Kerem BARUT

Keybee


Dalmacya, biraz da Balkanlar by Kerem Barut 3.500 km

Fri, Jul 07 2006 0:36
7,548 Okundu  


 Türkiye  Yunanistan  Italya  Hirvatistan  Sirbistan  Bulgaristan

  Yunan mı yok Karadeniz mi derken baktım olay dağıldı en iyisi ben başımın çaresine bakıyım deyip Yunanistan - İtalya üzerinden programsız - nerede trak orada bırak- yani kamp şeklinde bir geziye çıkmaya karar verdim. Tabi ki herzamanki partner eşim Elif ile beraber.
Murphy Kanunu her zamanki gibi çalıştı ve motoru bakımdan alıp eve geldiğimde en arka körüğün önündeki kocaman vidanın sıyırarak çıktığını gördüm. İyi yolda düşmedi neyse. Tekrar Olkan'ı aradım , hemen bir araç gönderip aldırdı ve 2 gün içinde yani seyahate yetiştireceğini söyledi. Ama maalesef bu zaman içinde tornacıya uygun parçayı yaptıramadığından kendi motorundan çıkardığı şaft kovasını ve vidayı benim motora taktı. İşte doğru dürüst tamirci, işte sorumluluk. Bu parçanın yenisi 500 euro.

 Türkiye
01- 07.07.2006 12:09 Cum.
  Bu tamirin garantiden olduğunu söyleyerek hem çekici hem de parça ve işçilik için 1 kuruş da almadı. Kendisini buradan bir kez daha kutluyorum.

Evet motoru gece 10 da aldım sabah 07.00 gibi de yola çıktık tabi ki her zaman olduğu gibi ilk durak Tekirdağ Köfteci Ali Usta. Saat maat fark etmez köfteler yenecek

Hadi bakalım yolumuz uzun akşama Selanik'i bulalım istiyoruz. Yol 700 km. Kavala da bir kahve-dondurma molası. Yunanlı dostlarımın söylediğine göre en tutucu Türk karşıtları bu şehirdeymiş ama biz pek bişey hissetmedik. Şehir çok şirin bizim Kuşadası'nin havası var gibi biraz. Hem de yakın haftasonu kaçamağı için tavsiye ederim.

 Türkiye
02- 07.07.2006 14:08 Cum.
 

 Yunanistan
03- 07.07.2006 17:30 Cum.
  Evet 2. durak Selanik. Burada geçen sene netten tanıştığım ve bizi geçen sene de ağırlayan Yunanlı motorcu dostlarımız bize otelde yer ayırtmışlar. Sağolsunlar karşıladılar akşam da ağırladılar. Ama biz ne yaptık ? Resim bile çekmedik. Olsun eylül de gelecekler o zaman tanışırsınız. Eğlenceli genç bir karı-koca. İşte buluşma noktamız Beyaz Kule (Niyeyse beyaz da değil). Şehirde bulunması ve buluşulması en kolay röper noktası.

 Yunanistan
04- 07.07.2006 20:10 Cum.
 

 Yunanistan
05- 07.07.2006 21:43 Cum.
  Eh buraya gelip de Atatürk'ün doğduğu evi görmeden olmaz, ama geç kaldık kapanmış. Kapıda bakınırken bizi güvenlik kamerasından gören güvenlik memuru Uğur bey kapıyı açıyor. "Bu kadar yol gelmişsiniz bunu görmeye buyrun" diyor.
Ev Zübeyde Hn., 1912 de çıkan 1. Balkan Savaşı'nın kaybedilmesiyle Selanik'ten İstanbul'a (Atatürk'ün Şişli'deki evine) göçünce Yunanlı bir yaşlı kadına verilmiş. Zübeyde Hn. Kurtuluş Savaşı yıllarından önce Ankara'ya daha sonra da vefat ettiği İzmir'e taşınmıştır.
Kurtuluş Savaşı sonrası, Venizelos ile Atatürk'ün kurduğu dostluk sırasında Selanik Belediyesi burayı yaşlı kadından satın alıyor ve Atatürk'e hediye ediyor. Daha sonra etrafındaki parseller de satın alınarak bugünkü konsolosluğumuzun içinde korunmaya alınıyor. İçindeki eşyalar Atatürk'ün Şişli'deki ve Zübeyde Hn ın İzmir'deki evinden getirtiliyor.

 Yunanistan
06- 07.07.2006 21:46 Cum.
 

 Yunanistan
07- 08.07.2006 13:45 Cmt.
 

 Yunanistan
08- 08.07.2006 13:46 Cmt.
 

 Yunanistan
09- 08.07.2006 13:46 Cmt.
 

 Yunanistan
10- 08.07.2006 14:03 Cmt.
 

 Yunanistan
11- 08.07.2006 14:25 Cmt.
  Sakın bu gezgini papaz sanmayın haa. Sadece yoruldum oturuyorum. Tuhaf bunun gibi yüksek birbirine bakan yan yana 3-4 kişini oturduğu sıraların olduğu bir oda. Bence orada muhabbet ediyorlar.

Evet Meteora'yı bırakıp yola çıkmak zorundayız. Gidecek olanlara tavsiyem yemeği aşağıda kalampaka meydanındaki Restaurant Meteora Frau Keti yi tavsiye ederim.
Kalampaka Igoumenitsa arası yol viraj sevenleri bile bezdirecek cinsten. Motor 4 kere yere sürttü Elif ile neresinin sürttüğünü tam bulamadık, çanta mı, orta ayak mı, yoksa başka yer mi ama 2 kişi ile ne kadar yatılabileceğini test edebileceğiniz bir yer.

Bir süre sonra o kadar alışıyorsunuz ki, kendinizi Rossi gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Artçı da Rosi gibi hissediyorsa durum kötü

 Yunanistan
12- 08.07.2006 15:08 Cmt.
  Yolumuz İgoumetsa'ya doğru devam ediyor. Arnavutluk ve Dağlık Karabağ'dan (Crna Gora - 2 ay önce Sırbistan dan ayrılarak devlet oldular, haritalrda hala Sırbistan olarak görünüyor) tabiri caiz ise geçmeye tırstığımızdan Yunanistan'dan İtalya'ya feribotla geçip sonra tekrar feribotla Hırvatistan'a geçmeyi planlıyoruz. Korku insana neler yaptırıyor ama kader ağlarını örüyordu. ınııııınııınıııııın.
Fakat İgoumenitsa ya giderken yolda Kalambaka'ya ve tabii ki Meteora'ya uğramadan olmaz. UNESCO nun dünya mirası listesindeki bu manastırlar gerçekten etkileyici. Ayrıca burası Ortodoks papazların 2. dünya savaşında dini hazineleri sakladıkları yerler olarak da bbiliniyor. Bu konuyla ilgili IKONA adlı bir roman da okumuştum. Neyse dik kayalar üzerine kurulu gerçekten etkileyici bir yer.

 Yunanistan
13- 08.07.2006 15:11 Cmt.
 

 Italya
14- 09.07.2006 01:54 Paz.
  Evet en son nerede kalmıştık: Yunanistan'ın İgoumenitsa şehrinden feribotla İtalya'ya geçiyoruz.
veeee geçtik. Bölüm 1 de anlattığım gibi akşam Adriyatik denizini tekrar geçeceğiz, Hırvatistan Dubrovnik limanına varmak için. Ama akşama kadar vaktimiz var ve Bari yakınlarında - 65 km- bir bünya mirası şehir daha var: MATERA.
Biraz bizim Mardin ve Kapadokya karışımı, ilk çağlardan beri kullanılmış, ortaçağ da açlıktan kırılmış bir şehir. Derin bir vadinin kenarında. Kendisi resimlerden daha etkileyici. Eh ne de olsa biz amatörüz foto işinde Efe abim filan olsa bu bölge tatından yenmez.

 Italya
15- 09.07.2006 18:35 Paz.
  Evet sonunda limana vardık, biletlerimiz aldık yolda muhabbet ettiğimiz TIR şoförleri de burada. Bu insanlar hakkındaki ön yargımdan dolayı kendime şimdi çok kızıyorum. Devamlı bu yolu yaptıkları için bize ucuz bilet aldılar daha sonra davet ettiler, sofra , çay, meyva, muhabbet.En azından bizim tanıştıklarımız çok düzgün ve hoş insanlardı.
Zor bir hayat ama kendi içlerinde bir eğlenceleri var.
En ucuz bilet : Limanın hemen karşısındaki "Milano Travel" da . Orada Christos TAGATIDIS i bulun. Yaşlı bir Türk dostu. Mutlaka Türkiye den bişey götürün, lokum, baklava filan çok makbule geçer. Ayrıca TIR şoförlerinin hepsine bir kamara veriyorlar ama kamaralar 4 kişilik. Arkadaş olursanız mutlaka 2 si bir odaya geçip odalarını size veriyorlar. Biz parayla kamara aldık diye çok bozuldular.

 Italya
16- 09.07.2006 19:24 Paz.
  Tabi ilk önce karnımızı doyurmamız lazım. Ama pazar günü olduğundan herhalde heryer kapalı. Sonunda küçük bir meydanda bir pizzacı buluyoruz. Şehirin niye açlıktan öldüğü belli , her yer kapalı .
Bu arada küçük bir geçit için hazırlık yapanlarda kafenin yanındalar.

Şehir halkı ve bandosu belediye başkanı ile beraber bir yürüyüş yapacaklarmış. Elbiseler pek süslü. Burası oldukça güneyde bir yer. Halk kuzeylilerden daha sıcak kanlı, devamlı bağırarak ve ellerini kollarını oynatarak birbirleri ile konuşuyorlar. Heryerde kupa finali heyecanı var. Maç akşama.

 Italya
17- 09.07.2006 19:27 Paz.
 

 Italya
18- 09.07.2006 19:46 Paz.
  UNESCO nun mimarları kontrolünde şehrin renovasyonu yapılıyor. Bizim Mardin, UNESCO nun Dünya Mirası listesinden çarpık ve otantik olmayan yapılaşma sebebiyle çıkarıldı. Yoksa en az burası kadar etkileyici.

 Italya
19- 09.07.2006 19:48 Paz.
 

 Italya
20- 09.07.2006 20:03 Paz.
 

 Italya
21- 09.07.2006 20:08 Paz.
 

 Italya
22- 10.07.2006 07:59 Pzt.
  Matera'yı geride bırakıp Bari'ye dönüyoruz. Bu arada yola çıkarken hertürlü malzemeyi alıp nasıl olsa yolda bulurum diye Castrol GPS yağı yanıma almamıştım.
Murphy Kanunu: GPS NE YUNANİSTAN DA NE DE İTALYA DA YOK. Bu ülkelere gideceksen ve yağ karıştırmak istemiyorsan yanına al. Muadil bir tam sentetik alıp yolumuza devam ediyoruz.
Bu feribot küçük fakat çok şirin, dolunay da var, açık havada güvertede yatmaya karar

 Hirvatistan
23- 10.07.2006 07:59 Pzt.
  Süper bir uykudan sonra gün doğumu, tadından yenmez...

 Hirvatistan
24- 10.07.2006 08:56 Pzt.
 

 Hirvatistan
25- 10.07.2006 12:02 Pzt.
  İnip en yakın turist info dan kamp alanı soruyoruz, elimizdeki kitapta olanla aynı yeri tarif ediyorlar. Otelde kalmak isteyenlere tavsiyem liman ve turist info çevresinde ellerindeki kağıtlarla müşteri arayan yaşlı insanlarla pazarlık etmeleri ve mümkünse odayı akşamüstü almaları. Ne de olsa akşam pazarı fiyatlar düşüyor. Burası pahalı bir ülke benzin 1.2 euro oda fiyatları banyosuz oda 60 euro dan başlıyor. Kamp 3 yıldızlı otel gibi her türlü servis var, her yer pırıl pırıl. Ancak gecesi 2 kişi, 1 motor, 1 çadır için 30 euro.
Before

 Hirvatistan
26- 10.07.2006 12:56 Pzt.
  After

 Hirvatistan
27- 10.07.2006 19:07 Pzt.
  Elbiseler motor zincirinden geçirilerek ağaca kitlenmiş durumda. Devamlı bir hırsızlık korkusu var bizde niyeyse. Sonra oş olduğunu anlayıp daha rahat takılıyoruz.
Evet meşhur eski Dubrovnik şehri, surlarla çevrili, Sırp savaşında hasar görmüş anacak UNESCO nun desteği ile onarılmış, eskisinden de iyi olduğu söyleniyor. Bu da Dünya Mirası listesinde. Bence görülmesi gereken çok güzel bir yer. Surların içi ortaçağ şövalye filimleri seti gibi.

 Hirvatistan
28- 10.07.2006 22:10 Pzt.
 

 Hirvatistan
29- 11.07.2006 13:09 Sal.
  Burada 1 gece takılıyoruz, yolumuz kuzeye doğru Dalmaçya sahilleri ve Slovenya üzerinden İtalya ya Dolomitlere gitmeyi palanlıyoruz. Yol harika, sahil şeridinden gidiliyor. Yol üzerinde 5-6 km lik bölüm Bosna- Hersek den geçiyor ama transit iseniz vize gerekmiyor. Manzaraya doyum olmuyor.
Geceyi Dalmaçya'nın kuzey sahili sınıra yakın liman şehri Rijeka'da geçiriyoruz. Buradaki kamp yeri felaket, kalabalık ve en kötüsünden tatilci dolu. Ancak başka yer yok, arıycak halimiz de yok zaten, çok yorgunuz. Bi çadırlık yer bulup hemen kuruyoruz.
Not: Burası SOSENDER üyelerine uymaz. Zaten SAVARONA Dubrovnik teydi ben SOSENDER için onlardan iyi fiyat aldım. Lüzum yok ama olsun...

 Hirvatistan
30- 12.07.2006 10:17 Car.
  Gece şehre iniyoruz burada Elif'in bir arkadaşı var mesaj çekiyoruz cevap yok. Yemeğimizi yiyip şahane odamızda uyumaya dönüyoruz.
Bu arada motorun ön fren muşiri takılıyor ve fren lambası devamlı yanmaya başlıyor. WD 40 deniyorum pek işe yaramıyor, hava tutuyorum o da olmuyor. Anlaşılan seyahatin geri kalanında, tabiri caiz ise, g..ü kollamamız gerekecek.

Sabah kalkıyoruz sınır 70 km. 8.30 gibi sınırdayız. Hedef en geç akşamüstü DOLOMİTİ ye varmak.
Ama o da nesi, Slovenya sınır polisi bizi içeri almıyor. Burada Şengen vize gerekiyor ve bizde var. Adam vizeye bakıp tek girişlik olduğunu ve İtalya dan çıktığımız için ( Hırvatistan Şengen değil ve bize vize uygulamıyor) tekrar giremeyeceğimizi söyledi.

 Hirvatistan
31- 12.07.2006 21:40 Car.
  Türk tipi itirazlarımıza ve " senbenim kim olduğumu biliyor musun" söylemlerimize karşın tırıs tırıs şehre geri dödük. İtalyan konsolosluğuna giderek vize istedik.
Adam bize gülerek " size kimse vize vermez, biz sadece burada ikamet edenlere vize verebiliriz" deyince Türk Büyükelçiliğ'ni aradık. Telefona çıkan bayan empatiden patlamış bir şekilde bize " yapacak bir şey yok vize alamazsınız deyince" birden tutuldum. "Ne yani burada mı öleceğiz" dedim , kadın pişkin pişkin yok canım Sırbistan - Bulgaristan üzerinden dönebilirsiniz onlar kapıda vize veriyorlar dedi. Eh ehveni şer bir durum.
Ulan herşeyi kontrol et bunu etme, tek giriş, çoklu giriş. Basiret bağlanması olayı budur herhalde
Ya da bende bir cenabetlik var. Ama bu olaylar bizi yıldıramaz.Bir keresinde de Peru da Elif'in pasaportunu kaptırmış 15 günde zor almıştık.
Yani "benim adım Tomas bana komas" durumu

 Hirvatistan
32- 12.07.2006 22:07 Car.
  Hep bu yerlerden geçmeye çekinmiş ancak buraları görmek isteyen biri olarak çok da üzülmediğimi söyleyeyim. Tecrübeli abimiz Cem (cexx) i arayarak Bulgaristan olayını sorduk . Cem yolların güvenli olduğunu söyledi ancak yoldaki bütün Türkler (izin için yurda gelmekte olanlar) rotalarını yolu uzatmak pahasına Makedonya - Yunanistan üzerine çevirmişler. Bize de korkunç Bulgaristan hikayeleri anlatıyorlar.
Hemen bi plan. Yakındai KRK adasında bir gün kalınacak denize girilecek, sonra Zagrep, Osieck, Belgrad, Niş, Sofya üzerinden geri dönülecek.
Atalarımızın bıraktığı eserler mümkünse görülecek, bu halklar ve kültür bir nebze de olsa anlamaya çalışılacak.

 Hirvatistan
33- 12.07.2006 22:03 Car.
  İlk durak KRK adası (tuhaf 3 sessiz harfi olan ve hiç sesli harfi olmayan Kiyurk diye okunan bi yer).

Burada biraz dinlenip çok güzel bir kamp buluyoruz ve denize giriyoruz, geceleme bu adada
Sabah kuzeye Zagrep'e doğru yola çıkıyoruz, öğlen gibi varıyoruz. Hırvatistan 2 sene içinde Avrupa Birliği'ne giriyor. Sanırım şu anda da yardım alıyorlar, savaştan pek iz kalmamış, son rötuşlar yapılıyor.
Zagrep güzel bir şehir, klasik olarak büyük meydanlar vb. var. Bir iki müze geziyoruz. Tarihi yapıların savaştan zarar görenleri restorasyonda.

 Hirvatistan
34- 13.07.2006 12:29 Per.
 

 Hirvatistan
35- 13.07.2006 13:06 Per.
  Resimden hoşlananlar için, naif resim akımının öncülerinin birçok resmi bu şehirdeki müzelerde görülebilir.
Doğuya dönerek Sırbistan sınırına yakın Osieck şehrine gidiyoruz. Sabah kalkınca buradaki milli parkı ziyaret edeceğiz.
Küçük ama şirin bir şehir.

 Hirvatistan
36- 13.07.2006 21:25 Per.
 

 Hirvatistan
37- 13.07.2006 21:26 Per.
  Bu gavur şehirlerini de en çok bu meydanlarını kıskanıyorum.

 Hirvatistan
38- 13.07.2006 19:30 Per.
  Bu da hiç bir emekten ve masraftan kaçınmayıp kendimiz için özel yaptırttığımız Boğaz Köprüsü (Artık kesin SOSENDER e girerim hehehe)

 Hirvatistan
39- 13.07.2006 21:45 Per.
  Şöyle nehir üstünde bi yorgunluk atalım, yemeği şu teknede yiyelim, bu gece otelde de kalıcaz gel keyfim gel.

 Sirbistan
40- 14.07.2006 10:40 Cum.
  Sabah oldu şu milli parkı bi ziyaret edelim. Bir çok bağlantılı gölden oluşan bir kuş cenneti. Ancak tekneyle bizi gezdirecek kimse bulamıyoruz motorla biraz turluyoruz.

Yola devam ederek Sırbistan'a geçiyoruz . Kapıdan 1 haftalık vize alıyoruz 2 kişi 64 euro. Araç kuyruğu var ama motorla en öne girerek sıra beklemiyoruz.

 Sirbistan
41- 15.07.2006 14:27 Cmt.
  Sırada Belgrad var. Sınırı geçince savaşın izlerini görmeye başlıyoruz. Sırp Kasabı olarak da bilinen Miloseviç'i savaş mahkemesine vermedikleri için Avrupa ülkeleri tarafından dışlanmış olan Sırbistan tam olarak köhne eski demirperde ülkeleri gibi. Savaş bunun üstüne tuz biber. Herşey eski püskü.
Belgrad da inanılmaz bir trafik var. Etrafta bombalanmış binalar hala harabe halinde duruyor. İçimiz kararıyor ve bi tur atıp şehirden çıkıyoruz.
Kimin haklı olduğu önemli değil ama bu kadarını görmek bile insanı rahatsız ediyor.
Hadi gidip Niş te kalalım diyoruz. Hem Tük mirası var hem de sınıra yakın. Sabah kalkıp Bir günde Bulgaristan'ı geçerek eve dönmeyi planlıyoruz.

 Sirbistan
42- 15.07.2006 14:28 Cmt.
  Niş şirin bir şehir. Üniversite kenti, görülecek şeykler de var. Bir gün daha Niş te kalmaya karar veriyoruz. Biraz yorgunluk da var tabii.
2.dünya savaşından kalma toplama kampı, kale, istanbul kapısı ve cela kula (kelle kule) ziyaret listemizde
Önce toplama kampına gidiyoruz, Elif'in yürüyerek gidelim israrı ile çingene mahallesinden geçerek ulaşıyoruz. Hiç bde birşey olmuyor.
Savaş sırasında yahudilerin, çingenelerin ve komunistlerin toplandığı ve daha biyük kamplara gönderilmek üzere tutulduğu bir kamp.
Ölüm kokuyor

 Sirbistan
43- 15.07.2006 14:31 Cmt.
 

 Sirbistan
44- 15.07.2006 14:37 Cmt.
 

 Sirbistan
45- 15.07.2006 16:19 Cmt.
  Sırada Kale ve İstanbul kapısı var

 Sirbistan
46- 15.07.2006 16:08 Cmt.
 

 Sirbistan
47- 15.07.2006 16:05 Cmt.
  Roma döneminden kalma yazıtlar

 Sirbistan
48- 15.07.2006 19:50 Cmt.
  Son olarak oralarda, Balkanlar, Güney İtalya, Dalmaçya da niye Türkler'den korkulduğunun veya hoşlanılmadığının sebeplerinden biri
CELA KULA (KELLE KULE)
Osmanlı Sırp savaşı sonrasında Sırplar tekrar ayaklanmasın diye, savaşı kazanan Türk kumandan savaş meydanından 900 Sırp askerinin ve savaşı kaybeden komutanın cesetlerinin kafalarını kestiriyor ve derilerini yüzdürerek şehir meydanına ibret olsun diye bir kule diktiriyor.
KELLE KULE

 Sirbistan
49- 15.07.2006 19:50 Cmt.
  Çok güzel gezdik, eğlendik, aksiliklerin bizi sıkmasına izin vermedik, şimdi eve dönme zamanı.
Niş'ten çıkıp Sırp Bulgar sınırını geçiyoruz, Bulagaristan'ı da geçerek 14 saatte 1000 km ile eve varıyoruz.

 Sirbistan
50- 14.07.2006 19:06 Cum.
 
Bu geziden çıkan dersler

Hayatta her şeyden olduğu gibi, bu geziden de dersler çıkardık:
1. Motorun bakımını son haftaya bırakma, en küçük bir aksilik seni yolundan eder, canını sıkar
2. Vize, triptik, Green Card, Ehliyet vb. evrakları en az 2 kişi kontrol etsin, yoksa bizim gibi sınırdan dönersin.
3. Yola çıkmadan yurt dışındaki motorcular ile "Horizons Unlimited. com" vb siteler üzerinden yazışmak, size arkadaşlık, ağırlanma, eğlence ve güvence olarak geri döner.
4. Yanına mutlaka kullandığın yağdan al, yoksa bizim gibi karıştırmak zorunda kalabilirsin.
5. Yaz aylarında da gitsen Balkanlar da hava çok çabuk değişebiliyor, mutlaka yanına yağmurluk al. Yer tutar diye almamazlık etme, çok ıslanırsın. Biz doluya bile tutulduk.
6. Yoldaki Türk TIR şoförleri ile arkadaşlık kur, iyi insanlar ve her yardıma açıklar.
7. Kamping deyip geçme, gavurun kampingi bizim 3 yıldızlı otel gibi.
8. Yanında her zaman ekstra 400-500 euro cash bulundur. Beklenmeyen ve kredi kartı ile ödeyemeyeceğin masraflar çıkabiliyor. Bakınız vize masrafları
9. Dünyanın en azından avrupanın en güzel kızları ve yakışıklı adamları Hırvatistan da. Rusya da yaşamış biri olarak bunu söylüyorsam bi bildiğim var.
10. Bulgaristan ve Sırbistan anlatıldığı kadar korkunç ve tehlikeli değil. Seneye Bulgaristan'a tatile gitmeyi düşünüyorum. Avrupa birliğine girecekleri için her türlü rüşvet vb. olayların önüne geçmeye çalışıyorlarmış. 2 ay önce polise büyük bir operasyon yapılmış. Hakkaten yolda 10 polis noktasından geçtik, hiç durdurulmadan ve rüşvet vermeden geldik.
11. Bulgar motorcularla arkadaş olduk. her sene yaz aylarında toplanıyorlarmış. Bu yaz geçen hafta toplanmışlar 2000 den fazla motor. Bizi davet ettiler. Yazışmalarımı sürdürüyorum. Arkadaş olmakta fayda var.






Yayınlanış Tarihi Jul 07 2006, 12:36 AM Yayınlayan Kerem BARUT

Yorumlar

 

Murat Yurdakul Dediki :

Kerem im tebrik ederim,buradaki bilgilerin bana çok faydası olacaktır.Bütün tecrübelerinden faydalanacağım.

selamlar.

October 8, 2008 1:25 PM
 

Murat Can Toprak Dediki :

Çok iyi. Hele artçıda , rossi gibi hissedersede çok güldüm...ömürsünüz...kalın sağlıcakla..

November 30, 2014 10:03 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Kerem BARUT

1966 İstanbul doğumluyum. Saint Joseph -İTÜ İnşaat- İstanbul Üniversitesi İşletme. Sonra 1 yıl Sibirya'da inşaat mühendisliği ardından ağılıklı GSM operatörleri olmak üzere satış yöneticiliği ve son olarak danışmanlık ve eğitim üzerine kendi şirketim. 1985 den beri aktif olarak motosiklete biniyorum yılda ortalama 10-12 bin km yol yapıyorum. Şehir içinde kullandığım bir vespa, uzun yol için de bir 1150 GS Adv. m var. Genellikle yalnız veya eşim Elif ile gezerim. Son birkaç yıldır 2-3 motorluk gruplar ile de geziyorum. Rotadan hoşlanmam, yola çıkar canımın istediği yere giderim, benzin lambasının dibini görmeden benzin almam tabi bu bazen başıma iş açmıyor değil ama napalım can çıkar huy çıkmaz. Motorla dünya turu yapan ilk Türk çift olmak gibi bir hayalimiz var. Bakalım Allah kerim....
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x