Kerem BARUT

Keybee


Kapadokya - Guneydoğu by Kerem BARUT 2.550 km

Mon, Nov 05 2007 0:39
9,424 Okundu  

 Sirbistan


2003 yılında Elif ile 15 günlük , otel konaklamalı bir Kapadokya -Güneydoğu turu yapmayı planlamıştık. Kızımızı Ankara da anneannesine satıp yola çıkıyoruz. yol doğal olarak Ankara'dan geçiyor tabi ki. Sonra Tuz gölü kıyısından Kapadokya'ya ulaşıyoruz. Buraya kadar yol çok sıkıcı Elif arkamda 2-3 kere uyuyor, Yok valla şaka değil gerçekten uyuyor.


 

 @
 001

Neyse sonunda Kapadokya ya varıyoruz ve hemen bu harika pozu veriyoruz: Macera adamı pozu


 

 @
 004

Kendimizi meşhuuur Asmalı Konak dizisinin mutfak planlarının çekildiği otele atıyoruz. Otel sahibine de adam bunu söylerken mel mel bakıyoruz, çünkü biz o dönem bu fenomen diziyi seyretmiyoruz. Bana ne ulan diyesim geliyor adama. Ama sonraki yıl diziyi seyredince ne kadar ulvi bir yerde kaldığımızı anlıyor ve Allah'a bize bu günleri de gösterdiği için şükrediyoruz. Resimde Elif annesine telefonla Asmalı Konağın ne olduğunu sorarken görülüyor


 

 @
 006

Bu balkon da Büyük İskender'in Kapadokya'da en sevdiği mekan, hep burada nargile içer, takılırmış. Ulan bu yalanı 10 yere daha yazsam Kapadokya ya bir tarihi mekan kazandırabilir miyim acaba: Büyük İskender Balkonu 


 

 @
 007

Burası da Roma imparatoru Augustus un atını bağladığı yer :) Ben de atımı bağlıyorum. Allahım Kapadokya halkı bu katkılarımdan dolayı beni belediye başkanı seçer mi ?


 

 @
 008

Elif Kapadokya'ya motordan düşmeden gelmenin (devamlı arkada uyuduğu için) mutluluğunu yaşıyor


 

 @
 010

Her toprak yolun sonu bir kilise vb. ye çıkıyor. Bence motorla gidilebilecek ve güzel vakit geçirilebilecek en güzel yerlerden biri 


 

 @
 011

vay vay vay, reklam fotoğrafı gibi bea. Al doğrudan poster yaptır, para da istemem.


 

 @
 012

Kapadokya yı daha önce teferruatlı gezdiğimiz için fazla uzatmayıp, Erciyes kıyısandan aşağı doğru yola koyuluyoruz. Motor da oradaydı pozu


 

 @
 013

Motor da oradaydı pozunun uzaktan çekilmiş olanı


 

 @
 014

Osmaniye üzerinden Gaziantep'e varıyoruz. Gece konaklamanın ardından Adıyaman Nemrut dağına doğru yola çıkıyoruz. GPS, nam-ı değer ZUMO olmadığından henüz hiç kaybolmadık. Daha Zumo anasının karnından doğmamıştı be.  Bu köprünün adı Cendere Köprüsü, orjinal adı Septimüs Severüs (Asterix deki uyduruk adlara benziyo ama valla gerçek, inanmayan gider bakar)


 

 @
 015

ZUMO yok ama KYS (Köylüye, yerliye sor) nin de ilk modelleri piyasada herhalde. Nemrut dağına yanlış bir yoldan çıkarken 300 kulvallah 500 elham okuyorum, bakıyorum Elif Hatim indirmiş. Yolun bir yerinde Elif'i motordan indiriyorum. Bari birimiz kurtulsun çoluk çocuk var. Bu kafaları niye vücutların üstüne koymuyoruz. Kimse yapmaz ise bidahki sefere ben yapıcam. Hem daha güzel olur hem ele güne karşı temiz olur. Dost var , düşman var di mi ama?


 

 @
 016

Once medeni bi şekilde tellerin arkasından poz veriyoruz


 

 @
 017

Sonra niyeyse heykellerle samimi olma dürtüsü ağır basıyor herhalde. Çıkabilse Elif tepesine çıkacak ama...


 

 @
 018

Bi de şu aslana yaslanayım, gitti de bi aslana yaslanmadan geldi demesinler


 

 @
 019

Kerem orda durma hadi sen de gel, istediğin heykelin tepesine çık


 

 @
 020

Bu ne laubalilik kardeşim kafanda şapkayla tanrıların ve kralların arasında . Aaaaa olmaz ki canım


 

 @
 021

Al bu da profilden


 

 @
 022

Neyse sonunda aklım başıma geliyor da şapkamı çıkarıyorum. Neyse dönüşte doğru yolu buluyoruz. Tepede rastladığımız Macar - ki bize bahçıvan olduğunu söyledi, İran dan geliyormuş. Adres değişmek için altın bir montblanc çıkardı. Ya bahçıvanlar benim tahminimden çok kazanıyor ya da adam kötü bir yalancı, ben casus olduğundan şüpheleniyorum- yolun bir kısmının çok kötü bir arnavut kaldırımı olduğunu söylüyor. Gerçekten de titreşimden bazı vidalar gevşiyor. Gaziantep'e varınca sıkıyoruz. Ama geliş yoluna göre 10.000 kat daha iyi. Hiç dua etmeden iniyoruz, hatta Elif ben bu sene oruç tutmıycam bile diyor


 

 @
 023

Gaziantep'e dönüş yolunda Rumkale'ye uğruyoruz. Bence atlanmaması gereken çok güzel bir yer. Sular altında kalmış bir köy, karşı sahilde tarihi bir kale. Tekne ile gezip kaleye çıkabiliyorsunuz.


 

 @
 025

Ben Rumkale'deydim pozu


 

 @
 026

Bir balıkcı bulup gölde biraz geziniyoruz.


 

 @
 027

İnsanın suya atlayıp dipteki evlere bakası geliyor


 

 @
 028

Herşeye rağmen burayı terketmeyen birkaç yaşlı köylü var


 

 @
 029

Adamlar sanki biz turistmişiz gibi tekneye " hello hello " diye bağırıyorlar. Türk olduğumuzu anlatmamız zor oluyor.


 

 @
 031

Gaziantep'de Anadolu Evleri'nde kalıyoruz. Güzel bir butik otel. Sahibi Timur Şindel: anne türk baba amerikalı.Önce onu da casus zannediyoruz ama tanıyınca seviyoruz. Bende de niyeyse bu casus paranoyası oluştu. Doktora gitsem mi acaba ? Ama ya o da casussa :) Neyse  butik otel severlere şiddetle tavsiye edilir

.
 

 @
 032

Harran'a gidiyoruz. Tarihde ilk üniversitenin burada olduğu söyleniyor. İboo sana sesleniyorum, "oxford vardı da biz mi gitmedik" diyen zat, al sana üniversite. Giden gidiyor işte 


 

 @
 033

Yöresel evler kubbeleri ile çok değişik


 

 @
 034

e değişik dedik ya


 

 @
 035


 

 @
 036

Bunlar da bizi misafir eden urfa bayisi ve ailesi. Mustafa bey sağolsun bizi hiç yalnız bırakmıyor, hatta abi biz sabah uyuycaz sonra biraz şehirde takılıcaz diyorum. Lobiye bi iniyorum ki adam 08,00 da gelip beklemiş. En komiği Urfa'dan ayrılırken elimize yolda yiyelim diye lahmacun tutuşturmasıydı. Abi bunu giderken nasıl yiycez, motosiklet, gidon , kask falan deyince kendi de anladı, gülmekten 10 kalem pirzola yemiş gibi olduk. Yani adam bizi doyurmadan göndermedi. 


 

 @
 039

Yenge bize 10 dakikada bi çiğ köfte açtı, sonra da zorla bu yerel elbiseleri giydirdiler. ama ben çok beğendim. Çok rahat valla.


 

 @
 040

Mustafa beyin bi de yürürken elinden tutmak gibi bi huyu var. Neyse resim çektiriyoruz bahanesiyle elimi kurtarıyorum. Bu arada Urfa Balıklı Göl.


 

 @
 041

Elif sazanları yemliyor


 

 @
 042

"Sazan gibi atlama" lafının nereden geldiğini gözlerimizle görüyoruz, test ediyoruz, onaylıyoruz.


 

 @
 043

Elif ve Balıklı göl


 

 @
 044

Deyrul Zaferan  manastırı. Mardin


 

 @
 045

Bu da sanırım Mor Gabriel


 

 @
 046

Bedava poster eki 


 

 @
 048

Midyat. Halkın çok sıcaklık gösterdiğini söylemek zor hatta girdiğimiz bazı dükkanlarda bizimle konuşmadılar bile. Onlar da İstanbul'a gelince ben de onlarla konuşmıycam


 

 @
 050

Motor da oradaydı pozu


 

 @
 051

Bütün buralar bizim. Hasankeyf


 

 @
 052

Biraz bakımsız kalmış


 

 @
 053

Neyse motor gölgede


 

 @
 054

Bu kule daha ne kadar ayakta durur bilmiyorum. Ama yanından geşmek tehlikelidir ibaresi var.


 

 @
 055

Bu da gezinin sonu. Hasankeyf dönüşü Ömerli de bir viraj çıkışı bir eşeğe çarpıyoruz. Eşek ayağa kalkıyor ama yağ radyatörü girişi kırılan motor kalkamıyor. eşeşğin üzerindeki adam düşüp başı yarılıyor. Zaten 70 yaşında olan amca ecelinden ölse ihale bize kalacak, neyse kendisini hemen hastaneye kaldırıyoruz. Bu arada çarpışmadan hemen sonra daha biz yerdeyken üzerimize doğru koşan kalaşnikovlu arapca konuşan adamları görünce Elif ve ben şoka giriyoruz. Elif bi yandan ağlarken ben jandarmayı arıyorum. Urfa bayi işi gücü bırakıp gelip bizi kurtarıyor ve motor kamyonla biz de kaskonun asistans servisi sayesinde uçakla evimize dönüyoruz. 








Yayınlanış Tarihi Nov 05 2007, 12:39 AM Yayınlayan Kerem BARUT

Yorumlar

 

Cem YILDIZ Dediki :

Yahu kerem pess olsun sana... Bu kadar guzel bir raporu bunca zaman bizden sakladin. Su raporu bu yil basinda gorseydim coktan oralara gitmistim  Belli ki Elif de sen de cok eğlenmissiniz, mekanlar da cok güzel. Boyle bir raporu bize kazandirdigin icin seni sir unvani ve bir adet ZUMO ile odullendirecegim

November 6, 2007 9:40 PM
 

Omer Dediki :

Vay vay vayyy..Ne güzel de gezmişsiniz.

Çok renkli ve çok keyifli bir gezi olmuş.

Umarım daha güzel geziler yaparız.

November 20, 2007 9:40 PM
 

Alp BAYSAL Dediki :

Selam Kerem, beni hatirlarmisin bilmem. BU'de Cem ile ayni sinifdaydik. Baglantiyi Bulent Bicioglu'ndan aldim. O da bizim New York'daki motorsiklet gurubunda. Bende de bir adet 2005 model R1200GS var. Gezi gunlugun mukemmel. Baskasinin memleketinin orasina burasina giderken kendi ulkemizin guzelliklerinden uzak kalmisiz. Insallah bir gun Turkiye'de de turlamak firsati olur. Bana alp_baysal@kiskagroup.com dan ulasabilirsin. Selamlar. Alp

December 2, 2007 9:41 PM
 

namik kutlu Dediki :

Keyifli bir gezi olmuş,Biz geçen yıl benzer bir geziyi İlkay ve Zafer ile yapmıştık biraz daha uzun  bir parkurdu, gerçekten görülmeye değer çok yer var Güneydoğuda,açıkcası ben tekrar gitmeyi düşünüyorum.Bu sefer görenmediğimiz farklı bölgeleri görmek için

March 6, 2008 10:37 AM
 

Aykut OZDEMIR Dediki :

Kerem, bu okuduğum senin de bulunduğun 3. rapor. Hocam senin tarzını anlamaya başladım. Önce yazıları okuyup kahkaha krizini atlatıp sonra resimlere bakıp hayallere dalıp son olarak baştan bir daha okuyup ancak keyfine varılıyor. Eline diline sağlık.

May 4, 2008 11:35 PM
 

Bandit Dediki :

Ya essek nasil onu soran yok mu?

June 20, 2008 6:39 PM
 

Evrim Uzmay Dediki :

Kerem dayı süpermişş yaa :))

walla hayran kaldık ama sonu acıklı bitmiş..

September 14, 2009 7:06 PM
 

bulent cakici Dediki :

Gezi Güzel de Eşek eşekliğini yapıp bu güzel gezinin keyfini kaçırmış ..paylaşım için tşk.

August 22, 2011 4:53 PM
 

hakan ates Dediki :

Sonu Hariç çok eğlenceli bir rapor :) geçmiş olsun  gerçi geçmiştir bukadar sürede ama olsun :)

June 26, 2012 6:41 AM
 

MEDENİ Dediki :

 kerem, bir konu araştırırken senin sayfana girdim, ilginç olan sonuna kadar okuyarak tamamladım.

 Mimarlık tarihi derslerini aratmayacak şekilde sürükleyici olan gezi sunumlarının devam edilmesi gerek, yeni gençlik yurt içini bilmeden yurtdışı istiyor, turizm bakanlığına teklif sunun destek alırsınız. Tebrikler

August 6, 2014 10:36 AM
 

MEDENİ Dediki :

 kerem, bir konu araştırırken senin sayfana girdim, ilginç olan sonuna kadar okuyarak tamamladım.

 Mimarlık tarihi derslerini aratmayacak şekilde sürükleyici olan gezi sunumlarının devam edilmesi gerek, yeni gençlik yurt içini bilmeden yurtdışı istiyor, turizm bakanlığına teklif sunun destek alırsınız. Tebrikler

August 6, 2014 10:39 AM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Kerem BARUT

1966 İstanbul doğumluyum. Saint Joseph -İTÜ İnşaat- İstanbul Üniversitesi İşletme. Sonra 1 yıl Sibirya'da inşaat mühendisliği ardından ağılıklı GSM operatörleri olmak üzere satış yöneticiliği ve son olarak danışmanlık ve eğitim üzerine kendi şirketim. 1985 den beri aktif olarak motosiklete biniyorum yılda ortalama 10-12 bin km yol yapıyorum. Şehir içinde kullandığım bir vespa, uzun yol için de bir 1150 GS Adv. m var. Genellikle yalnız veya eşim Elif ile gezerim. Son birkaç yıldır 2-3 motorluk gruplar ile de geziyorum. Rotadan hoşlanmam, yola çıkar canımın istediği yere giderim, benzin lambasının dibini görmeden benzin almam tabi bu bazen başıma iş açmıyor değil ama napalım can çıkar huy çıkmaz. Motorla dünya turu yapan ilk Türk çift olmak gibi bir hayalimiz var. Bakalım Allah kerim....
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x