Gunalp KOCAKANAT

Günalp Kocakanat


Sea to Sky

Wed, Dec 15 2010 1:14
3,426 Okundu  

Evet!

Denizden Gökyüzüne!

0'dan 2365 Metreye!

Dünya üzerinde sadece 45 km. yol alarak bunu yapabileceğiniz çok yer olmasa gerek.Hatta hiç yer olmasa gerek.

0'dan 2365 metreye bu kadar kısa bir yol katederek ancak Antalya'da tırmanabilirsiniz .Tahtalı Dağı bu irtifaya sahip

denize bu kadar yakın konumda bulunan ender dağlardan.E burası Toroslar! Sürprizin ve güzelliğin her türlüsü mevcut!

Çok yakın bir geçmişte işte bu inanılmaz rotada harika bir ralli organize edildi.Kemer Enduro Motosiklet Kulübü,

özellikle başkanları Semih Özdemir'in çabaları ile 16-17 Ekim 2010 tarihinde ilk kez düzenledikleri

''Sea to Sky Hard Enduro Rally'' ile bu güzelliği nefis bir sportif maceraya dönüştürdü.

Bilmeden sanırım doğru kelimeyi söyledim.Evet,tam bir macera.Bu oldukca zorlu parkurda katılan 64 sporcudan ancak 7 tanesi

zirveyi görebildi.Söylediğim gibi bu bir ilkti.Ama kesinlikle son olmayacak.Bu parkur daha pek çok maceraya ev sahipliği yapacak.

Kemer Enduro Kulübü bu konuda çok kararlı.

Zirveye 6-7 km.kalana kadar bizim ağır endurolarla nispeten kolay bir rotadan çıkmak olası.Ama işte bu noktadan sonra ancak

hafif enduroların çıkabileceği patika başlıyor.Ralli parkuru ise bu noktaya kadar da oldukca zorlu ara patikalardan oluşuyor.

Ama ben bu yazımda yarışı anlatmayacağım.Bunu zaten kendi linklerinden okuyabilirsiniz.

3 Aralık günü bu zorlu parkuru denemek için elimize bir fırsat geçti.Ben onu anlatacağım...

Dünya Motokros ve Enduro Şampiyonlarından Marko Barthel'in 3 günlüğüne RideTurkey Antalya Ekibi'nin davetlisi

olarak eğitim vermek üzere Antalya'ya geleceğini öğrenen Kemer Enduro Kulübü Başkanı Semih Özdemir,Marko'nun ''Sea to Sky'' parkurunu

denemesini istedi.Bir profesyonel gözüyle parkurun değerlendirilip gelecekte yapılabilecekleri tespit etmek istiyordu.

Marko Ralli'ye davetli olmasına rağmen o tarihte bir başka yarışta olduğundan katılamamıştı.Böyle bir daveti

duyunca ikiletmedi dahi.Adamın hazır tarafı! Zaten merak ettiğini söyleyip duruyordu.

3 Aralık gecesi Almanya'daki kötü hava koşulları nedeniyle bir kaç saatlik rötarla ancak saat 02.00'de indi uçaktan.Ben sabah

saat 8.30'da otele gittiğimde Marko sanki gece 12 saat uyumuşcasına dipdiri kahvaltıdaydı.Daha Günaydın der demez hadi

gidelim diye ayaklandı.Adam hiperaktif. Yorulmuyor her nasılsa? Daha sonra bunun sırrını anlattı.İlerleyen satırlarda bahsedeceğim.

Yola çıkmak üzere hazırlanırken Marko'ya hangi motorla gitmek istediğini sorduk.Kaç kilometre gideceğiz diye sordu.40 km.diye

cevaplayınca ''tabii ki BMW'' dedi.Crazy Hani 3-5 km.olsaydı KTM diyecekti. 

 

Bu arada yeri gelmişken Marko'dan biraz bahsedeyim.Marko Barthel KTM  Racing Team ve BvZ Racing Team yarışçısı,

7 kez katıldığı ISDE (Uluslararası 6 gün Enduro) yarışını 5 altın 2 gümüş madalya ile tamamlamış,2003-2004 yılları Red Bull Erzberg

yarışında 2 kez Top 10’da yer almış,2 kez Avrupa ve defalarca Dünya Şampiyonu olmuş usta bir eğitmen.

''ISDE 6 gün enduro yarışı'' çok ilginç bir yarış.Hikayesini Marko'dan dinlemek lazım.6 gün boyunca motosikletinize sizden başka kimse

el süremiyor.Her Günün sonunda parkuru tamamlayınca 15 dakikalık bir sürede tüm bakımlarınızı yapıp motosikleti teslim ediyorsunuz ve

ancak sabah start almadan hemen önce yanına gidebiliyorsunuz.Aynı zamanda çok iyi bir mekaniker de olmak gerekiyor.Tam bir enduro maratonu.

 

Böyle usta bir sürücüyle yol yapmak ayrı bir keyif.Kemer'e ulaştığımızda start noktasında başkan Semih ve

Kemer Enduro Kulüp üyeleri bizi bekliyordu.

Marco'ya parkurda Kemer Enduro Kulüp yarışçısı ve ''Sea to Sky Hard Enduro Ralli'' ikincisi İsmail özgül,üçüncüsü Mehmet Özdemir,Murat Kadaganlı,Ankara'dan Kaan Tuna eşlik edecekler.Başkan Semih Özdemir,Mesut Doğan,Oktay Sezai Öktem ve ben daha kolay bir parkurdan tırmanacağız.Yakaladığımız yerde diğer ekibi fotoğraflayacağız.

Ekip sahildeki starttan sonra dere yatağından ilerliyor.

Dere yatağından sonra kısa bir asfalt sürüşü ve asıl tırmanış burada başlıyor.

Marko ve beraberindekiler patikalardan ilerlerken biz onları diğer yoldan yakalamaya çalışıyoruz.

Bizim gittiğimiz yol ile parkurun kesiştiği noktalarda buluşulup parkurun değerlendirmesi yapılıyor.

Bizim parkurda yer yer ciddi şekilde zorluyor.

Bu noktada ekibi tekrar yakalıyoruz.1000 metre civarında bir ırmak yatağındayız.Bu kadar usta sürücüleri böylesine yakından

izlemek çok keyifli.

1300 metreye çıktık.Daha önümüzde tırmanılacak 1000 metre irtifa var.

Bu cep telefonunu icad edeni hep sevgiyle anmışımdır.Dağın başında bile rahat yok.

Aralık ayı,irtifa 1300.Bu dünya güzeli çiçekcik tek başına salınıyor.Tam da bizimkilerin geliş yolunda.

Neyse ki hepsi yanından geçiyor.

Kısa bir mola.

Kaan 450'lik makineyle zorlanıyor parkurda.Bu parkur için ideal motosiklet 250'likler.Gerçi Marko'nun altında da 530 var.

Ama inanılmaz bir kondisyona sahip.Motora binmediği her gün istisnasız 1 saat bisiklete binip,bir o kadar da koşuyormuş.Koşuyu hafif,nefes

açacak tempoda yapıyormuş.E bizim gibi bütün hafta masa başında otuurp sonra hadi Enduro yapayım diye düşmüyor yola.

Tam bu noktada KTM'lerin girmesinin sakıncalı olduğunu gösterir tabela var.Prankster2

Mesut'un bulduğu boş kovanlardan anlaşıldığı kadarı ile buraya giren KTM'yi vuruyorlar.Vinsent

Biraz daha tırmanınca ciddi zorlu bir yere geldik.Eh işte Allah'ın parmağı yok ki gözüme soksun.KTM'yle bu kadar uğraşırsan olacağı bu.

Oldukca dik ve gevşek zeminli bir yokuşu tırmanırken benim debriyaj maneti ve bağlı olduğu

kütük birden gevşeyip küllüm yukarı doğru döndü.Aslında hata benim.Sabah ayarlamak için gevşetmiştim.İyi sıkamamışım anlaşılan.

Durmak zorunda kaldım.Yeniden kalkmaya çabalayınca debriyajdan lokomotif bacasını aratmayacak yoğunlukta dumanlar yükselmeye başladı.

Çok ısındığından olacak debriyajda ara kavrama kalmadı.On-off anahtarı gibi çalışmaya başladı.Açık-Kapalı! Arası yok.Hafif gaz veriyorum motor

altımda resmen şahlanıyor.Tutmak mümkün değil.Hayatımın en estetik uçuşunu işte burada yaptım.Cool Durmamak için tam kaptırmış çıkarken

önüme bir kaya çıktı.Ama ciddi bir kaya.Ön tekerlek resmen 1,5 metre havaya kalktı ve o anda arka tekerlekte yerden kesildi.

Ben ve motor yanal bir uçuşun sonunda yere çakıldık.Hemen önümde ayakta duran Oktay'ın söylediğine göre O'nun göğüs hizasına kadar

havalanmış motor.Boksör motorun gözünü seveyim.Tabii birde full enduro korumaların.

Sağ ayağım motorun altında kaldığı halde en küçük bir yaralanma,berelenme olmadı.Neyse sonunda aştık burayıda.

 

1500 metrelerde nefis bir manzara.Fotoğrafta belli değil,ama karşıdaki vadinin sonunda Kemer ve Akdeniz ayağımızın altında.

İşte bizim makinelerin en son çıkacağı yer burası.1700 metrede yol bitiyor.Buradan sonra kayalık patika başlıyor.Benim debriyaj sorunum

nedeniyle buraya kadar çıkamadım.Ama Mesut ADV ile bu noktaya kadar gitti.

Bu parkurun asıl enteresan tarafı zirveye çıktıktan sonra aşağıya teleferikle iniliyor olması.Yani iniş problemi yok.

Dönüşte yapılan değerlendirmede ''Sea to Sky Hard Enduro Ralli'' için harika fikirler ortaya çıktı.Marko'nun önerisi ralli'nin ''Profesyoneller''

ve ''Hobi'' olamak üzere iki sınıfta yapılmasıydı.Hobi sınıfında ağır endurolardan scooter'a kadar her türlü motosiklet yarışabilecek.Böylece

hem daha çok katılım sağlanacak,hem de yeni sprocular yetişmesine katkısı olacak nefis bir macera ortaya çıkacak.Sahilde ve dere

yatağında yapılacak düzenlemelerle,özellikle ilk gün sıralama turlarında nefis seyirci etapları ortaya çıkacak.

Biz şimdiden hazırlanmaya başladık bile. 2011 harika olacak.Önce 7-13 Eylül'de Trans Anatolia Rallisi hemen arkasından Sea to Sky.

Bence sizde hem kendinizi,hem de motosikletinizi hazırlamaya başlayın! 

 

 

 

 







Yayınlanış Tarihi Dec 15 2010, 01:14 AM Yayınlayan Gunalp KOCAKANAT

Yorumlar

 

Gokhan Pekcan Dediki :

Günalp söylediğin gibi,Marco'nun kondisyonu süper.Akşam 12 de yatıp 3 saat uykuyla uçağa bindi beş aralıkta.Şimdi düşünüyorumda 4 ve 5 Aralıkta bizim çok zorlandığımız enduro başlangıç eğitimi bu parkuru görünce çok light kaldı.Toroslara yakın olmanızda büyük şans.Mesutun söylediği gibi Torosun çocuklarına iyi eğlenceler.

December 15, 2010 10:05 AM
 

Cihan Serdar KIZILCIK Dediki :

Gri bir İstanbul gününde dışarıda yağmur hafif hafif çiselerken bu yazıyı okuyunca tatlı bir kıskançlık krizine girdim :)

Elinize sağlık, çok keyifle okudum.

Serdar

December 15, 2010 1:03 PM
 

mehmet bilaloglu Dediki :

Elinize saglık,gonul orda olmayı istiyor.belki baska bir sefere.

okumak buyuk keyif verdi.

mehmet

December 15, 2010 2:55 PM
 

bulent cakici Dediki :

Büyük bir keyifle okudum teşekkürler.

December 15, 2010 4:15 PM
 

Anonymous Dediki :

Sevgili Günalp, sizin çabanızla Güney'de harika parkurlar ortaya çıkıyor. Toros'un çocukarı olarak çok şanslısınız. Trans Anatolia Rallisi hemen arkasından Sea to Sky  7-13 Eylül'de Antalya'da olmak için mükemmel bir gerekçe.

December 16, 2010 9:03 PM
 

Muhterem TOPRAK Dediki :

çok güzel heyecanlı bir tırmanış olmuş..

Manzara da süper..

December 21, 2010 10:08 PM
 

Aysun Canan Dediki :

Motoru aşağıda park edip Tahtalı'ya elde kask teleferikle tırmanırken ''bir motor rotası yokmudur bu irtifaya yafuu...keşke...'' diye aklımdan geçmişti ...Burnumun direği çam kokusuyla sızladı fotoğraflara bakarken...Zirveden Tahtalı'nın arkasındaki yaylaların yeşili gözüme çalındı...Pek şahane olmuş,ne denir ki...;)

January 13, 2011 1:11 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Gunalp KOCAKANAT

1966'da dogdum.Lise ve üniversite'yi saymazsak yaklaşık 40 yıldır Antalya’da yasiyorum.Birdenbire motosiklet sevdasına nereden tutuldum bilmiyorum.Ama iyi ki tutulmusum.Bu sayede 40 yil yaşadığım sehri tanımadıgımı anladım.Ilk motosikletim BMW F 650 GS idi.Baslangiç için ideal,oldukça makul bir motorsiklet.Bir süre sonra onunla vedalastik ve BMW R 1200 GS’le yollari kat etmeye basladik.Simdilerde R 1200 GS Adventure kullanıyorum.Daha yapılacak çok yol var.
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x