Hayali bir darbuka sanatçısının sahne adı da olabilecek bu yazı başlığı için epey kafa yordum nedense ; )
Seçenekler arasında “Öldüren Fantazi”, “Düdüklü Tencerenin Düdüğü Kimin İçin Çalıyor?” vb bulunuyordu…
Köpekler niçin motorlu araçların peşinden havlayarak koşar?
Motosikletçiler niçin her sene daha da güçlü motorları kovalar?
Hayatın anlamı nedir, var mıdır???
Birinci soru motosikletçilerin başbelalarından olduğu halde çözümü çoğumuzun zannettiğinden daha basit ve anlamlıdır:
Köpeklerin, motorlu araçların peşinden laf olsun diye koşmak ya da bu hareketlerini üzerlerine alınma yanılgısıyla durup onlarla kavga etmeye kalkan motosikletçileri ısırmak gibi özel bir zevkleri yoktur aslında…
Köpekler, motorlu araçları “sahalarını” “işgal edebilecek” bir canlı zannettikleri için kovalarlar. “Tehdit” sahalarını terk ettiğinde ise ki bu saha insanlarınkinin aksine oldukça ufaktır, kovalamayı bırakırlar!

İkinci sorunun cevabı, insan “aklı” söz konusu olduğu için biraz daha karmaşıktır ve yer yer anlamsızlığın sınırlarında seyreder:
Genel görüşe göre insan araç yaparak hayatta kalmış ve “ilerlemiştir”. Bu görüş doğrultusunda, insanın hayat şartlarını daha iyi hale getirmek için araçlarını sürekli geliştirdiğini söyleyebiliriz. Ama yürümenin bile giderek nükleer savaş taktikleri gerektirmeye başladığı “çağdaş” trafik şartlarında, güçleri sürücülerini her sene daha fazla AŞAN motorlu araçların, hayatta kalma ve hayatı iyileştirme konularında ne kadar işe yaradıkları artık tartışılır olmaktan bile çıkmaya başlamıştır.
İş dönüp dolaşıp; pek çok dişi kaldığı gibi dişlerinin çoğaldığı anlaşılan “çağdaş uygarlığın” üzerimizde artan baskısına, bizlerin bu baskıya karşı vereBİLDİĞİMİZ ve giderek garipleşen tepkilere geliyor...
Baskı oluşturan şartların değişkenliğine göre:
- Kimimiz dağlara çıkıyor;
- Kimimiz bisikletiyle cinsel ilişkiye giriyor;
- Kimimiz gün boyu işyerinde kuzu kuzu çalıştıktan sonra arabasına binince Dünya’yı yok etmek isteyen uzaylı bir ırkın azimli bir ferdine dönüşüyor;
- Kimimiz kapasitesinin çeyreğini yarış pistinde bile kullanamayacağı motosikletiyle “TRAFİKTE YARIŞ” adlı “Öldüren Fantazi”yi son kez yaşıyor ve -yaşatıyor-;
- Kimimiz (örneğin; bu satırların yazarı) onca eğitim görüp, bu konuda insanlara sürekli sözlü ve yazılı ahkam kestiği halde, “acemiliğinde” bile yapmadığı kadar densiz bir hatalı sollama ile 44 yaşında ölümden dönüyor;
- Kimimiz ise orasına burasına bağladığı bol miktardaki patlayıcı ile kalabalık bir yerde patlamayı tercih ediyor…
Hayatın anlamı değil bir yazı, tonlarla kitap yazıldığı halde çözülemiyorsa da kullanışlı olacağını umduğum bir önerme getirmeye çalışayım:
Hayatımızdaki arızaların acısını kendimizden ve başkalarından çıkarmak o arızaları geçirmiyor!
Ama, bizi arızalardan uzaklaştıran zevklerimize;
Çevremize ve kendimize saygı içeren vicdani ve gerçekçi bir ayar verebilmek, hayattan keyif alma ve hayatın anlamını arama şanslarımızı arttırıyor…
Fuat Domaniç
"Masumları da tehlikeye atma özgürlüğümüz yoktur!"