TransToros 7 sınrasi izlenimler (Safak EMRENCE)

Paylaş   Tue, Aug 07 2012 8:19
4,179 Okundu  

TransToros gecisi bir cok yonden katimcilarina daha once hicbir zaman karsilasmadiklari deneyimler yasatiyor. Bu 7 gun icinde biz masa basinda calisip hafta sonunda motora binenler Turkiyenin ne kadar buyuk oldugunu, ne kadar genis bir cografyada insan yasamadigini, doganin ne kadar sert oldugunu, bu dunyada zamanin ne kadar kucuk bir biriminde yer aldigimizi cok net gorebiliyoruz. Bu seneki katilimcilarimizdan, Nightmare takiminda yer alan Safak ERMENCE donus sonrasi duygularini kaleme almis ben de aynen aktariyorum.

Insanin kendisi ile ayni duygulari paylasan birilerinin daha varligindan haberdar olmasi cok guzel. Eline, klavyene saglik Şafak...

* * * * *

 

Arkadaşlar merhaba, yeni bilgisayar başına geçebildim, 950 ye yakın okunmamış mesaj, hayırlısı acele yok, 2 saat sonra 850 kaldı, yarın devam....

Lafı uzatmadan, işin gazı da kaçmadan, işte yedi günün özeti, TT7'de,  yedi gün, "Seventh Son Of A Seventh Son" Iron Maiden... neyse bu konu dışı 80 lere selam...

Önce motorları yüklüyoruz, daha İstanbul dayız, güvenli sular sakin, çocuklar uykuda... 

 

 

Ölüdenizde böyle başladık, haftalarca hazırlandık, aldık taktık giydik, bindik, okuduk yazdık, rota çalıştık, "Teyzem bir ara google Earth'e bakıp ben ezberledim yolları sen daha neye bakıyorsun" dedi, diyemedim ki "ben derdime yanıyorum" bir şekilde geçeriz artık... Neyse, saat 22:00 yer Sugar Beach insanlar hala motora bir şeyler takıyorum. Biniyorum iniyorum... Sanırım bitti... 

Sabah kurduğum iki alarm danda diğer arkadaşlardan da önce kalktım, uyudum mu bilmiyorum, hazırmıyım ? bilmiyorum, ee bundan daha fazla hazır olamam o kesin.

Marş marş, herkes motorlarında saat 4:45 hipodromda ki atlar gibi kapının açılmasını bekliyoruz, güneş ne GPS i ne imsakiyeyi takmıyor, doğmuyorda doğmuyor, gökyüzü kara, herkes 1 m gidiyor duruyor, takım arkadaşları ile konuşuyor, nihayet o kara biraz mavileniyor, ve perde, kapı aralanır, sular akara teker döner, sakin sakin, döenmeçleri dönüyoruz, sert kıvrımlı asfaltta, temkinli bir ilerleyiş, daha işin başında devirmeyelim koca oğlanları daha çok işimiz var, sonra, telsiz konuşmaları, "sen nerdesin, ben nerdeyim", toprağı giriş.... ...

Bir iki dakka sonra Hakar Akarcalı bildiriyor "Toprağa girdik beyler, hadi hayırlısı" girdik,evet. Güzel de girdik, lakin sabahın körü için hızlıca sertleşiyor şartlar.

ilk 30 dakikada kollarımda ki kaslar yanmaya başlıyor, "aban" diyorum kendi kendime "depoya aban" "kollar serbest" ... Devam.... 

Evet bunları hep dinledik burası "Light ammo "değil. "Oğlan çocuklarına göre bir yer değil" . Gideceğiz bir şekilde... Devam... 

Öyleydi böyleydi derken ilk kamp yerine varıyoruz. Saat  17:30 h,ç fena değil, gecenin körü değil, duş var havuz var, daha iyisi dostlar var... 

Durum biraz turistik.... 

Önceki TTS ler hiç demediydi,, öyle havuzlu filan bir şeyler,,, kendimi tartıyorum, 6 kere daha yapabilir miyim. Evet yaparım...

Devam.....

Kurallar gereği Fatih sipariş edip içemediği birasına melül melül bakıyor, "ya benim olacan ya kara toprağın".

İkinci günü sabahı yine mahşer yeri gibi , herkes ardı ardına çıkıyor, toz toprak, ve gaza getiren telsiz konuşmaları, ilerleyen saatlerde susan tesliz konuşmaları...

İkinci gün bizim ve kardeş takım 4yardırz için BOMBA... Ergin anlatmış, ben burada değilde videolu bir anlatımla paylaşacağım daha sonra, çünkü macera içinde macera ikinci gün.

Fakat kısaca

1.kütük

2. kütük

ee artık tamamdır herhalde

3. dere geçişi 

okey bu işin bir parçası

4. Yıkılmış köprü

Yok artık, 3m indir 3m çıkart... şemsiye açılmıyor ha gayret.

5.Devrilmiş ağaçları temizleme.

6. Dere yatağı geçişi,

Artık dönmek yok , devam.

devam da Korsanlar geliyor diyor ki "abi ilerisi sakat biz tabanvay geldik" diyoruz ki "gerisi de sakat" karar verebilmek için Erginle yürüyüp bakıyoruz.

7. Taşlar kayalar, AMTD yani ağır motorlarla trial denemesi.  artı yağmur... Ergin Rules.... 

 

 

8. Kütük yine...(reklam gibi esas programda önce ve sonra aralarda)

9. Toprak kayması daralmış yol, sonrasındaki taşa motoru çarpıp devirmece, motor yola ben aşağıya. tam bir "Motür yuhardamı kaldı vakası"

10.Galiba bir yada iki ağaç vakası,

11. İri taşlı bir tırmanış, gaza asıl, kontrol kontrol, istemsiz yön değişimi, kenara gelince gazı bırak, devirmece...

12.taşdan yırtmak için tarlaya gir, tarladan çık, topu topu 50 m ama taşdan iyidir.

13.Dere geçişi, yumuşak kumda devirmece.

14. Yol çökmüş, mecbur dere yatağı geçişi, önce ki kadar zor değil ama saat 22:00 piller bitik , açız , ıslağız, moraller bitik, birde kafamız da baykuş , bir sen eksiktin. NOKTA. 

SAbah devam 

10:00 gibi normalleşiyor durum, gidilebilir bir zemine varıyoruz. vee sonra Köprülü kanyon, yemek 2,5 litre ayran, elimde pet şişe kadıncağız onu masaya getirmiş, bardağa koyup içelim diye, kafama dikiyorum, erol taş misali bıyıklardan aşağı akıyor. Kadın diyor ki "inek sütünden o aç karnına dokunur" diye, ben bir ara durup "ne keçi sütü mü" diyorum "yok inek" diyor. şişe bitiyor. Sen sağ ben selamet. Ayaklar soğuk suya... 

"Haberler iyi" diyor Mehmet abi , "Başkan kamp noktasını geri çekmiş" düşünüyorum iyi mi oldu kötü mü oldu diye.. Bir günlük extrem keyfi buyrun buradan yakın, hem de o gecenin üstüne...

Devam devam... 

Haliyle geceye kalıyoruz... 

Tam bir NIGHTMARE...

Ayaklar böyle olmuş,

 

 

 

2. günün bakiyesi ve 3. gün gece saat 3 gibi bitiyor

 

 

 Kamp yerini bulmak da zorlanıyoruz. alo Teo Kamp hattını arıyoruz . Sağolsun Teoman bizi karşılıyor, soyunmaca dökünmece bir de bakıyorum ilk gün önüne geçtiğim iki alarm ardı ardına çalıyor , "kalk borusu" "eee daha yeni geldiydik" .. yatıyoruz birazcık uyuyacaz işte, diğer arkadaşlar uyanıp hazırlanırken biz uyumaya çalışıyoruz... 

Osman abi , bira da bira... Kral hav hav... 

 

tam hatılamıyorum ama galiba saat 7:00 gibi teker dönüyor, 4. gün temiz bir sayfa, tabi sırtımızda extra yorgunluk.

4. gün tatsız bitiyor , Sertaç gözümüzün önünden çalıların arasına dalıyor, ne viraj var ne birşey üstelik kampa 2 km kala... Yorgunluktan anlamıyorum en başta alternatif bir yol mu buldu diye düşünüyorum, sonra "saçmalama diyorum kendi kendime asfalttayız ulan..." Duruyoruz hayatımın uzun anlarından biri uçurumun kenarında bağırıyoruz. Sertaç diye, cevağ bir kaç saniye sonra geliyor "ben iyiyim abi" ... "Ohhh"

yanına iniyorum.. Allah korumuş... 

önce onu sonra tortoru.. 

Eşyalarını söküyoruz , Sertaç iyi.... 

4. günün sonu, kafamda bir çok soru işareti, muhakeme, yanımda,aç bir kedi yavrusu, şevkatım bitmiş, kediyi Mehmet kaptan a posta... 

5. gün sabahı arayıp da bulamadığımız kamp yerinden Hakan abi Teoma ve Fatih geliyor, 100 m ilerdeydik diyorlar.. Eyvallah...

5.gün uzun, sonu zorlu... Devam... 

Karaman da 4 saat ıvır zıvır, hava filtreleri temiz zincir yağlı, midede etli ekmek, 

Sonra güzellikler... 

 

 

Aksıfat vadisi Gödet kanyonu ve gece ... Cehennem deresine iniş yandın kulesi, yol yer yeer kapalı ya taş dökülmüş yada kendi kısmen aşağı göçmüş, yada ikisi birden, katmerli durumlar... başlamadan önce birileri ışık sallayıp bağırıyor, gecenin bu vakti , neyse duruyoruz, bakıyoruz ki Karaip korsanları, kamp atışlar benzin sıkıntısı var, bir de yolun durumunu değerlendirip, güvenli alandan yada tercih kullanmışlar, anca beraber kanca beraber diyoruz. önce bir yörük çayı, yufkası eşliğinde barbunya konservesi devamında, zor yollar el ele yardımlaşarak, arkamızda Born To Ride, tam gaz. Kamp yerine birlikte varıyoruz. Herkes sağ salim... 

Sabah dere ye iniyoruz. meşhur kulubede hoş anlar, Zaferin okuması yazması, taşımacılığı kadar iyi değil, bu nokta tarihi talihsiz açıklamayı yapıyor ve kulubenin üstüne altın harflerle kazıyor "AFRİRA TWİN" altında "CA" yazıyor.. E tabi silgi yok yanımızda.. Tarihe kazınıyor...

 

 

Gözlerimizden yaşlar akana kadar gülüyoruz....

tabi ki TT4 ü TT7 yapma görevini ona veremeyiz, TT42 filan yazabilir...

Yola devam.. 

Önce köprüler.

 

 

Sonra Belemedik geçidine geliyoruz, meşhur belalı yer, Mehmet kaptan iniyor yavaş yavaş sonunda duruyor, sırada ben varım yine hesap kitap zamanı, tam  o sırada , Süleyman abi geliyor motoru ile, (video su muhakkak gelecek)

Abi hiç indin mi diyorum, buradan motorla inmedim diyor şartlar eşit, konuşurken bir yandan iniyor ayaklarını yere değdirmeden. ben atak pozisyonunda sıramı bekliyorum, arkadan elektrikli motorla biri daha ama o motorun üzerinde de değil tutarak indiriyor, belemedik geçidine trafik ışığı lazım, herkes sıramı çalıyor, atlıyorum üstüne, gıdım gıdım... 

Derken bir ara uleeeen diyip ayağa kalkıyorum, arka bir yana ön bir yana ABs devre dışı, Mehmet abi ile göz göze geliyoruz, kaşlarını kaldırıyor, aşağı inmeden hiç birşey yapma diyor... Türkçesi kaşınma otur oturduğun yere,,,, Kaptan ın sözünü dinlerim ben arkadaş, neyse sülüman abi kadar olmasada yatırmadan indiriyoruz.

aşağı, muhteşem tünelde foto filan ..

 

 

Akşam geç olmadan kamp yerini geçip kara göle tırmanıyoruz. 

Mehmet Kaptan açıklıyor, biz buraya inip çıkana hacı diyoruz, . Bütün bunların başında "inecem uleen ..." dediğim karagöl, işaret parmağıyla beni çağırıyor... Tepeden aşağa bakıp önce buradan sonra buradan burada gaz aç diye plan yapıyorum. Fakat ciddi yorgunum, son yarım saattedeki tırmanış beni bitirdi, yani tüm yorgunlukların üstüne cila oldu . İnermiyim ? İnmem, Arı maya"mı artık, hep istedeğim hatta tutmakda zorlanıyorum, ee burası için en çok kontrol lazım, o da taze bitti.. Ne yapayalım, bu seferlik Ümre olsun varsın... Seneye,...

Kampa dönüş Zafer in taa nerelerden taşıdığı pasta ile Oğuz un doğum günü kutlaması... 

Gece donduyoruz. Teoman ve Serdar çadırdaş oluyor, durum yoruma açık.... Hollanda da balayı....

Zafer tulumun içine kaçmış kafası bie görünmüyor, bir ara öyle binip gidecek herhalde diye düşünüyorum.

Güneş doğunca durum katlanılır bir hal alıyor yola devam... 3200 yapacaz daha hemde karpuzlu.

Hedef Demirkazık, hafif tırmanalım az benzin alalım hesapları arasında, Karpuz Zafer'in elinde patlıyor, bir ara Fatihle göz göze geliyorlar. Konuşmalarına şahit oluyorum fatih diyor ki "bence çok yanlış yapıyorsun" 

Ama Zafer bu işte iyi, motoru yaırmadan karpuzu dağıtmadan ver elini demir kazık.. 

o kadar yüksekki çakmakları yakmakda zorluk çekiyoruz... 

Tabii her güzle şeyin bir sonu var... Hemde mutlu son bu sefer ki... 

Ekranda mutluluğun resmi... 

Bu da ayndaki aksi...

buda sıfır taktığım lastiklerimin hali

buda ilk önce nasır tutup sonra su toplayan sonra da kan oturan sonra hiç birşey hissetmediğim ellerim hali...

Son olarak da 

bitiremezsem sakkallarımı bitirene kadar kesmeyeceğim deyip , ara ara da "ya biteremezsek" dediğim, traş olmuş halim, damat traşı...

 

,

İnsana dönmüş halim endurcu nun e hali ev hali... 

 

 

şimdi de teşekkürler...

Sıralama kafama göre... 

Sevigili Cem Yıldız. Cem abi alkışlar sana, sen olmasan bu olmasa yaşlandığımda eksik kalacaktık... 2. gün dahil... (hatta en çok ikinci gün)

Sevgili Kaptan triple TTS-X Mehmet Durak, durmadın.. İyi ettin. Çok keyif aldım... O ikinci günde bir biri ardına çıkan zorluklarda,,, 

dur hadi yazayım buraya,,

birinci kütük geçilir, 3 motora diğer tarafa geçer, Mehmet abi derki siz dinlenirken ben biraz bakayım duruma .. Dinleniriz, bir iki dakka sonra giyinip anons ederiz "Mehmet abi var mı bir şey" "ileride bekliyorum " iyi devam... 200m sonra Mehmet abi içlikle motor park halinde önünde ikinci kütük,

"abi nedir"

MD "soyunun"

"abi ne yapacaz"

MD "soyunun sevişecez"

:)

Sonra onu da geçeriz Mehmet abi yine duruma bakar, anons filan 

"arkadaşlar bir dere var ama geçilemez değil" iyi onu da geçtik, 

Mehmet abi önden 

"abi duyuyor musun"

MD "biraz devam edin konuşmamız lazım" hah şimdi işte baltayı taşa vurduk diyorum. 

yanına gidince görüyorum ki köprü uçmuş,,,, 

devamını biliyorsunuz... 

teşekkürlere devam.. 

Sevgili Zafer senin kadar uyumlu bir adam görmedim desem ki "abi bir arkadaş var buraları çok merak ediyor muş" diye atlasın ben götürürüm diye bilrisin... 

Seni tanımak bir kazançtır.

Sertaç yüreğimizi hoplattın, geçmiş olsun tekrar, bana ders oldu, kendimi bir daha bir daha tarttım... Seneye Afrira Twin in orada buluşalım inşallah.

Oğuz seni tanıdığımada çok memnun oldum... Ankara havası getirdin bize..

Sevgili dört yardıranlar... Başta Ergin The Trial Master, ve Hüseyin Naktürk (Hulk) Siz olmasnız o cennet dere de yerleşik hayata geçebilirdik... 

Karaip Kosranları her nekadar sizin temponuzun altında kalsak da ne hikmetse hem yolumuz kesişti... (Latife bunlar sakin ciddiye almayın) 

Rasim bir gün senin BMW Jersey si önünde itiraflarını alacağım o zaman ne o taraftan ne bu taraftan olacaksın... Alamancı olacaksın sende.. Bir gün herkes GS e binecek. Bak burası samimi kalpten söylenmiş birşey... Alınmaca yok.. Duygularım böle..

Binici doğanlar, öncelikle geçmiş olsun Sinan, seneye devam.. 

Sakin Hakan abi, yardımsever Teo, ve Düzce den transfer Fatih, Son iki gün hep beraber olmak çok keyifli ve güzeldi, hatta 8. günü sayarsak 3 gün. adana sıcaklarında bile... 

Ve diğer arkadaşlar iyi ki varsınız iyiki RT var, iyiki TT var... 

Hac vazifemizi tamamlayıp yurda dönmenin güzelliğiyle.. 

 

 

 




Yayınlanış Tarihi Aug 07 2012, 08:19 AM Yayınlayan Cem YILDIZ

Yorumlar


 

Melih Ulubilgen

Bu güzel rapor için teşekkür ederim..TT'yi izlerken çok keyif almıştım raporu okurkende o kadar keyif aldım..

August 6, 2012 11:29 PM

 

Mustafa Yilmaz

gazanız mubarek olsun aslan 7 ler hıkayenızı dortgozle beklıyoruz kalamısda

August 7, 2012 12:53 AM

 

Kaan TOMAC

Başkan organizasyon için tebrik ederim.

Şafak arkadaşımızı tekrar tebrik ederim.

Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.

Sakallar güzeldi ya ...... ;)

August 7, 2012 1:17 AM

 

AHMET BATUR

Çok keyifli olmuş ,hoşgeldiniz arkadaşlar , Sülüman abi de çok iyiyimiş ..))

August 7, 2012 1:59 AM

 

Hakki Orun

Guzel bir tur kazaniyoruz Turkiye icin.  Cem seni tebrik etmek istiyorum, bu isi surekli hale getirip bu katilimi saglaman ve bu olaya katilmaya ozendirdigin icin.  Bir gun katilacagim hem de yakinda gorunuyor.  Cok imreniyorum.

August 7, 2012 11:16 AM

 

Safak Emrence

Okuyup da yorum yazanlara teşekkürler.. Sakkallar gene gelir... Preveze hesabı..

August 7, 2012 7:54 PM

 

david maden

Super yazmıssın. harika

August 8, 2012 2:50 AM

 

celil ozdemir

harika ya gece gece gaza geldim yine , ne zaman girsem bu rt ye kendimi dağlara taşlara vurasım geliyor ...

August 8, 2012 2:24 PM

 

yasin ünsal

ellerinize sağlık yüreğinize ,gözünüze ,bileğinize sağlık...herşey çok güzel ve bir o kadar zahmetli olmuş ...

umarım sizlere eşlik etmek banada nasip olur ve bu hac görevini bende yerine getirmiş olurum ;)....

August 9, 2012 4:05 AM

 

ahmet kabaalioglu

Anlatım çok güzel ,elinize sağlık.

August 9, 2012 7:48 AM

 

Serkan KOL

Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum, süper daha ne denirki.

Ayrıca rapor ve anlatım harika ellerinize sağlık arkadaşlar.

August 10, 2012 4:37 AM

 

hakan ates

Fİziksel ve zihinsel olarak çok zorlamış ama tt ve anlatım süper olmuş ellerine sağlık

August 14, 2012 6:21 AM

 

Bulent Erden

Harikasınız arkadaşlar, bu keyfi bizlerlede paylaştığınız için teşekkürler.

August 14, 2012 12:12 PM

 

celalettin rumi aytaç

Tatlı su balığı olmadığınızı göstermişsiniz arkadaşlar.Enduro işte bu Ama halen eksiklerimizi sülüman AĞA biz bunu hergün yapıyoruz diyerek show unu yapmış nasıl ama sülüman TIN mıyor bile onu ve hepinizi kutluyorum:))))

August 14, 2012 1:20 PM

 

Engin SEYHAN

Ağzınıza sağlık, çok güzel bir anlatım. Büyük bir keyfle okudum. Bu arada sandığımdan çok daha zorlu yollardan (yol denebilirse tabi) geçmişsiniz. Büyük bir dayanıklılık sınavı, hem sizler hem de motorlar için...

August 15, 2012 11:36 PM

 

Nedim URCAN

okumak daha keyifli gibi sanki...

August 26, 2012 11:51 AM

 

ensar demir

dere yatagındaki gecis inanılmazdı. tebrikler

November 15, 2012 1:07 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Cem YILDIZ Hakkinda...

8 senedir motor kullaniyorum. Su ana kadar 170.000 km yol yaptim ve bunun yaklasik 100 bin km sini uzun yol olarak raporladim. Bir LDR rapor arsivi olmasini arzuladigimiz bu portaldan en az benim kadar keyf almanizi dilerim...