yürümedi.


report picture

   098 - 2009-03-19 10:29

Paslanmış.


report picture

   099 - 2009-03-19 10:30

Pasaportumu çıkardıktan sonra kayıp pasaportumda geçerli vizesi bulunan yunanistana başvurdum ve yunan elçiliği şahsen başvuru yapmam gerektiğini söyledi, onlara cevaben bir yazı ile yürütmekte olduğum görevim nedeni ile elçiliklerine gidemeyeceğimi bildirdikten sonra acente aracılığı ile tekrar başvurduk ve başvuruyu yeniden kabul etmediler.


report picture

   100 - 2009-03-19 10:30

Bir yazı daha yazdım ve yürütmekte olduğum AB projesinin onların vize vermemesi nedeni ile geciktiğini bildirdim, telefonla döndüler ve kaybolan pasaportta aktif bir vize olduğu için bütün sınır kapılarına bu kaybın bildirilmesi gerektiğini ve bunun için kendilerine bildirilen tarihten itibaren 1 aya ihtiyaç olduğunu dolayısı ile ocağın sonuna kadar bana şahsen başvurmadığım sürece vize veremeyeceklerini ancak bu tarihten itibaren şahsen başvurmadan vize alabileceğimi söylerler.



Sonraki sayfa » 0102 Resim boyutu: - +


Yayınlanış Tarihi May 05 2009, 09:20 PM Yayınlayan Levent Demir

Yorumlar

 

Gunalp KOCAKANAT Dediki :

Ne macera ama.Söylediğin gibi pasaportun vb.tüm seyahat belgelerinin birer kopyasını bulundurmak şart.Ben ayrıca hepsini tarayıp her yerden ulaşabileceğim bir internet adresinde de saklıyorum.Olur a kopyaları da kaybolursa diye.

May 13, 2009 9:38 AM
 

Cumhur Bozdağ Dediki :

Büyük bir heyecanla okudum ve derslerimi çıkardım,şimdiye kadar burada okuduğum en heyecanlı raporlardan biri.Geçmiş olsun diyeceğim geliyor size.

May 15, 2009 4:50 PM
 

Tolga YILDIZ Dediki :

Buyuk bır macerayla baslayan gezının son kısımları dahada buyuk olmus levent abııı ama sağsalim ülkemize tekrar geri dönmen bence beni daha cok mutlu ettii en azından sunu anladm explorerın dediği gibi herseyımızın bır yedeği olmalıı elimizin altında cok haklıı cok ıyı bır ders cıkardımmm tsk lerr levent abı gelmıs gecmıs olsunnn

May 17, 2009 1:52 AM
 

Tayfun Dediki :

Abicim hakketen hikayeni dinlemiştim fakat resimlerle çok çok daha yaşadım.Hayallerime bir tane daha eklendi ... Motorla seyahat :)

May 19, 2009 11:50 PM
 

Savas KAYAN Dediki :

Gidişi gezi,dönüşü müthiş bir macera.

defalarca okunması gereken bir macera.

May 26, 2009 10:59 PM
 

Petrit Dunisa Dediki :

Güzel bir gezi ama çok heycanlı bir macera seyahatı olmuş.

Zorluklara rağmen yine başarmışın. Super Kahraman....

August 4, 2009 11:48 AM
 

Petrit Dunisa Dediki :

Güzel bir gezi ama çok heycanlı bir macera seyahatı olmuş.

Zorluklara rağmen yine başarmışın. Super Kahraman....

August 4, 2009 11:52 AM
 

Levent Demir Dediki :

Teşekkür ederim. Geçti gitti ama aynı yola giden herkesle yola çıkmadan evvel birkaç dakika sohbet etmek isterim. =))

Artık her şeyi kopyalayıp öyle yola çıkıyorum.  

October 31, 2009 9:43 PM
 

Barbaros Tetik Dediki :

Kesinlikle çok heyecanlı ve okuyucuları için çok faydalı bir gezi raporu.

February 9, 2010 3:44 PM
 

Tolgahan YILMAZ Dediki :

levent hocam... gercektende soluksuz izledim raporu... eline sağlık teşekkürler.. :)

February 25, 2010 9:42 PM
 

Erhan Yilmaz Dediki :

Öncelikle geçmiş olsun.Çok keyifli başlayıp ardından sıkıntılı olsa da yinede ders alınacak maceralı bir yolculuk olmuş.

March 17, 2010 8:34 PM
 

bulent cakici Dediki :

Elçiliğin kendi vatandaşına bakışı içler acısı, davranışlarından dolayı kınıyorum!!! hiçbir T.C vatandaşı böyle bir eziyeti hak etmemeli örneği az ama malesef bizde görülür diyor Levent Hocama hem geçmişolsun hemde bu maceralı vede güzel geziyi bizlere aktardığı için tşk. ediyorum

May 7, 2010 2:06 PM
 

Burak Yalcin Dediki :

Gezi yazısını okudum.Geçen sene bizim Fikret Özlü ile yaptığımız İspanya Turu aklıma geldi.Biz de Fikret Abinin Goldwing i ve benim K 1200 S ile çıkyık İzmir'den ve 4.gün Barcelona'yı terk ettikten sonra benzinlikte Goldwingin beyni yandı.Tamirci,geç ve yanlış siperiş edilen parça,çekici bulma macerası derken 20 günlük geziden 32 günde anca döndük.Stres stres stres:) Ama geriye bakınca tatlı anılar kalıyoru ve tecrübeler.Sene aşıp da sezon gelince başlıyor yine planlar.Yazı için teşekkürler bir takım dersler aldım:) Selamlar.

July 2, 2010 7:07 PM
 

Can YATKIN Dediki :

olabilecek en kötü şey olmuş.uzun yada kısa mesafe,hiç bir evrağımı tek noktada toplamıyorum.ehliyetim cüzdanımda fermuarlı mont cebimde.ruhsat genellikle motorsikletimin koltuk altı bagajında, kontrollerde kolaylık olsun die mont cebimde.Freebag asla kulanmam(çalınmasıda ,düşmeside,unutularak kaybedilmeside çok kolay)..yaşadıklarınız sizin için büyük tecrübe.tekrar yaşamamanız dileklerimle.

October 28, 2010 5:04 PM
 

Dogan Kutlar Dediki :

Güzel ve bol aksiyonlu bir Tur olmus, tebrikler :-)

Konsolosluk calisanlarinin kendi Vatandaslarina yaptigi zulüm ve eziyet biz Yurtdisinda yasayanlara ne yazikki yabanci degil :-(

Eski Yugoslav Ülklerinde Polisle isin oldugunda Pasaport arasinda 5 Avro bile versen yeterli olur.

Yagmurluk alirken Tulum yerine Iki parca olanlari tavsiye ederim ayrica Eldiven ve Ayakkabi icin olan yagmurluklarda var.

Selamlar :D

February 24, 2011 2:38 PM
 

Oguz TUNA Dediki :

Azmini kutluyorum. Helal olsun.

November 16, 2011 8:16 AM
 

Kadir BUYUKUNSAL Dediki :

Nefes nefes nefese okudum. ne macera ama.. geçmiş olsun. üstesinden iyi gelmişsiniz ....

November 13, 2012 1:11 AM
 

Cuneyt Ozcan Dediki :

Levent slm rahatligina hayran kaldim bu kadar sıkıntıya karsi ragmen hala pozitif olman mucize gibi tebrikler

January 25, 2013 2:05 PM
 

Cuneyt Ozcan Dediki :

Levent slm rahatligina hayran kaldim bu kadar sıkıntıya karsi ragmen hala pozitif olman mucize gibi tebrikler

January 25, 2013 2:06 PM
 

Levent Demir Dediki :

Çok teşekkür ederim. Zaten tabiat itibarı ile pozitif bir insanımdır. Olanların yaşama sevincimi azaltmasına izin vermedim =) Çok güzel maceraydı gerçekten =)

April 18, 2013 9:17 AM
 

mehmet atmaca Dediki :

kıssssskkaannnndııımmmm

June 16, 2014 9:51 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Levent Demir

2007 yılında aldığım F650GS im ile motosiklet kullanmaya başladım ardından 2006 model bir 1200 gs e terfi ettikten sonra bu boyla kendime daha fazla işkence etmeyi bırakıp tekrar F650 ye dönmüş durumdayım. Antalyada ikamet etmekteyim. Çevre mühendisiyim. Motosikletimle şimdiye kadar çeşitli yurt içi ve yurt dışı gezileri yaptım. Yaklaşık 50 000 km yol yapmış durumdayım. Motosiklet kadar olmasa da yamaç paraşütü, dalış yaptığım ve sevdiğim sporlar.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x