Savas KAYAN

   Savas KAYAN

Lodosta Saroz 04 12 2010

Paylaş   Mon, Dec 13 2010 20:55
2,984 Okundu  

Geçen yıl Saroz’un ıssız yollarında keyifli rotalar bulmuştum ancak çok istemiş olmama rağmen Kömürlimanı’nı görememiştim.

Kömür limanına tek bir yolun oluşu,buradan devamla rotada ilerlemek mümkün olmadığından her seferinde es geçmiştim.

Gidenler Kömürlimanını öve öve bitiremiyorlardı ve su altı meraklılarının favori dalış noktalarından biriydi.

Bir gün öncesinden karar verdim ve” tamam” dedim” Yarın Kömürlimanı’na gideceğim”

Hemen hava durumunu kontrol ettim, Gündüz kuvvetli bir lodostan sonra akşama dogru ani sıcaklık düşüşü ve yağmur bekleniyordu,

Lodostan sonraki ani sıcaklık düşüşü motor kullanmayı tehlikeli hale getirebilecek sert rüzgar kaçaklarına sebeb olduğundan mümkün olabildiğince erken yola çıkıp,hava değişmeden dönmem gerekiyordu.

Akşamdan  eşyaları hazırlamaya başladım,bir kısmını motorun çantalarına yerleştirdim,geri kalanı ofiste masamın üzerine dizmeye başladım,önemli bir şey eksik kalırsa yolculuğun tadı nı kaçırabilirdi,Cep telefonunun,fotoğraf makinasının,video kameranın,GPS in şarjı,Google Maps’ten rotanın kontrolü falan derken”detaylı bir  hazırlık”gibi görünüyor şimdilik.

Ha bir eksiklik var da ,şimdilik önemsemiyor gibi davranıyorum ;

Motorun muayenesi geçeli 4 ay olmuş.bu yaz geçmeyince muayene işini de ihmal etmiştim.

Çok çok yakalarlar,motoru bağlarlar,aman be her yer otobüs,dolmuş, taksi dolu,dağ başında

durdurmayacaklar ya

Sabah hava 7.30 gibi aydınlanıyor,ofise varmam,gözümün açılması,motorun ısınması,son kontrol derken yola çıkış 08.15 oluyor.

Malkara’da depoyu fulleyip yola devam ettim,dinlenmek için Korudağ’daki mola yerine uğramayı düşünüyorum.

Ancak bir sürpriz var ve yol ortadan bariyerlerle bölündüğü için sol taraftaki mola yerine giremeden yola devam ediyorum.Saroz manzaralı çay keyfi yalan oldu,

Öğlene doğru havanın ısınacağını filan hesap etsem de öyle olmuyor,mis gibi deri pantolonumu” hava ısınınca rahatsız edecek” diye giymeyip içlik,kot,yağmurluğun altına güvenip yo-

la çıkmışım,apaçilik diz boyu ve ayaz  varlığını hissettiriyor

 

Gelibolu’dan yaklaşık 2 km sonra Kömürlimanı yol ayrımında soluklanmak için duruyorum.

Buraya kadar kör sineklerle yakın temas halindeydim.

“Detaylı hazırlık” yapmışım ya, tripodu unuttuğum burada aklıma geldi

Kavşaktan sonra sonra Fındıklı'ya 8 km lik asfalt bir yol var.

Rüzgar türbinleri

Fındıklı köyü'ne gelince çeşmeden ve Fındıklı Göleti’nden sonraki yol ayrımından sağa sapıp devam ediyorum ve önümde tahminen 4 km lik bir toprak yol var.

Tepelere doğru tırmanıyorum ve lodos gerçek kuvvetini buralarda göstermeye başlıyor,

Normalde asfaltta motora rahatlıkla hakim olabileceğimiz kuvvetteki rüzgar bol mıcırlı bir yolda gerçek ve sinir bozucu bir tehlike halini alıyor.

 

Yamaçlarda keçi sürüleriyle karşılaşıyorum ama aklım yolun ilerisinde.

Yukarılara çıktıkça rüzgar  giderek sertleşiyor

“Fındıklı  Kömürlimanı arası topu topu 4 km,”bu kadar zahmete katlanmalı” diyorum ve devam ediyorum.zaten Google dayının gözüyle bakınca da” kolaycacık bir yol!” canım.

Son tepeyi aşarken aniden kıyının bulunduğum yerden  epey bir aşağılarda olduğunu farkediyorum ve irkiliyorum.,sabah ayazında mola vermeden 215 km geldikten sonra sığındığım kuytudaki durum şu:

“Kuytu”diyorum çünkü kuvvetli bir lodos  sol taraftan esmekte ve ben inmeye başlarken karşılayacak,İnişte neler olabilir düşünmek istemiyorum.

Motoru bırakıp viraja bakmaya gidiyorum ve manzara şöyle bir şey

“Ulan” diyorum” buraya gelip de bir lodos yüzünden dönecek değilim ya”

İnmeye başlıyorum ama “lodos gelme,alacağım havanı” diyor inatla,

yolun soluna yanaşıyorum inerken,sağdan giderken en ufak hata beni kestirmeden limana indirecek.

Üç buçuk Yusuf kuvvetinde iniyorum rampadan aşağı.zaman zaman çakıl yığınları,yolun ortasından fırlamış taşlar üzerinden geçiyorum,

Motor kaydığı anda toparlamanın imkanı yok ve nerede duracağı belli değil.

Az kaldı az

Neyse sağ salim iniyorum limana kadar.

 “Liman” dediğim de sağından soluna 200  metrelik kuytu bir koy işte.21.yüzyılda böyle geliniyorsa fi tarihinde kömür filan taşınır mı buraya?Öküz bile isyan eder o rampada

Limanda birkaç  balıkçı barakası var sadece,

Her rekreasyon ve dinlenme  alanımızda olduğu gibi burada da en büyük sorun çöp ki

Duvarlara” çöpünüzü alın da gidin”yazmışlar.

Buradaki her teknede Marmara ve İstanbul  kıyılarında artık pek kullanılmayan eski bir yemli avlanma yöntemi olan pareketalar var,

Dalgaların çakıllı sahilde çıkardığı gürültü ,küçük koyun kenarlarındaki kayalıklarda yankılanıyordu

Koyda sadece iki balıkçı vardı

Tekneler mahsun,sahil ıssız

Kömür limanı bu kadar,şimdi dönüş zamanı,

İnerken endişe duyduğum yokuşları bu kez daha cesur şekilde çıkıyorum,nedense tırmanmak her zaman daha fazla güven veriyor.

İnerken keyifle seyredemediğim manzaraların tadını çıkarıyorum

 

 

 

Bu fotoğrafı cektikten hemen sonra motorun rüzgardan sallandığını fark ediyorum ki elimden fotoğraf makinasını yere bırakıp motoru kuytuya alıyorum

Manzara harika olmasına rağmen rüzgar bezdirici bir sertlikte esiyor

ve yola devam ediyorum

Benim gibi kış şaşkını bir iki papatyaya rastlıyorum

Fındıklıdan sonra asfalta çıkıyorum,Sebebül saadet

Marmara Denizi göründü

Tepelerin ardında Gelibolu görünüyor

Dönüşte Gelibolu’ya uğruyorum,liman oldukça kalabalık saatte 60-65 km ye ulaşan lodos ne-

deniyle bazı vapur seferleri iptal edilmiş.

Gelibolu limanı aslında en güzel bu eski binadan seyredilir,burası eskiden Hükümet Konağı ve adliye olarak kullanılıyordu,bahçesinin keyfine doyum olmaz.

Geliboludan sonraki durağım Kavak köyü,

Burası benim saklı cennetlerimden biri,Alışık olmadığımız bir doğa var,

Çeltik tarlalarının arasındaki Kavak Deresi 5-6 km sonra denize ulaşıyor

Balkan dereleri gibi tertemiz ve sadece balıkların kıpırtıları var su yüzeyinde

Balıkçı köyü martısız olur mu?

E,balıksız da olmaz elbette,

“Sükunet,keyif,lezzet……..” hepsi bir orada  aklıma bir şey geldi;

Koca yaz geçti. motora binmeye fırsatım olmadı ama “onlarla gezemedim” diye makara konusu olduk arkadaşlar arasında;

Mevzu aynen bu:

“Aga  bu sene  Çanakkale’ye lüfer yemeğe bile gidemedik beraber “diye başladıklarında

“sizin motorlar çok yakıyor,paranız bitecek Çanakkale’ye gidene kadar,orada aç kalacaksınız,

,benim motor Çanakkale’ye gidişte sizinkilere göre bir lüfer parası kurtarır her zaman,Ben lüfer yerken siz kuru ekmeğe mi talim edeceksiniz?”derdim

Bu diyalog yüzünden koca yaz “bi lüfer kar yaptın yine”geyiği dolaştı sohbetlerde.

Aha bu lüfer o lüfer,

Yola çıktım ve Şarköy’e doğru ilerledim

Şarköyden sonra Uçmakdere yönüne ilerledim,

Gelibolu tarafındaki lodostan eser yok buralarda,müthiş bir sükunet var

Deniz bile çarşaf gibi,

Hani nerede lodos?

Zeytinlikten dönen iki köylü deniz kıyısında şaraplama yapmakta,buralarda şarabın litre hesabı satılanı makbul.

Kumsal yazın pisliğinden izler taşısa da yine huzur verici.

Lakin hava yavaş yavaş kararıyor  ve  sarp Uçmakdere rampaları beni bekliyor

 

E kendimi de çekeyim bari ,

Yine topcase üstü tripodsuz çekim denemesi.

Günlerdir yağmur yağmamasına rağmen kayalıklarda küçük şelaleler akmaya devam ediyor

Hava iyi kararmadan Ganos eteklerine tırmanmak istiyorum ve Uçmakdere yi es geçiyorum,

Karanlık basınca bu yolun keyif kaçıracak denli zorlaşacağını iki yıl önce öğrenmiştim

Ömer ŞİRİN’le beraber 2008 de  dağ yollarında 8-10 saat motor kullandıktan sonra  bu rampaları gece geçtik,yetmezmiş gibi bir  de Yeniköy’den Kumbağ’daki milli park yoluna saptık ki kandil gibi yanan farlarla o yol  işkenceye dönüştü,neredeyse ay ışığı yardımıyla ilerledik,

Ömer önde gidiyordu ve  asfalta kavuşunca yolun ortasında durup asfaltı öpmüş,ortalık zifiri karanlık ve yolun ortasında  onu görünce panikledim,motoru yatırdım

 

Uçmakdere  çıkışından itibaren yol yeni asfaltlanmış

Ancak tamamen bitmemiş ve  bazı yerleri hala stabilize,yeni zift atılmış kısımlardan geçmek

zorunda kalıyorum bu yol bittiğinde Uçmakdere,Ortaköy’e döner herhalde

Yeniköy,Kumbağ üzerinden devam ediyorum ve Tekirdağ’a girişte hava iyice kararıyor,ancak

trafik yoğun değil ve tempolu bir sürüşle mola vermeden Çorlu’ya varıyorum.

Akşam haberlerinde"lodos yüzünden Çanakkale’de feribot seferlerinin iptal edildiğini rüzgarın hızının saatte 60-65 km olduğunu öğrendiğimde 384 kilometrelik bir keyfin üzerine kahve içiyordum




Yayınlanış Tarihi Dec 13 2010, 08:55 PM Yayınlayan Savas KAYAN

Yorumlar

 

Ali ihsan Eser

zor şartlara rağmen inadına gitmişsin..tebrik ederim seni...bende az çok oralara gittim ama..senin fotolarla ve güzel anlatımınla daha güzel geldi gözüme.....::)))

December 13, 2010 9:30 PM
 

Levent Olgacli

2005 yılında ama yaz ayında,kırmızı f650'im ile artçım eşim ve peşimizde arkadaşların arabası ile o rapmayı inerken ben de 3,5x3,9,5 atmıştım.Bir gece kamp kurmuş ve o muhteşem denizden saatlerce çıkmamıştım.Doğal bir akvaryum,deniz gözlüğü ile dipte yüzen balıkadamları seyretmek,balık sürüleri ile beraber yüzmek,bütün o zahmete kat-be kat değdi,ertesigün o rampayı nasıl çıkacağımı düşünürken çıkış gerçekten çok kolay olmuştu..Bu muhteşem koy'a gitmeyi hersene planlamamıza rağmen 5 senedir gidemedik,sayenizde tekrar gördük,kesinlikle gidilip 1-2 gece çadır kurulması gereken bir yer,yaz ayında 100-150 kadar balıkadam oluyor..

December 20, 2010 10:39 PM

Yorum Yaz

(*)  
(*)  


Savas KAYAN Hakkinda

Merhaba,Ben Savaş KAYAN 1964 Çorlu doğumluyum.Evli ve bir çocuk babasıyım. Taaa 1989 dan beni avukatlık yapmaktayım. Meslek hayatımın neredeyse tamamında baro yönetimleri ve komisyonlarında görev aldım Hobi olarak uzun yıllar klasik otomobil restorasyonu,sualtı,amatör tekne yapımcılığı ile ilgilendim; http://groups.yahoo.com/group/gercektekneciler/ grubunun kurucusuyum. Mobylette,Balkan 75 cc,Peugeot 103,Jawa 250 cc.Kawasaki 1000 GTR,Mobylette, Bisan Roadstar 250 gibi egzantrik iniş çıkışlarla, bazen uzun soluklu aralarla da olsa motosiklete bindim 2009 dan sonra BMW F650Gs+Yamaha XT125, 2011 de BMW 1150ADV +Honda XL 200; 2012 de BMW 1150 ADV+Kawasaki klx 250+çin malı scooter kombinasyonları ile motor tutkusunu devam ettiriyorum. Oğluma bulaştırdığım motosiklet virüsü sayesinde iyi bir yol arkadaşım oldu. Bu forumu uzun süredir takip ediyorum,çok güzel bilgiler edindim,edinmeye de devam ediyorum Rideturkey.com da olmaktan mutluyum Şimdi gezme zamanı... www.savaskayan.com
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x