in

Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat

March 2010 - Mesaj


  •   Aşılası Toroslar VI -Eğrigöl ve Çündüre Şelalesi

    Sat, Mar 20 2010 21:19
    6,794 Okundu  

     

              

             

    Atila'nın dükkanda oturuyoruz!

    Kapıdan içeriye yabancı bir çift girdi.Bir kaç şey almak istiyorlar...
    Kapıda Hollanda plakalı 1200 GS'i görünce sohbet gezilere geldi.Misafirlerimiz İsrail asıllı Hollanda vatandaşı Shai ve Matema.

    Shai uzun zamandır motosikleti ile yoldaymış.Sohbet ilerleyince kendi internet sitesini gösterdi.Orta Amerika,Kuzey Afrika vs.
    baya bir gezmiş.

    E biz de açtık RideTurkey'i.

    İşte her şey böyle başladı...

    Bizim ''TransToros'' u,en son yaptığımız Anamas gezisini görür görmez ''ben gelecek hafta salı gününe kadar buradayım muhakkak sizinle dağlara çıkalım'' diye tutturdu.E biz de istemeye istemeye kabul ettik.Crazy

    Cumartesi günü sözleştiğimiz saatte buluştuğumuzda Shai'nin motorunun üzerindeki yükü görünce Türkiye'ye iltica edip küllüm yerleşmeye geldi zannettim.

    Motorun üzerinde bir tek yatak odası takımıyla,salon takımını koymamış.Geri kalan ev burada.hahaha

    Yola Atila ve eşi Mine,sonradan Mavgat'ta bize katılan Mehmet ve eşi Tuna,ben,İsrailli misafirlerimiz Shai ve eşi Matema sabah saat 10.00'da Gündoğmuş Eğrigöl diye çıktık yola.Eğrigöle yine kardan dolayı ulaşamayınca Cündere şelalesine giderek Antalya'ya gece saat 23.30'da geri döndük.Toplam onüçbuçuk saatte 400 kilometre yol yaptık.

    Bu yol bizim Toros Rotalarının 17 numaralı olanını kapsıyor.

    Eğrigöl'e ulaşamadık ama yine de harika manzaralar vardı.

    Sabah yola hazırlık.Shai ve Matema.

    İstikamet Manavgat.Düştük yola...

    Manavgat'ta Mehmet ve eşi Tuna'da katıldılar bize.

    Öğlen için alışveriş yapıyoruz,ama bunları ancak akşama doğru yemek nasip olacak.

    Bu noktada Shai bizi durdurdu.İki gün önce buradan geçmiş ve aşağıda harika bir ırmak olduğunu orayı bize göstermek istediğini söyledi.

    Hanımların neşesi yerinde...

    Başladık aşağıya inmeye...

    Irmağa iniş yolu oldukca zorlu.Ama Shai onca yük ve yolcusuna rağmen pire gibi iniyor.

    Gerçekten de indiğimiz yerde manzara harika.Hele bizim Motorlar manzaraya dahil olunca bir başka güzel.

    Az ileride ağacın altında bir sıpa...

    Ben eşeğin fotoğraflarını çekmeye çalışırken vizörde birisi belirdi.Sıpa önde o arkada kovalıyor garibimi.

    Meğer Atila'ymış peşindeki.Hatıra fotoğrafı çektiricem diye kovalamış zavallıyı.

    Eve dönünce farkettim.Fotoğraflar hep haremlik selamlık her nedense.

    Neyse arada buldum bir tane normalini...

    Yoldan geçen Köylüler her zamanki cana yakınlıkları ile selamlıyorlar bizi...

    Tekrar döndük yola.Akseki ve devamında Gündoğmuş yolunda harika virajlar.

    Bir viraj çıkışında yol kenarında nefis bir şelale.

    Gündoğmuş'a 10-12 km. kala Taşavur Büfe'de mola.Bu büfe artık bizim RideTurkey' nin sürekli mekanı oldu.TransToros'larda buluşma yerimiz.

    Cem,burada seni anıyoruz.Bu resimleri görünce hasedinden çatlar kesin diye...Diablo

    Sonunda Gündoğmuş'u 3-4 kilometre geçtikten sonra Eğrigöl'e doğru dönüyoruz.İleride görülen karlı dağı aşmamız gerekiyor.Dağı görünce içime burada bir şüphe düştü,içimden istermisin şimdi yol kapalı olsun diye geçirdim.Ama çaktırmadım.Crazy

    Yolda inanılmaz manzaralar yine.

    Seviyorum bu Torosları...

    Tam logoluk bir fotoğraf...

    Doktor arkadaşlar daha bilimsel açıklayacaklardır bu durumu.Ben gözlerimle şahid oldum.

    İrtifa bazılarında tansiyon,bazılarında nefes darlığı yaparken Atila kendisini Süperman sanmaya başladı.Geeked

    Shai'de de benzer semptomlar.

    Bu hastalık bulaşıcı olsa gerek...

    Ama etkisi sadece erkeklerde görülüyor.Crazy

    Yol gittikce güzelleşiyor.

    Dedim ya yol gittikce güzelleşiyor diye.Manzaranın ve sürüşün tadına doyum olmuyor.

    Su geçişi olurda herkesin fotoğrafı olmazmı?

    1500 metre irtifada artık etrafmız kar...

    Yükseldikce kar artıyor.

    Shai bizim Torosları Atlas Dağlarına benzetiyor.

    Bizim makineler karda bir başka güzel salınıyor...

    Veeee Yolun sonu...Eğrigöle 14-15 km. kala yol kardan kapalı.aglaaa

    İşte geldiğimiz son nokta ve göle kalan mesafe...

    Önümüzdeki kar yığınını bir şekilde motosikletlerin geçebileceği kadar temizlersek ileride başka engelle karşılaşırmıyız diye yürüyerek devam ediyorum.Ama umut yok.200-300 metre ilerisi daha da kötüleşiyor.

    Hepimizin karnı acıktı.Yemek işini burada halletmeye karar veriyoruz.Bundan daha güzel manzara bulunurmu yemek yemek için?

    Kampçının kadim dostu ateşi yakmak için odun toplanıyor.

    Kamp ateşimiz yanıyor...Etraf en az yanan ateş kadar büyüleyici.

    Bal tutan parmağını yalar atasözünü hatırlıyorum ve oturuyorum sucukları hazırlamaya...Crazy

    Atila ile Mehmet aklımdan geçeni anlamış olmalılar ki başımdan ayrılmıyorlar.sopaaa

    Hani bal tutan parmağını yalardı...

    Gazozcu Erkan duy sesimi... Bu fotoğraf için reklam parası istemiyorum.Ama bir dahakine sponsor olacak senin gazoz fabrikası ona göre.Whistle3

    Bir taraftan aklım hala yukarıda.Ama çare yok...

    Eh karnımızda doydu.Yola koyulma vakti.Buraya kadar gelmişken Alara Irmağı,Çündüre kolundaki şelaleyi görelim bari diyoruz.Şelale yoluda ayrı güzel.

     

    Baharla birlikte uyanan doğa nefis manzaralar sergiliyor önümüzde...

    Şelaleye 400-500 metre kala yol iyice kötüleşiyor.

    Burada 1200 ADV farkı çıkıyor ortaya.Diğerleri motorları bırakıp yürüken ADV yoluna devam ediyor.Atila'nın kıskanç bakışları altında.Crazy

    Şelale bu kadar yolu yapmaya değer güzellikte.

    Hava kararıyor.Daha Antalya'ya 200 kilometre yolumuz var.Başlıyoruz dönüşe.

    Manavgat,Akseki yol ayrımında veda fotoğrafı.

    Shai ve Matema Alanya istikametine biz Antalya istikametine ayrılıyoruz.Yine ortak tutkularımız sayesinde yeni bir dost edinmiş olarak keyifle sonlandırıyoruz geziyi.Shai iki ay sonra 10 arkadaşı ile birlikte Türkiye turu için tekrar dönecek.10 yeni dost daha edineceğiz.

    Mehmet ve eşinin evlerinde nazik kahve davetini saatin geç oluşu nedeniyle kabul edemiyoruz ama Manavgat'ta çorba davetlerine hayır diyemiyor ve nefis çorbaları midemize indirip evlerimize devam ediyoruz.

     

    Gönderilen Mar 20 2010, 09:19 PM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 6 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x