Gezi Raporu: Kastamonu-Sinop(Küre-Cangal Dağları) (20-24 Haziran 2007)
5 gün ayırdığımız bu turda serin bir havada sürüp bolca doğa ile başbaşa kaldık.
İlk gün rotamız direk kastamonu.
1.Gün Istanbul-Bolu-Gerede-Ilgaz-Kastamonu (500km)

001 -
İlk günün rotası:

002 -
Tüm gezinin GPS izi..

003 - 2007-06-17 14:06
Vakitlice Kastamonu’ya varmak istediğimiz için otoyolu tecih ettik. Yeniçağa çıkışında daha hala bahar vardı.

004 - 2007-06-17 15:14
Ilgaz yolunda Zagor Hatıra Ormanı tabelası önünde molamızı veriyoruz. : (

005 - 2007-06-17 16:26
Ardından Ilgaz dağı tırmanışına başlıyoruz. Ve geçitteyiz.

006 - 2007-06-17 16:45
Milli Park içerisine giriyoruz. Kayak pistlerinin olduğu bölgede inekler otluyor. : )

007 - 2007-06-17 16:51
Ardından keyifli bir yolla Kastamonuya doğru inişe geçiyoruz.

008 - 2007-06-17 17:14
Yol boyunca Ilgaz dağı florası bizleri oldukça etkiliyor.

009 - 2007-06-17 17:16

010 - 2007-06-17 17:17

011 - 2007-06-17 17:18

012 - 2007-06-17 17:50
Ardından Kastamonuya varıyoruz. Depomuzu dolduruyoruz (en son evden çıkarken doldurmuştuk) : ) Benzinlikte bizi bu şirin çıtçıt karşılıyor.(Kastamonu SHELL)
Benzinlikte neredeyse mini bir hayvanat bahçesi oluşturmuşlar. Tertemiz bir yer.

013 - 2007-06-18 07:28
Direk konağa eşyaları bırakıp sivil kıyafetlerle yürüyüşe çıkıyoruz.

014 - 2007-06-17 19:12
Kastamonu çok eski bir yerleşim yeri. M.Ö. 18. yüzyılda Gaslar’ın yurdu olduğu biliniyor. Sonraları Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Pontus Rumları, Roma ve Bizans egemenliklerini tanımış. Roma döneminde kurulan Paflagonia’nın merkezi Pompeipolis bugünkü Taşköprü ilçesinin bulunduğu yer.
Kastamonu Kalesinden görebileceğiniz gibi kent ortasından geçen dereyle ikiye ayrılıyor. Kentin içinde dolaştığınızda da geçmişi yansıtan Kastamonu evleri göreceksiniz. Zamanında zengin bir kent olduğunu, göreceğiniz eski konaklardan anlayacaksınız.
Biz Kastamonuyu çok sevdik.
Sivilize olduktan sonra şehirmerkezine yürüyoruz. Nasrullah Camii ve Şadırvanı tüm haşmeti ile bizi karşılıyor.
Şadırvan:

015 - 2007-06-17 19:28
Haliyle 500km yoldan geldik ve yemek için kendimizi buraya kadar sakladık.
Direk soluğu restore edilmiş bir konakta yöresel yemekler sunan Eflanili Konağında alıyoruz.
Banduma ve ekşi müthiş birleşim..

016 - 2007-06-17 19:40
Dilerseniz bahçesinde dilerseniz konak içerisinde yemek yiyebiliyorsunuz.

017 - 2007-06-17 20:14

018 - 2007-06-17 20:19
Valilik, PTT, Adliye,.... gibi tüm kamu kuruluşlarının olduğu meydandaki parkta biraz dolaşıyoruz.

019 - 2007-06-17 20:18

020 - 2007-06-17 20:20
Vilayet binası ve Şerife Bacı Anıtı:
Vilayet Binası ülkemizdeki vilayet binaları içerisinde en güzellerinden.
Şerife Bacı’nın öyküsü şöyle: "1921,22 kışı çok sert geçti. İnsanın içini bile donduran soğuğa rağmen İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşıyan kafilede bulunanlardan Şerife Bacı, tipi altında şehrin kapısı sayılan Kışlaönü’ne kadar gelebildi. Cephaneleri askerlerimize teslim etmesine çok az mesafe kalmasına karşın, kağnısının üzerinde donarak şehit oldu. Onu bulduklarında, üzerindeki buz kesmiş yorganı kaldıranlar bir ağlama sesi duydular. Top gülleleri arasında, çulların arasında gizlenmiş kundakta bir bebeğin sesiydi bu. Annesi ölmüş, o yaşıyordu."

021 - 2007-06-18 07:22
Ardından çekme helvamızı alıp konakladığımız tarihi konağa dönüyoruz.
Çekme helva 1800'lü yıllardan bugüne uzanan bir geçmişe sahip. Padişahlar tarafından sarayda çektirilen helva (nam-ı diğer saray helvası), Kastamonu'nun da simgesi. Un tereyağında kavruluyor. Meyane soğurken şekerle su kaynatılıp mermer taşına dökülüyor. Ağartılarak meyaneyle birlikte birbirine yedirilip sakız haline getiriliyor. Arada atıştırmak için ideal. : )

022 - 2007-06-18 07:25
Konak ana giriş kapı kilidi:

023 - 2007-06-18 08:54
Kahvaltıdaki üryani eriği marmeladı gerçekten çok başarılı.
Üryani eriği bu bölgeye has yetişen bir erik cinsi. Sabah kahvaltımızdan sonra istikamet Kastamonu Kalesi.
Nasrullah Camii (1506)

024 - 2007-06-18 08:55

025 - 2007-06-18 08:56

026 - 2007-06-18 09:05
Kale eteklerinde çok sayıda tarihi konak dikkati çekiyor.

027 - 2007-06-18 09:09

028 - 2007-06-18 09:44

029 - 2007-06-18 09:27
Kaleden şehir manzarası..

030 - 2007-06-18 10:02
Kale inişinde otel olarak işletilen Osmanlı Sarayını geziyoruz.
Muhteşem bir bina..

031 - 2007-06-18 10:20
Restore edilerek el sanatları çarşısına dönüştürülen Münire Medresesini geziyoruz.
Ufak tefek alışveriş yapıyoruz.
Tarihi tezgahlar hala iş başında...

032 - 2007-06-18 10:20

033 - 2007-06-18 11:04
Çarşıdan görüntü:

034 - 2007-06-18 12:40
Vakit öğleye yaklaşıyor.
Konağa dönüp giyiniyoruz. İstikamet Devrekani....

035 -
2.günün rotası şu şekilde.

036 - 2007-06-18 12:44
İstikamet Devrekani-Yaralıgöz Dağı-Çatalzeytin
Devrekaniye varmadan acı fren yaptıran manzaralar....

037 - 2007-06-18 13:00
Lavanta tarlası:

038 - 2007-06-18 13:01

039 - 2007-06-18 13:32
Ve Yaralıgöz Geçidine yaklaşıyoruz.
1100metre üzeri irtifada flora coşmuş vaziyette...

040 - 2007-06-18 13:51
Nihayet Yaralıgöz Dağı göründü...

041 - 2007-06-18 13:52
İnişe geçiyoruz.

042 - 2007-06-18 13:53
İnanın fotoların birkaç misli daha güzel etraf...
Tüm gezi boyunca sadece şu virajda bir köpek kovalamaya çalıştı. : )

043 - 2007-06-18 13:56

044 - 2007-06-18 14:03

045 - 2007-06-18 14:05

046 - 2007-06-18 14:06

047 - 2007-06-18 14:34
Bir mola anı...
Köyün şehitleri için yaptırılmış çok şık bir anıt.
Aslı uzakdoğulu motorcu uyku pozisyonuna geçmiş.. : )

048 - 2007-06-18 14:35

049 - 2007-06-18 15:12
Derken Çatalzeytin’e varıyoruz sahilde çay molası.
Hey gidi Karadeniz...

050 - 2007-06-18 16:07
Kısa bir yemek molası ardından istikamet İnebolu

051 - 2007-06-18 16:35

052 - 2007-06-18 16:42

053 - 2007-06-18 17:09
İnebolu’dan Küre’ye sapıyoruz. Yol boyu kilometrelerce maden taşıma hatları gözümüze çarpıyor. Ne yazıkki atıl bir yatırım olarak kalmış. Kullanım dışı.(Kamyon mafyası) Yörede bakır ve pirit madeni çıkmakta.

054 - 2007-06-18 17:11
Bu senin modası asfalt erirse diye tırmanış şeritlerine kum-mıcır dökülüyor.

055 - 2007-06-18 17:18
Karacehennem Boğazı..
Gerçekten etkileyici...

056 - 2007-06-18 17:21
Tarihi taş köprüler artık emekliye ayrılmış..

057 - 2007-06-18 17:25

058 - 2007-06-18 17:48
Seydiler-Kastamonu yolunda ilerliyoruz.

059 - 2007-06-18 18:07

060 - 2007-06-18 18:08
Kastomonu’ya yaklaşırken ileride kara bulutlar görünüyor. Meğersem biz varmadan 1 saat önce dolu yağmış. Yollardan dereler akıyordu.
Şehirde biraz dolaşıp akşam yemeğimizi yedikten sonra ertesi günkü Sinop yolculuğuna hazırlanıyoruz.

061 -
3.günün rotası :

062 - 2007-06-19 10:23
Yola çıkmadan şehirmerkezinde bulunan Ev kaya mezarları görmek istedik.

063 - 2007-06-19 10:50
Ardından Daday yolundaki Kasaba köyüne doğru yola koyulduk. Bu köydeki Mahmut Bey Camii gerçekten görmeye değer. Şu sıralar restorasyon işleri devam ediyor.
Mahmutbey Camii Selçuklu ve Beylikler dönemi ahşap camiler geleneğinin güzel örneklerinden. 1388'de Candaroğlu Mahmut Bey tarafından yaptırılmış. Ahşap kapı kanatları eski yazı ve bitkisel motiflerle süslü. Düz ahşap üzerine renkli boya ile yapılan kalem işleri de çok başarılı. Vandalizme uğramamış ender yerlerden.
Köyde güzel ahşap evlerde var.

064 - 2007-06-19 11:01

065 - 2007-06-19 11:01

066 - 2007-06-19 11:02
Geçme ahşap evler..

067 - 2007-06-19 11:04

068 - 2007-06-19 11:05
Camii içinden görüntüler:

069 - 2007-06-19 11:08

070 -
*geniş açı (alıntı)

071 - 2007-06-19 11:58
Kasaba köyünden ayrılıp Sarmısağı ile meşhur Taşköprü yolundayız.
Yolda bizden başka ikitekerlilerde var.

072 - 2007-06-19 12:05
Girişte bizi tarihi taşköprü karşılıyor.

073 - 2007-06-19 12:21
Soluğu Adil Ustada alıyoruz. O da ne biraz geç kaldık sanırım sipariş kapanmış. Abi kalmadı demezmi. Neyse uzaklardan geldik vs. diyerek biraz beklemek şartı ile 2 porsiyon sözü alıyoruz. Bu arada gelenler 2-3kg.lık paketleri götürüyorlar.

074 - 2007-06-19 12:27

075 - 2007-06-19 12:26
Menüde Büryan Kebap ve soğan var sadece.
Çatal isteğe bağlı.

076 - 2007-06-19 12:51

077 - 2007-06-19 14:07
Kendi depomuzu fulledikten sonra Hanönünü geçip Ayancık istikametine dönüyoruz. Hedef Akgöl.
Tırmanışa başlıyoruz.

078 - 2007-06-19 14:15

079 - 2007-06-19 14:19

080 - 2007-06-19 14:23
Tam zirvede Akgöl geçidinde sola dönerek Akgöl’e doğru yola koyuluyoruz. Yol stabilize.
Bölgede bolca ayı ve yaban domuzu var.
Motorlu taşıt sesi duyunca yola inmiyorlar ancak yayalar için tehlike arz edebilir.
Stabilize yol göle kadar 5 km. sürüyor.

081 - 2007-06-19 14:27

082 - 2007-06-19 14:38
Ve Akgöldeyiz.

083 - 2007-06-19 14:42

084 - 2007-06-19 14:57

085 - 2007-06-19 15:03
Orman İşletme Şefliğindeki çalışanlar çay ikram ediyorlar sağolsunlar. Biraz laflıyoruz.
Yaz sezonu için hazırlık yapıyorlar.
Cangal dağlarının florası gerçekten müthiş. Doğadan toplanan bitkiler bu bölgede sergilenecek, hazırlıklar devam ediyor.

086 - 2007-06-19 15:41
Erfelek şelalelerine de uğramak istediğimiz için 7 km ilerideki (orman yolu) inaltı mağarasını pas geçmeye karar veriyoruz. Bir sonraki sefere...
Tekrar asfalta dönüş...

087 - 2007-06-19 15:46

088 - 2007-06-19 15:56

089 - 2007-06-19 16:06

090 - 2007-06-19 17:06
Birazdan bu göletin etrafını dolaşarak Tatlıca(Erfelek) takım şelalelerine gideceğiz.

091 - 2007-06-19 17:41
Yaklaşık 7 km iri kayalı bir yoldan şelaleye ulaşmaya çalışıyoruz.

092 - 2007-06-19 17:47
Şelalelere varmadan gölet kıyısında mini şelaleler beliriyor. Şanssızlığımız yol inşaatına denk gelişimiz. Greyder kırılmış kayaları yola seriyordu.

093 - 2007-06-19 18:06
Ve zorlu bir yoldan sonra Erfelek (Tatlıca) takım şelalerindeyiz. Erfelek merkezinin yaklaşık 15 kilometre güneyinde "Tatlıca Takım Şelaleleri" nin aktığı vadi, seki şeklinde birbirine dökülen irili ufaklı 28 şelale barındırıyor. Tırmanmayı kolaylaştırmak için ip merdivenler ve halatlar mevcut. İleride sadece buraya bir gün ayırıp 28 şelaleyi de görmek istiyoruz. Sinop’a geç kalmamak için sadece ilk ikisini görebildik.

094 - 2007-06-19 18:11

095 - 2007-06-19 18:11

096 - 2007-06-19 18:56
1 saat kadar vakit geçirdikten sonra taşlı kayalı yoldan asfalta dönüş.

097 - 2007-06-19 19:27
Sinop’a doğru devam ediyoruz.

098 - 2007-06-19 19:29
Sinop’a gelip çarpan balığı yemeden dönmek olmaz diyip geceyi noktalıyoruz.

099 -

100 - 2007-06-20 12:03
Denize karşı kahvaltımızı ettikten sonra Sinop yarımadasını turlamak üzere yola koyuluyoruz.
Sinop merkez:

101 - 2007-06-20 12:05
Ada yolunu takip ederek eski radar istasyonuna yaklaşıyoruz.

102 - 2007-06-20 12:10
Sinop plajları olsun, tesisleri olsun, coğrafi yapısı olsun güney sahillerinden farksız.

103 - 2007-06-20 12:45
Ada turu tamamlandıktan sonra Akliman ve Hamsilos koyuna dönüyoruz.
Uzun plajlar var. Yarımadanın kuzey tarafındaki denize karadeniz , güney tarafına ise akdeniz diyorlar sinopta. : )

104 - 2007-06-20 12:55
Hamsilos fiyordu:

105 - 2007-06-20 12:55

106 - 2007-06-20 13:23
Hamsilos ardından İnceburun yolundayız.7-8 km kadar tamamen mıcır dökülmüş bir yolda devam ediyoruz. Neyseki araç işleyen bir yol değil.
Anadolunun en kuzey noktasındayız.

107 - 2007-06-20 13:24

108 - 2007-06-20 14:52
Tekrar Sinop’a dönüp Boyabat istikametine sapıyoruz. İstikamet Dranaz Geçidi.
Tırmanışa devam.

109 - 2007-06-20 14:56
Gezi boyunca öğle vakti min. 16 derece max. 26 derece gördük haziran ayı için gayet iyi değerler.
Yolların virajlı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

110 - 2007-06-20 15:00
Mola anlarından biri.
Çangal dağlarının güzelleri....

111 - 2007-06-20 15:00

112 - 2007-06-20 15:02

113 - 2007-06-20 15:02

114 - 2007-06-20 15:03
Yeşilden farklı renk olmayan karelerde var tabii ki.

115 - 2007-06-20 15:05

116 - 2007-06-20 15:23
Meşhur hairpinlerin olduğu bölüme geliyoruz.

117 -

118 - 2007-06-20 15:05

119 - 2007-06-20 19:41
Hairpinlerden sonra Boyabat’a varmadan sağa dönüp Taşköprü-Kastamonu yolundan devam ediyoruz. Akşamüstü Kastamonu Saat Kulesinde çay içeceğiz.

120 - 2007-06-20 19:42

121 - 2007-06-20 19:48
Kuleden şehir manzarası... Çay sonrası yöresel yemeklerin tadına bakıp ertesi gün için hazırlıkları yapıyoruz.

122 -
5.gün rotası : (lacivert hat)
Kastamonu-Araç-Safranbolu-Yeniçağa-İst. (500km)

123 - 2007-06-21 09:28
Sabah kahvaltıdan sonra Müzeyi gezmeğe karar veriyoruz. Müzedeki eski Kastamonu fotoğrafları dikkatimizi çekiyor. Zamanında tüm Kastamonu bu şirin konaklarla bezeli imiş.

124 - 2007-06-21 09:29

125 - 2007-06-21 13:24
Müzeyi gezdikten sonra ne taraftan gitsek acaba 1 gün daha uzatıp Amasradan mı geçsek diyoruz. Daha sonraki haftalara malzeme ayırmak için vazgeçiyoruz. Karar verildi istikamet Safranbolu-Yörük Köyü..
Yola çıkarken Ilgaz dağı kara bulutlarla kaplı idi.

126 - 2007-06-21 13:25
Araç’ı geçerek yolumuza devam ediyoruz.Yol çok keyifli.

127 - 2007-06-21 14:33
Ve öğle yemeği molası için Yörük Köyüne uğruyoruz.

128 - 2007-06-21 14:40
Köy haftaiçi olduğu için bomboştu. H.sonları tur otobüsleri ile dolu oluyor.
Mevcut pansiyondan başka yeni bir otel de açılmış. Konaklama için cazip bir köy.
Yemek hazırlanana kadar konak sahibi necati bey bize bahçesini gezdiriyor bahçenin sonundaki kiraz ağacına bizi bırakıyor, siz biraz oyalanın yemek hazırlanıncaya kadar diyerek. : )

129 - 2007-06-21 14:40
Bahçeden köyün manzarası....

130 - 2007-06-21 17:19
Yörük Köyünün sakinleri çoğunlukla yaz aylarında geliyorlar. Sahipleri genelde büyükşehirlerde fırıncılıkla uğraşıyor. Köyde bir tane dokuyu bozacak bina yok. Gerçekten çok güzel bir mekan.
Yemek yediğimiz konak-pansiyonun içerisini geziyoruz.

131 - 2007-06-21 17:20

132 - 2007-06-21 17:21

133 - 2007-06-21 17:49
Ardından bahçede yemeğimizi ev sahipleri ile birlikte yiyoruz. Bizden başka kimse yok zaten.

134 - 2007-06-21 17:26
Bu arada kapıya bir hollandalı çift geliyor. Ev sahipleri yabancı dil bilmediği için tercümanlık görevi bize düşüyor. Odalarını gösteriyorum vs....Türkiye turundan dönüyorlarmış,ardından bahçede uzun süren sohbetin ardından daha gidecek 400km yolumuz olduğunu hatırlıyoruz. Köy içinde biraz yürüyüş yapıyoruz.

135 - 2007-06-21 17:27

136 - 2007-06-21 17:31

137 - 2007-06-21 17:32

138 - 2007-06-21 17:35

139 - 2007-06-21 17:36

140 - 2007-06-21 17:37
Meşhur Kastamonu karanfili:

141 - 2007-06-21 17:42

142 - 2007-06-21 17:44

143 - 2007-06-21 17:44
Ardından ev sahipleri ile ve misafirlerle vedalaşıp dönüş yoluna geçiyoruz.
5 günde toplamda 1750km civarında yol yapmış oluyoruz.....