Bir TTS nin karısı olmak

Paylaş   Mon, Sep 03 2012 15:10
3,755 Okundu  

TransToros Geçişi gerçekten anlatılmaz yaşanır bir macera. Her sene yeni yıla girdikten sonra hepimizi bir telaş alır. Artık geri sayım başlamıştır. Spor salonlarına yazılınır, fazla kilolar atılır, antrenman planları yapılır, takım için arkadaş aranır, eksik ekipmanlar tamamlanır, ilk defa katili nacaksa eskilerin hikayeleri her çarşamba toplantısında tekrar tekrar dinlenir, Daha 7 ay vardır ama yapılması gereken şey de çok fazladır. Kolay değil her sene katılanlardan ancak 1/4 unun bitirebildiği bir maceraya kolları sıvamak, "ben de varım" demek. Biz bu macerayı kuralları çerçevesinde tamamlayan arkadaşlarımıza TTS yani "Trans Toros Sürücüsü" deriz Özellikle bitirenlere bu 3 harflik kısaltma arkasında dolu dolu 7 günü anlatır ki bunun nasıl bir şey olduğunu ancak onlar bilebilir...

Özellikle ilk kez katılacaklar için TT nin her kilometresi sürprizlerle doludur. Kişi hayatındaki bir çok şeyi ilk kez burada deneyimler.

Uyumlu bir ekip basariyi getirir.

Basari ise her anında keyif verir double OK

Eskiler için ise en keyifli anlardan birisi olayları yenilerin ağzından, onların anlatımları ile dinlemektir. Big Smile Bu anlarda kendi ilk günlerini hatırlar ayni heyecanları hissederler. Bir şeyi ilk defa yapıyor olmanın yasattığı duygu daima çok farklıdır. Bu seneki katılımcılarımızdan Şafak EMRENCE izlenimlerini çok keyifli bir dille yazmış ve yazıyı burada sizlerle paylaşmıştım. Geçenlerde daha da keyifli bir yazı karsı cepheden yani eşinden geldi. Yazıdaki bir çok küçük anodu evlerimizde hepimiz yaşıyoruz belki ama kâğıt üzerinde okuyor olmanın en azından benim farkındalığıma katkısı çok büyük oldu.

Teşekkürler Basak, bu katkın için ve teşekkürler Şafak bizlerle paylaştığın için Fan 1 

Şafak sizde kari koca böyle yazma yeteneği varken açalım bir Blok bundan sonra kendiniz yazın kardeşim ...  [:secin:]

Beni aracı kullanmayın [cücük]

Ve de yazının devamında, sayfa sonunda "Nasıl bir şeydir yahu bu TT" diyenler için bir tanitici video var, kilroy

Onun icinde tesekkurler Zafer. Bir yandan mucadele ederken bir yandan da paylasmak ugruna video cekmek kolay degil thanks

 


 

Bir TT nin karısı olmak;

(Basak Cengiz EMRENCE)

Yok daha neler, yüzlerce km yapan o sana ne oluyor demeyin. Üzerine birkaç cümle yazılabilecek bir durumdur bir TT nin eşi olmak… Hatta bazen bir TT den daha önemli bir hal bile alabilir.

İlk gençlik yıllarımda yüksek rütbeli askerlerin eşlerinde sinir olduğum bu durumu, tüm vehameti ile yaşamış bulunmaktayım. Eş durumundan tayin oldum bende 10 günlüğüne anlayacağınız. Zatı kerim ‘TT’ nin sefer öncesi zamanlarında hazırlıksız yakalandığım bu duruma hemen alışıverdim. Nihayetinde insanoğlu: her türlü itibar, hoşagider bir hal almaya başlar. Bu itibarın bütün sihri sana yöneltilen sorulardır. Önce bir ne olduğunu anlamaya çalışma, daha sonra anlayamama sonrası şaşkınlık, muhterem TT yi ‘deli’ olarak adledme ve bu deli kişinin deliliklerine ayak uydurmaya çalışan seni ‘çilekeş kadın’ rolune oturtma ve arkasından  övgüler ile  son bulan diyaloglardır. Sayın TT her boş vaktini bu hazırlıklara harcadığından konu komşu sana kalır. E sende bilmiş bilmiş cevaplarsın soruları. Her yaşa, her insan tipine göre de değişir cevapların. Bu işlerle biraz haşır neşir kişilere ‘Dakar gibi bişey ‘ diye özetlersin kendince. Ama bu olaylara bulaşmayanlara anlatmak biraz daha vaktini alır.

Sefer öncesi:  TT nin yüzünde bir telaş ile ‘çok işim var, daha rotayı bile çalışamadım’ cümleleri; gözünde çocuksu bir parlama ile (kusura bakmayın her birinin gerekliliği tartışılabilir) gerekli ekipmanlara paraları harcama ile başlar. Robota benzer koruma kılıkları, içeri yağmuru geçirmeyip, dışarı teri atan hödöhödöler, diğer muhterem TT ler ile irtibatı sağlayacak telsiz ekipmanlarının evde yapılan ‘sesim geliyor mu’ kontrolleri vs vs…. Pardon böyle vs vs.. ile bitiremiyeceğim sanırım şu hazırlık aşamalarını. Çünkü sefer süresi ve sefer sonrasından daha haşmetli zamanlardı onlar. Yeni bir şeydi hayatımıza giren. Eğlenceliydi de itiraf etmem lazım.

Yemin ederim düğünde damatlıkla ilgili bu kadar deneme asla yapılmadı. Bizim ailecek büyük bir sorunumuz vardı: boyunluk!!  Boyunluk, koruma kılığı adını verdiğim ( muhakkak onunda karizmatik bir ismi vardır da ben bilmiyorum) ( ÇN: Kastedilen Jersey ) şeyle beraber giyilemiyordu. Şafak evde her gece deniyordu. Sonunda oy birliği ile üzerinden ölçü alınıp, koruma kılığının yakasının bir ehil terziye kestirilmesine karar verildi. İşlem tamamlandı, ama sefere çok az vakit kaldığından başka sorunlara ayıracak akşamlarımız sınırlı idi. Neyse paralar harcandı, harcandı ve sanırım bütün sorunlar çözüldü. Taki sefere gidileceği günün sabahı ‘TT’nin açıklamasına kadar. Aman tanrım!! Rotanın stop yerlerinin ve benzin alınacak noktalarının çıktısı alınmamıştı J  Sadece çıktı almakda yetmeyecekti, ya yağmur yağarsa… ve nehirler aşılırsa ?? motorun üzerine yapıştırılacak bu kağıtlar ıslanırdı, bunlar PVC kaplatılmalıydı.  Tamam daha 2-3 saat vardı hareket saatine. Hemen bilgisayarda yazıldı, çoluk çocuk Kadıköy’ e gidilip basıldı, PVC kaplandı(Resimli mesimli çok kıyak oldu, ayıptır söylemesi)Eve gelindi, TT hızlıca öptü bizi ve gittiiiiiiii.He bi de eşyaların yüklenmesi büyük meseleydi unutmamam lazımJ O eşyalar o çantaya yine yemin ederim, ben diyeyim 5, siz deyin 10 kere yüklendi, boşaldı.Neyse TT o çantaya sığdı ve artık gitti.

Meraklı bekleyiş. Birinci gün erken saatlerde telefon: ‘her şey yolunda’. İkinci gün haber yok geceye kadar, sonra moralsiz bir ses tonu. ‘Bırakacaz beklide.’ Dedi ve bütün sefer boyunca olduğu gibi hızlıca gitmem lazım diyip kapattı telefonu.

Ben ‘Yok şafak olmaz, devam edin bence, yapabilirsiniz.’diyebildim sadece. Ama bir anda, eve dönecek gözünün ışığı sönmüş bir Şafak geldi gözümün önüne; üzüldüm, çok üzüldüm. Diğer yanda 5 yaşında nispeten diğerine göre (1 yaşında da bir oğlumuz var) biraz daha olaylardan haberdar kızımız geldi aklıma. Çevresinde bu yaşlarda bir tanıdığı olan varsa anlayacaktır. O yaş grubunda her şey bir yarıştır.(Biz büyüklerin yarattığı sanal bir yarış dünyasıdır  çocuklara aslında ‘Bakalım yemeğini ilk kim bitirecek’ ile başlayan.)Kızımız ‘ anne babam kazanamadı mı? yarışı’ derse nasıl cevap vereceğimi düşündüm. Bekledim öylece bir sonraki telefonu. Neyse ki aradı ve iki günlük rotayı bir günde geçtik dedi. Sesi yorgundu ama iyi geliyordu. Sevindim. Telefon biter bitmez ‘Babam kazanmış mı’ diye sordu kızımız Cemre. Düşündüm önce anlatsaaaam uzun uzun bu bir yarış değil diye… vazgeçtim. Kazanmış dedim kazanmış. Oleeey diye havaya zıpladı. Sanırım onun için daha iyi oldu böyle bilmek, ileride zaten öğrenir ne olduğunu dedim ve geçtim.

E tabii herkes çocuk değil. Aile, eş dost herkes soruyor

 

  • Nereye gitti tatilemi?
  • Yok …… motorla bir gezi.
  • Heee nereye?
  • Toroslara.
  • Ne yapacaklar torosda?
  • Geçecekler torosları .
  • Heeee motorlamı?
  • Evet.
  • Nerde kalacaklar çadırdamı?
  • Yok çadır götürmedi ağırlık olmasın diye.
  • Heee yarışmı, motor yarışımı? (anladım gibi bir tona dönüşüyor bu cevapta karşıdakinin sesi)
  • Yok yarış filan değil, bitirmeye çalışıyorlar belirlenen rotayı

 

Ve yön değiştiriyor soruların gidişi

 

  • Kaç kişi gittiler?
  • Galiba 20 kişi filan
  • Aaaa öylemi( tek bizim şafak değil yani deli)Bitirecekmi acaba?
  • İnşallah iyi gidiyor
  • İlk defa mı oluyor bu turnuva( bu isim yakıştırılıyor genelde)
  • Yok yedincisi
  • Heee geçen sene kaç kişi bitirmiş vs vs

 

Bundan sonrası olayı yarışlaştırmak için alınan istastistiki veriler. Desemki 50 kişi gitti, sadece 3 kişi bitirdi, biride Şafak; herkes de rahatlayacak bende.:)

85 yaşındaki anne annem sordu, nereye gitti kocan diye. Derin bir nefes aldım, nerden başlayayım diye. Erkek kardeşim atıldı söze, bana yardım için. Birazda bilmiş bir eda ile. Çünkü hergün benden rapor alıyordu ne yaptı Şafak diye. Detayları biraz biliyor. Anneanne uzun bir yola çıktılar motorla, meselaaaa kurumuş derelerden geçiyorlar, yola ağaç devrilmiş onun üzerinden atlıyorlar ( ama her cümlenin sonunu uzatıyor, hani dede korkut masalları anlatılır ya o havada kaptırdı gidiyor bizimki.) Daha ikinci cümlede bizim cin anneanne sözünü kesti; ‘anladım oğlum ACUNUNKİ gibi’ dedi ve ben koptum. Sizlerede anlatayım dedim belki gülersiniz diye.

Sözlerimi sefer sonrası Çarşamba buluşması ile bitirmek isterim.Oraya geldim. Şafak benden önce gitmişti, ben malum eve gidip, çocukları yedirdim filan öyle geldim. Sanıyordum ki; birkaç motor parçasının değiştirilmesi ile ilgili anlamayacağım konuşmalar yapılacak, birkaç rota ile ilgili soru soran olacak Şafağa, en fazla bir iki geyik olacak rutin bir buluşmadan farklı. Yani sanıyordum ki; bizim ailece yaşadığımız, öyle komikçe büyüttüğümüz bir olay. Ordaki herkesin havada karada yaptığı, yada yapacağı bir şey şu TT. Nos normal bişey yani. Ama öyle olmadı, herkes gelip tebrik etti, Şafağı. ‘vay TT  fatihleri ne haber’ filan diye karşıladı herkes. Saklamıyacam gurur duydum bir kere daha Şafakla. Ve hatta üzüldüm, katılmayı planladığını ilk söylediğinde

-ben naparım 10 gün iki çocukla ve yürütmek zorunda olduğumuz işimizle tek başıma diye söylendiğime kızdım kendim kendime. Seneye bir daha mı, bir daha  kısacası...

Toros Tavimi

 

 


 

 

Videodaki sahneler icin bilmeyenlere bir aciklama yapmaliyim. Orman, dag, maden yollarinin bir bolumu her sene bakimlari yapilmadigindan yagmurlar ve toprak kaymalari ile aşılmasi imkansiz hale gelebilmektedir. Bunun icin 1800 km lik standart TransTorosda katilimcilarin %10 yani 180 km pass gecme hakki vardir. Ne var ki bazen geri donmenin daha zor olmasi, bazen de takimin "%10 hakkimizdan burda kullanmayalim" karari yukaridaki sahnelerin yasanmasina neden olabilmektedir.

Gezi bittiginde ise en keyifle hatirlanan anlar her neden ise bunlar olmaktadir Big Smile Crazy




Yayınlanış Tarihi Sep 03 2012, 03:10 PM Yayınlayan Cem YILDIZ

Yorumlar


 

Safak Emrence

Cem abi eline sağlık..

September 3, 2012 6:55 AM

 

Saim Ozkinar

Cok guzel bir paylasım.

Cok Tesekkurler.

September 3, 2012 9:13 AM

 

HAKAN AKARCALI

TT de her geçen yıl anılar, dostluklar ve yazılacak konular da artıyor, güzelleşiyor. Çok keyifli bir paylaşım olmuş..

September 3, 2012 10:37 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Cem YILDIZ Hakkinda...

8 senedir motor kullaniyorum. Su ana kadar 170.000 km yol yaptim ve bunun yaklasik 100 bin km sini uzun yol olarak raporladim. Bir LDR rapor arsivi olmasini arzuladigimiz bu portaldan en az benim kadar keyf almanizi dilerim...