in

Bu Günlük

Hızlı aktarma


Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat

December 2010 - Mesaj


  •   Antalya Enduro Eğitimi II

    Fri, Dec 24 2010 23:35
    4,120 Okundu  

     

    Hatırlarsanız yaz başında,Mart Ayı'nda Marco Bartel'le Enduro Sürüş Teknikleri Eğitimi yapmıştık.

    Daha önceki eğitime katılamayan arkadaşlarla yine uzun bir zaman Marco Bartel'in uygun bir hafta sonunu kolladık.Sonunda 4-5 Aralık'ta eğitimin ikincisi gerçekleşti.

    Yine inanılmaz faydalı ve bir o kadar da eğlenceli nefis bir hafta sonu geçirdik.Bu kez Antalya dışından katılanlar çoğunluktaydı.Özellikle Ankara'dan 5 arkadaşımız onca yolu bu eğitim için katettiler.Ancak sanıyorum buna değdi.

    Daha önce de yazdığım gibi yaptığımız her alıştırma,aldığımız her eğitim sürüşümüze ve güvenliğimize katkıda bulunuyor.

    Zaten bu eğitimin amacı arazide keçi misali sürüş yapmayı öğrenmek değil,zorlu yol koşullarıyla karşılaşıldığında bu koşulların güvenle üstesinden gelmek.

    Her ne kadar adı enduro eğitimi olsa da,genel motosiklet sürüşümüzü,motosiklete hakimiyetimizi ve hepsinden önemlisi kendimize olan güvenimizi pekiştirmekte çok büyük bir katkı sağlıyor.

    Biz eğitim sabahına dönelim.Daha doğrusu bir gece öncesine...

    Ankara ekibinin motosikletlerini Kaan Tuna bir römorkla bir gün önceden getirdi.Ekip ise Cuma gecesi 24.00'de uçakla gelecekti.Fakat otelde taksiden indiklerinde saydığımda bir kişi eksik çıktı.Meğer Buğra'yı bir dakikalık gecikme yüzünden uçağa almamışlar.O'da havaalanından takisye atlayıp son Antalya otobüsüne yetişmiş ve yola çıkmış.İşte ben buna motosiklet aşkı derim.Okkk Açıkcası ben olsaydım hayatta otobüse binip gelmez eve gider yatardım.

     

     

    Eğitmenimiz Marko Bartel Almanya'dan perşembe gecesi geldi.Şansımıza o gece Almanya'nın hemen tüm havaalanları kötü hava şartları yüzünden kapalı olmasına rağmen Marko'nun uçtuğu Leipzig Havaalanı açıktı.Aksi takdirde gelemeyecekti.Boş olan Cuma gününü ise Sea To SKy parkurunu çıkarak değerlendirdik. 

     

    İşte yeni endurocular :) 

    İzmir'den Ceyhan Karasoy                              Ankara'dan Gökhan Pekcan                       Buğra Koku

        

     

    Mehmet Öğüt                                                 Ertuğrul Zorkun                                             Ergin Ceyhan                                           

         

     

    Antalya'dan Levent İpek                                 İsmet Çolak ve Önder Kaya

      

    Yine uzaklardan,Ankara'dan misafirlerimiz de vardı.Sadece bir günlüğüne motosikletleri ile Ankara'dan çıkıp geldiler.

    Selim Kocabaş ve Kaan Tuna                         Oğuz Duymuş 

         

    E tabii Antalya'dan da bol miktarda izleyici bizimleydi.Fotoğraflarda objektife yakalananlar var sadece.

    Asistan Sönke Bonde                                    Asistan Mesut Doğan                                     Canan Yıldırım

         

    Murat Ülker (Ortada el kol işaretleri yapanBig Smile)      Atila Demirağ                                         Oktay Sezai Öktem                                              

         

    Sinan Şahin,Işık Aslandede,Orhan Uslu ve Kemer Enduro Kulübü üyeleri,başta Semih Başkan olmak üzere bizi yalnız bırakmadılar.

    Cumartesi sabahı motosikletlerin aynaları,sis farları,kısaca kırılabilecek ne varsa sökmekle işe başladık. 

    Arkasından kısa bir brifing...

    Bu arkadaşlar cezalı.Big Smile

    Aslında her seferinde ısınmak gerekli ama bunu hep ihmal ediyoruz.

    Uçan Adam Gökhan...

    Sıra motosikletleri ısıtmaya geldi.

    Tabii ilk ders duruş pozisyonları...

    Ve ilk yatış.Arazide yer yer çamur var.

    Günün sonunda kısa bir arazi turu.Gelişme hemen farkediliyor.Sabah çekinerek sürenler sanki 40 yıldır arazide motosiklet sürüyormuşcasına ustaca sürmeye başlıyor.

    Eh tüm gün bir çeşit kovboyluk yaptık.Bizimkilerde demirden at.Akşam kasabada eğlenmek hakkımız:)

    Her zaman olduğu gibi kamp ateşi başındaki sohbete doyum olmuyor.

    Karnımızı da doyurduktan sonra,

    Geçtik şöminenin başına.Günün değerlendirmeleri,gırgır şamata.Harika bir akşamdı.

    İkinci gün sabah yine ısınma hareketleri ile güne başlandı.

    Alışıldık görüntüler...

    Aslında bu arkadaşlar motoru yatırmadılar.Ağırlık çalışıyorlar:)

    İkinci gün öğlerden sonra öğrenilenleri pekiştirmek için attık kendimizi Torosların bağrına.

    Su geçişleri...

    Zorlu patikalar...

    1600 metrede nefis manzaralar...

    Ankara ekibinin Toros hatırası...Eh artık bunlar iflah olmaz.İlk fırsatta yine gelirler buralara.Pbw Smilie Pocketbike

    Eğitimin bitiminde katılan arkadaşların sürüşlerindeki gelişme inanılmazdı.İlk günün sabahı ile karşılaştırıldığında,motosikletlerin üzerinde sanki bambaşka insanlar oturuyormuş gibiydi.Birinci gün eğitim sahasındaki bir çok fotoğrafta görülen küçük tepeciğe çıkabilirmiyiz acaba diye düşünürken,ikinci gün Torosların zorlu yollarında ve hatta yol olmayan yerlerde dahi bırakın tepeyi resmen dağları rahatlıkla tırmanıyor ve iniyorlardı.

    Her fırsatta söylediğimiz gibi bu eğitimin amacı enduro yarışçısı yetiştirmek değil elbette.Ancak sanıyorum artık bu eğitime katılan arkadaşlarında gözü sürekli arazide olacak.Geçtikleri her yolda,tali,ara yollar arayıp,yolculuklarında bu yolları tercih edecekler.Eh bir kere virüs kana girdi.Kurtuluş yok artık!!!

     

     

     

     

     

    Gönderilen Dec 24 2010, 11:35 PM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 4 comment(s)

  •   Sea to Sky

    Wed, Dec 15 2010 1:14
    3,426 Okundu  

    Evet!

    Denizden Gökyüzüne!

    0'dan 2365 Metreye!

    Dünya üzerinde sadece 45 km. yol alarak bunu yapabileceğiniz çok yer olmasa gerek.Hatta hiç yer olmasa gerek.

    0'dan 2365 metreye bu kadar kısa bir yol katederek ancak Antalya'da tırmanabilirsiniz .Tahtalı Dağı bu irtifaya sahip

    denize bu kadar yakın konumda bulunan ender dağlardan.E burası Toroslar! Sürprizin ve güzelliğin her türlüsü mevcut!

    Çok yakın bir geçmişte işte bu inanılmaz rotada harika bir ralli organize edildi.Kemer Enduro Motosiklet Kulübü,

    özellikle başkanları Semih Özdemir'in çabaları ile 16-17 Ekim 2010 tarihinde ilk kez düzenledikleri

    ''Sea to Sky Hard Enduro Rally'' ile bu güzelliği nefis bir sportif maceraya dönüştürdü.

    Bilmeden sanırım doğru kelimeyi söyledim.Evet,tam bir macera.Bu oldukca zorlu parkurda katılan 64 sporcudan ancak 7 tanesi

    zirveyi görebildi.Söylediğim gibi bu bir ilkti.Ama kesinlikle son olmayacak.Bu parkur daha pek çok maceraya ev sahipliği yapacak.

    Kemer Enduro Kulübü bu konuda çok kararlı.

    Zirveye 6-7 km.kalana kadar bizim ağır endurolarla nispeten kolay bir rotadan çıkmak olası.Ama işte bu noktadan sonra ancak

    hafif enduroların çıkabileceği patika başlıyor.Ralli parkuru ise bu noktaya kadar da oldukca zorlu ara patikalardan oluşuyor.

    Ama ben bu yazımda yarışı anlatmayacağım.Bunu zaten kendi linklerinden okuyabilirsiniz.

    3 Aralık günü bu zorlu parkuru denemek için elimize bir fırsat geçti.Ben onu anlatacağım...

    Dünya Motokros ve Enduro Şampiyonlarından Marko Barthel'in 3 günlüğüne RideTurkey Antalya Ekibi'nin davetlisi

    olarak eğitim vermek üzere Antalya'ya geleceğini öğrenen Kemer Enduro Kulübü Başkanı Semih Özdemir,Marko'nun ''Sea to Sky'' parkurunu

    denemesini istedi.Bir profesyonel gözüyle parkurun değerlendirilip gelecekte yapılabilecekleri tespit etmek istiyordu.

    Marko Ralli'ye davetli olmasına rağmen o tarihte bir başka yarışta olduğundan katılamamıştı.Böyle bir daveti

    duyunca ikiletmedi dahi.Adamın hazır tarafı! Zaten merak ettiğini söyleyip duruyordu.

    3 Aralık gecesi Almanya'daki kötü hava koşulları nedeniyle bir kaç saatlik rötarla ancak saat 02.00'de indi uçaktan.Ben sabah

    saat 8.30'da otele gittiğimde Marko sanki gece 12 saat uyumuşcasına dipdiri kahvaltıdaydı.Daha Günaydın der demez hadi

    gidelim diye ayaklandı.Adam hiperaktif. Yorulmuyor her nasılsa? Daha sonra bunun sırrını anlattı.İlerleyen satırlarda bahsedeceğim.

    Yola çıkmak üzere hazırlanırken Marko'ya hangi motorla gitmek istediğini sorduk.Kaç kilometre gideceğiz diye sordu.40 km.diye

    cevaplayınca ''tabii ki BMW'' dedi.Crazy Hani 3-5 km.olsaydı KTM diyecekti. 

     

    Bu arada yeri gelmişken Marko'dan biraz bahsedeyim.Marko Barthel KTM  Racing Team ve BvZ Racing Team yarışçısı,

    7 kez katıldığı ISDE (Uluslararası 6 gün Enduro) yarışını 5 altın 2 gümüş madalya ile tamamlamış,2003-2004 yılları Red Bull Erzberg

    yarışında 2 kez Top 10’da yer almış,2 kez Avrupa ve defalarca Dünya Şampiyonu olmuş usta bir eğitmen.

    ''ISDE 6 gün enduro yarışı'' çok ilginç bir yarış.Hikayesini Marko'dan dinlemek lazım.6 gün boyunca motosikletinize sizden başka kimse

    el süremiyor.Her Günün sonunda parkuru tamamlayınca 15 dakikalık bir sürede tüm bakımlarınızı yapıp motosikleti teslim ediyorsunuz ve

    ancak sabah start almadan hemen önce yanına gidebiliyorsunuz.Aynı zamanda çok iyi bir mekaniker de olmak gerekiyor.Tam bir enduro maratonu.

     

    Böyle usta bir sürücüyle yol yapmak ayrı bir keyif.Kemer'e ulaştığımızda start noktasında başkan Semih ve

    Kemer Enduro Kulüp üyeleri bizi bekliyordu.

    Marco'ya parkurda Kemer Enduro Kulüp yarışçısı ve ''Sea to Sky Hard Enduro Ralli'' ikincisi İsmail özgül,üçüncüsü Mehmet Özdemir,Murat Kadaganlı,Ankara'dan Kaan Tuna eşlik edecekler.Başkan Semih Özdemir,Mesut Doğan,Oktay Sezai Öktem ve ben daha kolay bir parkurdan tırmanacağız.Yakaladığımız yerde diğer ekibi fotoğraflayacağız.

    Ekip sahildeki starttan sonra dere yatağından ilerliyor.

    Dere yatağından sonra kısa bir asfalt sürüşü ve asıl tırmanış burada başlıyor.

    Marko ve beraberindekiler patikalardan ilerlerken biz onları diğer yoldan yakalamaya çalışıyoruz.

    Bizim gittiğimiz yol ile parkurun kesiştiği noktalarda buluşulup parkurun değerlendirmesi yapılıyor.

    Bizim parkurda yer yer ciddi şekilde zorluyor.

    Bu noktada ekibi tekrar yakalıyoruz.1000 metre civarında bir ırmak yatağındayız.Bu kadar usta sürücüleri böylesine yakından

    izlemek çok keyifli.

    1300 metreye çıktık.Daha önümüzde tırmanılacak 1000 metre irtifa var.

    Bu cep telefonunu icad edeni hep sevgiyle anmışımdır.Dağın başında bile rahat yok.

    Aralık ayı,irtifa 1300.Bu dünya güzeli çiçekcik tek başına salınıyor.Tam da bizimkilerin geliş yolunda.

    Neyse ki hepsi yanından geçiyor.

    Kısa bir mola.

    Kaan 450'lik makineyle zorlanıyor parkurda.Bu parkur için ideal motosiklet 250'likler.Gerçi Marko'nun altında da 530 var.

    Ama inanılmaz bir kondisyona sahip.Motora binmediği her gün istisnasız 1 saat bisiklete binip,bir o kadar da koşuyormuş.Koşuyu hafif,nefes

    açacak tempoda yapıyormuş.E bizim gibi bütün hafta masa başında otuurp sonra hadi Enduro yapayım diye düşmüyor yola.

    Tam bu noktada KTM'lerin girmesinin sakıncalı olduğunu gösterir tabela var.Prankster2

    Mesut'un bulduğu boş kovanlardan anlaşıldığı kadarı ile buraya giren KTM'yi vuruyorlar.Vinsent

    Biraz daha tırmanınca ciddi zorlu bir yere geldik.Eh işte Allah'ın parmağı yok ki gözüme soksun.KTM'yle bu kadar uğraşırsan olacağı bu.

    Oldukca dik ve gevşek zeminli bir yokuşu tırmanırken benim debriyaj maneti ve bağlı olduğu

    kütük birden gevşeyip küllüm yukarı doğru döndü.Aslında hata benim.Sabah ayarlamak için gevşetmiştim.İyi sıkamamışım anlaşılan.

    Durmak zorunda kaldım.Yeniden kalkmaya çabalayınca debriyajdan lokomotif bacasını aratmayacak yoğunlukta dumanlar yükselmeye başladı.

    Çok ısındığından olacak debriyajda ara kavrama kalmadı.On-off anahtarı gibi çalışmaya başladı.Açık-Kapalı! Arası yok.Hafif gaz veriyorum motor

    altımda resmen şahlanıyor.Tutmak mümkün değil.Hayatımın en estetik uçuşunu işte burada yaptım.Cool Durmamak için tam kaptırmış çıkarken

    önüme bir kaya çıktı.Ama ciddi bir kaya.Ön tekerlek resmen 1,5 metre havaya kalktı ve o anda arka tekerlekte yerden kesildi.

    Ben ve motor yanal bir uçuşun sonunda yere çakıldık.Hemen önümde ayakta duran Oktay'ın söylediğine göre O'nun göğüs hizasına kadar

    havalanmış motor.Boksör motorun gözünü seveyim.Tabii birde full enduro korumaların.

    Sağ ayağım motorun altında kaldığı halde en küçük bir yaralanma,berelenme olmadı.Neyse sonunda aştık burayıda.

     

    1500 metrelerde nefis bir manzara.Fotoğrafta belli değil,ama karşıdaki vadinin sonunda Kemer ve Akdeniz ayağımızın altında.

    İşte bizim makinelerin en son çıkacağı yer burası.1700 metrede yol bitiyor.Buradan sonra kayalık patika başlıyor.Benim debriyaj sorunum

    nedeniyle buraya kadar çıkamadım.Ama Mesut ADV ile bu noktaya kadar gitti.

    Bu parkurun asıl enteresan tarafı zirveye çıktıktan sonra aşağıya teleferikle iniliyor olması.Yani iniş problemi yok.

    Dönüşte yapılan değerlendirmede ''Sea to Sky Hard Enduro Ralli'' için harika fikirler ortaya çıktı.Marko'nun önerisi ralli'nin ''Profesyoneller''

    ve ''Hobi'' olamak üzere iki sınıfta yapılmasıydı.Hobi sınıfında ağır endurolardan scooter'a kadar her türlü motosiklet yarışabilecek.Böylece

    hem daha çok katılım sağlanacak,hem de yeni sprocular yetişmesine katkısı olacak nefis bir macera ortaya çıkacak.Sahilde ve dere

    yatağında yapılacak düzenlemelerle,özellikle ilk gün sıralama turlarında nefis seyirci etapları ortaya çıkacak.

    Biz şimdiden hazırlanmaya başladık bile. 2011 harika olacak.Önce 7-13 Eylül'de Trans Anatolia Rallisi hemen arkasından Sea to Sky.

    Bence sizde hem kendinizi,hem de motosikletinizi hazırlamaya başlayın! 

     

     

     

     

    Gönderilen Dec 15 2010, 01:14 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT Ne ile 7 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x