in

Resat ARBAS

Donald Duck

August 2006 - Mesaj


  •   Imme

    Wed, Aug 30 2006 1:05
    2,883 Okundu  

    Konumuz "Imme", ki bir tur arý, Norbert Riegel tarafindan Bavyerada uretilmis 100cc nefis bir motosiklet.



    Zamaninin tasarim harikasi...



    Resimde bu nadir klasiklerden birini, 1949 model bir Imme goruyorsunuz...

    Detaylara dikatinizi cekerim. Ozellikle on ve arka suspansiyona... "catal" olmayan "catal" lara.





    Motorun zerafeti ve muhendislik Riedel in dehasina...



    Sade guzellik... Imme, iki tekerlekli arý amblemi...



    Gerek muhendislik, ve gerekse estetik acidan zamaninin cok otesinde bir motosikletmis Imme... Tek boru profilden yapilmis saseye dikkat ettiniz mi bilmem, ayni zamanda egzoz ve arka "swingarm" vazifesi goruyor...Yumurta seklinde 2 zamanli 100cc þýk da bir motoru var. gercekten "guzel" bir motosiklet.

    Son bir resim daha, internette buldugum... Sagolasin Google.



    Saygilar bu kiymetli klasige.

    Bu Imme konusu suradan acildi, gecen gin bir dergide su alttaki BMW gozume carpti...




    Imme 1200... Yukardaki klasik Imme yi bir kac yil evvel Kaliforniyada bir sergide gormustum. Simdi bu sekliyle karsima cikinca sasirdim dogrusu.
    Dergide web adresi vardi....

    http://www.imme1200.com



    Bu enteresan dizayn, yine zamaninin otesine hedeflenmis... Boksor BMW R serisinden 150HP alacak her seyden once.



    Imme vitesli... ve sol kolda bir mandal var, ama sanzimaninda "bos" "N" yok...
    Alttaki resimde biraz daha iyi gorunuyor...



    zoom



    O kablolardan biri jikle, digeri sanzimana gidiyor, vitesi kontrol eden levyeye bagli...

    Size Imme nin teknik detaylarini yazayim... 1950 de Yapilmis test sonuclari:



    Yola hazýr aðýrlýðý: 69kg
    Güç-aðýrlýk oraný: 15,3 kg/HP
    Azami hýz: 70 km/h
    Hýzlanma deðerleri:
    20 40 km/h 2, viteste 5 sn.
    30 - 60 km/h 3,viteste 15 sn.
    Yakýt tüketimi : 50 km/h 2,3lt/100km
    Tam gaz 70 km/h 2,8 lt/100km
    Ortalama þehir içi 2,6 lt/100km

    Fren deðerleri:

    Kuru asfaltta 50km/h hýzla giderken.

    Ön frenle duruþ : 16m
    Arka frenle duruþ : 18m
    Her iki frenle duruþ : 12m

    Tekerlek açýklýðý : 129 cm
    Uzunluk :199 cm
    Yükseklik : 90 cm
    Sele yüksekliði : 67cm
    Geniþlik : 70cm
    Yerden yükseklik : 18cm (yüksüz)

    Onaylý Test
    Aachen de 1950 de Mühendis Helumt Hütten tarafýndan 300 - 2500 km arasý kullanýlarak yapýlmýþ.
    -----------------------
    Ikinci dunya savasi sonrasi hemen hemen Imme ile ayni zamanda ortya cikan NSu da da ayni muhendisligi goruyoruz, ancak Immenin cok daha sofistike ve ince detaylarla islendigi su goturmez...



    Bu alttaki NSU Fox un motor ve disli-sanziman sistemi... Imme de de Riegel benzeri sistemi cok daha kompakt bir pakette bir araya getirmis....



    Nasil yapmis? Hayir bilmiyorum, ve bende merak ediyorum. Sanki Isvicre kol saati inceligi ile o motor ve sanziman bir "yumurta" ni icine sigmis iste...



    On suspansiyon da cagin otesinde...



    Size BMW nun en son sistemini hatirlatiyor mu?




    Devami var...

    Ancak Riedelin muhendisligi is yonetimi ve finansman uzerine degildi maalesef. finans problemleri dogmaya basladi ve ImmeAG Kapandi.
    Daha sonra Riedel yilmadi ve 150cc iki silindirli bir motor ve ve bununla calisan bir Scooter gelistirdi. Hatta bu motoru Prof. Messerschmidt cok begendi ve yeni urunu olan "microcar" KR200 (Kabinenroller 200)



    modelinde denedi, ama basarili olamadi. Daha sonra KR200 de Sach in bir motoru kullanilmistir...

    Harp sonrasi Almanyanin fakirligi ve bankalarinin eli sýký tutumu maalesef Riedel in sonu oldu...

    150cc scooter projesini hicbir zaman gerceklestiremeyen dahi muhendis daha sonra 1901 de kurulan ve savas sonrasi belini dogrultmaya calisan Victoria ya katildi.

    Alttaki resimde gorunen 1955 "Swing" modelin 197cc motoru yine Riedel e ait.



    Ancak bu dahi muhendis birkac yil sonra da 1963 de gecirdigi bir kazada hayatini kaybetti.

    Norbert Riedel in nasil biri oldugunu anlamak icin savas oncesi zamanlara bir goz atmak ve yine Imme ye donmek gerekiyor. Bu arada "Alman ve Japon Mucizesi"ne de isik tutmus olacagiz biraz.

    Riedel in kendini gelistirmesi Ardie adinda devrin unlu motosiklet fabrikasinda basliyor.



    Yil 1937 ve daha hic kimse omrunde "otomatik vites", "V-twin" motor, diye bir sey duymadigi yillarda Riedel
    Bu alttaki


    Motosikleti cizim masasindan indirip gerceklestitiyor. Evet, 500cc iki zamanli V-twin motor, saft tahrik ve otomatik vitesli bir Ardie.

    Savas herseyi silip supuruyor tabii. Ve 1947 yilina geldigimizde karsimizda kelimenin tam manasiyla acliktan kirilan bir Almanya var. Iste bu gunlerde Riedel, etrafina idealist muhendis, ustabasi ve iscileri toplayip "gunde bir kap sicak corba" (abarti yok) kendisi de dahil olmak uzere yiyerek Riedel in sonradan adi "Imme" olarak anilan modern motosiklet projesini gerceklestiriyorlar.

    Bu motosikletin prototipinin yapilmasi icin gerekli hammedenin bile nereden bulundugu su anda bir muamma. Malzemem kullaniminin asgariye indirmenin sart oldugu bir tasarim ortaya cikiyor haliyle.

    Yakit tanki sasenin bir parcasi oluyor, monoblok motor icinde sanzimani da kapsiyor, egzoz ayni zamanda arka sase, ve zincir de bu kompakt duzenin icinde yer aliyor. Arka teker havaya kalktiginda motor asagi iniyor seklinde bir "tahtirevalli" duzenegi icinde tek taraftan tutturulan arka ve on teker ile devrinin onlarca yil otesinde bir tasarim ortaya cikiyor.Aktarma organi, zincir, hic bir zaman suspansiyon hareketleri ve gerilim le karsilasmiyor...

    Zamaninin motosikletlerinin karsilastigi butun problemler tek bir tasarimda cozulmus gibi gorunuyor. Ve bunlarin hepsi butun bu harp sarsintisi ve külleri arasindan bir gül gibi zerafetle yukseliyor. Bir daha bu gozle bakalim Imme ye simdi.



    Imme nin iskelet (frame-kasa) karakteristikleri butun Japon motosiklet endustrisinin temelini olusturmustur
    ve hic istisnasiz 50 yil sonra dahi etkisini surdurmektedir. Aslinda butun Japon teknolojisinin temelinde Alman muhendisliginin bulundugu bilinir, soylenir...
    Tabii devam etmeden once su enteresan makine parcasina da bir goz atmak lazim...



    "Bu da nesi?" derseniz, onun bir BMW yada Jumo jet motorunun "starter", yani ilk hareketini veren 10BG de Riedel in bir baska muhendislik dehasi oldugunu soyleyecegim. Bu minik motor jet motorunun merkezindeki konik merkezin icinde yer aliyordu ve yakit tanki da jet motorunun icindeydi.



    Boylece dunyanin ilk seri imalat jet motorlari olan BMW 109-003 ve Junkers in Jumo004 motorlarina da imzasini atmisti dahimiz Riedel...

    Altta bir Jumo004 Jet motoru cizimi ve kesiti...



    O 14 numarada Riedel in minik ama guvenilir ve guclu starteri var...Kimi mi ucuruyor? Iste bunu...



    Messerschimdt262... Naziler "pervanesiz ucak mi olur kardesim" diye BMW ve Junkers i kovalamasalardi simdi muhtemelen yedi duvel Almanca konusuyor olacaktik... Eh, her iste bir hayir var derler.
    O siralarda muttefikler de jet motoru gelistiriyordu tabii...



    Mesela Sir Frank Whittle  in uzerinde calistigi su laboratuar duzenegi gibi...
    Alman muhendisleri daha 2.dunya savasi oncesi bugunku jet motorunu ortaya cikarmislar bile sanki, ne dersiniz.

    Riedel e takildim kaldim, bir turlu sira Imme 1200 e gelmedi... Kismet yarina ;)

    Peeeh,Adamlar 43 senesinde jet motoru yaparlarkene,Allahýn Japonu Ýwo jima'da Bambu sopalarla GI JOE'lara saldýrýyordu.
    Demekki neymiþ ne oldum demiyeceksin,Ne olucam diyeceksin.

    Ahhh o peenemunde'nin dili olsada konuþsa

    DD süper gidiyor Katýlýyorum ilk seri jet motoru uretimi II Dunya savasindan oncedir. Yani Iwo-jima dan cok once... Ama kalin kafali naziler "1)Pervanesiz ucak olmaz, 2) ucuncu tekerlegi burunda ucak komik duruyor"  Manyak(*) gorusleriyle bu gelismeyi frenlemis ve hem Junkers i hem Messerschmidt i pervaneli ucaklara mahkum etmistir. Savasin ilerleyen yillarinda muttefiklerin hava teknolojisine ayak uyduramayip ustunlugu onlara birakmak zorunda kaldilar, ve artik tekrar jete donmek icin cok gec kalmislardi. Oh olsundu... Çok komik

    (*) Fuhrer ve Goebels e sunulan ilk ucaklar test pilotlarinin butun uyarilarina ragmen arkadan tekerlekliydi (pervaneli ucaklar gibi) ve bunlarla havalanmak ve konmak muthis caba gerektiriyordu) ve ozellile inis-kalkislarda son derece basarisiz olmuslardi... Savasin sonlarinda is isten gectikten sonra omuzu kalabaliklar ureticilere ve test pilotlarina kulak vermeyi akil edebildiler. Komiktir ama Almanlarin II Dunya savasind hava ustunlugunu muttefiklere terketmesinin sebebi bu aptalliktir.. Ya da baslica sebeplerinden biri diyeyim. [/i]

    --------------------------------------

    Cagimiza donmenin vakti geldi...Biraz konunun acilisina bakalim bakalim... ;)

    Evet, hersey ISD (Institut Superior de Design) da son yillarini okumakta olan, motosikletten baska bir sey dusunemeyen son derece merakli iki gencin bitirme projesi olarak motosikleti secmeleriyle basliyor.

    Tasarim meraklilarinin bu okulun web sayfasini ziyaret etmesini, Fransizca olmasina ragmen didik didik etmelerini isterim dogrusu...

    http://www.isd-valenciennes.com/

    Neyse...nerede kalmistik...

    Nicolas Dunbar ve Yves Dufetrelle adli gencler epey bir arastirmadan sonra BMW Rserisi 1200cm3 luk motorunu secerek kollari siviyor.

    Tabii en guclusunu



    Krankta 122BG  veren bir R1200S motorunu...

    Sonra ana iskelete karar vermek gerekiyor...Pininfarina orneklerinde oldugu gibi bu kafes yapi sistemi dizayncilarin gozdesi...



    BMW nun on telelever suspansiyonuna dokunmuyorlar ama butun iskeleti once guzel bir "kus kafesi" sistemine getirip hafifletiyorlar.



    Ustteki resimde "kus kafesi" iskeletin nasil bir sey oldugu daha iyi anlasiliyor. Kirmizi kisimlar...

    Bu teknoloji cok hafif bir karkas ustune kurulu "ozgun estetik kaygilar tasiyan" bir motosiklet tasarimina olanak sagliyor. Hedefleri o zaten...

    Basina verdikleri demecte sunu soyluyorlar "Bu guclu bir tasarimi olan, havaciliktan ilham alinarak uretilmis bir super-sport motosiklet olacak. Tasarim iki planda kendini gosterecektir. Alt kisim tamamen mekanik ve teknik, ust kisim ise son derece hafif, ucusan cizgiler, ve dogal, akiskan cizgilerden olusuyor."



    "Bilincli olarak "Yeni bir BMW" tasarlamaktan kacindik. Motosikletin tamamen kendine has bir karakteri ve ustunde teknolojik "serbeti" olsun istiyoruz." diyorlar.

    Iki kafadar "R1200 Altigen-kafa (hex-head.. yeni nesil boksor motorlara verilen isim) motorun silindir kafalari degistirilecek; yakit besleme ve performans iyilestirmeleriyle  150HP guc almayi hedefliyoruz. Tabii ki yeni motor sogutma sistemimizin de buyuk rolu olacak..." diye devam ediyor aciklamalarina...



    Motosikletin 1BG/kg gibi muthis bir degere ulamasi isteniyor. Yani 150BG/ 150Kg. fren diskleri de gelistirilecek, dalgali (petal-papatya) disklerle sogutma ve geri besleme iyilestirilecek.

    Teknik konularda yetkin kose yazarlari, motosiklet elestirmenleri 122BG lik R259 seri boksor motorun teknolojik sinira dayandigi ve daha fazlasini uretmesinin pek de mumkun olmadigini soylemelerine ragmen iki genc bu konuda iddiali.

    Peki "Imme" adi nereden cikti dersiniz? Eh onu da yarina birakalim isterseniz... ;)

    Merak edenlere konu disi not...

    Arkadan tekerlekli,



    savas oncesi ilk Jet... Heinkel HE 178...1939



    Bu da savas sonrasi (ilk sayilmaz ama...sayilirda) bir F86 1949. Heinkel den 10 yil sonra ABD de bir Muhendislik mucizesi... Yarýldým abi



    Aman "ne alakasi var" demeyin ne olur ;)

    PS:Peki peki, kabul ediyorum, F86 da kanatlarin geriye dogru cekilmesi Amerikan muhendisligidir. Tabii ABD ye iltica etmis bir Alman muhendis olmasi ihtimali de kuvvetle muhtemeldir ama Amerkali dediginiz kimdir ki zaten?  Ne diyem ki sana?

    Daha fazla acilmadan ve "ucmadan" konuya doneyim diyorum...

    Nerede kalmistik... Evet, "Imme" adi nereden geliyor...

    Riedel tasarimini cizim masasindan indirip ilk prototipinede de basariya ulasinca, bu motosikleti uretecek bir yer aramaya basladi ve 1948 de Guney Almanya da Konstanz golu yakinlarinda Immenstadt da savastan fazla zarar gormemis bir atolye bularak buraya yerlesti



    ve Riedel Motoren AG yi kurarak kollari sivadi. "Imme" bir tur arý anlamina geliyordu ve hem motosiklete isim, hemde amblem sorunu da cozulmus oluyordu boylece...



    "Imme" artik tasarim ve teknoloji dunyasinda akiskan cizgiler, partik ve yaraticiligin bir arada sunuldugu bir paket, muhendislik dehasi, ve butun bunlarin halkin ulasabilecegi yerde olmasi anlamina geliyordu.

    ISD de bitirme projsinde calisan bu iki gencin bu kavrami yakalamis olmasi gercekten takdire sayan... Modellerine "Imme1200" adi vererek hem bu kavrami gunumuze de tasimis hem de markayi yasatmis oluyorlar.

    Imme 1200 prototipin tamamlasi icin son tarih Eylul 2006, yani onumuzdeki ay. Bakalim bu komputer rendering resimleri calisir bir model olarak gorebilecekmiyiz... Basarili olmalarini, genclerimize de ilham vermelerini candan diliyorum.

    http://www.imme1200.com



    Gönderilen Aug 30 2006, 01:05 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   3sn de nasil tisort katlanir...

    Sun, Aug 27 2006 1:15
    1,051 Okundu  

    Bunu bana esim yapti, gozlerime inanamadim. Ona da bir Japon arkadasimiz gostermis... Tam bir Japon katlama sanati...  Dillerim

    Sonra Internette de bulduk...hemde video.

    http://video.google.com/videoplay?docid=5065692338302431106&q=how+to+fold+shirts+for+travel

    Buyrun, ogrenin, esin dostun dudagini ucuklatin    Katýlýyorum
    Gönderilen Aug 27 2006, 01:15 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Yamanla kisa bir tur, ZX10R ile unutulmaz tanisma...

    Thu, Aug 17 2006 1:01
    1,613 Okundu  

    Yaman i belki bazilariniz MD forumdan taniyorsunuz, Yturan nick i ile yazar. Florida da yasiyor, ve gecen hafta nihayet okulu bitti, basariyla, hem de en ust dereceyle mezun oldu. Onunla iftihar ediyorum. Forumlarin bana en buyuk kazanci yepyeni arkadaslar ve guzel insanlarla tanisma firsati olmustur zaten.

    Herneyse, onun mezuniyetini bahane edip haydi gidip birlikte kutlayalim dedik ve Floridaya uctuk Deyziyle beraber. Allah razi olsun, Yaman ve esi tarafindan muhtesem agirlandik ve bu Pazartesi de yine isbasi icin NY a dondum. Insan bazi seyler hic bitmesin ister ya, iste bu kisa gezi de onlardan biriydi.

    Yola cikmadan once Yaman beni aramis ve "sana da bir motor ayarladim, buraya geldiginde birlikte bir tur atariz, kaskini filan da getir" dediydi. "O FL sicaginda motora mi binilir ulamlar" diye dusunmeme ragmen kaskimi ceketimi filan aldiydim yanima.

    Uzatmayayim, Yaman kendine bir arkadasindan Suzuki Gixxer ayarlamis. 750cc tam bir yaris makinesi...



    Dusurmus sahibi gecenlerde, parcasi gelene kadar idareten "dikmisler" yanini Yamanla... Ne adamlar yarabbi...  Ne diyem ki sana?

    Yaman dedi ben Gixxeri kullancagim sen de benim Ninjayi kullancaksin. Hoppala, nerden cikti simdi... Ninja dedigimiz ZX10R, birkac ay evvel Yamanla beraber sandigindan cikartip monte ettigimiz,

    Bakiniz: Link - MD

    O gunku fotograflardan iki tane...





    ustunde haþa toz zerresi dahi olmayan, motoru itina ile acilmis bir afet-u rana...



    ehem... arka tekerde guc dinamometrede olculdu, 161 HP...  Dillerim

    Eh peki madem, misafir umdugunu degil, buldugunu yermis...kem kum diyorum ama bir taraftan da stres basiyor... 10 yildan fazladir SS bir motosiklete dogru durust elimi surmemistim, bayiden alip denesem neyse... Bir yerine bir sey olursa "al parasi neyse verelim bilader" dersin ama bu oyle mi ya? Benim K-RS ten ayrilali da iki yil oldu... Bu simdi tam bir roketin ustune oturmus gibi nasil olacak? Ya bir yerine bir sey olursa ...  Üzgün  "Abi olursa olsun, senden kiymetli mi " filan diyor Yaman goya beni rahatlatmak icin ama daha beter ter basiyor... Zaten hava cehennem gibi...



    Neyse ustune oturunca havam degisiyor... Vay canina...  Katýlýyorum



    Eh keyfim yerine geldi madem, yola koyulalim bakalim.



    Ustumde gordugunuz "dandik" pantalon oldukca dayanikli, sportif bir sey ama bu ise gore degil... BMW ceket de oyle. Bu asfalt canavari bunlari giydim diye cok kizdi bana...

    Benim GS Adventure dan sonra Ninja minicik bir sey...150kg hafif bir defa, ve nerdeyse iki misli guclu. 600cc motosikletlerden hic bir farki olmayan kucuk yapisi ilk basta beni cok rahatsiz etti. Alismisim surerken onumde motosikletin yarisini gormeye, bunda on tekerlegin ustune oturmus, asagiya baktigim zaman asfalti goruyorum sadece...  Annecim!

    Uzatmayayim, ara yollarda biraz dolandiktan sonra otoyolu ve makinenin nefes almaya basladigi 5000rpm i bulduk. Yani daha bismillah 110 km/h i motor anca devrine ulastigi zaman goruyorsunuz kadranda...ve daha gaz acik filan da degil ve biz coktan radarlara yem olmaya hazir iki caylak yolardayiz. Pist lazim pist diye soyleniyorum kendi kendime.

    Motor ozellikle gogsume aldigim ruzgarin kaldirmasiyla bileklerimdeki yuku alarak hic yormuyor. Bu sevindirici. Cunku oturus pozisyonunun turing ile uzaktan yakindan hic alakasi yok.

    Arada gazi aciyorum biraz, daha dogrusu Yaman onde "uzuyor" ben mesafeyi koruyorum diyelim, devir saati sanki gaz kolu ile donduruluyormuscasina tirmaniveriyor. Hic itiraz yok. Titresim sifir, guc sanki sonsuz...

    "Nereden bindim bu deli oyuncagina yarabbi, adami hasta eder bu" diye soyleniyorum. Iki gunde ehliyetten olmak isten bile degil. Akil disi hizlara cikma konusunda sizi durduran, daha dogrusu beni durduran iki sey oldu... Yaman in kucuk kacamaklar disinda hiz tahditlerine ve kurallara saygili, akli basinda liderligi ve kiyafetim. 180 km/h gibi bir hizda bol pantalon ve ceket sizi bir dovuyor... Pir dovuyor...   clubbed  Tam tahmin ettigim gibi Schuberth acilir kask da konforlu degil bu is icin.  disgusted

    Kennedy Space Center a kucuk bir ziyarette bulunup otoparkinda bir seyler icip serinledik..



    Uzay mekiginin onunde gunun resmini cekip,



    Yolu da biraz uzatip donduk...

    Asagi yukari 250km lik kisacik gezimiz suratimda silemedigim aptal bir siritis birakti.

    Kisaca, gorunusune aldanmayin, sportif suspansiyonu ve gostermelik selesine ragmen oldukca konforlu bir motor ZX10R. Gaz kolu kesinlikle agresif degil, (ZX12R denemis ve korkmustum dogrusu gecen sene..10R cok daha arkadas canlisi) ama kacirir da olmadik yerde 5K rpm yi gecerseniz vay halinize  Çok komik Zaten 5K bu motorun rolantisi gibi bir sey...  Bak ne buldum?

    Frenler gayet etkili, ve istediginiz anda istediginiz hiza hic terlemeden dusuyorsunuz. Vitesler benim BMW klasigi klank-klonk-dunk diye degil sikir sikir geciyor ama olsun ona da alisir insan...  Desteksiz sallýyorum

    Sagol Yaman, sen bir tanesin...  Teþekkürler
    Evet Pink, zaman hizla akip gidiyor parmaklarimizin arasindan...

    Bu yukardaki mesajim uzerine ozelikle genc arkadaslardan epey mesaj aldim ve onun uzerine alttaki mesaji yazdim, yine butun forumlara koyuyorum

    ----

    Sagolun arkadaslar da... Yok yok ben almiim.

    Saka bir yana, bunu benim ABD de yollarda kullanmam kendime ve motora eziyetten baska bir sey degil. Biliyorsunuz eskiden K-RS im vardi, o daha da beterdi cunku 110mph ~ 180km/h e ciktiginizi ibreye bakmadan anlamazdiniz. Kac tane ceza yedim o yuzden (dort galiba) hemde hep dusuk hizlarda. 60 lik yerde 70 yapmisim, 35 lik yerde 40 yapmisim gibi seyler...

    Bu motoru tabii ki almak isterim, veya bunun gibi bir SS, ama once garaj lazim, sonra da onu piste goturup getirmek. Yollarda, trafikte benim kullanabilecegim bir sey degil, sizi bilmem. Yamanin da kanina girdim zaten, bir scooter alip Zetexle pistte oynamak fikri en dogrusu.

    Ilk molada durdugumuzda Yaman a sunu dedim, "Oglum Yaman, ben 19-20 yaslarinda olsaydim su gectigimiz bir saat icinde rahat bir yerlere sticker olmustum". Samimiyim. O kadar rahat hizlaniyor, ve "uzuyor" ki ozellikle az tecrubeli biri ve/veya genc biri icin tam bir olum makinesi. Hele o Akrapovic in sesi, aman allah resmen seytan sol omuzunuzdan inip elindeki mizragi kiciniza sapliyor, "Gazla ulan gazlaaa" diye bagiriyor...  Genc birinin aline bunu verecegine ver bir tabanca oynasin iste, arada muhakkak kendini ya da birilerini vuracaktir, ayni sey...

    Genc - tecrubesiz-az tecrubeli arkadaslarim.... SS motosikletlerin sizlere son derece cazip, seksi geldigini, ruyalariniza girdigini biliyorum, cunku bana da oyle geliyordu, hala da geliyor; ama hep bildiginiz gibi tavsiyelerimde sizleri bunlardan uzak tutmaya calisiyorum.

    150-180 HP gibi guclerde gelen bu motosikletler sizin kaynayan kaninizla reaksiyona girdiginde eger ciddi "buyuk harfle CIDDI- yani hic olmazsa 90-100bin km den bahsediyorum" bir motosiklet tecrubeniz yoksa sizi en ufak bir hatanizda ya da cevrede olusabilecek en ufak bir puruzde duvardan duvara carpmaya hazir.

    Bunu unutmayin lutfen, motosiklet keyfiniz uzuuun bir omur boyu sursun. 5 dakika adrenalin beslemesi icin geri kalan butun hayatinizi riske sokmaya dunyanin en kral motosikleti bile degmez.  Komik
    Gönderilen Aug 17 2006, 01:01 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   ONEMLI-Kaza sonucu hastane masraflari hakkinda

    Tue, Aug 15 2006 1:03
    1,013 Okundu  

    motoaktif VE MD den gagagotti ve motosiklet.netten şewall isimli üyeden alıntıdır.

    Orijinal kaynak:

    Tel: 0-212-324-19-50

    http://www.tsrsb.org.tr/
    http://www.tsrsb.org.tr/private/trk/...rantiadres.htm

    Trafik Kazası Sonucu Oluşan Hastane Masrafları
    -----------------------------------ALINTI-----------------------------------

    Başımıza gelmez inşallah ama bilmemizde de fayda var... Kaza geçiren sigortasız yurttaşların tedavisini Garanti Sigorta Fonu karşılıyor, ama bilen yok!


    "Trafik kazasi sonucu yaralanan ve hastaneye kaldirilarak tedavi altina alinan kazazedelerin, kanuna göre tedavi için ücret ödememesi gerektigi belirtildi.
    Tüketiciler Birligi, kazazedelerin haklariyla ilgili bir rapor hazirladı.
    Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi gören kazazedelerden, bu tedavileri sonucu hastane tarafindan ücret talep edilemeyeceginin belirtildigi raporda; 2918 Sayili Trafik Kanunu'nun, herhangi bir trafik kazasi sonucu yaralanan kisinin en kisa sürede hastaneye yetistirilmesi ve gereken tedavinin yapilmasi hükümlerini içerdigi belirtiliyor.
    Yönetmelige göre, hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumuna, sosyal güvencesinin olup olmadigina ve hastanin özelligine bakmadan gereken tedaviyi ve müdahaleyi herhangi bir ücret talep etmeden yapmak zorunda.
    Bu tedavi sonucu olusan masrafin ise Saglik Bakanligi Karayollari Trafik Döner Sermaye Isletmesi tarafindan karsilanacaginin belirtildigi rapora göre, vatandaslar haklarini bilmedikleri için sorunlar yasaniyor. Hastanelerin de bu kanundan bihabermis gibi gözüküp vatandastan para talep etmelerinin suç oldugu belirtiliyor."
    Trafik Kazası Geçirdiðinizde Hastane Masraflarınızı Karşılayan Bir Kuruluş Var !

    Yazının içeriðinin doðruluðunu aşaðıdaki adresten teyit edebilirsiniz:

    Tel: 0-212-324-19-50

    http://www.tsrsb.org.tr/
    http://www.tsrsb.org.tr/private/trk/...rantiadres.htm


    Size çarpan araç faili meçhul ise veya aracın sigortası yoksa bütün hastahane masraflarını cebinizden yapmışsanız faturayı aşaðıda bahsi geçen sigortaya veriyorsunuz. Sigorta size paranızı tamamını ödüyor.

    SSK ve bað-kurun ödemelerini deðil sadece kendi cebinizden ödediðiniz paraları ödüyor.

    Ölümlü ise kaza yine para ödüyorlar.

    Daha ayrıntılı bilgi için yukarda verdiðim dahili 204 nolu telefonu arayın.

    Kaza geçiren sigortasız yurttaşların tedavisini Garanti Sigorta Fonu karşılıyor, ama bilen yok!

    Garanti Sigorta Fonu Genel Sekreteri Kongar: "Kaza geçiren Sigortasızların masrafını, başvuranlara veriyoruz. Ama kimse bilmediði için parasını alan yok. Fon'da 110 trilyon lira birikti."

    Trafik kazası geçiren vatandaşların tedavi masrafları ile ölüm giderlerini karşılamak için kurulan Garanti Sigorta Fonu'nun hesabında 110 trilyon lira birikti ama vatandaş parasızlıktan hastane kapısında can veriyor. Trafik kazalarında yaralanan ya da ölen sigortasız vatandaşların milyarlarca lira tutan tedavi veya cenaze masraflarını karşılamak için kurulan Garanti Sigorta Fonu'nda tam 110 trilyon lira birikti; çünkü uygulamadan kimsenin haberi yok. Saðlık Bakanlıðı'nın hastane yönetimlerini bilgilendirmemesi ve vatandaşların da kanunları yeterince bilmemesi nedeniyle fona herhangi başvuru olmazken, çok sayıda parasız vatandaş hastane kapılarında can veriyor.

    Fondan sorumlu Türkiye sigorta Reasürans şirketleri Birliði Genel Sekreteri Bilge Kongar, "Trafik kazası geçiren sigortasız tüm vatandaşlar başvurup tüm masraflarını bizden alabilirler" dedi. SADECE UYANIK AVUKATLAR KULLANIYOR Kaza geçiren parasız vatandaşların çok zor durumda kaldıðını belirten Kongar, "Hem bakanlıðın hem de vatandaşların kanunu bilmesi gerekiyor. Ancak ne Saðlık Bakanlıðı uyarıyor ne de vatandaşlar bunu biliyor. Bu yüzden fonu her biri 20- dosya ile gelen uyanık avukatlar kullanıyor" diyor. Kongar, 450 milyar ve yeni primleri faizle deðerlendirdikleri için 110 trilyona ulaşıldıðını belirterek şunları söyledi: "Devlet Ziraat Bankası'nda faizsiz tutuyordu. Biz ise faizde tutuyoruz. Para çoðalınca bunu alıp oraya buraya vermek; peşkeş çekmek istiyorlar. Biz ise kazalarda maðdur olanlar gelip alsın diyoruz.

    1991 yılında Hazine Müsteşarlıðı bünyesinde kurulan Garanti Fonu, 1998'in sonuna kadar Hazine Müsteşarlıðı Sigorta Genel Müdürlüðü bünyesinde kaldı. Amacı, trafik sigortası olmayan araçların meydana getirdiði yaralama ve ölüm masraflarını karşılamak. Plakası belirsiz araçların verdiði zarar da karşılanıyor. Fonun kaynaðını trafik sigortası yaptıran vatandaşlardan kesilen pay oluşturuyor. Trafik sigortası yapan sigortalıların trafik primi içinde ödedikleri paranın yüzde 2'si ve yüzde 1'i sigorta şirketlerinin öz kaynaklarından karşılanıyor.

    Karayolları Trafik Sigortası Kanunu gereði eðer kaza yapan araç sigortalı ise, kaza sonucu yaralanan veya ölen kişilerin masrafını sigortalı olsun ya da olmasın şirketi karşılıyor. 7 YILDA 3 ÖDEME Kazaya neden olan araç sigortasız veya plakası bilinmiyorsa zarar görenler direkt birliðe gelip masraflarını alabiliyor. Fon, 1998 sonunda Hazine'den alınarak Türkiye Reasürans şirketleri Birliði nezrinde bir hesaba aktarıldı. Adi önceden Garanti Sigortası Fonu iken devletin dahil olduðu tüm fonlar kapatılınca Garanti Sigortası Hesabı olarak deðiştirildi. 1998' sonuna kadar 7 yılda Hazine'de, 450 milyar lira birikti. Ancak 7 yılda sadece üç kişiye ödeme yapıldı. Birlik bünyesindeki fon bütçesi Hazinenin aksine bankada faizle deðerlenince fon 110 trilyona ulaştı. şimdiye kadar fondan yararlanmak için 1623 kişi başvurmuş, 1042 dosya ise sırada bekliyor. Birlik bünyesindeki fonun yükümlülüðü daha sonraki yıllarda kanuna eklenen maddeler ile sadece bedensel hasarları ödemekten çıkarıldı. ıHTıYACI OLAN PARAYI NASIL ALACAK Kaza geçiren vatandaş hastane masraflarını faturalı olarak Türkiye Sigorta Reasürans şirketleri Birliði'ne iletecek.
    Bunun için birliðe, 0-212-324-19-50 nolu telefondan veya
    http://www.tsrsb.org.tr
    adresinden ulaşılabilir. Türkiye'nin her yerinden başvuru ayni şekilde yapılacak.
    Gerekli belgeler ise hastane faturası, ikametgah senedi, nüfus cüzdan örneði,trafik zaptı ve imza beyanı.
    Belgeleri inceleyen birlik, vatandaşın verdiði banka hesap numarasına parayı yatırıyor.
    Gönderilen Aug 15 2006, 01:03 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   EU motosiklete kısıtlama planlıyor....

    Sat, Aug 05 2006 0:56
    892 Okundu  

    Evet, umarim kocaman bir balon cikar ve sisirenlerin suratina patlar ama haber hic istah acici degil. Europian Union "tasimada enerji tasarrufu" calisma gurubuna bir burokratlar grubunca resmen sunulan ve kayda giren kanun tasarisi.... Siki durun... "azami 650cc, tek silindir ve otomatik vites" disindaki motosikletleri EU da yasaklamayi ongoruyor.

    Bu salak burokratlar grubu, (kusura bakmayin tarafsiz bir dille aktarmam imkansiz bunu) 15 uzmandan olusuyor ve "EU Joint Expert Group on Transport and Environment" diye anilan kurulusun akil hocalarini olusturuyor. Su anda BMF (British Motorcycle Federation) ayaga kalkmis durumda, bu tasariyla savasiyor. yanina butun uluslarin motosiklet federasyon ve kluplerini cagirarak bu sacmaligi durdurmaya ugrasiyor.

    Be haberi yeni elime gecen AMA bulteninden aldim, Amerikalilar da BMF e destek veriyor, cunku isin ucu sonunda butun dunyaya dokunacak.

    Vallahi sizi bilmem ama benim midem bulandi. Once birisi cikip boyle bir laf ediyor, sonra gunun birinde bu uygulamaya girmis ama herkes isin basini, ipin ucunu kacirmis oluyor. Tarih bunun ornekleriyle doludur. Yakin zaman orneklerinde ise B sinifi ralli otomobillerinin yasaklanmasi, motosikletlerde 300km/h hiz siniri gibi orekler aklima geliyor. Japonyada hiz gostergelerinin 140km/h ile sinirlandirilmasi... Dunyada artik hiz siniri olmayan yol neredeyse kalmamis olmasi gibi.

    Altinda 300km/h yapan Ferrari legal, ama yap bakalim yapabiliyormusun. Ver ehliyeti, gitti. Yok bir daha sana Ferrari merrari... Sacma degil mi? Sacma.. Gercek bu mu? Evet...

    Yuksek hacimde motorlu tasitlardan alinan yuksek vergide aslinda bence sacma ama simdi alistik bize dogal geliyor...Benim cocuklugumda da benzin gelirle mukayese edilirse bugunku kadar, hatta daha bile pahaliydi ve ortalikta gordugumuz arabalarin hepsi bugunku ortalama bir arabanin 10misli benzin yakiyordu. Hatta su anda bizi deli eden Hummer lardan bile 8-10 misli cok yakiyorlardi. Cogu Amerikan 6 veya 8 silindirli dolmus-taksileriydi.
    Zaman icinde yavas yavas alis(tirildik)tik. Niye? cogumuzun zaten bu hacimde araclari alacak ve yurutecek mali imkani yok.

    Kor tuttugunu opermis. Sivil tasit araclarinin tukettigi yakit askeri amacla, ticari ve sanayi amaclarla ve isinmada kullanilmasi amaciyla tuketilen yakitin yaninda devede kulaktir. Askeri bir tankin bir gunluk yakit tuketimiyle Istanbuldaki butun motosikletler bir sene gezer tahmin ederim. Attim ama pek de desteksiz sayilmaz.

    Fransizlarin bir "kurbaga pisirme" deyimi vardir. Bu bence tam bir ornek teskil ediyor. Kurbagayi kaynar suya atarsaniz, hayvanin ayaklari yaniyor ve zip diye tancereden can havliyle sicriyor disari.

    Oysa onun yerine tencereye normal sicaklikta su koyar, yavaaaaas yavas sicakligi artirirsaniz kurbagacik farkina bile varmadan, hic cirpinip itiraz etmeden bir ara pisiyor.

    Diyecegim o dur ki, merk etmeyin kimse sizin elinizden  1200cc BMW nuzu, 1300 luk Busa nizi almayacak, ama, sanmayin ki gelecek nesiller icin bu kabil  motosikletler muzelik olmayacak... Suyumuz isiniyor "yavaaas yavas"...

    Gecenlerde forumlarda dolasan bir yazi vardi hani 40li-50 li yaslarda olanlarin cocukluklariyla bugunkunu karsilastiran... Onu bulup okuyun, ne demek istedigimi daha iyi anlarsiniz.
    Gönderilen Aug 05 2006, 12:56 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Fizik - cekim - sorusu

    Wed, Aug 02 2006 0:55
    929 Okundu  

    Gecenlerde aklima bir soru takildi, belki cok basit bir yaniti vardirda pek arastiramadim. Icinizde fizik tahsili gormus ya da bunu yantlayabilecek, Siradan zekali Donald in merakini herkesin anlayabilecegi bir dille anlatabilecek biri varsa memnun olacagim.

    Ehem..

    Yer cekimi; yada cekim, "gravity", bir enerjimidir?
    Neden-nasil olurda- tukenmez? (yoksa tukenir mi?-graviton diye bir sey gercekten varmidir, sayica sonsuzmudur?)

    Bir sohbet konusu olabilir gibime geldi.
    Gönderilen Aug 02 2006, 12:55 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Dünyada zaman ölçeği...

    Wed, Aug 02 2006 0:07
    973 Okundu  

    Dünyada Zaman Skalası

    Dünyamız 4.6 milyar yaşında... Çok büyük bir sayı olduğundan gerçek ölçeği görmekte zorlanıyoruz.
    Eğer bu süreyi bir yıla sıkıştırsaydık nasıl golurdu gelin bir bakalım. Oldukça düşündürücü bulacaksınız eminim.


    1 Ocak -- Dünyanın doğumu, bir gezegen olarak tanımlanabilir hale gelmesi.

    şubatın ilk haftası -- Bilinen en eski kayanın oluşması

    Mart sonları -- Tek hücreli canlıların görünmeye başlaması

    Kasım ortaları-- ılk çok hücrelilerin ortaya çıkışı.  Kabuklu veya iskeletli hayvancıklar...

    Kasım sonları -- Karada hayatın başlangıcı

    25 Aralık -- Dinozorların ortadan kalkması

    31 Aralık, Akşamüstü saat 7-8 suları -- ılk insanın ortaya çıkışı

    Aynı gün 23:55 -- Apollo 11 in aya seyahati

    Bu ölçekte bir gün 12,5milyon yıla, yaklaşık olarak bir insan ömrü 0.5 saniyeye denk geliyor...

    Gönderilen Aug 02 2006, 12:07 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   BMW MOA Rallisi '06

    Wed, Aug 02 2006 0:00
    2,547 Okundu  




    ABD BMW MOA (Motorcycle Owners Assocıiation) nın 2006 yılı toplantısı (Ralli tabir ediliyor) bu haftasonu Vermont un Burlington şehrinde yapıldı...Biz de New York tan birkaç arkadaş ve eşim Daisy ile kalktık gittik arkadaşlar.



    Geçtiğimiz Perşembe sabahı yola koyularak Champlain gölüne ulaştık.. (Burlington un batısındaki büyük göl) Hava ve yollar nefisti.







    Sagda solda küçük kasabalardan gecerken karsilastigimiz küçük gruplar bize bu ralli hakkinda ipuclari vermeye baslamıştı. Her cinsten, her yaştan ve her yerden BMW motosikletlerı yol boyunca görmek mimkündü.



    Ve nihayet kampa ulaştık.



    Arkada görülen beyaz çadırda giriş kaydı yapılıyor... Yaptırdık kaydımızı, ve bir motosiklet denizine daldık...















    Evet, dağ taş BMW motosiklet... Biz açılış günü, Perşembe, ilk gelenlerdeniz ve kayıt sayısı 30bin i bulmuştu. Cumartesi günü kaydolan motosiklet sayısı 75bin i geçiyordu ki ayrılıp dönmek zorundaydık maalesef.

    Tabii gelenler arasında oldukça ilginç örnekler vardı. Birkaç fotograf serpiştireceğim...

    Bir treyler... Bu ve buna benzer yüzlerce sürücü, özellikle çiftler, treyler ile seyahat ediyor.



    ve pek çok sepetli... Çeşit çeşit... Yüzlerce...















    Yeni 1200Adventure da oldukça revaçtaydı.



    Adv motor koruma demiri pekala standart GS de de güzel duruyor...



    Bisiklete meraklı motosikletçiler için de ilginç çözümler vardı. ışte bir tanesi...





    ScorpionIII ü duyanınız varmı? Ben ilk kez gördüm bu rallide...





    Scorpion lar Grinnal Cars tarafından Avrupada yapılıyor. BMW K1200RS 130HP motor ve aktarma sistemi kullanıyorlar. Ayrıca LT de kullanılan elektrikli geri vitesi de var...

    Merklılara web adresi : http://www.grinnallcars.com/content/home/grinnall.html

    Toplantı alanında oldukça büyük bir fuar da kurulmuştu. Çeşitli firmalar özellikle BMW motosiklet ve sürücüleine yönelik akla hayale gelebilecek her türlü techizat, aksesuar, giyim-kuşam, yedek parça ve tüketim malzemesi satmakta ve tanıtmaktaydı. Bunların arasında tabiiki neredeyse bütün dünyadan gelmiş tur organizatörleride çeşitli motosiklet turları pazarlıyordu.

    Onlara bakarken tam bir sürprizle karşılaştım... Kazım! "Kazoom" tur ! Türkiye ve ortadoğu motosiklet turları tanıtım ve rezervasyonları için orada hazır ve nazır, tam karşımdaydı. Kazımla önceki yıllardan tanışıyoruz. Sarıldık birbirimize...



    Kazım ın web sitesi de şöyle...

    http://www.kazoom-moto-adventures.com/

    Duyduk duymadık demeyin, Kazım Türkiyenin tanıtımı için ve tabiiki Kazoom Tur için canla başla çalışan bomba gibi bir arkadaşımız. O gün ondan aldığım bir avuç nazar boncuğunu Amerikalılara dağıtıp biraz ben de gönüllü tanıtım yaptım sayılır.

    Fuarda giriş bileti numaranızla kazanabileceğiniz birkaç klasik BMW da sergileniyordu...





    Kimlere çıktı bilmiyorum ama bize çıkmadığından eminim... Komik

    BMW ABD nin bazı eyaletlerinde polis motosikleti olarak tercih ediliyor. Ancak geçen yıl girdiği ihalede California da kaybetmiş ve oradaki 2004 R1150RT-P ler şimdi satışta. Bir garajım olsa vallahi almıştım bir tane. ışe gidip gelmeye, trafiği yara yara yol almaya bire bir... Komik



    Cuma günü şehre, Burlington a indiğimizde de gördüğümüz manzara, en az kamp alanında olduğu kadar motosikletin de şehre yayılmış olduğu gerçeğiydi...

    şehrin yayalara mahsus ana caddesi motosikletlere ayrılmış, motosikletçilerle esnaf ve şehir halkı iyice kaynaşmışlardı...















    Ertesi sabah da kamptan ayrılarak evimize döndük dostlar... Bu yılki rallide her gün yedi-sekiz seminer, sürüş okulu, GS le orman turları, rehberler eşliğinde Vermont ve Kanada turları gübü aktiviteler vardı.

    Motosiklet servisleri, lastik, kaporta-boya, envai çeşit aksesuar montajları sağlanmıştı. Evlere şenlik bira çadırı ve türlü rock gruplarının konserleri, Alman mutfağı, ve özellikle BMW nun kendi satış aksesuar ve demonstrasyon merkezi görülmeye değer köşelerdi.
    Gönderilen Aug 02 2006, 12:00 AM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile 2 comment(s)

  •   BMW X3 ile Dakar a a hazirlaniyor.

    Tue, Aug 01 2006 23:57
    1,014 Okundu  

    Nihayet BMW akillandi ve "sisko" X5 i yaristan cekerek, cok daha uygun oldugunu dusundugum X3 yi hazirliyor bu yilki Dakar yarisina...




    Takima VW den transfer olan muthis bir surucu de var yenilik olarak. Jutta Kleinschmidt.



    Kaynak: http://x-raid.de/index.php?id=301



    Jutta Kleinschmidt (Driver)

    Dogumu: 29.08.1962, Koln Almanya

    Bekar, Monako da yasiyor fizik muhendisi.

    1987 den bu yana yarisiyor. Ilk yarislarina motosikletle katilan yarisci, daha sonra JLSchlesser e co-pilotluk yapti. Daha sonra yine Schlesser in buggy lerinde pilot olarak yaristi ve 1998 de Mitsubishi takimina katilincaya degin bunu surdurdu.

    98-2003 arasinda Mitsubishi takimini zaferden zafere kosturan Jutta, 2003 de VW takiminin 1. surucusu oldu. Gecen yil yaris hayatinda ilk kez teknik ariza yuzunden Dakar i tamamlayamayan Jutta bu yil ilk kez BMW takimina giriyor.


    X3 CC nin teknik verileri soyle...



    Bu araclardan uc adet Magna Steyr tarafindan Avusturya da hazirlaniyor.



    Gönderilen Aug 01 2006, 11:57 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Chopper nedir Cruiser nedir...

    Tue, Aug 01 2006 23:54
    1,770 Okundu  

    Enduro turing vs. karisikligi mevzuu acilinca, chopper-cruiser tanimlari da gundeme geldi ve eski bir yazimi da buraya koymayi akil ettim birdenbire... Buyrun, Chopper nedir Cruiser nedir...

    -----------

    Cogu yazilarda chopper ve cruiser tabirleri karistiriliyor, ve cruiser lara yanlislikla chopper deniyor.

    Chopper, Amerikalilarin II dunya savasinda avrupada hafif kivrak hizli motorlari gormesinden sonra, savas sonrasi yurtlarina donuklerinde kendi agir-hantal motosikletlerini kesip kirpip (chop edip) hafifletmesi ile baslayan bir akimdir.
    Daha sonra bu is buyuk-kucuk atolyelerde gelismis ve artik tamamen "kisisellestrilimis" "özgun" hale getirlimis, yada bu sekilde sifirdan yapilmis motosikletlere chopper denilmeye baslanmistir.

    Chopper in esi benzeri  ve herhangi bir markasi yoktur. Ozelligi her chopper in dunyada bir tane olmasidir. Cruiser motorlarla karistirmamak lazim.
    Burasi bir motosiklet sitesi olmakla beraber bu konudaki bilgiyi yaymaya calisma gibi bir misyonumuzda var biliyorsunuz. O yuzden dogrusunu bilelim, dogrusunu kullanalim. Bilmeyene ogretelim, uyaralim.

    Haydi Turkiyede chopper yok diye bir miktar rahatiz ama olacaktir...


    Ornegin bu alttaki resimde gordugunuz butun modeller "cruiser" dir. Seri imalat, Victory marka.





    Oysa ki bu altta gordukleriniz "Chopper" dir. Tamamen sahsa mahsus, ozel imalatlardir. Aynisindan dunyada iki tane yoktur.






    Trike-chopper


    Peki, "custom" nedir?

    Custom icin en uygun anlatim sekli konfeksiyon elbise ve terzinin islevidir.

    Pantalonu motosiklet kabul edelim...

    *Beymenden aldiginiz bir pantalon "stock" dur.
    *Beymenin kokorecciler yada polisler icin urettigi ozel pantalon "custom" dur.
    yada
    *Beymenden aldiginiz "stock" pantalonu terziye goturup kendinize uygun hale getirirseniz bu "Beymen custom" olur.

    *Terzide kendinize ozel bir pantalon diktirir, yada kumasi makineyi alip, kendi kendinize bir pantalon dikerseniz bu "chopper" olur.

    Bir motosiklet "customize" edilerek size, sizin ihtiyaclariniza cevap verilecek hale getirilebilir ve yine dunyada esi olmayan bir motosiklet ortaya cikar.
    Ancak bu mevcut bir motosiklet bir takim standart aksesuarla bu hale geldigi icin bir chopper degildir. "custom cruiser", "custom scooter" yada "custom enduro" vs. dir.

    Customize ile chopping in siniri birbirine cok yakin olabilir, asiri cutomize edilerek motor taninmaz hale de gelebilir. Artik bu noktada bakilacak sey markasinin olup olmamasidir.

    --------

    Chopper isminin helikopterden (chop chop chop chop diye ses cikartmasi) gelme ihtimali uzerinde durulmus... Oyle bir sehir efsanesi de vardir, ancak chopperciler bunu (ABD) kabul etmez, cunku olay "chopping" -kirpma-kesip bicme- filline dayaniyor. Ayrica motorun chop chop yerine patatopatato sesi cikarmasi makbuldur bunlar arasinad  ;-)  Ingilterede (Avrupa) bu tur bir inanc gelismis olabilir, onlar icin bu fiilin gercek anlami pek bir sey ifade etmez cunku motosikletlerini "chop" edenler onlar degildi.

    Bu arada ABD de helikoptere daha ziyade "copter" derler, cikardigi sesten ziyade ismin kisaltmasi dolayisiyla. "Heli - copter". Chopper in vatani ABD oldugu icin, bu bilgiye daha cok onem veriyorum.
    Gönderilen Aug 01 2006, 11:54 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Kulak tikaci, elzem bir koruma...

    Tue, Aug 01 2006 23:52
    1,044 Okundu  

    Kulak tikaci biz motosikletcilerim muhakkak kullanmasi gereken bir koruma ekipmani arkadaslar.

    Alttaki resmini gordugunuz tip olanlar da bu is icin ideal model... Sunger, yaklasik 30dB degerinde ses basinci absorbe edecek ozellikte olanlar...Ucuz, kirlenince atilan tip.



    ön bilgiler...

    Ses cogunuzun bildigi gibi bir enerji bicimidir ve degeri "ses basinci" cinsinden dB "desibel" olarak olculmektedir.
    "Sifir" dB insan kulaginin duyabilecegi en dusuk sestir. Sifir ses- mutlak sessizlik diye bir sey dogada bulunmamaktadir, o yuzden olcum insan kulagi hassasiyeti temel alinarak yapilmaktadir, ve olcum yapan cihazlar uluslararasi bir anlasmayla belli bir ses basincini "0" alarak kalibre edilmistir.

    Insan, kulaklari vasitasiyla sesleri duyar. (ciddimisin? dediginizi duyar gibiyim... okumaya devam  ;D )
    Kulak dis dunyadaki sesleri toplayan bir kepce, bu enerjiyi mekanik titresimlere donusturen bir duzenek ve en nihayet nin bu enerjiyi elektrik akimina cevirip beyne ileten "cok ozel sinir hucreleri"nden olusur. Bizde sesleri duyar ve bunlara bir mana veririz.

    Belli olcude, yogunlukta ve siddette ses enerjisi bu kulak mekanizmasini tahrip eder. Ayni sicak bir corbanin hosumuza gitmesi ama cok sicak oldugunda dilimizi tahrip etmesi gibi.

    Bu ortaokul duzeyi ön bilgiden sonra bizim motosiklet dunyamiza donelim...Komik

    Ama once biraz lise duzeyi bilgi de faydali olacaktir... Efendim, dB diye anilan birim "logaritmik" olarak artar...

    10 dB = 1 Birim ses basinci der isek
    20 dB = 10,
    30 dB = 100,
    40 dB = 1000..vs seklinde gider.

    Ornegin 100 dB 90 dB den 10 kat buyuktur, ama 110 dB 90 dB den 100 kat
    buyuktur...gibi.

    Bunu da dagrcigimiza atalim bulunsun...

    Tibbi gercekler:

    85 dB de siddetinde sese maruz kalan kulakta 8 saatin sonunda sinir hucreleri birere birer ölmeye baþlar.
    95 Db de ayni sure 1 saate duser, 105 dB de ise bu sure sadece 15 dakikadir.

    Maalesef sinir hucreleri vucudumuzdaki diger hucrelere benzemiyor. SOn derece "uzmanlasmis" hucrelerdir, olenlerin yerine vucut yenilerini uretip tamir edemiyor.

    UCLA (University of California Los Angeles) motosikletlerle ses olcum ve arastirmalari yapmis, kask ici sesleri olcmus ve bunlarui yayinlamistir...

    -   UCLA in Audditory Labaratuarinda ve yol sartlarinda yapilan arastirma sonuclari soyle:

    Rolantide : 74dB,

    56km/h : 108 dB,

    Otoyol hizlari: (80-100 km/h) ortalama 116 dB (naked-ciplak motosiklet)

    -  Ortalama bir kaskin ses basincini/siddetini dusurme degeri 3 dB (yazi ile uc )

    Kullanilip atilan turde ucuz bir sunger kulak tikacinin ses basinci/siddeti dusurme degeri 20-30 dB.

    ( ornek http://www.heartech.co.il/ )

    -  Kask ici olcumleri ile ortalama 100km/h hizda ses basinci 93.5 dB (yani ortala bir kaskla kulakliksiz 2.5-3 saatlik motosiklet seyahati ile kulakta ilk sinir uclari olmeye basliyor)

    Bu kadarcik bilgi birikimi ile dahi herhalde sizde ayni sonuca varmissinizdir ki, sagir olmak istemiyoruz o halde bir seyler yapmaliyiz...

    Kulak tikaci bunun icin icat edilmis arkadaslar, gelin bu ucuz sunger tikaclardan alip kullanalim ve 45-50 yaslarinda ha? hý? bana mi dediniz, anlamadim, tekrarlarmisiniz? diye diye dolasmayalim, 60 li yaslarimizda duvar gibi sagir olmayalim.

    Faydalari

    - Kulaginizda olusabilecek tahribatin onune gecmek,
    - Yorgunlugun azaltilmasi (asiri gurultu yorar)
    - Konsantrasyonun yukselmesi (gurultu konsantrasyonunuzu dusurur)
    - Beyin tahribatinin onune gecilmesi (asiri gurultunun beyin tahribatina yol actigi biliniyor...en azindan uzun suruslerden sonra "aptallastigimiz" herkesin malumudur. Ben en az iki kez yan destegi acmadan motoru biraktim gittim, arkamdan baaaaamm diye dustu yere tabii..Komik

    Butun motosiklet yariscilarinin ve uzun yol seyyahlarinin kulak tikaci kullandigini bilin.

    Turkiyede motosiklet biniciligi/kulturu daha yeni yeni ortaya cikiyor. Dedelerimizi bosverin, %99 umuzun babasi motosiklete adim atmamistir omrunde. O  yuzden cevrenizde 60-80 yas arasinda, gencliginde motosiklete binmekten duvar gibi sagir olmus insanlar pek yok. Burada var (ABD) hemde pek cok. Ben bizde hic olmasin istiyorum...

    Tum bunlara ilaveten beyin, kulaginiz, gozunuz ve beyin siviniz ortak calisma sonucu sizin "seytan icadini" dengede tutuyor.. Bunu da hic unutmayin.Ic kulakta meydana gelcek ileri duzeyde tahribat "salyangoz" denilen denge organinizi da etkileyebilir ve omur boyu gelip gecen motosikletleri seyredebilirsiniz ancak...

    Kulagimizi koruyalim, hemde gozumuz gibi... ;)
    Gönderilen Aug 01 2006, 11:52 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   CW MOTY'06 En iyi on !

    Tue, Aug 01 2006 23:48
    1,507 Okundu  

    Cycle World dergisi epeydir beklenen 2006 nýn motosikletleri, daha doðrusu en iyi on motosikletini açýkladý.
    Tabii ki bu dergi yazarlarý ve testleri sonucu derginin görüþünü yansýtan bir sonuç.

    Evet iþte karþýnýzda Cycle World Motorcycle of the Year 2006 "CW/MOTY06" sonuçlarý

    [size=18]BEST SUPERBIKE[/size]
    En iyi Super Sport

    SUZUKI GSX-R 750



    Hem istenen gücü, kaliteyi hem de kullaným kolaylýðý ve sportifliði ayný paket içinde sunan "Gixxer" bu dalda birinciliði kimseye kaptýrmadý.

    [size=18]BEST OPEN STREET BIKE[/size]

    En iyi açýk sýnýf cadde motoru

    KAWASAKI ZX-14



    Nerdeyse 200 beygirlik bu "King-Kong-Kawi" cüssesi, gücü ve aðýrlýðýna raðmen rahat bir cadde motoru olmasý nedeniyle Super Sport kategorisi yerine "Cadde"ye layýk görülmüþ.
    Ninjalarýn babasý zx-14 "kütlesiyle kýyaslanmayacak, þaþýrtýcý kývraklýkta" bulunuyor...

    [size=18]BEST MIDDLEWEIGHT STREETBIKE[/size]

    En iyi orta sýklet cadde motoru

    TRIUMPH DAYTONA 675



    Orta sýklet, 600cc lerde rekabet oldukça büyük ama bükülmez þase ve süper frenleri Daytona 675 e büyük avantaj saðlamýþ. Test pilotlarýný en çok etkileyen güç bandýnýn gerçek dünyada iþe yarayacak geniþlikte ve konforda olmasý.

    [size=18]BEST CRUISER[/size]

    En iyi cruiser

    YAMAHA STAR ROADLINER





    Bu büyük 1854cc hacýmlý art-deco tarz V-Twin cruiser hem Yamahanýn hemde cruiser sevenlerin gözdesi oldu bu yýl. Aðýrlýðý ve cüssesiyle kýyaslanamayacak viraj karakteristiði, düþük ya da yüksek hýzdaki stabilitesiyle sürmesi büyük bir keyif...

    [size=18]BEST TOURING[/size]

    En iyi turýng motosikleti

    HONDA GOLD WING



    Bu sene Honda en iyi on arasýnda ýþýl ýþýl parlýyor... En iyi turing de Hondadan. Bu yýl tam 16.kez bu dalda birincili alan GW de 2005 e göre GPS, ýsýtmalý elcik ve yolcu sýrtlýðý dýþýnda hiçbir deðiþiklik yok.

    [size=18]BEST STANDARD[/size]

    En iyi standart motosiklet
    ("naked" tabiri demode oldu sanýrým)

    TRIUMPH SPEED TRIPLE



    Hooligan larýn cadde savaþçýlarýnýn gözdesi yýllarýn eskitemediði güzel Speed Triple yine sahnede.

    [size=18]BEST SPORT-TOURER[/size]

    En iyi Sportif-Turing

    BMW K1200GT





    Bu yýl, geçen senenin þampiyonu Yamaha FJR otomatik výtesine raðmen BMW GT ye yaklaþamadý. 152HP tek sýra dört silindirli yeni "K" serisi motor ve inanýlmaz süspansiyonu rakipleriyle arasýna bir "quantum leap" - "yýldýzlar arasý bir sýçrama mesafesi" koydu BMW deniyor.

    Doðrusu sadece rakipleriyle arasýna deðil, kendi eski modelleri ile arasýna da böyle bir mesafe koydu bence...

    Bende tuttum birkaç resim daha buldum sizlere...
    http://donald.hypermart.net/MCWeb/MCs/BMW%20K%201200%20GTPIX.htm

    [size=18]BEST DUALSPORT BIKE[/size]

    En iyi enduro-turýng motoru

    HUSQVARNA TE510



    Bu yýl Enduro-Turýng sýnýfýnda 250cc den 1200 e kadar oldukça geniþ bir yelpaze ve çok güzel modeller vardý ama Husky birinciliði kimseye býrakmadý.

    Caddede elinden her iþ gelen bu eðlenceli motor kendini araziye atmak için de can atýyor, sizi evden iþe ya da þehrin öbür ucundaki bakkaldan ekmek almayada...

    [size=18]BEST ENDURO BIKE[/size]

    En iyi enduro

    KTM 450 EXC





    Nereye olursa olsun, ne kadar uzakta olursa olsun gidebilen, daynýklýlýk, her iþi görme yeteneði olan, sizi yükünüzü maceradan maceraya Dakar yarýþýndan civardaki daðara kadar sizi sürükleyen bir motor EXC.

    [size=18]BEST MOTCROSSER   [/size]

    En iyi motokros makinesi

    HONDA CRF 450R



    Evet "Big Red" Honda CRF bu yýl tam beþinci kez sýnýfýnda þampiyon oluyor, ve bunu yapamak içinde aslýnda pek bir þey de yapmýyor.

    Bu yýl þase deðiþikliði ile aðýrlýk merkezi biraz daha alçalan ve suspansiyon valvlari deðiþen CRF bakalým seneye altýncý kez þampiyon olmayý baþarabilecek mi?


    [size=18]MANSÝYONLAR[/size]

    Alttaki motorlar esas yarýþmadan elendiler ama onlardan bahsetmeden geçmek haksýzlýk olacak deniyor...

    KTM 950 SUPERMOTO



    Bu yýl test pilotlarýný en çok "sýrýttýran" motosiklet KTM 950 Supermoto oldu. 2007 çok çekiþmeli geçeceðe benziyor...

    Ýlk yakýt enjeksiyonlu 990 Super-Duke u bu yýl bekliyoruz...

    HONDA CRF150



    "practically perfect fun-bike" diyorlar CRF150 için. Her aileye lazým bir tane deniyor...Herkesin gözdesi bu ufaklýk.

    Bu hafif, güçlü motokrosçu tam bir "iki tekerlekli lunapark".

    DUCATI MONSTER S2R 1000



    Dergi diyorki "Monster" ve hava soðutmalý 1000DS makine Ducatinin ekmeði-peyniri... Ýkisini biraraya getirdinizmi ortaya sade, güçlü, pratik ve güzel bir motosiklet çýkýyor.

    MOTO GUZZI BREVA 1100



    Herkes Guzzinin birþeyler yapýp Breva yý geliþtireceðini umuyordu ama bu kadar geliþtireceðini hesaba katmamýþtý.

    Breva için þimdi "Best Overall Bike" - "En iyi her yola gelir/her iþi görür motosiklet" deniyor.

    HARLEY-DAVIDSON SUPER GLIDE



    Super Glide hakkýnda azla söze hacet yok diyor CW yazarlarý.."It's asimply very good motorcycle"... "Sadece gayet güzel bir motosiklet"...
    Gerçekten de öyle...H-D Super Glide ýn 35.yýl versiyonu bu yýl pýrýl pýrýl göz doldurdu.

    Evet biz motosiklet severlere de "Bir garaj ve bol maaþ ya resulullah" diye dua etmek düþüyor Komik Bakalým 2007 neler getirecek...
    Gönderilen Aug 01 2006, 11:48 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x