in

Levent Vardar

Levent Vardar

May 2008 - Mesaj


  •   40 Motorcu Anıtkabir'de

    Thu, May 15 2008 17:04
    5,911 Okundu  

    Memlekette, son aylarda gelişen siyasal içerikli olaylardan rahatsızlık duyan her duyarlı vatandaş gibi İzmirli Motor Sürücüleri de Anıtkabir'e giderek "Türkiye Cumhuriyetini korumak ve kollamak vazifesi"ne hazır olduklarını Ata'larına bir kez de yüz yüze söylemek gerektiğini düşünerek yola koyulmaya karar verdiler.

    Haftalar öncesinden başlayan hazırlıklar sırasında bir de basın bülteni hazırlandı.

    Yola çıkış vakti gelmişti.
    İzmir.. 5 Nisan 2008, Cumartesi.. Sabah 7:00 civarı..

    İzmirli motorcular yavaş yavaş, belirlenen saatte hareket noktası seçilen Cumhuriyet Meydanı'na varmaya başladılar.

     

    Her ne kadar günler öncesinden katılımcılar isimleri yazdırdılarsa da son birkaç gündür takip edilen hava durumunun sağanak yağışlı olmasından dolay katılımdan emin değiliz ama buna rağmen Cumhuriyet Meydanı özel olarak hazırlanmış, Türk Bayrağı işlenmiş yelekli motorcular ile dolmaya başlıyor.

    Bir yandan herkes bugün yapacağı 600 kilometre ve sonunda varacakları yer konusunda heyecanlı. Bu anın görüntülemeye çalışanlar parmaklarını deklanşörlerden kaldırmıyorlar. Motorcular poz veriyorlar.

     

     

    Bir yanda uzun ve yağmurlu olması beklenen yol için son sürüş güvenliği çalışmaları yapılıyor. Grubun yol boyunca güvenliğini üstlenen Uğur Ertekin ve Serhat Kılavuz herşeyi son bir kez daha gözden geçiriyorlar.

    Diğer yandan da olayı görüntülemeye gelen basın mensuplarına röportajlar verilerek İzmirli motor sürücülerinin duyarlılığı daha geniş kitlelere duyurulmaya çalışılıyor. Bu aktivitenin planlayıcılarından Murat Özcan DHA'ya amacımız anlatıyor.

    Elbette böyle bir çıkıştan önce Atatürk'ün önünde bir hatıra fotoğrafı lazım.

    Artık yollardayız.. Yağmur yer yer bastırsa da genel olarak iyi bir havada sürüyoruz..

    Mola yerlerinde motorlara benzin, kendimize enerji ve yiyecek ikmali yapılırken, arkadaşlar kendilerine de bakım yapmayı ihmal etmiyorlar.

     

    Ankara'ya varmadan 30-40 kilometre önce, Temelli'de Ankaralı sürücüler tarafından karşılanıyoruz. Onlar bizden de kalabalıklar.

    Daha önceden alınan izinler sayesinde Ankara'ya girişimizde bize polis arabaları eskort sağlıyorlar.

    Ankara'ya girerken bizlerden ve Ankaralı motorculardan oluşan ve boyu 1,5 kilometreye varan motosiklet konvoyundan gurur duyuyoruz. Yanımızda getirdiğimiz yelekleri Ankaralı dostlarımıza da dağıtınca turuncu bir motor seli Ankara'ya doğru polis arabalarının eskortunda ilerliyor.

    Yarınki Anıtkabir ziyaretimizin detaylarını konuşmak ve bir araya gelmek amacıyla otellerimizden önce Atatürk Kültür Merkezi'nde toplanıyoruz. O kadar kalabalık ki, kadraja sığdıramıyor, panaromik çekim yapmak zorunda kalıyorum..

    Akşamına otellerimize yerleştik. Artık eğlence zamanı.. Grubun büyük çoğunluğu aynı otelde kalıyor, diğer otellerde kalanlarda o gece bizim otele gelerek eğlenceye katıldılar. Sohbetler hep motosiklet üzerine idi..

    Pazar günü yağmurlu bir Ankara sabahına uyanıyoruz. Kaldığımız otelden Anıtkabir'e yolumuz kısa ama yağmur nedeniyle hepimizi yağmurluklarımızı giyiyoruz.

    Ama daha sonra Anıtkabir ve Müze'yi gezerken ellerimizde kask, mont, yağmurluk ve bilumum aksesuarları taşımaktan ter içinde kalıyoruz.

    Daha evvelden yapılan hazırlık ve çalışmalar neticesinde Anıtkabir'e girişimizde yine polis eskortu var. Anıtkabir Komutanlığı bizim için özel bir park yeri bile ayarlamış.

    Anıtkabir'e girişimizde pırıl pırıl giyinmiş, çakı gibi delikanlılardan oluşan mihmandarlar tarafından karşılanıyoruz. Anıtkabir'i daha rahat gezebilmek için dört gruba ayrıldık. Ayrı ayrı gezip, sonunda merdivenlerde buluşmaya karar verdik.

    Çok seneler önce ailem ile birlikte bir Anıtkabir ziyaretim daha olmuştu ama bu sefer, belki de bu seyahatin nedeninden olsa daha fazla etkilendiğimi itiraf etmek durumundayım. O zamandan bugüne müzeye çok daha fazla galeri eklenmiş. Burada Atatürk ile ilgili en muhteşem objelere çok yakın duruyorsunuz. Medyada, internette binlerce Atatürk resmi görmüşsünüzdür ama buradakiler bir başka. 2-3 metrelik yağlıboya tablolardaki Atatürk'e baktığınızda, sanki o an tablodan çıkıp yanınıza geliverecekmiş gibi canlı duruyor.

    Müzeye ilk girdiğinizde sizi karşılayan Kurtuluş Savaşı'nın değişik enstantanelerinin sergilendiği ve çatışmalarda kullanılan silah, kağnı arabaları, fişeklikler, siperler gibi objeler ile ortaya çıkartılmış üç boyutlu sergilerdeki ses ve ışık görüntüleri çok etkileyici. Aslında tüm Anıtkabir'in altına yerleştirilmiş bu müzenin içinde attığınız her adım tüylerinizi dikleştirmeye yetiyor. Nerelerden, ne şartlar altında bugünlere geldiğimizin bir tarihi yatıyor.

    Atatürk'ün önüne geldiğinizde gerçektende hem O'nun muhteşemliği hem de bize, bugünlere bıraktığı mirasın değerini bir kez daha anlamamak olanaksız. O lahitin önünde durup, saygınızı gösterirken, O'nun buna değdiği geçiyor aklımdan..

    Ziyaretin sonunda Anıt Kabir nöbetçi komutanı bir üsteğmen bu ziyaretimiz için bize teşekkür ediyor, günün anlamını anlatan bir plaket ve çeşitli Anıt Kabir dökümanlarından oluşan bir hediye paketini bize teslim ediyor..

    Tüm galerileri gezdikten sonra üzerimize çöken yorgunluğu, diğer grupları beklerken Anıt Kabir merdivenlerinde üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Ama bu yorgunluk yoldan veya ayakta durmaktan değil. Bedenlerimiz ve beynimiz gördüğümüz değerler karşısında gerçekten yorulmuşmuşlar..

    Bütün gruplar birleşince, saatlerde öğleye gelmişti. Bundan sonra herkes kendi isteği doğrultusunda, çoğunlukla küçük gruplar halinde dönüş yoluna gideceklerdi. Kimisi yolu biraz daha uzatacak, kimisi en kısa yoldan eve dönecek idi. Hep beraber motorları park ettiğimiz alana döndük, herkes birbiri ile vedalaştı. Ama herkesin yüzünde bir görevi tamamlamanın yapıştığı kocaman gülücükler vardı..

     

    Ben ise 3 arkadaşım ile beraber, bir kaç gün daha yollarda olacak, Karabük'de babamı ziyaret edecek ve biraz da yol yapacaktım. Onu da başka bir raporda anlatırım.

    Böylesine bir havada yola çıkan 40 iyi adama, bizlere ayrıca katılan onların çocuklarına, eşlerine, sevgililerine, nişanlılarına, Ankara'lı motorcu dostlarımıza çok teşekkürler.

    Bu raporda fotoğraflarını kullandığım izmirli motorculardan Bülent Cihangir, Murat Coşan, Haluk Hızlan, Erdal Demircioğlu, Kemal Ertunç, Umut Cimrin, Semih Bozkurt'a çok teşekkürler..

     

    Gönderilen May 15 2008, 05:04 PM Yayınlayan Levent Vardar Ne ile 17 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x