Dostlar, uzun bir aradan sonra tekrar sahnelerdeyim.

001
Sizleri Alp daglarinin virajli yollarina davet ediyorum bu gezi raporuyla.

002
Bu gezide, beraber dik yamaclarda gaz acacagiz.

003
Muhtesem manzaralarin onunde nefeslerimiz kesilecek

004
Ve 990 Adv ile 1200 GS’in duellosuna tanik olacagiz
Hazir misiniz yeni bir Viatormundi macerasina??

005
2006 yilinin soguk bir subat gunu, BMW kulubunden tanidigim Mikael’in yolladigi email icimi isitiyor birden! ”Eylul’de Alp gezisini duzenliyorum yine, gelmek ister misin?” Ne bicim soru, tabi ki gelmek isterim. Bu gezi hakkinda cok iyi seyler duymuslugum var onceden.
Mikael’in karakterine uygun bir programi var bu gezinin. Mikael cok tez canli bir arkadastir, oyle off-road falan yapar GS’iyle ama aksamlari gurme yemek yeyip, kus tuyu yatakta uyumayi sever. Kisaca Isvec BMW klubu’nde SOSENDER acentaliginini yapacak kisi! Alp gezisi de biraz enteresandir. 4 gun cok yogun bir motor kullanma temposu ama aksamlari kaliteli otellerde kalinip, leziz yemeklerin yenmesinden olusan bir program. Cok basarili bir konsept. Gezinin programi kisaca Hamburg’dan autozug’a binerek Avusturya’nin Villach kentine gelis, 4 gun boyunca Alplerde gezmece ve Munih’den tekrar autozug’la Hamburg’a gelis. Trenle gidis ve gelis, hotellerde kalis ve yarim pansiyon toplam 450 euro’ya patlayan bir gezi.
Ben bir gun evvelden Stokholm’den yola cikip guney Isvec’de yasayan Thomas (Norvec gezisindeki arkadas) ve Britt’i ziyaret ediyorum. Onlarla beraber ertesi gun Hamburg’a gidecegiz.
Thomas GS’lerini gezi icin hazirliyor.

006
##

007
Thomas benim KTM’i gormemisti daha evvel. Ondan da ”ya Ahmet ne yaptin, BMW satilip KTM alinir mi” vaazini da dinliyorum tabii, kacari yok. Ama ben portakalimdan memnunum. Aramizda kalsin, benim motoru Thomas sonra test edecek ve vaazlarina son verecek.

008
##

009
Biraz da rotadan bahsedelim.
Birinci gun Villach’dan ilk once guneye dogru yol alip, Slovanya sinirini gececegiz sonra batiya dogru yol alip, Italya sinirini gecip Tolmezzo’nun guney batisinda Barcis denen bir kasabada ilk geceyi geciriyoruz.
Ikinci gun kuzey batiya dogru yol alarak Bolzano’nu kuzeyinde Aunerhof denen yere geliyoruz. Kaldigimiz otel cok guzeldi ve yemekler harikaydi. Burada iki gece kaliyoruz.
Ucuncu gunu Bolzano’nun etrafinda bir cember cizen rotayi izleyerek geciriyoruz.
Dorduncu gun kuzeye Munih’e dogru yola cikiyoruz ve yolun son 150 km’sini otobanda geciriyoruz.
Ertesi gun ruzgarli ve soguk Danimarka otobanlarinda bir konvoy halinde Hamburg’a yol aliyoruz. Aramiza baska motorcular katiliyor.

010
Benzincide cikolota ve daha kalin kiyafet giyme molasi, Danimarka cok duz ve ruzgar esen bir ulke oldugundan hava bayagi soguktu.

011
Bizi Almanya’ya tasiyacak gemiyi beklerken. Resimdeki elemana dikkatinizi cekerim, ismi Dennis olan bu arkadasin tamir edemeyecegi motor yoktur diyorlar. Tam bir mekanik virtuöz kendisi ve korkunc girgir bir kisi. Gezide cok eglendik beraber.

012
En sonunda Hamburg-Altona’dayiz. Motorlarimiz trene yuklenmek icin siralanmislar.

013
Motorlari trene yukleme zamani.

014
##

015
Trenin restoran vagonunda biralarin tadina bakip, avcilar gibi motor hikayeleri anlatmanin zamani geldi.
10 saatlik bir yolculugun sonunda yarin Alplerde gaz acmaya baslayacagiz. Heyecandan uyumak zor olacak.

016
Sabah erken saatte Villach’dayiz. Gruplara ayriliyoruz. Ben HP2’ci arkadaslara takiliyorum. Ilk once Slovenya’ya gececegiz. HP2’yi kullananlardan biri olan Anders, haritada hafif endurovari bir yol bulmus onu denemeye calisacagiz. Diger gruplarin bazilari tamamen asfalt ya da daha yumusak GS rotasini tercih ediyorlar.
Bizi ilk olarak Sloven inekler karsiliyor!

017
Hava bekledigimizden soguk, kisa bir sure sonra ihtiyac ve isinma molasi veriyoruz. Vucutlar tren yolculugundan biraz ham ve saat daha sabahin yedisi.

018
##

019
Yarim saat daha yol aldiktan sonra kayboluyoruz biraz. Herkeste GPS var, bir bende yok! Cimrilik yaptim almadim o zaman, yenisi cikinca onu alirim diye dusundum ve bekledigim gibi oldu aslinda. Artik benim de bir GPS’im var, Garmin 278
Bir ara herkesin GPS’i farkli gösterdi ve is yine benim eski haritalara kaldi Kissadan hisse, GPS’e guvenmemek lazim, her zaman bir harita bulundurmak gerek. Scuba dalanlar bilir, dalis bilgisayarlarina guven almaz, dalis tablosu tasimak gerekir. Biraz ayni olay ama daha az tehlikelisi.

020
Biz yolumuzu bulup geri donunce kavsakta Britt ve ekibiyle karsilasiyoruz. Enteresandir degil mi, hizli ekip deli gibi basar durur ama aslinda en yavas grup ile arasindaki zaman farki o kadar da fazla olmaz hani. Stresli bir sekilde cok hizli motor kullanirken unutulmamasi gereken bir gercek. Britt turist bir bayana 650 GS’ni ne kadar sevdigini anlatiyor.

021
Britt’in grubunu geride birakip Anders’in denemek istedigi endurovari yolu buluyoruz. Aslinda bizi kucuk bir macera bekliyor. Anders’in harita okumasi o kadar da iyi degilmis sonradan anlayacagiz. Amcam toprak yol ile yuruyus patikasini ayirt edemedigi ya da etmedigi icin, 200 kusur kiloluk motorlarin hammalligini yapacagiz bir saat icinde. Her sey aslinda guzel basliyor, toprak yol agaclarin arasinda yavasca egim kazaniyor. Kontrollu bir sekilde tirmanistayiz. Konu mankeni viatormundi goster bakiyim

022
Yolun sag tarafi 30-40 metrelik bir ucuruma donusuyor ama yol hala yeterince genis, problem yok derken, yol bizim kamyonlara dar gelmeye basliyor. GS’i bu agaclarin arasindan gecirmek en az 10 dakikamizi aldi. Arka teker agaclarin altindaki cukura girdi mi cikmak bilmedi.

023
##

024
##

025
Thure bayagi terledi motoru gecirirken. Bu motorlar bu tip yollar icin cok agir ama geldik bir kere donus yok. Bu yolda duse kalka, motorlari ite kaka en az bir saat geciriyoruz ama aldigimiz yol 500 metre bile degil.

026
Bu agac engelini gectikten (sagolsun Christian Naim Suleymanoglu’na tas cikartacak bir teknikle agaci kaldirmasaydi zor gecerdik ya) 50 metre sonra anliyoruz ki, yol cok daraliyor, yalnizca bir insan gecebilir.

027
Gururumuz inciniyor ama geri donmek zorundayiz. Hadi bakalim butun motorlar bir metrelik yolda 180 derece geri cevrilecek. Iste o zaman neden bu kadar agir motor kullaniyorum diyor insan kendi kendine. Bu macera bize siril siklam ic camasirlara ve iki saate patliyor.
Geldigimiz yoldan geri donuyoruz ve kucuk bir Sloven kasabasinda peynir, ekmek ve salam iceren guzel bir ogle yemegi yiyoruz. Moraller duzeliyor, gunes isitmaya basliyor.
Karnimiz doydu, keyifler yerinde, yola devam edebiliriz.

028
Tekrar yollardayiz. Italya sinirini gectikten sonra agaclik bolgeden cikip toprak yollarda ilerliyoruz.

029
Yarim saat kadar sonra etraf yesillenmeye ve irtifa kazanmaya basliyoruz. Yollarin kalitesi de artiyor. Avrupa toplulugunun Italya’nin yollarina yararini goruyoruz acikcasi.

030
Bir gecide variyoruz. Mola verme ve manzaranin tadini cikarma zamani.

031
Tepenin kenari cok dik bir ucurum, kenarda ayaga kalkmak her babayigidin harci degil.

032
Ama manzara cok etkileyici gercekten.

033
##

034
##

035
Bu guzel havayi ve manzarayi bulmusken gurup fotosu cekmeden olmaz.

036
Tekrar yola devam. Bir kasabanin icinden gectikten sonra dar ama cok virajli bir yolu izleyerek tekrar yukselmeye basliyoruz. Yol o kadar dar ve agaclarla cevriliydi ki her virajdan evvel korna calmak zorunda kaliyorduk. Cikis sonlara dogru biraz kasmaya baslasa da sonunda manzarayi gorunce butun sikintilara degdi acikcasi. Bu tip yollarda torku kuvvetli GS, Adv tipi motorlar cok dogru secim. Belki de o yuzden Alplerde yapilan motor testlerinde bu modeller hep ilk siralarda. Spor ya da spor touring bir motorla buralarda surmek cok yorucu olurdu kesin.

037
Manzaranin tadini cikariyoruz.

038
##

039
Yol tirmanmaya devam ediyor ve biz de tabi ki onu izliyoruz. 10-15 dakika sonra kucuk bir evin onunde yol sona eriyor. Burada mola vermeye karar veriyoruz. BMW’ler duze parkederken benim yaramaz portakal ve HP2’lerden biri tepeye parkediyor.

040
##

041
Sicaktan bayilmis bazilari golge bulmaya calisirken

042
Anders opbejtifime poz veriyor, goz nuru HP2’siyle. Cok guzel aksesuarlar var bu HP2’de. Zaten pahali olan motora bayagi aksesuar parasi da harcadi Anders ama degmis degil mi?

043
Moladan sonra Christian, Thure ve Dennis yorulduklari icin geri kalan kismi asfalttan gitmeye karar veriyorlar. Ama cok etkileyici bir parkuru kacirdiklari icin hayiflanacaklar sonra

044
Biz uc kisi toprak yoldan gitmeye devam ediyoruz. Hava simdi cok sicak, yine bir sivi molasi vermek gerekiyor.

045
Ama terlememize degiyor, yol cok zevkli.

046
Daha da yuksege cikmaya basladik. Hava gunesli ama ruzgar soguk esiyor artik. 2000 metre yuksekligin uzerindeyiz.

047
Yol kivrilarak karsimiza harika manzaralar cikariyor.

048
Icimden geciriyorum, ne guzel bir gun, ne harika bir macera. Bu resim neden Adventure tarzi motor kullandigimin bir kanitidir. Insan kendini ozgur hissediyor manzarayi gorunce.

049
Yol kivrila kivrila belki yarim saat boyle devam etti. Tam anlamiyla orgazmatik bir deneyimdi. 990 Adv’in hosuna giden yollardi bunlar.
Bu gece yuzumde bir gulumsemeyle uyuyacagim kesin! Boylece ilk gun sona eriyor, cok uzun ama zevkli bir gun oldu. Bakalim ikinci gun bize neler gosterecek?

050
Ikinci ve ucuncu gunler biraz daha asfalt agirlikli parkurlardi, daha hizli tempoda surduk, dolayisiyla fotograf cekmeye cok fazla firsat olmadi.
Yollarin kalitesi ve viraj bolluguna diyecek bir sey yok. Buralari motor kullanmak icin bir cennet ve o yuzden cok motorcu var.

051
##

052
##

053
Hava cok guzel sansimiza, mola verip manzaranin ve gunesin tadini cikariyoruz. Isvecli arkadaslar her firsatta gunesleniyorlar.

054
Gecitlerden birinde ogle yemegi molasi veriyoruz, herkesin keyfi yerinde.

055
Tekrar yola devam. Thomas bugun bizimle beraber suruyor ve gurubun lideri.

056
##

057
Thomas GPS olayina cok hakim biri, rota disinda guzel yollar buluyor.

058
##

059
##

060
Gunu otele bir iki kilometre uzakliktaki barda biralarimizi yudumlayarak tamamliyoruz.

061
##

062
Daha sonra Mikael’in ayarladigi otele geciyoruz. Daha evvel de bahsettigim gibi, Mikael SOSENDER kalitesinde bir aksam yemegi ismarlamis. Cesitli saraplarin esliginde, gurme yemeklerin tadina doyum yok. Fazla soze gerek yok, resimler daha iyi anlatir aksam yemeginin mukemmelligini.

063
Tam anlamiyla harika ve olaysiz bir gunu tamamliyoruz. Ertesi gun daha vukuatli olacak ama...

064
##

065
##

066
##

067
##

068
##

069
Ucuncu gun surdugumuz kilometre ve tempo artiyor. Ilk once asfalt yollarda isiniyoruz.
Bu tip egimli ve virajli yollarda motor kullanmak farkli bir teknik gerektiriyor, fren ve motor freni kombinasyonu normalden farkli olmak zorunda. Ayrica 180 derecelik (hairpin) denen virajlarda surucunun virajin cikisina dogru daha viraja girmeden kafasini cevirmesinin dogru cizgiyi bulma acisindan cok yarari var bence. Bazilarina (coguna) yokus asagi kullanmak zor gelirken digerlerine yokus yukari zor gelebiliyor.

070
##

071
Motard lastiklerle HP2’nin asfalt performansi spor motorlara yakindi diyebilirim.

072
Ne yazik ki diger guruptaki bir surucumuz karsidan gelen bir arabayla hafif bir kaza geciriyor.
Bizim elemanin hafif kazasi onun anlattigi ve sahitlere gore soyle olmus. Kendisi viraji alirken tam virajin ortasinda fazla kiriyor gidonu ve karsi seride geciyor ve karsidan gelen arabaya yandan surtuyor. Bence bakisi cok asagida yani karsiya dogru degildi ve gelen arabayi goremedi ve dolayisiyla viraji yanlis aldi.

073
Bizim eleman (1200 GS) viraji aciktan aliyor ve sol silindir basi karsidan gelen arabanin onune carpiyor. Sansina hafif bir kaza ve motorun silindir kapak koruyucusu kiriliyor yalnizca, anladigim kadariyla arabadaki hasar daha fazlaymis. Ders olsun ona, boxer kullaniyor, ne de olsa genis arac
Elemanin kendisinde bir hasar yoktu neyse, silindir korumasaydi bacagini kaptirabilirdi bir ihtimal. Kendisi kisisel sinirlarini zorladi bu gezide, ilk vakasi degildi. Thomas ucuncu gun aksami onunla motor kullanim teknigi ve guvenlik konularinda uzun bir konusma yapmayi uygun gordu.

074
Ama daha sonra bizim karsimiza cikan bu goruntu daha uzucuydu. Alman bir ekibe dahil olan bir GS’ci karsidan gelen arabaya daha ciddi carpmisti. Motoru kullanan her ne kadar ben iyiyim dese de ambulans cagrildi ve en yakin hastaneye yolcu edildi. Bu tip yollarda insanin icinden basmak geliyor ama motor ustunde yapilan hatalar daha acimasiz oluyor. Dikkatinizi cekerim, araba kendi seridinde seyir ediyormus. Cok buyuk ihtimal motorcunun hatasindan kaynaklanmis kaza.
Kaza hakkinda yorum yapmak zor biz kazadan bir iki dakika sonra oraya vardik. Yolda fren izi yoktu, bence hizli gidiyordu ve bir an dalginlik yapti ve cizgisini koruyamadi ve kafadan karsi araca carpti. Konsantrasyon eksikligi yani. Gunde ortalama 400-500 km kullaniyorsaniz bu tip yollarda, su icmek, mola vermek ve sakin olmak cok onemli. Zavalli elemanin gezisi orada sona erdi.
Biraz canimiz sIkIliyor ama yola devam...

075
Asfalt yollarda yolumuza devam ediyoruz, hava yine guzel ve gunesli.

076
Bu yolu iki kere geciyoruz, virajlara doyum yok

077
Sirin kasabalarin icinden geciyoruz.

078
Bazi manzaralar o kadar etkileyici ki, insan duramadan edemiyor.

079
En sonunda toprak bir yol buluyoruz ogleden sonra

080
Tempo artiyor, bu tip yollarda ayakta kullanmak bir baska zevkli

081
##

082
Bu parkur gunun en zevkli bolumuydu bence

083
Daha sonra bir derenin kenarindan asagiya dogru iniyoruz..

084
Su birikintisi bulunca cibi cibi yapmadan olmaz degil mi, cocuklar gibi egleniyoruz

085
Yorgun ama mutlu bir ruh haliyle otelimize variyor, biralarimizi yudumluyoruz

086
Ertesi gun, Munih’teki trene yetismemiz gerektiginden biraz sIkIci bir surustu. Ozellikle sabah saatlerinde hava cok sisliydi.

087
Munihe 100km kala otobanda tam gaz ilerlerken, yanlis hatirlamiyorsam saatte 160-170’le gidiyoruz, Thomas’in motorundan dumanlar cikmaya basliyor. Ilk cikista duruyoruz. Thomas ”benim motor korkunc sallaniyor” diyor. Mekanikten cok iyi anlayan Dennis motoru deniyor ve ”senin arka safttaki bilyeler sizlere omur” diyerek teshisini koyuyor. Thomas’in yola devam etmesi mumkun degil. Thomas, ”yahu bu saft omur boyu garanti” degil mi diye hayiflanirken biz BMW’nin ilk yardim servisini ariyoruz. Danimarka’daki santral bize bir cekici ayarliyor. Cekici yarim saat sonra geliyor ve motoru tren istasyonuna goturuyor. Bu arada BMW ilk yardim servisi Hamburg’daki BMW’yi arayip ertesi gune saat aliyor. Thomas’in keyfi yerine geliyor ve elinde bira trenin Munih’ten ayrilmasini bekliyor.

088
Ertesi sabah Hamburg’a varinca baska bir cekici bizi bekliyor. Servise geliyoruz ve agzimiz acik kaliyoruz. Ne kadar buyuk bir servis bu boyle. Tamirhane kisminda benim gorebildigim kadariyla en az 10 kisi vardi. Ikisi bayan mekaniker. Thomas’in motoru hemen iceri aliyorlar ve aynen Dennis’in dedigi gibi saftin icindeki bilyalarin kaynamis oldugunu soyluyorlar. Yedek parca var mi diye soruyoruz. Cevap "hayir ama merak etmeyin problem degil, yeni motorlardan birinden simdi sokeriz, bu motor en kisa zamanda yola devam edecek, yolculuk yapan musteri bekletilmez" demesinler mi. Helal olsun adamlara, mukemmel servis. Abartmiyorum yarim saat icinde motor servisten cikiyor ve yolumuza devam ediyoruz. Yolun geri kalan kismi vukuatsiz geciyor ve Isvec’e variyoruz.
Boylece bir viatormundi gezisi daha sona eriyor, umarim hosunuza gitmistir.
Hepinize boyle tabelalar,

089
ve yollar diliyorum