Levent Vardar

   Levent Vardar

En Kısa Rapor.. Siz Öyle Sanın..

Paylaş   Tue, Oct 13 2009 14:13
4,408 Okundu  

Opps.. Aradan neredeyse BİR YIL DAHA geçmiş bile..
8 Ekim 2006 - 13 Ekim 2006

Bugün öğlen bir gidip bakalım bakalım..
Bundan tam 3 sene önce 30 İyi Adam, Kadın, Çocuk ve Bebek'in diktiği fidanlar ne alemde.
Detaylar Yarın Akşam burada...

Dün yağmur vardı gidemedik, ama bugün aynen geçen seneki gibi kısa bir yol yaptık..



Evet bu bir anlamda buradaki en kısa rapor olacak.
Rakamları sizinle paylaşayım isterseniz.

Kuşadası, 27 Ocak 2009, Salı, öğle arası
Ofisten çıkış: 13:06 - Ofise Dönüş: 13:45
Katedilen Mesafe: 9,75 taş çatlasın 10 kilometre

Evet kısa değil mi? Ama aldanmayalım..
Bunun hikayesi taa 2,5 sene önce, 8 Ekim 2006'da başlıyor.
Bakın bakalım bu kadar kısa dediğimiz zamana neler sığmış..

Öncelikle.. Bilin bakalım bu motor nereye bakıyor..


Biraz daha yakınlaştırmamı ister misiniz?

Peki son bir defa daha yakınlaştırayım da ondan sonra hikayemize başlayalım.. Bakalım bakalım nereye bakarmış bu motor..

Tamam.. Biraz geriye saralım. Ağustos sonları, 2006. Meryemana ve Kuşadası civarında buralarının tarihinin en büyük orman yangını başladı. Bir iki gün boyunca durdurulamayan yangın çevreye ciddi anlamda bir zarar verdi. Hektarlarca orman yandı. Ben o günleri hep "Ciğerlerimiz Yandı" diye hatırlarım. 

 

Gerçekten manzara korkunçtu. Göz alabildiğince uzanan o yeşillikler maalesef kapkara bir görüntü halini almıştı. O günlerde şöyle bir şeyler karalamışım Yola Selam günlüklerime... 

"İnanamazsınız karşınızdaki görüntüye. Selçuk-Aydın çıkışında kafanızı şöyle sağa doğru bir kaldırın bakın, koca Bülbül Dağı çırılçıplak kalmış. İnanılmaz kötü bir manzara.


Ardından Çamlık-Kuşadası yoluna girdik. Yeniköy'ün sırtlarından başlayarak, Andız Köy Sofrası restaurantın karşısına kadar bırakın ağacı, ot bile kalmamış. O güzelim çam ormanlarının yerini kapkara bir görüntü, o güzel çam ve orman kokularının yerini de aradan 2-3 hafta geçmesine rağmen kesif bir is kokusu almış.


Dibimizde ama yeni farketmişiz meğer, gerçekten CİĞERLERİMİZ YANMIŞ oralarda.."

O aralar bu konuyu İzmir'deki OMM'li dostlarımla paylaştım.. Hemen bir kaç gün içerisinde organize olarak Kuşadası ormanları için o günlerde açılan "Yanan Her Ağaç İçin 10 Fidan" kampanyasına destek vermeye geldiler. Ben onları o zamanlar 30 İyi Adam olarak adlandırmıştım, ama 30 olan motosiklet ve sürücü sayısıydı sadece. Yanlarında eşleri, nişanlıları, sevgilileri, arkadaşları, çocukları ve hatta bebişleri bile vardı.

8 Ekim 2006 Pazar sabahı saat 8.00’de İzmir'li motorcuların her zaman ki buluşma ve çıkış yeri olan Gaziemir Migros’ta toplanan motorcuları bir sürpriz bekliyordu. Gerek kendilerini motora binemeyecek kadar rahatsız hissedenler, gerekse meteorolojinin yağış uyarısı yüzünden tedirgin olanlar, gelmemek yerine, ailelerini de yanlarına alarak arabaları ile gelmeyi tercih etmişlerdi. Bu motorcuların doğa sevgisinin başka bir kanıtı değildir de nedir?

 

Her motor yolculuğunda olduğu gibi yolda kahvaltılar yapıldı ve öğle üzeri bunca insan yavaş yavaş Kuşadası'na girmeye başladılar.

Bu arada bu günün hazırlıkları tamamlanana kadar onları deniz kenarında misafir ettik.

Çünkü güzel bir de karşılama törenimiz vardı. 

Hatta bu iyi yürekli insanları karşılasınlar diye yabancı ülkelerden gemiler dolusu yabancı turistler bile getirttik.. Smile

Tüm motorcular ve diğer katılımcılarla birlikte bir Kuşadası turu atıldı. Memlekettekilere dışarıdan insanların da bizim burnumuzun dibindeki fidanlara ne kadar önem verdiklerini göstermemiz ve bu kampanyayı Kuşadası genelinde canlandırmamız gerekiyordu.


İşte ardından bu KISA hikayenin başlangıcına, yani bugün yaptığım topu topu 10 kilometrenin beşinci kilometresine kadar geldik ve motorlarımızı Çamlık Yolu üzerinde bize dikim için gösterilen alanın karşısına, yola parkettik.


Aradan bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmenn ortalıkta kesif bir duman ve is kokusu vardı. İnsanların yüzlerinden bunu okumak ve etraflarında gördükleri manzara karşısında ne kadar durgunlaştıklarını görmek mümkündü.

Bu kadar kısa bir süre olmasına rağmen gerek belediye, gerekse Orman İşletmeleri gayet iyi hazırlanmışlar ve dikimlere zaten başlamışlardı. Biz de büyük, küçük, çoluk, çocuk hatta bebiş demeden işe koyulmuştuk.

 

 

Elbette o gün bu işin mimarlarına binlerce kez teşekkür etmiştik, ama iki buçuk sene sonra dahi teşekkürü yine hakediyorlar.. Aslında sizlerde onları çok yakından tanıyorsunuz..

Evet 8 Ekim 2006 günü geldi geçti... Tüm katılanlarda doğaya bir şeyleri geriye verebilmiş olmanın mutluluğu vardı.

Tamam.. Şimdi biraz ileriye sarmaya başlayalım..
Bu sefer, tam bir sene sonrasındayız.. 11 Ekim ama senelerden 2007.
Bir bakayım demiştim, yine çok kısa bir yolculuk yaparak doğaya bıraktıklarımızı tekrar ziyarete gitmiştim.

Fidanlarımızın doğum günü, bugün 1 yaşına bastılar.

O günleri de Yola Selam günlüklerinde şöyle anlatmışım..

"8 Ekim 2006’da “Ciğerlerimiz Yanmış” haberimizin ardından OMM İzmir Grubu Kuşadası’na bir gezi düzenleyerek, yanan fidanlarımız yerine yeşerecek ilk 50-60 fidanı, Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan ve Aydın Orman Müdürlüğü’nün de katkılarıyla Çamlık yolu üzerine dikmişlerdi. Bunu da 30 İyi Adam linkinde geç de olsa anlatmıştık.

O zaman Kuşadası’na gelen 30 iyi adam, onların eşleri, arkadaşları, çocukları ve bebekleri ile beraber, bölgemizde büyük üzüntü uyandıran yangının ardından ilk fidanları diktiğimiz yerleri tam bir sene sonra tek başıma ziyaret ettim. Amacım geçen sene diktiğimiz fidanların durumunu görmekti.

Toprağa sıkı sıkı tutunmuş, önümüzdeki 30-40 yıl içerisinde kocaman ağaçlar olmak için inatla aradan geçen bir sene içerisindeki yağmur, fırtına, kuraklık ve güneşe dayanmış fidanlarımızın bir çoğunu sağ salim görünce içimde uyanan sevinci ve heyecanı anlatabilmem mümkün değil. 

 

Bir saate kadar yakın bir süre burada oyalanarak, yıllar sonra yeniden orman olacak bu arazinin yıllar sonraki halini hayal etmeye çalıştım.

Benim çocukluğumun geçtiği bu yerlerden araba veya motor ile geçerken aklıma bu bölgeyi bu halde görebileceğim aklıma dahi gelmezdi. Virajların arkasının ulu çınar ve diğer kocaman ağaçlardan görülmediği bu yerlerde şimdi neredeyse ufuktaki tarlalar dahi görülüyordu.

Çocuklarım biraz zor ama torunlarımın benim yaşadığım o yemyeşil günleri görebilmeleri için bu fidanların bol yağmur, su ve hava almalarına dua ettim. Her yıl yeniden buraya gelecek ve fidanlarımıza bakacağım
." diye bitirmişim.


Eh.. Yukarıda sözünü vermişiz bir kere. Bir daha gelmemezlik olmaz. Ama bu sefer biraz tembellik de ettim ve ancak 2009 Ocak ayında, yani bugün oraları görmeye gidebildim.

Hani o en başta lafını ettiğim kısacık yol işte.. taş çatlasa 10 kilometrelik bir rapor aslında bugüne ait olacaktı ama sizleri bir kaç yıl geriye götürmüş oldum..

İşte o en baştaki motor buraya bakıyor.  Bizim Orman'a..

Ortalık biraz daha yeşermiş ama bu arada da biraz ot kaplamış. İlk geldiğimde içime birden bir kurt düştü. Ortalıkta çalıdan çırpıdan bir şey gözükmüyordu. Ama bundan iki sene öncesinin resimleri ile karşılaştırdığınızda doğanın kendine iyi baktığını, yaralarını yavaş da olsa iyileştirdiğini gözlemlemek mümkün.

Ama biraz daha içerilere girmeye başlayınca otların, çalı çırpıların arasında hepimizin diktiği fidanları görmeye başlayınca sevincimi anlatamam, üstelik, geçen seneden bu yana boylarının 3-4 misliden fazla uzadıklarını görmek onların da toprağa sıkı sıkıya tutunduklarını bir ispatıydı.

Kimisi iyice büyümüş, serpilmiş. Belli ki ileride burada yükselecek ormanın baş ağaçları olacaklar.

Kimisi tutunmuş ama bodur kalmış..


Kimisi halen daha tutunmaya çalışıyor...


Kimisi ise maalesef becerememiş.. Ama hepsi de bizimdi..

Çevrede kalmış bir kaç kömürleşmiş ağaş ise sanki insanlara "Aman ha.. Dikkat Lütfen" dercesine orada kalmışlar..

Tamam bende biliyorum. Doğanın kendini yenilemesi çok uzun sürüyor ama buraları, evimden sadece 3-5 kilometre mesafedeki bu oksijen depolarını bizden sonraki nesillere daha da genişlemiş olarak bırakabilmek için biraz daha duyarlı olmak gerekiyor.

Neyseki benim çevremde bu duyarlı insanlardan çok var. 

Söz seneye size yine, yeni bir KISA RAPOR daha yazacağım.. 

 




Yayınlanış Tarihi Oct 13 2009, 02:13 PM Yayınlayan Levent Vardar

Yorumlar

 

Umit KAPLAN

Biraz buruk ama bir o da sevindirici bir yazıydı, teşekkürler Levent abi. Buraların farklı amaçlar uğruna yok edilmek istendiğini düşünmüştüm o yangında, endişeye mahal olmadığını düşünüyor musun? + merak için soruyorum yanan arazilerinin içerisinde 2-B statüsünde olan varmıydı?

Tekrar teşekkürler...

Hoşça kal!

January 27, 2009 5:46 PM
 

Zafer Akcay

Çok iyi çoooook :) Levent sayende güzel bir işe imza attık. Ben de bunun için sana teşekkür ederim.

January 27, 2009 8:49 PM
 

Cem YILDIZ

Big Smile muhtesemsiniz...

Bunlar sizlerin hakli gururu...

January 27, 2009 8:58 PM
 

Gurkan BIYIKLI

Sevgili Levent abi ne güzel bir anı biz ölüncede hatırlanacak önemsenicek insana herzaman huzur vericek bir anı ozamanda tüylerim diken olmuştu şimdide teşekkürler.

January 27, 2009 9:07 PM
 

Koral Akcay

O zaman aranızda olamadığıma üzüldüm şimdi :((

Ellerinize, yüreklerinize sağlık :))

January 27, 2009 10:39 PM
 

Erdal DEMİRCİOĞLU

Levent ağabey, ellerine sağlık, bizimde buralardan içimizin yandığı, cızz ettiği günleri hatırlattın.

January 28, 2009 12:01 AM
 

Cem Dogruoglu

Levent abi,emeğinize yüreğinize sağlık günlük sıkıntılarımızdan unutmaya başladığımız değerlerimizi canlı tutmanın yaşama asılmanın haklı sebepleri bunlar..

January 28, 2009 8:24 AM
 

onur turan

levent abi eline sağlık, ben de motora yeni başladığım o günlere geri gittim sayende. inşallah 20 yıl sonra da boyumuz kadar ağaçların arasında çocuklarımıza anlatırız 2006 yılındaki o güzel günü. tabi bu durumda çocuk da yapmam gerekecek...

January 28, 2009 9:19 AM
 

Tuncel Oka

Levent abi(nezdinde tüm arkadaşlara),emeğinizin karşılığını mutlak alacaksınız buna inanıyorum. Size sayğı ve sevgilerimi yolluyorum.

January 28, 2009 9:20 AM
 

Can Iyidinc

Her kısa raporun, daha uzun ağaçları bizlere göstermesi dileğiyle...

Elleriniz dert görmesin Levent Abi..

January 28, 2009 6:11 PM
 

Ahmet Dograyici

Çok güzel bir işin başlangıcını yapmışsınız, umarım geriden gelen nesiller de sizler kadar duyarlı olurlar hepinizi tebrik ediyor ve o zamanlar aranızda olamamanın ezikliğini hissediyorum.

January 28, 2009 6:43 PM
 

Ahmet Dograyici

Çok güzel bir işin başlangıcını yapmışsınız, umarım geriden gelen nesiller de sizler kadar duyarlı olurlar hepinizi tebrik ediyor ve o zamanlar aranızda olamamanın ezikliğini hissediyorum.

January 28, 2009 6:49 PM
 

emir

Levent ciğim

Gerçekten yaptığınız o muhteşem ve süper organizasyonla ciddi bir ses getirmiştik omm İzmir olarak. Faydalı bir iş için hepimiz mutlu mesut basmıştık marşlara fakat o inanılmaz ve unutulmaz alana geldiğimizde hepimizin asla unutmayacağı o manzara karşısında sadece şaşkındık. Eğer o temsili fidan ekme bu gün oraların yeşilendirmesinde bir faydası dokunduysa ne mutlu motosiklet camiasına değil mi?

January 29, 2009 9:24 AM
 

Yüksel ERDOĞAN

Rapor kısa ama yaptığınız iş inanılmaz büyüklükte.Tebrik ediyorum.

January 29, 2009 12:53 PM
 

Saim Ozkinar

Harikasınız.Elleriniz dert gormesin

January 29, 2009 3:43 PM
 

Isik Aslandede

uğraşan, emek veren herkesin eline sağlık...teşekkür ederim...ormana - yeşile bilerek en ufak bir zarar verenin .......... buraya eklemek istedigim onca şey varki...

January 29, 2009 3:56 PM
 

Ömer ARICAN

Levent Bey ve tüm OMM üyeleri,

Hepınizin elıne yüreğine sağlık.Ne kadar önemli ve güzel bır ış yaptığınızın sizler de bizler de farkındayız.Türkiye'nin her bölgesinde benzer olaylar ıçin öncülük yapmamız gerektığine ınanıyorum.

Bir taraftan da geçenler de meydana gelen üzücü kazalarda motorcular ıçin o başlıkları atan ve densiz yazıları yazan beyinlerin de, at gözlüklerini çıkarabilmelerini diliyorum...Sevgilerimle.

January 29, 2009 10:40 PM
 

Omer Arican

Levent Bey ve tüm OMM ekibi,

Hepinizin eline yüreğine sağlık.Ne kadar güzel ve anlamlı bir iş yaptığınızın sizler ve bizler farkındayız.Türkıye' min diğer bölgelerinde de benzer olaylarda öncülük yapmamız gerektiğıne inanıyorum.

Ancak geçtığimiz günlerde meydana gelen üzücü kazalar sonrasında o başlıkları atan ve o yazıları yazabilen özürlü beyınlerin de , at gözlüklerini çıkarabilmelerini diliyorum.

Sevgilerimle...

January 29, 2009 10:49 PM
 

Onder Yildiz

Levent bey, motosiklet gezginleri için 10'larca site ve grup varken, bu grubu seçerken nekadar doğru karar verdiğimi birkez daha anlıyorum. Bu, benim sitedeki ilk yorumum.

Sözkonusu yangın olduğu gün ben de Kuşadası'ndaydım ve ailece gözyaşları içinde izlemiştik. Sizin raporunuzu okuyunca hemen ogün çektiğim fotoğraflara baktım, sonra dönüp sizinkilere tekrar baktım, iyiki varsınız ve fidanlarınız yeşermiş, duyarlı davranışınız ve paylaşımınız için teşekkürler.

January 30, 2009 10:28 AM
 

Yigit Yildiz

Levent ağabey ellerinize sağlık, kendim ve tüm Türkiye adına teşekkürler.

January 30, 2009 1:48 PM
 

namik kutlu

Büyük bir keyifle okudum raporu ve gerçekten çok etkilendim .

Ellerinize sağlık,umarım bu duyarlılık toplumun her kesimine yansır

Sevgiler

February 1, 2009 7:09 PM
 

Mete Ulasir

Son derece önemli ve bilinçli bir çalışma. Öncülük eden Levent ağabey ve katılan herkese tebrikler.

February 3, 2009 12:20 PM
 

Selcuk Yilmaz

Teşekkürler Levent abi.

Teşekkürler.

February 4, 2009 12:04 PM
 

nail

Levent abi muhteşem bir miras kalır yıllarca sonrada insanlar size dualarını esirgemezler özellikle bu global ısınmadan dolayı insanlar bunu daha çok benimseyecekler ve sahip çıkacaklardır elinize ve yüreginize sağlık

February 4, 2009 2:14 PM
 

Vedat Demirtas

ağaç dikmek harika bir şey.yok etmek ne kadar kolay ama var etmeye çalışmak çok zor.çabanız için kutlarım

February 12, 2009 10:05 AM
 

Necdet BUZ

2-b diye yırtınanlar bunun farkında degil.okudugum en güzel rapordu , buruk ve üzüntüye ragmen.  emegi geçen herkese  çocuklarımıza bıraktıkları bu güzel miras için   üzere teşekkür ediyorum

February 25, 2009 10:19 AM
 

Abdullah Alkan

agac diken herkese sonsuz teşekürler ellerinize saglık abicigim

October 16, 2009 1:59 PM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Levent Vardar Hakkinda

1959 Karabük doğumluyum. Kuşadasında yaşıyor, Turizm sektöründe, bir seyahat acentesinde çalışıyorum. Evliyim, motosiklet meraklısı iki çocuğum var. 86 doğumlu oğlum CBT eğitimi aldı, kızıma ise bu yaz bir scooter aldık ve şimdi ehliyet sınavlarında sekiz çizmeye hazırlanıyor. Eşim ise senede bir bana ayıp olmasın diye arkama biner bir yolculuk yaparız, ama her 70-80 km de bir sırtıma vurup, "yorıuldum" demekten grei kalmaz.. Liseyi Bornova Anadolu Lisesi, üniversiteyi ise Boğaziçi, Turizm bölümünde okudum.. Motosiklet sürmenin ciddi bir iş olduğunu anlayana kadar hemen hemen 10 sene motor kullandım. Daha sonra OMM eğitimleri ile tanıştım ve son 3 senedir, bu eğitimlere destek veriyor ve eğitim ile motosikletlileri buluşturmak, paylaşmak ve motosiklet gezileri için OMM derneğinde gönüllü olarak çalışıyorum. Motosiklet benim günlük yaşamımın bir parçası. Hem her gün biniyor hem de güvenli ve ileri sürüşün tüm motorculara yayılması için çalışıyorum. Bir yandan da zaman buldukça motosikletim ile seyahatler yapıyor, İki Teker ile Çok Tekerin Ardından isimli projemi tamamlamaya çalışıyorum. Bir zamanlarda, bir yerlerde motosiklet seyahatleri, raporlanması ve web üzerinden yayınlanması konusunda kafa yormaya başlamıştım ama tam o sırada Ride Turkey ile tanıştım ve böylece kafam rahat etti.. Şu anda 2005 model bir BMW R1200GS kullanıyorum..
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x