Bu Günlük

Hızlı aktarma


Cem YILDIZ

Cexx


Dogu+Karadeniz 3.800 km (Cem-Cuneyt-Ozan)

Wed, Aug 30 2006 23:09
14,060 Okundu  

2006 Ağustos sonu 3 arkadas Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu turu yapmaya karar veriyoruz. Çıkarken Orjinal rotamiz 5000 km reye yakın olmasına rağmen ancak 3800 yapabildik. Yolun en çekilmez kısmı giderken Istanbul-Sivas arasi dönerken ise Amasya-Bursa arasi idi. Yaklasık yolun yarısı olan bu mesafeler sırf hedefe ulasabilmak icin aşıldı. Alternatif olarak motorları tren veya kamyonla göndermeyi planladıysakda bunlarla birlikte gitmektense motorların üzerinde gitmeyi tercih ettik.

Gidecek olanlara tavsiye edecegim geçiş noktaları:

  • Kemaliye - TAŞYOL ***
  • Trabzon - Uzungöl
  • Rize - elevit, trevit, kavron, ayder yaylalari. Zilkale, Çamlıhemşin
  • Hopa Borçka arasındaki yolBorçkadan Uzungol ve Macagel (camili) ve orada şelale ***
  • Ve tabi Trabzon Sümela

Kalinacak otel Çamlıhemşini sagdan gecip elevit yaylasına giderken Cancık otel. Otel olarak özel bir şey yok ama otelin sahibi aynı zamanda o yerleşim biriminin muhtarı ve gece lobide kahve misali 5-10 haneli yörenin sakinleri geliyor. Güzel bir sohbet ortami oluşuyor.Karadenizi yakindan tanimis oluyorsunuz. [cool]

Yolu eksik yapmamıza ragmen 1 hafta bize az geldi. Hakkını vermek icin 2 haftalığına gitmek gerek Çamlıhemşinde dere kenarindaki lokantada kiremitde alabalık yemeden gecmeyin




 

 @
 001 - 2006-08-25 11:29 Cum

Perşembe sabahı TEM gişeleri çıkışında OPET istasyonu. Üzerimizde uzun yola başlıyor olmanın ağirliğı. Istasyonda çay içip birkaç birşey yedikten sonra sessiz sedasız yola koyulduk...




 

 @
 001 - 2006-08-25 13:40 Cum

Ilk mola Bolu girisi Ulusoy tesislerinde. Haritalar açılıyor son fikirler tartışılıyor




 

 @
 002 - 2006-08-25 19:03 Cum

Akşama bir solukta Yozgat'a varmış olduk. Gezinin bu sevimsiz ilk etabını bitirmek açısından iyi bir nokta. Öğrencileri tatilde olan ve bomboş bizi bekleyen otelcilik meslek lisesinin otel bölümü gecenin bir saatinde nerede kalacağız endişesinden bizi kurtardı. Motorları okulun içine soktuk ve Ozan ilk geceden zincir bakımına basladı. Motorun altındaki kağıtlar yağ damlamasına karşı.(KTM'en mi var derdin var)




 

 @
 003 - 2006-08-25 20:17 Cum

Ilk gece - Ilk yemeğimiz. onca yorgunlugun üzerine iyi de geldi.




 

 @
 004 - 2006-08-26 07:00 Cmt

Sabah okuldan çıkış.




 

 @
 005 - 2006-08-26 07:00 Cmt

Yerler cilalı mermer.. aman kaymıyalım.




 

 @
 006 - 2006-08-26 09:53 Cmt

Ve bir çırpıda Sivastayız. Oncelikle şehrin eski merkezini bulduk. Zaten bütün görülecek noktalar bir arada toplanmış. Önce bir yorgunluk çayı. hatta 2 .. hatta 3.




 

 @
 007 - 2006-08-26 10:14 Cmt

Park edecek yer yok. Motorlar kaldırıma yapışık tek sıra. Motorların başında nöbete gönüllü olan Cüneyt'i bırakıyoruz.




 

 @
 008 - 2006-08-26 10:18 Cmt

Eski çarşının içi. Yeresel el sanatlari incik boncuk.




 

 @
 009 - 2006-08-26 10:21 Cmt

Buruciye medresesi ama durumunu siz yorumlayın sadece ön cephe mevcut.




 

 @
 010 - 2006-08-26 10:23 Cmt

Açıklaması.




 

 @
 011 - 2006-08-26 10:23 Cmt

Kapısı.




 

 @
 012 - 2006-08-26 10:25 Cmt

Aynı bolgede başka bir avlu.




 

 @
 013 - 2006-08-26 10:26 Cmt

Tahta oyma kapı yapan bir usta ile söyleşiyoruz. Bildiklerini baskasına aktaramamış olmaktan yakınıyor. Aslında yaptığı karlı bir iş ama sürümü yok.




 

 @
 014 - 2006-08-26 12:22 Cmt

Sivasın cıkışından sonra Kangal. Kangala gidip te kangal çiftligi görmemek olur mu? işte ıskaladığımız konulardan ilki. Hiç birimizin köpek, çiftlik görecek hali yok :) daha büyük heycanlar peşindeyiz.




 

 @
 015 - 2006-08-26 12:23 Cmt

Arkadaşlar daha gelemediler. Makinayi yere koyup kendi kendimi çekmeye uğraşıyorum.




 

 @
 016 - 2006-08-26 12:26 Cmt

Kangala gittin mi?.. gittim!.. Ne gördün ? azz sonra.




 

 @
 017 - 2006-08-26 13:53 Cmt

Işte burasi muhteşem :) Dere içindeki balıklar ayaklarınızdaki mantar, bakteri vs.. leri yiyorlar. Bu sedef hastalıgına iyi geliyor.. Pekiiiii motorcu olarak hayal edin. Aylardan agustos!  Uzun yoldan gelmişsiniz.. çizmeleri çikartmişsiniz.. Buz gibi suyun içinde baliklar servis veriyorlar. Muhteşeeemm... Burayi sakin atlamayın :).




 

 @
 018 - 2006-08-26 13:53 Cmt

Herhalde 1 saat suyun icinden çikmadik. Keşke 3-5 balik yakalayip eve getirseydim. Bu hizmeti hiç bir yerde bulamazsınız... :).




 

 @
 019 - 2006-08-26 15:26 Cmt

Divriğ de bir yol sorma seansi sonrası tekrar harekete geçiş.




 

 @
 020 - 2006-08-26 16:19 Cmt

Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi Mengücek Oğlu Beyi Ahmet Sah tarafından 15 yılda inşa ettirilmiş büyük ölçüde orjinalliğini koruyarak günümüze kadar ulaşmış bir sanat şaheseri. BM Unesco tarafından da “Korunması Gerekli Dünya Mirası” listesine alınmıştır.Görevli tarafindan kapinin uzerinde bulunan silindir seklindekiki parca, 1938 depremine kadar binanin dengede durduğunu gösterecek şekilde döndügü ondan sonra mekanizmasının kırıldığı içine kilitlendiği anlatildi..




 

 @
 021 - 2006-08-26 16:19 Cmt

Cüneyt ve




 

 @
 022 - 2006-08-26 16:19 Cmt

ben bu önemli özelligin önunde resim cektiremeden duramadik tabi ki :).




 

 @
 023 - 2006-08-26 16:20 Cmt

Caminin içi.




 

 @
 024 - 2006-08-26 16:21 Cmt

Bizi çekmekten kendisi kapi resmini kaçıran Ozan,




 

 @
 025 - 2006-08-26 16:21 Cmt

Hemen yanıbaşımızda 9/13 yy arasi yapilan Divriğ kalesi.




 

 @
 026 - 2006-08-26 16:26 Cmt

Tekrar yola cikarken aklima takilan şey: etraf kalabalik bir yerleşime musait olmamasına rağmen bu ölcüde büyük bir yapının zamanında nasıl kullanıldıgı... Herhalde şifahane dendiğine göre zamaninda çevre yerleşim birimlerine de hizmet veren yatılı bir hastahane niteliğindeydi.




 

 @
 028 - 2006-08-26 17:23 Cmt

Divriğden Kemaliyeye doğru tuzaklarla dolu ama bir o derece güzel bir yol başladı.




 

 @
 029 - 2006-08-26 17:41 Cmt

Tuzaklarla dolu cünku zaman zaman zemin ciddi bir şekilde yumuşayıp kuma dönüşmüstü. Kendini bu tür yollarda daha iyi hisseden Ozan KTM nin de hakkini vererek önden gidiyor, bu tür yerlerde durarak kötü zemine bizim dikkatli girmemiz icin uyariyordu..




 

 @
 030 - 2006-08-26 17:43 Cmt

Yol bir türlü bitmiyor. Bu ortamda karanlığa kalmak istemiyoruz. Özellikle kötü zemine karanlikta yakalanirsak başımız ağrıyacak




 

 @
 031 - 2006-08-26 18:11 Cmt

Aşağıda Fırat nehri. Çadır kurmak icin alternatifleri gözden geçiriyoruz. Terör bölgesi mi degil mi diye tartışırken sağda solda siper olusturmak icin üzt üste yığılmis taşlar cesaretimizi köreltiyor.




 

 @
 032 - 2006-08-26 18:11 Cmt

Daha sonra sabahın çok erken saatlerinde nehir kenarına ceylanlarin indigini öğreniyor, böyle bir sahneyi yaşayamadigim icin üzülüyorum..




 

 @
 033 - 2006-08-26 18:19 Cmt

Veee giriş ağzına gelene kadar nasıl birşey olduguna dair hic bir fikrim olmayan "TAŞ YOL":. Anlatilanlara göre İnşasına 130 yıl önce dağlardan, ip bağlı sepetlerle inilerek kazılmaya başlanan Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki yol, günümüzde ancak tamamlanabildi.İçinden Fırat’ın geçtiği kanyonun 8.5 kilometrelik sarp kayalıkları inanılmaz bir şekilde yarılarak delindi. Hem de mühendis ve proje olmadan. Üstelik ilkokul mezunu bir müteahhidin sezgi ve becerisiyle. Yaklaşık 5 kilometresi tünel olan ‘‘taşyol’’ Kemaliye’yi İstanbul ve Ankara’ya 230 kilometre daha yakınlaştırdı. Ama henüz tünele girmedik ve bizim nelerle karşilaşacagimizdan haberimiz yok :).




 

 @
 034 - 2006-08-26 18:20 Cmt

Evet.. bir dizi resim cektirme merasimi... İçerde 100 lerce resimlik viraj oldugunun henüz bilincinde değiliz :).




 

 @
 035 - 2006-08-26 18:26 Cmt

Yol gittikce Fırat'ın kenarinda bir ucurum şekline dönüşecek.. Karanlık ise kapıda.




 

 @
 036 - 2006-08-26 18:30 Cmt

derken geldi çöktü... Stress hat safhada.




 

 @
 037 - 2006-08-27 06:18 Paz

Gece tünellerden birinde kötü bir şekilde kayarak düştüm ve duvarla motor arasinda kaldim. Neyse ki hırpalanmış bir şekilde vardıgımız Kemaliyede beklentilerimizin tam aksine güzel bir otel bulduk ve çok iyi de ağırlandık. Resim sabah saat 6:18 kahvaltısı icin bulusştuğumuz an. Arkadaşlar erken uyandırıldıkları için gergin. Aklımızda ortak bir şey var: akşam kabus gibi geçtiğimiz yola geri dönup nasıl bir şey olduguna gündüz gözüyle bakmak!  Eşyalarımızı otelde bırakıp taşyola geri dönüyoruz.




 

 @
 038 - 2006-08-27 07:06 Paz

Kemaliye icinde yamaca yerlesmis teneke ahşap karışımı evler. Bir an burada doğmuş buranin yerlisi olabilecegimi dusunuyorum. Yaptigimiz geziye ne kadar ters duşen bir yaşam!!! Otelcinin anlatigina gore Kemaliye daglarin arasında  izole bir bölge. Bu nedenle yaşam şekli, şivesi, yapilari kendine özgü olarak korunabilmiş...




 

 @
 039 - 2006-08-27 07:15 Paz

Gündüz gözüyle tekrar Fırat ve taşyol....




 

 @
 040 - 2006-08-27 07:19 Paz

Gece gece aşagı yuvarlanmadan deli gibi bu yolu gectik ya, verilmis sadakamiz varmıs. Gün ışıgında aynı cesaretle ilerliyemiyoruz :).




 

 @
 041 - 2006-08-27 07:19 Paz

Sanki Mars yüzeyi gibi. Farklı bir gezegende olduğumu düşünüyorum..




 

 @
 042 - 2006-08-27 07:30 Paz

Yol kenarında terk edilmis bir dozer. Acaba o noktadan çok aşağı uçan olduğundan hayır için mi konmuş yoksa taş ve kayalarla olan mücadelesine burada pes mi demiş?!. Açıkcası yol çok işlek degil. biz hepsi hepsi 1 arabayla karşılaştık..




 

 @
 043 - 2006-08-27 07:48 Paz

Kayalar el emeği göz nuru ile oyulmuş..




 

 @
 044 - 2006-08-27 07:49 Paz

Cüneytin on freni kilitlenmeye başlıyor. Telefonla teknik destek alıyor ve balatalari gevşetmeyi başarıyor..




 

 @
 045 - 2006-08-27 07:50 Paz

Muhabbet KTM vs BMW uzerine tabi ki :) ben henuz bir ariz ile yuzlesmedigim icin üzerime alinmiyorum. Sonunda elcik korumanin kaydigini frenin bu yuzden habire kilitlendigini keşfediyoruz. ..




 

 @
 046 - 2006-08-27 07:50 Paz

Toplam tünel uzunluğu 5 km imiş. Zemin de gördüğünüz gibi cok bozuk.




 

 @
 047 - 2006-08-27 07:52 Paz

Hayatinizda enzerine az rastlayacaginiz görüntüler zinciri. Bir nehir var, su var ama yeşillik yok, her taraf kaya!!! Tüneller... uçurumlar...




 

 @
 048 - 2006-08-27 07:52 Paz

Şurdan uçup gitsek kimse "aaa nasıl oldu" demez. Ortam çok müsait :)




 

 @
 049 - 2006-08-27 07:53 Paz

Biraz da taşyol hakkında rakkamsal bilgi : Taşyol Projesi, Kemaliye'yi çıkmaz sokak olmaktan kurtaracak ve Ankara-İstanbul yolunu 220 kilometre kısaltacak bir proje. Taşyol'daki fiili çalışmalar ilk olarak 1949 yılında başladı ve aralıklarla 10 yıl devam etti. 1960-1983 yıllarında hiç çalışma yapılmayan Taşyol'da, 1983 yılında Köy Hizmetleri (YSE) mevcut yolu genişletme çalışması yaptı. Daha sonra yine ara verilen yol çalışmaları, 1993 yılında Kemaliyelilerin kendi aralarında topladıkları para ile Amerika'dan alınan delici ve kompresör sayesinde yeniden başladı. 1995 yılında 6 metre genişliğinde, 5 metre yüksekliğindeki tünellerin açılmasına başlandı. Finansmanı merkezi idare, İl Özer İdaresi ve vatandaş katkısıyla sağlanan Taşyol Projesi şu anda Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütülüyor. 2002 Mart ayı itibariyle 4 bin 577 metre tünel, 2 bin 531 metre yol yapımı tamamlandı. Toplam 8 bin 275 metre uzunluğundaki yolun geri kalan bin 200 metrelik kısmının da bu yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Bitirildiğinde Kemaliye'yi Sivas'ın Divriği ilçesine bağlayacak olan Taşyol, kışın sürekli kapalı olan 7 köy yolunun açık kalmasını, dünyaca ünlü Arizona Kanyonu'nun bir benzeri olan Karanlık Kanyonu'nun gün yüzüne çıkarak turizme açılmasını sağlayacak. Taşyol sayesinde, av ve yaban hayatı açısından büyük bir zenginliğe sahip olan Fırat Vadisi'nin cazibe merkezi olması bekleniyor.




 

 @
 050 - 2006-08-27 07:55 Paz

Bazen Ozan önden gazlayip sonra durup, bekleyip fotografımızı çekiyor :)




 

 @
 051 - 2006-08-27 07:55 Paz

Bazen de Cuneyt..




 

 @
 052 - 2006-08-27 08:05 Paz

Iste efsane görüntülerden 2 si.




 

 @
 053 - 2006-08-27 08:05 Paz

Gördüğünüz gibi "ben gezginim" diyen her sürücünün yapmasi gereken bir yol...




 

 @
 054 - 2006-08-27 08:06 Paz

Ozanin KTM reklam calismalari..




 

 @
 055 - 2006-08-27 08:06 Paz

Bu da GS icin.:)..




 

 @
 056 - 2006-08-27 08:08 Paz

Daha once bu yollu yapmis arkadaslarin fotograflarinda bu nokta bol miktarda kullanilmis. Biz de kıskanclığımızdan firsatı kaçırmıyoruz. Motorlari o deligin kenarina getirmek icin bayagi ugrastıgımızı itiraf etmeliyim :)




 

 @
 057 - 2006-08-27 08:13 Paz

Ozan görunmek icin beyaz giymeyi tercih ediyor (akillica :))




 

 @
 058 - 2006-08-27 08:16 Paz

Yanımızdan sessizce akan Fırat yaptıklarımıza tanıklık edip : "ohooo burdan kimler geldi gecti, zamaninda ne resimler cekildi" der gibi.




 

 @
 059 - 2006-08-27 08:47 Paz

Peşi sıra gelen 3 fotografa her baktıgımda : "gece gece arka tekerlegi kaydıra kaydıra buraları nasil gectin ne cahillik" diye duşunmeden edemiyorum.




 

 @
 060 - 2006-08-27 08:52 Paz

Ama karanlikta ortamın boyle bir şey oldugunu hayal bile edemezdik..




 

 @
 061 - 2006-08-27 08:53 Paz

en azindan daha once resimleri gorseydim farklı olurdu :).




 

 @
 062 - 2006-08-27 09:15 Paz

Köprünün demirinden istifade 3 lu resmimiz :)




 

 @
 062 - 2006-08-27 09:15 Paz

Herhalde 3.muzun de hayatinda gordugu en buyuk taş kitleler...




 

 @
 063 - 2006-08-27 09:16 Paz

Böyle bir su olurda hiç bir yerde ot bitmez mi?




 

 @
 064 - 2006-08-27 09:35 Paz

Eveet saat 9 gibi yolu tekrar ziyaretimizi tamamladik.




 

 @
 065 - 2006-08-27 09:36 Paz

Sonunda Kemaliye'ye geri döndük. Otelde cevrede ziyaret esdilebilecek yerlerle ilgili bilgi aldik bagajlarimizi hic yuklemeden Apcaga koyune yonlendik..




 

 @
 067 - 2006-08-27 09:42 Paz

Burasi çocuklugumuzda ezberledigimiz "Orda bir köy var uzakta" sarkisina konu olan koy. Köyün Fırat nehiri seviyesindeki bu girisinden itibaren cok dik bir tepeye tırmanıyorsunuz.




 

 @
 070 - 2006-08-27 09:50 Paz

Etrafta bu kadar bol kaya/Taş olunca yapilarda da cok guzel kullanilmis.




 

 @
 071 - 2006-08-27 09:51 Paz

Apçağa köyünden aşağısı tam bir seyirlik.




 

 @
 073 - 2006-08-27 10:06 Paz

Resmi ceken gorevlinin "Nehri kapatiyorsunuz" onerisi üzerine bu poz verildi :)




 

 @
 074 - 2006-08-27 10:09 Paz

Simdi tekrar orada olmak vardi :)




 

 @
 075 - 2006-08-27 10:11 Paz

Solda ileride gorunen Kemaliye..




 

 @
 076 - 2006-08-27 10:45 Paz

Bu geleneksel bir Kemaliye kapısı. Kapılardaki 2 tokmagın kalın ve ince olmak üzere 2 farklı tonu var. Kadın ve erkekler ayrı tokmakları çalıyor ve buna gore içeriden kendilerine kapı bir kadın veya erkek tarafından açılıyor. Bu resme bakan herkes soldaki tek kapı nicin diye sordu siz sormayın !!!




 

 @
 077 - 2006-08-27 10:45 Paz

Geceyi gecirdigimiz bozkurt otele geri donuyor ve motorlarimizi tekrar yüklüyoruz. gitmeden lökhaneyi de mutlaka görün tavsiyesi aliyoruz..




 

 @
 078 - 2006-08-27 11:06 Paz

Evet burasi lökhane. alet mootorlu bir havan. tokmak elektrik motoru marifetiyle kabın icindeki karısımı eziyor..




 

 @
 079 - 2006-08-27 11:07 Paz

Kabın icinde ise dut kurusu ceviz gibi 5 elemandan meydana gelen bir karısım var. bu dövülerek macun haline getiriliyor ve yenmesi tavsiye ediliyor :) Şaka bir yana bunlar aslinda cok akullıca karısımlar. Lökü imal eden arkadasın anlattıgına gore cevrenin doğal gecim kaynagi hayvancılık. Sabah lökle bir kahvaltı yaparsanız sürüyle sabah çiktıktan sonra akşam dönene kadar yemek ihtiyacı duymuyorsunuz. karışım bir bakıma hazmı zor oldugundan olsa gerek hem tok tutuyor hemde enerji ihtiyacınızı karşılıyor.




 

 @
 080 - 2006-08-27 11:18 Paz

19-23 mayıs tarihleri arası Kemaliye doğa sporlari festivali yapiliyor. 2006 yilinda bunun 4. su yapilmisti. Konuştugumuz insanlar o tarihlerde gelmemizi siddetle tavsiye ediyorlar. Resimlerde gördügünüz gibi Kemaliye turizmi yeni yeni keşfediyor..




 

 @
 081 - 2006-08-27 11:19 Paz

Binalar bu yönde orjinlal mimarisinde ama turistik temizlikte restore edilmis...




 

 @
 082 - 2006-08-27 11:19 Paz

..




 

 @
 083 - 2006-08-27 11:21 Paz

degirmen ve taşı.




 

 @
 084 - 2006-08-27 12:20 Paz

Lökhanenin onundeki küçük satış reonu..




 

 @
 085 - 2006-08-27 12:29 Paz

Bu da grafik sanatları açısından güzel fotolardan biri. Etrafta in ve de cinin top oynadiğı kapalı bu hemzemin gecittin onunde 5-10 dakika bekledikten sonra tren miren olmadığına karar verip aralardan sıvıştık.




 

 @
 086 - 2006-08-27 13:10 Paz

Yolumuz Fırat nehri yatagına paralel devam etti. Karşı tepelere dogru bakın ve koskoca bir su kaynagı olmasına rağmen doğanın nasıl bir tarımsal fakirlik icinde oldugunu yorumlayın.




 

 @
 087 - 2006-08-27 13:40 Paz

Yine fırat kenarında Kemah yakınlarında "Sultan Melik" türbesi..Amacımız girip varsa bir cay icmekti ama zorla misafir edilip ağırlandık. Burada kisiler adak kesiyorlar ve misafirlere dağıtıyorlar. Adakta bulunan kisinin güzel bir anlatımı vardı ve dedi ki: Her yerde insanlar gerçekleştiği taktirde yapacagına söz vererek bir adakta bulunurlar ki bu Tanrı ile pazarlıktır. Sen sunu yaparsan ben de bunu yapacagım gibi... Bu yörede biz kesinlikle bunu yapmayiz. Adağimizi basştan adarız, gerçekleşip gerçekleşmemesi tanrının bilecegi iştir. Doğru ve bir o kadar da düşündürücü bir yaklaşım. Allah kabul etsin diyerek adak sahibinin donattığı masaya misafir oluyoruz..




 

 @
 088 - 2006-08-27 14:16 Paz

Mengücek Gazi (Sultan Melik), diğer ilk Anadolu fatihleri gibi evliya mertebesine çıkarılan Türk büyüklerindendir.Asırlardır türbe ve mumyalı cenazesi bilhassa çevre halkın mühim ziyaretgahlarından olmuştur. Adı geçtiğinde “mübarek” eklenmeksizin yadedilmez.Evliya Çelebi’nin kaydettiği,yakınındaki köyün “Mübarek” adı alması, Mengücik Gazi ile ilişkili olmalıdır.




 

 @
 089 - 2006-08-27 14:19 Paz

Türbe Kemah’ın 500m.kadar kuzeyinde,Fırat’ın sağ kıyısındaki kayalık zemin üzerinde;eski bir mezarlığın içindedir.Burası daha evvelden Kemah’ın kenar mahallelerinden biri iken,şimdi terkedilmiştir.1960’lara kadar burada oturan 3 hane varmış.Bunlar da “Türbedarlık”görevini icra ve ifa ederlermiş.Ama şimdi o üç hanenin sadece yıkıntıları kalmış.




 

 @
 090 - 2006-08-28 07:06 Pzt

Kemahtan sonra Uzungöle kadar soganli dağlarını yine gecenin karanlıgında aştığımız zorlu bir etap vardı. Gece 23:00 gibi ormanlik dik bir yamaçtan kivrila kıvrıla gölün kenarina varabildik. 1-2 otelle fiyat kavgası yaptıktan sonra resimdeki oteli makul bir fiyatla bulabildik. Artik her yer turistik olmus. Özellikle uzungöl :) Gece otelde yiyecek birşeyler varmi sorumuza resepsiyondaki arkadaş : yöresel takılmazsaniz var :) cevabini verdi. Nasıl yani ?!! "Beyim pilav var salata var,  köfte de yaparim ama karadenize geldim bana mıhlama ver deme yapamam !!!" :) :)




 

 @
 091 - 2006-08-28 07:47 Pzt

Aksam yöresel takılmayalım deyen otel sahibimiz sabah kahvaltımızda bizi mıhlama ile tanıştırdı. Bir açıdan baktığınızda bu da enerji degeri yuksek ve tok tutan, sabah yiyip ciktiğınızda aksama kadar acıkmayacagınız bir yiyecek türü. Yani gereksinimler doğrultusunda insanlar bu karışımları keşfetmişler.




 

 @
 092 - 2006-08-28 08:25 Pzt

Hemen yani basşımızdaki caminin hikayesini otel sahibimiz kahvaltida anlatıyor ve ilk karadeniz ruhunu soluyor ve kivrana kivrana gülmekten karnımıza ağrılar giriyor. Ozetle imam arkadaşımız camiyi sanayi tipi klimalarla donatıyor ama burada hava sıcaklıgı hicbir zaman klima kullanmayi gerektirecek boyuta ulaşmıyor, calıştırıldıkları zaman ise gürültuden vaaz dinlenmiyor  :)




 

 @
 093 - 2006-08-28 08:37 Pzt

Sabah Ozanla birlikte uzungölü besleyen dere boyunca kesif gezisine cikiyoruz.




 

 @
 094 - 2006-08-28 08:48 Pzt

Karadenizde oldugumuzu realize etmeye calışıyoruz




 

 @
 095 - 2006-08-28 08:53 Pzt

Doga gercekten cok güzel.




 

 @
 096 - 2006-08-28 09:31 Pzt

Yaylada çay bahçesi. Kim gelir buraya demeyin biz geldik ya:) Netekim icersi kalabalikti. Yayladakiler icin yek sosyal nokta.




 

 @
 097 - 2006-08-28 10:23 Pzt

Ozan kardesim balıklı göle  gitmek icin tabelaya kanıp bu yola kendini vurdu. Ilerde yolun çöktüğü kesimlerde de bayağı bir debelendi.




 

 @
 098 - 2006-08-28 10:29 Pzt

.Ben se yol olmayan yerlerden tepeleri aşarak gelmeyi tercih ettim. Ne de olsa GS kullaniyoruz.!!




 

 @
 099 - 2006-08-28 10:32 Pzt

Sonuçta geldigimiz nokta ayni :) Simdi soru su: adi "Balıklı göl" ama bu ufacik gölde balik ne arasin.




 

 @
 100 - 2006-08-28 10:48 Pzt

Belki balık yok ama huzur var.




 

 @
 101 - 2006-08-28 10:48 Pzt

Civarda hic kimsenin olmamasi farkli bir duygu.




 

 @
 102 - 2006-08-28 11:26 Pzt

Tabelada sağ yon Bayburt (64km) Demirkapi köyü, sola ok ise ikizdere, Anzer, Çayıroba köyünü isaret ediyor. Uzun golun bu kesiminde yayla yollarini kullanarak bayağı geniş bir alana ulaşabilmeniz mümkün. Ama eğerki "çürük aylar" denilen yağmur mevsiminde burada olursaniz işiniz cok zor.




 

 @
 103 - 2006-08-28 11:26 Pzt

Bu noktada bir kamyon hikayemiz var.Tepeden Z seklinde inen keskin virajlari dönmeye üsenen bir kamyon geri geri uzerimize geliyordu. Bizi görüp görmediginden emin olamadigimiz ve bu kadar hizlı bir şekilde geri geri gelmesine anlam veremedigimiz icin ciddi bir panik yaşadık. Yanımıza gelince yavaşladı, selamını verdi, dehşet dolu gözlerle kendisine baktığımızı görünce açıklama ihtiyaci hissetti :"Ha ters gitmişsun ha düz, ikisi de aynudur da." 




 

 @
 104 - 2006-08-28 11:43 Pzt

Karadenizde çok oldugunu söyleyeceginiz en önemli seylerden birisi su.. gördügünüz gibi her yerden cikiyor. Buradan uzungole geri donduk. Bagajlarimizi tekrar yukleyip once Çaykara uzerinden Of'a indik ve daha sonra tekrar iceri saparak Cayeli yzerinden Çamlihemşine çıktık.


 

 @
 105 - 2006-08-28 17:40 Pzt

Çamlıhemsini soldan devam ederek akşamüzeri Ayder yaylasını biraz daha tirmanıp yaylacilarin konakladigi bir noktaya ulaşıyoruz.




 

 @
 106 - 2006-08-28 18:00 Pzt

Bize dere kenarinda cadirlarimizi kurabilecegimiz bir alan gösteriyorlar. Malesef bu geazi boyunca kurdugumuz tek çadirli kamp.




 

 @
 106 - 2006-08-28 18:18 Pzt

Firtina vadisi ve icinden akan dere. Gece boyunca bizi uyutmayacak gibi gorunuyor.




 

 @
 106 - 2006-08-28 20:18 Pzt

Gece kamp atesimiz. Biraz turistik oldu ama 20 ytl karsiligi ormancilar buyuk bir kütük getirip parçaladilar. O kadar zor yakabildiler ki bunu kenidi başımıza yapabilmemiz herhalde imkansızdı. Tabi sebep hem havadaki yogun nem, hemde kutuklerin taze kesilmiş yaş olması.




 

 @
 107 - 2006-08-29 08:23 Sal

Ertesi sabah kamp yerinin uzaktan gorunusu.




 

 @
 108 - 2006-08-29 09:38 Sal

Yaylacılara hizmet veren konaklama alani. Abi aksam odun bulmamiza daha onemlisi onu yakmamıza yardım etmisti..




 

 @
 109 - 2006-08-29 09:48 Sal

Konaklama alanının uzak goruntusu. Bir askeri devriyelerle ile tanıstık. Buralardaki anıları inanılmazdı. Bol bol fikralarda rol almışlardı :)




 

 @
 110 - 2006-08-29 10:35 Sal

Kamp yerinde Cuneyt kardesimizi dinlenmeye birakip yine Ozanla vurduk kendimizi tepelere. Karsilasma sonrasi ilk sorulardan biri "Abi motor ne marka?". Ozan KTM nin buralarda hic duyulmamis olmasinin sıkıntsını "BMW" diye cevap vererek atlatmaya calisiyor :)




 

 @
 122 - 2006-08-29 11:37 Sal

Doğru ve dürüst bir insan olmanin ne kadar önemli bir meziyet oldugunu tartışıyoruz.




 

 @
 111 - 2006-08-29 10:36 Sal

Konuştuğumuz kişilerin hemen hemen hepsi kışın büyük şehirlerde yaşadıklarını ama yaz aylarında çocukluklarının gectigi bu yörelerden kopamadıklarını 2-3 ay icin buralara geldiklerini anlatiyor.




 

 @
 112 - 2006-08-29 11:21 Sal

Aşağı Kavrun yolu..




 

 @
 113 - 2006-08-29 11:22 Sal

Abla inanılmaz. nerden baksan 70-80 yaşında. Sırtındaki agirlıga, başka bir deyişle yaşamın zorluğuna bakın...




 

 @
 114 - 2006-08-29 11:23 Sal

Yukarı kavrun..




 

 @
 115 - 2006-08-29 11:25 Sal

Aşağı kavrun..




 

 @
 116 - 2006-08-29 11:25 Sal

Aşağı kavrun yerleşim bölgesi.




 

 @
 117 - 2006-08-29 11:30 Sal

Yukarı Kavrun kaçkar daglarına tirmanişa başlangıç noktası. Aşağı Kavrun - Yukarı Kavrun yaylaları arası üç kilometre. 2260 m. rakımlı Yukarı Kavrun Yaylası Kaçkar Dağı zirvesine (3937 m.) yaklaşık 8 km. mesafede.Bu yayla, Kaçkar Dağına tırmanış yapacak dağcıların ilk kamp yerini oluşturmakta.




 

 @
 118 - 2006-08-29 11:30 Sal

Aşağı ve Yukarı Kavrun'da konaklama amacıyla birkaç pansiyon var. Gönrü ise resimdeki gibi. Pansiyonlar daha cok cadirlarda yatip kalkmaya alismis dağcılara yönelik..




 

 @
 119 - 2006-08-29 11:33 Sal

Kampciların toplandıgı, dinlenme noktası. Duvarlarda hemen hemen butun doga sporu kluplerinin armalari var. Biz oradayken kalabalık bir israilli grup vardı.




 

 @
 120 - 2006-08-29 11:33 Sal

2300 metrede hava oldukca farkli. Genelde cabuk yoruluyorsunuz. Sekerli sıcak bir çay ise ilac gibi :)




 

 @
 121 - 2006-08-29 11:36 Sal

Bu çorba gercekten cok güzeldi.. ya da benim çorbam gelmisti :)




 

 @
 123 - 2006-08-29 12:00 Sal

Icimdeki ses ileriye tepelere doğru git diyor ama gordugunuz gibi yol yok :) ilersi bir tırmanis ve 4000m. şişko olmasam denemek isterdim.




 

 @
 124 - 2006-08-29 12:17 Sal

Şahin kafeterya takımı bizi ugurluyor..




 

 @
 125 - 2006-08-29 12:18 Sal

Yaylanin bu noktasi dagcilardan dolayi hareketli..




 

 @
 127 - 2006-08-29 12:20 Sal

Dönüşe başlıyoruz..




 

 @
 128 - 2006-08-29 12:41 Sal

Tekrar Ayder'e iniş..




 

 @
 129 - 2006-08-29 13:44 Sal

Ailemizin ustası Cüneyt kopan karter korumami baglamama yardimci oluyor.  Evet basından beri okuyorsaniz Cüneytin taş yolda ön freni kilitlenmisti, benim karter korumam koptu Eee sira Ozanda :) o da azzz sonra ... Burada KTM nin altının bizden 10cm kadar daha yuksek oldugunu irdeliyor ve fazla taşlık yolların bize göre olmadığını kabulleniyoruz.




 

 @
 130 - 2006-08-29 13:52 Sal

Zilkale yolu..




 

 @
 133 - 2006-08-29 16:38 Sal

Ve Zilkale.




 

 @
 134 - 2006-08-29 16:39 Sal

Karadeniz iste.. Suyunda topraginda var ne varsa . Simdi hayallenin! ormanin yamacinda o kale ile hangi düşman savaşır. Savaşacak o düşman bu ormanda nasıl ilerler ?! Cevabi bilmiyorum ama buralarda olmak inanilmaz keyifli :)




 

 @
 135 - 2006-08-29 16:55 Sal

Firtina vadisi boyunca indikten sonra tekrar çamlıhemsine variyoruz ve burada Cancik otele kapagi atiyoruz.. Gün böylece sonlaniyor.




 

 @
 136 - 2006-08-30 05:56 Car

Ertesi gün sabah erkenden yollardayiz. Günlerin neredeyse yarisi gecti. Gezecek görecek bir dunya yer var daha. Bu kez Çamlihemsini sag tarafindan elevite dogru tirmaniyoruz. Iste "Güzel Elevit". Görüldügü üzere nufus belirsiz!




 

 @
 137 - 2006-08-30 06:01 Car

Daha dogrusu nufus soyle bir sey. siz deyin 10 ben diyeyim 15.




 

 @
 138 - 2006-08-30 06:19 Car

Palovit yolu.. su geçişine bakmayin serserilik olsun diye :) yanda normal yol var. Burada sürüsüyle inekçe konuşan teyze ile tanışıyoruz.




 

 @
 139 - 2006-08-30 06:20 Car

Cüneyt palovit tepesinde yan sehpasını kırdı. Dönüşte ise bu dereyi tekrar gecerken saplandi. Simdi dere icinde yan sehpasi olmayan bir motorla saplanırsaniz isiniz cok zordur. Motoru yatırıp birakamiyacagınızdan derenin kenarındaki kuru alanda konuşlanıp size sataşan insanlara katlanmak zorunda kalirsiniz :) Hatta onlara "ağam", "beyim" bile demeniz gerekebilir :)




 

 @
 140 - 2006-08-30 08:02 Car

Asağidaki yerlesim bolgesi dereyi geçtigimiz yer. Tirmandıkça bitki ortusu yerini çiplak taşlara birakiyor...




 

 @
 a09 - 2006-08-30 09:50 Car

Karşı daglarda yesilin bittigi cizgi gayet belirgin..




 

 @
 a10 - 2006-08-30 10:19 Car

Yukseklik 2220 metre ve yine gayet net hissediliyor.




 

 @
 a20 - 2006-08-30 10:20 Car

Bu gezideki niyetlerimizden birisi tirevitden yukari kavrona gecebilmekti ama googleda göruldugu uzere bu imkansiz. Arada aşilamayacak daglar var...




 

 @
 a11 - 2006-08-30 10:20 Car

Palovit gecidine kadar tirmaniyor buradan asagi bakiyor ve saatin ilerlemesine yenilerek geri dmnmeye basliyoruz. Biliyoruz ki yol palovitde bitecek. ve daha fazla ilerlemek bize cok zaman kaybettirecek




 

 @
 141 - 2006-08-30 11:10 Car

Tekrar Cancik oteldeyiz. Kahvaltilarin vazgecilmezi mihlamaya saldiriyoruz. ..




 

 @
 142 - 2006-08-30 11:12 Car

Cancik otel hatirasi. Çamlıhemşin'e gidip te Cancik oteli bilmeyen yoktur. Hele icerde bir aksam oturup sohbete istirak edin, tadindan geçilmez.....




 

 @
 143 - 2006-08-30 12:38 Car

Giderken onunden beklemeden gectigimiz zilkaleye bu sefer kapsamli bir ziyaret yapiyoruz..




 

 @
 144 - 2006-08-30 12:38 Car

Merak edenlere kalenin tarihcesi...




 

 @
 145 - 2006-08-30 12:42 Car

Surlardan firtina vadisi ve derenin gorunumu.




 

 @
 146 - 2006-08-30 12:48 Car

Surlardan bizim görünümümüz :)




 

 @
 147 - 2006-08-30 12:58 Car

Yükseklik ürkütüyor.




 

 @
 148 - 2006-08-30 12:59 Car

Kenarlaqra fazla yaklasmiyoruz.




 

 @
 149 - 2006-08-30 13:05 Car

Ardasen yolu uzerinde bir kaynakci buluyoruz ve Cuneyt'in kirilan yan sehbasi burada orkinalinden daha saglam bir sekilde onariliyor.




 

 @
 150 - 2006-08-30 14:31 Car

Sahili doguya dogru durmaksizin geciyor ve bir çırpıda Hopa'ya variyoruz..




 

 @
 151 - 2006-08-30 14:31 Car

30 Agustosun anlam ve oneminden dolayi motorumuz bayraklı..




 

 @
 152 - 2006-08-30 14:51 Car

Buraya kadar gelip te en uc noktayi göremedik demek olmaz. Sarp sinir kapisi ...




 

 @
 153 - 2006-08-30 16:18 Car

Hopadan Borçkaya kadar yol inanılmaz güzel. Bulutlara yakin seyrediyorsunuz, Boyutlar sonsuz, Bir yaniniz dag ve orman diger yaniniz ucurum. ve tabi viraj.. viraj.. viraj.. viraj..




 

 @
 154 - 2006-08-30 17:40 Car

Borçkadan sonra Karagole dogru daha da güzel bir yol aşıyoruz. Sonında vardigimiz Karagöl büyük bir ödül gibi...




 

 @
 156 - 2006-08-30 17:41 Car

Saatlerce süren motor sesi, toz topraktan sonra buradaki sessizlik büyüleyici...




 

 @
 157 - 2006-08-30 17:43 Car

Ozan'in "iste budur!" yorumu :)




 

 @
 158 - 2006-08-30 17:57 Car

Hava hizla karariyor.




 

 @
 159 - 2006-08-30 17:57 Car

Karagölün pozisyonunu bu google görüntüsü ile daha iyi ifade edebilirim. karsi tepelerden gelen yoldan indik.




 

 @
 161 - 2006-08-30 17:57 Car

Cadir kurma ile pansiyonun ayni fiyat oldugunu duyunca herkes pansiyonu tercih ediyor.




 

 @
 162 - 2006-08-30 18:02 Car

Iki golu birlsestiren dere.




 

 @
 163 - 2006-08-30 18:03 Car

Hala çadir mi pansiyonmu tartismasi ve sonunda karar pansiyon...




 

 @
 164 - 2006-08-31 06:03 Per

Hesaplari aksamdan kapattik çünkü sabah yine kalk saati erken. 6:00 da yola cikmaya haziriz.




 

 @
 165 - 2006-08-31 07:30 Per

Karagölden tekrar geri anayola dönduk ve buradan sonra Macahel'e yaptigimiz yol bana gore bu gezinin en heycanli 2. yoluydu.




 

 @
 166 - 2006-08-31 07:33 Per

Machael icinde evler.




 

 @
 167 - 2006-08-31 07:33 Per

150 nufuslu koy bir vadinin yamacina kurulmus. Diger yamaç ise Gürcistan. Dağ ve yoğun bitki ortusu aradaki doğal sınırı oluşturuyor. Askerler aramizda yabanci uyruklu olup olmadigini soruyor. Muhtemelen onlara izin gerek.




 

 @
 168 - 2006-08-31 08:20 Per

TEMA vakfi burada arıcılığı destekliyor ve bir konukevi kurmuslar. Konuk evi senede 6-8 ay açık ama çok önceden rezervasyon gerekli.




 

 @
 169 - 2006-08-31 09:04 Per

Niyetimiz burada şelaleyi ziyaret etmek. Oldukca zorlu bir yoldan ulasmaya calisiyoruz. Buradaki garip anım yolda kaptirmis giderken yaşlı bir amca aniden fırlayarak yolumuzu kesti. Ne istedigini anlamak icin yanina yaklastim. "Olum sen motordan anlarsin" dedi. "Eh" dedim. Ardindan ekledi :"Camasir makinam bozuldu tamir edermisin ?" ?! :-) keske edebilseydim ... Ortada bu kadar yoksunluk varken birinin cikip "camasir makinam bozuldu" demesi duymayi hayal edebileceginiz en son cümle olmali..




 

 @
 170 - 2006-08-31 09:04 Per

Ayni mimari buralara hakim..




 

 @
 171 - 2006-08-31 09:37 Per

Şelale icin yolun sonuna geldik. Yer dar, yumuşak ve eğimli olduğu icin bu noktadan sonra ilerlemek riskli. Motorlari geri döndürebileceğimiz biraz geniş yer bulabilme ümidiyle ilerlemeye çalistik ama aldigimiz her metre bizi daha kötö bir duruma soktu. Sonunda yürüyerek yolun gerisine bakma karari verdik. Cüneyt motorunu yatirmayi daha güvenli buluyor...




 

 @
 172 - 2006-08-31 09:38 Per

Ozan ve ben dik bir yamaca yaslıyoruz. Yerdeki egim şaka degil. Sag taraf uçurum oldugu icin daha fazla ilerlemek imkansız. Soru şu: motorlari nasıl geri cevirecegiz? Cevabi şelale ziyaretinin sonrasına birakiyoruz cünkü mantikli bir cevap yok!!....




 

 @
 173 - 2006-08-31 09:46 Per

Tırmanış sonrası sıcak, kan ve ter :( Motor giyisileri azaba dönüştü. Vaka birazdan olacaklar yaninda bu hicbir şey..




 

 @
 174 - 2006-08-31 09:52 Per

Aşayi şelalenin dibine inmeye başladık. Burasi bir seyir noktası.. Henuz mutluluk bizi terketmemis :)




 

 @
 175 - 2006-08-31 09:52 Per

Aşagi indikce gülümseme yüzdesi azaliyor..




 

 @
 176 - 2006-08-31 09:53 Per

Aşagi bayagi ve dik bir yol var. Bir de bunun geri çikişi olmali. Turizm bakanlıgı buraya asansor kurmus olamiyacagina gore indigimiz her adim bize yol su elektrik olarak geri donecek :)




 

 @
 177 - 2006-08-31 09:59 Per

Birde bunun cikisi olacak diyorum ama dinleyen yok.




 

 @
 178 - 2006-08-31 10:09 Per

Evet yorulduk bile. Su girmeye cesaret edilmeyecek kadar soguk..




 

 @
 179 - 2006-08-31 10:10 Per

Şelale ise kafamizi delecek kadar yuksekten akiyor. Giremesek te serinliginden istifade etmeli




 

 @
 180 - 2006-08-31 10:13 Per

Sonunda Cüneyt cesaretlenip suya giriyor. Biz ise ayaklarimizi islatmakla yetiniyoruz. Ama keşke girseydik cünkü berbat bir tırmanis bizi bekliyor. Gelen bir yürüyüş grubu bir miktar dinlenme istegimiz yarim kesiliyor. Motorlardan birinden benzin aktigini, her tarafin benzin oldugunu anlatiyorlar. Kisa zamanda bunun yere yan yatan Cüneyt'in motoru olduğunu anliyoruz. Cüneyt ilahi bir enerji ile karton filmlerdeki gibi firlayip gidiyor...




 

 @
 181 - 2006-08-31 10:44 Per

Yamacta duran motorlarimiz. Nasil geri cevirecegiz hesabini tekrar yapmaya basladik.




 

 @
 182 - 2006-08-31 10:45 Per

Ama en ufak bir umut yok . Yer yumusak ve egimli + Bir taraf dik tepe + Diger taraf ucurum.




 

 @
 184 - 2006-08-31 11:41 Per

Önce tek tek biraz daha genis bir alana gelene kadar motorlari geri ittik Sonra yere yatirip pergel gibi pegler uzerinde döndürdük ve tekrar diktik. Resim bitmiş halimizi ifade ediyor. Motorun uzerine oturacak gücüm yok. Birde butun bunlari yapabilmek icin çantalari sökmüştük. Simdi onlari geri toplamaliyiz...




 

 @
 185 - 2006-08-31 11:42 Per

Yorumsuz..




 

 @
 186 - 2006-08-31 12:03 Per

Tekrar motora bindik..Hazırmı diye arkamdaki Ozana baktim. Motora bir yandan ayağını atınca sehpanin yumusak topraga batmasiyla öbur taraftan asağı uçması bir oldu. Hemen güvenli bir yer bulup inmeye teşebbüs ettimse de benim de basima ayni sey geldi.




 

 @
 187 - 2006-08-31 12:27 Per

Oncelikle (benim motor zaten asagi uctugu icin) Ozan'in motoruna hakim olmaya calistik. Tam anlamiyla kenarda ve dengede duruyordu. Düşme esnasında Ozan aşağı yuvarlanmış fakat motor şans eseri peşinden gitmemişti.




 

 @
 187 - 2006-08-31 12:27 Per

Ikimiz kendi basimiza dogrultamiyacagimizi anlayinca teledonla önden giden Cuneyti geri cagirdik. Cüneyt geri geldiginde yaptigi ilk is fotoğraf cekmek oldu. İyiki de çekti :) 3'umuz KTM'yi dikmeyi basarinca sira geldi benim motora




 

 @
 187 - 2006-08-31 12:27 Per

Çeşitli şekiller deneyip yerinden kıpırdatamayınca motorla cekmeyi denedik ama o da hic bir sonuc vermedi.




 

 @
 187 - 2006-08-31 12:27 Per

Sanki tutup ceksen gelecekmis gibi duruyor ama dokundukca asagi kaydi. O kaydikca biz gerildik. Hani kaskodan parami alırmıyim diye düşünüyorum ama buraya eksper de gelmez ki :)




 

 @
 189 - 2006-08-31 12:30 Per

Çaresiz bir bekleyisin ardindan imdadimiza daha once selalede karşılaştığımız grup yetişti.




 

 @
 190 - 2006-08-31 13:44 Per

biz 3 kisi aşağidan toprağa saplanan yerleri kurtardik ve kaymasini engellemeye calistik. 4 kisi de yukaridan halatlarla motoru çekti ve bu badireden kurtulabildik. Eger olmasalardi buraya ne çekici gelebilirdi ne de baska bir kurtarıcı....




 

 @
 a16 - 2006-08-31 18:51 Per

Tekrar yola koyulabilmenin mutlulugu. Nevar ki 3'umuz icinde gezi bu noktada bitti aslinda. O kadar yorgun ve perişandik ki aklimizdaki ana fikir evde yatagimizda olmakti :)


 

 @
 a18 - 2006-08-31 18:51 Per

Veee dedim size KTM ye de sira gelecek diye. iste tekeri patlamis bir KTM. Daha sonraki günlerde Ozanin 2 kere daha tekeri patladi. Demek bu aletlerin de zayif noktasi bu :)




 

 @
 191 - 2006-08-31 18:51 Per

Allahtan sokup takma konusunda deneyimliydi de fazla bocalamadan en yakin yerde lastigi tamir edip tekrar yola koyolduk. Bundan sonra hizla Arhavi'ye geri donduk.




 

 @
 a19 - 2006-08-31 22:00 Per

Şansa açık bulduğumuz bir lokantada sınıra gelmis olan açlığımızı bastırdıktan sonra ustanin yonlendirdiği ruslarla ilgisi olmayan mazbut bir otele kendimizi attik..




 

 @
 192 - 2006-09-01 11:01 Cum

Ertesi gün sahil yolu dumduz asildi ve trabzondan maçkaya dogru dönduk. Vardigimiz nokta Sümela manastırı.




 

 @
 195 - 2006-09-01 11:06 Cum

Burası Türkiyenin gerçekten görülmesi gereken yerlerinden biri..




 

 @
 196 - 2006-09-01 11:07 Cum

Resimlerin tahrip edilmesi gercek bir vandallık....




 

 @
 197 - 2006-09-01 11:12 Cum

Neyse ki yuksek duvarlardakiler saglam kalmış..




 

 @
 198 - 2006-09-01 11:16 Cum

..




 

 @
 199 - 2006-09-01 11:17 Cum

Bir uçurumun kenarina insa edilmis ve sanki maketmiş izlenimi veriyor.




 

 @
 201 - 2006-09-01 11:25 Cum

Ama sonucta bir zamanlar burasi bir yerlesim birimiymis ve insanlar yaşıyorlarmıs.




 

 @
 202 - 2006-09-01 12:11 Cum

Dönüş yolu. Manastırın bulundugu vadinin dibi. Yağmurluklar giyiliyor.




 

 @
 203 - 2006-09-01 12:11 Cum

Artık dönüş ve akşam nerede oluruz hesaplari yapmaya basladik...




 

 @
 204 - 2006-09-01 12:12 Cum

Yola cıkma zamanı.




 

 @
 205 - 2006-09-01 13:35 Cum

Sümela'dan Maçka'ya geri indik. Birşey bizi dönuşe başlamaktan alıkoyuyor. Son kez yöresel takilmaya karar veriyoruz. Yemek sonrasi bir Alman gezgin motorlarimizi görüp yaklaşıyor ve masamiza misafir oluyor. Cay ikram ederek ve hal hatır soruyoruz...




 

 @
 206 - 2006-09-01 13:36 Cum

Kendisi alman bir mühendis ama görüldügü üzere meslegi ile alakasi yok, aylardir yollarda. Motoru bu. Hikayesi ise komik. Türkmenistandan  Almanyaya dönerken Kırım'a gecmek için feribot bulamayinca dönüp aşağıdan dolaşmaya karar veriyor. Anlasilan karadenizin üst kiyilari da insanlari ayni sekilde etkiliyor :)




 

 @
 207 - 2006-09-01 13:36 Cum

Motorun sagi solu kaynak yemis, bazi yerleri tellerle baglanmis.. Soruyoruz "kac kilometre yaptin?" diye. 15.000 diyor. "ohooo" diyorum icimden "işmi 15.000 km"... Abi devam ediyor. "Sadece toprakta asfaltları saymiyorum" :)




 

 @
 208 - 2006-09-01 14:05 Cum

Saygı duyarim! Bari motorunla bir resim çekineyim. 15 bin km toprak yol hemde Asyada cok ciddi rakkam :)




 

 @
 209 - 2006-09-01 14:05 Cum

Aslinda fena motorda degilmis. belli ki bir bu kadar daha yol yapar. Kendi motorumu da 300-400 bin e kadar kullanmaya karar veriyorum.




 

 @
 210 - 2006-09-01 14:21 Cum

Yönümüz Zigana geçiti. Niyetimiz eski gümüşhane yolundan gidip meşhur kurufasulyeyi tadmakti ama ana yol bizi dogruca zigana tüneline götürdü .




 

 @
 211 - 2006-09-01 14:37 Cum

Tünel girisine kadar hava berbat sisli islak iken tunelin obur ucunda bizi günlük guneşlik bir hava bekliyordu. İşte iç anadolu, iste karadeniz...




 

 @
 212 - 2006-09-01 19:41 Cum

Düşenin dostu olmaz hemen resimleyelim. Bunlar artik aşırı yorgunluk dalgınlıkları. Yolun bundan sonraki bolümü maraton şeklinde geçti. Gece Amasya'da konakladıktan sonra cumartesi günü akşamüzeri bursaya vardık.




 

 @
 213 - 2006-09-03 12:14 Paz

Bursa Keles'te kamp yapan arkadaşlarımıza katılıyor ve Cumartesi pazari kampta geciriyoruz... ..




 

 @
 214 - 2006-09-03 12:15 Paz

Pazar topluca istanbula dönüş.. Toplamda 10 günde 3800 km yapmış olduk.









Yayınlanış Tarihi Aug 30 2006, 11:09 PM Yayınlayan Cem YILDIZ
Etiketi :,

Yorumlar

 

Eskiya09 Dediki :

Cok güzel bir güzergah,ilginc insallah banada nasib olacak bir gün.

Düsmeden sürdüm diyenler bence ne yaptigini bilmiyorlar.

 Selamlar

August 31, 2007 10:40 PM
 

Rida Celikbilek Dediki :

muhteşeem bir anlatım...

süper bir rota...

okurken çok keyif aldım...

düşmeyen motorcu yoktur, düşmemişi mevcuttur...

April 11, 2008 12:22 AM
 

Murat AZAK Dediki :

gerçekten çok güzel manzaralar gecenin bu vaktine kadar oturup hep not çıkardım

May 28, 2008 12:38 AM
 

Levent Dogurga Dediki :

Okurken ben de çok keyif aldım.Ciddi bir yaralanma geçirmediğinize sevindim.Motosikletinizde ki lastikler ne markay dı ve performansları nasıldı merak ettim.

Keyfiniz bol olsun.Sevgi ve Saygılarımla

June 24, 2008 5:18 PM
 

mert naycı Dediki :

Çok güzel bir faaliyet olmuş, bu işten hiç anlamayanlar bile heveslenir valla :)

ozan ben uludağ işletme mezunuyum (90 giriş - 98 çıkış)sanırım seninle aynı dönemde okumuştuk, istanbula yerleştim benimle irtibat kurmak istersen cep telefonum  0 532 367 08 40

görüşmek üzere herkese selamlar, yolunuz açık

lastikleriniz sağlam olsun.

November 11, 2008 12:37 AM
 

Yigit Yildiz Dediki :

Cem ağabey oldumu şimdi !! Ağabeyciğim ben enduro tarzını biraz titreşim biraz toprak yolara, araziye girememekten dolayı(tek başına olunca tadı çıkmıyor) touringe yönelip radikal bir değişiklikle 1200GT aldım.Ama sizin şu güzel gezinizi okuduktan sonra yine içimde enduro ateşi yavaştan yanmaya başladı.

Ağabeyim ellerinize sağlık; ülkemizde şu güzelliler varken benim büyük avrupa gezi hayalim daha çok erteleneceğe benziyor.Sizleri takım ruhunu yaşattığınız, bizlere örnek olduğunuz için ayrıca takdir ediyorum varolun.Bir notta benim de içinde olduğum tarzını tam oturtamayıp ikide bir motor değiştirenlere;gezideki alman mühendise ve motoruna özenmemek elde değil yabancilar böyle işte mallarının kıymetini biliyorlar tüm limitlerini zorlayacak kadar kullanıyorlar.Aynı biz Türkler değil mi ?

January 31, 2009 7:18 PM
 

muammer sancak Dediki :

arkadaşlar bende bi endurocu olarak süsmene trabzonluyum yöremize geldiginiz icin teşekkür ederim inşallah memnun kalmışsınızdır ufaktefek sorunlar yaşamıssınız şartlara göre coook normal gördüklerim karşısında izlerken cok keyif aldım harika yerlerdir oralar çokgüzeldiğörüntüler birdaha karedenize gelmeyi düşünürseniz mutlaka haberim olsun arkadaşlarla size eşlik ederim trabzonlu endrocu 05354912098  altdenizci@hotmail.com allaha emanet olun.

February 14, 2009 1:48 PM
 

Selim ULUC Dediki :

Saygı Duydum

November 2, 2009 4:40 PM
 

kayısı kentli Dediki :

OZAN'IN KTM si bende olsa bende gezerdim TÜRKİYE nin her yerini genellikle KARADENİZ ve DOĞU yugezi turunuzu sağ salim tamamladığınıza sevindim resimlerin yanındaki açıklamalar süper olmuştu emeğinize sağlık

March 22, 2010 1:37 AM
 

Eskişehir'li gezgin Dediki :

Karadeniz sınırında kalınacak yer ararken bulduğum bu sitede emeği geçenlere teşekkürler...

Ben motor kullanmadım, bisiklete bile binemem ama iyi gezerim. Geçmişte gittiğim, bir kısmını yürüyerek seyahat ettiğim yerlerde doğa güzelliklerini fotoğraflayabilmek için çaba harcamışsınız, aynı şansı koşuşturmaktan ben yakalayamamıştım. Şimdi fotoğraflarınıza bakarak ben de nerelere gitmişim böyle diyebiliyorum.

Cennet yurdumuzda yakalayacağınız yeni fırsatlar ve yerler için yazılarınızın devamını dilerim.

March 22, 2010 11:55 AM
 

cem al Dediki :

harika, muhteşem, rüya gibi. tebrikler. nice rotalara.

December 6, 2011 1:40 AM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Cem YILDIZ

8 senedir motor kullaniyorum. Su ana kadar 170.000 km yol yaptim ve bunun yaklasik 100 bin km sini uzun yol olarak raporladim. Bir LDR rapor arsivi olmasini arzuladigimiz bu portaldan en az benim kadar keyf almanizi dilerim...
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x