Levent Vardar

   Levent Vardar

İki Aktör, Üç LDR

Paylaş   Wed, Jun 11 2008 17:38
1,905 Okundu  

Benim motosiklet ve motosiklet seyahatlerine bakışım anlamında hayatımda çok önemli yer tutan ve değişikliklere yol açan iki adam ve seyahatlerinden bahsetmek istiyorum uzun yol hastalarına.

2005 yazı.
Çalıştığım şirket İngiltere'de bir tur operatörü kuruyor.
Ben de o yazımın büyük bir kısmını bununla ilgili olarak Londra'da geçirmek zorunda kalıyorum.
İlk önceleri, yazın başlangıcında birkaç günlüğüne gittiğim Londra'ya yerleşmeye başlıyorum.

İlk günlerde sabah kalk, ofise git, gece yarılarına kadar çalış, otele dön, uyu ve ertesi sabah aynı rutin. TV seyretmeye, kitap okumaya, sağı solu gezmeye dahi vakit bulamıyorum. Haberlerden dahi bi haber oldum.

Geceleri otele geldiğimde TV'yi açık bırakıyorum uyurken. Bir gece yarısı uyandığımda BBC'de bir haber, daha doğrusu belgesel gibi bir şeyler dikkatimi çekiyor. Long Way Round diye bir şeylerden bahsediyor. İlk başlarda ne olduğunu tam anlayamasam da ilgimi çekiyor, aa bir bakıyorum motorlar falan, hem de benimkinden BMW R1150GS Adventure'lar. Benimkinden derken geçen sene Ekim ayında geçirdiğim kazadan beri motora binmiyorum, binemiyorum! Ama içim de kıpır kıpır.

Bu artık Londra günlerimin sonlarına denk geliyor. Yaz sezonu bitmek üzere, bizim yolcu taşıdığımız uçakların sonuncusu ile ben de Eylül başında döneceğim. Hemen ilk iş, ertesi sabah, internetten aratıyorum Long Way Round'u ve karşıma inanılmaz bir öykü çıkıyor. Bakıyorum kitapları falan da var ve yakında DVD'leri çıkacak.

İşi gücü bırakıp, hemen atlıyorum bir metroya ve doğruca Londra'nın merkezine inip, başlıyorum kitapçıları dolaşmaya ve sonunda kitabı buluyorum. İnternet'ten de DVD için bir ön sipariş veriyorum. Ama son birkaç günün yoğunluğundan Londra'da başlayamıyorum bile ve memlekete dönünce okurum diye bavulumun bir köşesine koyuyorum kitabı.

Aradan 3 sene geçti. Tanınmış İskoçya'lı aktör Ewan McGregor (StarWars, Island, Mouline Rouge) ve bir film esnasında tanıştığı daha küçük rollerde oynayan ama babası tanınmış bir yönetmen olan İngiliz aktör Charley Boorman. Tanışmaları ve arkadaşlıklarının gelişmesindeki tek etken Motosiklet tutkuları. Zaten kitabın bir yerinde de diyorlardı "her film setinden sonra yeni arkadaşlar ediniriz, ama bunun bir dostluğa dönüşmesi çok enderdir, eğer arada bir ortak tutku ve paylaşım yok ise.."

 

Bu 3 sene zarfında bu iki aktör, birincisi Londra'da başlayıp, yine Londra'da biten 20,000 millik bir Long Way Round, İkincisi 2006 Dakar Rallisine katılıp, iki elinin kırılması pahasına bunu filme alma ve en son olarak 2007 senesinde Long Way Down isimli İskoçya'nın en kuzeyinden Güney Afrika'ya yani tüm dünya karalarının en kuzeyinden, en güneyine iki teker üzerinde yapılan yolculuklar.

Long Way Round'u motora binememenin verdiği sıkıntılar arasında izledim. İlk önceleri iki arkadaş uzun bir motosiklet gezisi yapmaya karar veriyorlar. Hani şöyle İngiltere'den İspanya'ya mı, yoksa İtalya'ya mı uzansak diye düşünürlerken, birden bire kendilerine kocaman bir dünya haritası önünde buluyorlar. Olur mu olmaz mı derken, serde de aktörlük olunca gel bunu bir hikaye bir roman yapalım, hiç olmazsa çocuklarımız ileride seyreder diye başlayan öykü, ardından tanışılan yönetmen ve yapımcılar derken bir dünya seyahatine dönüşüveriyor.

Kitap ve DVD geziden 6 ay öncesinden başlıyor. Güzergah hazırlıkları,  çalışmalar, sponsor bulmalar, daha yola çıkmadan hikayelerini satmalar. Ama ne hazırlık..

Elbette her şeyden önce güzergah. Sonunda dünyayı Long Way Round, yani dünyayı uzatarak dolaşmakta karar veriyorlar. Londra'dan çıkıp, Avrupa geçildikten sonra Doğu Avrupa ülkeleri ve çok uzun sürecek olan Rusya seferi. Anchorage üzerinden Kanada'ya geçiş ve NewYork'da sonlanacak 20.000 mil.

Güzergah belirlenmesinin ardından hangi motorlarla çıkmaları gerektiği üzerinde tartışmalar başlıyor. McGregor BMW, Boorman ise KTM'de ısrarlı. Ama bu arada motorları falan yok. Firmalara sponsorluk için başvuruyorlar. KTM bu tür seyahatler konusunda uzman bir elemanını bunlara gönderiyor ve planlamalarını dinliyor ancak Ewan ve Charley'nin bu işi becerebileceklerine inanmadığından KTM sponsorluğu suya düşüyor ve bu takımın bundan sonraki 3 sene boyunca sponsoru olacak BMW ile arkadaşlıkları başlıyor.

BMW Charley ve Ewan'a, bir de yolculuk boyunca bu grup ile aynı anda seyahat edecek olan kameramana birer R1150GS Adventure tahsis ediyor.

Hazırlık derken, adamlar işi gerçekten ciddiye alıyorlar. Hemen bir ekip kuruluyor, bir takım yolculuk tanıtımı, vizeler, gidilecek yerler hakkında bilgi ve harita toplama gibi ofis işleri ile uğraşırken, yönetmen ve yapımcı ise film ekibini toparlamakla uğraşıyorlar.

Charley ile Ewan ise, kendilerini böylesi bir seyahate hazırlamak için çalışmalara başlıyorlar. Bir yandan BMW Riders Club'dan ilk defa binecekleri motorlarla ilgili sürüş testleri, diğer yandan gidecekleri ülkelerin şartları göz önüne alındığında gerekli olabilecek, ilk yardım ve güvenlik, kendini koruma kursları, fiziksel idmanlar, fitness çalışmaları, hafta sonlarında uzun yola alışmak ve kamp havasını tatmak amacıyla kamplar.

Diğer yandan da sürücüler ile gelecek olan ekip için Mitsubishi iki adet cip ile bunlara sponsor oluyorlar. Cipler hem yönetmen ve yapımcıyı, film ekibi ve ekipmanlarını, hem de yedek parça ve benzeri teşkilatı taşıyacak.

Ancak tüm yol boyunca Charley ve Ewan yalnız seyahat edecekler. Yanlarında sadece 3. motorda kamerayı taşıyacak olan bir kameraman olacak. O da her zaman değil. Çoğunlukla onların önünden seyahat ederek, gidilecek yerlerde onların çekimlerine katkıda bulunacak. Asıl çekimlerin çoğu sürücülerin kask ve motorlarına takılı parmak kameralar ve aktüel kameralar ile yapılacak.

Arabadaki ekip ise sürücülerin bir gün kadar arkalarından gelecek. Amaç hem lojistikte yardımcı olmak ve ekibin kalanını taşımak hem de acil bir durumda sürücülere ulaşmak. Bazı şehir ve kamplarda bir araya gelecekler ama kesinlikle beraber sürmeyecekler.

Bu arada devreye Unicef giriyor ve seyahatleri boyunca birkaç Unicef kuruluşunu, özellikle yoksul yerlerdeki çocuk kampları ve aktivitelerini devreye sokuyorlar. Ve en çnemlisi Sky TV ile bir dizi çalışması için ön anlaşma yapıyorlar ve böylece maddi olarak da rahatlıyorlar.

Film müzikleri yapılıyor, kitap çalışmaları başlıyor, seyahat boyunca çekilecek filmlerden oluşturulacak DVD için tanıtımlar yapılıyor, bir yandan da internet siteleri devreye giriyor, t-shirtleri kahve kupaları satışları başlıyor.

Sonuçta 14 Nisan günü Londra'da başlayan macera hemen hemen 3 ay sonra  29 Temmuz'da New York'da noktalanıyor. Ama ne macera.

Açıkça söylemem gerekirse sadce DVD'si ile yetinmeyin, kitabını da mutlaka okuyun. Her ikisini birden amazon.co.uk'de 15-20 sterlinden daha ucuza elde edebilirsiniz.

Böyle bir maceraydı, adamlar da iyi gezdiler, ne güzeldi ama bitti diye hayıflanırken bu sefer Charley Boorman tek başına ortaya çıkıyor ve dünyanın en sert, en zorlu rallisi olan Paris-Dakar'a katılacağını ve bu katılımını bir film haline getireceğini açıklıyor.

Race to Dakar'da ekip aynı ekip (Ewan McGregor hariç), çalışmalar hemen hemen aynı. Ana sponsor yine BMW ve bu sefer, her şeyi Touratech tarafından Paris-Dakar için modifiye edilmiş bir F650GS ile. Bu yarışta, macerada Charley'e BMW'nin dünyaca ünlü ralli pilotları Simon Pivay ve Matt Hall eşlik edecekler.

Amaç, Paris-Dakar yarışına katılan her amatörde olduğu gibi bu zorlu ve sert parkuru tamamlamak. Bu ralliye katılan insanların başından geçenleri, yaşadıkları zorlukları, gündüzlerini, gecelerini, hazırlıklarını, mutluluklarını ve hayal kırıklıklarını anlamak, anlatmak ve hatta görüntülemek.

Bu macerayı da aynı film ekibi görüntüleyecek. Hazırlıklar aynı Long Way Round'da oldu gibi. Yine kocaman bir ekip, Ön planda ve arka planda çalışan onlarca kişi.

Ama bu sefer hazırlıkların büyük bir kısmı, zaten çocukluğundan beri yani yıllardır iyi bir motor sürücüsü olarak yetişmiş Charley'nin böylesine sıkı bir maratona hazırlanması.

Motoru ile ilk tanışması, Touratech'de modifikasyon çalışmaları, ilerletilmesi gereke mekanik bilgi ve el alışkanlığı. Ama daha da önemlisi kondisyon ve enduro eğitimleri. BMW'nin hocaları hemen hemen bir yıl kadar öncesinden Charley'i eğitimler ve ardından İngiltere'de yapılmakta olan enduro ve kros yarışlarına sokuyorlar. Bu arada Mısır'a gidilip, Dakar çöllerine uygun alanlarda da hazırlık ve test çalışmaları yapılıyor.

İnanılmaz bir azim ve çaba gerektiren bir çalışma, bir ön hazırlık. Zaman zaman  bıktıran, caydıran aksilikler, hayal kırıklıkları ama sonuçta her sene olduğu gibi 2005 senesinin de son gününde start çizgisinde bulunmanın verdiği inanılmaz haz.

Charley ve ekibi sonunda Dakar'ı tamamlıyorlar ama finiş çizgisini iki tekeri ile geçebilen sadece Simon Pavey. Diğerleri ise 6. günde her iki elini de sürüş sırasında kıran Charley ile birlikte bu eşsiz macerayı son güne kadar filme almayı devam ediyorlar.

Maceranın sonunda yine bir kitap ve yine bir DVD yayınlanıyor ve her ikiside yine çok başarılı eserler. Bunları da yine amazon.co.uk'den oldukça makul fiyatlarla temin edebilmek mümkün.

Daha Race to Dakar hareket halinde iken bu seferde eski ikilinin yeni bir seyahate hazırlandığından bahsedilmeye başlanıyor ama detaylar daha ortada yok. Sonunda 2006 senesinin ortalarına doğru yeni gezinin güzergahı ve amacı belirlenmeye başlıyor.

Charley ve eski dostu Ewan bu sefer İngiltere'nin en kuzeyinden başlayarak, Afrika'nın en güneyine 15.000 mil sürecek bir Long Way Down yapacaklar. Bu seferki gezide Unicef'in etkisi ve bu konudaki çalışmalar daha da dikkati çekiyor.

Avrupa'yı geçtikten sonra Nil'i takip ederek batı Afrika'nın ardından Orta Afrika üzerinden Güney Afrika'ya inecekler. Ekip kameramanlara, hatta ofis görevlilerine kadar yine aynı ama bu sefer ekibe iki canavar daha dahil oluyor. BMW R1200GS Adventure. Hem de Afrika'ya özgü renklere boyanmış halleriyle. Charley bir Leopar, Ewan ise bir Zebra sürüyor. Elbette her iki motorunda Touratech tarafından güçlendirildiklerini söylemeye bile gerek yok.

Uzun süre Charley'nin Dakar sırasında kırılan ellerinin iyileşmesi için beklenirken, bu sefer Ewan şehir içinde geçirdiği bir kaza nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyorlar. Diğer iki seferdekinden başka bu sefer aileler daha da ön plana çıkıyorlar, hatta Ewan'ın karısı, rotanın ortasında onlara katılarak bir müddet onlarla birlikte motor sürüyor.

Afrika ülkelerindeki Unicef çocuk kamplarına yapılan ziyaretler gerçekten bu seyahatin çok önemli ve önemli bir bölümünü oluşturuyor. Long Way Round'da da olduğu gibi burada da DVD'yi seyredenler lütfen filmin her dakikasının motor üzerinde geçtiğini zannetmesin. Hatta filmi beraber seyrettiğimiz bazı arkadaşlar, motorcu gözüyle sıkıcı olduğundan bile bahsettiler, ama bana kalırsa evlerinden ayrı, her türlü zorluğa, doğa şartlarına göğüs gererek yapılan bu tür uzun yol seyahatlerinde sürücülerin motivasyonları, günlük yaşamları, sıkıntıları, dertleri, akşamları kendilerini nasıl hissettikleri, geçtikleri yerlerdeki yaşam şartları karşısındaki tavır ve tutumları ve onların duyguları bu gezileri gezi yapan en önemli etkenler.

Long Way Down, 7 Haziran 2008, Cumartesi akşamından itibaren saat 21:00'de National Geographic Geo kanalında (Digitürk 82) 10 bölümlük bir belgesel olarak yayınlanmaya başlayacak. Ancak bunu da amazon.co.uk adresinde makul fiyatlara bulmanız mümkün..

 




Yayınlanış Tarihi Jun 11 2008, 05:38 PM Yayınlayan Levent Vardar

Yorumlar

 

Cem YILDIZ

Levent ellerine saglik

Bu motor dunyasinin en sipekulatif hikayelerinden biri. Ben de dahil bir cok kisi "oooo bu sartlarda ben de yaparim" diyor. Ama gozden kacirdigimiz sey bu sartlari saglamak ta maceranin bir parcasi hatta kendisi. "Yapardim" yerine oturup ugrasip yapmak lazim.

Charley ve Ewan 'in dunya motosiklet tarihinde yerlerini aldiklari bir gercek. Izlenmesi keyifli bir yapit ortaya cikardilar. Ben 2. filmi henuz seyretmedim ama bulur seyrederim yakinda

Tekrar tesekkurler Big Smile

June 11, 2008 7:41 AM
 

Levent Vardar

adres ver gönderelim :-)

June 11, 2008 5:13 PM
 

Serkan ER

levent abi yeni farkettim, gözden kaçmış, 1-2 bölümünü izlediğim bir belgeseli nede güzel özetlemişsin, darısı başına, başımıza:)

June 22, 2008 8:25 PM
 

Levent Vardar

Daha evvelden de duyuruldu ama buradan bir kez daha hatırlatıp kalıcı olsun istedim; Charley ve Ewan'ın Long Way Down isimli son serüvenleri her hafta Cumartesi günleri saat 21:00'de (tekrarı Pazar günleri 14:00) National Geographic kanalında bölümler halinde yayınlanıyor. Dünyanın çok daha evvelce seyrettiği bu tür yapımları bizlerde daha önceden seyretmek istiyoruz.

Ayrıca Charley Borman şu anda yepyeni ve değişik konseptli bir serüvene daha imza atıyor.By Any Means (BAM). İskoçya'dan başladığı serüvenini Sydney'de noktalayacak ve bu seyahat esnasında motosiklet dahil, ne bulabilirse onunla bir sonraki noktasına ulaşacak. Serüveni http://www.byanymeans.co.uk/ sitesinden takip edebilirsiniz..

July 8, 2008 11:43 PM
 

Ergun DEMIRER

benim anlayamayip, ayrica hoslanmadigim tek durum, bir kac motosiklet dersinden sonra bir ehliyet olayi ve bul kendini boyle dunyaca unlenen bir yapimin ortasinda (motosiklet surerken)

Evan'nin esinden bahsediyorum...

Ne diyorsunuz Bu konuda Levent Abi?

July 22, 2008 2:14 PM
 

Levent Vardar

Sevgili Ergun,

Bence de Long Way Down'ı sulandıran tek konu bu.

Halbuki iş bu ekspedisyonda biraz daha çevreci, sosyal ve UNICEF ağırlıklı olmuştu. Adamlar aylarca güvenlik, motor sürüş, motosiklet, tamir/bakım, teknik ve diğer konularda eğitimler aldılar, ama Bayan McGregor kaprisi nedeniyle ortalardan bir yerlerden, hem de düşe kalka olaya dahil oluverdi :-)

Amcamlar, herhalde, olaya biraz da romatizm katmak mı istediler nedir? Öyle ya ortada bir kaç milyon dolarlık dizi yayınlamaları falan vardı. Eee burada da erkeklerden oluşan bir ekip fazla rating yapmayabilirlerdi.

Neyse sonuçta iş rating meselesine dönüşsede bu adamlar yine de benim idölüm olmaya devam edecek .-)

July 23, 2008 3:23 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Levent Vardar Hakkinda

1959 Karabük doğumluyum. Kuşadasında yaşıyor, Turizm sektöründe, bir seyahat acentesinde çalışıyorum. Evliyim, motosiklet meraklısı iki çocuğum var. 86 doğumlu oğlum CBT eğitimi aldı, kızıma ise bu yaz bir scooter aldık ve şimdi ehliyet sınavlarında sekiz çizmeye hazırlanıyor. Eşim ise senede bir bana ayıp olmasın diye arkama biner bir yolculuk yaparız, ama her 70-80 km de bir sırtıma vurup, "yorıuldum" demekten grei kalmaz.. Liseyi Bornova Anadolu Lisesi, üniversiteyi ise Boğaziçi, Turizm bölümünde okudum.. Motosiklet sürmenin ciddi bir iş olduğunu anlayana kadar hemen hemen 10 sene motor kullandım. Daha sonra OMM eğitimleri ile tanıştım ve son 3 senedir, bu eğitimlere destek veriyor ve eğitim ile motosikletlileri buluşturmak, paylaşmak ve motosiklet gezileri için OMM derneğinde gönüllü olarak çalışıyorum. Motosiklet benim günlük yaşamımın bir parçası. Hem her gün biniyor hem de güvenli ve ileri sürüşün tüm motorculara yayılması için çalışıyorum. Bir yandan da zaman buldukça motosikletim ile seyahatler yapıyor, İki Teker ile Çok Tekerin Ardından isimli projemi tamamlamaya çalışıyorum. Bir zamanlarda, bir yerlerde motosiklet seyahatleri, raporlanması ve web üzerinden yayınlanması konusunda kafa yormaya başlamıştım ama tam o sırada Ride Turkey ile tanıştım ve böylece kafam rahat etti.. Şu anda 2005 model bir BMW R1200GS kullanıyorum..
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x