in

Tonguc Karaagac

Tonguc Karaagac

April 2014 - Mesaj


  •   TRANSTOROS: MACERANIN EN SAF HALİ

    Mon, Apr 21 2014 15:14
    4,160 Okundu  

     

    İçimde motosikletle uzak diyarlara gitme fitilinin ateşlendiği gün, Ewan Mc Gregor ve Charley Boorman’ın 2004 yılında giriştikleri meşhur dünya turunun belgeselini seyrettiğim gündü. Seyahatin Avrupa, Amerika kısmı beni pek etkilemezken, Asya’yı boydan boya geçip Bering boğazından Alaska’ya uzanırken yaşadıkları macera zihnime kazınıp kalmıştı. ‘Ben de acaba o diyarlara gidebilir miydim? Neden olmasın!’

    ‘Neden olmasın!’ sorusu bir yandan sizi teşvik ederken bir yandan da hayalinizi gerçekleştirmenize engel olabilecek zorlukları getirir aklınıza. Maddi imkânsızlıklar, zaman darlığı, sorumluluklar, sosyal baskı ve daha niceleri üzerinde kafa yormaya başlarsınız. Sonuçta çoğunun bir çözümü vardır, ancak bazıları yıldırabilir sizi. Beni bu maceraya atılmakta en çok tedirgin edense deneyimsizlikti.

     

    “Long Way Round” belgeselini seyrettiğimde henüz motosiklet kullanmaya yeni başlamış acemi bir sürücüydüm. Ne uzun yol, ne de arazi sürüşü tecrübem vardı. Hayatımda hiç çadırda kalmamış ya da kamp ateşi yakmamıştım. Lastiğim patlasa, nasıl değiştireceğimi bilmiyordum. Ewan ve Charley gibi motordan donanıma, ilkyardımdan lojistiğe kadar eksiksiz bir profesyonel destek alamayacağıma göre bu sorunu tek başıma halletmem gerekiyordu. İşe arazi sürüş eğitimleri alarak başladım. Bulduğum her fırsatta araziye çıkıp öğrendiklerimi uygulamaya çalışıyordum. Yaklaşık altı ayın sonunda sürüş açısından kafamda hiçbir soru işareti kalmamıştı. Diğer deneyimleri edinmek içinse nihai adresim RideTurkey topluluğu oldu.

     

    RideTurkey, motosiklet gezginlerinin ihtiyaç duyduğu bilgi ve tecrübenin kolektif olarak geliştirildiği Türkiye’nin sayılı gezgin motosiklet gruplarından biridir. Amansız maceraperestlerden, ehliyetini yeni almış sürücülere kadar birçok farklı üyesi bulunan oluşum, zorlu yolculuklar için gerekli tüm donanımı size sunar. RideTurkey ile katıldığım kamplı geziler, arazi antrenmanları, navigasyon oyunları, mekanik bakım eğitimleri gibi aktiviteler bana çok şey kazandırdı. Ancak bu deneyimlerin doruk noktası 2011 ve 2012 yıllarında katıldığım Transtoros geçişleri oldu.

     

    TransToros geçişi Antalya’nın batısından başlayıp Kayseri’nin Kapuzbaşı beldesine kadar uzanan Toros dağlarının yüksek zirvelerinden ve bakir bölgelerinden geçen 1600 km’lik bir parkur üzerinde yapılır. Birçok gezgin bütün bir sene bu maceraya katılmak için hazırlanır. İhtişamlı dağların zirvelerini aşmak, sonsuz yıldız denizi altında uyumak, turkuaz mavisi şelalelerin buz gibi sularında serinlemek, uçsuz bucaksız platolarda motor sürmek, bir yörüğün ikram ettiği taze ayranı içmek sanki konsantre bir dünya turu yapıyormuş hissini verir insana. Ancak her sefanın bir de cefası olduğunu da unutmamak gerekir.

     

    Yedi gün süren yolculukta, 0 – 3.700 m arası irtifalarda, 0 – 45 Cº arası sıcaklıklarda, değişken zemin koşullarında motor sürer, çadır kurar, ateş yakarsınız. Motorunuz arızalandığında tamir etmeniz, yolunuzu kaybettiğinizde bulmanız gerekir. Her sene güncellenen rotanın bir bölümü daha önce yapılmamış yollar içerdiğinden hep sürprizlerle doludur. Daha önce hiç deneyimi olmayan biri için bütün bu zorlukların üstesinden tek başına gelmek neredeyse imkânsızdır. Bu nedenle TransToros geçişinin yapıldığı Ağustos ayına kadar geçen süre boyunca birçok farklı etkinlik gerçekleştirilir. AMHO, RT-Challange, TransMarmara gibi etkinliklerle sürüş ve navigasyon becerileri geliştirilirken; ilkyardım eğitimleri, mekanik atölye çalışmaları, doğada hayatta kalma eğitimleri ve doğa kamplarıyla sürüş dışı alanlardaki yetkinliklerin artırılması sağlanır. RideTurkey bu açıdan bakıldığında adeta bir gezgin okuludur.

     

    Ağustos ayı geldiğinde düzenlenen tüm aktivitelere katılmış biri olarak kendimi son derece hazır hissediyor, TransToros’u büyük maceraya hazırlık yolundaki son sınav olarak görüyordum. Nitekim öyle de oldu. Coğrafyasından insan ilişkilerine, fiziksel eforundan sürüş şartlarına kadar böylesine bir meydan okumayı bu solukta sürdürebileceğimi hayal bile edemezdim. Yedi gün sonunda İstanbul’a döndüğümde hala şaşkındım. Demir Kazık, Karagöl, Kapuzbaşı, Hacıkırı, Kuş Yuvası, Geyik Bayırı, Gilevgi Yaylası, Saklıkent gibi adını hatırladığım yerlerle krater gölü, dereler, şelaleler ve daha nice güzellikler gözümün önünden geçip durdu haftalarca. Bir sene sonra Ağustos ayı geldiğinde Fethiye’de bulmuştum yine kendimi, bu kez 2.200 km’lik TransToros Ekstrem geçişi için. Büyük macera TransToros’un ta kendisiydi artık.

     

    Bu sene 2.000’in üzerinde RideTurkey üyesi TransToros 2014 geçişini sabırsızlıkla bekliyor. Kimi bu maceraya katılmak, kimi daha büyük maceralara hazırlanmak, kimi yüzlerce sayfalık forumda paylaşılan tecrübelerden yararlanmak, kimiyse bu heyecanı uzaktan da olsa paylaşmak için. Çünkü herkes bilir ki, TransTorosu tamamlayan birinin motoruyla üstesinden gelemeyeceği bir macera yoktur.

     

    Tonguç Karaağaç

     

    Gönderilen Apr 21 2014, 03:14 PM Yayınlayan Tonguc Karaagac Ne ile 18 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x