Levent Vardar

   Levent Vardar

Keşfetmek için Sür

Paylaş   Mon, Aug 17 2009 17:56
1,475 Okundu  

Keşfetmek için Sür..

Harika bir Pazar sabahı. Kendini ilkbahardan yaza taşımaya başlayan güneşin ışınları yolları ısıtıyor. Ailenizle birlikte yoldasınız. Siz ve eşiniz önde, çocuklar arkada oturuyorlar. Biraz sonra rahatsız olduğunuz için koltuğunuzu yeniden ayarladınız, bu seferde emniyet kemeri sıktığı için onu biraz çekiştirdiniz. Radyodaki program değişti, bir CD yerleştirmeye karar verdiniz. Sezen mi olsun, Ferhat Göçer mi arasında kaldınız ama diğer tarafta duran Kenan Doğulu CD’sini koymaya karar verdiniz. Klima, hava güzel de olsa bu bahar sabahına biraz fazla geldi, kıstınız, hatta camı biraz aralamaya karar verdiniz ama bu sefer de açık camdan gelen uğultu sizi rahatsız etti, tekrar düğmeye basıp kapattınız. Kulağınız bir yandan da arkada oturan çocukların biraz aşırıya kaçan sohbetlerine kayıyor. Tam o anda da telefon çaldı, ekrana baktınız Mehmet’ler arıyorlar. Açtınız.. Onlar da yollardaymış, ileride buluşmaya ve beraberce vakit geçirmeye karar verdiniz. Eşiniz okuduğu gazetedeki makalede anlamadığı bir şeyleri sordu; geçen günkü okuduklarınızdan aklınızda kalanları onunla da paylaştınız. Bir yandan da yarın, yani Pazartesi başlayacak iş gününün sabahında atlamamanız gereken bir iki noktayı daha kafanızdan düşünüp, yapacaklarınızı bir kez daha planladınız. Ama tam o sırada karşıdan gelen motosikletlinin kaskından yansıyan güneş ışığı sizi tekrar bugüne döndürdü ve aklınızdan geçirdiniz.. “Harika bir gün!”..

Siz biraz evvel karşıdan gelen motorcu ile karşılaşana kadar; sağdaki harika kahvaltı yerini kaçırdınız, solda bundan 3-4 sene evvelki orman yangınlarından sonra yavaş yavaş büyümeye başlayan çam fidanlarını göremediniz, o kavşakta otomatik olarak sola döndünüz, oysa sağa doğru olan tabela sizi harika bir köyün içinden geçirecekti. Bir yandan CD değiştirip diğer yandan ana yola çıkma telaşındayken sağdaki Avrupa’nın en büyük Buharlı Lokomotifler Müzesi’nin tabelası gözünüzün ucuna dahi takılmadı. Gökçealan’dan aşağıya doğru sallanan o güzelim virajlarda hemen sağınızda sizinle birlikte yol alan treni fark etmediniz bile.. Yolda karşıdan karşıya geçmekte olan kirpiden söz bile etmiyorum artık..

Oysa ben, motosikletimle.. yine bu güzel Pazar sabahında, aynı rotayı yapıyor olmama rağmen hayatın tadını içeren onlarca olayla karşı karşıya kaldım ve hayrettir ki hepsini de fark ettim. Yola çıktıktan 15-20 dakika sonra, kaskımın hafif açık vizöründen burnuma bir gözleme kokusu takıldı, biraz yavaşladım ve çam ormanları arasındaki gözlemecide durarak, kuş sesleri arasında harika bir kahvaltı yaptım.

Tekrar yola koyulduğumda uzaklardan bir treninin farı gözüme çarptı. Karşıdan büyük ihtimalle Denizli Ekspresi geliyordu. Yan yana geldiğimizde hafif yavaşlayıp, korna çaldım, el salladım ama makinist görmedi, olsun.. Treni geçince karşıma çıkan sağa geniş viraja girmeden hemen önce uzaklarda yol üstünde gözüme takılan kahverengi topağın yanına yaklaşınca, onun bir kirpi olduğunu fark ettim. Karşıdan karşıya geçmenin telaşı ve stresi ile olsa gerek dikenleri dimdikti..

Gökçealan’a doğru tırmanan o güzel virajlı yolda kaskımın içine sızan rüzgârın sesi bana uğultudan ziyade motosikletim ile ardından koştuğum özgürlüğün çağrısı gibi geldi. Tırmanma şeridinin sağından giden o eski kamyonun eksozundan çıkan, yanmış yağ kokularından rahatsız olunca gazımı biraz daha açıp, bir an önce doğanın bana sunduğu güzel kokulara dönüverdim. Tam tepe üstüne geldiğimde kulağıma çalınan seslerden dolayı bir şeyler olabileceğini sezinleyip yavaşladım. Yolun ortasında, yüzlerce koyunluk sürüsünü karşıya geçirmeye çalışan çoban ve köpekleri ile selamlaştık. Koyunların, kuzuların karşıya geçişini izlerken, aklıma birden “Kınalı Kuzu” türküsü geliverdi, mırıldandım.

Çamlık Köyü’nün yoluna girdiğimde bölünmüş yol olmasına rağmen sağımdaki yol kenarı evlerde çocuklar oynayabileceğini düşünerek yolu bölen refüje doğru yanaşarak devam ettim. Biraz ilerideki Kuşadası tabelasına doğru yavaşladım. Sağdaki kahvede oturan yaşlı insanları görünce, bir çay içmek üzere durdum. Onlarla sohbet ettik, nefis demlenmiş çayımı içerken kahvedeki gazetelere bir göz attım. Tam yola çıkacakken karşımdaki tabela gözüme çarptı.. “Selçuk Buharlı Lokomotifler Müzesi”. İçeriye şöyle bir göz attım ama daha sonraki gezimde uğramaya karar verdim, çünkü büyüklüğünden uzunca zaman geçirmeye değer bir yer olduğuna karar verdim. Biraz ötede tren yolunu geçerken, yavaşladığımdan karşıda kendi kendilerine oynaşan köpek yavrularını izleme fırsatı da buldum.

Biraz ilerideki kavşakta, sağa Kuşadası’na dönerken, sabah gelirken kullandığım Yeniköy’den geçen rotayı hatırlayıp, “iyi ki sabah sabah oradan gelmişim”, dedim kendi kendime. Köyün içinden geçerken duyduğum kokuların bana dedemin evindeki ahırların kokusunu hatırlattığını düşündüm tekrardan.

O sırada tam karşımdan gelen arabanın sürücüsünün beni gördüğü anda biraz irkildiğini fark ettim ama tam yan yana geçerken yüzünde bir gülümseme hisseder gibi oldum. O da iyi vakit geçiriyor olmalıydı. Biraz daha ilerleyince, birkaç sene evvel 40-50 motorcu arkadaşım ile gelip, yanan orman alanlarımıza küçücük fidanları dikişimiz aklıma geldi. Bakındım.. Büyümeye başladıklarını fark ettim. Çocuklarımız büyüyünce onlara bırakacak bir şeylerimiz olacak diye aklımdan geçirdim.. Mutlu oldum..

Motosiklet sürerken hep yüzümde olan gülümsememi biraz daha genişlettim ve kendi kendime mırıldandım.. “Harika bir gün!..”

Yukarıdaki yazım,Kuşadası Profesyonel Turist Rehberleri tarafından Türçe ve İngilizce olarak her ay yayınlanmakta olan Rehberce(GuideWise) isimli dergide yayınlanmıştır.






Yayınlanış Tarihi Aug 17 2009, 05:56 PM Yayınlayan Levent Vardar

Yorumlar

 

Volkan Oktay

Çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık.

Çoğumuz sunumlarımızda ve gezilerimizde gördüğümüz yerleri aktarmakla kalıyor.

Siz, hissettiklerinizi de aktarmışsınız ve ortaya, okunması lezzetli bir yazı çıkmış.

Emeğinize sağlık.

August 19, 2009 10:03 AM
 

hulki demirel

levent bey harika bir yazı olmuş.ne ilginçtir ki motor sürerken insanlar demekki aynı duyguları yaşıyor.tekerinize taş değmesin.görüşmek üzere...

August 19, 2009 7:23 PM
 

Mehmet KURT

Bir motorcunun içinden geçenler bu kadar sade bir dille anlatılabilir ancak. Tebrik ederim.

August 20, 2009 12:57 PM
 

Cem YILDIZ

[quote]

Motosiklet sürerken hep yüzümde olan gülümsememi biraz daha genişlettim ve kendi kendime mırıldandım.. “Harika bir gün!..”

[/quote]

Levent daha ilk paragrafini okurken yazin yakaladi goturdu beni.. Ne guzel de dile getirmis, yaziya dokmussun Okkk harika Big Smile

August 30, 2009 12:37 PM
 

Özgül HIZ

Ben de zevkle çevirmiştim :)

November 27, 2012 6:18 AM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Levent Vardar Hakkinda

1959 Karabük doğumluyum. Kuşadasında yaşıyor, Turizm sektöründe, bir seyahat acentesinde çalışıyorum. Evliyim, motosiklet meraklısı iki çocuğum var. 86 doğumlu oğlum CBT eğitimi aldı, kızıma ise bu yaz bir scooter aldık ve şimdi ehliyet sınavlarında sekiz çizmeye hazırlanıyor. Eşim ise senede bir bana ayıp olmasın diye arkama biner bir yolculuk yaparız, ama her 70-80 km de bir sırtıma vurup, "yorıuldum" demekten grei kalmaz.. Liseyi Bornova Anadolu Lisesi, üniversiteyi ise Boğaziçi, Turizm bölümünde okudum.. Motosiklet sürmenin ciddi bir iş olduğunu anlayana kadar hemen hemen 10 sene motor kullandım. Daha sonra OMM eğitimleri ile tanıştım ve son 3 senedir, bu eğitimlere destek veriyor ve eğitim ile motosikletlileri buluşturmak, paylaşmak ve motosiklet gezileri için OMM derneğinde gönüllü olarak çalışıyorum. Motosiklet benim günlük yaşamımın bir parçası. Hem her gün biniyor hem de güvenli ve ileri sürüşün tüm motorculara yayılması için çalışıyorum. Bir yandan da zaman buldukça motosikletim ile seyahatler yapıyor, İki Teker ile Çok Tekerin Ardından isimli projemi tamamlamaya çalışıyorum. Bir zamanlarda, bir yerlerde motosiklet seyahatleri, raporlanması ve web üzerinden yayınlanması konusunda kafa yormaya başlamıştım ama tam o sırada Ride Turkey ile tanıştım ve böylece kafam rahat etti.. Şu anda 2005 model bir BMW R1200GS kullanıyorum..
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x