Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat


Toroslarda 0'dan 3000 Metreye 21 Rota

Sun, Sep 13 2009 18:59
6,574 Okundu  

İnsan yedisinde neyse yetmişinde de aynıdır diye boşa söylenmemiş.Her nedense çocukluğumdan beri hem denizlerin,hem dağların ötesini hep merak ettim.

Çocukken arkadaşlarım bisikletlerine ekstra çamurluklar,aksesuarlar,ziller,süsler takıp cadde de yarışırken,ben gariban  'pinokyo' marka bisikletimin üzerindeki bütün fazlalıkları söküp sadece şasi ve iki tekerden ibaret hale getirmiş,nerede taş,nerede kaya,nerede tepe var oraya tırmanıyordum.

Çamura bulanmış,oram buram yara bere içerisinde eve her gelişimde Canım Annemden sağlam bir fırça yer,bisiklete binmem yasaklanır,bisikletimin tekerleğinin havası ceza olarak bir sonraki emre kadar indirilirdi.Ama ben bir yolunu bulur yalvarır yakarır annemi kandırır yine çıkardım.

Benim o zavallı pinokyo daha mountain bike diye bir kavram bile yokken,şimdilerde beton yığını haline gelmiş Ahatlı'nın, Hurma'nın,Ferrokrom'un oralardaki taşlıklarda altımda ''off off'' diye inleye inleye off road'un hasını yaptı.

Bisikletin kırılmadık yeri,benimse çıkmadık yerim kalmadı.Antalya'nın ünlü çıkıkcısı Parlamento Amca'nın müdavimiydim.Artık öyle alışmıştımki çıkan parmağımı,omuzumu,kolumu,bileğimi kendim takar olmuştum.Sonra büyüdüm,bisikletten dört tekere terfi ettim.

Bu sefer alabalık peşinde torosların vadilerinde ırmak ırmak dolanmaya başladım.O zamanlar Torosların ırmaklarında Alabalık vardı.Artık dört tekerde benim uzuvlarım çıkmıyordu,ama minik Suzuki cipimin çıkmadık yeri kalmadı.İki kere yan yattık,bir kere şarampole yuvarlandık,kaç kere çamura saplanıp çektirdiğimi hatırlamıyorum.Embarrassed

40'lı yaşlara merdiven dayadığım,yolun yarısı semptomlarının baş gösterdiği günlerden bir günün sabahında ''ben motosiklet alacağım'' diye uyandım.

Eşime kahvaltıda ben motosiklet almaya gidiyorum dediğimde sanırım bana inanmadı ki,cevap dahi vermedi.Akşama motosiklet sahibi olarak eve döndüm.Bana inanmamakla hata etmişti eşim.eveeet

Ama hatanın büyüğünü,O'nun sessiz kalışının ''onay'' anlamına geldiğini düşünmekle kendimin yaptığını,kafama yediğim terlik sayesinde geçte olsa anladım.Punish

Eşim sonradan benden beter müptelası oldu o başka mesele.coolll

Motosikleti almamın üzerinden altı ay geçmeden yine toroslar çekmeye başladı beni.O günden bu yana motosikletle Toroslarda yaklaşık 14.000 kilometre yol yapmışım.

İnanılmaz bir coğrafya Toroslar.Onlarca medeniyetin beşiği olmuş,yüzlerce ırmak,bir o kadar göl,sayısız antik kent,binlerce kilometre yol,onbinlerce sapak.Yörükleriyle,yaz kış karla kaplı zirveleriyle,çağıl çağıl ırmaklarıyla,sarp kayalıklarıyla,dünyada eşi benzeri olmayan sedir ormanlarıyla her yolculukta inasanı şaşırtan bir coğrafya.Bir kere başladınız mı zaten duramayacaksınız. 

Geçen gün oturmuş bilgisayarı kurcalarken aklıma toroslarda motosiklet ile yaptığım gezilerin GPS iz kayıtlarını birleştirmek geldi.Sonunda ortaya çıkan manzara tam bir örümcek ağı gibiydi.

Bu izleri Google Earth'e oturtup baktığımda tüm bunların harika birer yol infosu olacağını gördüm.Belki benim gibi ötesini merak edenler için faydalı olur düşüncesi ile bir başlık altında sistematik bir biçimde toplamayı düşündüm.Olur a,aklından zoru olan bir ben değilimdir.Geeked

 

        

 

          Bu günden itibaren her hafta Toroslar'ın inanılmaz güzelliklerini görebileceğiniz bir tanesi batıdan,bir tanesi doğudan olmak üzere iki rotayı yazacağım.Tüm rotalar Antalya çıkışlı.Rotaları Antalya'nın Batısı ve Doğusu olmak üzere ikiye ayırdım.Şimdilik toplam 21 rota var.Bu arada bu rotalara yenileri de eklenecektir mutlaka.

Batı rotalarının çoğu bir tek pazar gününe sığacak kadar kısalar.Kilometre olarak uzun olanlar ise hızlı yol alınması nedeniyle kısa sürede bitirilebilir.Gerçi amaç yolu bitirmek değil,yolda olmak.

Torosların Antalya'nın batısında kalan kısmı doğusuna göre daha kolay sürüş koşullarına sahip.Ağırlıkla yollar asfalt.Ama yine de büyük yerleşimleri birleştiren ana yollar arasında kalmış bir çok toprak yol var.Geçerken gördüğünüz herhangi bir sapaktan girip nereye çıktığını bilmeden ilerlemek çok keyifli olacaktır.

Kalanları ise harika birer hafta sonu,hatta cuma günü akşamından çıkılması halinde nefis bir uzun hafta sonu yaşatacak kadar güzeller.

Burada görülen rotaların hemen hemen hepsini birbirleri ile birleştirmek,sahip olduğunuz zamana ve o günkü enerjinize göre birisinden diğerine geçerek hatta hiç girilmemiş yeni yollar keşfederek birbirine bağlamak mümkün.Herhangi bir rotadan ayrılıp geceyi sahilde geçirip tekrar yukarıya çıkmak da olası.

        

Doğu rotaları ise daha uzun ve zorlu.Toros Sıradağlarının Orta Toroslar diye de bilinen Taşeli'ni de içine alan bu bölümü abartısız iki sene gezilse yolları bitirmek mümkün değil.Burada gezerken muhteşem manzaralar görecek,ilginç yer şekillerine hayretle bakacak,şelaleler,

ırmaklar geçecek,her kilometrede bir fotoğraf çekeceksiniz.Gerçekten de her bir rota için ayrı ayrı en az ikişer gün ayırıp görmeye değer.

         

Burada tek bir uyarıda bulunmak istiyorum.

Ben bu yolların büyük bir kısmını yalnız yaptım.Ancak bunu hiç tavsiye etmiyorum.Bazı yerler öylesine ıssız ki,bazen saatlerce araç veya insan geçmiyor.Başınıza bir şey gelmesi halinde yardım edecek birisinin yanınızda olması çok önemli.Bir keresinde öyle biçimsiz bir yerde

motoru yatırdım ki,ne yaptıysam kaldıramadım.Tam 2 saat 15 dakika birisinin geçmesini bekledim.İnanın hiç te eğlenceli değil.

Yanınıza muhakkak yeterli miktarda su,kraker,gofret ve çukulata alın.

Başta da söyledim ya,hep dağların ötesini merak ettim diye.Bunun sebebini uzun zaman anlayamamıştım.Şimdilerde sanırım az da olsa anlayabiliyorum.Özellikle Nasuh Mahruki'nin bir yazısında rastladığım Lama Anagarika Govinda'nın aşağıdaki sözleri bunu anlamamda yardımcı oldu.

''Lama Anagarika Govinda, 'Beyaz Bulutların Yolu' adlı kitabında mistik dağlardan bahseder ve şöyle der;

'Bir dağın büyüklüğünü görmek için ona uzaktan bakmanız gerekir, şeklini anlamak için etrafını dolaşmanız gerekir, karakterini tanımak için,onu güneş doğarken ve batarken, öğle vakti ve gece yarısı, güneşli bir havada, yağmurda, karda ve fırtınada, yazın, kışın ve diğer mevsimlerde görmeniz gerekir. Bir dağı bu şekilde gören kişi, o dağın yaşamına yaklaşır. Öyle bir yaşam ki, insanlarınki kadar yoğun ve çeşitlidir. Dağlar da büyürler ve yok olurlar, soluk alıp verirler, bir kalp gibi yaşamla atarlar. Çevrelerindeki görünmez enerjileri; havanın ve suyun gücünü, elektiriği ve manyetizmayı çekerler ve biriktiriler. Rüzgarları, bulutları, fırtınaları, yağmurları, şelaleleri ve nehirleri yaratırlar. Çevrelerini aktif yaşamla doldururlar ve sayısız varlıklara barınak ve yiyecek sağlarlar. Dağların yüceliği işte böyle bir şeydir.''

Eğer sizlerde ötesini merak edip buralara çıkarsanız aynen Lama Anagarika Govinda'nın söylediği gibi ;

Güneş doğarken,

 

Öğle vakti,

 

Güneş Batarken,

 

ve Gece Yarısı,

 

Güneşli bir havada,

 

Yağmurda,

 

Karda,

 

Fırtınada,

 

Yazın,

 

Kışın,

 

Ciğerleri yanıp ağlarken,

Her mevsimde

 

Göreceksiniz...

Gerçekten de Torosların

Bulutları,

 

Fırtınaları,

 

Yağmurları,

Şelaleleri

 

Ve Nehirleri

 

Yarattığını anlayacaksınız...

Ve

Dağ keçisine,

 

Toros Yer Sincabına,

Kartallara,

 

Akbabalara

Kuzgunlara

Ulu Ağaçlara,

 

Sürülere,

 

Dünya güzeli yörük çocuklarına,

 

 

Ali Dayı'ya

 

Ayşe Teyze'ye,

 

Ahmet Amcaya,

 

Hüseyin Amca'ya

barınak ve

yiyecek Sağladığını,

 

 

 kısaca yüceliğini anlayacaksınız... 

 

 







Yayınlanış Tarihi Sep 13 2009, 06:59 PM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT

Yorumlar

 

Ahmet Ozcelikay Dediki :

Nefissss:)) Ya Günalp..Sabah sabah geldim ofise çalışayaım diye ama ne mümkün sen gene bizim şu hep yüreğimizde olan YOLDAN ÇIKMA dürtüsünü hep dışarya çıkarıyorsun..Gelde çalış şimdi ya..

Çok teşekkürler Sevgili Günalp..Beni aldın ve götürdün gene:))

August 27, 2009 9:26 AM
 

Osman Kunkcu Dediki :

Ahanda Günalp....Şimdik yoldan çıkardın beni..

August 27, 2009 12:11 PM
 

Mehmet OZDOGAN Dediki :

Günalp, diyecek bir şey yok, çok güzel anlatmışsın. Eline, yüreğine sağlık.

August 27, 2009 12:28 PM
 

Hakan Coral Dediki :

Günalp diline sağlık. Bu dağlara sırtımı yasladığım için kendimi şanslı sayıyorum.

August 27, 2009 1:35 PM
 

Murat TURGUT Dediki :

Durup dururken yoldan çıkarma buna denir işte. Elinize yüreğinize sağlık.

August 27, 2009 3:29 PM
 

Guldal ALTUNER Dediki :

tek kelimeyle, harika.

August 27, 2009 6:02 PM
 

atila demirag Dediki :

Hadi gidelimmmmmmmmmmm

August 27, 2009 7:22 PM
 

Cem YILDIZ Dediki :

Gunalp bu herkesin faydalanabilecegi cok guzel bir calisma olacak.

harikasin coolll  Okkk

August 28, 2009 12:03 AM
 

Umit KAPLAN Dediki :

Atila Abi +1

Hadi gidelimmmmmmmmmmmmm

Dereköy'e gelmeden Pınarbaşı yaylasının arka tarafında ki Büyükalan Köyünden Çoban Cemali abi de çağırıp duruyordu zaten :)

August 28, 2009 9:51 AM
 

Bahadir YILMAZ Dediki :

Günalp Abi,

Hani;

"Olur a,aklından zoru olan bir ben değilimdir." demişsin ya,

Merak etme abi, tek degilsin.

Ben de elimden geldigi kadar buna benzer rotalari deniyorum.

3 ay evvel Fazer'imi satip V-Strom'a gectigimden beri, kolaydan başlayarak, bazı parkurlari çıktım indim. Geçen msn de konusurken bahsetmiştim, en son Tübitak Gözlemevine, teleskopların olduğu yere kadar çiktim. Bilmeyenler için, Antalya, Saklikent Kayak merkezinden sonra 30-45 dk daha tirmanilarak ulaşılan toprak bir parkur, teleskoplarin oldugu yer 2500 metre rakım. Antalya'da ağustos ayında, gündüz, aşağıda sicaklik 38 C iken, yukarida üşümenin zevkini çıkarttım. Çok güzel vakit geçirdim.

Senin burada yayınladığın parkurları da belirli bir program dahilinde, denemeyi dusunuyorum. Eğer GPS olayimi da halledersem, GPS track'lerini de senden alabilirim diye ümit ediyorum.

Rotalarin detaylarini merakla bekliyorum abi.

Kendine iyi bak.

August 31, 2009 12:04 PM
 

Volkan Oktay Dediki :

Çok güzel bir paylaşım ve insana ilham veren bir paylaşım olmuş.

Emeğinize sağlık.

September 2, 2009 10:09 AM
 

Aydın ATAGUL Dediki :

Ellerine, kollarına, tekerine sağlık.

Harika bir anlatım ve harika bir çalışma.

Emeğine saygıyla eğiliyorum..

September 3, 2009 10:05 AM
 

Petrit Dunisa Dediki :

çok güzel anlatımlar, harikasın ...

September 4, 2009 11:36 AM
 

Abdullah Alkan Dediki :

gercek hazinesin emegine saglık

September 5, 2009 12:29 PM
 

yuksel Dediki :

fograflar güzel altlarına yerlerin ismini yazarsan daha güzel olur gibi

yukardakı kuru agac busene orada degildi

March 29, 2010 9:50 PM
 

bulent cakici Dediki :

Supeerrr kareler. Tşk

June 14, 2010 11:51 PM
 

Ismet Colak Dediki :

Günalp ellerine, emeğine sağlık. Çok güzel resimler, çok güzel anlatım... Keyifle okudum. Artık Enduro eğitimi de aldığıma göre teker izlerini takip edebilirim:)) Yollarda görüşmek üzere...

"Yıllar boyu hasretini gizledim

Uzaktan uzağa durup gözledim

Mor üstüne beyazını özledim

Bakarsın duramam gelirim dağlar..."

December 8, 2010 11:03 PM
 

Alper Duman Dediki :

Valla Günalp abi çok saolasın çektiğin Koca Sedir fotoğrafları çok işime yarıcak :) buarada Projemde sende yer alıcaksın çok saol :)

December 23, 2010 10:07 AM
 

Gunalp KOCAKANAT Dediki :

Alper merak ettim.Ne projesi bu?

December 25, 2010 12:32 AM
 

Seckin Serifoglu Dediki :

Günalp bey harika bir arşiv olmuş.Detaylı bir toros turu yapmak istiyorken böyle bir arşive ulaşmak harika oldu.Elinize sağlık.

May 16, 2014 4:55 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Gunalp KOCAKANAT

1966'da dogdum.Lise ve üniversite'yi saymazsak yaklaşık 40 yıldır Antalya’da yasiyorum.Birdenbire motosiklet sevdasına nereden tutuldum bilmiyorum.Ama iyi ki tutulmusum.Bu sayede 40 yil yaşadığım sehri tanımadıgımı anladım.Ilk motosikletim BMW F 650 GS idi.Baslangiç için ideal,oldukça makul bir motorsiklet.Bir süre sonra onunla vedalastik ve BMW R 1200 GS’le yollari kat etmeye basladik.Simdilerde R 1200 GS Adventure kullanıyorum.Daha yapılacak çok yol var.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x