in

Resat ARBAS

Donald Duck


  •   Trafiğe Kurban olmamanın 5 altın kuralı

    Sun, Jul 30 2006 23:22
    782 Okundu  

    Yolarda konforu gittikce artan otomobiller boy gostermeye basladikca kazalar azalmioyor... Otomatik vites, MP3 player, uydu radyosu, navigasyon sistemi, ABS, emniyet kemeri, her taraftan fiskirmaya hazir hava yastiklari, celik kusaklar, sok yutucu bolgeler, malzemeler vs. vs... Arac suruculeri eskisinden cok daha guvenli hissediyor kendilerini ve bu guven bambaska bir problem yaratiyor...

    Trafikle ilgilenmeyen suruculer!...



    Bir yandan ickisini yudumlarken bir yandan CD degistiren, ayni zamanda telefonla konusan suruculerden bahsediyoruz. Bu "yoldas"lar bizim baslica problemlerimizden biri olmaya basladi son yillarda. Isin kotusu direksiyon basina gectigimizde biz de onlara donusebiliyoruz.

    ABD de NHTSA orgutu (National Highway Traffic Safety Administration) gecenlerde uzun suredir surdurdugu kapsamli guvenlik arastirmasini bitirerek yayinladi ve AMA (American Motorcycle Association) da buradan yola cikarak bu alttaki 5 Altin Kural i biz motosikletcilere sundu.

    1) Uyanik olun, uyanik kalin.

    Kafasi daginik suruculere karsi en buyuk avantajiniz budur.

    2) Sizde "daginik surucu" olmayin.

    Gosterge panelindeki isiklara, motorun sagindan solundan gelen seslere kafanizi takmayin. Bir taraftan MP3 playerin sesini ayarlamaya, calan parcayi degistirmeye, gereksiz yere burnunuzu kasimaya ugrasmayin. Cok gerekiyorsa durun bir yerde.  cep telefonunuzu cebinize degil cantaya, vibrasyonunu hissedemeyeceginiz, sesini duyamayacaginiz bir yere koyun.

    3) Trafikte pozisyonunuzu kurun ve koruyun.

    Kendiniz ve diger araclar arasinda tampon bolge olusturun ve bunu koruyun. Saginizda araba varsa siz sol yana gidin. Otoyollarda sol seridi kullanin. Her zaman bir kacis rotasi planiniz hazir olsun, gerektiginde tereddut etmeden emniyet seridine kacabilirsiniz unutmayin.

    4) Potansiyel problemli suruculerden uzak durun.

    Telefonla konusan, arka koltuktaki cocuklarina laf yetistiren, bir arabaya dolusmus bir kac genc, tasitlar arasinda zigzag cizenler, asabi, gereksiz devirli hizli kullananlar... Bunlardandan uzaklasin. Gozleriniz hep bu suruculeri arasin. Aranizdaki mesafeyi mumkun oldugunca buyuk tutmaya bakin.

    5) Gozleriniz hareketlensin...

    En guvenli arac suruculeri gozlerini surekli hareket ettirerek cevreyi dikkatle tarayan, her yonu surekli kontrol eden suruculerdir. Biz de bunlardan biri olalim. Aynalar, sag, sol on, ileri, taaa ileri, yine ayna, yine ileri, sol,sag...devamli kontrol halinde olalim..

    AMA ogutlerine ilave olarak DD derki kulak tikaci kullanin. Dikkatiniz ve konsantrasyonunuz ikiye katlansin... Dikkatli olun oralarda, ama neye dikkat edeceginizi bilerek.
    Gönderilen Jul 30 2006, 11:22 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile 1 comment(s)

  •   Fren fren fren...

    Sun, Jul 30 2006 23:17
    1,144 Okundu  

    Bu eski bir yazisma... yeni sezon ve kazalardaki artis uzerine yeniden ortaya cikartmak ihtiyaci duydum.

    Arkadasimiz Rauf "Airport" Gerz in cok guzel sorulari ve cevaplarim da var yazismada.

    Iyi okumalar, keyifli antremanlar dilerim.
    -------------------------------------------------

    Efenim, fren uc ise yarar...Birincisi durdugunuz yerde motoru sabitlemeye, ki bu simdilik malum ve geciyorum.
    Ikincisi, motoru yavaslatmaya, ucuncu olarakta durdurmaya.

    Ornegin motosiklet yariscilari bu ucuncu fonksiyonu hic kullanmazlar, yarista motoru durdurmaya gerek yoktur cunku. 

    Bu genel ve fuzuli bilgiden sonra gelelim fren kullanimina. Hizla yol almakta iken, hiz ayarlamalari yapmak gerekir..surekli. Viraja girerken mesela, yada ilerde sag seritteki bir arac sola-onunuze dogru serit degistirmektedir vs. Yani durmak o an icin soz konusu degil. Motoru yavaslatmak icin neler yapilabilir...

    1. Dort parmaginizla fren levyesini ortun, .

    yetmedi diyelim ...(biliyorsunuz dort parmakla levyeyi ortunce gaz kesmis ve fren yapmaya hazirlanmis olunuyor)

    2. Debriyaji sIkin ve vites kucultun...

    Daha once yazmistim...motosiklette kompresyon freni yoktur! Vites kucultmek demek arka fren yapmak demektir, ancak fren diskini/tamburunu kullanmaksizin. Bu tamamen arka fren etkisi yaratir, debryaji aniden birakirsaniz arka kaymaya baslayabilir. Ozellikle islak yolda...dikkat.

    Ve yine dikkat, vites kucultuldugunde motor derhal hiz kaybetmeye baslar AMA arka fren lambasi yanmaz! Arkanizdan gelen araclara uyari olsun diye her zaman hafifce bir arka frene basin ki anlasinlar.

    2.Arka frene otomobilin gazina basar gibi gittikce artan kontrollu bir basincla basmaya baslayin.

    Arka freni bloke etmemek cok onemlidir. Eger bloke oldu ve arka taraf bir yana kaymaya basladiysa frenden ayaginizi cekmeyin. Bu asirma dususune neden olur (highsiding)

    yetmedi diyelim, daha da yavaslamak gerekiyor

    3. Arka ile beraber on frene baslayin. On fren "progresif" olarak yani gittikce ve kararlilikla artan bir basincla kullanilir. Yuk on tekerlege bindikce daha cok basinc uygulayabilirsiniz. Aniden sIkarsaniz on tekerlekte yeterli cekis/yuk/surtunme/kavrama olmayacagi icin tekerlek bloke olup kaymaya baslayacaktir.

    Oysaki progresif yontem ustaca uygulanirsa on tekerlegi bloke etmeniz mumkun degildir, hatta "stoppie" cilerden de bildiginiz gibi arka tekerlek havaya kalkar, yine de on bloke olmaz. Modern fren ve lastiklerle on tekerlege 1.2g ye kadar bloke olmaksizin yuk verilebiliyor. (yani 300kg lik motorun on tekerlegine 360kg yuklemek gibi)

    Buradan da artik sifir hiz, "Durus" a gecersiniz.

    Panik frende, aniden illaki mumkun olan en kisa surede durmaniz gerekiyorsa her iki frene birden asilirsiniz. Yanliz on frene "progresif" olarak VE tabiri caizse "allahina kadar" asilmak sarttir.
    Yukarda yazilanlar dogrudur, on frene gerekli guc verilmedigi icin pek cok kaza oluyor. Korkmayin, ama "yuk one bindikce basinci artirma" -"progresif" teknigini uygulayin, yolun bos oldugu yerlerde calisin, ogrenin ve kendinize guvenin.

    ------------------

    Soru "Airport"
    1.Keskin olmasa da bir virajdayiz. Ani fren yapmamiz gerekti. Motoru duzeltecek bir mesafemiz de yok. Diyelim ki normal sartlarda (yol duz olsa) anlatildigi sekildeki frenlemeyle durabilmek mumkun. Nedir tavsiye olunan.


    1 Motosikleti daima gordugunuz kadar sureceksiniz !"Yani virajda ani fren yapmak lazim oldu ve motoru duzeltecek mesafe yok" diye birseyle karsilasmaniz soz konusu olmamali.

    Defalarca yazdigim gibi motosiklette karsilastiginiz her musibetin sorumlusu sizsiniz. Ondeki kamyondan dusen esyadan da, yoldaki yag lekesinden de, o sirada yagmur yagmasindan da, vs. vs. ve tum bunlarin yol acacagi problemlerin tek mesulu motosiklet surucusudur.

    Kamyonun dibinden gitme, hava durumuna bak, gordugun kadar git, bilmedigin yolda biliyormusun gibi surme, bilmedigin motoru kendi motorun gibi surme vs.

    Yine de yanit sudur; Motoru "dikeltirsiniz" (acaip bir kelime oldu ama) ve tarif ettigim panik freni yapip gerisini allaha birakirsiniz. Cunku kabahat sizdedir, ve isiniz allaha kalmistir.

    -------------------

    Soru "Airport"
    2.Arka freni kilitledigimizde kayma islemi kendini hissettiriyor ve arkanin one dogru yol almasi da o zaman surati icerisinde biraz daha yavas gelisiyor. Arkanin kaymaya basladigini hissettigimiz anda (Tam olarak yanimiza gelmeden) birakirsak da ayni istenmeyen sonuca (highsiding) ulasmak mumkun mudur? Anlatilanlardan biraz zorlayinca sanki arka fren bi kere kaymaya basladi mi "Yandi gulum keten helva" sonucu cikiyor. Keten helva sonucu dogru mudur?

    Hiziniz yuksek degilse, yagis-buz-kum vs yoksa, verilmis sadakaniz varsa bloke olan tekerlegin surtunmesi sizi yavaslatip durdurabilir yada motor iyice yavaslarsa kontrol size gecebilir. Yani "keten helva" durumu ile karsilasmayabilirsiniz, ama arka freni birakirsaniz her halukarda karsilasabilirsiniz. En azindan testislerinizle bademcikleriniz bir an icin tanisma firsati bulur ki hos bir tecrube degildir. 

    -----------------------

    Soru "Airport"
    3.Motor agirligi ve tiplerine gore bu frenleme sekilleri farklilik gosterir mi? Yani ne bileyim; benim traktorle bu soyledikleriniz kesin sasmadan yasanir ama cok daha hafif bir motorda da aynisi gecerli midir?

    Hayir gostermez. Aynisi gecerlidir.
    ----------------------------
    Soru "Airport"
    4.Frenleme reflekslerine tam bir "Yol, trafik, zemin, surat" detaylarini ayrica monte etmek gerekmez mi? Cevap "Evet" ise anlatilabilir oneri var midir?

    Bu soruyu anlamamistim ama Airport a gore soruyu 2 ve 3 te yanitlamisim.

    -----------------
    Soru "Airport"
    5.Bu detaylarin en onemlilerinden ve digerlerine oranla daha sIk karsilasacagimiz "Surat" icin de bir baska siralama var midir? Yani 120 ile giderken on frene asilmakla 30 ile giderkenkinin arasinda farkli komplikasyonlar yok mudur?

    Yolu ve trafigi ne kadar iyi gozluyorsaniz, ne kadar yavas gidiyorsaniz, motor yuklu olarak ne kadar hafifse, yoldaki kavrama ne kadar yuksekse, balatalariniz-ve fren sisteminiz ne kadar iyiyse, lastiklerinizin havasi ve lastiklerinizin durumu ne kadar iyiyse, refleksleriniz ne kadar iyiyse, ne kadar sogukkanli iseniz, ne kadar uyaniksaniz, ne kadar tecrubeli iseniz, ne kadar az risk alarak kullaniyorsaniz o kadar dusuk bir fren basinci ile durur yada istediginiz surede istediginiz hiza dusersiniz. Bu formule eklenecekler olabilir ama hicbir sey cikartamazsiniz.

    -----------------------

    Soru "Airport"
    6.Bu topic'in konusu degil belki ama bilincli dusme teknigi nedir? Karar verdim duramayacagim, gecemeyecegim, atlayamayacagim.... Eeee nasi dusecegiz bu meretten usturubuyla.

    Usturplu dusme uzerine bir iki sey yazdiydim, onlara bir bakin isterseniz...AMA...sunu bilinki son ana kadar motorun ustunde kalip hizinizi mumkun oldugunca dusurmek en guvenlisidir. Saatte 80 le dusup suruklenip bariyere carpmakla, saatte 40 la ayni seyi yapmak arasinda gece ve gunduz kadar fark vardir. Ayni fark, ister inanin ister inanmayin, 40 ile 39 km/h arasinda bile vardir. O yuzden progresif, efektif fren yapmasini ogrenin, gordugunuz kadar gidin, ve evet, son ana kadar motorda kalip sogukkanlilikla hiziniz dusurebildiginiz kadar dusurun diyorum.

    http://donald.hypermart.net/Teori/13DEVIRDIK.htm

    http://donald.hypermart.net/Teori/14TATSIZ.htm

    Tatsiz dersler / Asirma Dususu - Highsiding konusunda Ne zamandir firsat bulup bunu cizmek istiyodum, kismet bu guneymis...



    Yukardaki cizimde Asirma Dususu dedigim Highsiding mekaniginin "bence" (benim yetenegimle) iyi anlatilabilir bir sekli var. Arka tekerlek motosikletin kendisini tasir. Yani butun sizin, motorun, esyanin vs. agirligi arka tekerlektedir. Bu kritik anda fren dolayisiyla da zaten on suspansiyon iyice kisalmis, butun motor on tekerlegin ustune yuklenmeye baslamistir.



    ON FRENI BIRKIRSANIZ; agirlik aktarimi arka tekere gecer ve arka tekerlek cekis kazanir. Arka frenin gucu bunu durdurmaya yetmez.

    ARKA FRENI BIRAKIRSANIZ; arka teker cekis kazanir.

    Her iki durumda da motosiklet o kirmizi ok yonune gitmek isteyecektir, ama onunde neredeyse 45 derece donuk bir tekerlek durmaktadir. Motosiklet bu engelin ustunden takla atar. Daha dogrusu atmaya calisir.. O anda cifte atan at gibi suruyucuyu firlatir. Yerden kurtulur kurtulmaz kendi ekseni etrefinde havada donmeye baslar... genelikle surucu motordan once yere duser...

    Alttaki cizimi bir baska web sitesinden aldim. Kaynak:
    http://www.msgroup.org/forums/mtt/topic.asp?TOPIC_ID=2192



    Ingilizce olmakla beraber ne olup bittigi anlasiliyor sanirim.

    (benden daha yeteneksiz bilgisayar cizerlerini gormek sevindirici..  :smoke:  )

    benim sitemde / kitabimda da de bu mevzuyu uzun uzadiya anlattiydim. Hicbir zaman basiniza gelmemesi dilegimle.    :|
    Gönderilen Jul 30 2006, 11:17 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments

  •   Motosiklete Giris

    Sat, Jul 29 2006 23:15
    999 Okundu  

    Orijinali web sitemde Tamami "Motosiklet Teorisi" adli kitabimda bulunan bilgileri "el altinda bulunmasi" amaciyla yavas yavas buradan da aktarmayi dusunuyorum. Faydali olmasi dilegiyle... Double D   8)

    -----------

    "Uzun suredir motosiklete yeni baslayan, baslayacak olanlardan gelen sorular ve bu konudaki kapsamli bilgiye ulasimin son derece kisitli olmasi beni dusunduruyor, uzuyordu. Sonunda bu konuya el atmaya kara verdim ve "Motosiklete Giris" baslikli bir yazi dosenmeye karar verdim. Begenmeniz ve ise yaramasi umuduyla...

    Yeni motorculara…Bir suredir “Motosiklet Teorisi” adi altinda derledigim bir yazi dizisi surdurdugumu biliyorsunuz. Bu dizinin amaci yeni baslayanlari bu dunyanin teorisi, felsefesi, ve boyutlariyla tanistirmak oldugu gibi tecrubeli, bilgili motosiklet suruculerini de pratik dunyanin disindaki evrene tasimakti. Biliyorsunuz dizi suruyor, karsilikli yazismalar ve bilgi alis verisi ile dahada zenginlesip serpiliyor…ancak bu arada motorla yeni tanisanlar, heveslenenler, hic motora binmemis ve bu maceraya atilmak isteyenler de var aramizda. Sayilari azimsanmayacak boyutta ve aslinda Teori yazilarina oldukca da ilgi gosteriyorlar.

    Dolayisi ile yeni bir konuya girmem gerekiyor, ki oldukca cetrefilli, “Motosiklete Giris” diyorum buna. Burada bu ise nasil baslamak lazim, neler yapilmali, antreman teknikleri konularina sadece kisaca deginecegim ve yeni baslayanlarin ozellikle “Motosiklet Teorisi”nin yayinlanmis butun bolumlerini okumalarini, anlamalarini, anlasilmayan seyleri sormalarini, ve devamini takip etmelerini isteyecegim.

    Nasil baslanir? Motosiklet bir gun ansizin insanin kanina giriverir ve kendinizi gelip gecen motorlara bakarken, dergilerde resimlerini karistirirken, TV de yarislarini izlerken bulursunuz…bu sihirli ani hic bir zaman hatirlayamazsiniz, hatirladiginiz anda daha eski bir ani canlanacaktir zihninizde motosiklet aski ile ilgili.

    Bu aska malup dustunuz ve artik bir motosiklete atlayip kanatsiz bir ucusa gecme, yuvadan, kafesten cikma arzusu ile yanip tutusuyorsaniz pek iflah etme sansiniz yoktur. Illaki bu dunyaya duseceksiniz. Bizlerde elinizden tutmaya calisacagiz dilimiz dondukce. “Biz” diyorum cunku yeni motorcularin elinden tutmak tum motosiklet camiasina dusen bir gorev.

    Once bazi kavramlar ustunde duracagim, ki birincisi bunun bir “Spor” oldugudur. Yani hic bilmeden sahaya cikip tenis, beyzbol oynayabilirmisiniz? Kurallarini incelemeden, felsefesini bilmeden Yagli gures, Aikido, yada Judo minderine cikabilirmisiniz? Tabii ki hayir. Bu sporun en egzantrik tarafi bir sahasi, minderi olmayisi ve olayin spor bilinciyle uzaktan yakindan ilgisi olmayan diger insanlar arasinda gecmesidir ki biz bu ortama “trafik” diyoruz.

    Ikincisi ogrenme egrisinin gosterdigi dalgalanmalardir. Baslangicta cok zor gibi gelir, sonra cok kolaylasiverir birden, sonra zorlasir ve boyle bir zikzak gider ta ki duz bir cizgiye ulasana kadar. Ve hic bitmez. Bugun en usta suruculer bile hala bir taraftan motosiklet kullanmasini ogreniyor, hic supheniz olmasin. Ve bu sizi korkutmasin, bu sporun en guzel tarafidir.

    Ucuncusu, motosiklet surusunun bir “mucadele” olusudur. Fizik kurallariyla, kendi vucut ve zihninizin sinirlariyla, ogrenme ve motor kaabiliyetinizle(*), makineyle, tum anlamiyla cevre ile ve doga kosullariyla mucadele.

    (*) “Motor kaabiliyeti” insan psikolojisi ve tip ta kullanilan bir tabir. Sahip oldugunuz bilgiyi mekanik bir duzenege uygulayabilme yeteneginizdir. Paten, Ucak, Bisiklet, Kayak, Otomobil vb. Araclari kullanabilmek icin bu “ham” yetenege sahip olmaniz ve usanmadan tekrarlayip gelistirmeniz gerekir.

    Dorduncusu ise “genc” ve fiziksel-mental olarak tam saglikli olmaniz gerekliligidir. Genclik goreli bir kavram dogal olarak, ben 25 yasinda ihtiyarlar ve 75 yasinda gencler taniyorum. Motosiklete baslamak icin asgari yas siniri diye bir sey yoktur.

    Baslamadan once gerekli olan seylere gelelim.

    Bisiklete binmesini bilmeniz gerekiyor…Otomobil kullanmasini da bilmeniz gerekiyor. Bu yanlizca benim kanaatim degil tabii, ABD de ve batili bir cok ulkede ciddi motosiklet okullarinin hicbirine bisiklete binmeyi bilmeyeni ve otomobil ehliyeti olmayani almazlar.

    Bisiklet motosikletin anasi, otomobil de babasidir. Ailesi ile iyi bir dostluk kurmadan kizlari (yada ogullari) ile nisanlanmayi aklinizdan bile gecirmeyin.

    Bununla birlikte sunu da bilin ki motosiklet “motorlu bisiklet” degil “iki tekerlekli otomobil” dir. Yani bisiklet VE otomobil kullanmasini bilmek bu seytan icadini kullanabilmeniz icin yeterli degildir, tamamen yeni bir dunya ile karsi karsiyasiniz.

    O zaman sira geldi bir motosiklet secmeye…

    “Motosiklet Teorisi” dizisini okumakta iseniz, bu isin mekanigi hakkinda epey bilgi sahibi olmussunuzdur. Motosiklet, kendi basina ayakta duramayan, eksik bir makinedir. Onun tamamlayici parcasi sizsiniz. Ikiniz ortak tek bir makine olusturursunuz. Otomobil tecrubesinden tamamen farklidir. Otomobildeki sesini bile duymadiginiz, cok merakli degilseniz nerede nasil calistigindan haberiniz olmayan makine burada bacaklarinizin arasindadir. Ici agzina kadar benzin dolu bir tank dizleriniz arasinda, on tekerlege bagli tamamen ortada bir mekanizma ellerinizdedir. Bir yandan vites degistirmek, arka ve on freni zamaninda ve uygun basincta kullanmak, bir yandan da maalesef dumduz ufuktan ufka uzanan yollar henuz insa edilmedigi icin saga sola donmek zorundasiniz.

    Iste mucadele daha burada, mental duzeyde baslar. Daha baska mucadeleye ihtiyaciniz varmi? Cevabiniz “evet” ise hemen gidip 250cc ustunde kocaman gosterisli bir motor secin...hele “olume meydan okuma” gibi bir merakiniz varda pahali bir intihar planliyorsaniz 600cc den baslayan “super sport” bir motosiklet sizin icin bicilmis kaftandir.

    Bunlari sizi urkutmek icn ozellikle yaziyorum, su katilmadik gercekler.

    Ilk sececegimiz motosiklet herseyden once hafif olmalidir, kivrak olmalidir.

    Boyu posu size uygun olmalidir. Bunlari nasil anlayabiliriz; soyle. Motora oturun,

    Hop bir dakka bir dakka…motora nasil oturulacagini anlatmadimki, degilmi? Anlatayim...

    Motor yan destekte olmalidir…orta destekte ise, bilen birine soyleyin indirsin. Motorun sol yanina yanasin, uzanip elciklerden tutun ve sag elcikteki levyeyi (on fren) dort parmaginizla sIkIn. Simdi dikkat, ozellikle motor biraz yuksekse motora sag bacak atilarak Malkacoglu gibi binilmez. Seleyi varsa yan cantalari, arka stop lambasini filan cizebilir, hatta kirabilirsiniz. Soyleki, sag ayaginizin topugu kiciniza degecek gibi dizinizi bukun. Simdi “Dizinizle” binin. Ayaklarinizi yere basin, motor duz bir yerde tabii ve freni birakin..istediginiz kadar siritabilirsiniz.

    Bindiniz…her iki ayaginizin tabani yere tam basiyormu? Basmiyorsa aynen inin…Basiyorsa iyi…(simdi motorun vitesi bosta olsun-tabii ki motor calismiyor) ayaklarinizin topugunu yerden kaldirmadan dizlerinizi acarak (yerden guc alip dizlerle iterek) motoru yavasca geriye itin. Bacaklariniz dumduz ileri uzanmis, ayak topuklariniz yerde olsun. Simdi yine dizlerinizi kirarak motoru one cekip baslangic pozisyonuna gelin. Bu hareketi dort bes defa tekrarlayin…kollarinizdan guc almadan, ikinip sIkilmadan rahatca yapabiliyorsaniz mesele yok. Boyu size uygun ve yeterince hafif demektir. Birden fazla motor varsa hepsinde deneyin, hengisinde en kolay yapabiliyorsaniz o sizin motorunuz olmaya aday adayidir..Komik

    Gelelim motorun hacmine, gucune…50cc den baslamak uzere butun motosikletler (scooter ler de dahil olmak uzere) size trafikte yetecek guc ve hizi saglayacak yetenektedir. O yuzden aman 50HP den asagi olmasin, bu 25 oburu 35 o zaman 35 HP alalim filan gibi bir kaygiya kapilmayin. Bu kaygi yarinin problemidir ve yarin sizden 10,000 km uzaktadir. Kaba bir olcutle, alacaginiz motosiklet 250 cc den buyuk olmamalidir. Bununla beraber 125 yada 250cc “baslangic motosikleti” degildir, tum omur boyu zevkle kullanabileceginiz, her isinizi gorebilecek bir makinedir.

    Scooter (ornegin Vespa) da bir motosiklettir, ustelik otomatik vitesli ve kullanmasi ogrenmesi en kolay, en ucuz makinelerden biridir. Gunluk kullaniminiza uygun olabilecegini dusunuyorsaniz, hic endiselenmeden bir scooter edinip motor dunyasina kestirmeden girmeniz mumkundur.

    Scooter yolunu secmedigimiz varsayip devam ediyoruz…

    Sira motosikletin tipine geldi…Burada konfor ve hakimiyet bir numarali tercih kistasidir. Dedik ya hani motosiklet surusu bir mucadeledir diye, siz motosikletin bir parcasi olacaksiniz diye; iste hakim olabilmeniz icin, bir parcasi olabilmeniz icin once dogru durust bir oturma pozisyonunuz olmasi lazim.

    Motorda temel olarak uc oturma tarzi, ve bu tarzlara gore birkac ana model vardir. (Ornek olarak verdigim modeller baslangic icin degil, motorun tipi hakkinda bilginiz olsun diyedir)

    1) Ayaklariniz oturdugunuz yerin gerisinde;

    Agirlik: ellerde ve selede.

    Amac: Kisa sureli gezi, sportif, aktif surus tarzi, surat yarislari.

    Kategori: Sport, super sport, racing, drag

    Ornek: BMW R1100S, Yamaha YZF-R6, Honda CBR600RR

     

    2) Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda;

    Amac: Orta-Uzun sureli gezi, konfor, sportif geziler, mukavemet yarislari.

    Agirlik: ellerde, selede, ve basamaklarda.

    Kategori:Turing, sport-turing, dual-sport = dual-purpose = enduro, Kros, Motard, Cadde, Standart, Gezi

    Ornek: BMW K1200RS, R1150R-RT; Yamaha TDM850, TT600; Kavasaki KLR 650, Honda Goldwing, Nighhawk, KTM serisi endurolar.

     

    3) Ayaklariniz oturdugunuz yerin onunde;

    Agirlik: selede.

    Amac: Orta-kisa mesafe gezi

    Kategori: Gezi, Cruiser, Chopper

    Ornek: Harley-Davidson, Indian, Yamaha Roadstar-RoyaStar, Kawasaki Vulcan, BMW R1200C

     

    Tabiikki bu amac/kategori tanimlari genel kullanim-dizayn olcutlerine goredir. Bir racing motorla dunya turu yapabilir, bir Harley Davidson la kivrimli bir yolda butun sport bike cilari utandirabilirsiniz. Ama bu istisnalar yinede bizim siralamamizi degistirmez.

    Gordugunuz gibi bu tarzlarin icinde baslangic motorundan bekledigimiz ozellik sadece 2 numarali tipte, “Ayaklariniz oturdugunuz yerin altinda” tipinde mevcut. Cunku bu tiplerde agirliginiz uc kontrol noktasina dagiliyor, fiyat olarak en ulasilabilir, ve amac olarak bizim hedefimize nisan almis vaziyetteler.

    Demek bir enduro yada standart/cadde turu motor sececegiz, 250cc den buyuk olmayacak, ayaklarimiz yere basacak, tarif ettigim deneyi yapip basarili ve konforlu hissedeceksiniz kendinizi…iste aday motor.

    Diger istedigimiz ozellik hesapli olmasi. Yani iyi bir ikinci el, yada kesenizi zorlamayacak bir sifir motor olacak bu. Garanti suresi dolmamis bir ikinci el, size en az bir-iki sezon hicbir mekanik sorun cikarmasi sozkonusu olmayacak bir kullanilmis motor idealdir.

    Burada deginmek istedigim bir baska motor daha var ki o da kros motorudur. O da 2. tarza giriyor. Ancak bu motorlari uzerlerinde isik, sinyal, korna vb. Techizat olmadigindan ve lastikleri asfaltta son derece az tutundugundan normal trafikte kullanamazsiniz. Muhakkak arazide kullanmaniz, bir tasiyici ile parkura gidip gelmeniz, ozel tekniklerini bir hocadan ogrenmeniz gerekir. Biraz mesakkatli bir yol ve genel motosiklet meraklisina tavsiye etmiyorum. Ama, motosiklet ogrenmek ve ilerde rahat etmek icin bir numarali yol oldugunu da bilin. Ozellikle otomobil tecrubesi olmayan yasca gencler icin bulunmaz bir spor, harika bir eglencedir.

    Pekala, bir motor edindik, ve parkura cikmak icin heyacalanmaya basladik..daha durun bakalim motosikletin en onemli parcalarini daha almadik…

    Sira giyim kusamda…

    Tam kapali bir kask, cizme ve eldivenler motosikletin parcasidir. Bunlarsiz motora binmeyi aklinizdan gecirmeyin.

    Daha gerisi var tabii kulaklik, ceket, pantalon, bobrek koruyucu vs.vs. ama temel kusam bu ucudur. Tam kapali bir kask, motosiklet cizmesi veya bilekleri de koruyan iyi bir bot ve eldivenler size baslangic antremanlari icin yeterlidir.

    Sigortaya sira geldi…en azindan mecburi trafik sigortasi yaptiracaksiniz. Bunsuz motora dokunmayin bile. Sifir aldiysaniz, tam tesekkulu kazik bir sigorta motorun bir parcasi olarak edinilecek…motorun fiyatini dusunurken bunu da gozonune almalisiniz.

    Herseyinizle hazirsaniz sira binmeye geldi demektir. Bu is icin en saglam yol bulabiliyorsaniz bir egitim kursuna yazilmak, kapali pistte tum incelikleri bir hoca nezaretinde ogrenmek, ve ehliyet almaktir. Bu imkan yoksa, bir bilen arkadasiniz size baslangicta yardimci olacak caresiz. Kendi motorunuzla veya kendi motoruyla.

    Bir kurs bulamadiginizi ve ikinci sikka mahkum kaldiginizi varsayiyorum.

    “Kocadan Hoca Olmaz” Donald sozunu unutmayin..Komik es dost panik ve endise icinde size neye nereden baslayacaginizi anlatmakta gucluk cekecektir muhtemelen. Cunku bilmek ve ogretmek arasindaki fark gece ve gunduz gibidir. Kisa surede sinirler bozulabilir…iste o yuzden su linkteki "Temel Donald Kursu" nu hazirladim…aynen takip etmenizde buyuk fayda goruyorum... 
    Gönderilen Jul 29 2006, 11:15 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile 2 comment(s)

  •   Romaniacs 2005

    Sat, Jul 29 2006 23:01
    738 Okundu  

    Gecen yil (2004) ilki yapilan ve bu yil daha genis ilgi goren Red Bull "Romaniacs" enduro yarisindan bahsetmek istiyorum. Aslinda Turkiyenin burnunun dibinde yapilan yarisa hem biraz dikkat cekmek hemde icimizden "biri"lerini tesvik etmek niyetim... ;)

    Paris-Dakar fatihi Despres, trial motorlari ve bu isin virtiozu Pfeiffer gibi unlulerinde yer aldigi yaris gectigimiz Agustos ayinda yapildi. Her ne kadar Dakar yarisi kadar uzun olmasa da en az Dakar kadar zorlu, bambaska bir parkurda yapiliyor... Tam olarak ne dedigimin anlasilmasi icin birkac resim ve video linkleri ekleyecegim.

    Ornegin binalara tirmanmak var isin icinde...  8O 







    Sonra o binadan inmek de var tabii...





    Inanilmaz orman gecisi...





    Bitmek bilmeyen su gecisleri...







    Ve tabii ki "artik bu kadari da olmaz" dedirtecek arazi...

















    Sampiyonun adi degismedi ama.. Cyril Despres.



    Pro Class:
    1 Cyril Despres (FRA, KTM)
    2 Riaan Van Niekerk (RSA, KTM)
    3 Darryl Curtis (RSA, KTM)

    Team Class:
    1 Team Egly Racing 1 (ROM)
    2 Team Kornspitz (AUT)
    3 Team Flatout Fightclub (AUT)


    Birkac video da var... 1.gun

    2.gun

    3.gun


    4.gun

    Sanirim enduroperverlerin nabzini yukseltmek icin bu kadar resim video kafidir... Daha genis bilgi icin resmi web sitesine bakmanizi tavsiye ederim...

    http://www.redbullromaniacs.com
    Gönderilen Jul 29 2006, 11:01 PM Yayınlayan Resat ARBAS Ne ile no comments
Diğer Mesajlar « Önceki sayfa
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x