in

Bu Günlük

Hızlı aktarma


Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat

February 2010 - Mesaj


  •   Aşılası Toroslar V - Bayatbademleri

    Mon, Feb 22 2010 11:00
    5,036 Okundu  

     

              

             

     

    Bu gezinin başlığı aslında Adana-Hatay olacaktı.Ama çekilecek çilemiz varmış.

    Hikaye Şöyle başladı... 

    Cuma günü Atila ile 3 günlüğüne Adana'ya gidip oradan müsaitse Osman'ı alıp Antakya'ya geçip Antakya'nın nefis yemeklerini yemeye karar verdik.Sabah erken yola çıkılacak.

    Ancak Cumayı Cumartesiye bağlayan gece Cem bana 1-3 nöbetini yazmış.Crazy E doğal olarak sabahın üçbuçuğuna kadar oturunca erken kalkılamadı.Saat 11'de ancak hazır olduk.Bu seferde Atila'nın inşaatta bir sorun çıkınca geziyi iptal edip Atila'nın ne zamandır söylediği Bayat Bademleri yolunu ileride AMHO için kullanabilirmiyiz diye denemeye karar verdik.Gerçi ben çok söyledim 3 gündür yağmur yağıyor oralarda batarız çıkamayız diye ama dinletemedim.Not I

    Netekim kendimizi çamur deryasının içinde bulduk.3 kilometre yolu tam 3,5 saatte geçtik.Saatte bir kilometreden az yol aldık.

    Toplam 7 saat 20 dakika yolculukta sadece 121 kilometre yol almışız.Bu sürenin sadece 2 saat 25 dakikasında hareket halindeymişiz,kalan 5 saatimiz çamur temizlemek,yatan motosikletleri (Daha çok Atila'nın motosikleti.Crazy ) kaldırmakla geçmiş.

    İşte 7,5 saatte katettiğimiz yol.

    Daha başında yolun verdiği mesajları biz alamadık.

    Yüz metre gitmeden çamura bulandık.

    Neyse güç bela tepeye tırmandık.Ama daha bunun bir de inişi var.İniş çıkmaktan zor birader...

    Çamur fukara sümüğü gibi yapıştı tekerleklere.

    Ama GS'lerdeki tasarım hatasını böylece tespit etmiş olduk.Çamurluğa giren çamur bir daha çıkmıyor oradan.

    Gerçi buna çamur demek,çamura hakaret etmek olur! Resmen çimento gibi bir şey bu.Al götür gökdelen inşaa et.Deprem falan yıkamaz bununla yaptığın yapıyı.

    Sanki zamkla karıştırılmış gibi.Tuttuğu yeri bırakmıyor.Gezinin sonunda tazyikli suyla tam 15 dakika uğraştık sökebilmek için.

    Gerçi bizim motosikletlere de yakışıyor bu çamur.

    Yokuşu çıkmak daha kolaydı.İnerken arka taraf kayıyor,bir sağıma bir soluma geliyor.Bir bakıyorum top case sağ yanımda,bir bakıyorum sol yanımda duruyor.

    Bir ara motosikleti yatırdım.Arkama baktım Atila'nın motorda yerde.Başında dönüp duruyor.

    Ya allah deyip deyip kaldırıyoruz makineleri.Biz kaldırmaya çalıştıkca kayıyor.

    Ön çamurluğu sökmeye niyetlendim bir ara.Ama bu meredin ön çamurluğu ancak lastiği sökünce çıkıyor.E üşendim lastiği sökmeye doğal olarak.Keşke sökseymişim!

    Tam 3,5 saatin sonunda 1 kilometre ötemizdeki asfalta ulaştık.Dünya varmış.

    O yorgunluğun üzerine Bayatbademleri'nde birer çay iyi geldi.

    Kafaya koyduk ya.Aşacağız artık önümüzdeki dağı.Tahmin ediyorum buradan sonra çamur olmayacak.Çünkü ısı sıfırn altına düştü.Çamur varsa bile donmuştur.

    Tahminim doğru çıktı çıkmasına ama bu seferde karlı yolları aşmamız gerekiyor.

    Bazı yerlerde karın üzerine ilk defa biz basıyoruz.Kimseler geçmemiş bu yoldan.E ahngi aklı evvel geçecek ki!.Aynı yere gitmek için yayla gibi asfalt var.Adam ne diye kendisine eziyet etsin.Mazoşist mi ki... Crazy

    Ama o yayla gibi asfalttan giden bizim aldığımız keyfi alırmı? Varmı bundan güzel şey?

    Bu manzaraları nereden görecektik asfalttan gitseydik? Bir tarafta badem ağacı çiçek açmış,diğer tarafta kar!!!

    Yerler kısmen buz tutmuş.Gerçi biraz önceki çamurdan on kat daha kolay buzda sürmek.

    Burada Atila arkadan selektör yapıp beni durduruyor.Panikle yanıma geliyor.''Ya senin makinenin arkasından buharlı lokomotif gibi duman çıkıyor'' diyerek.

    Ön tekerleğe bir bakıyorum resmen üzerinde çizgiler oluşmuş.Benim ön çamurlukta sıkışan çamur tekerleğe sürtüyor ve hem aşındırıyor hem de yakıyor lastiği.Duman yanan lastikten çıkıyor.

    İnanılmaz bir şey!!! Huh?

    Söyledim ya biraz önce,çimentodan beter bir çamur diye...

    Çamurlukta biriken çamuru elimden geldiğince temizleyip tekerleğe değmesini önlemeye çalışıyorum.Ama soğuktan çamurluğun içindeki çamur da donmuş.Yapacak bir şey yok.

    Karda da çok yakışıklı bizim meretler.

    Sonunda uzaktan medeniyet görünüyor.Dağbeli Kasabası.

    Tam bu noktada Ariassos antik kenti var.Karların altında daha bir güzel görünüyor.

    Dağbeli kasabasında bir benzin istasyonunda hem motosikletleri hem de kendimizi bir güzel temizliyoruz.Pantolonuma resmen tazyikli suyu beş santimetre mesafeden tutuyorum yinede çamur çıkmıyor.

    Günün sonunda her şeyin başladığı yere Atila'nın dükkana atıyoruz kapağı.Ciddi yorgun,motosiklet kaldırmaktan mütevellit bel ağrısıyla,ama harika bir gün geçirmenin verdiği keyfile rahatlamış bir şekilde...

     

    Gönderilen Feb 22 2010, 11:00 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 4 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x