Oturum Aç | Üye Ol | Yardım

in

Altuğ SAYGILI

Altuğ SAYGILI


  •   Orta toroslar 3.100 km - Bolum 1

    Fri, Jul 11 2008 1:00
    3,675 Okundu  

     Akdenizx1xx2x


    (25.04-03.05.2008)

    1.BOLUM (2.bölüm 3.bölüm)


     

     @ Tam Boy
     001 -

    9 gün 3100km. süren yolculuğumuz başlıyor.
    1.gün rotamız:




    Gün1: Istanbul-Iznik-Söğüt-Eskişehir-Bolvadin-Akşehir-Konya
    Turumuza Eskihisar-Topçular feribotu ile başlıyoruz.

     

     @  GPS Tam Boy
     002 - 2008-04-25 10:56
     N40.39557 E29.94472

    Iznik’i geçtikten sonra Osmaneli’ye doğru devam ettik. Hava biraz kapalı idi.


     

     @  GPS Tam Boy
     003 - 2008-04-25 10:58
     N40.39371 E29.94543

    Kırçiçekleri ile kaplı bir tarlada mola veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     004 - 2008-04-25 10:59
     N40.39380 E29.94537

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     005 - 2008-04-25 10:59
     N40.39380 E29.94537

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     006 - 2008-04-25 11:00
     N40.39384 E29.94535

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     007 - 2008-04-25 11:03
     N40.39387 E29.94521

    Gezimizin katılımcıları: Aslı


     

     @  GPS Tam Boy
     008 - 2008-04-25 11:04
     N40.39386 E29.9452

    Ben


     

     @  GPS Tam Boy
     009 - 2008-04-25 11:05
     N40.39384 E29.94518

    Hakan


     

     @  GPS Tam Boy
     010 - 2008-04-25 13:19
     N39.90427 E30.22878

    Söğüt civarlarında rakım yüksek olduğu için ağaçlar hala çiçekte. Hava yavaş yavaş açmaya başlıyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     011 - 2008-04-25 13:42
     N39.78267 E30.50675

    Derken Eskişehir’e varıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     012 - 2008-04-25 13:49
     N39.77636 E30.51890

    Öğle yemeği molamızı meşhur çibörekçide verdik.


     

     @  GPS Tam Boy
     013 - 2008-04-25 15:55
     N39.38266 E31.04550

    Yemek sonrası Çifteler’e Sakarbaşı’na doğru yol alıyoruz. Çifteler’in ördekleri


     

     @  GPS Tam Boy
     014 - 2008-04-25 16:13
     N39.35275 E31.05904

    Ve Sakarbaşındayız. Sakarya nehrinin doğduğu noktalardan birisi de burası.


     

     @  GPS Tam Boy
     015 - 2008-04-25 16:15
     N39.35274 E31.059

    Civarda restoranlar, dinlenme tesisleri var. Çevreye göre vaha gibi bir yer burası.


     

     @  GPS Tam Boy
     016 - 2008-04-25 16:59
     N39.15944 E31.15843

    Çay molası ardından Emirdağ’a doğru yola çıkıyoruz. İç Anadolunun uçsuz bucaksız düzlüklerini aşarak Emirdağ’a ulaşıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     017 - 2008-04-25 17:15
     N38.95886 E31.10292

    Emirdağ’ın nispeten virajlı yolları biraz kendimize gelmemizi sağlıyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     018 - 2008-04-25 17:34
     N38.70700 E31.034

    Çay’a yaklaşırken Sultandağı tüm ihtişamı ile bizi karşılıyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     019 - 2008-04-25 18:30
     N38.35634 E31.41826

    Nasrettin Hoca’nın memleketi Akşehirde tekrar mola veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     020 - 2008-04-25 18:31
     N38.35634 E31.41826

    Nasrettin Hoca’nın türbesi


     

     @  GPS Tam Boy
     021 - 2008-04-25 18:33
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     022 - 2008-04-25 18:35
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     023 - 2008-04-25 18:35
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     024 - 2008-04-25 18:40
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     025 - 2008-04-25 18:53
     N38.35634 E31.41826

    Aslı dünyanın ortasında... Kısa bir yürüyüşle restore edilmiş Akşehir evine gidiyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     026 - 2008-04-25 18:54
     N38.35634 E31.41826

    Eski bir kundak


     

     @  GPS Tam Boy
     027 - 2008-04-25 18:55
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     028 - 2008-04-25 18:57
     N38.35634 E31.41826

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     029 - 2008-04-25 19:05
     N38.35634 E31.41826

    Ev bir nevi etnoğrafya müzesi, aynı zamanda yerel tatları da tadabilirsiniz.


     

     @  GPS Tam Boy
     030 - 2008-04-25 19:10
     N38.35627 E31.41839

    Eski bir fotograf makinesi


     

     @  GPS Tam Boy
     031 - 2008-04-25 22:08
     N37.88247 E32.48902

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     032 - 2008-04-25 22:28
     N37.88247 E32.48902

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     033 - 2008-04-26 09:25
     N37.85916 E32.54495

    Akşehir ardından Konya'ya akşam saatinde varıyoruz. Güzel bir akşam yemeğinden sonra otele varıp günü sonlandırıyoruz. Gün 2: Konya-Sille 2.günümüzü Medeniyetler şehri Konya’ya ayırdık. Hızla büyüyen ve gelişen Konya, tarihi eserleri ile bir açık hava müzesi görünümünde bir şehir.


     

     @  GPS Tam Boy
     034 - 2008-04-26 09:35
     N37.87023 E32.50407

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     035 - 2008-04-26 09:38
     N37.87056 E32.50379

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     036 - 2008-04-26 09:43
     N37.87020 E32.50378

    Sultan Selim Cami Mevlana Müzesinin hemen yanında yer almakta. 1587 yılında tamamlanan bu yapı klasik Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden. Mevlana Müzesinde öğrenci grubu olduğu için öncelikle Koyunoğlu Müzesine gitmeğe karar veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     037 - 2008-04-26 09:47
     N37.86894 E32.50507

    Yolda bir motosiklet tamircisi dikkatimizi çekiyor. Konya düz bir şehir olduğu için motosiklet ve bisiklet kullanımı çok yaygın.


     

     @  GPS Tam Boy
     038 - 2008-04-26 10:03
     N37.86642 E32.51081

    Koyunoğlu Müzesindeyiz.


     

     @  GPS Tam Boy
     039 - 2008-04-26 10:05
     N37.8666 E32.51073

    Konya civarındaki sulak alanları ziyaret eden kuş türleri sergileniyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     040 - 2008-04-26 10:12
     N37.86644 E32.51108

    Gezdiğimiz giriş katında Anadolu medeniyetleri, sikke bölümü ile sanat galerisi bulunmakta. Müze tadilatta olduğu için diğer katlar ziyarete kapalı idi.


     

     @  GPS Tam Boy
     041 - 2008-04-26 10:30
     N37.87061 E32.50439

    Ardından Mevlana müzesine gidiyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     042 - 2008-04-26 10:46
     N37.87063 E32.50435

    Maalesef içeride fotoğraf çekmek yasak.


     

     @  GPS Tam Boy
     043 - 2008-04-26 10:56
     N37.87064 E32.50454

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     044 - 2008-04-26 11:02
     N37.87065 E32.50525

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     045 - 2008-04-26 11:04
     N37.87053 E32.50532

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     046 - 2008-04-26 11:05
     N37.87045 E32.50531

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     047 - 2008-04-26 11:08
     N37.87069 E32.50457

    Mevlana Celaleddin’in Babasına Selçuklu Sultanı tarafından hediye edilen gül bahçesine 1274 yılında önce türbe, yaklaşık 100 yıl sonra da çini kaplı külah yapılmış. İçeride Mevlana’ya, Mevleviliğe ait eserler, Mevlevi musiki aletleri, hat, kumaş örnekleri ve halılar sergilenmekte. İçerisi gerçekten etkileyici.


     

     @  GPS Tam Boy
     048 - 2008-04-26 11:21
     N37.87025 E32.50126

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     049 - 2008-04-26 11:27
     N37.87019 E32.50064

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     050 - 2008-04-26 11:28
     N37.87002 E32.50080

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     051 - 2008-04-26 11:31
     N37.86994 E32.50096

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     052 - 2008-04-26 11:31
     N37.86995 E32.50092

    Aziziye Camii büyük bir yangın geçirdikten sonra 1891 yılında tekrar inşa edilmiş.


     

     @  GPS Tam Boy
     053 - 2008-04-26 11:37
     N37.87163 E32.50002

    Vilayet binası.


     

     @  GPS Tam Boy
     054 - 2008-04-26 11:49
     N37.8721 E32.49635

    Belair’i ile hala taksicilik yapan amcamızla biraz lafladıktan sonra Sırçalı Medrese’ye doğru yürüyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     055 - 2008-04-26 12:00
     N37.87013 E32.49423

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     056 - 2008-04-26 12:00
     N37.87010 E32.49421

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     057 - 2008-04-26 12:01
     N37.87012 E32.49415

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     058 - 2008-04-26 12:01
     N37.87012 E32.49415

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     059 - 2008-04-26 12:02
     N37.87007 E32.49422

    Sırçalı Medrese Mezar anıtları müzesi olarak hizmet veriyor. Ancak kapısı kilitli. 1242 tarihli bu açık avlulu medrese içerisinde mezar taşları sergilenmekte.


     

     @  GPS Tam Boy
     060 - 2008-04-26 12:04
     N37.86949 E32.49454

    Bisiklet yaşlı genç ayırt etmeksizin geniş bir kesim tarafından kullanılmakta.


     

     @  GPS Tam Boy
     061 - 2008-04-26 12:05
     N37.86930 E32.49497

    Alaaddin tepesinin güneyindeki sokaklarda eski evlere rastlamak mümkün.


     

     @  GPS Tam Boy
     062 - 2008-04-26 12:06
     N37.86896 E32.49516

    Böyle tatlı teyzelere de.


     

     @  GPS Tam Boy
     063 - 2008-04-26 12:08
     N37.86825 E32.49450

    Sahip Ata Külliyesi (13.yy.)


     

     @  GPS Tam Boy
     064 - 2008-04-26 12:08
     N37.86815 E32.49446

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     065 - 2008-04-26 12:09
     N37.86812 E32.49443

    Detay..


     

     @  GPS Tam Boy
     066 - 2008-04-26 12:17
     N37.86805 E32.49371

    Sırada Arkeloloji müzesi var. Neolitik, Erken, Bronz, Hitit, Frig, Grek, Roma ve Bizans devirlerine ait eserlerin sergilendiği bu müze gerçekten görülmeğe değer eserler barındırıyor. Çatalhöyük buluntularının bir kısmı da burada sergilenmekte.


     

     @  GPS Tam Boy
     067 - 2008-04-26 12:19
     N37.86792 E32.49364

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     068 - 2008-04-26 12:21
     N37.86782 E32.49381

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     069 - 2008-04-26 12:21
     N37.86781 E32.49379

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     070 - 2008-04-26 12:21
     N37.86780 E32.49376

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     071 - 2008-04-26 12:21
     N37.8678 E32.49375

    Mozaik detay.


     

     @  GPS Tam Boy
     072 - 2008-04-26 12:22
     N37.86783 E32.49371

    Lahitler


     

     @  GPS Tam Boy
     073 - 2008-04-26 12:25
     N37.86784 E32.49349

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     074 - 2008-04-26 12:26
     N37.86783 E32.49348

    Zamane küveti.


     

     @  GPS Tam Boy
     075 - 2008-04-26 12:26
     N37.86781 E32.49346

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     076 - 2008-04-26 12:29
     N37.86786 E32.49357

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     077 - 2008-04-26 12:29
     N37.86784 E32.49357

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     078 - 2008-04-26 12:29
     N37.86784 E32.49356

    Ertesi gün 9000 yıllık geçmişe sahip Çatalhöyük’ü ziyaret edeceğiz. Ziyaret öncesi buluntulara göz atıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     079 - 2008-04-26 12:29
     N37.86787 E32.49354

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     080 - 2008-04-26 12:30
     N37.86786 E32.49351

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     081 - 2008-04-26 12:30
     N37.86786 E32.49351

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     082 - 2008-04-26 12:31
     N37.8679 E32.49341

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     083 - 2008-04-26 12:32
     N37.86784 E32.49383

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     084 - 2008-04-26 12:39
     N37.87018 E32.49180

    Müzeyi dolaştıktan sonra öğle yemeği molası için yürümeye devam. Yol boyu ara ara eski evler dikkatimizi çekiyor. Alaaddin tepesinin batısına doğru yürüyüşe devam ediyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     085 - 2008-04-26 12:53
     N37.87386 E32.48591

    Öğlen fırın kebabın tadına bakıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     086 - 2008-04-26 12:54
     N37.87386 E32.48591

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     087 - 2008-04-26 12:54
     N37.87386 E32.48591

    Lokantanın duvarları eski eşyalarla donatılmış.


     

     @  GPS Tam Boy
     088 - 2008-04-26 13:01
     N37.87386 E32.48591

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     089 - 2008-04-26 13:12
     N37.87386 E32.48591

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     090 - 2008-04-26 13:29
     N37.87424 E32.48552

    Konya mutfağının lezzetleri.


     

     @  GPS Tam Boy
     091 - 2008-04-26 13:38
     N37.87418 E32.49116

    Yemek sonrası Alaaddin tepesindeki parklarda biraz dinleniyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     092 - 2008-04-26 13:42
     N37.87291 E32.49024

    Tepenin hemen batı kıyısında İnce Minareli Medrese muhteşem taç kapısı ile bizi karşılıyor. Selçuklu döneminin en önemli eserlerinden biri. Medrese, taş ve ahşap eserler müzesi olarak ziyarete açık.


     

     @  GPS Tam Boy
     093 - 2008-04-26 13:42
     N37.87292 E32.49023

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     094 - 2008-04-26 13:43
     N37.87286 E32.49013

    Minare


     

     @  GPS Tam Boy
     095 - 2008-04-26 13:43
     N37.87288 E32.49007

    Taç kapı detay.


     

     @  GPS Tam Boy
     096 - 2008-04-26 13:43
     N37.87288 E32.49007

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     097 - 2008-04-26 13:45
     N37.87288 E32.49008

    Çinili kubbe.


     

     @  GPS Tam Boy
     098 - 2008-04-26 13:47
     N37.87291 E32.48995

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     099 - 2008-04-26 13:48
     N37.87293 E32.49000

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     100 - 2008-04-26 13:49
     N37.87278 E32.48996

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     101 - 2008-04-26 13:51
     N37.87276 E32.48989

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     102 - 2008-04-26 13:52
     N37.87296 E32.48983

    Ahşap eserler bölümü:


     

     @  GPS Tam Boy
     103 - 2008-04-26 13:53
     N37.87305 E32.48983

    Ermenekten getirtilen ahşap kapı örnekleri de sergilenmekte. İnce minareli medreseden sonra Karatay Çini Eserler Müzesine doğru yürüyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     104 - 2008-04-26 13:56
     N37.87308 E32.49039

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     105 - 2008-04-26 13:59
     N37.87425 E32.49205

    12.yy.da inşa edilen Selçuklu köşkünden geriye sadece bir duvar kalmış. O da beton bir kubbe ile korumaya alınmış.


     

     @  GPS Tam Boy
     106 - 2008-04-26 14:01
     N37.87461 E32.49298

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     107 - 2008-04-26 14:02
     N37.87486 E32.49315

    Ve Karatay Çini Eserleri Müzesindeyiz. Öğle yemeği yediğimiz lokantanın sahibinin de dediği gibi müze tadilatta maalesef. Beyşehir gölü kıyısındaki Kubadabad Sarayından alınan muhteşem çinileri görmeyi o kadar istemiştik ki.


     

     @  GPS Tam Boy
     108 - 2008-04-26 14:15
     N37.87413 E32.49189

    Bu kadar yürüyüş sonrası Alaaddin tepesinde semaver çay ve kısa kestirme.


     

     @  GPS Tam Boy
     109 - 2008-04-26 15:05
     N37.87405 E32.49237

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     110 - 2008-04-26 15:06
     N37.87405 E32.49237

    Konya’nın en önemli camiilerinden Alaaddin camii Alaaddin tepesi üzerine inşa edilmiş(1221). Cami içinde mermer kolonlar, güzel bir mermer mihrap mevcut.


     

     @  GPS Tam Boy
     111 - 2008-04-26 15:06
     N37.87405 E32.49237

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     112 - 2008-04-26 15:07
     N37.87405 E32.49237

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     113 - 2008-04-26 15:08
     N37.87405 E32.49237

    Alaaddin camiinin avlusunda Alaaddin Keykubat, Gıyaseddin Keyhüsrev gibi büyüklerin mezarları da bulunmakta.


     

     @  GPS Tam Boy
     114 - 2008-04-26 15:13
     N37.87296 E32.49338

    Alaaddin tepesinden Konya manzarası. Şehiriçindeki gezilecek yerleri bitirdikten sonra bir vasıta ile şehir merkezinin hemen kuzeybatısında olan Sille’ye gidiyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     115 - 2008-04-26 15:47
     N37.92541 E32.41406

    Otobüsten son durakta iniyoruz. Yukarı sokakta çocuklar çekingen bir şekilde turist geldi diye kendi aralarında sesleniyorlar. Çağırıp Konya şekeri veriyoruz. Sille’nin çocukları...


     

     @  GPS Tam Boy
     116 - 2008-04-26 15:48
     N37.92532 E32.41396

    Sille’nin tepesinde yeni restore edilmiş Taş Camii.


     

     @  GPS Tam Boy
     117 - 2008-04-26 15:49
     N37.92528 E32.41398

    Aya Elena Kilisesi


     

     @  GPS Tam Boy
     118 - 2008-04-26 15:51
     N37.92550 E32.41375

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     119 - 2008-04-26 15:53
     N37.92569 E32.41397

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     120 - 2008-04-26 15:53
     N37.92568 E32.41395

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     121 - 2008-04-26 15:55
     N37.92575 E32.41362

    Kilisenin arka yamacındaki eski mezarlık.


     

     @  GPS Tam Boy
     122 - 2008-04-26 16:04
     N37.92624 E32.41416

    Sille’nin tepelerindeki kaya oyukları dikkat çekici.


     

     @  GPS Tam Boy
     123 - 2008-04-26 16:07
     N37.92623 E32.41543

    Eski bir taş köprü. Yamacın arkasındaki baraj nedeni ile her zaman altından su akamıyor artık.


     

     @  GPS Tam Boy
     124 - 2008-04-26 16:13
     N37.92631 E32.41722

    Şeker meraklısı bir grup çocuk daha.


     

     @  GPS Tam Boy
     125 - 2008-04-26 16:15
     N37.92655 E32.41734

    Sille evleri


     

     @  GPS Tam Boy
     126 - 2008-04-26 16:17
     N37.92683 E32.41805

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     127 - 2008-04-26 16:54
     N37.92708 E32.41822

    Yeni restore edilmiş Sille Kültür evi Derken burada Konyadan gelmiş bir grupla karşılaşıyoruz. Ziyaret edilecek yerlerin çoğu kilitli, bu grup belediyeden görevliyi önceden ayarlamış, gelin bize katılın diyorlar biz de hayır demiyoruz tabii. Grubun minibüsü ile şen şakrak vaziyette Taş Camiiye tırmanıyoruz. Çok canayakın insanlar.


     

     @  GPS Tam Boy
     128 - 2008-04-26 17:17
     N37.92708 E32.41822

    Yukarıdan Sille manzaraları...


     

     @  GPS Tam Boy
     129 - 2008-04-26 17:18
     N37.92708 E32.41822

    Taş Camii hatırası.


     

     @  GPS Tam Boy
     130 - 2008-04-26 17:24
     N37.92708 E32.41822

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     131 - 2008-04-26 17:34
     N37.92708 E32.41822

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     132 - 2008-04-26 17:39
     N37.92708 E32.41822

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     133 - 2008-04-26 17:42
     N37.92708 E32.41822

    Grupla birlikte Sille Kültür evini ve tarihi hamamı gezdikten sonra Konya merkeze birlikte dönüyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     134 - 2008-04-26 18:12
     N37.86995 E32.50398

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     135 - 2008-04-26 18:12
     N37.86995 E32.50398

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     136 - 2008-04-26 18:13
     N37.86994 E32.50405

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     137 - 2008-04-26 18:21
     N37.8695 E32.50850

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     138 - 2008-04-26 18:23
     N37.86752 E32.50865

    Güneş yatmaya başlamış. Muıhtemelen Mevlana’yı ziyaretten yeni çıkmış bir grup kendilerini alacak aracı bekliyor. Akşam sema gösterisini izlemeğe gideceğimiz için yemeğimizi önceden yemek üzere yürümeye başlıyoruz. Üçler mezarlığının içerisinden geçen kestirmeleri kullanıyoruz. Mezar taşlarındaki bu figürlerin anlamını çözemedik, birisine sormayı da unutmuşuz.


     

     @  GPS Tam Boy
     139 - 2008-04-26 18:42
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     140 - 2008-04-26 18:43
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     141 - 2008-04-26 18:46
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     142 - 2008-04-26 18:50
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     143 - 2008-04-26 18:50
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     144 - 2008-04-26 18:50
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     145 - 2008-04-26 18:50
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     146 - 2008-04-26 19:09
     N37.86709 E32.50716

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     147 - 2008-04-26 19:11
     N37.86709 E32.50716

    Bamya çorbası gerçekten iyiydi. Diğer yemekler de tabii ki. Yöresel yemeklerden oluşan akşam yemeğimizi yedikten sonra sadece Cumartesi akşamları gerçekleşen Sema gösterisini izlemek üzere Mevlana Kültür Merkezinin yolunu tutuyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     148 - 2008-04-26 19:36
     N37.86708 E32.50717

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     149 - 2008-04-26 19:43
     N37.86708 E32.50717

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     150 - 2008-04-26 19:46
     N37.86708 E32.50717

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     151 - 2008-04-26 19:48
     N37.86708 E32.50717

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     152 - 2008-04-26 21:05
     N37.86907 E32.51655

    Gayet güzel bir kültür merkezi inşa edilmiş. Sema gösterisi görüntüleri:


     

     @  GPS Tam Boy
     153 - 2008-04-26 21:20
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     154 - 2008-04-26 21:42
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     155 - 2008-04-26 21:43
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     156 - 2008-04-26 21:43
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     157 - 2008-04-26 21:43
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     158 - 2008-04-26 21:44
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     159 - 2008-04-26 21:44
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     160 - 2008-04-26 21:51
     N37.86907 E32.51655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     161 - 2008-04-27 10:33
     N37.77176 E32.69562

    Gösteri bitiminde yorucu bir o kadar da keyifli geçen bu günü noktalıyoruz. Gün 3: Konya-Abdiotlu-Çumra-Karaman-Taşkale-Karaman-Mut-Silifke-Kızkalesi 3.gün rotamız:


     

     @  GPS Tam Boy
     162 - 2008-04-27 10:34
     N37.77178 E32.69561

    Konyadan ayrılıyoruz. Hedefimiz Çatalhöyük. Konya ovasını çiçekler kaplamış.


     

     @  GPS Tam Boy
     163 - 2008-04-27 10:53
     N37.66934 E32.82567

    Ufuğa kadar düz giden yollarda motosiklet sürmek pek keyif vermiyor.  Çatalhöyük’e yaklaşıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     164 - 2008-04-27 11:01
     N37.66744 E32.82745

    Ve Çatalhöyükteyiz. Çatalhöyük dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerinden birisi. 9000 yıllık bir geçmişe sahip kentte buğday, arpa, baklagiller ve turpgillerin tarımının yapıldığı; ardıç, badem, elma, çitlembik, fıstık gibi meyvelerin bulunduğu, bu ürünlerden bitkisel yağ elde edildiği, köpek ve sığırın evcilleştirildiği, halkın et gereksiniminin % 90’ının bu evcilleştirilmiş sığırlardan karşılandığı ortaya çıkmış. Buluntular Konya Arkeoloji ve Ankara Anadolu Medeniyetleri müzelerinde sergilenmekte.


     

     @  GPS Tam Boy
     165 - 2008-04-27 11:01
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     166 - 2008-04-27 11:01
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     167 - 2008-04-27 11:02
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     168 - 2008-04-27 11:02
     N37.66744 E32.82745

    Önce teşhir amacı ile inşa edilmiş örnek bir evi geziyoruz. Giriş normalde tavandaki merdivenden, yandaki kapı bizlerin girmesi için açılmış.


     

     @  GPS Tam Boy
     169 - 2008-04-27 11:03
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     170 - 2008-04-27 11:07
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     171 - 2008-04-27 11:07
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     172 - 2008-04-27 11:09
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     173 - 2008-04-27 11:10
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     174 - 2008-04-27 11:10
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     175 - 2008-04-27 11:10
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     176 - 2008-04-27 11:15
     N37.66744 E32.82745

    Kazı alanının kenarında minik bir müze yapılmış. Bazı parçaların kopyaları sergileniyor. Asılları Ankara ve Konyadaki müzelerde.


     

     @  GPS Tam Boy
     177 - 2008-04-27 11:17
     N37.66744 E32.82745

    Kazı sahasına doğru yürüyoruz. Kazılar yaz aylarında gerçekleştiriliyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     178 - 2008-04-27 11:17
     N37.66744 E32.82745

    Gittikçe derinlere iniliyor kazılarda. Yakında açılan bir kazı alanının daha yakında üstü kapatılacak. Bu arada kentin olduğu höyük gerçekten çok büyük. Kazılan hacim gerçekten bütüne kıyasla ufak bir kısım. Bölgede uzun yıllar sürecek bir kazı olacağı kesin.


     

     @  GPS Tam Boy
     179 - 2008-04-27 11:20
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     180 - 2008-04-27 11:24
     N37.66744 E32.82745

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     181 - 2008-04-27 11:28
     N37.66744 E32.82745

    Nisan sonu Konya ovasında renk cümbüşü tüm coşkusu ile yaşanıyor. Çatalhöyüğü gezdikten sonra Karaman istikametine dönüyoruz. Karamandan mağara cenneti Taşkale’ye gideceğiz.


     

     @  GPS Tam Boy
     182 - 2008-04-27 13:10
     N37.15249 E33.43587

    Taşkale yolunda tarihi bir köprü


     

     @  GPS Tam Boy
     183 - 2008-04-27 13:25
     N37.14472 E33.56384

    Taşkale yolunda Manazan Mağaraları bizi karşılıyor. Mağaraların sırtındaki ağaçlar boyut hakkında fikir verebilir.


     

     @  GPS Tam Boy
     184 - 2008-04-27 13:26
     N37.14318 E33.56698

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     185 - 2008-04-27 13:26
     N37.14321 E33.56698

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     186 - 2008-04-27 13:27
     N37.14343 E33.56698

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     187 - 2008-04-27 13:27
     N37.14349 E33.56698

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     188 - 2008-04-27 13:28
     N37.14357 E33.56697

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     189 - 2008-04-27 13:29
     N37.14379 E33.56696

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     190 - 2008-04-27 13:32
     N37.14373 E33.56697

    Yeşildere vadisi hatırası


     

     @  GPS Tam Boy
     191 - 2008-04-27 13:33
     N37.14341 E33.56695

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     192 - 2008-04-27 13:35
     N37.14009 E33.57046

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     193 - 2008-04-27 13:35
     N37.14013 E33.57116

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     194 - 2008-04-27 13:37
     N37.13989 E33.57729

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     195 - 2008-04-27 13:39
     N37.14054 E33.57948

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     196 - 2008-04-27 13:39
     N37.14062 E33.57999

    Taşkale kanyonu girişinden manzaralar


     

     @  GPS Tam Boy
     197 - 2008-04-27 13:43
     N37.13725 E33.60108

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     198 - 2008-04-27 13:44
     N37.13803 E33.60322

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     199 - 2008-04-27 13:44
     N37.13876 E33.60376

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     200 - 2008-04-27 13:45
     N37.13974 E33.60495

    Ve Taşkale’ye varıyoruz. Taşkalenin sit alanlarından bir olan bu tahıl ambarları 500 yıllık geçmişe sahip. Bu ambarlar ısıyı sabit tutma özelliğiyle 8-10 yıl tahıl saklamaya uygun, eski yıllarda yerleşim alanı olarak da kullanılmış.


     

     @  GPS Tam Boy
     201 - 2008-04-27 13:45
     N37.14066 E33.60496

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     202 - 2008-04-27 13:46
     N37.14075 E33.60480

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     203 - 2008-04-27 13:46
     N37.14082 E33.60467

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     204 - 2008-04-27 13:46
     N37.14088 E33.60456

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     205 - 2008-04-27 13:46
     N37.14089 E33.60452

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     206 - 2008-04-27 13:47
     N37.14092 E33.60444

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     207 - 2008-04-27 13:47
     N37.14092 E33.60443

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     208 - 2008-04-27 13:48
     N37.14093 E33.60442

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     209 - 2008-04-27 13:48
     N37.14092 E33.60442

    Teyze Hakan’a birşeyler anlatıyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     210 - 2008-04-27 13:50
     N37.14087 E33.60446

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     211 - 2008-04-27 13:51
     N37.14086 E33.60446

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     212 - 2008-04-27 13:51
     N37.14086 E33.60446

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     213 - 2008-04-27 13:51
     N37.14086 E33.60447

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     214 - 2008-04-27 13:56
     N37.14076 E33.60473

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     215 - 2008-04-27 13:57
     N37.14076 E33.60471

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     216 - 2008-04-27 14:01
     N37.14088 E33.60641

    Taşkale evleri


     

     @  GPS Tam Boy
     217 - 2008-04-27 14:01
     N37.14087 E33.60660

    Damda ip atlayan çocuklar


     

     @  GPS Tam Boy
     218 - 2008-04-27 14:01
     N37.14086 E33.60669

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     219 - 2008-04-27 14:03
     N37.13965 E33.61007

    Taşkale ambarlarından sonra karşı yamaçlara tırmanıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     220 - 2008-04-27 14:30
     N37.13543 E33.61041

    Karşı yamaçta Taşkale panoraması ile kısa bir mola veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     221 - 2008-04-27 14:34
     N37.14026 E33.61033

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     222 - 2008-04-27 14:35
     N37.13880 E33.60567

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     223 - 2008-04-27 14:35
     N37.13837 E33.60497

    Taşkaleden ayrılıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     224 - 2008-04-27 14:36
     N37.13809 E33.60466

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     225 - 2008-04-27 15:02
     N37.15299 E33.45427

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     226 - 2008-04-27 15:05
     N37.15274 E33.45421

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     227 - 2008-04-27 15:27
     N37.15283 E33.45390

    Öğle yemeği için Yeşildere vadisindeki bir alabalik tesisinde mola veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     228 - 2008-04-27 16:04
     N37.21376 E33.39058

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     229 - 2008-04-27 16:44
     N36.91594 E33.26772

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     230 - 2008-04-27 16:46
     N36.9138 E33.26387

    Tekrar Karaman’a dönerek Mut-Silifke istikametine dönüyoruz. Sertavul geçidindeyiz.


     

     @  GPS Tam Boy
     231 - 2008-04-27 16:47
     N36.9131 E33.26538

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     232 - 2008-04-27 17:07
     N36.88483 E33.27926

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     233 - 2008-04-27 17:07
     N36.88487 E33.27924

    Civardan toplanan bu çiğdemleri çocuklar satıyor. Dışındaki file şeklindeki kabuk ayıklanıp içi yeniyor. Değişik bir tadı var. Okuldan kalan vakitlerde Sertavulda kekik, çiğdem gibi yöresel malzemeleri satan çocuklar.


     

     @  GPS Tam Boy
     234 - 2008-04-27 17:47
     N36.82206 E33.31933

    Sertavul geçidinden sonra bitki örtüsü değişim gösteriyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     235 - 2008-04-27 17:50
     N36.79945 E33.32908

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     236 - 2008-04-27 17:51
     N36.79949 E33.32906

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     237 - 2008-04-27 17:51
     N36.7995 E33.32905

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     238 - 2008-04-27 17:52
     N36.79950 E33.32906

    Göksu vadisinin muhteşem coğrafik yapısı ile karşılaşıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     239 - 2008-04-27 17:58
     N36.79212 E33.34079

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     240 - 2008-04-27 18:00
     N36.79153 E33.34032

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     241 - 2008-04-27 18:01
     N36.79161 E33.34015

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     242 - 2008-04-27 18:01
     N36.79163 E33.34012

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     243 - 2008-04-27 18:06
     N36.78633 E33.34869

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     244 - 2008-04-27 18:08
     N36.78800 E33.34938

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     245 - 2008-04-27 18:10
     N36.79111 E33.35103

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     246 - 2008-04-27 18:13
     N36.79063 E33.35183

    Alahan Manastırı yolundan manzaralar:


     

     @  GPS Tam Boy
     247 - 2008-04-27 18:13
     N36.79063 E33.35182

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     248 - 2008-04-27 18:14
     N36.79064 E33.35182

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     249 - 2008-04-27 18:15
     N36.79065 E33.35182

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     250 - 2008-04-27 18:16
     N36.79065 E33.35182

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     251 - 2008-04-27 18:16
     N36.79066 E33.35183

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     252 - 2008-04-27 18:17
     N36.79066 E33.35183

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     253 - 2008-04-27 18:17
     N36.79066 E33.35183

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     254 - 2008-04-27 18:18
     N36.79067 E33.35183

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     255 - 2008-04-27 18:22
     N36.79051 E33.35155

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     256 - 2008-04-27 18:22
     N36.79051 E33.35155

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     257 - 2008-04-27 18:27
     N36.79053 E33.35153

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     258 - 2008-04-27 18:30
     N36.79056 E33.35150

    16 yüzyıldır zamana direnen Alahan Manastırı Göksu vadisine tepeden bakan bir yamaçta kurulu.  Kilise içinden detay.


     

     @  GPS Tam Boy
     259 - 2008-04-27 18:32
     N36.79079 E33.35119


     

     @  GPS Tam Boy
     260 - 2008-04-27 18:57
     N36.71373 E33.40115

    Güneş ışınlarının iyice yattığı bir vakitte Silifkeye doğru yaklaşıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     261 - 2008-04-27 19:53
     N36.42236 E33.69283

    Közde çay ile günün yorgunluğunu atıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     262 - 2008-04-27 20:06
     N36.42236 E33.69283

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     263 - 2008-04-28 09:16
     N36.45253 E34.10674

    Enişte tatlısı yöreye özgü. Mola sonrası Kızkalesine konaklayacağımız tesise varıyoruz. Gün 4: Kızkalesi-Kırobası-Gülnar-Aydıncık-Silifke-Kızkalesi 4.gün rotamız:


     

     @  GPS Tam Boy
     264 - 2008-04-28 09:19
     N36.45253 E34.10673

    Güzel bir güne uyanıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     265 - 2008-04-28 09:23
     N36.45252 E34.10673

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     266 - 2008-04-28 09:31
     N36.45251 E34.10672

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     267 - 2008-04-28 09:31
     N36.45251 E34.10672

    Kızkalesi manzaralı kahvaltımızı ettikten sonra yola koyuluyoruz. İlk durağımız Narlıkuyunun 2km kuzeyindeki Cennet-Cehennem Obrukları:  Önce 128 metre derinliğindeki Cehennem Obruğuna gidiyoruz. Gerçekten korkutucu bir yer. Obruk çevresinde bastığınız yerlerin altı boş. Hemen yakınındaki Cennet Obruğuna yürüyerek inmek mümkün.


     

     @  GPS Tam Boy
     268 - 2008-04-28 09:32
     N36.45251 E34.10672

    Obruk çevresinde çeşitli dikenler de mevcut.


     

     @  GPS Tam Boy
     269 - 2008-04-28 09:34
     N36.45251 E34.10671

    Aşağıya inerken ay da tepedeydi.


     

     @  GPS Tam Boy
     270 - 2008-04-28 09:34
     N36.45251 E34.10671

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     271 - 2008-04-28 09:34
     N36.45251 E34.10671

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     272 - 2008-04-28 09:35
     N36.45250 E34.10671

    Obruk içerisinde değişik gövdeli ağaçlarla karşılaşmak mümkün.


     

     @  GPS Tam Boy
     273 - 2008-04-28 09:37
     N36.45250 E34.10671

    452 basamağı yürüyerek inmeye başlıyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     274 - 2008-04-28 09:39
     N36.45250 E34.10671

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     275 - 2008-04-28 09:41
     N36.45250 E34.10670

    Obruk tabanında geçmişi 5.yy.a dayanan Meryem Ana kilisesi bizi karşılıyor.


     

     @  GPS Tam Boy
     276 - 2008-04-28 09:43
     N36.4525 E34.10670

    Obruk tabanında bir de mağara mevcut.


     

     @  GPS Tam Boy
     277 - 2008-04-28 09:51
     N36.45248 E34.10669

    Mağara içerisinde bir görüntü: Merdiveni tırmanan kişi ile boyut tahmini yapmak mümkün. Ebatlar devasa.


     

     @  GPS Tam Boy
     278 - 2008-04-28 10:41
     N36.45242 E34.10661

    Mağarayı gezdikten sonra yüzlerce basamağı çıkarak mola veriyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     279 - 2008-04-28 10:42
     N36.45242 E34.10661

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     280 - 2008-04-28 10:57
     N36.45240 E34.10659

    Hemen obrukların yakınındaki Dilek mağarasına da uğruyoruz.


     

     @  GPS Tam Boy
     281 - 2008-04-28 11:12
     N36.45238 E34.10657

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     282 - 2008-04-28 11:19
     N36.45237 E34.10656


     

     @  GPS Tam Boy
     283 - 2008-04-28 11:21
     N36.45237 E34.10656

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     284 - 2008-04-28 11:28
     N36.45236 E34.10655

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     285 - 2008-04-28 12:43
     N36.50655 E34.00980

    Ardından Uzuncaburç’a doğru Toroslara tırmanmaya başlıyoruz. Yoldan manzaralar:


     

     @  GPS Tam Boy
     286 - 2008-04-28 12:43
     N36.50655 E34.00980

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     287 - 2008-04-28 13:05
     N36.57328 E33.93340

    Uzuncaburç yakınlarındaki anıt mezarlardan biri


     

     @  GPS Tam Boy
     288 - 2008-04-28 13:24
     N36.58115 E33.92416

    Ve Uzuncaburçtayız (Diocaesarea). Zeus Tapınağı:


     

     @  GPS Tam Boy
     289 - 2008-04-28 13:25
     N36.5812 E33.92411

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     290 - 2008-04-28 13:26
     N36.58127 E33.92402

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     291 - 2008-04-28 13:27
     N36.58138 E33.92395

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     292 - 2008-04-28 13:27
     N36.58139 E33.92394

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     293 - 2008-04-28 13:27
     N36.58140 E33.92393

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     294 - 2008-04-28 13:30
     N36.58133 E33.92392

    Anıtsal şehir kapısı:


     

     @  GPS Tam Boy
     295 - 2008-04-28 13:34
     N36.58106 E33.92402

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     296 - 2008-04-28 13:34
     N36.58104 E33.92403

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     297 - 2008-04-28 13:34
     N36.581 E33.92405

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     298 - 2008-04-28 13:37
     N36.58075 E33.92421

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     299 - 2008-04-28 13:44
     N36.58583 E33.96458

    ##


     

     @  GPS Tam Boy
     300 - 2008-04-28 13:51
     N36.58689 E33.96808

    Kırobası istikametine ilerlediğimizde Olba antik kentinden geriye kalan su kemerleri karşımıza çıkıyor.



     

    Devami var...   (2. Bolum 3.Bolum)

    Gönderilen Jul 11 2008, 01:00 AM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 7 comment(s)
    Etiketi :

  •   Gezi Raporu: Kıbrısçık-Beypazarı 800 km

    Wed, May 14 2008 0:23
    2,754 Okundu  

     Italya


     

     @
     001 -

    1.Gün Istanbul-Bolu-Kıbrısçık-Beypazarı 400km
    2.Gün Beypazarı-Nallıhan-Sarıcakaya-İnhisar-Hamitabat-Bilecik-Pelitözü-Aydoğdu-İznik-Yalova-İst. 400km

    Cumartesi sabah kahvaltımızı edip yola koyulduk Beypazarına vakitlice varmak istediğimiz için otoyolu tercih ettik.Kaynaşlı gişelerden çıkıp Bolu’ya vardık. Gölcük devamında tırmanıp Kıbrısçık yoluna devam ettik.

    Gezimizin genel rotası: (turuncu 1.gün , lacivert 2.gün)


     

     @
     002 -

    Bu da GPS izimiz:


     

     @
     003 - 2007-07-07 11:49

    Boluya vardığımızda 11:30 gibi hava 22 derece civarında idi. Tırmanışa başladık.


     

     @
     004 - 2007-07-07 11:56


     

     @
     005 - 2007-07-07 12:10

    Aladağ göletine yaklaşırken ısı 12da 15 dereceye indi. Yolda üşüyenler oldu.


     

     @
     006 - 2007-07-07 12:15

    İleride bu yeşili çok arayacağız.


     

     @
     007 - 2007-07-07 12:15


     

     @
     008 - 2007-07-07 12:17


     

     @
     009 - 2007-07-07 12:26

    Kızık Yaylasını geçip


     

     @
     010 - 2007-07-07 12:41

    Kıbrısçık istikametine sapıyoruz.


     

     @
     011 - 2007-07-07 12:42

    Yolda sayısız yayladan geçiyoruz.Irtifa 1300-1650mt civarında.


     

     @
     012 - 2007-07-07 12:44


     

     @
     013 - 2007-07-07 12:48

    Kurbağaları ürkütmeden bir poz verelim.


     

     @
     014 - 2007-07-07 13:43

    Kıbrısçık’a vardığımızda çay molası veriyoruz.
    Çok güzel eski ahşap evler var Kıbrısçık ve köylerinde.


     

     @
     015 - 2007-07-07 13:43


     

     @
     016 - 2007-07-07 14:03

    Kısa molanın ardından Yazıca Köyünde ikinci mola...
    Tüm köy bu evlerle bezeli.


     

     @
     017 - 2007-07-07 14:09


     

     @
     018 - 2007-07-07 14:08


     

     @
     019 - 2007-07-07 14:33

    Karaşar sapağına kadar 15km kadar yol çalışması eşliğinde devam ediyoruz.


     

     @
     020 - 2007-07-07 14:33


     

     @
     021 - 2007-07-07 14:36

    Geçtiğimiz geçitlerden biri:


     

     @
     022 - 2007-07-07 15:04

    Karaşar sapağından sonrainiş başlıyor. İnözü vadisinde yol alarak Beypazarına yaklaşıyoruz.
    Yol boyu tüm dereler çaylar kuru ne yazık ki.


     

     @
     023 - 2007-07-07 15:05

    Yolda sağlı sollu birçok mağara-kayaya oyulmuş eski yerleşim yerleri mevcut.


     

     @
     024 - 2007-07-07 15:06

    Beypazarına girip direk kalacağımız konağa eşyaları atıp sivilize olup yayan şehirturuna çıkıyoruz.

    Evliya Çelebi Beypazarı hakkında şunları söylemiş:
    “İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre “Germiyan Hezar” da derler.
    Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır. Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.
    Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi . Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.
    Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri . Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.
    Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir.
    Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı olurlar.
    Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur. Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir. Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede adında bir de türbesi vardır”

     

     @
     025 - 2007-07-07 17:12

    Şehirmerkezinde birçok eski cami mevcut bir kısmı ahşap(minareleri dahil)
    İncili Camii


     

     @
     026 - 2007-07-07 17:15


     

     @
     027 - 2007-07-07 17:24

    Restore edilmiş konakların çoğu yöresel yemek ve konaklama hizmeti veriyor.


     

     @
     028 - 2007-07-07 18:04


     

     @
     029 - 2007-07-07 18:29

    Hıdırlık tepesine offroad parkurundan yayan tırmanıyoruz. : )
    Güneş batmaya yakın.


     

     @
     030 - 2007-07-07 18:31


     

     @
     031 - 2007-07-07 18:45

    Hemen heryerde şu görüntü ortaya çıkıyor.
    Yapraklar tam sarmalık.


     

     @
     032 - 2007-07-07 18:47

    Suluhan:


     

     @
     033 - 2007-07-07 19:30

    Tereyağlı Beypazarı kurusunun tadına bakmadan edemedik.


     

     @
     034 -

    Yörede Gümüş Telkari çalışan çok sayıda kuyumcu var.
    Haliyle alışveriş için 1 saat kadar ayırdık. : )


     

     @
     035 -


     

     @
     036 - 2007-07-08 11:21

    Ertesi gün kahvaltı sonrası yola koyulduk ilk hedef nallihan kuş cenneti.
    Kuş cennetine yaklaşırken etkileyici bir manzara ortaya çıkıyor.


     

     @
     037 - 2007-07-08 11:28


     

     @
     038 - 2007-07-08 11:31

    Nallıhan Kuş Cenneti 168den fazla kuş türüne ev sahipliği yapmakta. Yöre jeolojiye ilgi duyanlar içinde önemli malzeme sunuyor.


     

     @
     039 - 2007-07-08 11:31


     

     @
     040 - 2007-07-08 11:32


     

     @
     041 - 2007-07-08 11:30


     

     @
     042 - 2007-07-08 11:37

    Kısa mola ardından yola devam ediyoruz. İstikamet Nallihan.


     

     @
     043 - 2007-07-08 11:43


     

     @
     044 - 2007-07-08 12:18

    Nallihan sonrasında bitki örtüsü değişiyor.


     

     @
     045 - 2007-07-08 12:58


     

     @
     046 - 2007-07-08 13:13

    Nallıhan geçtikten sonra Sakarya Nehrinin kıyısında bir o yakaya bir bu yakaya geçerek devam ediyoruz.İrtifa azaldığı için sıcaklık 35 dereceye kadar çıkıyor.


     

     @
     047 - 2007-07-08 16:44

    Ardından Sarıcakayada 1 saat kadar mola veriyoruz ağaç gölgesinde bol sıvı alımı. Söğüt’e varmadan hamitabat-küre köylerinden geçerek direkt Bilecik’e çıkıyoruz.
    Kısa bir mola daha.
    Bilecik saat kulesi


     

     @
     048 - 2007-07-08 17:22

    Ardından Pelitözünden içeri sapıp Yenişehir’e doğru yola koyuluyoruz.


     

     @
     049 - 2007-07-08 17:54

    Yenişehir’e gelmeden Aydoğdu-Kızılhisar istikametine sapıyoruz. Aydoğdu köyüne vardığımızda yol genişletme çalışması nedeni ile ilerideki köprünün yıkıldığını öğreniyoruz. Ana yola da az kaldı geri dönmeyelim diyoruz. Köydekilerin tarifi ile traktör yolundan Kızılhisar’a geçiyoruz.


     

     @
     050 - 2007-07-08 17:55

    Yer yer kumul bölgelerden de geçerek İznik yoluna çıkıyoruz.


     

     @
     051 - 2007-07-08 18:01

    Ardından akşam yemeğini İznikte tamamlayıp evlere dönüş.

    Gönderilen May 14 2008, 12:23 AM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 4 comment(s)

  •   Gezi Raporu: Gulluk Korfezi 1.600 km

    Wed, May 14 2008 0:21
    2,961 Okundu  

     Italya


     

     @
     001 -

    Bu haftasonu baharın tüm coşkusu ile geldiği Güney Ege’ye gitmeğe karar verdik. Güllük körfezi sahillerinin bir kısmını görmemiştim. Bu fırsat yola koyulduk.

    Rotamız:


     

     @
     002 -

    GPS izimiz:


     

     @
     003 - 2007-04-06 19:19

    İlk durak Kuşadası
    Marinada yorgunluk atıp


     

     @
     004 - 2007-04-06 19:17

    Güneşi batırdık.


     

     @
     005 - 2007-04-07 08:06

    Sabah erkenden kalktık. Hava tahminlerdeki gibi mükemmel.


     

     @
     006 - 2007-04-07 11:01

    Davutlar sahiline girip, sahildeki yürüyüş-bisiklet yolunu plaj boyu takip ederek güzelçamlı’ya vardık.
    Plaj çiçeklerle bezenmişti.


     

     @
     007 - 2007-04-07 11:02


     

     @
     008 - 2007-04-07 12:13

    Güzelçamlıdan Ağaçlı köyü üzerinden Sökeye vardık.
    Çöpşiş kokuları eşliğinde Sökeden geçip Didim-Akbük sapağına vardık.


     

     @
     009 - 2007-04-07 12:25

    Akbük sahilde kısa bir mola verdik.


     

     @
     010 - 2007-04-07 12:26


     

     @
     011 - 2007-04-07 12:26


     

     @
     012 - 2007-04-07 12:25


     

     @
     013 - 2007-04-07 12:33


     

     @
     014 - 2007-04-07 12:52

    Motordaki Dış ısı göstergesi +25 derece gösteriyordu.
    Sahil yolunu takip ederek Bozbük’e doğru yol aldık.


     

     @
     015 - 2007-04-07 12:51


     

     @
     016 - 2007-04-07 13:01

    Yörede balık çiftlikleri yoğun olarak yer alıyor.
    Bu yüzden yapılaşma çok fazla yok.


     

     @
     017 - 2007-04-07 13:41

    Kızılağaç köyünde mola veriyoruz.


     

     @
     018 - 2007-04-07 13:42


     

     @
     019 - 2007-04-07 13:43


     

     @
     020 - 2007-04-07 13:57

    Rotayı Kıyıkışlacık’a çeviriyoruz.


     

     @
     021 - 2007-04-07 14:23

    Kıyıkışlacıktan sonra Güllük istikametine yol alıyoruz.
    Yol üzerinde Boksit madeni çıkaran işletmeler görüyoruz ve tabii ki bolca kamyon.
    Korukoy ufukta.


     

     @
     022 - 2007-04-07 15:04

    Güllük kuzeyindeki dalyanda bolca yılan balığı çıkıyor. Yol kenarında canlı satış noktaları mevcut.
    Bir liman kasabası ,Güllük:
    Karşı tepeler geldiğimiz yol....


     

     @
     023 - 2007-04-07 15:04


     

     @
     024 - 2007-04-07 15:12

    Güllük sahilden devam ediyoruz ,yolun sonundayız.
    (Aslında buradan sonra toprak bir yolla ana yola bağlantı var ancak , özel mülkiyet olduğu için kapalı.)
    Fonda Boğaziçi Tuzlası görünüyor.


     

     @
     025 - 2007-04-07 15:13

    Boğaziçi Köyü:


     

     @
     026 - 2007-04-07 15:13


     

     @
     027 - 2007-04-07 15:14


     

     @
     028 - 2007-04-07 15:15


     

     @
     029 - 2007-04-07 15:41

    Geldiğimiz yoldan dönüp anayoldan Boğaziçi Köyü yoluna sapıyoruz.
    Bu bölge aynı zamanda bir kuş cenneti.
    2km kadar şu şekilde bir yoldan geçerek köye ulaşıyoruz.


     

     @
     030 - 2007-04-07 15:48


     

     @
     031 - 2007-04-07 17:42

    Ardından güvercinlik üzerinden Bodrum’a varıyoruz.
    Dükkanların 90%’ı açık, h.sonu oluşu sebebi ile de yakın yöreden gelenler bayağı fazlaydı.


     

     @
     032 - 2007-04-07 17:55


     

     @
     033 - 2007-04-07 18:54

    Akşamüstü yürüyüşü yapıyoruz. T-shirtle dolaştık.


     

     @
     034 - 2007-04-07 18:54


     

     @
     035 - 2007-04-07 18:57


     

     @
     036 - 2007-04-07 19:23


     

     @
     037 - 2007-04-07 21:13


     

     @
     038 - 2007-04-08 08:21

    Ertesi gün yarımada turu atmak niyetindeyiz.
    Sabah manzaraları


     

     @
     039 - 2007-04-08 08:22

    Kale:


     

     @
     040 - 2007-04-08 08:24


     

     @
     041 - 2007-04-08 09:23


     

     @
     042 - 2007-04-08 10:45

    Kahvaltı sonrası sahilden bitez’e kadar devam ettik.


     

     @
     043 - 2007-04-08 11:36

    Ardından Yalıkavak’a yöneldik.
    Değirmenlerin olduğu tepede mola.


     

     @
     044 - 2007-04-08 11:38


     

     @
     045 - 2007-04-08 11:58

    Yalıkavak’a geldiğimizde yarımadanın toprak yollarını keşfettik.


     

     @
     046 - 2007-04-08 12:01


     

     @
     047 - 2007-04-08 12:14


     

     @
     048 - 2007-04-08 12:17


     

     @
     049 - 2007-04-08 12:17


     

     @
     050 - 2007-04-08 12:53

    Sahilden devam ettik : Gümüşlük-Tavşan adası


     

     @
     051 - 2007-04-08 13:27


     

     @
     052 - 2007-04-08 13:33

    Kemer sahili


     

     @
     053 - 2007-04-08 13:42

    Bu rota 1994 senesinde beni motosikletle tanıştırmıştı...

    Derken Akyarlar’a vardık.


     

     @
     054 - 2007-04-08 13:42


     

     @
     055 - 2007-04-08 14:59


     

     @
     056 - 2007-04-08 14:59

    Akyarlarda oteli bulunan arkadaşım ismail’e uğradık.
    Bodrum’a 3 yıldır gitmemiştim ,özlem giderdik.

    Akyarlar, Bodrum yarımadasının en sevdiğim koyu, yarımadanın diğer koylarındaki yoğunluk burada min seviyelerde.Gitmeyi düşünenlere www.akyarlarotel.com ‘u öneririm.


     

     @
     057 - 2007-04-08 15:00


     

     @
     058 - 2007-04-08 15:21

    İsmail’in kiyafetinden hava sıcaklığını tahmin edebilirsiniz.
    Sahilde güneşlenip denize girenler vardı.


     

     @
     059 - 2007-04-08 15:21


     

     @
     060 - 2007-04-08 16:18

    İsmail ile güzel bir öğlen yemeği yiyip sahilde yürüyüş yaptıktan sonra bağla koyuna doğru devam ettik.
    Bağla koyu:


     

     @
     061 - 2007-04-09 11:43


     

     @
     062 - 2007-04-09 11:44

    Sahilden bitez gümbet üzerinden bodrum’a ulaştık.Ertesi gün dönüş yolu
    Sabah 1100gibi kahvaltı sonrası yola çıktık .
    Bafa gölünde mola vermeden olmazdı.


     

     @
     063 - 2007-04-09 11:44


     

     @
     064 - 2007-04-09 11:44


     

     @
     065 - 2007-04-09 12:00


     

     @
     066 - 2007-04-09 12:00


     

     @
     067 - 2007-04-09 11:44

    Ve dönüş yolu:

    Gönderilen May 14 2008, 12:21 AM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 3 comment(s)
    Etiketi :

  •   Gezi raporu - Mengen, Devrek, Alapli

    Wed, Apr 30 2008 20:03
    1,274 Okundu  

     Italya


     

     @
     001 -

    Sonbaharin bitisi gezisi icin bolu-zonguldak-duzce ucgenine karar verdik.
    Rotamiz su sekilde:


     

     @
     002 -

    GPS izimiz:


     

     @
     003 - 2006-11-25 15:35

    Boluya ulastiktan sonra gokcesu uzerinden mengen yoluna devam ettik.


     

     @
     004 - 2006-11-25 15:36


     

     @
     005 - 2006-11-25 15:36


     

     @
     006 - 2006-11-25 15:43

    Yol boyu dereler bizi yanliz birakmadi.


     

     @
     007 - 2006-11-25 15:43


     

     @
     008 -

    Derken mengen’e vardik.
    Pazaryeri tarafinda olan sirinyazi goletine dogru yola koyulduk.


     

     @
     009 - 2006-11-25 16:26


     

     @
     010 - 2006-11-25 16:26


     

     @
     011 - 2006-11-25 16:26


     

     @
     012 - 2006-11-25 16:28


     

     @
     013 - 2006-11-25 16:36


     

     @
     014 - 2006-11-25 16:43

    Bir sure sonra yol micir daha sonra da stabilizeye dondu.


     

     @
     015 - 2006-11-25 16:45

    Uzaktan sirinyazi goleti.


     

     @
     016 - 2006-11-25 16:47


     

     @
     017 - 2006-11-25 16:48

    Ve golete vardik.
    Mini bir yuruyus yaptik.(rakim 1090mt)


     

     @
     018 - 2006-11-25 16:53


     

     @
     019 - 2006-11-25 16:54


     

     @
     020 - 2006-11-25 16:54


     

     @
     021 - 2006-11-25 16:57


     

     @
     022 - 2006-11-25 16:58


     

     @
     023 - 2006-11-25 16:58


     

     @
     024 - 2006-11-25 17:00


     

     @
     025 - 2006-11-25 17:01


     

     @
     026 - 2006-11-25 17:01


     

     @
     027 - 2006-11-25 17:03


     

     @
     028 - 2006-11-26 11:46

    Mengende bir gece konakladiktan sonra ertesi sabah motorun isi gostergesi +5 dereceyi gosteriyordu. Yerdeki cigin-nemin kalkmasi icin biraz daha bekledik 10.30 gibi yola koyulduk
    İlk hedefimiz devrek.


     

     @
     029 - 2006-11-26 11:47


     

     @
     030 - 2006-11-26 11:53


     

     @
     031 - 2006-11-26 11:54


     

     @
     032 - 2006-11-26 11:56


     

     @
     033 - 2006-11-26 11:57


     

     @
     034 - 2006-11-26 12:20


     

     @
     035 - 2006-11-26 12:56

    Devrekte meshur pekmezli simidi tatmadan gecmedik.


     

     @
     036 - 2006-11-26 12:57


     

     @
     037 - 2006-11-26 12:58


     

     @
     038 - 2006-11-26 13:16

    Bastonculari da ihmal etmedik.


     

     @
     039 - 2006-11-26 13:19


     

     @
     040 - 2006-11-26 13:19


     

     @
     041 - 2006-11-26 13:51

    Devrekten ayrilip Ormanli-Alaplı yoluna saptik.
    Babadag gecidini gecip...
    Ormanliya dogru devam ettik.


     

     @
     042 - 2006-11-26 14:01


     

     @
     043 - 2006-11-26 14:11


     

     @
     044 - 2006-11-26 14:11


     

     @
     045 - 2006-11-26 14:12


     

     @
     046 - 2006-11-26 14:12


     

     @
     047 - 2006-11-26 14:13


     

     @
     048 - 2006-11-26 14:14


     

     @
     049 - 2006-11-26 14:15


     

     @
     050 - 2006-11-26 14:15

    Ormanlidan sonra sis bastirmaya basladi. Mecburen guzergahi kisalttik.
    Akcakoca yolundayiz.


     

     @
     051 - 2006-11-26 15:29


     

     @
     052 - 2006-11-26 15:30


     

     @
     053 - 2006-11-26 15:31


     

     @
     054 - 2006-11-26 20:01

    Bu da gezi hatirasi kasimpatilar
    Donuste duzceden sonra ciddi sis vardi. Hava kararmadan eve donduk.

    Gönderilen Apr 30 2008, 08:03 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 3 comment(s)

  •   Gezi Raporu - Kibriscik, Beypazari 800 km

    Wed, Apr 30 2008 20:02
    2,097 Okundu  

     Italya


      

    Gezi Raporu: Kıbrısçık-Beypazarı


     

     @
     001 -

    1.Gün Istanbul-Bolu-Kıbrısçık-Beypazarı 400km
    2.Gün Beypazarı-Nallıhan-Sarıcakaya-İnhisar-Hamitabat-Bilecik-Pelitözü-Aydoğdu-İznik-Yalova-İst. 400km

    Cumartesi sabah kahvaltımızı edip yola koyulduk Beypazarına vakitlice varmak istediğimiz için otoyolu tercih ettik.Kaynaşlı gişelerden çıkıp Bolu’ya vardık. Gölcük devamında tırmanıp Kıbrısçık yoluna devam ettik.

    Gezimizin genel rotası: (turuncu 1.gün , lacivert 2.gün)


     

     @
     002 -

    Bu da GPS izimiz:


     

     @
     003 - 2007-07-07 11:49

    Boluya vardığımızda 11:30 gibi hava 22 derece civarında idi. Tırmanışa başladık.


     

     @
     004 - 2007-07-07 11:56

    Aladağ göletine yaklaşırken ısı 12da 15 dereceye indi. Yolda üşüyenler oldu.


     

     @
     005 - 2007-07-07 12:10

    İleride bu yeşili çok arayacağız.


     

     @
     006 - 2007-07-07 12:15

    ##


     

     @
     007 - 2007-07-07 12:15

    ##


     

     @
     008 - 2007-07-07 12:17

    Kızık Yaylasını geçip


     

     @
     009 - 2007-07-07 12:26

    Kıbrısçık istikametine sapıyoruz.


     

     @
     010 - 2007-07-07 12:41

    ##


     

     @
     011 - 2007-07-07 12:42

    Yolda sayısız yayladan geçiyoruz.Irtifa 1300-1650mt civarında.


     

     @
     012 - 2007-07-07 12:44

    ##


     

     @
     013 - 2007-07-07 12:48

    Kurbağaları ürkütmeden bir poz verelim.


     

     @
     014 - 2007-07-07 13:43

    Kıbrısçık’a vardığımızda çay molası veriyoruz.
    Çok güzel eski ahşap evler var Kıbrısçık ve köylerinde.


     

     @
     015 - 2007-07-07 13:43

    ##


     

     @
     016 - 2007-07-07 14:03

    Kısa molanın ardından Yazıca Köyünde ikinci mola...
    Tüm köy bu evlerle bezeli.


     

     @
     017 - 2007-07-07 14:09

    ##


     

     @
     018 - 2007-07-07 14:08

    ##


     

     @
     019 - 2007-07-07 14:33

    Karaşar sapağına kadar 15km kadar yol çalışması eşliğinde devam ediyoruz.


     

     @
     020 - 2007-07-07 14:33

    ##


     

     @
     021 - 2007-07-07 14:36

    Geçtiğimiz geçitlerden biri:


     

     @
     022 - 2007-07-07 15:04

    Karaşar sapağından sonrainiş başlıyor. İnözü vadisinde yol alarak Beypazarına yaklaşıyoruz.
    Yol boyu tüm dereler çaylar kuru ne yazık ki.


     

     @
     023 - 2007-07-07 15:05

    Yolda sağlı sollu birçok mağara-kayaya oyulmuş eski yerleşim yerleri mevcut.


     

     @
     024 - 2007-07-07 15:06

    Beypazarına girip direk kalacağımız konağa eşyaları atıp sivilize olup yayan şehirturuna çıkıyoruz.

    Evliya Çelebi Beypazarı hakkında şunları söylemiş:
    “İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre “Germiyan Hezar” da derler.
    Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır. Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.
    Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi . Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.
    Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri . Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.
    Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir.
    Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı olurlar.
    Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur. Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir. Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede adında bir de türbesi vardır”

     

     @
     025 - 2007-07-07 17:12

    Şehirmerkezinde birçok eski cami mevcut bir kısmı ahşap(minareleri dahil)
    İncili Camii


     

     @
     026 - 2007-07-07 17:15

    ##


     

     @
     027 - 2007-07-07 17:24

    Restore edilmiş konakların çoğu yöresel yemek ve konaklama hizmeti veriyor.


     

     @
     028 - 2007-07-07 18:04

    ##


     

     @
     029 - 2007-07-07 18:29

    Hıdırlık tepesine offroad parkurundan yayan tırmanıyoruz. : )
    Güneş batmaya yakın.


     

     @
     030 - 2007-07-07 18:31

    ##


     

     @
     031 - 2007-07-07 18:45

    Hemen heryerde şu görüntü ortaya çıkıyor.
    Yapraklar tam sarmalık.


     

     @
     032 - 2007-07-07 18:47

    Suluhan:


     

     @
     033 - 2007-07-07 19:30

    Tereyağlı Beypazarı kurusunun tadına bakmadan edemedik.


     

     @
     034 -

    Yörede Gümüş Telkari çalışan çok sayıda kuyumcu var.
    Haliyle alışveriş için 1 saat kadar ayırdık. : )


     

     @
     035 -

    ##


     

     @
     036 - 2007-07-08 11:21

    Ertesi gün kahvaltı sonrası yola koyulduk ilk hedef nallihan kuş cenneti.
    Kuş cennetine yaklaşırken etkileyici bir manzara ortaya çıkıyor.


     

     @
     037 - 2007-07-08 11:28

    Nallıhan Kuş Cenneti 168den fazla kuş türüne ev sahipliği yapmakta. Yöre jeolojiye ilgi duyanlar içinde önemli malzeme sunuyor.


     

     @
     038 - 2007-07-08 11:31

    ##


     

     @
     039 - 2007-07-08 11:31

    ##


     

     @
     040 - 2007-07-08 11:32

    ##


     

     @
     041 - 2007-07-08 11:30

    ##


     

     @
     042 - 2007-07-08 11:37

    Kısa mola ardından yola devam ediyoruz. İstikamet Nallihan.


     

     @
     043 - 2007-07-08 11:43

    Nallihan sonrasında bitki örtüsü değişiyor.


     

     @
     044 - 2007-07-08 12:18

    ##


     

     @
     045 - 2007-07-08 12:58

    Nallıhan geçtikten sonra Sakarya Nehrinin kıyısında bir o yakaya bir bu yakaya geçerek devam ediyoruz.İrtifa azaldığı için sıcaklık 35 dereceye kadar çıkıyor.


     

     @
     046 - 2007-07-08 13:13

    ##


     

     @
     047 - 2007-07-08 16:44

    Ardından Sarıcakayada 1 saat kadar mola veriyoruz ağaç gölgesinde bol sıvı alımı. Söğüt’e varmadan hamitabat-küre köylerinden geçerek direkt Bilecik’e çıkıyoruz.
    Kısa bir mola daha.
    Bilecik saat kulesi:


     

     @
     048 - 2007-07-08 17:22

    Ardından Pelitözünden içeri sapıp Yenişehir’e doğru yola koyuluyoruz.


     

     @
     049 - 2007-07-08 17:54

    ##


     

     @
     050 - 2007-07-08 17:55

    ##


     

     @
     051 - 2007-07-08 18:01

    Yer yer kumul bölgelerden de geçerek İznik yoluna çıkıyoruz.

    Ardından akşam yemeğini İznikte tamamlayıp evlere dönüş.
    Gönderilen Apr 30 2008, 08:02 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 3 comment(s)

  •   Gezi Raporu - Ayvalik (Sakız ve Lor diyari) 900 km.

    Wed, Apr 30 2008 20:00
    1,757 Okundu  

    Italya


     

     


     

     @
     001 -

    Ege mutfağının zengin çeşitlerini tatmayı ve Ayvalık’ın o tatlı esintisini hissetmeyi özlemiştik. Biz de bu haftasonu Ayvalık’a gitmeğe karar verdik.
    Ayvalık yıllardır gittiğimiz şirin bir ilçe, ne var ki her gidişimizde farklı yerleri ve tatları keşfediyoruz.
    Evden biraz geç hareket etmek zorunda kaldığımız için gidişte anayolu izliyoruz.
    Rotamız şu şekilde: (turuncu gidiş-lacivert dönüş)
    Gidiş: Ist-Bursa-Karacabey-Balıkesir-Edremit-Ayvalık
    Dönüş: Ayvalık-Edremit-Altınoluk-Balıkesir-Dursunbey-Harmancık-Orhaneli-Bursa-Ist


     

     @
     002 -

    GPS izimiz:


     

     @
     003 - 2007-09-07 17:15


     

     @
     004 - 2007-09-07 19:12

    Edremite yaklaştıkça hava bulutlanmaya başlıyor.


     

     @
     005 - 2007-09-07 19:13

    Ayvalık’a varıp otelimize yerleştikten sonra şehirmerkezine doğru yürüyoruz.


     

     @
     006 - 2007-09-07 19:28

    Biraz yiyecek atıştırıp Cunda(Alibey) adasına geçiyoruz.


     

     @
     007 - 2007-09-07 22:53

    Cundadaki balık lokantalarında güzel bir akşam yemeği sonrası taş kahvede çay içmeden buranın keyfi çıkmıyor.


     

     @
     008 - 2007-09-07 22:54


     

     @
     009 - 2007-09-08 07:31

    Ertesi sabah hava pırıl pırıl


     

     @
     010 - 2007-09-08 07:31


     

     @
     011 - 2007-09-08 07:53


     

     @
     012 - 2007-09-08 07:54

    Erken kalkıp Ayvalık sokaklarında sabah yürüyüşüne çıkıyoruz.


     

     @
     013 - 2007-09-08 08:03


     

     @
     014 - 2007-09-08 08:04


     

     @
     015 - 2007-09-08 08:05


     

     @
     016 - 2007-09-08 08:12


     

     @
     017 - 2007-09-08 08:18

    Koruk suyumuz içmeyi ihmal etmiyoruz.


     

     @
     018 - 2007-09-08 08:22

    Şehirmerkezinde kiliseden dönüştürülmüş camiilerden birisi.Çınarlı camii.(Agios Yorgis Kilisesi)


     

     @
     019 -


     

     @
     020 - 2007-09-08 08:27

    Tavan süslemeleri


     

     @
     021 - 2007-09-08 20:31

    İç görünüm


     

     @
     022 -


     

     @
     023 - 2007-09-08 08:47


     

     @
     024 - 2007-09-08 08:47

    Saatli camii (Agios Yannis Kilisesi)


     

     @
     025 - 2007-09-08 08:50


     

     @
     026 - 2007-09-08 08:56

    Daracık sokaklarda her kapı birbirinden hoş.


     

     @
     027 - 2007-09-08 09:10


     

     @
     028 - 2007-09-08 09:10


     

     @
     029 - 2007-09-08 10:39

    Sabah yürüyüşünden sonra kahvaltımızı edip tekne turuna katılmaya karar veriyoruz. Şehirmeydanı


     

     @
     030 - 2007-09-08 10:47

    Limandaki günlük tur yapan tekneler.


     

     @
     031 - 2007-09-08 10:47

    Uzaklarda kaz dağları...


     

     @
     032 - 2007-09-08 11:33


     

     @
     033 - 2007-09-08 11:47

    Cunda adasındaki eski yetiştirme yurdu binası


     

     @
     034 - 2007-09-08 11:48

    Arkada taksiyarhis kilisesi


     

     @
     035 - 2007-09-08 12:06

    Cunda adasının arka tarafındaki saklı koylarda sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen evlerden biri.


     

     @
     036 - 2007-09-08 15:01

    Ufukta Midilli


     

     @
     037 - 2007-09-08 16:39

    Sayısı 15’i bulan iri ufaklı adaların bir kısmını gezdikten sonra Cunda adasında mola.


     

     @
     038 - 2007-09-08 16:47

    Ayvalık tatlarından bir tanesi.


     

     @
     039 - 2007-09-08 17:37


     

     @
     040 - 2007-09-08 17:47


     

     @
     041 - 2007-09-08 17:51


     

     @
     042 - 2007-09-08 18:04


     

     @
     043 - 2007-09-08 18:05

    Ayvalık’a dönüş.


     

     @
     044 - 2007-09-08 18:08

    Türkiyedeki manzarası en güzel belediye binalarından biri.


     

     @
     045 - 2007-09-08 18:14

    Lor tatlısı ve lor baklavasının tadına bakmadan geçmek ayıp olurdu.


     

     @
     046 - 2007-09-08 18:22


     

     @
     047 - 2007-09-09 12:44

    Bu arada fırınlanmış höşmerim de gerçekten çok güzel. Tavsiye edilir.
    Şeker değerlerimiz tavan yaptıktan sonra ertesi gün Ahmet ile buluşmak üzere üzülerek Ayvalıktan ayrılıyoruz.


     

     @
     048 - 2007-09-09 12:53

    Ahmetle birkaç saat geçirip özlem giderdikten sonra (tam da o gün ahmetin doğum günü idi)


     

     @
     049 - 2007-09-09 14:21

    Yeni yağhaneyi geziyoruz. Hazırlıklar son aşamada.Montaj tam hız ile devam ediyordu.


     

     @
     050 - 2007-09-09 14:28


     

     @
     051 - 2007-09-09 18:02


     

     @
     052 - 2007-09-09 18:02

    Ardından yola koyulup Dursunbey-Harmancık-Orhaneli yolu üzerinden dönüyoruz.


     

     @
     053 - 2007-09-09 18:23


     

     @
     054 - 2007-09-09 18:24

    Dursunbey civarındaki asma ahşap köprüler gerçekten çok hoşumuza gidiyor.

    900 km süren bu gezimizin dönüşünde aklımız hala Ayvalıkta kalıyor....


    Gönderilen Apr 30 2008, 08:00 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 5 comment(s)

  •   Kure Dagları Milli Parki - Sonbahar

    Tue, Apr 29 2008 23:24
    4,532 Okundu  

    Italya


     

    Gezi Raporu: Küre Dağları Milli Parkı-Sonbahar

    29 Ekim tarihindeki 3 günlük tatili fırsat bilip Küre Dağları Milli Parkına gitmeğe karar verdik. Özellikle sonbaharın tüm renklerini görebileceğimiz bu tarihler bölgenin gezilmesi için ideal.


     

     @
     001 - 2007-10-27 13:01

    1.Gün: İst-Bolu-Gökçesu-Mengen-Eskipazar-Karabük-Eflani-Pınarbaşı-Azdavay


     

     @
     002 - 2007-10-27 13:27

    Bolu Dağında mola verdikten sonra Gökçesu-Mengen’e doğru devam ediyoruz.
    Sonbaharın renkleri Bolu Dağını aştıktan sonra daha belli ediyor kendini.


     

     @
     003 - 2007-10-27 13:53

    Bolu’yu geçer geçmez Gökçesu Mengen yoluna sapıyoruz


     

     @
     004 - 2007-10-27 14:16

    Yoldan manzaralar


     

     @
     005 - 2007-10-27 14:22


     

     @
     006 - 2007-10-27 14:24


     

     @
     007 - 2007-10-27 14:42


     

     @
     008 - 2007-10-27 14:49

    Mengen’i geçtikten sonra Pazarköy-Eskipazar yolunu takip ederek 1440 rakımlı Çilekbeli geçidine tırmanıyoruz. Geçide gelmeden bir mola anı.


     

     @
     009 - 2007-10-27 15:10

    Çilekbeli geçidi civarında çok sayıda yayla var. Pazarköy-Çilekbeli arası ise gerçekten inanılmaz doğal güzellikler barındırıyor. Yolda bir tane sincap gördüm.
    Sonbaharda daha da güzel olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım.


     

     @
     010 - 2007-10-27 15:10


     

     @
     011 - 2007-10-27 15:12


     

     @
     012 - 2007-10-28 08:32

    Geçidi aştıktan sonra Eskipazar’a iniş başlıyor. Derelerden birinin yatağındaki sararmış kavaklar görülmekte.

    Ardından hava biraz bulutlanıyor. Karabük’ü geçip Eflani üzerinden Azdavay’a varıyoruz.

    2.Gün: Azdavay-Pınarbaşı-Valla Kanyonu-Azdavay Şelalesi

    Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz bölgesinin Kastamonu ve Bartın ili sınırlarında kalmakta. Küre Dağları Milli Parkı Batı Karadeniz bölgesinin Küre Dağları üzerinde zengin ağaç çeşitliliği, flora ve fauna ile yaban hayatına sahip. Kullanıma açılmamış bakir yerlerden biri. Milli Park çevresinde Azdavay-Pınarbaşı,Ulus,Bartın. Kurucaşile, Amasra ve Cide ilçeleri bulunmakta. Milli Park içerisinde geyik, karaca, ayı, kurt, tilki, çakal, tavşan, yaban domuzu, ötücü kuşlar ve yırtıcı kuşlar ile birlikte sürüngenlerde mevcut. Milli Park, bünyesinde bulundurduğu kanyonlar, vadiler, mağaralar ve karstik şekiller açısından jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerlerine sahip bir alan. 2000 yılında bu bölge Milli Park ilan edildi.


     

     @
     013 - 2007-10-28 08:34

    Sabah kahvaltımızı ettikten sonra Azdavay’da ufak bir yürüyüş yapıyoruz. Aşıklar Köprüsü-Azdavay



     

     @
     014 - 2007-10-28 08:41

    İlçe merkezinde çokça ıhlamur ağacı mevcut. Haliyle bölgenin balı da gayet güzel. Önerilir.


     

     @
     015 - 2007-10-28 10:49

    Kahvaltı ardından Pınarbaşına hareket ediyoruz. İlk durağımız restore edilmiş 200 yıllık Pınarbaşı Paşa Konağı.


     

     @
     016 - 2007-10-28 10:39

    Detay


     

     @
     017 - 2007-10-28 10:40


     

     @
     018 - 2007-10-28 10:42


     

     @
     019 - 2007-10-28 10:46

    Konak bahçesinden manzaralar


     

     @
     020 - 2007-10-28 10:49

    Pencere detayı


     

     @
     021 - 2007-10-28 10:50


     

     @
     022 - 2007-10-28 10:51

    Pınarbaşı manzaraları
    Yörede çoğu bina ahşap, evlerin çoğu kütükten yapılma(özellikle köylerde). Bölgedeki kadınlar hala yöresel kıyafetleri ile dolaşmakta.


     

     @
     023 - 2007-10-28 11:05


     

     @
     024 - 2007-10-28 11:05

    Pınarbaşına vardıktan sonra Valla kanyonuna doğru devam ediyoruz. Yolda gördüğümüz bir grup mantar


     

     @
     025 - 2007-10-28 11:10


     

     @
     026 - 2007-10-28 11:20


     

     @
     027 - 2007-10-28 11:24

    Yöredeki konaklama tesislerinden birinde mola veriyoruz. Doğa muhteşem.


     

     @
     028 - 2007-10-28 11:26


     

     @
     029 - 2007-10-28 11:29


     

     @
     030 - 2007-10-28 11:31


     

     @
     031 - 2007-10-28 11:46

    Kanyon yolundan manzaralar... İnsan bu renk cümbüşü içerisinde kendini bir başka hissediyor.


     

     @
     032 - 2007-10-28 12:10


     

     @
     033 - 2007-10-28 12:10


     

     @
     034 - 2007-10-28 12:05


     

     @
     035 - 2007-10-28 12:23

    Uzaktan Valla Kanyonu


     

     @
     036 - 2007-10-28 12:23

    Valla köyüne doğru yol alıyoruz.


     

     @
     037 - 2007-10-28 12:33


     

     @
     038 - 2007-10-28 12:37


     

     @
     039 - 2007-10-28 12:47


     

     @
     040 - 2007-10-28 12:47

    Kanyonu görebileceğimiz bir seyir noktasına doğru yürüyüşe başlıyoruz.


     

     @
     041 - 2007-10-28 12:50

    Meşe palamutları


     

     @
     042 - 2007-10-28 12:51

    Kışın kullanılan kızaklar.


     

     @
     043 - 2007-10-28 12:58


     

     @
     044 - 2007-10-28 13:02


     

     @
     045 - 2007-10-28 13:05

    Valla kanyonu seyir noktalarından birindeyiz.
    Valla kanyonu Cide istikametinde 12 km uzunluğunda yan duvar kayaların yüksekliği yer yer 800-1300 metreye ulaşan, girişi son derece zor olan bir kanyon. Bu kanyon sarp kayalıklar ve bu kayalıklarda kartal, akbaba, atmaca, doğan ve diğer tüm yabani av hayvanlarını bünyesinde barındırmakta. Dünyanın 2. büyük kanyonu olduğu söylenmekte.


     

     @
     046 - 2007-10-28 13:45


     

     @
     047 - 2007-10-28 13:45

    Orman denizi içinden tekrar geçip Azdavay Şelalesine doğru yol alıyoruz.


     

     @
     048 - 2007-10-28 15:36

    Çeşit çeşit mantarlar var bu bölgede.


     

     @
     049 - 2007-10-28 16:18

    Sonbahar’ın renklerini tüm coşkusu ile yaşıyoruz.


     

     @
     050 - 2007-10-28 16:19


     

     @
     051 - 2007-10-28 16:30


     

     @
     052 - 2007-10-28 16:30


     

     @
     053 - 2007-10-28 17:04


     

     @
     054 - 2007-10-28 17:04

    Köylerden birinden geçerken evin bahçesinden bir ceylan dikkatimizi çekiyor. Evin sahipleri yavruyu bir köpek saldırısından zorla kurtarmışlar.


     

     @
     055 - 2007-10-28 17:06


     

     @
     056 - 2007-10-28 17:19


     

     @
     057 - 2007-10-28 17:22

    Şelaleye varıyoruz.


     

     @
     058 - 2007-10-29 09:53

    Hava kararmaya başlıyor. Akşam temiz bol oksijenli havada uyuyup. Ertesi gün dönüş yoluna çıkıyoruz.

    3.Gün
    Azdavay-Pınarbaşı-Eflani-Karabük-Gerede-İstanbul
    Hava muhalefeti nedeni ile önceden planladığımız rotadan vazgeçip en çabuk varabileceğimiz yolu seçiyoruz maalesef.


     

     @
     059 - 2007-10-29 09:52


     

     @
     060 - 2007-10-29 09:57


     

     @
     061 - 2007-10-29 09:53

    Dönüş yolundan birkaç manzara.
    Eflani sonrası yağışlı yer yer bulutlu bir hava ile vakitlice eve varıyoruz.
    Sonbaharın bu günlerinde 20 Ekim-10 Kasım Yaprakdöken ormanlara sahip Küre Dağları gerçekten bir renk şöleni sunuyor. Ölmeden önce görülmesi gereken yerlerden biri. Kanyon, mağara, şelale gibi trekking içeren aktiviteleri yaz aylarında yapmak daha iyi olur. Zemin yağışlı mevsimlerde biraz çamurlu olabiliyor.

     

     @
     062 -

    Gönderilen Apr 29 2008, 11:24 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 11 comment(s)
    Etiketi :

  •   Tire-Birgi-Karine

    Fri, Apr 25 2008 23:40
    1,735 Okundu  

     Italya


     

    4 günlük bayram tatilinden faydalanarak rotamızı Güney Ege’ye çevirdik. Bayram trafiğini de göz önüne alarak gidiş yolunu az tercih edilen Orhaneli-Dağardı-Selendi-Ödemiş üzerinden yaptık.(600km)
    Bursa Özdilekte kahvaltı ettikten sonra Orhaneli yoluna saptık. Bu rotayı en son mayıs başı gibi yapmıştık. İlkbaharın coşkusu yoktu tabii ki, sonbaharın hüznü çökmüştü heryere.


     

     @
     001 -

    Geçerken baharda mola verdiğimiz, kelebek fotoğrafları çektiğimiz yerlere baktım da sanırım en güzel mevsim ilkbahar.
    Gezi toplamı 1500km.


     

     @
     002 - 2007-10-11 14:39

    İlk ve son günlerde yolumuzun uzun ve günlerin kısa oluşu sebebi ile az mola vererek geçirdik.


     

     @
     003 - 2007-10-11 14:44

    Selendi civarlarında bir tulumba başı mola.


     

     @
     004 - 2007-10-11 14:52


     

     @
     005 - 2007-10-11 18:03

    Kula’ya yaklaştıkça volkanik oluşumlar göze çarpıyor(Peribacaları, vb.). Sadece bu yöreyi gezmek için bir haftasonu ayırmayı düşünüyoruz.

    2.mola noktamız Salihlide odun köftemizi yedikten sonra Bozdağ’a tırmanıyoruz.


     

     @
     006 - 2007-10-11 18:13


     

     @
     007 - 2007-10-14 10:05

    Gün batarken Ödemiş’e inişe geçiyoruz. Ardından Tire üzerinden Kuşadasına varıyoruz. Hakan ve benim lastik rodaji yaptığımız 600km.lik virajlı yolun verdiği yorgunluk sonucu güzel bir uyku çekiyoruz.


     

     @
     008 -

    Ertesi sabah pırıl pırıl bir güneş ile uyanıyoruz.


     

     @
     009 -

    2.günün rotası.


     

     @
     010 -

    GPS izimiz.

    2.günümüzü Tire- Birgi ilçelerine ayırdık. Yolu biraz uzatıp ülkemizdeki motosiklet sürücüleri için en güzel yollardan biri olan İncirliova-Tire yoluna giriyoruz. 50km boyunca tek şeritli bir asfalt yol ve sürekli çok dar çaplı virajlar.


     

     @
     011 - 2007-10-12 12:54

    Rotadan bir kısım.


     

     @
     012 - 2007-10-12 12:55

    Bu yolun ortalarında mola veriyoruz. Dönmekten başımızın döndüpte dursak dediğimiz bir nokta.


     

     @
     013 - 2007-10-12 12:55

    Mola ardından Tire’ye doğru devam ediyoruz.


     

     @
     014 - 2007-10-12 13:14


     

     @
     015 - 2007-10-12 13:15

    Yol çok virajlı ve dar olduğu için sanırım tek bir taşıt görmedik.


     

     @
     016 - 2007-10-12 13:20


     

     @
     017 - 2007-10-12 13:25

    Üçler geçidine geldiğimizde yaklaşık 1000metreden Ödemiş ovasına bakıyoruz. Aşağıdaki yerleşim Tire.


     

     @
     018 - 2007-10-12 13:25


     

     @
     019 - 2007-10-12 14:01

    Geçitten dar firketeleri dönerek Tireye yaklaşıyoruz.
    Bölgenin ot yemekleri meşhur. Bu kadar yoldan sonra karnımız acıkıyor tabii ki.


     

     @
     020 - 2007-10-12 14:10

    Kaplan köyünde yemek molası veriyoruz.


     

     @
     021 - 2007-10-12 15:19


     

     @
     022 - 2007-10-12 15:05


     

     @
     023 - 2007-10-12 15:37

    Yemeğin üzerine karadut reçelli Lorumuzu yiyoruz. Lor gerçekten çok iyi idi.


     

     @
     024 - 2007-10-12 15:37


     

     @
     025 - 2007-10-12 15:55

    Ufak tefek alışveriş sonrası Tire’nin içini gezmeyi bir dahaki sefere bırakıp Birgi’ye doğru devam ediyoruz.


     

     @
     026 - 2007-10-12 15:56


     

     @
     027 - 2007-10-12 15:56

    Tire sokakları Restore edilip konaklama tesisine çevrilmiş eski bir Tire evi.(Foto giderken çekildiği için biraz eksik kusura bakmayın)


     

     @
     028 - 2007-10-12 16:42


     

     @
     029 - 2007-10-12 16:42

    Kısa bir sürüşün ardından Birgi’ye varıyoruz.
    Birgi çok fazla rengin olmadığı, genellikle yamaca kurulu tek katlı evlerden oluşan, sade, sessiz ve sakin bir yer. Ancak bu dokuya oldukça tezat görkemli bir konak var ilçede. (Çakırağa Konağı)
    Ziyaret saati bitmeden önce burayı geziyoruz.


     

     @
     030 - 2007-10-12 16:44

    Konak çevresindeki birkaç ev de kamulaştırılıp Konak bahçesine katılmış.


     

     @
     031 - 2007-10-12 16:45


     

     @
     032 - 2007-10-12 16:45


     

     @
     033 - 2007-10-12 16:46

    Evleri geçince Konak tüm ihtişamı ile sizi karşılıyor.


     

     @
     034 - 2007-10-12 16:48


     

     @
     035 - 2007-10-12 16:47


     

     @
     036 - 2007-10-12 16:50

    Bahçesinde nar, mandalina ağaçları ve çeşitli süs bitkileri var.


     

     @
     037 - 2007-10-12 16:48

    Konağı gezmeğe başlıyoruz.
    Konak 1761 yılında yaptırılmış. Konaktaki duvar resimleri 19.yy.a tarihleniyor uzmanlarca. Konağın üç katlı dış sofası ve çift köşk odası var. Alt kat duvarları taş örgü, diğer duvarlar ise ahşap çatı içine dolma teknikle inşa edilmiş. Taş döşeli alt katta hizmetçi, nöbetçi, bekleme odaları ve ahır; dik merdivenle çıkılan ara katta da kışın kullanıldığı düşünülen alçak tavanlı odalar yer alıyor. Üst kat planı ara katta olduğu gibi sofalı uzun dikdörtgen iki sekilikli, iki çıkma ve iki köşk odalı. Ayrıca eyvan ve taht köşk de bulunuyor.


     

     @
     038 - 2007-10-12 16:54

    Kapılar farklı desenlerle boyanmış.


     

     @
     039 - 2007-10-12 16:50


     

     @
     040 - 2007-10-12 16:51

    1.kattan bahçe manzarası
    Detaylar:


     

     @
     041 - 2007-10-12 16:52


     

     @
     042 - 2007-10-12 16:52


     

     @
     043 - 2007-10-12 16:53

    Konak restorasyonuna 1977 yılında Kültür Bakanlığı tarafından başlanılmış 1983 yılında tamamlanmış.

     

     @
     044 - 2007-10-12 16:56


     

     @
     045 - 2007-10-12 16:57


     

     @
     046 - 2007-10-12 16:59

    Konağın sahibi deri işiyle uğraşan ve çok zengin olan Şerif Aliağa'nın, biri İstanbullu, diğeri İzmirli olmak üzere iki eşi varmış. Eşleri memleket hasreti çekmesin diye odalarına İzmir Saat Kulesi'nin çevresini ve İstanbul Boğazı'nı gösteren resimler yaptırmış. Salonda bir de Alanya Kızıl Kulesi'nin bulunduğu resim var.


     

     @
     047 - 2007-10-12 17:00


     

     @
     048 - 2007-10-12 17:06


     

     @
     049 - 2007-10-12 17:06


     

     @
     050 - 2007-10-12 17:01


     

     @
     051 - 2007-10-12 17:02

    üst kattan manzara.


     

     @
     052 - 2007-10-12 17:08

    Bahçedeki ağacın birini üzerinde limon,portakal ve mandalina vardı.


     

     @
     053 - 2007-10-12 17:07


     

     @
     054 - 2007-10-12 17:08

    Görülmesi gereken yerlerden biri Çakırağa Konağı


     

     @
     055 - 2007-10-12 17:16


     

     @
     056 - 2007-10-12 17:25


     

     @
     057 - 2007-10-12 17:27


     

     @
     058 - 2007-10-12 17:27


     

     @
     059 - 2007-10-12 17:19

    Biraz Birgi içerisinde yürüyüroz.


     

     @
     060 - 2007-10-12 17:20

    Camilerden birinin avlusunda soluklanıyoruz.


     

     @
     061 - 2007-10-12 17:22


     

     @
     062 - 2007-10-12 17:24


     

     @
     063 - 2007-10-12 17:31

    Aydınoğlu Mehmet Bey camii.


     

     @
     064 - 2007-10-12 17:31


     

     @
     065 - 2007-10-12 17:34

    Biraz da tüm yükümüzü çeken motorlarımız...


     

     @
     066 -

    Nar isteyen var mı?
    Birgiyi dolaştıktan sonra Tire-Selçuk üzerinden Kuşadasına dönüyoruz.

    3.günü Dilek Yarımadası Milli Parkına ve Karine’ye ayırdık.
    Rotamız


     

     @
     067 - 2007-10-13 11:22


     

     @
     068 - 2007-10-13 11:25

    Dilek Yarımadası Milli Parkı ülkemizin en önemli değerlerinden biri. Milli Parkın yemyeşil yamaçları, hayranlık uyandıran dağları, gizemli kanyonları ve tertemiz koyları var. Dilek Yarımadası Milli Parkı soyu tükenmiş kabul edilen Anadolu parsının bir zamanlar yaşadığı yer olarak biliniyor.


     

     @
     069 - 2007-10-13 11:28

    Girişteki gişeden geçtikten sonra jandarma noktasına kadar 11km tutan yolu alıyoruz.
    Yolun ilerisi Samos adasına 2km mesafede olması sebebi ile giriş özel izin gerektiriyor.


     

     @
     070 - 2007-10-13 11:36

    Hava biraz bulutlandı


     

     @
     071 - 2007-10-13 11:36


     

     @
     072 - 2007-10-13 11:58


     

     @
     073 - 2007-10-13 11:58

    Yolun sonuna kadar gittikten sonra Olukludere Kanyonunda kısa bir yürüyüş yapmaya karar veriyoruz.


     

     @
     074 - 2007-10-13 11:59

    Hepimizin dikkat etmesi gereken bir tabela.


     

     @
     075 - 2007-10-13 11:59


     

     @
     076 - 2007-10-13 11:59


     

     @
     077 - 2007-10-13 11:59


     

     @
     078 - 2007-10-13 11:59


     

     @
     079 - 2007-10-13 11:59


     

     @
     080 - 2007-10-13 12:00

    Motorumuzu bırakıp araç girişi yasak olan kanyonda yürüyüşe başlıyoruz.


     

     @
     081 - 2007-10-13 12:19


     

     @
     082 - 2007-10-13 12:19


     

     @
     083 - 2007-10-13 12:21


     

     @
     084 - 2007-10-13 12:22

    Milli parkta sonbahar


     

     @
     085 - 2007-10-13 12:31


     

     @
     086 - 2007-10-13 12:32


     

     @
     087 - 2007-10-13 12:32


     

     @
     088 - 2007-10-13 13:00

    Yol boyu Yabani Siklamenler bize eşlik ediyor.

    Toplam yürüyüş parkuru 14km (tek yön)
    Buraya tam bir gün ayırmak gerekiyor. Biz toplamda 2km yürüdük. İlkbahar için şimdiden notumuzu aldık.


     

     @
     089 - 2007-10-13 13:01


     

     @
     090 - 2007-10-13 13:02

    Millipark’tan çıkmadan son manzaralar...


     

     @
     091 - 2007-10-13 13:49


     

     @
     092 - 2007-10-13 14:08

    Millipark sonrası dağın arka yamacındaki Doğanbey-Karine yolundayız.


     

     @
     093 - 2007-10-13 14:08

    Dalyanları geçerek yolun sonuna yaklaşıyoruz.


     

     @
     094 - 2007-10-13 14:39

    Yolun sonunda şirin mi şirin bir balık lokantası


     

     @
     095 - 2007-10-13 14:40

    Kırmızı begonviller


     

     @
     096 - 2007-10-13 14:40


     

     @
     097 - 2007-10-13 15:48


     

     @
     098 - 2007-10-13 15:47


     

     @
     099 - 2007-10-13 15:58

    Uzakta balıkçılar


     

     @
     100 - 2007-10-13 15:43

    Alp ve Aslıyı biraz erken yolcu ediyoruz. O gece izmirde kalacaklar. Yolları bizden daha uzun.


     

     @
     101 - 2007-10-13 15:52


     

     @
     102 - 2007-10-13 15:52


     

     @
     103 - 2007-10-13 15:52


     

     @
     104 - 2007-10-13 16:01

    Günbatımına yakın manzaralar...


     

     @
     105 - 2007-10-15 22:20


     

     @
     106 - 2007-10-13 16:02

    Ertesi gün kahvaltısı için bir adet narımız oldu.


     

     @
     107 - 2007-10-13 16:23


     

     @
     108 - 2007-10-13 16:25


     

     @
     109 - 2007-10-13 16:30

    Günbatımında Dalyan manzarası eşliğinde dönüş yolundayız.


     

     @
     110 - 2007-10-13 17:54

    Biz dönüş yolunda Sökede Aslının ablasına uğrayıp ufaklığı görüyoruz.

    Son gün 4.gün rotası:


     

     @
     111 -


     

     @
     112 - 2007-10-14 10:05

    Bayram dönüşü trafiğine kalmamak için IDO tercih ediyoruz.


     

     @
     113 - 2007-10-14 13:49

    Pazar sabah kalktığımızda hava muhteşemdi, ancak Akhisardan sonra havanın soğuyacağını bildiğimizden içliklerimizi giyip yola çıkıyoruz.

    Son olarak Akhisar Ramizde köfte molası Hiç yağmur yemeden feribota ulaşıp gezimizi sonlandırıyoruz.

    Gönderilen Apr 25 2008, 11:40 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 6 comment(s)
    Etiketi :

  •   Kastamonu-Sinop(Küre-Cangal Dağları) 5 gun, 1.750 km

    Sat, Apr 05 2008 21:43
    1,801 Okundu  

     karadeniz


     

    Gezi Raporu: Kastamonu-Sinop(Küre-Cangal Dağları) (20-24 Haziran 2007)

    5 gün ayırdığımız bu turda serin bir havada sürüp bolca doğa ile başbaşa kaldık.
    İlk gün rotamız direk kastamonu.
    1.Gün Istanbul-Bolu-Gerede-Ilgaz-Kastamonu (500km)


     

     @
     001 -

    İlk günün rotası:


     

     @
     002 -

    Tüm gezinin GPS izi..


     

     @
     003 - 2007-06-17 14:06

    Vakitlice Kastamonu’ya varmak istediğimiz için otoyolu tecih ettik. Yeniçağa çıkışında daha hala bahar vardı.


     

     @
     004 - 2007-06-17 15:14

    Ilgaz yolunda Zagor Hatıra Ormanı tabelası önünde molamızı veriyoruz. : (


     

     @
     005 - 2007-06-17 16:26

    Ardından Ilgaz dağı tırmanışına başlıyoruz. Ve geçitteyiz.


     

     @
     006 - 2007-06-17 16:45

    Milli Park içerisine giriyoruz. Kayak pistlerinin olduğu bölgede inekler otluyor. : )


     

     @
     007 - 2007-06-17 16:51

    Ardından keyifli bir yolla Kastamonuya doğru inişe geçiyoruz.


     

     @
     008 - 2007-06-17 17:14

    Yol boyunca Ilgaz dağı florası bizleri oldukça etkiliyor.


     

     @
     009 - 2007-06-17 17:16


     

     @
     010 - 2007-06-17 17:17


     

     @
     011 - 2007-06-17 17:18


     

     @
     012 - 2007-06-17 17:50

    Ardından Kastamonuya varıyoruz. Depomuzu dolduruyoruz (en son evden çıkarken doldurmuştuk) : ) Benzinlikte bizi bu şirin çıtçıt karşılıyor.(Kastamonu SHELL)
    Benzinlikte neredeyse mini bir hayvanat bahçesi oluşturmuşlar. Tertemiz bir yer.


     

     @
     013 - 2007-06-18 07:28

    Direk konağa eşyaları bırakıp sivil kıyafetlerle yürüyüşe çıkıyoruz.


     

     @
     014 - 2007-06-17 19:12

    Kastamonu çok eski bir yerleşim yeri. M.Ö. 18. yüzyılda Gaslar’ın yurdu olduğu biliniyor. Sonraları Hititler, Frigler, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Pontus Rumları, Roma ve Bizans egemenliklerini tanımış. Roma döneminde kurulan Paflagonia’nın merkezi Pompeipolis bugünkü Taşköprü ilçesinin bulunduğu yer.
    Kastamonu Kalesinden görebileceğiniz gibi kent ortasından geçen dereyle ikiye ayrılıyor. Kentin içinde dolaştığınızda da geçmişi yansıtan Kastamonu evleri göreceksiniz. Zamanında zengin bir kent olduğunu, göreceğiniz eski konaklardan anlayacaksınız.
    Biz Kastamonuyu çok sevdik.

    Sivilize olduktan sonra şehirmerkezine yürüyoruz. Nasrullah Camii ve Şadırvanı tüm haşmeti ile bizi karşılıyor.
    Şadırvan:


     

     @
     015 - 2007-06-17 19:28

    Haliyle 500km yoldan geldik ve yemek için kendimizi buraya kadar sakladık.
    Direk soluğu restore edilmiş bir konakta yöresel yemekler sunan Eflanili Konağında alıyoruz.
    Banduma ve ekşi müthiş birleşim..


     

     @
     016 - 2007-06-17 19:40

    Dilerseniz bahçesinde dilerseniz konak içerisinde yemek yiyebiliyorsunuz.


     

     @
     017 - 2007-06-17 20:14


     

     @
     018 - 2007-06-17 20:19

    Valilik, PTT, Adliye,.... gibi tüm kamu kuruluşlarının olduğu meydandaki parkta biraz dolaşıyoruz.


     

     @
     019 - 2007-06-17 20:18


     

     @
     020 - 2007-06-17 20:20

    Vilayet binası ve Şerife Bacı Anıtı:
    Vilayet Binası ülkemizdeki vilayet binaları içerisinde en güzellerinden.

    Şerife Bacı’nın öyküsü şöyle: "1921,22 kışı çok sert geçti. İnsanın içini bile donduran soğuğa rağmen İnebolu’dan Ankara’ya cephane taşıyan kafilede bulunanlardan Şerife Bacı, tipi altında şehrin kapısı sayılan Kışlaönü’ne kadar gelebildi. Cephaneleri askerlerimize teslim etmesine çok az mesafe kalmasına karşın, kağnısının üzerinde donarak şehit oldu. Onu bulduklarında, üzerindeki buz kesmiş yorganı kaldıranlar bir ağlama sesi duydular. Top gülleleri arasında, çulların arasında gizlenmiş kundakta bir bebeğin sesiydi bu. Annesi ölmüş, o yaşıyordu."


     

     @
     021 - 2007-06-18 07:22

    Ardından çekme helvamızı alıp konakladığımız tarihi konağa dönüyoruz.
    Çekme helva 1800'lü yıllardan bugüne uzanan bir geçmişe sahip. Padişahlar tarafından sarayda çektirilen helva (nam-ı diğer saray helvası), Kastamonu'nun da simgesi. Un tereyağında kavruluyor. Meyane soğurken şekerle su kaynatılıp mermer taşına dökülüyor. Ağartılarak meyaneyle birlikte birbirine yedirilip sakız haline getiriliyor. Arada atıştırmak için ideal. : )


     

     @
     022 - 2007-06-18 07:25

    Konak ana giriş kapı kilidi:


     

     @
     023 - 2007-06-18 08:54

    Kahvaltıdaki üryani eriği marmeladı gerçekten çok başarılı.
    Üryani eriği bu bölgeye has yetişen bir erik cinsi. Sabah kahvaltımızdan sonra istikamet Kastamonu Kalesi.

    Nasrullah Camii (1506)


     

     @
     024 - 2007-06-18 08:55


     

     @
     025 - 2007-06-18 08:56


     

     @
     026 - 2007-06-18 09:05

    Kale eteklerinde çok sayıda tarihi konak dikkati çekiyor.


     

     @
     027 - 2007-06-18 09:09


     

     @
     028 - 2007-06-18 09:44


     

     @
     029 - 2007-06-18 09:27

    Kaleden şehir manzarası..


     

     @
     030 - 2007-06-18 10:02

    Kale inişinde otel olarak işletilen Osmanlı Sarayını geziyoruz.
    Muhteşem bir bina..


     

     @
     031 - 2007-06-18 10:20

    Restore edilerek el sanatları çarşısına dönüştürülen Münire Medresesini geziyoruz.
    Ufak tefek alışveriş yapıyoruz.
    Tarihi tezgahlar hala iş başında...


     

     @
     032 - 2007-06-18 10:20


     

     @
     033 - 2007-06-18 11:04

    Çarşıdan görüntü:


     

     @
     034 - 2007-06-18 12:40

    Vakit öğleye yaklaşıyor.
    Konağa dönüp giyiniyoruz. İstikamet Devrekani....


     

     @
     035 -

    2.günün rotası şu şekilde.


     

     @
     036 - 2007-06-18 12:44

    İstikamet Devrekani-Yaralıgöz Dağı-Çatalzeytin
    Devrekaniye varmadan acı fren yaptıran manzaralar....


     

     @
     037 - 2007-06-18 13:00

    Lavanta tarlası:


     

     @
     038 - 2007-06-18 13:01


     

     @
     039 - 2007-06-18 13:32

    Ve Yaralıgöz Geçidine yaklaşıyoruz.
    1100metre üzeri irtifada flora coşmuş vaziyette...


     

     @
     040 - 2007-06-18 13:51

    Nihayet Yaralıgöz Dağı göründü...


     

     @
     041 - 2007-06-18 13:52

    İnişe geçiyoruz.


     

     @
     042 - 2007-06-18 13:53

    İnanın fotoların birkaç misli daha güzel etraf...
    Tüm gezi boyunca sadece şu virajda bir köpek kovalamaya çalıştı. : )


     

     @
     043 - 2007-06-18 13:56


     

     @
     044 - 2007-06-18 14:03


     

     @
     045 - 2007-06-18 14:05


     

     @
     046 - 2007-06-18 14:06


     

     @
     047 - 2007-06-18 14:34

    Bir mola anı...
    Köyün şehitleri için yaptırılmış çok şık bir anıt.
    Aslı uzakdoğulu motorcu uyku pozisyonuna geçmiş.. : )


     

     @
     048 - 2007-06-18 14:35


     

     @
     049 - 2007-06-18 15:12

    Derken Çatalzeytin’e varıyoruz sahilde çay molası.
    Hey gidi Karadeniz...


     

     @
     050 - 2007-06-18 16:07

    Kısa bir yemek molası ardından istikamet İnebolu


     

     @
     051 - 2007-06-18 16:35


     

     @
     052 - 2007-06-18 16:42


     

     @
     053 - 2007-06-18 17:09

    İnebolu’dan Küre’ye sapıyoruz. Yol boyu kilometrelerce maden taşıma hatları gözümüze çarpıyor. Ne yazıkki atıl bir yatırım olarak kalmış. Kullanım dışı.(Kamyon mafyası) Yörede bakır ve pirit madeni çıkmakta.


     

     @
     054 - 2007-06-18 17:11

    Bu senin modası asfalt erirse diye tırmanış şeritlerine kum-mıcır dökülüyor.


     

     @
     055 - 2007-06-18 17:18

    Karacehennem Boğazı..
    Gerçekten etkileyici...


     

     @
     056 - 2007-06-18 17:21

    Tarihi taş köprüler artık emekliye ayrılmış..


     

     @
     057 - 2007-06-18 17:25


     

     @
     058 - 2007-06-18 17:48

    Seydiler-Kastamonu yolunda ilerliyoruz.


     

     @
     059 - 2007-06-18 18:07


     

     @
     060 - 2007-06-18 18:08

    Kastomonu’ya yaklaşırken ileride kara bulutlar görünüyor. Meğersem biz varmadan 1 saat önce dolu yağmış. Yollardan dereler akıyordu.
    Şehirde biraz dolaşıp akşam yemeğimizi yedikten sonra ertesi günkü Sinop yolculuğuna hazırlanıyoruz.


     

     @
     061 -

    3.günün rotası :


     

     @
     062 - 2007-06-19 10:23

    Yola çıkmadan şehirmerkezinde bulunan Ev kaya mezarları görmek istedik.


     

     @
     063 - 2007-06-19 10:50

    Ardından Daday yolundaki Kasaba köyüne doğru yola koyulduk. Bu köydeki Mahmut Bey Camii gerçekten görmeye değer. Şu sıralar restorasyon işleri devam ediyor.
    Mahmutbey Camii Selçuklu ve Beylikler dönemi ahşap camiler geleneğinin güzel örneklerinden. 1388'de Candaroğlu Mahmut Bey tarafından yaptırılmış. Ahşap kapı kanatları eski yazı ve bitkisel motiflerle süslü. Düz ahşap üzerine renkli boya ile yapılan kalem işleri de çok başarılı. Vandalizme uğramamış ender yerlerden.

    Köyde güzel ahşap evlerde var.


     

     @
     064 - 2007-06-19 11:01


     

     @
     065 - 2007-06-19 11:01


     

     @
     066 - 2007-06-19 11:02

    Geçme ahşap evler..


     

     @
     067 - 2007-06-19 11:04


     

     @
     068 - 2007-06-19 11:05

    Camii içinden görüntüler:


     

     @
     069 - 2007-06-19 11:08


     

     @
     070 -

    *geniş açı (alıntı)


     

     @
     071 - 2007-06-19 11:58

    Kasaba köyünden ayrılıp Sarmısağı ile meşhur Taşköprü yolundayız.
    Yolda bizden başka ikitekerlilerde var.


     

     @
     072 - 2007-06-19 12:05

    Girişte bizi tarihi taşköprü karşılıyor.


     

     @
     073 - 2007-06-19 12:21

    Soluğu Adil Ustada alıyoruz. O da ne biraz geç kaldık sanırım sipariş kapanmış. Abi kalmadı demezmi. Neyse uzaklardan geldik vs. diyerek biraz beklemek şartı ile 2 porsiyon sözü alıyoruz. Bu arada gelenler 2-3kg.lık paketleri götürüyorlar.


     

     @
     074 - 2007-06-19 12:27


     

     @
     075 - 2007-06-19 12:26

    Menüde Büryan Kebap ve soğan var sadece.
    Çatal isteğe bağlı.


     

     @
     076 - 2007-06-19 12:51


     

     @
     077 - 2007-06-19 14:07

    Kendi depomuzu fulledikten sonra Hanönünü geçip Ayancık istikametine dönüyoruz. Hedef Akgöl.
    Tırmanışa başlıyoruz.


     

     @
     078 - 2007-06-19 14:15


     

     @
     079 - 2007-06-19 14:19


     

     @
     080 - 2007-06-19 14:23

    Tam zirvede Akgöl geçidinde sola dönerek Akgöl’e doğru yola koyuluyoruz. Yol stabilize.
    Bölgede bolca ayı ve yaban domuzu var.
    Motorlu taşıt sesi duyunca yola inmiyorlar ancak yayalar için tehlike arz edebilir.
    Stabilize yol göle kadar 5 km. sürüyor.


     

     @
     081 - 2007-06-19 14:27


     

     @
     082 - 2007-06-19 14:38

    Ve Akgöldeyiz.


     

     @
     083 - 2007-06-19 14:42


     

     @
     084 - 2007-06-19 14:57


     

     @
     085 - 2007-06-19 15:03

    Orman İşletme Şefliğindeki çalışanlar çay ikram ediyorlar sağolsunlar. Biraz laflıyoruz.
    Yaz sezonu için hazırlık yapıyorlar.
    Cangal dağlarının florası gerçekten müthiş. Doğadan toplanan bitkiler bu bölgede sergilenecek, hazırlıklar devam ediyor.


     

     @
     086 - 2007-06-19 15:41

    Erfelek şelalelerine de uğramak istediğimiz için 7 km ilerideki (orman yolu) inaltı mağarasını pas geçmeye karar veriyoruz. Bir sonraki sefere...
    Tekrar asfalta dönüş...


     

     @
     087 - 2007-06-19 15:46


     

     @
     088 - 2007-06-19 15:56


     

     @
     089 - 2007-06-19 16:06


     

     @
     090 - 2007-06-19 17:06

    Birazdan bu göletin etrafını dolaşarak Tatlıca(Erfelek) takım şelalelerine gideceğiz.


     

     @
     091 - 2007-06-19 17:41

    Yaklaşık 7 km iri kayalı bir yoldan şelaleye ulaşmaya çalışıyoruz.


     

     @
     092 - 2007-06-19 17:47

    Şelalelere varmadan gölet kıyısında mini şelaleler beliriyor. Şanssızlığımız yol inşaatına denk gelişimiz. Greyder kırılmış kayaları yola seriyordu.


     

     @
     093 - 2007-06-19 18:06

    Ve zorlu bir yoldan sonra Erfelek (Tatlıca) takım şelalerindeyiz. Erfelek merkezinin yaklaşık 15 kilometre güneyinde "Tatlıca Takım Şelaleleri" nin aktığı vadi, seki şeklinde birbirine dökülen irili ufaklı 28 şelale barındırıyor. Tırmanmayı kolaylaştırmak için ip merdivenler ve halatlar mevcut. İleride sadece buraya bir gün ayırıp 28 şelaleyi de görmek istiyoruz. Sinop’a geç kalmamak için sadece ilk ikisini görebildik.


     

     @
     094 - 2007-06-19 18:11


     

     @
     095 - 2007-06-19 18:11


     

     @
     096 - 2007-06-19 18:56

    1 saat kadar vakit geçirdikten sonra taşlı kayalı yoldan asfalta dönüş.


     

     @
     097 - 2007-06-19 19:27

    Sinop’a doğru devam ediyoruz.


     

     @
     098 - 2007-06-19 19:29

    Sinop’a gelip çarpan balığı yemeden dönmek olmaz diyip geceyi noktalıyoruz.


     

     @
     099 -


     

     @
     100 - 2007-06-20 12:03

    Denize karşı kahvaltımızı ettikten sonra Sinop yarımadasını turlamak üzere yola koyuluyoruz.
    Sinop merkez:


     

     @
     101 - 2007-06-20 12:05

    Ada yolunu takip ederek eski radar istasyonuna yaklaşıyoruz.


     

     @
     102 - 2007-06-20 12:10

    Sinop plajları olsun, tesisleri olsun, coğrafi yapısı olsun güney sahillerinden farksız.


     

     @
     103 - 2007-06-20 12:45

    Ada turu tamamlandıktan sonra Akliman ve Hamsilos koyuna dönüyoruz.
    Uzun plajlar var. Yarımadanın kuzey tarafındaki denize karadeniz , güney tarafına ise akdeniz diyorlar sinopta. : )


     

     @
     104 - 2007-06-20 12:55

    Hamsilos fiyordu:


     

     @
     105 - 2007-06-20 12:55


     

     @
     106 - 2007-06-20 13:23

    Hamsilos ardından İnceburun yolundayız.7-8 km kadar tamamen mıcır dökülmüş bir yolda devam ediyoruz. Neyseki araç işleyen bir yol değil.
    Anadolunun en kuzey noktasındayız.


     

     @
     107 - 2007-06-20 13:24


     

     @
     108 - 2007-06-20 14:52

    Tekrar Sinop’a dönüp Boyabat istikametine sapıyoruz. İstikamet Dranaz Geçidi.
    Tırmanışa devam.


     

     @
     109 - 2007-06-20 14:56

    Gezi boyunca öğle vakti min. 16 derece max. 26 derece gördük haziran ayı için gayet iyi değerler.
    Yolların virajlı olduğunu söylememe gerek yok sanırım.


     

     @
     110 - 2007-06-20 15:00

    Mola anlarından biri.
    Çangal dağlarının güzelleri....


     

     @
     111 - 2007-06-20 15:00


     

     @
     112 - 2007-06-20 15:02


     

     @
     113 - 2007-06-20 15:02


     

     @
     114 - 2007-06-20 15:03

    Yeşilden farklı renk olmayan karelerde var tabii ki.


     

     @
     115 - 2007-06-20 15:05


     

     @
     116 - 2007-06-20 15:23

    Meşhur hairpinlerin olduğu bölüme geliyoruz.


     

     @
     117 -


     

     @
     118 - 2007-06-20 15:05


     

     @
     119 - 2007-06-20 19:41

    Hairpinlerden sonra Boyabat’a varmadan sağa dönüp Taşköprü-Kastamonu yolundan devam ediyoruz. Akşamüstü Kastamonu Saat Kulesinde çay içeceğiz.


     

     @
     120 - 2007-06-20 19:42


     

     @
     121 - 2007-06-20 19:48

    Kuleden şehir manzarası... Çay sonrası yöresel yemeklerin tadına bakıp ertesi gün için hazırlıkları yapıyoruz.


     

     @
     122 -

    5.gün rotası : (lacivert hat)
    Kastamonu-Araç-Safranbolu-Yeniçağa-İst. (500km)


     

     @
     123 - 2007-06-21 09:28

    Sabah kahvaltıdan sonra Müzeyi gezmeğe karar veriyoruz. Müzedeki eski Kastamonu fotoğrafları dikkatimizi çekiyor. Zamanında tüm Kastamonu bu şirin konaklarla bezeli imiş.


     

     @
     124 - 2007-06-21 09:29


     

     @
     125 - 2007-06-21 13:24

    Müzeyi gezdikten sonra ne taraftan gitsek acaba 1 gün daha uzatıp Amasradan mı geçsek diyoruz. Daha sonraki haftalara malzeme ayırmak için vazgeçiyoruz. Karar verildi istikamet Safranbolu-Yörük Köyü..
    Yola çıkarken Ilgaz dağı kara bulutlarla kaplı idi.


     

     @
     126 - 2007-06-21 13:25

    Araç’ı geçerek yolumuza devam ediyoruz.Yol çok keyifli.


     

     @
     127 - 2007-06-21 14:33

    Ve öğle yemeği molası için Yörük Köyüne uğruyoruz.


     

     @
     128 - 2007-06-21 14:40

    Köy haftaiçi olduğu için bomboştu. H.sonları tur otobüsleri ile dolu oluyor.
    Mevcut pansiyondan başka yeni bir otel de açılmış. Konaklama için cazip bir köy.
    Yemek hazırlanana kadar konak sahibi necati bey bize bahçesini gezdiriyor bahçenin sonundaki kiraz ağacına bizi bırakıyor, siz biraz oyalanın yemek hazırlanıncaya kadar diyerek. : )


     

     @
     129 - 2007-06-21 14:40

    Bahçeden köyün manzarası....


     

     @
     130 - 2007-06-21 17:19

    Yörük Köyünün sakinleri çoğunlukla yaz aylarında geliyorlar. Sahipleri genelde büyükşehirlerde fırıncılıkla uğraşıyor. Köyde bir tane dokuyu bozacak bina yok. Gerçekten çok güzel bir mekan.

    Yemek yediğimiz konak-pansiyonun içerisini geziyoruz.


     

     @
     131 - 2007-06-21 17:20


     

     @
     132 - 2007-06-21 17:21


     

     @
     133 - 2007-06-21 17:49

    Ardından bahçede yemeğimizi ev sahipleri ile birlikte yiyoruz. Bizden başka kimse yok zaten.


     

     @
     134 - 2007-06-21 17:26

    Bu arada kapıya bir hollandalı çift geliyor. Ev sahipleri yabancı dil bilmediği için tercümanlık görevi bize düşüyor. Odalarını gösteriyorum vs....Türkiye turundan dönüyorlarmış,ardından bahçede uzun süren sohbetin ardından daha gidecek 400km yolumuz olduğunu hatırlıyoruz. Köy içinde biraz yürüyüş yapıyoruz.


     

     @
     135 - 2007-06-21 17:27


     

     @
     136 - 2007-06-21 17:31


     

     @
     137 - 2007-06-21 17:32


     

     @
     138 - 2007-06-21 17:35


     

     @
     139 - 2007-06-21 17:36


     

     @
     140 - 2007-06-21 17:37

    Meşhur Kastamonu karanfili:


     

     @
     141 - 2007-06-21 17:42


     

     @
     142 - 2007-06-21 17:44


     

     @
     143 - 2007-06-21 17:44

    Ardından ev sahipleri ile ve misafirlerle vedalaşıp dönüş yoluna geçiyoruz.
    5 günde toplamda 1750km civarında yol yapmış oluyoruz.....

    Gönderilen Apr 05 2008, 09:43 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 11 comment(s)
    Etiketi :

  •   Türküler ve Masallar Diyarına Yolculuk 1.600 km

    Thu, Mar 20 2008 22:55
    3,182 Okundu  

     Dogu


     

    Gezi Raporu: Doğu Anadolu - Türküler ve Masallar Diyarına Yolculuk 1.600 km


     

     @
     001 -

    Gün 1: Dadaşlar Diyarı Erzurum

    Gezi tarihi: 10-18 Ağustos
    Yazın kavurucu günlerinde memleketimizin en serin bölgesine gitmeğe karar verdik.
    Kendimizi Erzurum’a attık. Sıcaklık öğlen +25 derece nem yok.
    Öğleden sonraları uzun kollu birşeyler giymek gerekiyor.Ağustos ayında gerçekten bölge çok keyifli.
    Gezimiz toplamda Erzurumdan Erzurum’a 7 gün 2000km sürdü.
    Rota genel : Turuncu hat


     

     @
     002 -

    GPS izimiz:
    Genel:


     

     @
     003 - 2007-08-10 17:34

    Erzurum şehir merkezi Kars Kapısından başlar ve Cumhuriyet meydanına uzanan Cumhuriyet caddesi etrafında gelişmiştir. Tarihi yapıların çoğu da bu çevrede.
    Ulu camii, Çifteminareli medrese, Yakutiye medresesi,Taşhan.....vb.
    Otelimize yerleştikten sonra minibüsle şehirmerkezine iniyoruz.
    Havuzbaşı olarak anılan bu havuzda kışın su donduğu için açık buzpateni pisti olarak kullanılıyormuş.(Erzurumda kar 6 ay kalkmıyor)


     

     @
     004 - 2007-08-10 17:36

    Yürüyüşe devam ediyoruz. Erzurum genelde bakımlı düzenli bir şehir , Doğu Anadolu bölgesindeki tüm vilayetlerin içerisinde en bakımlısı olduğunu söyleyebilirim.


     

     @
     005 - 2007-08-10 17:43

    İlk önce bizi Yakutiye Medresesi karşılıyor.(1310 yapım tarihi)
    Taçkapının işçiliği görülmeye değer


     

     @
     006 - 2007-08-10 17:45

    ##


     

     @
     007 - 2007-08-10 17:42

    ##


     

     @
     008 - 2007-08-10 17:42

    ##


     

     @
     009 - 2007-08-10 17:47

    Birkaç detay:


     

     @
     010 - 2007-08-10 17:46

    ##


     

     @
     011 - 2007-08-10 17:57

    ##


     

     @
     012 - 2007-08-10 17:59

    Ardından Yakutiye Medresesinin hemen arkasındaki Lalapaşa Camii bizi karşılıyor.(1562 yapımı)


     

     @
     013 - 2007-08-10 17:59

    ##


     

     @
     014 - 2007-08-10 18:00

    ##


     

     @
     015 - 2007-08-10 18:02

    ##


     

     @
     016 - 2007-08-10 18:06 Ulucamii.

    Palandöken dağlarının gözü herzaman şehrin üzerinde.
    Palandöken dağlarında yaklaşık 140 kelebek türü barınıyor.Baharın geldiği aylarda kelebek gözlemcileri için muhteşem bir yer.


     

     @
     017 - 2007-08-10 18:07

    Ulucamiiyi geçince tüm haşmeti ile Çifte Minareli Medrese karşımıza çıkıyor.


     

     @
     018 - 2007-08-10 18:08

    Çifte Minareli Medrese

    2 dönüme yakın alan kaplayan bu devasa medrese avlulu ve 2 katlı. Kuzey cephedeki taç kapı gerçek bir şaheser.


     

     @
     019 - 2007-08-10 18:10

    ##


     

     @
     020 - 2007-08-10 18:09

    ##


     

     @
     021 - 2007-08-10 18:11

    Avludan görüntüler:


     

     @
     022 - 2007-08-10 18:16

    ##


     

     @
     023 - 2007-08-10 18:22

    Taçkapıdan detay


     

     @
     024 - 2007-08-10 18:39

    Çifteminareli medreseyi gezdikten sonra az aşağıdaki Gürcü kapıya inip Cağ kebap ve kadayıf dolmasının tadına bakıyoruz.


     

     @
     025 - 2007-08-10 18:40

    Ardından dönüşte hemen Yakutiye medresesinin altındaki Taşhan (Rüstempaşa bedestenini geziyoruz)


     

     @
     026 - 2007-08-10 19:18

    Bu han oltu taşı satıcılarının mekanı olarak hala aktif.
    Ufak tefek alışveriş sonrası otele dönüş ertesi gün hedef Yusufelinin derin kanyonları ve Şavşat-Sahara Milli Parkı.


     

     @
     027 -

    Gün 2: Erzurum-Tortum-Yusufeli-Şavşat

    Ertesi gün sabah kahvaltımızı edip yola çıkıyoruz.
    2.günün rotası:


     

     @
     028 -

    2.günün GPS izi :


     

     @
     029 - 2007-08-11 10:33

    Hedefimiz Tortum gölü ve şelalesi
    Yoldan manzaralar:


     

     @
     030 - 2007-08-11 11:12

    Kuzeye gittikçe coğrafya sarplaşmaya başlıyor.


     

     @
     031 - 2007-08-11 11:15

    ##


     

     @
     032 - 2007-08-11 11:54 Kireçli köprüsü

    Tortum çayının yanından yolumuza devam ediyoruz.


     

     @
     033 - 2007-08-11 12:00

    ##


     

     @
     034 - 2007-08-11 11:59

    Uzundereye 3km. kadar mesafede Üngüzek kalesi yola sarp bir kayanın tepesinden bakıyor.


     

     @
     035 - 2007-08-11 12:01

    ##


     

     @
     036 - 2007-08-11 12:23

    Tortum gölüne doğru yaklaşıyoruz.
    Heyelan sonucu Tortum çayının önünün kapanması ile oluşmuş olan bu göl Erzurum’a 120km mesafede.


     

     @
     037 - 2007-08-11 12:27

    Yakın vakitte şiddetli bir yağış olduğu için yolun bir kısmı granüler malzeme ile dolmuştu.


     

     @
     038 - 2007-08-11 12:29

    Yol Tortum gölünü çevreleyen dağları aşarak devam ediyor.


     

     @
     039 - 2007-08-11 12:29

    Çayın göle döküldüğü yerde balık tutanlar vardı.


     

     @
     040 - 2007-08-11 12:33

    ##


     

     @
     041 - 2007-08-11 12:30

    ##


     

     @
     042 - 2007-08-11 12:30

    ##


     

     @
     043 - 2007-08-11 12:33

    Arka fonda geldiğimiz yol görünmekte.
    Tırmanışa devam.


     

     @
     044 - 2007-08-11 12:34

    ##


     

     @
     045 - 2007-08-11 12:39

    ##


     

     @
     046 - 2007-08-11 12:43

    Gölün ortasına yakın bir bölgedeki yarımada üzerinde bir restoran mevcut. Öğle yemeğimizi burada yemeğe karar verdik. İşletme sahibi göl kenarına kalmak isteyen olabilir düşüncesi ile 2 çadır koymuş. Kamp için uygun bir yer. İşyeri sahibi yakında websitesi de açacaklarını söylemişti. Düzgün, keyifli bir yer. Bu gölün karşı yakasında bahçeler bulunmakta ve köylüler eşekleri de sandala yükleyip çalışmak için karşı yakaya geçiyorlar. Hayvanların hiç kıpırdamaması büyük önem arzediyor. Gölün kenarındaki Balıklı köyünün sakinlerinin büyük çoğunluğu büyük şehirlerde elektrik tesisat işleri ile uğraşıyor. Restoranda tatil için gelen yerli halk ile ettiğimiz sohbet sırasında buı bilgileri öğrendik. Buraları gezmeğe geldik deyince garip baktılar önceleri. Doğu Anadolu genelinde ilk tanışmada neden geldiniz, nereden geldiniz, ne iş yaparsınız vb. sorularla karşılaştık. Defineci ya da farklı amaçla gelen yabancılardan çok çekmişler belli ki.
    Hep bir tedirginlik hakim bölgede. Biraz sohbet koyulaşınca ortam yumuşuyor tabi.


     

     @
     047 - 2007-08-11 12:43

    Gölde sandal kiralayıp gezinti de yapabilirsiniz.


     

     @
     048 - 2007-08-11 14:03

    Ardından gölün hemen bitimindeki Tortum Şelalesine gidiyoruz. Mevsim itibariyle çok su olmamasına rağmen etkileyici.Bahar aylarında su çok olduğu zamanlar seyir noktalarında ıslanılıyormuş. Su düşüş yüksekliği 48 metre (yaklaşık 16 katlı bir bina) Bu şelale Türkiyenin en yüksek , Dünyanın ise 12. büyük şelalesi.


     

     @
     049 - 2007-08-11 14:19

    Şelaleyi gördükten sonra Yusufeli’ne yaklaştıkça irtifa azalmaya, vadiler dikleşmeğe, sıcaklık artmaya başladı. Civardaki 2-3 görülmesi gereken kiliseyi sıcak nedeni ile atlamak zorunda kaldık.


     

     @
     050 - 2007-08-11 14:26

    Vadiler o kadar derinleşti ki gökyüzünü görebilmek için kafamızı neredeyse tamamen yukarı çevirmemiz gerekti.


     

     @
     051 - 2007-08-11 14:31

    ##


     

     @
     052 - 2007-08-11 14:55

    Oltu ve Tortum çaylarının katılımı ile Çoruh nehri iyice azgınlaştı. (Ağustos ayında böyle ise Mayıs-Haziranda nasıl olur diye düşündük yol boyu)


     

     @
     053 - 2007-08-11 15:17

    Bazı yerlerde kayanın içi oyularak yapılmış mini tünelimsi yerlerden geçtik.
    Bahar ayları çoktan geçtiği için kafamıza taş düşme olasılığı daha azdı. : )


     

     @
     054 - 2007-08-11 15:18

    ##


     

     @
     055 - 2007-08-11 15:18

    ##


     

     @
     056 - 2007-08-11 15:19

    ##


     

     @
     057 - 2007-08-11 15:57

    Artvin-Ardanuç ayrımı


     

     @
     058 - 2007-08-11 16:00

    Berta köprüsü-1878 yapımı
    Artvin’e sapmayıp Şavşat istikametine devam ediyoruz.


     

     @
     059 - 2007-08-12 07:42

    ##


     

     @
     060 - 2007-08-11 18:01

    ##


     

     @
     061 - 2007-08-11 18:01

    Biraz sonra ileride kara bulutlar beliriyor.
    Yol üstünde yemek molası veriyoruz. Yağmur dinince yola devam ediyoruz.
    Şavşat girişinde Şavşat kalesi karşılıyor bizleri. 9.yy.dan kalma bu kale gayet diri bir şekilde ayakta idi. Görünüşü etkileyici.


     

     @
     062 - 2007-08-11 18:07

    Yağmur Gürcistan tarafına kaydı bize de gökkuşağı kaldı.


     

     @
     063 - 2007-08-11 18:18

    Şavşatı geçer geçmez etrafı bir yeşildir kapladı. Hava serinlemeye başladı.


     

     @
     064 - 2007-08-11 18:29

    ##


     

     @
     065 - 2007-08-12 07:44

    Kalacağımız motele yerleşip ertesi gün için bilgi alışverişinde bulunduk.
    Ertesi gün bu civardaki yaylalardan bir kısmını gezeceğiz.


     

     @
     066 - 2007-08-12 11:21

    Yok isviçrede değiliz. : )


     

     @
     067 -

    Gün 3: Şavşat-Çamlıbel Geçidi-Ardahan-Bilbilan Yaylası-Yalnızçam Geçidi-Ardanuç-Şavşat

    3.günün rotası: (lacivert hat)


     

     @
     068 -

    3.güne ait GPS izimiz:


     

     @
     069 - 2007-08-12 07:55

    Sabah odamızın hemen arkasında Yalnıçam Dağlarının zirvesinden gelen derenin sesi ile uyanıyorum. 1 saat kadar vakti sabah yürüyüşüne ayırıyorum.


     

     @
     070 - 2007-08-12 07:57

    ##


     

     @
     071 - 2007-08-12 08:12

    Sabah güneşinde Sahara Milli parkından manzaralar


     

     @
     072 - 2007-08-12 08:16

    ##


     

     @
     073 - 2007-08-12 08:21

    ##


     

     @
     074 - 2007-08-12 08:21

    Arılar iş başında....


     

     @
     075 - 2007-08-12 08:23

    ##


     

     @
     076 - 2007-08-12 10:55

    Kahvaltımızı ettikten sonra Çamlıbel geçidine doğru yola çıkıyoruz.


     

     @
     077 - 2007-08-12 10:56

    Manzara gerçekten etkileyici.


     

     @
     078 - 2007-08-12 10:58

    ##


     

     @
     079 - 2007-08-12 11:05

    ##


     

     @
     080 - 2007-08-12 11:06

    ##


     

     @
     081 - 2007-08-12 11:11

    Birçok viraj dönüp geçide yaklaşıyoruz.


     

     @
     082 - 2007-08-12 11:17

    ##


     

     @
     083 - 2007-08-12 11:21

    ##


     

     @
     084 - 2007-08-12 11:24

    Seyir noktalarından biri


     

     @
     085 - 2007-08-12 11:34

    ##


     

     @
     086 - 2007-08-12 11:36

    ##


     

     @
     087 - 2007-08-12 11:39

    Devam edip Geçitteki Kocabey Yaylasına ulaşıyoruz. 2600 mt irtifada otlayan koyunlar


     

     @
     088 - 2007-08-12 11:42

    Çamlıbel Geçidi (Tabelada 2640metre yazsa da gerçek irtifa 2450mt.)

    Bu geçitten sonra aslında Doğu Anadolu platosuna çıkmış bulunuyorsunuz. Buradan Van’a kadar irtifa genelde 2000mt.lerde seyrediyor


     

     @
     089 - 2007-08-12 11:44

    ##


     

     @
     090 - 2007-08-12 11:46

    ##


     

     @
     091 - 2007-08-12 11:57

    Ardahan’a doğru devam ediyoruz.


     

     @
     092 - 2007-08-12 11:57

    Ardahan’a girdiğinizde sizi kazlar karşılıyor.


     

     @
     093 - 2007-08-12 11:57

    ##


     

     @
     094 - 2007-08-12 12:04

    ##


     

     @
     095 - 2007-08-12 12:05

    Yol boyu yoldan geçen hayvanlara dikkat etmek gerek bu bölgede


     

     @
     096 - 2007-08-12 12:09

    ##


     

     @
     097 - 2007-08-12 12:33

    Ardahan’ı geçip Yalnızçam istikametine dönüyoruz. Hedef Bilbilan Yaylası (Yol 55km kadar toprak yayla yolu içeriyor.Yol Ardanuç’a bağlanıyor. Bu yol eski Rus yolu, kısmi taş kaplama. Yol çalışmaları hala devam ediyor bu yol yapımından emekli olan işçiler mevcut hala bitmemiş bir yol


     

     @
     098 - 2007-08-12 12:35

    ##


     

     @
     099 - 2007-08-12 12:58

    ##


     

     @
     100 - 2007-08-12 13:05

    Yoldan manzaralar.


     

     @
     101 - 2007-08-12 13:06

    Kinzi kalesi


     

     @
     102 - 2007-08-12 13:10

    ##


     

     @
     103 - 2007-08-12 13:11

    ##


     

     @
     104 - 2007-08-12 13:12

    ##


     

     @
     105 - 2007-08-12 13:16

    ##


     

     @
     106 - 2007-08-12 13:18

    Ruslardan kalan taş kaplama kısım


     

     @
     107 - 2007-08-12 13:24

    Mola anı


     

     @
     108 - 2007-08-12 13:25

    Yalnızçam zirvelerinden akan minik derecikler.
    Yalnızçam Dağlarında çok sayıda endemik kelebek yaşıyor.
    Bu mola anında çok farklı renklerde kelebek görme şansımız oldu.


     

     @
     109 - 2007-08-12 13:29

    ##


     

     @
     110 - 2007-08-12 13:46

    ##


     

     @
     111 - 2007-08-12 13:54

    Yayla ufukta


     

     @
     112 - 2007-08-12 13:55

    Ve Bilbilan Yaylasındayız.


     

     @
     113 - 2007-08-12 14:03

    ##


     

     @
     114 - 2007-08-12 14:13

    ##


     

     @
     115 - 2007-08-12 14:38

    Yaylada ilerlerken yanımızdan geçen bir araç gelin çay içelim diye bizi çağırıyor. Bizde teklifi geri çevirmiyoruz.


     

     @
     116 - 2007-08-12 14:45

    ##


     

     @
     117 - 2007-08-12 14:54

    Bilbilan Ardahan ile Artvin sınırında, yaylanın bir kısmında Ardahanlılar kalıyor, bir kısmında ise Hopa’lılar. Bizi Hopa’lı bir aile misafir etti. Birlikte çay içtik.
    Ailenin genç üyelerinin bir kısmı büyükşehirlerde çalışıyor. Büyükler ise Hopa’da yerleşik.
    Aile bireylerinin arasında 100 yaşını geçmiş bir amca da vardı.
    Rakım 2650metre ,güneşe çok yakın olunduğu için çok çabuk yanılıyor. Şemsiye burada yazı geçirenler için bir zorunluluk olmuş.


     

     @
     118 - 2007-08-12 15:14

    Yaylada biraz gezinti


     

     @
     119 - 2007-08-12 15:21

    Doğal kaynak suyu (baloncukları görebilirsiniz)
    Karpuz suyun soğukluğuna belirli bir süre dayanabiliyor.

    Yayladaki tek oteli ve altındaki restoranı misafir olduğumuz aile işletiyormuş.


     

     @
     120 - 2007-08-12 15:27

    Birkaç saat burada vakit geçirdikten sonra yola koyuluyoruz.


     

     @
     121 - 2007-08-12 16:26

    Muhteşem Yalnızçam geçidinden Ardanuç’a ineceğiz.
    Yol boyu güzel göletler, yaylalar göreceğiz.
    41° 1'48.48"N 42°16'50.15"E


     

     @
     122 - 2007-08-12 16:29

    ##


     

     @
     123 - 2007-08-12 16:30

    Yalnızçam geçidi inişi


     

     @
     124 - 2007-08-12 16:30

    ##


     

     @
     125 - 2007-08-12 16:39

    Bu irtifada ağaç olmadığı için tüm dağlar,tepeler yemyeşil bir örtü ile serili.


     

     @
     126 - 2007-08-12 16:40

    ##


     

     @
     127 - 2007-08-12 16:40

    ##


     

     @
     128 - 2007-08-12 16:44

    ##


     

     @
     129 - 2007-08-12 16:51

    ##


     

     @
     130 - 2007-08-12 16:53

    ##


     

     @
     131 - 2007-08-12 17:09

    Şehire uzak köylere beton daha gelmemiş.


     

     @
     132 - 2007-08-12 17:16

    Ardanuç’a doğru devam ediyoruz.


     

     @
     133 - 2007-08-12 17:19

    ##


     

     @
     134 - 2007-08-12 17:20

    ##


     

     @
     135 - 2007-08-12 17:34

    ##


     

     @
     136 - 2007-08-12 18:25

    Ardanuç’a gelince irtifa azalıyor. Derin kanyonlar kendini gösteriyor.


     

     @
     137 - 2007-08-12 18:29

    ##


     

     @
     138 - 2007-08-12 18:30

    ##


     

     @
     139 - 2007-08-12 18:31

    Cehennem Deresi kanyonu.
    Ürpertici.
    Cehennem Deresi kanyonu Colorado’daki Büyük kanyondan sonra bilinen 2. en büyük kanyon imiş.
    Kayaların arasında metrelerce yükseklikte ve uzunlukta incecik geçitler mevcut.


     

     @
     140 -

    Ardından Şavşat’a dönüp kaldığımız otele ulaşıyoruz.Ertesi gün Çıldır gölünde Sarı Balık yiyip Kars’a geçeceğiz.


     

     @
     141 -

    Gün 4: Şavşat-Ardahan-Çıldır Gölü-Kars

    4.günün rotası:


     

     @
     142 - 2007-08-13 11:00

    Sabah otelden ayrılıp Çamlıbel geçidine doğru 2.kere tırmanmaya başlıyoruz.


     

     @
     143 - 2007-08-13 10:55

    Yalnızçam Dağları


     

     @
     144 - 2007-08-13 11:05

    Şavşat’ın yaylaları


     

     @
     145 - 2007-08-13 11:15

    Geçide yakın seyir noktalarından biri....
    Aşağıda Karaköy ve Kirazlıköy


     

     @
     146 - 2007-08-13 11:17

    ##


     

     @
     147 - 2007-08-13 11:17

    ##


     

     @
     148 - 2007-08-13 11:17

    ##


     

     @
     149 - 2007-08-13 11:21

    Geçide çıkan güzel virajlara sahip yol. (Ne yazık ki bu etapta yol çalışması vardı)


     

     @
     150 - 2007-08-13 11:21

    ##


     

     @
     151 - 2007-08-13 12:19

    Seyir noktamızdan ana yola dönüp Ardahan’a doğru devam ediyoruz


     

     @
     152 - 2007-08-13 12:36

    Ardahan – Çıldır yolu (Çamlıçatak ormanları)


     

     @
     153 - 2007-08-13 12:36

    ##


     

     @
     154 - 2007-08-13 12:39

    ##


     

     @
     155 - 2007-08-13 12:39

    Kura Vadisinde Şeytan Kalesi


     

     @
     156 - 2007-08-13 12:46

    Ve Çıldır Gölündeyiz.
    Çıldır Gölü Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük tatlı su gölü, yüzölçüm olarak ise Van Gölünden sonra gelen en büyük göl.
    Göl rakımı 1965metre.


     

     @
     157 -

    Göl kışın şöyle bir manzara sergiliyor.


     

     @
     158 - 2007-08-13 12:47

    ##


     

     @
     159 - 2007-08-13 12:54

    Göl kıyısından manzaralar


     

     @
     160 - 2007-08-13 12:55

    ##


     

     @
     161 - 2007-08-13 13:03

    ##


     

     @
     162 - 2007-08-13 13:06

    Kurutulan tezekler ve kazlar


     

     @
     163 - 2007-08-13 13:07

    Atlar ve yavruları


     

     @
     164 - 2007-08-13 13:08

    Selam eden köylüler...


     

     @
     165 - 2007-08-13 13:10

    ##


     

     @
     166 - 2007-08-13 13:13

    Sessiz sakin bir yer Çıldır gölü


     

     @
     167 - 2007-08-13 13:13

    ##


     

     @
     168 - 2007-08-13 13:19

    Çıldır Gölünde Sarı Balık çıkıyor. Göl kıyısında 2 lokanta vardı birisinde yemek molası verdik.


     

     @
     169 - 2007-08-13 14:04

    ##


     

     @
     170 - 2007-08-13 14:05

    ##


     

     @
     171 - 2007-08-13 14:06

    Restoranın etrafı kuşlarla çevrili.... : )
    Van gölü martısı denen bir tür.
    Malum restoran balık servis ediyor.


     

     @
     172 - 2007-08-13 14:28

    Meşhur Sarı Balık
    Öğle molasından sonra Kars’a doğru yola koyuluyoruz.


     

     @
     173 - 2007-08-13 15:42

    Kars çayı kıvrıla kıvrıla akmaya devam ediyor.


     

     @
     174 - 2007-08-13 17:19

    Kars içerisindeki Rus yapılarından biri.


     

     @
     175 - 2007-08-13 17:42

    Kars Kalesi


     

     @
     176 - 2007-08-13 17:28

    ##


     

     @
     177 - *Alıntı
    (Restorasyon öncesi bir fotoğraf)

    Restorasyonda olan Havariler Kilisesi (Kümbet Camii)
    M.S.930’lu yıllarda inşa edilmiş.
    Pencere kemerleri arasında 12 havariye ait kabartma mevcut


     

     @
     178 - 2007-08-13 17:48

    Sultan III.Murat tarafından 1579 yılında yaptırılan Taş köprü.


     

     @
     179 - 2007-08-13 18:18

    ##


     

     @
     180 - 2007-08-13 18:18

    Kaleye arkadan dolaşan yoldan çıkıyoruz.


     

     @
     181 - 2007-08-13 18:15

    Kars Kalesinden şehir manzarası.


     

     @
     182 - 2007-08-13 19:23

    Kaleyi gezdikten sonra şehiriçinde biraz dolaşıyoruz.
    Peynirler alışık olmadığımız ölçüde süt kokuyor.
    Ardından şehiriçindeki lokantalardan birinde sebze yemekleri bulunca Aslı hemen girelim diyor. Hep et yemekten sebze yemeklerini özlemişiz. : )


     

     @
     183 - 2007-08-14 09:47

    Ertesi gün Ani harabelerini gezip, Doğubayazıt’a geçeceğiz.


     

     @
     184 -

    Gün5: Kars-Ani Harabeleri-Kars-Kağızman-Iğdır-Doğubayazıt

    5.günün rotası: (lacivert hat)


     

     @
     185 -

    5.güne ait GPS izimiz:


     

     @
     186 - 2007-08-14 09:35

    Sabah erkenden kahvaltımızı edip yola koyuluyoruz. 45km.lik bir yoldan sonra Ermenistan sınırındaki Ani Harabelerindeyiz.


     

     @
     187 - 2007-08-14 09:43

    ##


     

     @
     188 - 2007-08-14 09:44

    10-12.yüzyıla ait önemli eserleri barındıran Ani antik kenti Ermenistan sınırında bulunmakta.
    Ermeni hükümdarlarının başkenti olmuş bir şehir Ani.
    Daha detaylı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ani


     

     @
     189 - 2007-08-14 09:44

    Motorumuzu park edip dolaşmaya başlıyoruz.


     

     @
     190 - 2007-08-14 09:45

    ##


     

     @
     191 - 2007-08-14 09:47

    Alan gerçekten çok büyük 2-3 saat civarında vakit ayırmak gerekli dolaşmak için.
    Tabi yaz aylarında gidiyorsanız yanınıza su almayı unutmayın.


     

     @
     192 - 2007-08-14 09:51

    Ani kentinin kuzeye bakan surları çift sıra sur ile çevrili. Arpaçay’a bakan kısımda sur yok.
    Kuzey cephedeki surlar üzerinde birçok kule mevcut. Kuzeyde 3 adet giriş kapısı var, Aslanlı kapı, Kars kapı, Dvin Kapı.


     

     @
     193 - 2007-08-14 09:51

    Şehir planı


     

     @
     194 - 2007-08-14 09:54

    ##


     

     @
     195 - 2007-08-14 09:56

    ##


     

     @
     196 - 2007-08-14 09:58

    Aşağıda Arpaçay Nehri ve etrafındaki mağaralar


     

     @
     197 - 2007-08-14 10:00

    ##


     

     @
     198 - 2007-08-14 10:05

    Kayaya oyma bir kilise


     

     @
     199 - 2007-08-14 10:10

    Sadece tabanı kalmış bir kilise


     

     @
     200 - 2007-08-14 10:14

    ##


     

     @
     201 - 2007-08-14 10:14

    Kilise duvarlarındaki yazıtlar


     

     @
     202 - 2007-08-14 10:15

    ##


     

     @
     203 - 2007-08-14 10:15

    ##


     

     @
     204 - 2007-08-14 10:18

    ##


     

     @
     205 - 2007-08-14 10:24

    ##


     

     @
     206 - 2007-08-14 10:24

    Arpaçay vadisi
    (Vadinin öbür yakası Ermenistan)
    Bu arada Ermenistan vadinin öbür yakasında taş ocakları işletiyor. Kullanılan patlayıcılar Ani’ye zarar veriyormuş duyduğumuz kadarı ile.


     

     @
     207 - 2007-08-14 10:24

    ##


     

     @
     208 - 2007-08-14 10:25

    Yıkık bir köprü


     

     @
     209 - 2007-08-14 10:26

    Minuchir Camii, Türk fethinden sonra Türkiye topraklarında inşa edilen en eski cami olmasıyla dikkati çekiyor. Muhtemelen daha eski bir sivil yapıdan dönüştürülmüş ve 14. yüzyılda ikinci kez tadilata uğramış.


     

     @
     210 - 2007-08-14 10:29

    Camiinin penceresinden Arpaçay


     

     @
     211 - 2007-08-14 10:31

    Katedral (Meryemana Kilisesi)


     

     @
     212 - 2007-08-14 10:33

    ##


     

     @
     213 - 2007-08-14 10:34

    ##


     

     @
     214 - 2007-08-14 10:36

    ##


     

     @
     215 - 2007-08-14 10:38

    Kilisenin kubbesi yıkılmış maalesef.


     

     @
     216 - 2007-08-14 11:05

    ##


     

     @
     217 - 2007-08-14 10:46

    Bir detay..
    Katedral adı verilen Meryemana Kilisesi, 989 yılında, İstanbul Ayasofya'nın kubbesini ikinci kez inşa eden mimar Trdat tarafından inşa edilmiş. Düşey hatları kuvvetli bir şekilde vurgulayan yapı, etkileyici bir yükseklik duygusu elde etmekte.
    Hasar görmüş kiliselerden birtanesi


     

     @
     218 - 2007-08-14 10:50

    Dikkatli bakılmayınca gözlerden kaçan Tigran Honents Kilisesi

    Vadi içinde bulunan Dikran Honentz Kilisesi 1215 yılında onarılmış ve Gürcü Ortodoks geleneğine yakınlık gösteren zengin fresklerle bezenmiş. Fresklerde Aziz Grigor Lusavoriç'in hayatından sahneler görülmekte.
    Antik kentteki en korunmuş yapılardan biri (muhtemelen vadi yamacında saklı olduğu için)


     

     @
     219 - 2007-08-14 10:50

    ##


     

     @
     220 - 2007-08-14 10:52

    ##


     

     @
     221 - 2007-08-14 10:52

    Dikran Honents Kilisesindeki fresklerden seçmeler:


     

     @
     222 - 2007-08-14 10:53

    ##


     

     @
     223 - 2007-08-14 10:56

    ##


     

     @
     224 - 2007-08-14 10:56

    ##


     

     @
     225 - 2007-08-14 10:56

    ##


     

     @
     226 - 2007-08-14 10:57

    ##


     

     @
     227 - 2007-08-14 10:58

    ##


     

     @
     228 - 2007-08-14 10:58

    ##


     

     @
     229 - 2007-08-14 10:59

    ##


     

     @
     230 - 2007-08-14 11:00

    Dikran Honents Kilisesi freskleri...


     

     @
     231 - 2007-08-14 11:22

    Turumuzu tamamladığımızda 2 saat kadar olmuştu.


     

     @
     232 - 2007-08-14 11:23

    Motorumuzun başına döndüğümüzde italyadan gelmiş bir motora rastladık.


     

     @
     233 - 2007-08-14 11:23

    Sahibini göremedik.
    Bu yollarda şu ana kadar gördüğümüz tek motosiklet.


     

     @
     234 - 2007-08-14 11:50

    ##


     

     @
     235 - 2007-08-14 11:52

    ##


     

     @
     236 - 2007-08-14 12:39

    Ardından Kars’a döndük.
    Sadece öğle vakti çıkan Kars’a özgü Piti (Bozbaş) yiyebilmek için. Akşamdan bilgisini almıştık. : )


     

     @
     237 - 2007-08-14 12:44

    ##


     

     @
     238 - 2007-08-14 12:48

    Bu pitinin bir servis şekli var. Normalde mak içerisinde geliyor. Garson arkadaş sağolsun bize nasıl hazırlanıp yeneceğini gösterdi. Aşama aşama görebilirsiniz. Yemeğin içerisinde sarı kök denen bir çeşit baharat var rengi veren. Yemek sonrası Aktar’a gidip abi sarıkök var mı deyince, adam önce şaşırdı.: )
    Nerelisin dedi? Annen ya da baban azeri mi diye sordu. Ben de restorandan tarifi aldığımı söyleyince gülümsedi. Pilavı da güzel oluyor tavsiye ederim.


     

     @
     239 - 2007-08-14 14:17

    Öğle yemeği molasından sonra Kağızman’a doğru yola koyuluyoruz.


     

     @
     240 - 2007-08-14 14:20

    Geçitleri aşıp


     

     @
     241 - 2007-08-14 14:21

    ##


     

     @
     242 - 2007-08-14 14:22

    ##


     

     @
     243 - 2007-08-14 14:22

    ##


     

     @
     244 - 2007-08-14 14:30

    ##


     

     @
     245 - 2007-08-14 14:30

    Virajları dönüp Aras Nehri kıyısından yolumuza devam ediyoruz. Hedef Iğdır


     

     @
     246 - 2007-08-14 14:43

    2300 metrelerden 800 metre irtifaya indiğimiz için hava ısınmaya başlıyor.


     

     @
     247 - 2007-08-14 14:43

    ##


     

     @
     248 - 2007-08-14 14:46

    ##


     

     @
     249 - 2007-08-14 15:33

    Tuzluca’ya yaklaşıyoruz.


     

     @
     250 - 2007-08-14 15:33

    ##


     

     @
     251 - 2007-08-14 16:34

    Tuzlucadaki Tuz mağaraları gerçekten etkileyici.
    Bölgedeki mağaralardan tuz çıkaran işletmeler mevcut.
    Iğdır’a gelmeden Büyük Ağrı Dağı tüm haşmeti ile kendini gösterdi.
    Görünce heyecanlandık.


     

     @
     252 - 2007-08-14 16:39

    Iğdır’ı geçince Doğubayazıt yönüne saptık. Ağrı Dağının eteğinden geçen bu yol gerçekten büyüleyici.


     

     @
     253 - 2007-08-14 16:42

    Canlıymış gibi duran soğumuş lav kütleleri.


     

     @
     254 - 2007-08-14 16:49

    Dağ eteğindeki köyler


     

     @
     255 - 2007-08-14 16:53

    Geçitler


     

     @
     256 - 2007-08-14 16:53

    ##


     

     @
     257 - 2007-08-14 17:03

    Doğubayazıt tarafına indik.
    Ufukta Doğubayazıt


     

     @
     258 - 2007-08-14 17:03

    ##


     

     @
     259 - 2007-08-14 17:04

    ##


     

     @
     260 - 2007-08-14 17:10

    ##


     

     @
     261 - 2007-08-14 17:16

    Doğubayazıt’a vardık.
    Direkt olarak İshakpaşa sarayına çıkıyoruz. Günbatımını kaçırmamalı.


     

     @
     262 - 2007-08-14 17:36

    İshakpaşa Sarayı Doğubayazıt’ın 5 kilometre uzağında sarp kayalar üzerine kurulmuş 116 odalı bir saray. Sarayın Harem dairesi iki katlı, diğer bölümleri tek katlı. Ancak günümüzde ikinci kat tamamen yıkılmış durumda.
    Ruslar, Doğubayazıt'ı işgal ettiklerinde, burayı karargah olarak kullanmış ve saraya ait kıymetli eşyaları yanlarında gö türmüşler. Bugün, sarayın 13 x 6,5 metre ebadındaki som altından yapılan kapısı St.Petersburg şehrinin Eremitage müzesinde bulunmakta.


     

     @
     263 - 2007-08-14 17:40

    Doğubayazıt Kalesi hemen Sarayın sırtındaki yamaçta.


     

     @
     264 - 2007-08-14 17:43

    ##


     

     @
     265 - 2007-08-14 17:47

    1730 gibi kapı kapanığı için içeri giremiyoruz. Detaylı geziyi sabah gerçekleştireceğiz.


     

     @
     266 - 2007-08-14 17:47

    ##


     

     @
     267 - 2007-08-14 17:51

    ##


     

     @
     268 - 2007-08-14 18:02

    Gerçekten etkileyici bir yer.


     

     @
     269 - 2007-08-14 18:25

    ##


     

     @
     270 - 2007-08-14 18:39

    Ve günü batırıyoruz. Bu gece Doğubayazıtta konaklıyoruz.


     

     @
     271 -

    Gün6: Doğubayazıt- Gürbulak sınırkapısı-Doğubayazıt-Tendürek-Van

    6.günün rotası: (lacivert hat)


     

     @
     272 -

    6.güne ait GPS izimiz:


     

     @
     273 - 2007-08-15 10:58

    Otelden ayrılıp öncelikle İran sınırındaki meteor çukurunu ziyaret ediyoruz.


     

     @
     274 - 2007-08-15 10:58

    ##


     

     @
     275 - 2007-08-15 10:58

    (Geniş açı objektif gerekiyor. Kareye hepsini sığdıramadım.)
    Meteor çukuru İran sınırına 1km. mesafede 3-4 askeri kontrol noktasından geçerek ulaşılabiliyor.


     

     @
     276 - 2007-08-15 10:58

    Aynı noktadan Büyük ve Küçük Ağrı görülmekte.


     

     @
     277 - 2007-08-15 11:09

    Sınır kapısı


     

     @
     278 - 2007-08-15 11:07

    Gürbulak sınır kapısı hatırası.(Arkada Büyük Ağrı)


     

     @
     279 - 2007-08-15 11:26

    ##


     

     @
     280 - 2007-08-15 11:26

    DoğuBayazıt-Gürbulak yolundan kareler.


     

     @
     281 - 2007-08-15 12:02

    Doğubayazıt’a dönüp İshakpaşa Sarayını geziyoruz.


     

     @
     282 - 2007-08-15 12:05

    ##


     

     @
     283 - 2007-08-15 12:07

    ##


     

     @
     284 - 2007-08-15 12:07

    ##


     

     @
     285 - 2007-08-15 12:08

    ##


     

     @
     286 - 2007-08-15 12:09

    ##


     

     @
     287 - 2007-08-15 12:09

    ##


     

     @
     288 - 2007-08-15 12:12

    Sarayın manzaralı pencerelerinden biri


     

     @
     289 - 2007-08-15 12:15

    ##


     

     @
     290 - 2007-08-15 12:16

    ##


     

     @
     291 - 2007-08-15 12:17

    ##


     

     @
     292 - 2007-08-15 12:18

    ##


     

     @
     293 - 2007-08-15 12:19

    ##


     

     @
     294 - 2007-08-15 12:20

    ##


     

     @
     295 - 2007-08-15 12:20

    ##


     

     @
     296 - 2007-08-15 12:21

    ##


     

     @
     297 - 2007-08-15 12:21

    ##


     

     @
     298 - 2007-08-15 12:21

    ##


     

     @
     299 - 2007-08-15 12:22

    ##


     

     @
     300 - 2007-08-15 12:22

    ##


     

     @
     301 - 2007-08-15 12:24

    ##


     

     @
     302 - 2007-08-15 12:25

    ##


     

     @
     303 - 2007-08-15 12:27

    Aşağıda Doğubayazıt


     

     @
     304 - 2007-08-15 12:29

    ##


     

     @
     305 - 2007-08-15 12:28

    Tuvaletler zamanında böyleymiş


     

     @
     306 - 2007-08-15 14:33

    ##


     

     @
     307 - 2007-08-15 14:33

    Doğubayazıttan ayrılıp Van’a doğru yola koyuluyoruz.
    Tendürek geçidine tırmanırken.


     

     @
     308 - 2007-08-15 14:38

    Doğubayazıt-Van arası Tendürek volkanının eteklerini dolaşarak giden bir yol.
    İran sınırına 2,5 km kadar mesafede sınıra paralel olarak geçmekte.
    Askeri kontrol noktaları mevcut.


     

     @
     309 - 2007-08-15 14:39

    Gerçek gibi duran donuk lav kütleleri..
    Yol bu kütlelerin etrafını dolaşarak devam ediyor.


     

     @
     310 - 2007-08-15 14:43

    ##


     

     @
     311 - 2007-08-15 14:44

    ##


     

     @
     312 - 2007-08-15 14:48

    ##


     

     @
     313 - 2007-08-15 15:40

    Manzara gerçekten etkileyici.


     

     @
     314 - 2007-08-15 15:44

    Muradiyeye yaklaşınca Muradiye Şelalesinde mola verdik.


     

     @
     315 - 2007-08-15 15:46

    ##


     

     @
     316 -

    Kışın şelale donmakta. Böyle bir görüntü sergilemekte.


     

     @
     317 - 2007-08-15 18:51

    ##


     

     @
     318 - 2007-08-15 18:44

    Ardından Van’a ulaşıp kaleden günbatımını izliyoruz.


     

     @
     319 - 2007-08-15 18:54

    ##


     

     @
     320 - 2007-08-15 18:48

    Van Kalesi


     

     @
     321 - 2007-08-15 18:50

    ##


     

     @
     322 - 2007-08-15 18:54

    Eski Van (taş taş üzerinde kalmamış maalesef)
    Günün yorgunluğunu kalede Van gölüne karşı atıyoruz.


     

     @
     323 -

    Gün7: Van-Gevaş- Ahtamar Adası-Tatvan-Nemrut Krater Gölü-Ahlat

    7.günün rotası: (lacivert hat)


     

     @
     324 -

    7.güne ait GPS izimiz:


     

     @
     325 - 2007-08-16 10:39

    Sabah meşhur Van kahvaltısını ettikten sonra yola çıkıyoruz.
    (Van müzesi tadilatta olduğu için gezemedik)


     

     @
     326 - 2007-08-16 10:40

    Kalenin etrafını turluyoruz. Eski Van’dan kala kala bu iki camii kalmış.


     

     @
     327 - 2007-08-16 10:55

    Göl kıyısında otlayan hayvanlar


     

     @
     328 - 2007-08-16 11:01

    Van gölü ucu bucağı görünmeyen bir deniz adeta.
    Özellikle gölün güney sahillerini geçen yol çok keyifli.
    Edremit(Van) sahillerinde bolca plaj mevcut. Gölde yelkenli dahi gördük.


     

     @
     329 - 2007-08-16 11:07

    ##


     

     @
     330 - 2007-08-16 11:11

    Gölün rengi zaman zaman değişiyor.


     

     @
     331 - 2007-08-16 11:12

    ##


     

     @
     332 - 2007-08-16 11:18

    ##


     

     @
     333 - 2007-08-16 11:18

    ##


     

     @
     334 - 2007-08-16 11:19

    Van gölünün suyu tuzlu ve sodalı. Gölün deniz seviyesinden yüksekliği 1650mt. civarında.
    Van gölü aynı zamanda Dünyanın en büyük sodalı gölü. Gölde sadece tek tür balık yaşamakta (inci kefali)


     

     @
     335 - 2007-08-16 11:27

    Hakkari-İran sapağı


     

     @
     336 - 2007-08-16 11:57

    Hedefimiz Ahtamar(Akdamar) adası
    Motorumuzu iskele karşısındaki restoranın otoparkına park edip doldukça kalkan motorlara biniyoruz.


     

     @
     337 - 2007-08-16 11:59

    ##


     

     @
     338 - 2007-08-16 12:07

    15-20 dakikada adaya ulaşılabilmekte.
    Ahtamar(Akdamar) adası Van gölü içerisindeki en büyük ada. Adada Ermenilerden kalma taş kabartmalara sahip bir kilise mevcut.


     

     @
     339 - 2007-08-16 12:16

    ##


     

     @
     340 - 2007-08-16 12:18

    Mayolarımızı almadığımıza pişman olduk.


     

     @
     341 - 2007-08-16 12:28

    Ahtamar Kilisesini gezmeğe başlıyoruz.
    M.S. 900’lü yıllarda inşa edilen bu kilise kızıl andezit taşından inşa edilmiş. Kilisedeki restorasyon çalışmaları 2007 yılında bitti.
    Kilisenin dış duvarlarında İncil ve Tevrat’tan alınmış sahneler kabartma olarak sergilenmekte.
    Kilise hakkında detaylı bilgi için: http://www.yyu.edu.tr/van/extra/k_akdamar.html


     

     @
     342 - 2007-08-16 12:20

    ##


     

     @
     343 - 2007-08-16 12:22

    ##


     

     @
     344 - 2007-08-16 12:24

    İçerideki fresklerden örnekler


     

     @
     345 - 2007-08-16 12:28

    ##


     

     @
     346 - 2007-08-16 12:29

    Temalı kabartmalardan örnekler


     

     @
     347 - 2007-08-16 12:29

    ##


     

     @
     348 - 2007-08-16 12:30

    ##


     

     @
     349 - 2007-08-16 12:30

    ##


     

     @
     350 - 2007-08-16 12:30

    ##


     

     @
     351 - 2007-08-16 12:31

    ##


     

     @
     352 - 2007-08-16 12:31

    ##


     

     @
     353 - 2007-08-16 12:33

    Yerde iki haçkar.


     

     @
     354 - 2007-08-16 12:32

    ##


     

     @
     355 - 2007-08-16 12:33

    ##


     

     @
     356 - 2007-08-16 12:34

    ##


     

     @
     357 - 2007-08-16 12:34

    ##


     

     @
     358 - 2007-08-16 12:36

    ##


     

     @
     359 - 2007-08-16 12:36

    ##


     

     @
     360 - 2007-08-16 12:53

    ##


     

     @
     361 - 2007-08-16 12:58

    Bahar aylarında bu manzarayı karlı dağlar süslüyor.


     

     @
     362 - 2007-08-16 12:55

    İskele...


     

     @
     363 - 2007-08-16 13:29

    ##


     

     @
     364 - 2007-08-16 13:41

    Karaya dönüp öğle yemeği molamızı iskele karşısındaki restoranda veriyoruz. Düzgün bir tesis.
    Menüde ızgarada inci kefali var.


     

     @
     365 - 2007-08-16 13:24

    Bu italyan motorcularla Doğubayazıt’ta selamlaşmıştık.
    Daha sonra Nemrut Krater gölü yolunda tekrar rastlaşacağız.


     

     @
     366 - 2007-08-16 14:43

    Virajlı yolları aşıp


     

     @
     367 - 2007-08-16 14:46

    Kuskunkıran geçidine varıyoruz. Bu yolda da askeri kontrol noktaları mevcut.


     

     @
     368 - 2007-08-16 15:15

    ##


     

     @
     369 - 2007-08-16 15:16

    Tatvan’a kadar Ege sahillerinden farksız bir yolda ilerliyoruz.


     

     @
     370 - 2007-08-16 15:16

    ##


     

     @
     371 - 2007-08-16 15:18

    ##


     

     @
     372 - 2007-08-16 15:19

    ##


     

     @
     373 - 2007-08-16 15:38

    Ufukta Tatvan ve Nemrut Dağı


     

     @
     374 - 2007-08-16 17:08

    Tatvan’ı geçer geçmez Bitlis yönüne sapıp bu tabeladan içeri giriyoruz.


     

     @
     375 - 2007-08-16 17:08

    ##


     

     @
     376 - 2007-08-16 16:10

    Tatvan uzaklarda kalıyor.
    Tırmanışa devam.


     

     @
     377 - 2007-08-16 16:18

    Kırıcı bir parkurda ilerlemeye devam ediyoruz.
    Yağmur ve yol çalışmaları dolayısı ile yol bayağı bozuk.


     

     @
     378 - 2007-08-16 16:15

    ##


     

     @
     379 - 2007-08-16 16:24

    ##


     

     @
     380 - 2007-08-16 16:24

    Van gölü aşağılarda kalmaya başlıyor.


     

     @
     381 - 2007-08-16 16:28

    Ve en güzel seyir noktalarından birindeyiz. Bir tarafımız Van gölü....


     

     @
     382 - 2007-08-16 16:27

    ##


     

     @
     383 - 2007-08-16 16:30

    Diğer tarafımız Nemrut krater gölü
    Aynı noktadan iki gölde görülebilmekte.


     

     @
     384 -

    Işık ve bulutlar sebebi ile çok iyi kareler yakalayamıyoruz.
    Düzgün bir havada Nemrut krater gölü şu şekilde görülüyor.
    38°37'18.37"N 42°14'8.27"E
    Deniz seviyesinden 2247 metre yüksekliğinde olan bu krater gölü Van gölünden 600metre yükseklikte.


     

     @
     385 - 2007-08-16 16:32

    Van gölünün manzarasını seyrederek Tatvan’a geri dönüyoruz.


     

     @
     386 - 2007-08-16 17:24

    Tatvan-Ahlat yolu (Gölün batı yakasına geçtik)


     

     @
     387 - 2007-08-16 17:53

    Ahlat’ın girişinde İslam Mezarlığı bizi karşılıyor.


     

     @
     388 - 2007-08-16 17:45

    ##


     

     @
     389 - 2007-08-16 17:44

    ##


     

     @
     390 - 2007-08-16 17:46

    ##


     

     @
     391 - 2007-08-16 17:47

    ##


     

     @
     392 - 2007-08-16 17:48

    Ahlat Bitlis’e bağlı Van gölü kıyısında bir ilçe.
    İlçenin girişindeki İslam mezarlığı ise 210 dönümlük devasa bir alana yayılmış. Bu mezarlıkta 12.yüzyıldan 16.yüzyıla kadar mezar taşları bulunmakta.


     

     @
     393 - 2007-08-16 17:59

    Ahlatta 12 tane silindir gövdeli kümbet bulunmakta. En büyüklerinden bir tanesi bu kümbet.


     

     @
     394 - 2007-08-16 18:00

    ##


     

     @
     395 - 2007-08-16 18:01

    Daha sonra kalacağımız otele yerleşip son günümüzün hazırlıklarını yapıyoruz.


     

     @
     396 -

    Gün8: Ahlat-Adilcevaz-Patnos-Ağrı-Eleşkirt-Erzurum

    8.günün rotası: (lacivert hat)


     

     @
     397 -

    8.güne ait GPS izimiz:


     

     @
     398 - 2007-08-17 07:57

    Sabah şu manzaraya uyandık.


     

     @
     399 - 2007-08-17 07:58

    Önceki akşam Ahlattan mayo aldık. Amacımız sabahtan göle girmek. Ancak bir süre sonra kara bulutlar belirmeye başladı. Biz de mayoları iade edip yola çıktık. Ancak ilerideki koyu renkli bulutlar yağmur yiyeceğimizin habercisiydi.


     

     @
     400 - 2007-08-17 15:31

    Patnos’a kadar Süphan Dağının eteklerinden kopup gelen kum-toz fırtınaları(görüş zaman 50mt.ye kadar düştü) ve şiddetli rüzgar birde yağmurla birleşti. Patnos’u geçtikten sonra vadilere girince rüzgar biraz azaldı. Ağrı’da öğle molası verdik.
    Aslı yolda üşümüştü (+13 derece gördük) elcik ısıtmaları olmasına rağmen.
    Ağrı merkezde Halis ustanın lezzetli döneri ile karınlarımızı doyurduk. Ağrı Doğu Anadolu illeri içerisinde en bakımsız, en az gelişmiş olan il maalesef. Yemek yenebilecek yer sayısı bile çok kısıtlı.
    Bu arada yağmur durdu. Ancak hava serin.
    Eleşkirt yolundayız.
    Saçdağı geçidini aştık.


     

     @
     401 - 2007-08-17 15:35

    Eleşkirt-Horasan arasındaki yol çok keyifli ve manzaralı bir yol.


     

     @
     402 - 2007-08-17 15:43

    ##


     

     @
     403 - 2007-08-17 16:13

    ##


     

     @
     404 - 2007-08-17 16:14

    Köprüköy’e vardığımızda bizi Çobandede köprüsü karşıladı.


     

     @
     405 - 2007-08-17 16:17

    ##


     

     @
     406 - 2007-08-17 18:48

    Ardından Erzurum’a ulaştık.


     

     @
     407 - 2007-08-17 18:49

    Motoru otelde bırakıp kendimizi Erzurum’un güzel yemeklerine verdik. : )
    Cağ Kebap


     

     @
     408 - 2007-08-17 20:35

    Kadayıf Dolması


     

     @
     409 - 2007-08-18 20:13

    Bölgede içtiğimiz çayların hepsi bu şekilde idi. Pek süzme kullanılmıyor.


     

     @
     410 - 2007-08-18 18:22

    Hızımı alamayıp restorana çevrilmiş eski bir Erzurum sokağındaki Erzurum evlerine gidiyoruz.


     

     @
     411 - 2007-08-18 16:57

    ##


     

     @
     412 - 2007-08-18 16:47

    ##


     

     @
     413 - 2007-08-18 16:55

    ##


     

     @
     414 - 2007-08-18 16:54

    ##


     

     @
     415 - 2007-08-18 17:02

    ##


     

     @
     416 - 2007-08-18 17:01

    Burası bir sokak ve 7-8 evden oluşan bir mekan.
    Yürüdüğümüz koridorlar aslında sokak. Ancak üzeri kapatılmış.
    Yürüdükçe her seferinde başka bir ev görüyorsunuz , beğendiğinizde oturup yöresel yemeğinizi yiyebilirsiniz.


     

     @
     417 - 2007-08-18 17:08

    Garsonlar da yöresel kıyafetlerle...


     

     @
     418 - 2007-08-18 18:12

    Bir hedik lambaya aksesuar olmuş.


     

     @
     419 - 2007-08-18 17:08

    Yemekler gerçekten çok başarılı idi. Özellikle çullama çok hoşumuza gitti tatlı içerisinde yumurta insana ilk başta acayip gelse de tadı hoş.


     

     @
     420 - 2007-08-18 18:28

    Bu kadar yemek yedikten sonra midemizi ve cebimizi eritmek üzere tekrar Taşhan’a gidiyoruz. Alışveriş zamanı.


     

     @
     421 - 2007-08-18 18:27

    Güzel bir geziyi bitirmiş olmanın verdiği keyifle Istanbul’a geri dönüyoruz.
    Tekrar gelebiliriz inşallah diyerek.

    Gönderilen Mar 20 2008, 10:55 PM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 22 comment(s)
    Etiketi :

  •   Batı Toroslar Turu 2.700 km

    Sat, Mar 15 2008 0:05
    3,371 Okundu  

     Türkiye  Yunanistan  Italya


     

    Gezi Raporu: Batı Toroslar Turu

    2 motor 3 kişi
    8 gün 2700km süren yolculuğumuz basliyor...


     

     @
     001 - 2007-04-28 17:44


     

     @
     002 - 2007-04-29 13:29


     

     @
     003 - 2007-04-30 12:28


     

     @
     004 -

    4.Gün
    Köprülü Kanyonda rafting yapıyoruz.Bu yıl yağışlar az olduğu için raftingciler yaz aylarında sıkıntı çekecekler. Nisanda bile su azdı biz orada iken.
    Güne ait tek foto:


     

     @
     005 - 2007-05-02 11:03


     

     @
     006 - 2007-05-02 12:24


     

     @
     007 - 2007-05-02 14:01


     

     @
     008 - 2007-05-02 16:07


     

     @
     009 -


     

     @
     010 - 2007-05-04 11:17


     

     @
     011 - 2007-05-04 14:13


     

     @
     012 - 2007-05-04 17:57


     

     @
     013 - 2007-05-04 20:09


     

     @
     014 -

    Gezimiz 2700km – 8 gün sürdü. (28 Nisan-05 Mayıs)
    2 motor (V-Strom 650 & 1200GS)
    3 Kişi olarak gezimizi tamamladık.
    Üniversitedeki Bahar Tatilinde 1 hafta izin alıp Batı Torosları arşınlamaya karar verdik. Geziye 3 gün kala turun neşe kaynağı Hakan katılmaya karar verdi.
    İyiki autoroute dosyasını Hakan’a yollamışım .....
    Çok keyifli ,fiziken yorucu, virajlardan kusacak kıvamda bir gezi oldu.
    2700km boyunca toplamda 200km kadar düz yol ancak almışızdır.
    Tüm gezi GPS izi:


     

     @
     015 -

    İlk günden başlıyoruz.

    Gün 1:

    İlk gün yolumuz:
    Bursa-Orhaneli-Harmancık-Dağardı-Simav-Köprübaşı-Salihli-Karahayıt


     

     @
     016 -

    Ilk gun GPS izimiz


     

     @
     017 - 2007-04-28 08:28

    Klasik feribot yolculuğundan sonra


     

     @
     018 - 2007-04-28 11:12

    Yalovada Hakanla cumartesi sabah 09.30 gibi buluştuk. Bursa Özdilekte kahvaltı sonrası Orhaneli yoluna girdik.


     

     @
     019 - 2007-04-28 11:12


     

     @
     020 - 2007-04-28 11:18


     

     @
     021 - 2007-04-28 11:22


     

     @
     022 - 2007-04-28 12:05


     

     @
     023 - 2007-04-28 12:05

    Ara ara manzaralı noktalarda molalar verdik.


     

     @
     024 - 2007-04-28 12:06


     

     @
     025 - 2007-04-28 12:49

    Harmancıktan Dağardı istikametine döndük. Günün en güzel yolu Harmancık-Simav arası idi.
    Neredeyse 30dakikada bir araç geçtiğini söyleyebilirim.
    Molalardan birindeyiz.


     

     @
     026 - 2007-04-28 12:50


     

     @
     027 - 2007-04-28 12:51


     

     @
     028 - 2007-04-28 12:53


     

     @
     029 - 2007-04-28 12:55


     

     @
     030 - 2007-04-28 14:01


     

     @
     031 - 2007-04-28 14:02


     

     @
     032 - 2007-04-28 13:09

    Dağardı’ya doğru devam ediyoruz. Yolun müthiş keyifli olduğunu söylemeğe gerek yok sanırım.


     

     @
     033 - 2007-04-28 13:10

    Yolda asma ahşap köprüler karşılıyor bizi...


     

     @
     034 - 2007-04-28 13:12


     

     @
     035 - 2007-04-28 13:19


     

     @
     036 - 2007-04-28 13:39

    Simav yolundayız...


     

     @
     037 - 2007-04-28 13:39

    Hakanın makinasından aynı molada 2 kare:


     

     @
     038 - 2007-04-28 13:45

    (C)Hakan


     

     @
     039 - 2007-04-28 13:47

    (C)Hakan
    Yol o kadar hoş ki sık sık mola vermek zorunda kalıyoruz. Hava az bulutlu.


     

     @
     040 - 2007-04-28 14:05


     

     @
     041 - 2007-04-28 14:11

    Renk renk kelebekler:


     

     @
     042 - 2007-04-28 14:18

    (C)Altug


     

     @
     043 - 2007-04-28 14:51

    (C)Hakan

    Ardından Simav’a yaklaşıyoruz.İleride kara bulutlar beliriyor ,karnımız da aç, Simav’a gelip şundan yemeden olmaz.


     

     @
     044 - 2007-04-28 15:42

    Amanın : )


     

     @
     045 - 2007-04-28 15:41

    Dışarıda sağanak indirdi bu arada


     

     @
     046 - 2007-04-28 16:27

    Fazla beklemeden yola koyulduk.Kısa bir yağmur geçişinden sonra Demirci’ye doğru tırmanışa başlıyoruz.
    Muhteşem bir dağ geçişi:


     

     @
     047 - 2007-04-28 16:27


     

     @
     048 - 2007-04-28 16:28

    Şöyle bir yoldan geldik


     

     @
     049 - 2007-04-28 16:29


     

     @
     050 - 2007-04-28 16:31


     

     @
     051 - 2007-04-28 16:42

    Nihayet tepeye ulaştık.


     

     @
     052 - 2007-04-28 17:03

    Yolda Haşhaş tarlaları belirmeye başladı.
    Mola


     

     @
     053 - 2007-04-28 17:05


     

     @
     054 - 2007-04-28 17:43


     

     @
     055 - 2007-04-28 17:42


     

     @
     056 - 2007-04-28 17:44

    Tarla içinde bunlardan vardı bolca.


     

     @
     057 - 2007-04-28 17:51

    (C)Hakan

    Köprübaşı barajında güzel kareler yakaladık.
    Aslında gezide günlük yol 400-500km civarında olduğu için foto için çok vakit ayıramadık.

     

     @
     058 - 2007-04-28 18:05


     

     @
     059 - 2007-04-28 18:06


     

     @
     060 - 2007-04-28 18:11


     

     @
     061 - 2007-04-28 18:11


     

     @
     062 - 2007-04-28 18:10


     

     @
     063 - 2007-04-28 17:30

    Molaların birinin çıkışında hakan yakalamış bizi : )


     

     @
     064 - 2007-04-28 17:19

    Salihliye yaklaşıyoruz.


     

     @
     065 - 2007-04-28 17:36


     

     @
     066 - 2007-04-28 17:21


     

     @
     067 - 2007-04-28 17:23

    Tutmayın beni

    Köprübaşından sonra yol biraz bozuluyor .Salihliye vardıktan sonra ver elini Karahayıt..
    Bu etapta hava kararmaya başlıyor fazla karanlığa kalmadan otelimize yerleşiyoruz.
    Ertesi gün için enerji toplama vakti.



     

     @
     068 -

    Gün2:

    Karahayıt-Salda Gölü-Tefenni-Korkuteli-Alanya

    Sabah erkenden kaplıcaya girdikten sonra kahvaltı ediyoruz.
    Dışarıda şakır şakır yağmur yağıyor. Neyseki kahvaltıdan sonra yağmur güneye kaydı.
    Biz de yola koyulduk.

    2.gün rotası:


     

     @
     069 -

    2.gun GPS izimiz:


     

     @
     070 - 2006-05-06 18:59

    Geçerken pamukkaleye şöyle bir uğradık.


     

     @
     071 - 2007-04-29 11:17


     

     @
     072 - 2007-04-29 11:22

    Bir suru gelincik vardi (C)Hakan


     

     @
     073 - 2006-05-06 15:30

    Hızla Serinhisar’a doğru yola koyulduk. Leblebi almadan buradan geçmek olmaz : )


     

     @
     074 - 2007-04-29 12:49

    İlk hedef Salda Gölü:
    Serinhisardan sonra Salda gölü yolundayız.


     

     @
     075 - 2007-04-29 12:59

    Sağımızda şimşekler çakıyor .Neyse ki ilerisi açık.


     

     @
     076 - 2007-04-29 12:59


     

     @
     077 - 2007-04-29 13:00


     

     @
     078 - 2007-04-29 13:28

    Saldabeli geçidini geçtikten sonra o muhteşem manzara bizi karşılıyor.
    Salda Gölü hakkında ufak bilgilendirme:
    Berraklıkta dünya 2.si olduğu iddia edilen bu göl aynı zamanda Türkiyenin en derin gölü (185metre civarı).
    Kıyılar buz mavisi renkte. Bu rengi veren ise magnezyum silikat.
    Gerçekten çok etkileyici....


     

     @
     079 - 2007-04-29 13:30


     

     @
     080 - 2007-04-29 13:38


     

     @
     081 - 2007-04-29 13:38


     

     @
     082 - 2007-04-29 13:39


     

     @
     083 - 2007-04-29 13:37

    (C)Hakan


     

     @
     084 - 2007-04-29 13:38

    Göl kıyısında koyun sürüsü (C)Hakan


     

     @
     085 - 2007-04-29 13:43

    Şu renklere bakarmısınız


     

     @
     086 - 2007-04-29 14:05

    Göl etrafını dolaşıyoruz.


     

     @
     087 - 2007-04-29 14:07


     

     @
     088 - 2007-04-29 14:08


     

     @
     089 - 2007-04-29 14:09

    Güle güle Salda.


     

     @
     090 - 2007-04-29 15:13

    Şansımıza gölün civarı güneşli idi.
    Yaklaşık 10km sonra ileride kara bulutlar beliriyor.
    Durduk, Hakan yağmurluğunu giyiyor bulutun içerisindeyiz.
    Bir gökgürültüsü kulak tıkaçlarım ve kafamda kask olduğu halde yerimden zıplıyorum : )
    Korkuteline kadar sağanak yağmurda gidiyoruz.
    Korkutelinde yemek molası ,yörenin etleri çok lezzetli önerilir.
    Yemek sonrası bir ara yağmur durur gibi oluyor ve mola.


     

     @
     091 - 2007-04-29 15:13

    Yaylalardan geçiyoruz. Ağaçlar yeni bahar açmış yükseklerde.


     

     @
     092 - 2007-04-29 15:16

    Korkutelinden aşağıya inerken bir düğün konvoyunda ciddi bir kaza görüyoruz.
    Tam bu noktadan sonraki virajda.(Arabanın arka iki tekeri de kopuktu nasil oldu anlayamadık)


     

     @
     093 - 2007-04-29 17:29

    Ardından tehlikeli antalya-alanya yolunda devam ediyoruz.Antalyadan sonra yağış yok.
    Yolda 2 kavşakta 2 ciddi kaza görüyoruz. Gerçekten bu yolun kavşakları çok tehlikeli.Hızlı araçlar ışıklara her zaman uymuyor dikkat edin.
    Alanyada otelimize yerleşiyoruz. Ertesi gün Kale turu ve denize girmece.

     

     @
     094 - 2007-04-30 06:57

    Gün3:
    Alanya

    3.günümüz dinlenme günü
    Sabah erkenden uyanıp şöyle bir denize bakıyorum ve sahilde biraz yürüyüş yapıyorum.


     

     @
     095 - 2007-04-30 06:57


     

     @
     096 - 2007-04-30 07:10


     

     @
     097 - 2007-04-30 09:23

    Kahvaltı ardından Kaleye çıkacağız.
    Marinaya doğru yürüyoruz.Hava sıcaklığı 25-26 derece civarı.

    (C)Hakan


     

     @
     098 - 2007-04-30 09:57


     

     @
     099 - 2007-04-30 09:57


     

     @
     100 - 2007-04-30 10:14

    Yarımadayı gezen tekne turlarından birine biniyoruz 1 saat kadar sürüyor.
    Surların içerisinde çok hoş eski evler mevcut.


     

     @
     101 - 2007-04-30 10:37


     

     @
     102 - 2007-04-30 12:15

    Ardından kaleye çıkıyoruz.
    Kaleden manzaralar:


     

     @
     103 - 2007-04-30 12:17


     

     @
     104 - 2007-04-30 12:28

    (C)Hakan


     

     @
     105 - 2007-04-30 12:44

    (C)Hakan


     

     @
     106 - 2007-04-30 12:27


     

     @
     107 - 2007-04-30 12:31


     

     @
     108 - 2007-04-30 12:52


     

     @
     109 - 2007-04-30 13:00

    Kaleye otobüsle çıktık.Dönüşte yürüyerek iniyoruz.
    Yol üzerinde şöyle bir limon ağacı gördük.


     

     @
     110 - 2007-04-30 13:01

    Ev sahibi teyze birtane bu limonlardan bize verdi ve bahçesinde portakal ikram etti.


     

     @
     111 - 2007-04-30 13:02


     

     @
     112 - 2007-04-30 13:12

    (C)Hakan


     

     @
     113 - 2007-04-30 13:30

    Teşekkürler Şerife Teyze.
    Kaleden aşağı inerken renk renk su kabakları satışta.


     

     @
     114 - 2007-04-30 13:44

    Birazda manzara.


     

     @
     115 - 2007-04-30 13:45


     

     @
     116 - 2007-04-30 13:53


     

     @
     117 - 2007-04-30 13:49

    (C)Hakan


     

     @
     118 - 2007-04-30 13:58

    Eski kapılardan birisi


     

     @
     119 - 2007-04-30 14:27

    Merkeze inince Damlataş mağarasına da giriyoruz.


     

     @
     120 - 2007-04-30 14:27


     

     @
     121 - 2007-04-30 14:34

    (C)Hakan

    Mağara sonrası otele dönüş ve deniz keyfi yapıyoruz.


     

     @
     122 - 2007-05-02 12:39

    5. gün Torosları arşınlayacağız.


     

     @
     123 -

    Gün5:

    Erkenden kalkıp kahvaltımızı edip hazırlıklarımızı yapıyoruz. Hava mükemmel.
    Isı 25-27 derece civarı.

    Rota: Alanya-Gazipaşa-Anamur-Ermenek-Sarıveliler-Alanya

    Bugünkü yolumuzu bol virajlı Toroslara tırmanıp inmekle geçecek.(1800 metre irtifaya kadar çıktık.Gezi çoğunlukla 1600metrelerde geçti.)
    5.Gün toplamı 387km.

    5.Gün rotası:


     

     @
     124 -

    5.gune ait GPS izimiz:


     

     @
     125 - 2007-05-02 09:46

    Yolda güzel bir noktada mola veriyoruz .


     

     @
     126 - 2007-05-02 09:48


     

     @
     127 - 2007-05-02 10:43

    Ardından çabucak Gazipaşa’ya varıyoruz. Buradaki Yalan Dünya Mağarasını ziyaret ediyoruz.Mağara girişinde yarasalar bizi karşılıyor.


     

     @
     128 -

    İçerideki aydınlatma foto çekimi için yetersiz olduğundan fikir vermesi açısından şöyle bir foto koyuyorum.


     

     @
     129 - 2007-05-02 11:03

    Mağaraya çıkarken Aslı yoldaki çilek bahçelerini gösterip duruyordu. Dönüşte bahçenin birisinde 2 kişi çilek kasalarını gösterip gelin diye işaret edince Aslı öyle bir tepki gösterdi ki max fren gücü ile durduk.
    Buyrun taze toplanmış mis kokulu Gazipaşa çileği...
    3 kişi yarım kasa yemişizdir abartısız.
    Her taraf çilek kokuyordu.


     

     @
     130 - 2007-05-02 11:04


     

     @
     131 - 2007-05-02 11:11

    Çileğin büyüme evresi:


     

     @
     132 - 2007-05-02 11:11


     

     @
     133 - 2007-05-02 11:11


     

     @
     134 - 2007-05-02 11:14

    Hakan da dalında tadına bakıyor.


     

     @
     135 - 2007-05-02 11:18

    Şöyle bir genel çekim yapalım çileğe doyun.
    Çilek Kg.fiyatı 1,0-1,1YTL burada....
    Biz ayrıldıktan 30dakika sonra kamyon gelip çilekleri alacaktı.
    Aslı 6 adet çilek fidesini bir şekilde ayarlıyor.Taa İstanbula kadar bu fideleri sağsalim yan çantada taşıdık. : )


     

     @
     136 - 2007-05-02 11:54

    Anamur yoluna giriyoruz.Yol gerçekten çok keyifli.Bu bölge Türkiyenin en güzel ilk 5 motosiklet etabı içerisine girer.


     

     @
     137 - 2007-05-02 12:01


     

     @
     138 - 2007-05-02 12:05

    Molalardan bir tanesi...


     

     @
     139 - 2007-05-02 12:07


     

     @
     140 - 2007-05-02 12:11

    Yol 400metre irtifalarda seyrediyor. Alanya-Anamur yönü tabii ki daha keyifli.Deniz tarafında manzara daha iyi görünüyor.


     

     @
     141 - 2007-05-02 12:14


     

     @
     142 - 2007-05-02 12:24


     

     @
     143 - 2007-05-02 12:38

    Kaledran’a geldiğimizde muz molası veriyoruz.


     

     @
     144 - 2007-05-02 13:10

    Anamur’a doğru devam....


     

     @
     145 - 2007-05-02 13:32

    Ve Anamur’a varıyoruz.


     

     @
     146 - 2007-05-02 13:53

    Mamure Kalesini ziyaret ediyoruz.Kale gayet iyi korunmuş ,konumu deniz kenarı gezmek için 2 saate yakın vakit ayırmak gerekli. 39 kulesi var.Surlar içerisinde bir sürü yol mevcut.


     

     @
     147 - 2007-05-02 13:57


     

     @
     148 - 2007-05-02 13:58


     

     @
     149 - 2007-05-02 13:58

    Kaledran’da muz molamızda 6-7 yabancı plakalı motor geçmişti (Triumph Tiger-Vstrom-1200GS). Mamure kalesinin kulelerinin birisinin tepesinde iken aynı motorcuları yine görüyoruz.


     

     @
     150 - 2007-05-02 13:59

    Kaleden manzaralar:


     

     @
     151 - 2007-05-02 13:59


     

     @
     152 - 2007-05-02 14:03


     

     @
     153 - 2007-05-02 14:05


     

     @
     154 - 2007-05-02 14:06


     

     @
     155 - 2007-05-02 14:06


     

     @
     156 - 2007-05-02 15:28

    Ardından kale yakınında öğle yemeği molası veriyoruz.(Yörenin balıklarını öneririm.)
    Yemek molasından sonra ilk hedef yaylalar ve bol dağlık yollar.
    Tırmanışa başlıyoruz.


     

     @
     157 - 2007-05-02 15:28


     

     @
     158 - 2007-05-02 15:28


     

     @
     159 - 2007-05-02 15:29

    Alaköprüden geçiyoruz.


     

     @
     160 - 2007-05-02 15:30

    Hairpinlerin sayısını hatırlamıyorum. : ) Kısa bir sürede 0-1300metre irtifaya çıkıyoruz


     

     @
     161 - 2007-05-02 15:47


     

     @
     162 - 2007-05-02 15:58

    Ufukta Anamur...


     

     @
     163 - 2007-05-02 15:58

    Geldiğimiz yollar...


     

     @
     164 - 2007-05-02 15:58


     

     @
     165 - 2007-05-02 16:06


     

     @
     166 - 2007-05-02 16:03

    Yavaş yavaş kızılçam ağaçları yok olmaya başlıyor.


     

     @
     167 - 2007-05-02 16:03

    Bir sürü yayladan geçiyoruz.(Sobalar yanıyor) : )


     

     @
     168 - 2007-05-02 16:10

    Yolların genel formu


     

     @
     169 - 2007-05-02 16:11

    Aslının artık başı dönmüş sanırım,foto yamulmuş biraz : )


     

     @
     170 - 2007-05-02 16:12


     

     @
     171 - 2007-05-02 16:15


     

     @
     172 - 2007-05-02 17:12

    Ermenek’e yaklaşıyoruz. Görmeli Köprüsünden geçiyoruz.Etkileyici


     

     @
     173 - 2007-05-02 17:39

    Ve Ermenekteyiz.Ermenekte yakın tarihte 1 gün geçirmeyi düşünüyorum. Jeolojik yapısı, mağaraları, eski evleri ile hoş bir ilçe


     

     @
     174 - 2007-05-02 17:50


     

     @
     175 - 2007-05-02 17:47


     

     @
     176 - 2007-05-02 17:47


     

     @
     177 - 2007-05-02 19:09

    Ermenekte çay molasından sonra adrenalin dolu yolculuğumuz başlıyor.Sarıveliler’e kadar güzel olan yol Sarıvelilerden sonra bozuk bol çukurlu derin vadilerin yamacından geçen dağ yollarından oluşuyor.
    Hava da hafiften kararmaya başlıyor ortalama hızımız bayağı düşüyor.
    Aslı da yorulmuş olacak ki fazla foto çekmemiş bu yolda.


     

     @
     178 - 2007-05-02 19:10


     

     @
     179 - 2007-05-02 19:24


     

     @
     180 - 2007-05-02 19:24


     

     @
     181 -

    Yol hakkında fikir vermesi açısından GoogleEarth’ten 1-2 kare aldım.


     

     @
     182 -

    Derken şöyle bir noktaya geliyoruz. Rakım 1350metre, birden karşımda Alanyanın ışıklarını görüyorum.


     

     @
     183 -

    Bu noktadan itibaren meşhur kuş yuvası yolu başlıyor.(yol tek şerit yer yer kaymalar sebebi ile iyice daralıyor.Yolun sağ tarafı 750mt dik uçurum)


     

     @
     184 -


     

     @
     185 -

    Gün 6:

    Alanya-Gündoğmuş-Akseki-Yenişarbademli-Eğirdir

    6.günün rotası:


     

     @
     186 -

    6.güne ait GPS izimiz


     

     @
     187 - 2007-05-03 11:39

    Alanyaya veda ederek yolculuğumuza başlıyoruz.Antalya yolunda 10km kadar gidip Gündoğmuş yönüne sapıyoruz.Tırmanış başlıyor. : )


     

     @
     188 - 2007-05-03 11:40


     

     @
     189 - 2007-05-03 11:41

    Kargı Çayının yamaçlarından yolumuza devam ediyoruz.


     

     @
     190 - 2007-05-03 11:41


     

     @
     191 - 2007-05-03 11:42


     

     @
     192 - 2007-05-03 12:07


     

     @
     193 - 2007-05-03 12:21


     

     @
     194 - 2007-05-03 12:21


     

     @
     195 - 2007-05-03 12:22


     

     @
     196 - 2007-05-03 12:31

    Çayın kollarından birisinde çay molası veriyoruz.


     

     @
     197 - 2007-05-03 12:39

    Çayın seviyesine indiğimiz için tekrar tırmanışa geçiyoruz.


     

     @
     198 - 2007-05-03 12:57


     

     @
     199 - 2007-05-03 12:57


     

     @
     200 - 2007-05-03 12:58

    Sayısını hatırlayamadığım kadar hairpinden geçiyoruz.


     

     @
     201 - 2007-05-03 12:58


     

     @
     202 - 2007-05-03 12:58

    Manzara seyir noktalarının birisinde foto molası


     

     @
     203 - 2007-05-03 12:58


     

     @
     204 - 2007-05-03 12:58


     

     @
     205 - 2007-05-03 13:12

    Yol boyu çok hoş evlere sahip köylerden geçtik.


     

     @
     206 - 2007-05-03 13:19

    Yol üzeri bir şelalede fotomolası , şelale ince ama bayağı yüksekten akıyordu düştüğü yerde ise derin bir havuz oluşmuş. Motor şelalenin yanında bit kadar kalmış. : )


     

     @
     207 - 2007-05-03 13:21


     

     @
     208 - 2007-05-03 13:27

    Yol üzerinde sadece keçi, koyun, eşek, inek yoktu .Bembeyaz atlarda vardı.


     

     @
     209 - 2007-05-03 13:55


     

     @
     210 - 2007-05-03 14:12

    Gündoğmuş yolunun virajlarını bitirip Akseki yoluna bağlanıyoruz.
    Gezide şimdiye kadar antalya-alanya arası dışında gördüğümüz en geniş yol.


     

     @
     211 - 2007-05-03 14:33

    Akseki geçtikten sonra cevizli istikametine sapıyoruz.(Konya yolundan ayrılmış oluyoruz, yol yeniden tenhalaşıyor.)
    Çeşmebaşı mola:


     

     @
     212 - 2007-05-03 14:45


     

     @
     213 - 2007-05-03 14:45

    Bu noktada ben boğazlarımın hassas olduğunu unutup yayladaki güzelim çeşmenin soğuk sularından içiyorum.Ertesi gün acısı çıkıyor tabii ki. 2 gün boyunca sabah akşam gripin ile idare ediyorum.


     

     @
     214 - 2007-05-03 14:46


     

     @
     215 - 2007-05-03 14:47


     

     @
     216 - 2007-05-03 15:27

    Yaylalardan geçerek Beyşehir Gölüne yaklaşıyoruz.


     

     @
     217 - 2007-05-03 15:27


     

     @
     218 - 2007-05-03 15:31


     

     @
     219 - 2007-05-03 15:31


     

     @
     220 - 2007-05-03 15:54

    Beyşehir Gölüne yaklaşınca kestirmeden Kayabaşı köyüne sapıyoruz. (Ana yolda yol çalışmaları vardı (mıcır) kestirmeye saptığımız iyi oldu)


     

     @
     221 - 2007-05-03 15:57


     

     @
     222 - 2007-05-03 15:58


     

     @
     223 - 2007-05-03 15:58


     

     @
     224 - 2007-05-05 18:44

    Aslı ışık oyunlarından faydalanıyor.


     

     @
     225 - 2007-05-03 16:17

    Ve Beyşehir Gölü göründü.


     

     @
     226 - 2007-05-03 16:19


     

     @
     227 - 2007-05-03 16:19


     

     @
     228 - 2007-05-03 16:19


     

     @
     229 - 2007-05-03 16:20

    Yolda iki eşek ile karşılaşıyoruz. Şirin mi şirin.


     

     @
     230 - 2007-05-03 16:20


     

     @
     231 - 2007-05-03 16:30

    Gölkonaktan geçerek Yenişarbademliye devam ediyoruz.
    Uzaklarda Dedegöl dağları


     

     @
     232 - 2007-05-03 16:32


     

     @
     233 - 2007-05-03 16:33

    Yenişarbademlide çiçek açmış badem ağaçları altında geç öğle yemeği molası...


     

     @
     234 - 2007-05-03 16:33


     

     @
     235 - 2007-05-03 16:57


     

     @
     236 - 2007-05-03 16:57


     

     @
     237 - 2007-05-03 17:09


     

     @
     238 - 2007-05-03 17:10


     

     @
     239 - 2007-05-03 17:12


     

     @
     240 - 2007-05-03 17:55

    Gezinin en güzel yollarından birindeyiz. Yenişarbademli-Eğirdir arası. Yol haritada tali yol olarak görünse de kaplama geçtiğimiz çoğu ana yol kategorisindeki yollardan daha iyi.
    Dedegöl dağları(Anamas zirvesi 2998mt) manzaralı yolculuğumuz başlıyor.


     

     @
     241 - 2007-05-03 18:01


     

     @
     242 - 2007-05-03 18:03


     

     @
     243 - 2007-05-03 18:03


     

     @
     244 - 2007-05-03 18:09

    Ağaçların boylarına dikkat.


     

     @
     245 - 2007-05-03 18:14


     

     @
     246 - 2007-05-03 18:14


     

     @
     247 - 2007-05-03 18:15


     

     @
     248 - 2007-05-03 18:15

    Yakaköy’e doğru devam ediyoruz.


     

     @
     249 - 2007-05-03 18:16


     

     @
     250 - 2007-05-03 18:19


     

     @
     251 - 2007-05-03 18:24


     

     @
     252 - 2007-05-03 18:25


     

     @
     253 - 2007-05-03 18:24


     

     @
     254 - 2007-05-03 18:28


     

     @
     255 - 2007-05-03 18:28


     

     @
     256 - 2007-05-03 18:31


     

     @
     257 - 2007-05-03 18:38


     

     @
     258 - 2007-05-03 18:39

    Hoş yapılı köylerden geçiyoruz.


     

     @
     259 - 2007-05-03 18:44


     

     @
     260 - 2007-05-03 18:46

    Geçtiğimiz yolları genellikle bu arkadaşlar kullanıyor.Bu etapta sadece 2 minibüs gördük.


     

     @
     261 - 2007-05-03 18:49

    Ana yola bağlanmadan son 2km stabilizeden geçiyoruz.


     

     @
     262 - 2007-05-03 19:18

    Eğitim gören komandoların yanlarından geçerek Eğirdir Gölüne yaklaşıyoruz.


     

     @
     263 -

    Gün 7:

    7.günümüzü ısparta civarını gezmeğe ayırdık.
    Rotamız: Eğirdir,Gelendost,Kemer,Yalvaç,Aşağıtırtar,Barla,I sparta,Kovada,Eğirdir.


     

     @
     264 -

    Gün 7 GPS izimiz:


     

     @
     265 - 2007-05-04 10:08

    Güzel bir havada uyanıp göle nazır kahvaltımızı ediyoruz.


     

     @
     266 - 2007-05-04 09:35

    Eğirdir merkezinde Dündar bey medresesi, kemerli minare ve hızırbey camiini geziyoruz.


     

     @
     267 - 2007-05-04 09:36


     

     @
     268 - 2007-05-04 09:36


     

     @
     269 - 2007-05-04 10:00

    Eğirdir Gölünün doğu kıyılarından yola başlıyoruz.
    Manzara noktalarından birisi...Karşıda Yeşilada


     

     @
     270 - 2007-05-04 10:00


     

     @
     271 - 2007-05-04 10:14


     

     @
     272 - 2007-05-04 10:14

    Göl kıyısından giden yol gerçekten keyifli.


     

     @
     273 - 2007-05-04 10:15


     

     @
     274 - 2007-05-04 10:16


     

     @
     275 - 2007-05-04 10:16


     

     @
     276 - 2007-05-04 11:18

    Gelendost’a varıyoruz. Cuma günü kurulan pazara uğruyoruz, taze meyve molası veriyoruz.
    Ardından Kemer mevkiine hareket ediyoruz.


     

     @
     277 - 2007-05-04 11:23


     

     @
     278 - 2007-05-04 11:24


     

     @
     279 - 2007-05-04 11:34


     

     @
     280 - 2007-05-04 12:34

    Yol boyu kiraz ağaçları çiçek açmış, her yer meyve ağacı ile dolu bu yörede.Biz gittiğimizde ağaçlar çiçekte idi. Gül bahçelerini görebilmek için 19 Mayıs-19 Haziran ideal zaman.
    Ardından Yalvaç’a yol alıyoruz.İlçenin sırtındaki antik kent Antoikheia su kemerlerine uğruyoruz.


     

     @
     281 - 2007-05-04 12:35


     

     @
     282 - 2007-05-04 12:29

    Su kemerlerinin arkasında bir baraj gölü mevcut


     

     @
     283 - 2007-05-04 12:35

    Ardından Yalvaçtan hareket edip Kumdanlı istikametine devam ediyoruz. Maalesef yol çalışmalarına denk geliyoruz.15km kadar mıcırda ilerliyoruz. Yol Eğirdir Gölünün kuzey sahiline gelince düzeliyor. Aşağıtırtar köyündeki balık lokantalarına bakıyoruz fakat kapalı.
    Hedef Eğirdir Gölü batı kıyısından Isparta ...çok acıktık. : )
    Eğirdir Gölü kuzey sahilinde foto mola....
    Fonda Barla Dağı


     

     @
     284 - 2007-05-04 14:13

    Eğirdirin kuzey kısmına Hoyran Gölü diyorlar.Boğaz ileride görünmekte.


     

     @
     285 - 2007-05-04 14:14


     

     @
     286 - 2007-05-04 14:48

    Eğirdir Gölünün batı kıyılarında Sulak Alan Koruma Bölgelerinden birisinde mola veriyoruz.


     

     @
     287 - 2007-05-04 14:48


     

     @
     288 - 2007-05-04 14:50

    Farklı bitki türleri mevcut


     

     @
     289 - 2007-05-04 14:50


     

     @
     290 - 2007-05-04 14:50


     

     @
     291 - 2007-05-04 15:56

    Mola ardından açlık giderek artıyor. Az daha sabır diyorum.Direk Isparta merkeze gidip muhteşem fırın kebabın tadına bakıyoruz.


     

     @
     292 - 2007-05-04 15:56

    Fırın kebap yanında ,kabune,üzüm hoşafı yemeden olmaz.


     

     @
     293 - 2007-05-04 16:22

    Yörenin kekik kokulu yaylalarında yetişen küçükbaş hayvanların etleri gerçekten enfes.
    Fırından görüntüler:


     

     @
     294 - 2007-05-04 17:45

    Mükellef yemek ardından Antalya yoluna sapıp ilerideki eğirdir sapağından sola dönüyoruz. Hedef Kovada milli parkı


     

     @
     295 - 2007-05-04 17:46


     

     @
     296 - 2007-05-04 17:49

    Muhteşem ağaçlar arasında giden hoş bir yol burası....
    Sadece kuş sesleri var etrafta.


     

     @
     297 - 2007-05-04 17:52


     

     @
     298 - 2007-05-04 18:12

    Ve Kovada gölü milli parkındayız.


     

     @
     299 - 2007-05-04 18:15

    Hakan bir kelebeğe çarpmış, çok üzüldük...


     

     @
     300 - 2007-05-04 18:24

    Göl kenarında biraz devam ediyoruz.


     

     @
     301 - 2007-05-04 18:25


     

     @
     302 - 2007-05-04 19:17

    Ardından Eğirdir Gölünü tepeden gören Akpınar köyüne çıkıyoruz.
    Çay molası:


     

     @
     303 - 2007-05-04 19:17


     

     @
     304 - 2007-05-04 19:18


     

     @
     305 - 2007-05-04 20:00

    Ve günü bitiriyoruz.


     

     @
     306 -

    Gün 8:

    Dönüş yolundayız.
    Rota:
    Eğirdir-Barla-Şuhut-Afyon-Gediz-Hisarcık-Emet-Tavşanlı-Domaniç-İnegöl-Solöz-Orhangazi-İstanbul


     

     @
     307 -

    Güne ait GPS izimiz:


     

     @
     308 - 2007-05-05 10:33

    Şuhut yolundayız.


     

     @
     309 - 2007-05-05 12:18

    İlk mola yerimiz Afyon İkbal tesisleri, öğle yemeği molası
    Çok daha lezzetlilerini yediğimi söyleyebilirim.


     

     @
     310 - 2007-05-05 14:15

    Ardından Uşak yoluna sapıp biraz ileride Düzağaçtan sağa sapıyoruz.Murat Dağının kuzeyindeki orman köylerinden geçen yoldan devam ediyoruz.
    Saraycıkta çeşmebaşı molası:


     

     @
     311 - 2007-05-05 14:25


     

     @
     312 - 2007-05-05 14:26


     

     @
     313 - 2007-05-05 14:26


     

     @
     314 - 2007-05-05 14:16

    Kütahya’ya yaklaştığımız çinili çeşmelerden belli oluyor.


     

     @
     315 - 2007-05-05 14:22

    Saraycık şirin bir orman köyü,etrafta hayvanların çıkardığı seslerden başka ses yok.Yolda nadiren araç görüyoruz.


     

     @
     316 - 2007-05-05 14:22

    Murat dağının karlı eteklerine bakarak Gediz’e doğru devam ediyoruz.


     

     @
     317 - 2007-05-05 14:41


     

     @
     318 - 2007-05-05 14:53


     

     @
     319 - 2007-05-05 14:54


     

     @
     320 - 2007-05-05 15:48

    Eskigediz’de bir kahvede çay molası:


     

     @
     321 - 2007-05-05 15:48


     

     @
     322 - 2007-05-05 17:41

    Ardından güzel virajlara sahip Hisarcık-Emet-Tavşanlı güzergahını kullandık.
    Tavşanlıda Gar’da çay molası ,Aslı karşıda kurulu pazardan biraz meyve sebze aldı.(Buralardaki meyve sebzenin tadı istanbuldakilerde yok.)


     

     @
     323 - 2007-05-05 17:42


     

     @
     324 - 2007-05-05 17:41


     

     @
     325 - 2007-05-05 19:35

    Çay molamızın ardından 18:30 gibi hareket ediyoruz.
    Tavşanlı-Domaniç-İnegöl-Solöz-Orhangazi-Yalova yolunu takip ederek evlere dağılıyoruz.
    Solöz’e inişte 2 farklı noktada önümden 2 tilki geçiyor. Ormanlık alanda kayboluyor.
    Hakan arkadaşıma bu güzel gezimize neşe kattığı için teşekkür ediyorum.
    Çok keyifli 8 gün geçirdik birlikte.


     

     @
     326 - 2007-05-05 19:33

    The End....

    Gönderilen Mar 15 2008, 12:05 AM Yayınlayan Altuğ SAYGILI Ne ile 13 comment(s)
    Etiketi :,
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x