Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat


Aşılası Toroslar VII - Maviboğaz

Wed, Apr 07 2010 1:03
5,495 Okundu  

 

          

         

 

Herkesin ayrı ayrı ''ilk'' leri yaşadığı nefis bir geziydi.

Mesut,ilk defa araziye çıktı,ama sanki kırk yıldır arazide motor sürüyormuş kadar iyiydi.coolll ilk kez çadırda kaldı,uyandığında çadır dinamiğini çözdüğünü iddia ediyordu.Geeked

Mehmet böyle sıkı bir arazi sürüşüne ilk kez çıktı,ilk kez motoru devirdi.Tadı damağında kaldı gezi boyunca bir daha ne zaman yatırırız motoru diye sorup durdu.Geeked

Atila ilk sponsorluk deneyimini yaşadı,bütün gece gözüne uyku girmedi.Big Smile

Oktay ilk kez : ''KTM'yi alışım tamamen tesadüftü.BMW alsaydım inanılmaz keyif alırdım,benim neden hep ayakta motor sürdüğü sanıyorsunuz'' şeklinde itiraflarda bulundu.Stick out tongue

Orhan ilk defa fotoğraflarda bu kadar çok göründü.coolll

Koray bir ilki gerçekleştirip arka janta nasıl olduysa koca bir kayayı sokup dört telini kopardı.Search

Ben uzun zamandır ilk defa bu kadar eğlendim ve bir geziden bu kadar çok keyif aldım.

Bo rota Toros Rotaları 17 Numarada gördüğümüz Eğrigöl'e çıkan bir başka yoluda içeriyor.Orada bahsettiğim gibi Eğrigöl'edört hatta beş ayrı yoldan çıkılabiliyor.Hepsi birbirinden güzel.

Bu raporda bulunan fotoğraflardan kalın çerçeveli olanlar Mehmet Karakaya'ya ve diğerlerine göre yüksekliği daha az olan,yani panaromik fotoğraflar ise Orhan Uslu'ya aittir.

Maviboğaz Konya'nın Bozkır İlçesi'ne çok yakın.

Ride Turkey ekibi Seydişehir Bozkır yoluna düşüyor.

Bozkır'da yemek molası veriyoruz.
Her zaman ki manzara : Çocuklar KTM'nin başında

Akıl başında yetişkinler ise doğal olarak BMW'nin başında Big Smile


Orhan'ın top case'de patlayan su şişesi yüzünden bahar temizliğinde


Bozkır'da yediğimiz en güzel etli pideydi.Çaktırmadan iki porsiyon götürdüm.Sonra akşama kadar su içmekten iflahım kesildi.


Bu yörede moru seviyorlar.


İlk hedefimiz Zengibar Kalesi.

Teyze Zengibar yolunda evinin kışlık ihtiyacını taşıyor.


Zengibar'a tırmanan yol oldukca keyifliydi.




Arkada Zengibar Kalesi ve Isaura antik kenti. 

Zirve fotoğrafı.Zirveye 3 BMW ve bir de zor da olsa KTM çıktı.



BMW-KTM dostluğu

Bu 1800 metre yükseklikteki tarihi mekan yine tarihi bir olaya sahne oldu.Her ne kadar irtifada öksürüp tıksırsa,çalışmakta zorlansa da KTM,BMW ile aynı ritifaya tırmanarak rüştünü ispatladı.Bu noktada artık KTM'ninde bir motosiklet olduğunu kabul etmek gerekliydi.Mesut'un araya girmesiyle bu dostluk pekiştirildi ve bu tarihi görüntüler ortaya çıktı.




Zengibar kalesi ortaçağdan kalma bir kale.Bozkır'a 16 km. uzaklıkta.Tüm Konya ovası ve Torosları kontrol altında tutan her tarafı uçurumlarla çevrili bir kale burası.Seydişehir,Hadim ve Karaman bölgesini olduğu gibi kontrol etmek mümkün buradan.Zamanında çok zengin bir kavşak noktasıymış.

Dönüş yolunda rastladığımız,torunuyla at üzerindeki bu dedenin fotoğrafını çekmek için izin istediğimde ''sen bilirsin evladım'' diyerek devamında tüm içtenliği ile ''yolunuz ve bahtınız açık olsun evladım'' diyerek uğurlamasını hiç unutmayacağım.

Çeşme başında öğlen yediğimiz pideleri suladık.Smile


Sudaki yansımalarımız.



Meğer bu KTM'ler suyla çalışıyormuş.Siz birde benzin kaynatıyor deyip duruyordunuz.O kayanayan aslında su.Crazy


Oktay elleriyle su içiriyor.

Sonunda Mavi Boğaz'a ulaştık.Yukarıdan nefis bir örüntüsü var.Gerçi içerisi bir başka güzel.



Bu arada hava karardı.Neyse ki kamp yerimizi çabuk tespit ettik.



Kampımızı kurduk ve ateşin başına geçtik.Ateşin başında tam beş saat güldük.Gecenin sonunda benim karnıma ağrılar girdi gülmekten.Mesut'un esprileri,fıkralar... Atila'nın metezori sponsorluğu gecenin konusuydu.  

Rakı kamptan kampa içilince tadı bir başka oluyor.




Mesut bir iki şişe etleri geçirdikten sonra bir punduna getirip bana yıktı işi.


Nefis bir akşam.

Sabah saat 07.00'de kalk borusu çaldı.Her zamanki gibi Atila'nın çadırıma taş atmasıyla uyandım.Kornayı çalmasın diye akşamdan anahtarını almıştık elinden.Geeked


Akşamın karanlığında kamp yerinin bu kadar güzel olduğunu fark etmemişiz.



Banyo faslı.


Koray bütün gece sıkışınca 50 metre dünya rekoru kırdı.Crazy Bütün gece çadırın etrafına toplanan köpeklerden korkusuna çadırdan çıkamamış.

Sabah kahvaltısı hazırlıkları başlıyor.


Mehmet bu sefer 3 oda 1 salon çadırını getirmemiş ama şişme yatağı ile yine hepimize fark attı.


Yine açık büfe kahvaltımız.Bir kuş sütü eksik.


Böyle manzaralı büfe hangi otelde vardır?


Bir tıp doktoru olan Oktay keçi ...k'unun enerji verdiğini iddia edip durdu.Indifferent



Biraz yukarılara keşfe çıktım.Manzara nefis.



Toparlanıp kanyonun derinliklerine daldık.Böyle bir güzellik olamaz.Burada fazla lafa gerek yok. Fotoğraflar dahi bu güzelliği anlatmaya yetmiyor.İnanın nefia bir yer burası.




Etraf öylesine güzel ki,Her köşe başında durup fotoğraf çekmekten sırtımdan ter boşandı.

 







Çamur geçişleri ayrı bir zevk kattı sürüşe.

Sağolsun Oktay tüm çöplerimizi toparlayıp taşıdı.Böylesi güzel bir yeri kirletmek olmazdı.

Köprü üzerinde toplu Maviboğaz fotoğrafı.

Bu adam nereye koşuyor???

Makineyi ayarlayıp 10 saniyede fotoğrafta yer alacağım diye koşarken tüm fotoğraflarda tavşan gibi zıplarken havada çıkmışım.

Bu fotoğrafta Oktay ne kadar uğraşsa da saklanmak için yinede bu doğal güzellikte kamufle olmakta zorlanıyor. 




Zaman inanılmaz hızlı ilerliyor.Kanyonun diğer tarafında kalan 30 kilometrelik kısmı bir başka sefere bırakıp kanyondan bu noktada çıkıyoruz.Daha Eğrigöl'e tırmanacağız.

Dere kasabasından Eğrigöl'e çıkan yol kanyonu aratmayacak güzellikte.


 


Yeşilliği gören serildi...

Bu güzel köylü kızı suyun kenarında dalmış uzaklara bakıyordu.Kimbilir askerdeki yavuklusunu düşünüyordu belki de. 

 

1800 metrelerin üzerine çıktık.Artık bitki yok etrafta.Bu yolda bir off road'da karşılaşılabilecek her türlü zeminden geçtik.İnce kum,çamur,gevşek taşlık,hatta yer yer yol bile yoktu...

 



 



 



 

Ara ara çukulata molası verdik.İrtifa ve yol şartları ciddi şekilde enerji tüketiyor.Bunu geri kazanmanın en çabuk yolu çukulata yemek.

 

Yolun sonlarına doğru motosikletlerimiz ''en kirli motosiklet'' topiğinde yer almaya hak kazanacak kadar oldular.


 

Bu yolda keşke vaktimiz daha fazla olsaydı ve daha çok vakit geçirebilseydik.Bu rotaya en az 3 gün ayrılmalı.Dyasıya fotoğraf çekmek ve iyice tadına varmak için bu şart.

 



 



 

Bazen zorlandık...

Bazen gazladık.


 


Eğrigöl'e yaklaştıkca manzara değişiyor.2000 metredeyiz.İrili ufaklı bir sürü göl var bu tarafta. 

 


Sonunda Eğrigöl'deyiz.Bu gölün adı haritalarda Eğil Gölü diye geçiyor.Ama yerel halk Eğrigöl diyor.


 

Bu yorgunluğun üzerine sucuklar çok iyi geldi.


 


Sucukları yedikten sonra ağırlık çöktü hepimize.Hiç birimizin kalkıp gitmeye niyeti yok.ben bir ara ciddi ciddi çadırı kurup burada kalmayı düşündüm.

Ama yolcu yolunda gerek diyerek düşüyoruz tekrar yollara.Dönüş yolunda Gündoğmuş'a doğru iniyoruz.Hava da kararmaya başladı artık.



 


Bu inişte çok güzel.

Dönüşte hepimizin ortak fikri bu rotayı tekrarlamaktı.En kısa zamanda yeniden gitmek lazım buralara.Onca yorgunluğun üzerine gece yarısı eve gelip yatağa uzandığımda yeni bir seyahati hayal ederek uykuya daldım.Bu yol nasıl bir şeydir anlamadım.İnsanı çekiyor kendisine...







Yayınlanış Tarihi Apr 07 2010, 01:03 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT

Yorumlar

 

Orhan USLU Dediki :

Bu gezi benim için unutulmazlar arasında yerini aldı.İleride Mavi Boğazın tamamını yapabilirsek çok güzel olur.

April 5, 2010 7:38 PM
 

Umit KAPLAN Dediki :

Harika yerler, harika rotalar ve gerçekten harika bir ekip ile tamamlanmış bir macera... Yüreğinize sağlık... Günalp abi yalnız bir şey sormak istiyorum, bu sucuk yaptığınız yer Eğrigöl ise, biraz ilerisinde ki daha büyükçe gölün adı nedir? Bize kordinatlarını vermiştin lakin bizde ilk tamam işte bulduk eğri gölü derken yılun devamında daha büyük bir göl ile karşılaşınca şaşırdık!

Sevgiyle kal.

April 10, 2010 12:45 AM
 

Gunalp KOCAKANAT Dediki :

Ümit bu yolun devamında daha büyük bir göl yok ki.Daha küçük bir kaç tane göl var.Hatta bu küçük göllerden en büyüğünün fotoğrafı da var bu raporda.Ancak Eğrigöl'den daha büyük bir göl yok bu civarda.

April 17, 2010 7:31 PM
 

Hüseyin DUMRU Dediki :

Orhan Bey'in daveti üzerine sitenizi ve gezilerinizi gördüm. Gönül isterdiki sizlere Bozkır gezilerinizde rehberlik edeyim. Lakin benim 125cc lik motorla sizin BMW lere yetişmek imkansız:)

Bizlerde kendi çapımızda gezi düzenleyip kendi çapımızda bu gezileri görsel öğelerle halkmıza aktarmaya çalışıyoruz. Tabi imkanlar kısıtlı olunca neticede ona göre oluyor

Olurda bir gün yolunuz düşerse bir çayımı içmeye beklerim.

May 6, 2010 1:48 PM
 

mehmet ercan Dediki :

sevgili dostum ne güzel gezi,ne güzel fotoğraflar...tekerinize yüreğinize sağlık.eğrigöl'e mehmet karakaya ile daha bu hafta sonu gittik,çok keyif aldık.

bu arada fotoğraf makinanızın markasını öğrenebilirmiyim.

profesyonel fotoğraflar çekmişsini,z tebrikler.

September 1, 2010 1:46 AM
 

Gunalp KOCAKANAT Dediki :

Teşekkür ederim Mehmet.Fotoğraf makinesi Sony DSC H 50.

September 2, 2010 10:22 AM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Gunalp KOCAKANAT

1966'da dogdum.Lise ve üniversite'yi saymazsak yaklaşık 40 yıldır Antalya’da yasiyorum.Birdenbire motosiklet sevdasına nereden tutuldum bilmiyorum.Ama iyi ki tutulmusum.Bu sayede 40 yil yaşadığım sehri tanımadıgımı anladım.Ilk motosikletim BMW F 650 GS idi.Baslangiç için ideal,oldukça makul bir motorsiklet.Bir süre sonra onunla vedalastik ve BMW R 1200 GS’le yollari kat etmeye basladik.Simdilerde R 1200 GS Adventure kullanıyorum.Daha yapılacak çok yol var.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x