Hakan KIRTIL

Hakan KIRTIL


41`03'55" N 29`00'28" E --- 37`52'52" N 41`08'06" E Arasi 3500km

Sun, Apr 06 2008 0:53
11,052 Okundu  

 Türkiye  Yunanistan  Italya  Italya


 

Gelişkin bir balık burcu erkeği olarak ben de hayaller kurarım, bazılarına göre ise bir hayal dünyasında yaşıyorum, benim tek farkım hayallerimin gerçeğe dönüşebilmesi için bir şeyler yapmaya çalışmak ve ihtimaller üzerine hazırlıklar yapmak ,olurda gerçekleşirse diye . İşte yine bu hazırlık evrelerimden birindeyim ve ne kadar güzel ki bunu sizlerle de paylaşabileceğim.

Bütün bir yaz boyunca sizlerin, kardeşlerimin yaptığı gezileri büyük bir zevkle okuyup, dinledim ve kara kızımın hazır olupta yollarda bir başımıza olacağımız günleri sabırsızlıkla bekledim .

Amacım, o bizlere, yoksul ,terör bölgesi, insanların kötü canavarlar olduğu söylenen, biz batılıların deli gibi gitmekten korktuğu (ama nasıl oluyorsa yabancı turistlerin kendi kısrakları ile rahatça dolaşabildiği) ,ülkemin, Türkiye’nin bir parçasına Güney ve Doğu Anadolu bölgelerine gitmek, Hasankeyf yok edilmeden kendi gözlerimle görmek, koklamak, duymak ve konuşmak .

Nihayet planladığım gün geldi ama meteorologlar bana bir sürpriz hazırlayıp bütün bir hafta tüm yurtta sağanak yağış olacağını bildirdi. Herkesin tavsiyesi turu daha iyi bir güne almamdı ama biraz sabırsızlığımdan olsa gerek gün değişikliğine yanaşmadım, nekadar iyi yaptığımı günler geçtikçe daha iyi anladım. Meteorologlara göre en elzem ihtiyacımı yağmurluğumu ancak bir gece önce Gökhen bey ile aldım almasına ama herhalde onbir gün boyunca ancak yarım saat giyebildim.


 

 @
 001 -

1. Gün

Heyecandan geç saatlere kadar bir türlü uyuyamayınca, sabah uyanıp eşyalarımı yükleyip eşimle vedalaşarak yola çıkmam 10:30’u buldu. Bugün için planladığım ama bir tek benim bildiğim rota İstanbul – Kapıkule – Çanakkale – Burhaniye .


 

 @
 002 - 2006-09-19 12:14

15 dakika boyunca, İstanbul çıkışına kadar bana eşlik eden yağmuru ancak üç gün sonra Hatay’a giderken bir on dakikalığına göreceğimi bir başkası söylese kesinlikle inanmazdım ama güneş sağolsun beni turumun sonuna kadar bir daha yanlız bırakmadı.


 

 @
 003 - 2006-09-19 13:21

Yanlışlıkla selemi alçak pozisyonda bırakmam sayesinde daha az rüzgar aldığımı farkedip bomboş yollarda biraz daha hızlı gidebileceğimi gördüm.


 

 @
 004 - 2006-09-19 17:05

Bir dahaki sefere kullanmak niyetiyle Kapıkule’yi bir ziyaret ettim. Benzin takviyesi yapıp soluklanırken beni arayan eşimle aramızda geçen konuşma özetle;
--Nerdesin?
--Kapıkule’deyim
--Saçmalama neredesin sen?
--Kapıkulede’yim
--Ne güzel bide benle kafa buluyorsun, nerede olduğunu söylemezsen söyleme hadi görüşürüz
Yolu azcık uzatıp Burhaniye’ye Edirne üzerinden gideceğimi söylemediğim için bana bir türlü inanmadı


 

 @
 005 - 2006-09-19 17:44

İnsanın tek başına yolculuk yapması güzel olduğu kadar kötüde fotoğraflarda yer alamıyorsun. Gelibolu Eceabat arasındaki manzaralar özellikle feribotla Çanakkale’ye geçeceğim Eceabat’a yaklaşırken çok güzel.


 

 @
 006 - 2006-09-19 17:57br/>


 

 @
& 007 - 2006-09-19 19:02

Çanakkale-Eceabat arası feribot hergün karşılıklı olarak saat başı kalkıyor ve yaklaşık 40 dakika sürüyor.
Gün batmaya başlarken ben daha yeni Çanakkale’den çıkmıştım. Karanlıkta vizörümün gelen ışıkları çok dağıtması ve yorgunluk hızımı etkiledi ve neredeyse bir kağnı hızıyla kamyonları siper alarak gece saat dokuz buçuk gibi Burhaniye’de annemlerin yanında olabildim.
Başta bu adam niye Burhaniye’ye gider diye düşünenlerin cevabı burda doğu, terör, yol, helalleşmek.
Neyse ilk gün ve toplam 684km


 

 @
 008 -

2. Gün
Yine erkenden yola çıkamadım, kahvaltı vedalaşma derken saat dokuz buçuğu buldu.


 

 @
 009 - 2006-09-20 17:54

Bu günün rotası normalde Manisa – Uşak – Burdur –Antalya olmasına karşın Salihli’den sonra Denizli Korkuteli üzerinden gitmeye karar veriyorum.
Yemek planımda böylece alabalıktan, Korkuteli’nde şişe dönüyor.Bilin bakalım bu şiş ve piyaz nerede yenmiştir? Hem tıkınıp hemide Gökhen beyden Halim abinin telefonunu almak vede konuşmak bir saat.

Halim abi ile Antalya girişinde buluşuluyor ve evlerinde kalmamı istemelerine karşın kaleiçine geçiliyor. Kalacağım oteli bir türlü bulamayıp, Halim abiyi, eşini ve oğullarını epeyce dolaştırıp, sonunda ne olur siz beni bırakın yemeğinizi yiyin (benimde aç olacağımı düşündükleri için sağolsunlar yemek yememiş aç bilaç geziyorlardı) bende bir duş alayım öyle buluşalım hem konuşur hemde birşeyler içeriz diye anlaştık. Oteli buldum ve önünde kaldırıma yattım, geçen iki kişinin yardımıyla motoru kaldırıp bir metre daha gidip park edebildim. Duş ve giysi değişiminden sonra Halim abilerle buluşup (yine tam takımlardı) biraz kaynattık, havada soğumaya başladığı için aile, çay ve kaynatma işi içimi ısıttı.

Ertesi gün için planımın sahil yolundan Mersin olduğunu öğrenince, herkesin tavsiye ettiği Konya yolunu değil mutlaka planladığım yolu gitmemi zira bu yolu belkide hayatım boyunca birdaha kullanmayacağımı söyledi. Nedenini merak ettim, cevap, o kadar nefret edeceksin ki hayatın boyunca bir daha kullanmayacaksın oldu, dar tek şeritte inişli çıkışlı yaklaşık 260 km viraj...

Halim abilerden ayrılıp, yattıktan yaklaşık iki saat sonra beni yol boyunca yakalayamayan fırtına, dışarıda başımı şişiriren konseri sona erdirdi. Ertesi sabah beni ıslatamayan yağmurun sessizce odaya girip önüne çıkan herşeyi (pantolonumun paçaları da dahil) ıslattığını ve üzülerek aynı gece bir alışveriş merkezinin damınıda uçurarak iki kişinin ölümüne sebep olduğunu öğrendim.


 

 @
 010 -

3.Gün

Motorumun üzerinde yerimi aldığımda bir önceki gecenin korkunçluğunun hiçbir izi kalmamıştı ve güneş pırıl pırıl yine beni bekliyordu.


 

 @
 011 - 2006-09-21 11:27
Antalya Mersin arasında birçok radar yazısı olmasına karşın iki yerde polislerle karşılaştım biri Çolaklı’da diğeri Gazipaşa’da. Çolaklı’daki polis geçtikten hemen sonra beni geçen bir motorcuyu takip ederek hem dinlenmek hemde benzin almak için Opet’e girdim. Aziz beyin (motorcu arkadaş) benzin istasyonunun sahibi olduğunu öğrenince aklıma Zeki abi geldi ve hemen Sosender için altyapı hazırlığı yaptım, son görüşmeler için sizleri de bekliyor. Aralarında bir Goldwing ve Dragstarında olduğu şimdilik üç adet motora sahip olmasına karşın bir 1200GS içinde garajında yer vardı bende acıcık kanına girdim. On dakikalık benzin molası bir saati aşarken bolbol çaylarını içmiş, yolda herhangi bir döviz bürosu bulamama ihtimaline karşın satış kurundan döviz bozdurulmuş ve herhangi bir sorunla karşılaşılırsa yardım etmek için telefon numaraları alınarak tekrar yola çıktım.

Muzlu motor fotosu çekilip ayak üstü bir kilosu tüketildi.


 

 @
 012 - 2006-09-21 12:35


 

 @
 013 - 2006-09-21 12:40

Virajlar Gazipaşadan sonra başlıyor bu yüzden bi molada Gazipaşa çıkışına eklendi.


 

 @
 014 - 2006-09-21 13:33

Azıcık dinlenmek onunda hakkı.


 

 @
 015 - 2006-09-21 14:13

Anamur Kalesi


 

 @
 016 - 2006-09-21 15:54

Manzarada olmasa gerçekten o virajlar çekilmezdi. Yol dar, iniş çıkışlı ve sürekli virajlardan oluşuyor, sadece bir dağı bitirip diğerine geçerken belli düzlükler var ama buralarda da köyler olduğu için fazla hızlı gidemiyorsunuz. Yolun kimi yerleri sadece bir kamyon ve bir motor geçebilecek kadar daralıyor ancak bu bölümlerde viraj olduğu için sağlıklı bir sollama yapmak mümkün değil. Ne yazık ki yollar tenha değil devamlı kamyon, otobüs ve minibüslerle karşılaşılıyor. Silifke’den sonra yol rahatlıyor ancak radarlara dikkat etmek lazım. Daha önce görmemiş olanlar için Cennet-Cehennem mağarası Silifke’den 20km uzaklıkta. Atayurt’ta bir kahvede verdiğim molada, kafamda buralara kadar gelmişken, Taşucu’ndan kalkan feribotlarla, Kıbrıs’a da bir geçme düşüncesi belirdi, ancak triptik isteneceğinin söylenmesi ile bu sevdadan vazgeçerek ve bir Java’nın yarış teklifi üzülerek reddederek tekrar yollara dönüldü.


 

 @
 017 - 2006-09-21 21:20

Gece saat sekiz civarı Mersin üzerinden otoban (paralı) yoluyla Tarsus’a vardım. Mersin, İskenderun, Adana, Osmaniye, GaziAntep arasında hizmete girmiş olan otobanda KGS kullanılıyor gidecek olan arkadaşlar yanlarına alsınlar. Otobanda fazla ışıklandırma yok ve uzunluğu 1850 metreyi bulan viyadükler var. Bölge ovalık olduğundan sıkça sert yan rüzgarlar alınabilmekte ve tehlikeli olmakta. Ayrıca yollarda yoğun olarak tır ve kamyon trafiği de bulunmaktadır.


 

 @
 018 - 2006-09-21 20:32

Tarsus girişindeki bir benzincinin önerdiği, Otel Cihan Palas klimalı tv’li odada kahvaltı dahil tek kişi 20YTL. Otelin kapalı garajı olmaması ve girişininde dar olması sebebiyle tanıdık bir bisikletçiden zincir satın alınarak otel önündeki direğe kısrak bağlandı ve iki arabaylada sıkıştırılarak güvene alındı.


 

 @
 019 - 2002-04-19 01:41

Oteldekilerin o saat için tavsiye ettiği lokantada (bu arada da her nasılsa Tarsus’un mahalli yemeklerinden birininde Adana olduğunu söylediler) Adana ve lahmacun (o ufaklıklardan bi altı yedi tane daha vardı ama ana yemek gelsin diye beklerken ortadan kaybolmuşlar, fotoluk ikisi kalmıştı) bol nar ekşili salata ve garnitür olarak ayrıca görüldüğü üzere taze maydanoz, nane yeşil limon eşliğinde. Nane ve yeşil limon Hatay’da da geliyor ama Antep ve sonrasında limon hem sarı hemde nane yok.


 

 @
 020 -

4.Gün

Sabah erkenden Hatay’a doğru daha kısa olduğu ama biraz bozuk olduğu söylenen ücretsiz yolu kullanarak yola koyuldum.


 

 @
 021 -

Planımda Adana’da fazla kalmak olmamasına rağmen şehir girişinde yanına gittiğim bir RT’li trafik polisi sayesinde üç saat boyunca şehirden çıkmadım. Ayak üstü merabalaşmanın ardından takip et beni dedi. İlk kez bir polis eskortu ile şehre giriş yapan bakan edasıyla, 19 yıldır Adana’da trafikte görev yapan Aydın abiyi takip ederek trafik şubeye geldik. Motorlar park edildi çayhaneye geçildi ve muhabbet üstüne muhabbet geldi. Konu tabii ki motorlar üzerine, ABS sorunumdan bahsedince gel bakalım bi sıfırlıyalım belki çalışır olmazsa serviste makinaya bağlarız dendi bizim kızı bildiğim için işin servise doğru yönlendiğide belli oldu. Aydın abi sen mi arkaya ben mi diyince bilmediğim bir şehirde polis düşürmenin kaç yıldan başlıyacağını düşünerek kızın dizginlerini ona bıraktım. Polis eskortundan sonra birde şehirde polisin arkasında gezinmiş oldum tabi bu arada dışarıdan garip garip bakanlar ne düşündüler hiç bilmiyorum ama hatırladımki yolcu olmak katlanılır şey değil.


 

 @
 022 - 2006-09-22 11:21

Neyse soluğu Enver Akbaş’ın BMW servisinde aldık. Adana’da bu arada Borusan’ın motorsiklet servisi de var. Enver beyin servisi gerçi pek yeni BMW’lerle ilgilenmiyor hatta Aydın abinin söylediğine göre pekde anlamıyor, esas meşguliyetleri 1960 öncesi eski modeller üzerine ve İncirlik’teki Amerikalılar tarafından da pek bir tutuluyormuş hatta toplanan motorları alıp Amerika’ya da götürdükleri söylendi.

Sevgili kara kızım ne yazık ki cihazı reddetti ama hediye edilen bir çift orijinal arka fren balatasına bişey diyemedi. Aydın abinin kendi elleriyle taktığı balatalardan sonra çocuklara yağ konrollerinide yaptırdı. Herşeyin tamamlanmasından ve üstüne bir çay ikramından sonra benden hiçbirşey talep etmeden yolcu edildim. “Konukseverlik” herhalde bu olsa gerek

Zaman kaybımı ve insan kazancımı düşünerek bastıkça, çekilecek fotolarda Adana da bir başka ziyarete kaldı.

Dümdüz ufka uzanan yollar, biraz engebeli olmasına karşın yan rüzgar almadığınız zaman gazı açtıkça açmanızı ve uçarcasına ilerlemenizi sağlıyor.


 

 @
 023 - 2006-09-22 13:55

Engebeler sayesinde Ali'yi hatırlatan yükselişler olmaya başlayınca, benzin yerine kebap satılan bir benzinlikte durdum. Bir dakikasını yanlız geçirdiğim masam hemen dolup, bilindik sorular arka arkaya geliyor abi ne kadar bu, kaç yapar, araba daha rahat diilmi... Bir yandan benzinlik sahibinin arka taraftaki dereden çıkıp ziyarete gelmiş yengeçleri uzaklaştırmaya çalışmasını izlerken bir yandan da çayımı yudumlayıp soruları cevaplamaya çalışıyorum. Ama sıra bana geldi, Hatay'da gezilecek nereler var sorumun yanıtı hiçbir yer yok abi olarak geri dönüyor. Nası yani hiç mi yok antik şehirler, kaleler falan ? Haaa, desene abi birkaç taş falan var ama !!!


 

 @
 024 - 2006-09-22 14:00

Toprakkale Adana Osmaniye arasında, dümdüz bir ovada dikilmiş bekliyor. Motorla kalenin içine kadar girilebiliyor. Yukarı çıktığımda beni bekleyen bir başka ufak çinişi motor gördüm, en manzaralı yere girmişti hain, bende yanına park ettim, o sırada atmış yaşlarında bir amca surların üzerinden inmeye başladı, genç biride hemen arkamdaki ağaçlık alandan çıktı. Onları ilk gördüğümde yusufun sesini duyar gibi olmuştum ama sohbet başlayıpta ilerleyince sesi tümden kesildi. Amca birkaç yıl öncesine emekli olana kadar uzun süre kalede görevli olarak çalışmış. Yabancı motorcuların devamlı buraya geldiğini ve kale içinde kamp yaptıklarını, adamların ne kaddar temiz olduklarını, bizden gelenlerinse sadece pisletip bozduğunu söyledi. Her ne kadar emeklide olsa bu kadar emek verdiği, bir zamanlar budayıp temizleyip insanların gezip konaklayabileceği hale getirdiği, bu yeri hala ziyaret edip kontrol ediyor.


 

 @
 025 - 2006-09-22 14:01


 

 @
 026 - 2006-09-22 14:37

Toprakkale'den manzaralar


 

 @
 027 - 2006-09-22 15:11

Osmaniye


 

 @
 028 - 2006-09-22 15:19

Amik Ovası - Belen Geçidi

Adana’dan sonra neredeyse hiç viraj görmeden dümdüz bir yoldan Nur Dağlarını geçeceğim Belen geçidine ulaştım. İstanbul’dan beri kaçtığım yağmur 740 rakımlı Belen geçidinin inişinde bir on dakika daha kendini gösterdi. Tepeden Amik ovasını ve Akdenizi görebileceğiniz geçitte her nekadar yol ve virajlar güzelse de genişletme çalışmaları da sürüyor.


 

 @
 029 - 2006-09-23 13:22

Yine neredeyse dümdüz, ovanın ortasından geçen bir yolla dünyanın en eski yerleşim birimlerinden olan ve neredeyse tüm dinleri barındıran, Hatay’a varıyorum. Antakya’ya girmeden önceki bölümün adı Serinyol ve rüzgarı meşhur resmen son kilometrelerim bir boks maçına dönüşüyor, tek fark benim hep savunmada kalmam. Rüzgar sabit bir şekilde değil, sanki geri çekilip gücünü topladıktan sonra tekrar ve tekrar vuruyor. Biraz oturup soluklandığım bir kahvede, rüzgarın zaman zaman geçen arabaları bile kenara atabilecek kadar kuvvetli estiğini söylediler.


 
 @
 030 - 2006-09-22 16:16

Adana’dan öğrendiğim üzere şehre girer girmez soluğu hemen bir motorlu trafik polisinin yanında alıyorum. Bir iki hoş beşten sonra aç olduğumu öğrenen memur bey beni ufak bir büfeye götürüyor. Hımmmm tadı hala damağımda mükemmel, polis arkadaşın söylediğine göre Hatay’ın bir numaralı ustasının İstanbul’a gittikten sonra onun çırağı, her nekadar humusu ustası kadar iyi yapamadığı söylensede bence çok lezzetliydi, burayı devralmış. Humusun iki farklı çeşidi varmış bu arada nohuttan yapılan ve bakladan yapılan.

 

 @
 031 - 2006-09-22 16:47

Hatayda kasaplarında bir nevi kebapçı görevi gördüklerini öğrendim . Kasabın hemen önüne atılmış bir iki masada hazırlanan sini kebapları tüketiliyor, sağolsunlar herkesin verdiği tadımlık lokmalar ve o güzel humus beni tıka basa doyuruyor.

Karnımı fazlasıyla doyurmuş bir halde onlardan ayrılıp, merkeze iki kilometre mesafede, Reyhanlı yolu üzerinde, Habib-ün Neccar Dağı eteklerindeki St. Pierre Kilisesine gidiyorum.


 

 @
 032 - 2006-09-22 16:45


 

 @
 033 - 2006-09-22 16:46


 

 @
 034 - 2006-09-22 16:49

İsa’ya inanlara Hristiyan kelimesinin ilk verildiği yer olan ve İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Pierre’in MS 1. yüzyılda telkinlerine başladığı ve daha sonraları yapılan eklemelerle kiliseye dönüştürülmüş doğal bir mağara. Her yıl 29 haziranda kutlamaların yapıldığı St. Pierre’in dünyanın ilk kilisesi olduğuna da inanılıyor ve 1963 yılında Papa VI. Paul tarafından hac yeri olarak ilan edilmiştir.
Kilisenin girişinde bekleyen çocuklar, isterseniz size kısa bir tırmanışla gizli(!) tünelleri gezdirebilir. Girişte verdiğim beş YTL için söylene söylene geri dönerken, tamam şimdi buradan düşüp rezil olucam dediğim yerde tepe üstü çakıldım. Düşmeyi bu kadar düşününce üstüne birde yokuş aşağı 180 derecelik virajda iki km hızla ön freni sıkarsan olacağı budur. Yukarıda beni gezdirmek isteyen en büyüğü 10-11 yaşlarındaki dört çocuk koşarak indi ve ön freninden hidrolik boşaltan tepetaklak olmuş kara kızı benimle anında ayağa kaldırdılar. Düşmenin şokuyla çocukların fotoğraflarını bile çekemedim.


Papazların, hahamların, imamların beraberce yürüdüğü sokakları geçip gece konaklayacağım Şelale mevkiindeki otelime yerleştim.


 
 @
 035 - 2006-09-23 09:50

Biberin etkisiyle bir şişe kola ve bir buçuk litre suyu tüketen midem üstüne eklenen bu yemeklerlede patlama noktasına geldi. Herşey bittikten sonra mutlaka künefe içinde bir yer bulun ve götürün Hatay'ın künefesi çok meşhur. Yemekler biraz fazla yağlı geldi bana.

Hatay - Antakya mahalli yemekleri

Gürül gürül akan sıcak suyun altına kendimi atıp güzel bir duş aldıktan sonra , GS2 botların yaktığı ve tümüyle su toplamış olan bileklerim için artık en azından bir eczaneye gitmem gerektiğine iyice inandım. Sabah ilk işim bir eczane bulup pansuman yaptırmak ve yaraların daha kötüye gitmesini önlemek içinde yanıma ekstra Batikon ayrıca bir terziyede uğrayarak bileklere yerleştirmek içinde vatka aldım

 

 @
 036 -


 

 @
 037 - 2006-09-23 11:13


 

 @
 038 - 2006-09-23 11:13

Samandag


 

 @
 039 - 2006-09-23 11:40


Titus Tuneli


 

 @
 040 - 2006-09-23 11:43


 

 @
 041 - 2006-09-23 11:44


 

 @
 042 - 2006-09-23 11:47


 

 @
 043 - 2006-09-23 13:47


 

 @
 044 - 2006-09-23 13:47


 

 @
 045 - 2006-09-23 14:40

DOĞUNUN İNSANI BİR BAŞKA MİSAFİRPERVER OLUYOR (KARŞIKİ DAĞLAR SURİYE)


 

 @
 046 - 2006-09-23 15:08


 

 @
 047 - 2006-09-23 15:08


 

 @
 048 - 2006-09-23 15:13


 

 @
 049 - 2006-09-23 15:14


 

 @
 050 - 2006-09-23 16:39

KİLİS TÜRKİYEDE EN FAZLA MOTORSİKLET OLAN ŞEHİR.


 

 @
 051 - 2006-09-23 18:09


 

 @
 052 - 2006-09-23 18:13


 

 @
 053 - 2006-09-23 18:18


 

 @
 054 -

6. GÜN


 

 @
 055 - 2006-09-24 08:37

ANTEP KALESI


 

 @
 056 - 2006-09-24 09:30


 

 @
 057 - 2006-09-24 09:45

NİZİP FISTIĞIN KİLOSU 2,5 YTL


 

 @
 058 - 2006-09-24 09:45

FIRAT


 

 @
 059 - 2006-09-24 10:20


 

 @
 060 - 2006-09-24 10:58

ZEUGMA BİRKAÇ YIL ÖNCESİNE KADAR BİN KİŞİYE YAKIN ÇALIŞANI OLAN BU BÖLGEYE ARTIK SADECE MEVSİMLİK OLARAK 30 KİŞİ GELİYOR.


 

 @
 061 - 2006-09-24 10:58


 

 @
 062 - 2006-09-24 11:03


 

 @
 063 - 2006-09-24 11:03


 

 @
 064 - 2006-09-24 11:12


 

 @
 065 - 2006-09-24 12:33


 

 @
 066 - 2006-09-24 12:35


 

 @
 067 - 2006-09-24 12:58


 

 @
 068 - 2006-09-24 12:58

URFA BALIKLI GÖL


 

 @
 069 - 2006-09-24 12:59


 

 @
 070 - 2006-09-24 12:59


 

 @
 071 - 2006-09-24 13:04

URFA KALESİ


 

 @
 072 - 2006-09-24 13:21


 

 @
 073 - 2006-09-24 13:21


 

 @
 074 - 2006-09-24 13:48

URFA'DA DA OLSA POLİTİKA AYNI


 

 @
 075 - 2006-09-24 15:01


 

 @
 076 - 2006-09-24 15:01


 

 @
 077 - 2006-09-24 15:02

ATATÜRK BARAJI


 

 @
 078 - 2006-09-24 16:46

KARAKUŞ TÜMÜLÜSÜ


 

 @
 079 - 2006-09-24 16:50


 

 @
 080 - 2006-09-24 16:50


 

 @
 081 - 2006-09-24 16:51


 

 @
 082 - 2006-09-24 16:54


 

 @
 083 - 2006-09-24 16:55


 

 @
 084 - 2006-09-24 16:58


 

 @
 085 - 2006-09-24 17:00


 

 @
 086 - 2006-09-24 17:01


 

 @
 087 - 2006-09-24 17:04


 

 @
 088 - 2006-09-24 17:24


 

 @
 089 - 2006-09-24 17:57


 

 @
 090 - 2006-09-24 17:58

GÜN SONA ERMEDEN NEMRUT


 

 @
 091 - 2006-09-24 18:08


 

 @
 092 - 2006-09-24 18:08


 

 @
 093 - 2006-09-25 04:22


 

 @
 094 - 2006-09-25 04:23


 

 @
 095 - 2006-09-25 04:41


 

 @
 096 - 2006-09-25 04:41

KONUKSEVERLİĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER ÇOCUKLAR


 

 @
 097 -

7. GÜN


 

 @
 098 - 2006-09-25 06:06


 

 @
 099 - 2006-09-25 06:06


 

 @
 100 - 2006-09-25 06:08


 

 @
 101 - 2006-09-25 06:15


 

 @
 102 - 2006-09-25 06:18

NEMRUT'TA GÜN DOĞUMU ...
SABAH DÖRTTE KALKMAMA VE O ZİFİRİ KARANLIKTA YOL ALMAMA DEĞDİ BELKİDE TÜRKİYE"NİN EN GÜZEL GÜN DOĞUMUNU İZLEDİM


 

 @
 103 - 2006-09-25 06:12


 

 @
 104 - 2006-09-25 06:25


 

 @
 105 - 2006-09-25 06:25


 

 @
 106 - 2006-09-25 06:25


 

 @
 107 - 2006-09-25 06:26


 

 @
 108 - 2006-09-25 06:27


 

 @
 109 - 2006-09-25 06:27


 

 @
 110 - 2006-09-25 06:42


 

 @
 111 - 2006-09-25 06:43


 

 @
 112 - 2006-09-25 06:57


 

 @
 113 - 2006-09-25 06:59


 

 @
 114 - 2006-09-25 06:58


 

 @
 115 - 2006-09-25 09:33


 

 @
 116 - 2006-09-25 09:33

ATATÜRK BARAJ GÖLÜ


 

 @
 117 - 2006-09-25 09:51

BARAJI GEÇMEK İÇİN FERİBOTUMUZ


 

 @
 118 - 2006-09-25 14:57

MARDİN


 

 @
 119 - 2006-09-25 17:01


 

 @
 120 - 2006-09-25 17:01


 

 @
 121 - 2006-09-25 17:05

HASANKEYF NEYAZIKKİ ŞARJ BİTTİ FOTOLARDA BİR SONRAKİ TURA KALDI.


 

 @
 122 - 2006-09-25 17:06


 

 @
 123 - 2006-09-25 17:07

HASANKEYF NEYAZIKKİ ŞARJ BİTTİ FOTOLARDA BİR SONRAKİ TURA KALDI.



 

 @
 124 - 2006-09-25 17:15


 

 @
 125 - 2006-09-27 09:00


 

 @
 126 - 2006-09-27 09:22


 

 @
 127 - 2006-09-27 09:23


 

 @
 128 - 2006-09-29 00:21


 

 @
 129 - 2006-09-27 13:34


 

 @
 130 - 2006-09-27 11:55

AMAN DİKKAT DİYARBAKIR ÇIKIŞINA KADAR TREN TAŞLANIYOR CAMLARDAN UZAK DURUN.


 

 @
 131 - 2006-09-27 11:10


 

 @
 132 - 2006-09-27 11:11


 

 @
 133 - 2006-09-27 11:11


 

 @
 134 - 2006-09-27 13:29


 

 @
 135 - 2006-09-27 13:29


 

 @
 136 - 2006-09-27 13:30


 

 @
 137 - 2006-09-27 13:30


 

 @
 138 - 2006-09-27 13:31


 

 @
 139 - 2006-09-27 13:31


 

 @
 140 - 2006-09-27 16:46


 

 @
 141 - 2006-09-27 16:46


 

 @
 142 - 2006-09-27 16:49


 

 @
 143 - 2006-09-27 16:50


 

 @
 144 - 2006-09-27 16:50


 

 @
 145 - 2006-09-27 16:52


 

 @
 146 - 2006-09-27 17:11


 

 @
 147 - 2006-09-27 17:13


 

 @
 148 - 2006-09-28 11:59


 

 @
 149 - 2006-09-28 12:12


 

 @
 150 - 2006-09-28 17:13


 

 @
 151 - 2006-09-28 17:19







Yayınlanış Tarihi Apr 06 2008, 12:53 AM Yayınlayan Hakan KIRTIL

Yorumlar

 

Cem YILDIZ Dediki :

Baslangic icin ddiali bir karar ve iddiali bir deneyim..  Hakancigim bu tesebbusun ve planlaman icin seni kutluyorum. Arkasini da bekliyoruz tabi Big Smile Yine bana sorarsan fazla ara verdin derim!.. Su guneydogu goruntuleri bana cok cekici geliyor. Bu sene olacak artik insallah... Yarami deştin Big Smile

April 6, 2008 3:22 PM
 

Gunalp KOCAKANAT Dediki :

Cem bir tek senin yaran değil deşilen.Benimki her güneydoğu raporunda deşile deşile kapanmaz hale geldi.Rapor harika Hakan.Gezi de çok keyifli.Darısı başımıza.

April 7, 2008 1:01 PM
 

Serkan ER Dediki :

sevgili hakan, raporunu paylaştığın için teşekkürler, yaptığın rotanın benim için ayrı bir yeri  var çünkü memleketim antep e de gitmişsin,umarım bir gün bizlere de motorla gitmek nasip olur, yüreğine eline sağlık

April 7, 2008 9:49 PM
 

blacksnake Dediki :

Hakan, müzmin bir balık burcu olarak seni kutluyor ve çok iyi anladığımı belirtmek istiyorum.Düşünceler gibi hayaller de özgürdür.hayallerinin tammamına yakınını gerçekleştirmen dileğiyle .Kal sağlıcakla

April 8, 2008 12:54 AM
 

Tolga YILDIZ Dediki :

slm hakan abı gezını keyıfle okudum nöbetcı olmama rağmen musterıye aldırıs etmeden kopmadan atlamadan resımlerını ınceleyerek buyuk bır zevkle baktım gezmeye cesaret edemeyeceğım yada gıdemeyeceğım yerlerı sızın gozunuzden ızleyerek  bakmak guzel oldu gercekten cok guzel ve cekıcı yerler varmıs neyse tekraradan tebrık ederım abı yolunuz acık olsun...

April 8, 2008 7:24 PM
 

Levent Vardar Dediki :

Sevgili Hakan,

Harika bir gezi olmuş, ama benim en çok takıldığım bölüm motoru trene yükledikten sonrası. Nereden yükledin? Yüklemede sorunlar çıktı mı (çünkü bu konuda çok şikayet duydum)? Nereye kadar gittin? Bilgi verirsen memnun olurum.

Selamlar, Sevgiler

Levent Vardar

April 10, 2008 10:25 PM
 

Yesim Dediki :

Hakan'cım yine sessiz ve derinden yapmışsın yapacağını, tebrik ediyorum:) Resimler muhteşem, paylaşım için teşekkürler.

Sevgiler,

Yeşim

April 14, 2008 1:12 PM
 

Hakan KIRTIL Dediki :

Herkese çok teşekkürler. Her ne kadar vakitsizlik ve hastalıktan kısa kesildiyse de keyifli bir gezi olmuştu.

Levent abi iki tekeri Batman'dan yükledim çok tekerliye ve Istanbul'da indirdim, tam 42 saatlik yanlızlık. Yükleme için kullanılabilecek herhangi bir rampanın olmamasını, çok tekerin yerden yüksekliğinin neredeyse 1,5 metre yukarıda olmasını, görevlilerin yardımı sevmemesini dolayısıyla etraftan yardım edecek en azından beş kişinin bulunmasını, görevlilerin bunun deposunda benzin var boşalt sonra yükle demelerini  ve de bu tombik iki tekerin 250 kilo çekmesini hesaba katmazsak o kadar da zor olmadı yükleme işlemi. Bu arada iş yükleme ile bitmiyor ikitekerliyi kımıldamayacak şekilde sabitlemek de sahibinin görevi (bağlamak için malzeme bulunamayınca benim yaptığım gibi sweat shirt ünüzü kullanabilirsiniz işe yarıyor demek ki gergi taşımak şartmış).

April 24, 2008 8:07 PM
 

ergun demirer Dediki :

selam, motorunuzun 2003 ve 2004 arasi sahibi bendim (ruhsat cagatay yildirim adinaydi, 2004 ten sonrada gokhan aldi motoru)

ABS problemi ben aldiktan sonra basladi, sebebi ise zayif akuyle kullanmam oldu, o gunlerde BMW nin liquid akusunu almaya gucum yetmedigi icin, ama bildigim kadari ile Gokhan o durumu halletmisti.

ben motoru verdigimde 36.000 km idi, simdi kac? :)

iyi surusler

ergun

June 19, 2008 7:25 PM
 

Serdar Doner Dediki :

 Hakancım raporundan 25 eylül 09 tarihinde çıkacağımız GAP turunda epey yararlanacağım..belgesel tadında bir anlatımla zevkle okudum..teşekkürler.

September 4, 2009 1:18 PM

Yorum Yaz

(Zorunlu)  
(İsteğe Bağlı)
(Zorunlu)  

About Hakan KIRTIL

Merhaba, okumayı öğrendiğim günden itibaren gezmek görmek isteği en büyük tutkum oldu (gerçi o dönemlerde ailem ancak mahallemiz içinde gezmeme izin vermişlerdi). Çocukluğum ansiklopedi okuyup, düşleyip bisikletle mahallemizde tur atmakla geçti. Üniversite döneminde dağcılık ve mağaracılık sayesinde doğa ile daha bir içli dışlı oldum. Aynı dönemde ailemden gizli arabamı satıp hayalini kurduğum ilk motorumu aldım. Artık çocukluğumda hayallerini kurduğum ülkelere gitmek ve ansiklopedilerde gördüğüm yüzlere daha yakın olabilmek için bir dostum yoldaşım, aynı zamanda 14 yıllık bir hayat arkadaşım ve bir kızım (bazıları için bir köpek ama ...) var .
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x