2006 Ağustos sonu 3 arkadas Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu turu yapmaya karar veriyoruz. Çıkarken Orjinal rotamiz 5000 km reye yakın olmasına rağmen ancak 3800 yapabildik. Yolun en çekilmez kısmı giderken Istanbul-Sivas arasi dönerken ise Amasya-Bursa arasi idi. Yaklasık yolun yarısı olan bu mesafeler sırf hedefe ulasabilmak icin aşıldı. Alternatif olarak motorları tren veya kamyonla göndermeyi planladıysakda bunlarla birlikte gitmektense motorların üzerinde gitmeyi tercih ettik.
Gidecek olanlara tavsiye edecegim geçiş noktaları:
-
Kemaliye - TAŞYOL ***
-
Trabzon - Uzungöl
-
Rize - elevit, trevit, kavron, ayder yaylalari. Zilkale, Çamlıhemşin
-
Hopa Borçka arasındaki yolBorçkadan Uzungol ve Macagel (camili) ve orada şelale ***
-
Ve tabi Trabzon Sümela
Kalinacak otel Çamlıhemşini sagdan gecip elevit yaylasına giderken Cancık otel. Otel olarak özel bir şey yok ama otelin sahibi aynı zamanda o yerleşim biriminin muhtarı ve gece lobide kahve misali 5-10 haneli yörenin sakinleri geliyor. Güzel bir sohbet ortami oluşuyor.Karadenizi yakindan tanimis oluyorsunuz. [cool]
Yolu eksik yapmamıza ragmen 1 hafta bize az geldi. Hakkını vermek icin 2 haftalığına gitmek gerek Çamlıhemşinde dere kenarindaki lokantada kiremitde alabalık yemeden gecmeyin

001 - 2006-08-25 11:29 Cum
Perşembe sabahı TEM gişeleri çıkışında OPET istasyonu. Üzerimizde uzun yola başlıyor olmanın ağirliğı. Istasyonda çay içip birkaç birşey yedikten sonra sessiz sedasız yola koyulduk...

001 - 2006-08-25 13:40 Cum
Ilk mola Bolu girisi Ulusoy tesislerinde. Haritalar açılıyor son fikirler tartışılıyor

002 - 2006-08-25 19:03 Cum
Akşama bir solukta Yozgat'a varmış olduk. Gezinin bu sevimsiz ilk etabını bitirmek açısından iyi bir nokta. Öğrencileri tatilde olan ve bomboş bizi bekleyen otelcilik meslek lisesinin otel bölümü gecenin bir saatinde nerede kalacağız endişesinden bizi kurtardı. Motorları okulun içine soktuk ve Ozan ilk geceden zincir bakımına basladı. Motorun altındaki kağıtlar yağ damlamasına karşı.(KTM'en mi var derdin var)

003 - 2006-08-25 20:17 Cum
Ilk gece - Ilk yemeğimiz. onca yorgunlugun üzerine iyi de geldi.

004 - 2006-08-26 07:00 Cmt
Sabah okuldan çıkış.

005 - 2006-08-26 07:00 Cmt
Yerler cilalı mermer.. aman kaymıyalım.

006 - 2006-08-26 09:53 Cmt
Ve bir çırpıda Sivastayız. Oncelikle şehrin eski merkezini bulduk. Zaten bütün görülecek noktalar bir arada toplanmış. Önce bir yorgunluk çayı. hatta 2 .. hatta 3.

007 - 2006-08-26 10:14 Cmt
Park edecek yer yok. Motorlar kaldırıma yapışık tek sıra. Motorların başında nöbete gönüllü olan Cüneyt'i bırakıyoruz.

008 - 2006-08-26 10:18 Cmt
Eski çarşının içi. Yeresel el sanatlari incik boncuk.

009 - 2006-08-26 10:21 Cmt
Buruciye medresesi ama durumunu siz yorumlayın sadece ön cephe mevcut.

010 - 2006-08-26 10:23 Cmt
Açıklaması.

011 - 2006-08-26 10:23 Cmt
Kapısı.

012 - 2006-08-26 10:25 Cmt
Aynı bolgede başka bir avlu.

013 - 2006-08-26 10:26 Cmt
Tahta oyma kapı yapan bir usta ile söyleşiyoruz. Bildiklerini baskasına aktaramamış olmaktan yakınıyor. Aslında yaptığı karlı bir iş ama sürümü yok.

014 - 2006-08-26 12:22 Cmt
Sivasın cıkışından sonra Kangal. Kangala gidip te kangal çiftligi görmemek olur mu? işte ıskaladığımız konulardan ilki. Hiç birimizin köpek, çiftlik görecek hali yok :) daha büyük heycanlar peşindeyiz.

015 - 2006-08-26 12:23 Cmt
Arkadaşlar daha gelemediler. Makinayi yere koyup kendi kendimi çekmeye uğraşıyorum.

016 - 2006-08-26 12:26 Cmt
Kangala gittin mi?.. gittim!.. Ne gördün ? azz sonra.

017 - 2006-08-26 13:53 Cmt
Işte burasi muhteşem :) Dere içindeki balıklar ayaklarınızdaki mantar, bakteri vs.. leri yiyorlar. Bu sedef hastalıgına iyi geliyor.. Pekiiiii motorcu olarak hayal edin. Aylardan agustos! Uzun yoldan gelmişsiniz.. çizmeleri çikartmişsiniz.. Buz gibi suyun içinde baliklar servis veriyorlar. Muhteşeeemm... Burayi sakin atlamayın :).

018 - 2006-08-26 13:53 Cmt
Herhalde 1 saat suyun icinden çikmadik. Keşke 3-5 balik yakalayip eve getirseydim. Bu hizmeti hiç bir yerde bulamazsınız... :).

019 - 2006-08-26 15:26 Cmt
Divriğ de bir yol sorma seansi sonrası tekrar harekete geçiş.

020 - 2006-08-26 16:19 Cmt
Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi Mengücek Oğlu Beyi Ahmet Sah tarafından 15 yılda inşa ettirilmiş büyük ölçüde orjinalliğini koruyarak günümüze kadar ulaşmış bir sanat şaheseri. BM Unesco tarafından da “Korunması Gerekli Dünya Mirası” listesine alınmıştır.Görevli tarafindan kapinin uzerinde bulunan silindir seklindekiki parca, 1938 depremine kadar binanin dengede durduğunu gösterecek şekilde döndügü ondan sonra mekanizmasının kırıldığı içine kilitlendiği anlatildi..

021 - 2006-08-26 16:19 Cmt
Cüneyt ve

022 - 2006-08-26 16:19 Cmt
ben bu önemli özelligin önunde resim cektiremeden duramadik tabi ki :).

023 - 2006-08-26 16:20 Cmt
Caminin içi.

024 - 2006-08-26 16:21 Cmt
Bizi çekmekten kendisi kapi resmini kaçıran Ozan,

025 - 2006-08-26 16:21 Cmt
Hemen yanıbaşımızda 9/13 yy arasi yapilan Divriğ kalesi.

026 - 2006-08-26 16:26 Cmt
Tekrar yola cikarken aklima takilan şey: etraf kalabalik bir yerleşime musait olmamasına rağmen bu ölcüde büyük bir yapının zamanında nasıl kullanıldıgı... Herhalde şifahane dendiğine göre zamaninda çevre yerleşim birimlerine de hizmet veren yatılı bir hastahane niteliğindeydi.

028 - 2006-08-26 17:23 Cmt
Divriğden Kemaliyeye doğru tuzaklarla dolu ama bir o derece güzel bir yol başladı.

029 - 2006-08-26 17:41 Cmt
Tuzaklarla dolu cünku zaman zaman zemin ciddi bir şekilde yumuşayıp kuma dönüşmüstü. Kendini bu tür yollarda daha iyi hisseden Ozan KTM nin de hakkini vererek önden gidiyor, bu tür yerlerde durarak kötü zemine bizim dikkatli girmemiz icin uyariyordu..

030 - 2006-08-26 17:43 Cmt
Yol bir türlü bitmiyor. Bu ortamda karanlığa kalmak istemiyoruz. Özellikle kötü zemine karanlikta yakalanirsak başımız ağrıyacak

031 - 2006-08-26 18:11 Cmt
Aşağıda Fırat nehri. Çadır kurmak icin alternatifleri gözden geçiriyoruz. Terör bölgesi mi degil mi diye tartışırken sağda solda siper olusturmak icin üzt üste yığılmis taşlar cesaretimizi köreltiyor.

032 - 2006-08-26 18:11 Cmt
Daha sonra sabahın çok erken saatlerinde nehir kenarına ceylanlarin indigini öğreniyor, böyle bir sahneyi yaşayamadigim icin üzülüyorum..

033 - 2006-08-26 18:19 Cmt
Veee giriş ağzına gelene kadar nasıl birşey olduguna dair hic bir fikrim olmayan "TAŞ YOL":. Anlatilanlara göre İnşasına 130 yıl önce dağlardan, ip bağlı sepetlerle inilerek kazılmaya başlanan Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki yol, günümüzde ancak tamamlanabildi.İçinden Fırat’ın geçtiği kanyonun 8.5 kilometrelik sarp kayalıkları inanılmaz bir şekilde yarılarak delindi. Hem de mühendis ve proje olmadan. Üstelik ilkokul mezunu bir müteahhidin sezgi ve becerisiyle. Yaklaşık 5 kilometresi tünel olan ‘‘taşyol’’ Kemaliye’yi İstanbul ve Ankara’ya 230 kilometre daha yakınlaştırdı. Ama henüz tünele girmedik ve bizim nelerle karşilaşacagimizdan haberimiz yok :).

034 - 2006-08-26 18:20 Cmt
Evet.. bir dizi resim cektirme merasimi... İçerde 100 lerce resimlik viraj oldugunun henüz bilincinde değiliz :).

035 - 2006-08-26 18:26 Cmt
Yol gittikce Fırat'ın kenarinda bir ucurum şekline dönüşecek.. Karanlık ise kapıda.

036 - 2006-08-26 18:30 Cmt
derken geldi çöktü... Stress hat safhada.

037 - 2006-08-27 06:18 Paz
Gece tünellerden birinde kötü bir şekilde kayarak düştüm ve duvarla motor arasinda kaldim. Neyse ki hırpalanmış bir şekilde vardıgımız Kemaliyede beklentilerimizin tam aksine güzel bir otel bulduk ve çok iyi de ağırlandık. Resim sabah saat 6:18 kahvaltısı icin bulusştuğumuz an. Arkadaşlar erken uyandırıldıkları için gergin. Aklımızda ortak bir şey var: akşam kabus gibi geçtiğimiz yola geri dönup nasıl bir şey olduguna gündüz gözüyle bakmak! Eşyalarımızı otelde bırakıp taşyola geri dönüyoruz.

038 - 2006-08-27 07:06 Paz
Kemaliye icinde yamaca yerlesmis teneke ahşap karışımı evler. Bir an burada doğmuş buranin yerlisi olabilecegimi dusunuyorum. Yaptigimiz geziye ne kadar ters duşen bir yaşam!!! Otelcinin anlatigina gore Kemaliye daglarin arasında izole bir bölge. Bu nedenle yaşam şekli, şivesi, yapilari kendine özgü olarak korunabilmiş...

039 - 2006-08-27 07:15 Paz
Gündüz gözüyle tekrar Fırat ve taşyol....

040 - 2006-08-27 07:19 Paz
Gece gece aşagı yuvarlanmadan deli gibi bu yolu gectik ya, verilmis sadakamiz varmıs. Gün ışıgında aynı cesaretle ilerliyemiyoruz :).

041 - 2006-08-27 07:19 Paz
Sanki Mars yüzeyi gibi. Farklı bir gezegende olduğumu düşünüyorum..

042 - 2006-08-27 07:30 Paz
Yol kenarında terk edilmis bir dozer. Acaba o noktadan çok aşağı uçan olduğundan hayır için mi konmuş yoksa taş ve kayalarla olan mücadelesine burada pes mi demiş?!. Açıkcası yol çok işlek degil. biz hepsi hepsi 1 arabayla karşılaştık..

043 - 2006-08-27 07:48 Paz
Kayalar el emeği göz nuru ile oyulmuş..

044 - 2006-08-27 07:49 Paz
Cüneytin on freni kilitlenmeye başlıyor. Telefonla teknik destek alıyor ve balatalari gevşetmeyi başarıyor..

045 - 2006-08-27 07:50 Paz
Muhabbet KTM vs BMW uzerine tabi ki :) ben henuz bir ariz ile yuzlesmedigim icin üzerime alinmiyorum. Sonunda elcik korumanin kaydigini frenin bu yuzden habire kilitlendigini keşfediyoruz. ..

046 - 2006-08-27 07:50 Paz
Toplam tünel uzunluğu 5 km imiş. Zemin de gördüğünüz gibi cok bozuk.

047 - 2006-08-27 07:52 Paz
Hayatinizda enzerine az rastlayacaginiz görüntüler zinciri. Bir nehir var, su var ama yeşillik yok, her taraf kaya!!! Tüneller... uçurumlar...

048 - 2006-08-27 07:52 Paz
Şurdan uçup gitsek kimse "aaa nasıl oldu" demez. Ortam çok müsait :)

049 - 2006-08-27 07:53 Paz
Biraz da taşyol hakkında rakkamsal bilgi : Taşyol Projesi, Kemaliye'yi çıkmaz sokak olmaktan kurtaracak ve Ankara-İstanbul yolunu 220 kilometre kısaltacak bir proje. Taşyol'daki fiili çalışmalar ilk olarak 1949 yılında başladı ve aralıklarla 10 yıl devam etti. 1960-1983 yıllarında hiç çalışma yapılmayan Taşyol'da, 1983 yılında Köy Hizmetleri (YSE) mevcut yolu genişletme çalışması yaptı. Daha sonra yine ara verilen yol çalışmaları, 1993 yılında Kemaliyelilerin kendi aralarında topladıkları para ile Amerika'dan alınan delici ve kompresör sayesinde yeniden başladı. 1995 yılında 6 metre genişliğinde, 5 metre yüksekliğindeki tünellerin açılmasına başlandı. Finansmanı merkezi idare, İl Özer İdaresi ve vatandaş katkısıyla sağlanan Taşyol Projesi şu anda Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütülüyor. 2002 Mart ayı itibariyle 4 bin 577 metre tünel, 2 bin 531 metre yol yapımı tamamlandı. Toplam 8 bin 275 metre uzunluğundaki yolun geri kalan bin 200 metrelik kısmının da bu yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Bitirildiğinde Kemaliye'yi Sivas'ın Divriği ilçesine bağlayacak olan Taşyol, kışın sürekli kapalı olan 7 köy yolunun açık kalmasını, dünyaca ünlü Arizona Kanyonu'nun bir benzeri olan Karanlık Kanyonu'nun gün yüzüne çıkarak turizme açılmasını sağlayacak. Taşyol sayesinde, av ve yaban hayatı açısından büyük bir zenginliğe sahip olan Fırat Vadisi'nin cazibe merkezi olması bekleniyor.

050 - 2006-08-27 07:55 Paz
Bazen Ozan önden gazlayip sonra durup, bekleyip fotografımızı çekiyor :)

051 - 2006-08-27 07:55 Paz
Bazen de Cuneyt..

052 - 2006-08-27 08:05 Paz
Iste efsane görüntülerden 2 si.

053 - 2006-08-27 08:05 Paz
Gördüğünüz gibi "ben gezginim" diyen her sürücünün yapmasi gereken bir yol...

054 - 2006-08-27 08:06 Paz
Ozanin KTM reklam calismalari..

055 - 2006-08-27 08:06 Paz
Bu da GS icin.:)..

056 - 2006-08-27 08:08 Paz
Daha once bu yollu yapmis arkadaslarin fotograflarinda bu nokta bol miktarda kullanilmis. Biz de kıskanclığımızdan firsatı kaçırmıyoruz. Motorlari o deligin kenarina getirmek icin bayagi ugrastıgımızı itiraf etmeliyim :)

057 - 2006-08-27 08:13 Paz
Ozan görunmek icin beyaz giymeyi tercih ediyor (akillica :))

058 - 2006-08-27 08:16 Paz
Yanımızdan sessizce akan Fırat yaptıklarımıza tanıklık edip : "ohooo burdan kimler geldi gecti, zamaninda ne resimler cekildi" der gibi.

059 - 2006-08-27 08:47 Paz
Peşi sıra gelen 3 fotografa her baktıgımda : "gece gece arka tekerlegi kaydıra kaydıra buraları nasil gectin ne cahillik" diye duşunmeden edemiyorum.

060 - 2006-08-27 08:52 Paz
Ama karanlikta ortamın boyle bir şey oldugunu hayal bile edemezdik..

061 - 2006-08-27 08:53 Paz
en azindan daha once resimleri gorseydim farklı olurdu :).

062 - 2006-08-27 09:15 Paz
Köprünün demirinden istifade 3 lu resmimiz :)

062 - 2006-08-27 09:15 Paz
Herhalde 3.muzun de hayatinda gordugu en buyuk taş kitleler...

063 - 2006-08-27 09:16 Paz
Böyle bir su olurda hiç bir yerde ot bitmez mi?

064 - 2006-08-27 09:35 Paz
Eveet saat 9 gibi yolu tekrar ziyaretimizi tamamladik.

065 - 2006-08-27 09:36 Paz
Sonunda Kemaliye'ye geri döndük. Otelde cevrede ziyaret esdilebilecek yerlerle ilgili bilgi aldik bagajlarimizi hic yuklemeden Apcaga koyune yonlendik..

067 - 2006-08-27 09:42 Paz
Burasi çocuklugumuzda ezberledigimiz "Orda bir köy var uzakta" sarkisina konu olan koy. Köyün Fırat nehiri seviyesindeki bu girisinden itibaren cok dik bir tepeye tırmanıyorsunuz.

070 - 2006-08-27 09:50 Paz
Etrafta bu kadar bol kaya/Taş olunca yapilarda da cok guzel kullanilmis.

071 - 2006-08-27 09:51 Paz
Apçağa köyünden aşağısı tam bir seyirlik.

073 - 2006-08-27 10:06 Paz
Resmi ceken gorevlinin "Nehri kapatiyorsunuz" onerisi üzerine bu poz verildi :)

074 - 2006-08-27 10:09 Paz
Simdi tekrar orada olmak vardi :)

075 - 2006-08-27 10:11 Paz
Solda ileride gorunen Kemaliye..

076 - 2006-08-27 10:45 Paz
Bu geleneksel bir Kemaliye kapısı. Kapılardaki 2 tokmagın kalın ve ince olmak üzere 2 farklı tonu var. Kadın ve erkekler ayrı tokmakları çalıyor ve buna gore içeriden kendilerine kapı bir kadın veya erkek tarafından açılıyor. Bu resme bakan herkes soldaki tek kapı nicin diye sordu siz sormayın !!!

077 - 2006-08-27 10:45 Paz
Geceyi gecirdigimiz bozkurt otele geri donuyor ve motorlarimizi tekrar yüklüyoruz. gitmeden lökhaneyi de mutlaka görün tavsiyesi aliyoruz..

078 - 2006-08-27 11:06 Paz
Evet burasi lökhane. alet mootorlu bir havan. tokmak elektrik motoru marifetiyle kabın icindeki karısımı eziyor..

079 - 2006-08-27 11:07 Paz
Kabın icinde ise dut kurusu ceviz gibi 5 elemandan meydana gelen bir karısım var. bu dövülerek macun haline getiriliyor ve yenmesi tavsiye ediliyor :) Şaka bir yana bunlar aslinda cok akullıca karısımlar. Lökü imal eden arkadasın anlattıgına gore cevrenin doğal gecim kaynagi hayvancılık. Sabah lökle bir kahvaltı yaparsanız sürüyle sabah çiktıktan sonra akşam dönene kadar yemek ihtiyacı duymuyorsunuz. karışım bir bakıma hazmı zor oldugundan olsa gerek hem tok tutuyor hemde enerji ihtiyacınızı karşılıyor.

080 - 2006-08-27 11:18 Paz
19-23 mayıs tarihleri arası Kemaliye doğa sporlari festivali yapiliyor. 2006 yilinda bunun 4. su yapilmisti. Konuştugumuz insanlar o tarihlerde gelmemizi siddetle tavsiye ediyorlar. Resimlerde gördügünüz gibi Kemaliye turizmi yeni yeni keşfediyor..

081 - 2006-08-27 11:19 Paz
Binalar bu yönde orjinlal mimarisinde ama turistik temizlikte restore edilmis...

082 - 2006-08-27 11:19 Paz
..

083 - 2006-08-27 11:21 Paz
degirmen ve taşı.

084 - 2006-08-27 12:20 Paz
Lökhanenin onundeki küçük satış reonu..

085 - 2006-08-27 12:29 Paz
Bu da grafik sanatları açısından güzel fotolardan biri. Etrafta in ve de cinin top oynadiğı kapalı bu hemzemin gecittin onunde 5-10 dakika bekledikten sonra tren miren olmadığına karar verip aralardan sıvıştık.

086 - 2006-08-27 13:10 Paz
Yolumuz Fırat nehri yatagına paralel devam etti. Karşı tepelere dogru bakın ve koskoca bir su kaynagı olmasına rağmen doğanın nasıl bir tarımsal fakirlik icinde oldugunu yorumlayın.

087 - 2006-08-27 13:40 Paz
Yine fırat kenarında Kemah yakınlarında "Sultan Melik" türbesi..Amacımız girip varsa bir cay icmekti ama zorla misafir edilip ağırlandık. Burada kisiler adak kesiyorlar ve misafirlere dağıtıyorlar. Adakta bulunan kisinin güzel bir anlatımı vardı ve dedi ki: Her yerde insanlar gerçekleştiği taktirde yapacagına söz vererek bir adakta bulunurlar ki bu Tanrı ile pazarlıktır. Sen sunu yaparsan ben de bunu yapacagım gibi... Bu yörede biz kesinlikle bunu yapmayiz. Adağimizi basştan adarız, gerçekleşip gerçekleşmemesi tanrının bilecegi iştir. Doğru ve bir o kadar da düşündürücü bir yaklaşım. Allah kabul etsin diyerek adak sahibinin donattığı masaya misafir oluyoruz..

088 - 2006-08-27 14:16 Paz
Mengücek Gazi (Sultan Melik), diğer ilk Anadolu fatihleri gibi evliya mertebesine çıkarılan Türk büyüklerindendir.Asırlardır türbe ve mumyalı cenazesi bilhassa çevre halkın mühim ziyaretgahlarından olmuştur. Adı geçtiğinde “mübarek” eklenmeksizin yadedilmez.Evliya Çelebi’nin kaydettiği,yakınındaki köyün “Mübarek” adı alması, Mengücik Gazi ile ilişkili olmalıdır.

089 - 2006-08-27 14:19 Paz
Türbe Kemah’ın 500m.kadar kuzeyinde,Fırat’ın sağ kıyısındaki kayalık zemin üzerinde;eski bir mezarlığın içindedir.Burası daha evvelden Kemah’ın kenar mahallelerinden biri iken,şimdi terkedilmiştir.1960’lara kadar burada oturan 3 hane varmış.Bunlar da “Türbedarlık”görevini icra ve ifa ederlermiş.Ama şimdi o üç hanenin sadece yıkıntıları kalmış.

090 - 2006-08-28 07:06 Pzt
Kemahtan sonra Uzungöle kadar soganli dağlarını yine gecenin karanlıgında aştığımız zorlu bir etap vardı. Gece 23:00 gibi ormanlik dik bir yamaçtan kivrila kıvrıla gölün kenarina varabildik. 1-2 otelle fiyat kavgası yaptıktan sonra resimdeki oteli makul bir fiyatla bulabildik. Artik her yer turistik olmus. Özellikle uzungöl :) Gece otelde yiyecek birşeyler varmi sorumuza resepsiyondaki arkadaş : yöresel takılmazsaniz var :) cevabini verdi. Nasıl yani ?!! "Beyim pilav var salata var, köfte de yaparim ama karadenize geldim bana mıhlama ver deme yapamam !!!" :) :)

091 - 2006-08-28 07:47 Pzt
Aksam yöresel takılmayalım deyen otel sahibimiz sabah kahvaltımızda bizi mıhlama ile tanıştırdı. Bir açıdan baktığınızda bu da enerji degeri yuksek ve tok tutan, sabah yiyip ciktiğınızda aksama kadar acıkmayacagınız bir yiyecek türü. Yani gereksinimler doğrultusunda insanlar bu karışımları keşfetmişler.

092 - 2006-08-28 08:25 Pzt
Hemen yani basşımızdaki caminin hikayesini otel sahibimiz kahvaltida anlatıyor ve ilk karadeniz ruhunu soluyor ve kivrana kivrana gülmekten karnımıza ağrılar giriyor. Ozetle imam arkadaşımız camiyi sanayi tipi klimalarla donatıyor ama burada hava sıcaklıgı hicbir zaman klima kullanmayi gerektirecek boyuta ulaşmıyor, calıştırıldıkları zaman ise gürültuden vaaz dinlenmiyor :)

093 - 2006-08-28 08:37 Pzt
Sabah Ozanla birlikte uzungölü besleyen dere boyunca kesif gezisine cikiyoruz.

094 - 2006-08-28 08:48 Pzt
Karadenizde oldugumuzu realize etmeye calışıyoruz

095 - 2006-08-28 08:53 Pzt
Doga gercekten cok güzel.

096 - 2006-08-28 09:31 Pzt
Yaylada çay bahçesi. Kim gelir buraya demeyin biz geldik ya:) Netekim icersi kalabalikti. Yayladakiler icin yek sosyal nokta.

097 - 2006-08-28 10:23 Pzt
Ozan kardesim balıklı göle gitmek icin tabelaya kanıp bu yola kendini vurdu. Ilerde yolun çöktüğü kesimlerde de bayağı bir debelendi.

098 - 2006-08-28 10:29 Pzt
.Ben se yol olmayan yerlerden tepeleri aşarak gelmeyi tercih ettim. Ne de olsa GS kullaniyoruz.!!

099 - 2006-08-28 10:32 Pzt
Sonuçta geldigimiz nokta ayni :) Simdi soru su: adi "Balıklı göl" ama bu ufacik gölde balik ne arasin.

100 - 2006-08-28 10:48 Pzt
Belki balık yok ama huzur var.

101 - 2006-08-28 10:48 Pzt
Civarda hic kimsenin olmamasi farkli bir duygu.

102 - 2006-08-28 11:26 Pzt
Tabelada sağ yon Bayburt (64km) Demirkapi köyü, sola ok ise ikizdere, Anzer, Çayıroba köyünü isaret ediyor. Uzun golun bu kesiminde yayla yollarini kullanarak bayağı geniş bir alana ulaşabilmeniz mümkün. Ama eğerki "çürük aylar" denilen yağmur mevsiminde burada olursaniz işiniz cok zor.

103 - 2006-08-28 11:26 Pzt
Bu noktada bir kamyon hikayemiz var.Tepeden Z seklinde inen keskin virajlari dönmeye üsenen bir kamyon geri geri uzerimize geliyordu. Bizi görüp görmediginden emin olamadigimiz ve bu kadar hizlı bir şekilde geri geri gelmesine anlam veremedigimiz icin ciddi bir panik yaşadık. Yanımıza gelince yavaşladı, selamını verdi, dehşet dolu gözlerle kendisine baktığımızı görünce açıklama ihtiyaci hissetti :"Ha ters gitmişsun ha düz, ikisi de aynudur da."

104 - 2006-08-28 11:43 Pzt
Karadenizde çok oldugunu söyleyeceginiz en önemli seylerden birisi su.. gördügünüz gibi her yerden cikiyor. Buradan uzungole geri donduk. Bagajlarimizi tekrar yukleyip once Çaykara uzerinden Of'a indik ve daha sonra tekrar iceri saparak Cayeli yzerinden Çamlihemşine çıktık.

105 - 2006-08-28 17:40 Pzt
Çamlıhemsini soldan devam ederek akşamüzeri Ayder yaylasını biraz daha tirmanıp yaylacilarin konakladigi bir noktaya ulaşıyoruz.

106 - 2006-08-28 18:00 Pzt
Bize dere kenarinda cadirlarimizi kurabilecegimiz bir alan gösteriyorlar. Malesef bu geazi boyunca kurdugumuz tek çadirli kamp.

106 - 2006-08-28 18:18 Pzt
Firtina vadisi ve icinden akan dere. Gece boyunca bizi uyutmayacak gibi gorunuyor.

106 - 2006-08-28 20:18 Pzt
Gece kamp atesimiz. Biraz turistik oldu ama 20 ytl karsiligi ormancilar buyuk bir kütük getirip parçaladilar. O kadar zor yakabildiler ki bunu kenidi başımıza yapabilmemiz herhalde imkansızdı. Tabi sebep hem havadaki yogun nem, hemde kutuklerin taze kesilmiş yaş olması.

107 - 2006-08-29 08:23 Sal
Ertesi sabah kamp yerinin uzaktan gorunusu.

108 - 2006-08-29 09:38 Sal
Yaylacılara hizmet veren konaklama alani. Abi aksam odun bulmamiza daha onemlisi onu yakmamıza yardım etmisti..

109 - 2006-08-29 09:48 Sal
Konaklama alanının uzak goruntusu. Bir askeri devriyelerle ile tanıstık. Buralardaki anıları inanılmazdı. Bol bol fikralarda rol almışlardı :)

110 - 2006-08-29 10:35 Sal
Kamp yerinde Cuneyt kardesimizi dinlenmeye birakip yine Ozanla vurduk kendimizi tepelere. Karsilasma sonrasi ilk sorulardan biri "Abi motor ne marka?". Ozan KTM nin buralarda hic duyulmamis olmasinin sıkıntsını "BMW" diye cevap vererek atlatmaya calisiyor :)

122 - 2006-08-29 11:37 Sal
Doğru ve dürüst bir insan olmanin ne kadar önemli bir meziyet oldugunu tartışıyoruz.

111 - 2006-08-29 10:36 Sal
Konuştuğumuz kişilerin hemen hemen hepsi kışın büyük şehirlerde yaşadıklarını ama yaz aylarında çocukluklarının gectigi bu yörelerden kopamadıklarını 2-3 ay icin buralara geldiklerini anlatiyor.

112 - 2006-08-29 11:21 Sal
Aşağı Kavrun yolu..

113 - 2006-08-29 11:22 Sal
Abla inanılmaz. nerden baksan 70-80 yaşında. Sırtındaki agirlıga, başka bir deyişle yaşamın zorluğuna bakın...

114 - 2006-08-29 11:23 Sal
Yukarı kavrun..

115 - 2006-08-29 11:25 Sal
Aşağı kavrun..

116 - 2006-08-29 11:25 Sal
Aşağı kavrun yerleşim bölgesi.

117 - 2006-08-29 11:30 Sal
Yukarı Kavrun kaçkar daglarına tirmanişa başlangıç noktası. Aşağı Kavrun - Yukarı Kavrun yaylaları arası üç kilometre. 2260 m. rakımlı Yukarı Kavrun Yaylası Kaçkar Dağı zirvesine (3937 m.) yaklaşık 8 km. mesafede.Bu yayla, Kaçkar Dağına tırmanış yapacak dağcıların ilk kamp yerini oluşturmakta.

118 - 2006-08-29 11:30 Sal
Aşağı ve Yukarı Kavrun'da konaklama amacıyla birkaç pansiyon var. Gönrü ise resimdeki gibi. Pansiyonlar daha cok cadirlarda yatip kalkmaya alismis dağcılara yönelik..

119 - 2006-08-29 11:33 Sal
Kampciların toplandıgı, dinlenme noktası. Duvarlarda hemen hemen butun doga sporu kluplerinin armalari var. Biz oradayken kalabalık bir israilli grup vardı.

120 - 2006-08-29 11:33 Sal
2300 metrede hava oldukca farkli. Genelde cabuk yoruluyorsunuz. Sekerli sıcak bir çay ise ilac gibi :)

121 - 2006-08-29 11:36 Sal
Bu çorba gercekten cok güzeldi.. ya da benim çorbam gelmisti :)

123 - 2006-08-29 12:00 Sal
Icimdeki ses ileriye tepelere doğru git diyor ama gordugunuz gibi yol yok :) ilersi bir tırmanis ve 4000m. şişko olmasam denemek isterdim.

124 - 2006-08-29 12:17 Sal
Şahin kafeterya takımı bizi ugurluyor..

125 - 2006-08-29 12:18 Sal
Yaylanin bu noktasi dagcilardan dolayi hareketli..

127 - 2006-08-29 12:20 Sal
Dönüşe başlıyoruz..

128 - 2006-08-29 12:41 Sal
Tekrar Ayder'e iniş..

129 - 2006-08-29 13:44 Sal
Ailemizin ustası Cüneyt kopan karter korumami baglamama yardimci oluyor. Evet basından beri okuyorsaniz Cüneytin taş yolda ön freni kilitlenmisti, benim karter korumam koptu Eee sira Ozanda :) o da azzz sonra ... Burada KTM nin altının bizden 10cm kadar daha yuksek oldugunu irdeliyor ve fazla taşlık yolların bize göre olmadığını kabulleniyoruz.

130 - 2006-08-29 13:52 Sal
Zilkale yolu..

133 - 2006-08-29 16:38 Sal
Ve Zilkale.

134 - 2006-08-29 16:39 Sal
Karadeniz iste.. Suyunda topraginda var ne varsa . Simdi hayallenin! ormanin yamacinda o kale ile hangi düşman savaşır. Savaşacak o düşman bu ormanda nasıl ilerler ?! Cevabi bilmiyorum ama buralarda olmak inanilmaz keyifli :)

135 - 2006-08-29 16:55 Sal
Firtina vadisi boyunca indikten sonra tekrar çamlıhemsine variyoruz ve burada Cancik otele kapagi atiyoruz.. Gün böylece sonlaniyor.

136 - 2006-08-30 05:56 Car
Ertesi gün sabah erkenden yollardayiz. Günlerin neredeyse yarisi gecti. Gezecek görecek bir dunya yer var daha. Bu kez Çamlihemsini sag tarafindan elevite dogru tirmaniyoruz. Iste "Güzel Elevit". Görüldügü üzere nufus belirsiz!

137 - 2006-08-30 06:01 Car
Daha dogrusu nufus soyle bir sey. siz deyin 10 ben diyeyim 15.

138 - 2006-08-30 06:19 Car
Palovit yolu.. su geçişine bakmayin serserilik olsun diye :) yanda normal yol var. Burada sürüsüyle inekçe konuşan teyze ile tanışıyoruz.

139 - 2006-08-30 06:20 Car
Cüneyt palovit tepesinde yan sehpasını kırdı. Dönüşte ise bu dereyi tekrar gecerken saplandi. Simdi dere icinde yan sehpasi olmayan bir motorla saplanırsaniz isiniz cok zordur. Motoru yatırıp birakamiyacagınızdan derenin kenarındaki kuru alanda konuşlanıp size sataşan insanlara katlanmak zorunda kalirsiniz :) Hatta onlara "ağam", "beyim" bile demeniz gerekebilir :)

140 - 2006-08-30 08:02 Car
Asağidaki yerlesim bolgesi dereyi geçtigimiz yer. Tirmandıkça bitki ortusu yerini çiplak taşlara birakiyor...

a09 - 2006-08-30 09:50 Car
Karşı daglarda yesilin bittigi cizgi gayet belirgin..

a10 - 2006-08-30 10:19 Car
Yukseklik 2220 metre ve yine gayet net hissediliyor.

a20 - 2006-08-30 10:20 Car
Bu gezideki niyetlerimizden birisi tirevitden yukari kavrona gecebilmekti ama googleda göruldugu uzere bu imkansiz. Arada aşilamayacak daglar var...

a11 - 2006-08-30 10:20 Car
Palovit gecidine kadar tirmaniyor buradan asagi bakiyor ve saatin ilerlemesine yenilerek geri dmnmeye basliyoruz. Biliyoruz ki yol palovitde bitecek. ve daha fazla ilerlemek bize cok zaman kaybettirecek

141 - 2006-08-30 11:10 Car
Tekrar Cancik oteldeyiz. Kahvaltilarin vazgecilmezi mihlamaya saldiriyoruz. ..

142 - 2006-08-30 11:12 Car
Cancik otel hatirasi. Çamlıhemşin'e gidip te Cancik oteli bilmeyen yoktur. Hele icerde bir aksam oturup sohbete istirak edin, tadindan geçilmez.....

143 - 2006-08-30 12:38 Car
Giderken onunden beklemeden gectigimiz zilkaleye bu sefer kapsamli bir ziyaret yapiyoruz..

144 - 2006-08-30 12:38 Car
Merak edenlere kalenin tarihcesi...

145 - 2006-08-30 12:42 Car
Surlardan firtina vadisi ve derenin gorunumu.

146 - 2006-08-30 12:48 Car
Surlardan bizim görünümümüz :)

147 - 2006-08-30 12:58 Car
Yükseklik ürkütüyor.

148 - 2006-08-30 12:59 Car
Kenarlaqra fazla yaklasmiyoruz.

149 - 2006-08-30 13:05 Car
Ardasen yolu uzerinde bir kaynakci buluyoruz ve Cuneyt'in kirilan yan sehbasi burada orkinalinden daha saglam bir sekilde onariliyor.

150 - 2006-08-30 14:31 Car
Sahili doguya dogru durmaksizin geciyor ve bir çırpıda Hopa'ya variyoruz..

151 - 2006-08-30 14:31 Car
30 Agustosun anlam ve oneminden dolayi motorumuz bayraklı..

152 - 2006-08-30 14:51 Car
Buraya kadar gelip te en uc noktayi göremedik demek olmaz. Sarp sinir kapisi ...

153 - 2006-08-30 16:18 Car
Hopadan Borçkaya kadar yol inanılmaz güzel. Bulutlara yakin seyrediyorsunuz, Boyutlar sonsuz, Bir yaniniz dag ve orman diger yaniniz ucurum. ve tabi viraj.. viraj.. viraj.. viraj..

154 - 2006-08-30 17:40 Car
Borçkadan sonra Karagole dogru daha da güzel bir yol aşıyoruz. Sonında vardigimiz Karagöl büyük bir ödül gibi...

156 - 2006-08-30 17:41 Car
Saatlerce süren motor sesi, toz topraktan sonra buradaki sessizlik büyüleyici...

157 - 2006-08-30 17:43 Car
Ozan'in "iste budur!" yorumu :)

158 - 2006-08-30 17:57 Car
Hava hizla karariyor.

159 - 2006-08-30 17:57 Car
Karagölün pozisyonunu bu google görüntüsü ile daha iyi ifade edebilirim. karsi tepelerden gelen yoldan indik.

161 - 2006-08-30 17:57 Car
Cadir kurma ile pansiyonun ayni fiyat oldugunu duyunca herkes pansiyonu tercih ediyor.

162 - 2006-08-30 18:02 Car
Iki golu birlsestiren dere.

163 - 2006-08-30 18:03 Car
Hala çadir mi pansiyonmu tartismasi ve sonunda karar pansiyon...

164 - 2006-08-31 06:03 Per
Hesaplari aksamdan kapattik çünkü sabah yine kalk saati erken. 6:00 da yola cikmaya haziriz.

165 - 2006-08-31 07:30 Per
Karagölden tekrar geri anayola dönduk ve buradan sonra Macahel'e yaptigimiz yol bana gore bu gezinin en heycanli 2. yoluydu.

166 - 2006-08-31 07:33 Per
Machael icinde evler.

167 - 2006-08-31 07:33 Per
150 nufuslu koy bir vadinin yamacina kurulmus. Diger yamaç ise Gürcistan. Dağ ve yoğun bitki ortusu aradaki doğal sınırı oluşturuyor. Askerler aramizda yabanci uyruklu olup olmadigini soruyor. Muhtemelen onlara izin gerek.

168 - 2006-08-31 08:20 Per
TEMA vakfi burada arıcılığı destekliyor ve bir konukevi kurmuslar. Konuk evi senede 6-8 ay açık ama çok önceden rezervasyon gerekli.

169 - 2006-08-31 09:04 Per
Niyetimiz burada şelaleyi ziyaret etmek. Oldukca zorlu bir yoldan ulasmaya calisiyoruz. Buradaki garip anım yolda kaptirmis giderken yaşlı bir amca aniden fırlayarak yolumuzu kesti. Ne istedigini anlamak icin yanina yaklastim. "Olum sen motordan anlarsin" dedi. "Eh" dedim. Ardindan ekledi :"Camasir makinam bozuldu tamir edermisin ?" ?! :-) keske edebilseydim ... Ortada bu kadar yoksunluk varken birinin cikip "camasir makinam bozuldu" demesi duymayi hayal edebileceginiz en son cümle olmali..

170 - 2006-08-31 09:04 Per
Ayni mimari buralara hakim..

171 - 2006-08-31 09:37 Per
Şelale icin yolun sonuna geldik. Yer dar, yumuşak ve eğimli olduğu icin bu noktadan sonra ilerlemek riskli. Motorlari geri döndürebileceğimiz biraz geniş yer bulabilme ümidiyle ilerlemeye çalistik ama aldigimiz her metre bizi daha kötö bir duruma soktu. Sonunda yürüyerek yolun gerisine bakma karari verdik. Cüneyt motorunu yatirmayi daha güvenli buluyor...

172 - 2006-08-31 09:38 Per
Ozan ve ben dik bir yamaca yaslıyoruz. Yerdeki egim şaka degil. Sag taraf uçurum oldugu icin daha fazla ilerlemek imkansız. Soru şu: motorlari nasıl geri cevirecegiz? Cevabi şelale ziyaretinin sonrasına birakiyoruz cünkü mantikli bir cevap yok!!....

173 - 2006-08-31 09:46 Per
Tırmanış sonrası sıcak, kan ve ter :( Motor giyisileri azaba dönüştü. Vaka birazdan olacaklar yaninda bu hicbir şey..

174 - 2006-08-31 09:52 Per
Aşayi şelalenin dibine inmeye başladık. Burasi bir seyir noktası.. Henuz mutluluk bizi terketmemis :)

175 - 2006-08-31 09:52 Per
Aşagi indikce gülümseme yüzdesi azaliyor..

176 - 2006-08-31 09:53 Per
Aşagi bayagi ve dik bir yol var. Bir de bunun geri çikişi olmali. Turizm bakanlıgı buraya asansor kurmus olamiyacagina gore indigimiz her adim bize yol su elektrik olarak geri donecek :)

177 - 2006-08-31 09:59 Per
Birde bunun cikisi olacak diyorum ama dinleyen yok.

178 - 2006-08-31 10:09 Per
Evet yorulduk bile. Su girmeye cesaret edilmeyecek kadar soguk..

179 - 2006-08-31 10:10 Per
Şelale ise kafamizi delecek kadar yuksekten akiyor. Giremesek te serinliginden istifade etmeli

180 - 2006-08-31 10:13 Per
Sonunda Cüneyt cesaretlenip suya giriyor. Biz ise ayaklarimizi islatmakla yetiniyoruz. Ama keşke girseydik cünkü berbat bir tırmanis bizi bekliyor. Gelen bir yürüyüş grubu bir miktar dinlenme istegimiz yarim kesiliyor. Motorlardan birinden benzin aktigini, her tarafin benzin oldugunu anlatiyorlar. Kisa zamanda bunun yere yan yatan Cüneyt'in motoru olduğunu anliyoruz. Cüneyt ilahi bir enerji ile karton filmlerdeki gibi firlayip gidiyor...

181 - 2006-08-31 10:44 Per
Yamacta duran motorlarimiz. Nasil geri cevirecegiz hesabini tekrar yapmaya basladik.

182 - 2006-08-31 10:45 Per
Ama en ufak bir umut yok . Yer yumusak ve egimli + Bir taraf dik tepe + Diger taraf ucurum.

184 - 2006-08-31 11:41 Per
Önce tek tek biraz daha genis bir alana gelene kadar motorlari geri ittik Sonra yere yatirip pergel gibi pegler uzerinde döndürdük ve tekrar diktik. Resim bitmiş halimizi ifade ediyor. Motorun uzerine oturacak gücüm yok. Birde butun bunlari yapabilmek icin çantalari sökmüştük. Simdi onlari geri toplamaliyiz...

185 - 2006-08-31 11:42 Per
Yorumsuz..

186 - 2006-08-31 12:03 Per
Tekrar motora bindik..Hazırmı diye arkamdaki Ozana baktim. Motora bir yandan ayağını atınca sehpanin yumusak topraga batmasiyla öbur taraftan asağı uçması bir oldu. Hemen güvenli bir yer bulup inmeye teşebbüs ettimse de benim de basima ayni sey geldi.

187 - 2006-08-31 12:27 Per
Oncelikle (benim motor zaten asagi uctugu icin) Ozan'in motoruna hakim olmaya calistik. Tam anlamiyla kenarda ve dengede duruyordu. Düşme esnasında Ozan aşağı yuvarlanmış fakat motor şans eseri peşinden gitmemişti.

187 - 2006-08-31 12:27 Per
Ikimiz kendi basimiza dogrultamiyacagimizi anlayinca teledonla önden giden Cuneyti geri cagirdik. Cüneyt geri geldiginde yaptigi ilk is fotoğraf cekmek oldu. İyiki de çekti :) 3'umuz KTM'yi dikmeyi basarinca sira geldi benim motora

187 - 2006-08-31 12:27 Per
Çeşitli şekiller deneyip yerinden kıpırdatamayınca motorla cekmeyi denedik ama o da hic bir sonuc vermedi.

187 - 2006-08-31 12:27 Per
Sanki tutup ceksen gelecekmis gibi duruyor ama dokundukca asagi kaydi. O kaydikca biz gerildik. Hani kaskodan parami alırmıyim diye düşünüyorum ama buraya eksper de gelmez ki :)

189 - 2006-08-31 12:30 Per
Çaresiz bir bekleyisin ardindan imdadimiza daha once selalede karşılaştığımız grup yetişti.

190 - 2006-08-31 13:44 Per
biz 3 kisi aşağidan toprağa saplanan yerleri kurtardik ve kaymasini engellemeye calistik. 4 kisi de yukaridan halatlarla motoru çekti ve bu badireden kurtulabildik. Eger olmasalardi buraya ne çekici gelebilirdi ne de baska bir kurtarıcı....

a16 - 2006-08-31 18:51 Per
Tekrar yola koyulabilmenin mutlulugu. Nevar ki 3'umuz icinde gezi bu noktada bitti aslinda. O kadar yorgun ve perişandik ki aklimizdaki ana fikir evde yatagimizda olmakti :)

a18 - 2006-08-31 18:51 Per
Veee dedim size KTM ye de sira gelecek diye. iste tekeri patlamis bir KTM. Daha sonraki günlerde Ozanin 2 kere daha tekeri patladi. Demek bu aletlerin de zayif noktasi bu :)

191 - 2006-08-31 18:51 Per
Allahtan sokup takma konusunda deneyimliydi de fazla bocalamadan en yakin yerde lastigi tamir edip tekrar yola koyolduk. Bundan sonra hizla Arhavi'ye geri donduk.

a19 - 2006-08-31 22:00 Per
Şansa açık bulduğumuz bir lokantada sınıra gelmis olan açlığımızı bastırdıktan sonra ustanin yonlendirdiği ruslarla ilgisi olmayan mazbut bir otele kendimizi attik..

192 - 2006-09-01 11:01 Cum
Ertesi gün sahil yolu dumduz asildi ve trabzondan maçkaya dogru dönduk. Vardigimiz nokta Sümela manastırı.

195 - 2006-09-01 11:06 Cum
Burası Türkiyenin gerçekten görülmesi gereken yerlerinden biri..

196 - 2006-09-01 11:07 Cum
Resimlerin tahrip edilmesi gercek bir vandallık....

197 - 2006-09-01 11:12 Cum
Neyse ki yuksek duvarlardakiler saglam kalmış..

198 - 2006-09-01 11:16 Cum
..

199 - 2006-09-01 11:17 Cum
Bir uçurumun kenarina insa edilmis ve sanki maketmiş izlenimi veriyor.

201 - 2006-09-01 11:25 Cum
Ama sonucta bir zamanlar burasi bir yerlesim birimiymis ve insanlar yaşıyorlarmıs.

202 - 2006-09-01 12:11 Cum
Dönüş yolu. Manastırın bulundugu vadinin dibi. Yağmurluklar giyiliyor.

203 - 2006-09-01 12:11 Cum
Artık dönüş ve akşam nerede oluruz hesaplari yapmaya basladik...

204 - 2006-09-01 12:12 Cum
Yola cıkma zamanı.

205 - 2006-09-01 13:35 Cum
Sümela'dan Maçka'ya geri indik. Birşey bizi dönuşe başlamaktan alıkoyuyor. Son kez yöresel takilmaya karar veriyoruz. Yemek sonrasi bir Alman gezgin motorlarimizi görüp yaklaşıyor ve masamiza misafir oluyor. Cay ikram ederek ve hal hatır soruyoruz...

206 - 2006-09-01 13:36 Cum
Kendisi alman bir mühendis ama görüldügü üzere meslegi ile alakasi yok, aylardir yollarda. Motoru bu. Hikayesi ise komik. Türkmenistandan Almanyaya dönerken Kırım'a gecmek için feribot bulamayinca dönüp aşağıdan dolaşmaya karar veriyor. Anlasilan karadenizin üst kiyilari da insanlari ayni sekilde etkiliyor :)

207 - 2006-09-01 13:36 Cum
Motorun sagi solu kaynak yemis, bazi yerleri tellerle baglanmis.. Soruyoruz "kac kilometre yaptin?" diye. 15.000 diyor. "ohooo" diyorum icimden "işmi 15.000 km"... Abi devam ediyor. "Sadece toprakta asfaltları saymiyorum" :)

208 - 2006-09-01 14:05 Cum
Saygı duyarim! Bari motorunla bir resim çekineyim. 15 bin km toprak yol hemde Asyada cok ciddi rakkam :)

209 - 2006-09-01 14:05 Cum
Aslinda fena motorda degilmis. belli ki bir bu kadar daha yol yapar. Kendi motorumu da 300-400 bin e kadar kullanmaya karar veriyorum.

210 - 2006-09-01 14:21 Cum
Yönümüz Zigana geçiti. Niyetimiz eski gümüşhane yolundan gidip meşhur kurufasulyeyi tadmakti ama ana yol bizi dogruca zigana tüneline götürdü .

211 - 2006-09-01 14:37 Cum
Tünel girisine kadar hava berbat sisli islak iken tunelin obur ucunda bizi günlük guneşlik bir hava bekliyordu. İşte iç anadolu, iste karadeniz...

212 - 2006-09-01 19:41 Cum
Düşenin dostu olmaz hemen resimleyelim. Bunlar artik aşırı yorgunluk dalgınlıkları. Yolun bundan sonraki bolümü maraton şeklinde geçti. Gece Amasya'da konakladıktan sonra cumartesi günü akşamüzeri bursaya vardık.

213 - 2006-09-03 12:14 Paz
Bursa Keles'te kamp yapan arkadaşlarımıza katılıyor ve Cumartesi pazari kampta geciriyoruz... ..

214 - 2006-09-03 12:15 Paz
Pazar topluca istanbula dönüş.. Toplamda 10 günde 3800 km yapmış olduk.