in

Bu Günlük

Hızlı aktarma


Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat

November 2009 - Mesaj


  •   Bilinmeyene Yolculuk (I.)

    Thu, Nov 19 2009 9:00
    2,727 Okundu  

             Hepimiz başlangıcı belli,sonu belirsiz bir seyahatteyiz? Yaşamın kendisi bilinmeyene yolculuk...

             İçimizdeki karşıkonulamaz seyahat güdüsü de aslında bunun bir parçası ve insan doğasının ve hatta daha da ileri giderek doğa kanunlarının gereği. 

             Seyahat etmek,keşfetmek insanoğlunun beyninin bir köşesine yerleştirilmiş bir güdü.Aslında bir ihtiyaç.Buna karşı koymak neredeyse olanaksız.Bazılarımızda neredeyse yaşamın amacı olmuş.

             Yolun daha bir tanesinden döner dönmez bir sonrakini planlamamız,gece gündüz bununla yatıp bununla kalkmamız hep bu yüzden değil mi? 

             Son 10 senedir nedense tarihe merak sardım.Okudukca da ilginç bir şey fark ettim.Medeniyetin ve teknolojinin seyahatler sayesinde geliştiğini, seyahatlerin azaldığı dönemlerde gelişmenin de neredeyse durma noktasına geldiğini farkettim.Hemen hemen her yenilik seyahatler sayesinde ortaya çıkmıştı.  

             Geçmişte insanlar seyahat etmek için seyahat ediyorlarmış.Şimdilerde çoğunlukla iş,belki biraz aile ziyareti için seyahat ediliyor.Artık seyahatlerin başı da sonu da belli.Bugünkü yaşamımızın getirdiği rahatlık ve güvene öyle alışmışız ki,yola çıkmadan önce nerelerde kalacağımızı,hangi gün ve saatte nerede olacağımızı ve hatta nerelerde yemek yiyeceğimizi dahi planlıyoruz.Forumlarda bir gezi planı ortaya atıldığında ilk gelen sorular hep bu yönde.Nerede kalınacak,hangi gün nerede olacağız vs.vs.?

             Söylediğim gibi bu bir alışkanlık.Ancak belki de bu alışkanlıktan vazgeçmek bize çok şey katacaktır.Sadece yolda olmak için yola çıkıp karşılaştığımız zorluklardan sonra güçlükle bulduğumuz bir konaklama yerine ulaşıp başımızı yastığa koyduğumuzda duyacağımız haz,diğerinden kesinlikle 10 kat daha fazla olacaktır.Denizciler bilirler.Ruzgarla ve hatta fırtınayla boğuştuğunuz,adam boyu dalgaları aştığınız,zaman zaman herhangi bir yere varacağınız konusunda umudunuzu yitirdiğiniz bir yolculuğun sonunda limanın palpa sularına girince hissettiğiniz başarma duygusu ve o yolculuğun ömür boyu unutulmayacak tadı tarif edilemez.Bizlerin bir çok kişiden farklı olarak tüm bunları tadmak için olanağımız var.Tutkumuz olan motosiklet tüm bu macerayı yaşayabileceğimiz nadir araçlardan bir tanesi.

             Sanırım seyahat kavramı ve seyyahlar olmasaydı tarih kesinlikle çok daha farklı olacaktı.İnsanlık ve medeniyet bugün bulunduğu yerde olamayacaktı.Eğer Roma İmparatorluğu bu kadar erken yıkılmayıpta bir kaç yüzyıl daha ayakta kalsa idi bugün medeniyet ve teknoloji belki çok daha ileride olacaktı.

              İlk çağlardan bu yana yapılan her seyahat yeni fikirler üretmiş,dünyaya açılmaya önayak olmuş,önyargıların yıkılmasına yardımcı olarak halkları yakınlaştırmış.

              Yol ve yolculuğun tarihini incelemek aslında bir yerde insanlık tarihinide incelemek anlamına geliyor.

              Yukarıda da bahsettiğim gibi son 10 senedir okuduğum çeşitli kitaplardan derlediğim bu konudaki ilginç notları sizlerle paylaşmak istedim.Bunun geçmişte yaptığımız yolculukları değişik açılardan tekrar değerlendirmemize ve bundan sonra yapacağımız seyahatleri planlarken yine farklı amaç ve hedefler edinmemize yardımcı olacağını düşünüyorum.

             Dedik ya artık eski seyyahlara pek rastlanmıyor.Eski seyyahlar için seyahat etmek bir amaçtı,bir yere varmak değildi yola çıkış sebebi.Odysseus'tan,denizci Sinbad'a,Kolomb,Montaigne,I.Petro,Evliya Çelebi,Humboldt,Goethe,Jules Verne ve daha niceleri sadece seyahat etmek için seyahat ettiler.Yakın zamana kadar yolculukların çoğu bilinmeyene yapılıyordu.

             Uruk kralı Gılgamış ve Odysseus'un maceraları belki de hiç gerçekleşmemişti.Ama insanlar bu gerçekötesi yolculuklardan esinlenerek yollara döküldüler.

             Bilinen ilk seyahatname Kraliçe Haçepsut'un efsanevi Punta ülkesine İ.Ö. 1482-1481 yıllarında yaptığı 2000 km.lik yolculuğu anlatan rölyef.Sonrasında Kartacalı Hannibal'ın İ.Ö 5. yüzyılda yaptığı inanılmaz seyahat var.Her birisinde ellişer kişinin kürek çektiği 60 gemiyle ve 30.000 kişiyle yola çıkmıştı Hannibal.Amacı kuzey-batı Afrika'da koloni kurmaktı.Toplam 650 kelimeden oluşan raporu bugüne kadar yüzbinlerce açıklama ve yoruma neden olmuş. 

             İ.Ö. 500 civarında tarihçi Miletos'lu Hekataios'un amacı da sadece dünyaya bakış açısını genişletmekti.Hekataios'un gezi rehberi bölük pörçükte olsa günümüze ulaşmış ve bilinen ilk gezi rehberi sayılıyor.

             Yine aynı tarihlerde Heredotos Atina'dan doğuda Ecbatan'a kadar yolculuğunda Karadeniz'in kuzey kıyılarından,Nil'e oradan yukarı Mısır'da Elephantine adasına kadar gitti.Heredotes mitleri kendi gördükleri ile karıştırıp dünyanın portresini çizdi.Tarihin babası olarak adlandırılan Heredotos'un eserleri ilk gerçek anlamda seyahatnamelerdir.

             En az bilinenlerden olan,ancak Atlas Okyanusu ve kutupları en doğru tasvir eden Marsilya doğumlu Yunanlı Pytheas İ.Ö.310'larda seyahatten geri döndüğünde kimse ona inanmadı.Alay edildi ve unutuldu.

    Pytheas'ın Rotası

    Dünyanın çevresini hesaplamasıyla ve hazırladığı dünya haritasıyla ölçümsel coğrafyanın temellerini Eratosthenes attı.

       

              O dönemde insanlar Akdeniz'in çevresinde Platon'un söylediği gibi ''bataklığın çevresindeki kurbağalar'' gibi yaşadıklarına inanıyorlardı.Bilinen dünya bugünkü dünyanın % 10'uydu ve buna rağmen insanlar bilinmezliğe yola çıkıyorlardı.Dünyanın kalan % 90'ı işte hep bu korkusuz seyyahlar tarafından keşfedildi.

             Romalılar bu seyahat işini iyice ilerlettiler.Yol kavramını ilk Romalılar tanıttı.Ünlü Via Appia 90.000 km.yi bulan çift şeritli bulvar ağıydı.Toplamda 200.000 km.yi bulan bazalt döşeli yollar,geçitleri,viyadükleri ile resmen bir ulaşım ağıydı ve düzenli olarak bakımları yapılıyordu.Kuzey Denizi'nden Büyük Sahra'ya,Atlas Okyanusu Kıyılarından Mezopotamya'ya kadar uzanan bir yol sistemleri vardı.

    Bazalt döşeli Roma yolları

             İ.Ö 1200 ve 500 yılları arasında deniz yolculukları seyahat için en hızlı ve elverişli olanıydı.Kara yolculukları inanılmaz zahmetli ve pahalıydı.Ancak tüm bunlara rağmen insanlar karşıkonulamaz seyahat ve keşfetme güdülerinin peşinde aylar süren kara yolculuklarına çıkıyorlardı.Bu yolculuklarda en büyük sorun güvenlikti. Merkezi otoritenin olmadığı bu dönemde insanlar şans eseri başlarına bir şey gelmeden yolculuk ediyorlardı.Yolculuk eden sayısının azlığı nedeniyle konaklayacak yerde yoktu.Ancak ulaşılan köy ve kentlerde rastlantısal bir misafirperver yerlinin verendasında konaklanırdı.Tacize ve saldırya uğramamanın tek yolu buydu.Buna rağmen çetelerin saldırısına uğranırdı.Ama bu bile seyyahları korkutmuyordu.

             İ.Ö. 900-612 arasında o zaman için azımsanmayacak bir disiplin ve organizasyon yeteneği olan Asur uygarlığı belki de ilk yol ağını kurmuştu.Askeri birliklerin hızlı harketini sağlamak için başkent çevresindeki bölgelerle iletişimi sağlayacak bir yol ağları vardı.

             Atın evcilleştirilmeside bu döneme rastlıyor.At önceleri yük hayvanı olarak kullanılıyor.Sonrasında savaş arabalarında kullanılmaya başlanıyor.Üzerine binilmesi ise ancak İ.Ö.1100 yıllarında gerçekleşiyor.500 sene atın üzerine binmek akıl edilemiyor.Fiyatı ve bakımı çok pahalı olduğu için ancak zenginlerin ve devlet görevlilerin kullanabildiği bir binek aracı o dönemde atlar.

    Çoğunluk katırlarla ve bunların çektiği arabalarla yolculuk ediyor.

    İ.Ö. 500 yıllarına ait vazoda resmedilen yunan atlısı.Eyer daha o dönemde bilinmiyor ve ata çıplak biniliyor.

            Devenin hikayesi ise daha da enteresan.İ.Ö.2000 civarında evcilleştirilmiş deve.Muhtemelen Arabistan'da.

            Mısır'da İ.Ö 3000 yıllarına ait deve heykelcikleri bulunmuş ama devenin kullanılması yüzyıllarca sonrasına dayanıyor.Deveyi pis buldukları için pek önem vermemişler başlangıçta.Çöl halkları İ.Ö. 3000 yıllarında deveyi kullanıyorlardı,ama diğerlerinin kullanmak ve kabul etmek için herhalde pek bir nedeni yoktu.Yine Asurlular deveyi ilk kez mezopotamyaya getiriyorlar ve yük hayvanı olarak kullanıyorlar.Asıl Pers imparatorluğu deveyi ulaşımda kullanmaya başlıyor.Persler daha önce görülmemiş bir politik düzeni olan dev bir imparatorluk kurduklarında Mezoptamya'dan Akdeniz'e ulaşmak  için çölü geçmek yerine yolu uzatıp dev bir yay çizmenin çok büyük zaman kaybı olduğunu keşfedince Suriye Çölünü geçerken bu hayvanı kullanmaya başlamışlar.

            Antik tarihteki yolculuklar İ.Ö.500 yılına kadar böyle bireysel ve askeri bir seyir izlemiş.Ancak yaklaşık bu tarihten sonra çok daha hızla gelişerek farklı bir şekil almış turizmin de temelleri atılmaya başlanmış.

            Bu tarihten sonra yol rehberleri,yol haritaları dahi hazırlanmış,bugünkü otellerin temeli sayılabilecek konaklama yerleri,hanlar ortaya çıkmaya başlamış ve ciddi yollar yapılıp,seyahat araçları farklılaşmış.Bir sonraki yazıda bu dönemin yolları,seyahatnameleri,turistik gezileri,hatta ilk hatıra eşyalarını kimin yapıp satmaya başladığını,bugün kullandığımız ünlü sözlerin sahiplerini ve cidden enteresan bazı notları okuyacağız.

           

     

     

     

     

     

    Gönderilen Nov 19 2009, 09:00 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 9 comment(s)

  •   Toroslarda 0'dan 3000 Metreye 21 Rota (Rota 9 ve Rota 18)

    Fri, Nov 13 2009 0:01
    7,235 Okundu  

    Bu hafta doğu rotasında adı gibi saklı cennet,Fethiye-Saklıkent'e gidiyoruz.Batı rotasında ise az bilinen ama,diğer bilinen şelalere büyük fark atacak Alara Şelalesi'ne,diğer adıyla Cündere Şelalesi'ne gidiyoruz.Her iki rotada asfalt.Yine hem yol boyunda,hemde varış yerlerinde nefis manzaralar var.Ancak doğu rotasının dönüşünü aynı yoldan yapmak istemiyor ve sıkı da bir off road katalım diyorsak şelaleden Eğrigöle tırmanmak mümkün.

    KULLANILAN KISALTMALAR

    --> 34 km. Bir sonraki noktaya olan mesafe

    DBA          Dar ve Bozuk Asfalt yol

    Off R         Off Road

    *****           Mutlaka görülmesi gereken yer

     

    BATI ROTASI :

    Varış Yeri : Saklıkent/Fethiye

    Geçilen Yerler :

    Antalya --> 32 km.  Hisarçandır --> 33 km.  Altınyaka --> 24 km.  Kumluca --> 18 km.  Finike --> 35 km.  Kuzey yönünde Yeşilköy --> 9 km. DBA  Çamlıbel 

    --> 3 km. Güncalı Köyü sapağı --> 24 km.  Off R Güncalı ve Gedikbaşı Köyleri üzerinden ana yola çıkış (Bu noktadan sağa dönülmeli) --> 16  km.  DBA Yol ayrımı

    (Buradan sola sütleğen istikametine dönülmeli) --> 18,5 km.  DBA  Saklıkent Milli Parkı Sapağı

    Buz gibi akan suyun kenarında harika gözlemeleri mideye indirdikten sonra kanyona girip gidebildiğiniz kadar gidin.Oldukca etkileyici bir manzarası var.

    Toplam Mesafe / Gereken Zaman / Ortalama Hız : 215 km. / 4 saat / 55 km/h

    Çıkılan En Yüksek İrtifa : 900 m.

    DOĞU ROTASI :

     

     

    Varış Yeri : Cündere Şelalesi (Diğer adıyla Alara Şelalesi) 

    Geçilen Yerler :

    Antalya --> 80 km. Akseki Yol Ayrımı --> 24 km. Gündoğmuş Yol Ayrımı --> 33 km. Gündoğmuş (Gündoğmuş'ta Kozağacı istikametine gidilecek.) --> 3 km. Kozağacı

    sapağı (Bu sapağa girmeden dosdoğru yine asfalt yol takip edilecek.) --> 7,5 km.Çayırözü Köyü  --> 8 km. Ortaköy --> 5 km. Kayabükü Köyü --> 2 km. Şelale

     

    Bu yol tamamen asfalt.Birazda off road yapayım diyenler için buradan sadece yaz aylarında yapılabilecek iki alternatif var.Bir tanesi yukarıya Eğrigöl'e tırmanmak.Bir diğeri ise Köprülü Beldesi üzerinden Alanya'ya inmek.Eğrigöl yolunu şimdi yazacağım.Ama çok usta off road sürücüsü değilseniz Alanya yolunu tavsiye etmiyorum.Sürekli iniş ve bazı yerleri ciddi zorlu.Ancak ben kendime güveniyorum derseniz nefis bir yol.

     

    Yukarıdaki haritada sarı işaret şelaleyi gösteriyor.Eğrigöl'e tırmanmak için şelaleye geldiğimiz yoldan Kayabükü Köyü'nün içine geri dönüyoruz.Köyün içinden sağa Akyarı istikametine dönüyoruz.Bu yolda oldukca fazla sapak var bu nedenle tek tek haritayla göstereceğim yolu.Ancak yolu kaybetmemek için giderken dikkat edeceğiniz şey,Akyarı Köyü'ne geldiğinizde solunuzda 1800 metre yükseklikte kayalık bir dağ göreceksiniz.İşte yol boyunca bu dağı solunuzda tutup eteklerinden kuzeye tırmanırsanız yolu şaşırmadan Eğrigöl'e ulaşırsınız.Bu yol 42 kilometre boyunca tamamen off road.Ama harika bir yol.

    Kayabükü Köyü --> 6,5 km. Akyarı Köyü --> 21 km. Sarıçiçek Yaylası --> 3,7 km. Delikmuar (Ayı Deliği) --> 6,2 km. Söbüçimen yaylası --> 4,7 km. Eğrigöl

    Eğer şelaleden Eğrigöl'e çıkıyorsanız aşağıdaki haritaları en alttan başlayarak yukarıya doğru takip edin.

     

    Çıkılan En Yüksek İrtifa : 2200 m.

    Rotadan Fotoğraflar :

     

    Gönderilen Nov 13 2009, 12:01 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 5 comment(s)

  •   Toroslarda 0'dan 3000 Metreye 21 Rota (Rota 8 ve Rota 17)

    Sun, Nov 01 2009 1:20
    4,724 Okundu  

     

    Bu hafta dahil yedi haftada toplam 15 rota gezdik.Artık rotalar uzadı.Özellikle bu haftanın Doğu Rotası inanılmaz güzel.Benim en sevdiğim rota bu diyebilirim.Eğrigöl inanılmaz bir yer.Muhakkak çıkılmalı.Buraya gitmek için öyle çok alternatif yol var ki.Her biri diğerinden güzel.Her bir yolu ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak yazacağım.Bu saklı cenneti keşfedip doya doya yaşamak için en az 2-3 kez gitmek lazım.

    KULLANILAN KISALTMALAR

    --> 34 km. Bir sonraki noktaya olan mesafe

    DBA          Dar ve Bozuk Asfalt yol

    Off R         Off Road

    *****           Mutlaka görülmesi gereken yer

    BATI ROTASI : 

     

    Varış Yeri : Kaş

    Geçilen Yerler :

    Antalya --> 32 km.  Hisarçandır --> 33 km.  Altınyaka --> 24 km.  Kumluca --> 18 km.  Finike --> 35 km.  Kuzey yönünde Yeşilköy --> 10 km.  DBA  

    Çamlıbel Sapağını geçtikten sonra sola Dağbağ Köyü yoluna dönüş ***** (Bu arada Arycanda Antik kentini mutlaka ziyaret edin.)  --> 26 km. DBA  Kasaba Köyü

    --> 22 km.  Kaş

    Finike'den sonra Alternatif yol.Bu yolun girişini Finike içinde bulmak biraz zor olabilir.Bir markete yada yerli birisine Likya Yolu'nun girişini sorarsanız size tarif edeceklerdir.   

    Finike --> 6 km.  Off R  Yeşilyurt'dan sola Asarönü Köyü istikametine dönüş --> 14 km.  Off R Yolun 3 e ayrıldığı tepe noktası (Burada geliş istikametinize göre en

    solunuzda kalan ve dik bir tırmanışa sahip olan yoldan devam etmek gerekiyor.) --> 12 km.   Off R Belören-Çağman Arasına çıkış (Bu yola ulaştığınızda sola Demre

    istikametine değil sağa Çağman Köyü istikametine dönerseniz yine çok keyfli bir yoldan yukarıdaki rotaya ulaşmış olursunuz.) --> 9 km.  Off R Dağbağ Köyü (Artık

    buradan yukarıdaki rotanın Kasaba Köyü istikametine devam ederek yine Kaş'a ulaşırsınız.

    Toplam Mesafe / Gereken Zaman / Ortalama Hız : 200 km. / 4 saat / 50 km/h

    Çıkılan En Yüksek İrtifa : 1000 m.

    Rotadan Manzaralar :

    Altınyaka Yolundan

    Alternatif Yoldan Finike Manzarası

    Alternatif yol

    Kaş

     

    DOĞU ROTASI :

    Yukarıda da yazdığım gibi  bu rota,daha doğrusu Eğrigöl benim en sevdiğim yer.Eğrigöl'e batı taraftan 2 hatta 3 değişik yoldan çıkmak mümkün.Bugün ilk iki alternatifi yazacağım.3. alternatifi bir sonraki hafta,nefis bir şelale olan Cündere Şelalesinden tarif edeceğim.Aslında birde 4.Alternatif var ama bu yolu bende henüz yapmadığım için şimdilik yazamıyorum.Aslında bu dördüncü alternatif başlı başına bir rota olabilecek nitelikte.

    Eğrigöle Kadar (1. Alternatif) Gündoğmuş üzerinden gidiş :

    Antalya --> 80 km. Akseki Yol Ayrımı --> 24 km. Gündoğmuş Yol Ayrımı --> 33 km. Gündoğmuş --> 5 km. Eğrigöl istikametine sola yol ayrımı.(Bu noktayı,sola

    dönerken hemen sağınızda kalan çeşme ve arkasına dinlenme için yapılmış perguleden tanıyabilirsiniz.)  --> 3,3 km. DBA Burada yol ikiye ayrılır.Bu noktada biz sağ

    tarafa devam ediyoruz. --> 11,6 km. DBA Bu noktada yine yol ikiye ayrılır.Biz yine sağdan devam ediyoruz. --> 17,8 km. DBA İşte karşınızda Eğrigöl. Haritalarda bu göl

    ''Eğilgölü'' şeklinde adlandırılmış.2200 metre irtifadasınız ve İsviçre Alpleri aratmayacak bir manzara karşısındasınız.

    Eğrigöle Kadar (2. Alternatif) Akseki'nin içinden gidiş :

    Antalya --> 80 km. Akseki Yol Ayrımı --> 59 km. Akseki Yol Ayrımı --> 4 km. Akseki Merkezi (Burada ''Yarpuz'' Yolunu sorun. --> 18,5 km. Yarpuz Kasabası

    (Kasabanın içine girmeden dosdoğru devam ediyoruz) -->  11,6 km. Off R Yol ayrımı (Buradan sağa dönüyoruz.) -- > 46,3 km. Off R Eğrigöl (İşte bu yol üzerinde irili

    ufaklı,Dipsiz Göl,Duruca Göl,Küllü Göllerini göreceksiniz.Manzara nefis.Neredeyse sürekli 2000 metrenin üzerinde yol alınıyor.)

    Eğrigöle şimdilik iki ayrı alternatif yolla geldik.Burada muhakkak çadırları kurup bir gece geçirin.Çok keyif alacaksınız.Şimdi Eğrigöl'den sonrasına devam edelim.Aslında buradan da bir kaç alternatif var.Bir tanesi haftaya tersinden yapacağımız Cündere Şelalesine inen yol.Ancak bugün biz Hadım üzerinden Taşkent' e devam edeceğiz.

    Eğrigöl (Gölün kuzeydoğu köşesinden yukarıya tırmanan bir yol göreceksiniz.Buradan devam edeceğiz). --> 36,5 km. Off R Hadım-Dedemli Karayoluna çıkış.Buraya

    gelene kadar yine bir kaç sapak var.Bu nedenle aşağıda bu yolu da Google Earth üzerinde ayrıntılı görüntüledim.) (Sapakta sağa Hadım istikametine dönüyoruz.)

    --> 9,5 km. Hadım (Burada sağa Taşkent istikametine dönüyoruz.) --> 11 km. Taşkent (Daha önce Rota 16'da söylediğimiz gibi burada çoban kavurma yemeyi ihmal

    etmeyin.) Buradan sonrası aynen rota 16'da olduğu gibi.)  -- > 9,5 km. Sağa Dönüş (Alanya yol ayrımı) --> 44,4 km. Karapınar Köyü Yol Ayrımı (düz devam edilecek.)

    -- > 8 km. Kuşyuvası geçidi (Bu geçit anlatılması cidden zor bir geçit.Nefis bir manzara var.Muhakkak görülmeli.) -- > 35 km. Mahmutlar -- > 10 km. Alanya -- > 135 km.

    Antalya

    Toplam Mesafe / Gereken Zaman / Ortalama Hız : 500 km. / 13 saat / 40 km/h

    Çıkılan En Yüksek İrtifa : 2400 m.

    Rotadan Manzaralar :

    Pembelik Yaylasının devamı

     

    Yol boyu harika manzaralar

    Eğrigöl

     

    Eğrigöl'den sonra Hadım istikameti

     

     

     

     

    Gönderilen Nov 01 2009, 01:20 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile no comments
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x