Efendiiiimmm..... herşey evvelki hafta salı günü canıın sıkılmasıyla başladı. Söyle dedim hafta sonu biyerlere kaçsam.... genelde cumartesileri arazide motora binerim, ama o aralar uzun zamandır yağmur yağmamış ve yerler çok kurumuştu. Yerler kuru olunca motor kaymıyor, keyfi de çok az oluyor, lastik masrafı artıyor.. neyse uzatmayayım, dedim ki büyük motorla biraz yol yapayım. Tam o sıralarda İskender in raporunu okudum, önümüzdeki hafta benzer bir gezi yapacağının haberini veriyordu.. tamam dedim İskendere katılayım.. Sonrasında Hakkı yı aradım, hadi hafta sonu gidelim... Hakkı yı hep kızdırırım gel derim, gelmez, yade eşi dünya tatlısı Yeşim izin vermez...
neyse yine takıldım, hadi hafta sonu biryerlere gidelim...
– valla iyi olur gidelim...
-alla alla emin misin
-valla çok sıkıldım, tam da gitme modundayım..
-ee tamam yuvacık barajına gidelim..
-o çok yakın be Ozan, hani uzağa gidecektik, beni kesmez..
-ne yapalım peki
-ayvalık, asos falan
-aaa yeter oralarda hep gidiyoruz, hadi ortacaya gidelim
-ora nere
-fethiye- marmaris arası işte...
-oha, kaç km
-700 falan korktun mu cicim
-Yok ulan gidelim
-Ciddi misin
-Valla gidelim
-Ama 3 gün olsun
-Tamam c.tesi sabahı 5 , taner börek teker döner...

001
Sabah taner börekte bekliyorum... saat 5.15 oldu..

002
Telefon açtım, uyuya kalmış bizimkisi, saat kaç 5.15 ya valla uyuya kaldım hemen geliyorum.. allahtan malzemeyi geceden hazırlamış, 5.45 de geldi.. tabii Hakkı çok üzgün çok mahçup.. bilirim takar böyle şeylere... aman ne yapalım canın sağolsun elime koz verdin ya artık sen düşün hayat boyu kakarım başına....
Neyse yolumuz uzun hemen çıkıyoruk eskihisara doğru, hava henüz ağırıyor....

003
Güzergahımız çok güzel, amacımız yol yapmak olduğundan istanbuldan ortacaya düz bir çekince gideceğiniz yol aşağı yukarı bizim güzergahımız oluyor... ara yollardan hep yani... feribottan iner inmez benim daha evvel hiç geçmediğim bir ara yola giriyoruz. O yol bizi iznik gölüne bağlıyor, gölün etrafından dolanıp domaniç tavşanlı yolunu yapıyoruz.. hep viraj hep viraj...

004
Yollarda hala kar var J çok mutluyuz ço
k...

005

006
Kamyoncunun derdinden kamyoncu anlarmış

007
Derken öğle yemeği molası Kula da

008
Ve gezinin en tatsız olayı, trafik cezası yedik.. 114 km hız yapıyormuşuz gezici radara yakalandık..

009
Artık oratacaya 50 km kadar var, yol bitti sayılır..

010
Toplamda 12,5 saat sürdü bu gidiş keyfimiz... son 50 km de kaybolduk bir de.. efendim ben daha yeni bir zümo aldım...bu nedenle tam alışamadım bu aleti kullanmaya... magelllan daha kolaydı bu daha teferruatlı sanki... neyse bu alet bizi kestirme falan diye stabilize yollara da soktu.. ilki kale yakınlarındaydı... Hakkı bana baktı ve ya buranın doğru yol olduğundan emin misin dedi... valla ben gps in yalancısıyım.... ama bunu söylediğinde toprak bir yoldan dapa tırmanıyorduk, yaklaşık 2-3 km kadar toprakta gittikten sonra sordu... bilirsiniz ben de toprak yapmayı çok severim, yol bozuldukça heyecanım ve keyfim artar... neyse yaklaşık 2 km kadar daha edevam ettikten sonra bizi ana yola bağlamıştı ilk girişimizde...

011
İkincisinde hata bizdeydi ve toprakta fazlaca debelendik, sonrasında köylüye sorarak en teknolojik yoldan ortacaya bağlandık.. bu arada biraz zaman katbettik tabii... İskender garibim bizi beklemekten helak olmuş ve biraz da meraklanmıştı...
Neyse Sıcak karşılama sonrası İskenderlerin oteline yerleştik Ortaca da... biz aslında Hakkı yla çadır yapmayı planlamıştık, motorların arkasında çadır, uyku tulumu ve mat herşeyimiz hazır... ama bir sonraki gün off-road sürüşümüz var, İskender söz verdi, motorları tekneyle dalyanın karşısına geçireceğiz ve sıcak suyla duşun dayılmaz çekiciliğine kapılıyor ve hiç itiraz etmiyoruz.... Ama yarın çadırda kalacaz di mi İskender? – konuşuruz arkadaşlar ...

012
Gece burada bitmiyor elbette, iskender kardeşimiz bize Levrek hazırlatmış ve bir dolu meze var masada.... levreğin yanısıra hatırladığım en güzel meze alabalık füme, sarımsak soslu falan .... yemede yanında yat.... yat demişken saat 10 olmuş hani tavuk da değiliz ama gözlerimiz 2-3 kaheh rakı sonrası artık sözümüzü dinlemiyor, sabaha görüşürüz diyip ayrılıyoruz, daha yastığa kafam değmeden uyuya kalıyorum...
Sabah erken uyanıyoruz, kahvaltı sonrası 8.30 da yola koyuluyoruz... önce göcek koyunu geziyoruz... onunla ilgili fotolar İskenderde... Sonrasında dalıyoruz çam ormanlarının içindeki yangın yollarına... yol boyu bir çok kovan görüyoruz, arıcılık yaygın galiba ...
İlk molamız güzel bir koyda, ufacık ama şirin...

013
Bütün günümüz dağların tepesinde, çam ormanlarının arasında geçiyor... manzara bizi hep büyülüyor...

014

015

016

017

018
Derken bir tesise varıyoruz.. elbette bu tesadüfen olmuyor, rehberimiz çok iyi her yeri avcunun içi gibi biliyor..

019

020

021
Kısa bir molanın ardından tekrar yola çıkıyoruz... tesis tabii ki bomboş, henüz çok erken... 3-4 ay sonra bu sessizliğinden eser kalmayacak

022
Gezi raporunu ben yazıyorsam, elbette bu bir ktm klasiği olmak durumun da ehehehe...

023
Derken meşhur Dalyana varıyoruz öğlen vakitlerinde

024

025
O da ne bir tekne geliyor uzaktan uzaktan hayırdır ...

026
İlk kurban Hakkı... hani motor düşer falan, nemi lazım ben bi göreyim risk ne kadar... hani sorun olacaksa bir rampa yapıp karşıya atlarım belki, yüzmek yerine...

027
Sırıtma Hakkı, tamam hayatındaki birçok ilki sayemde yaşıyorsun....

028
Yorulmuşuz biraz..

029
Ee tamam sıra bende artık...

030
hey yavrum be tekneye sığmuyor koca KTM... enginlere sığmaz taşar diyorum da inanmıyordunuz...

031
Klasik devam ediyor

032
Klasik devam ediyor

033

034
en heybetli pozlar İskender den .. sona kalmanın da avantajları varmış...

035

036
Kaptana teşekkürker

037
Macera karşı kıtıda devam ediyor..

038
Hakkı öyle toprak işinde çok eski değildir... yol boyu İskender en önde, ortada Hakkı en arkada da ben gittim... neyse baktım Hakkı havlara girmiş, sanki toprakta 1000 km tecrübesi varmış gibi, motorun arkasını bir sağa bir sola kaydırıp duruyor... ulen dedim bırak havasını yapsın çocuk... sen misin azan... işte böyle olur
ha...

039
Böyle popo üstü oturur yardım diye yalvarırsın işte..

040
Bayağı taşlı topraklı tepeler aştık..

041
Hatta taşların üzeirnde yaklaşı 50 mt kadar yürüdüm bile ( bilirsiniz yürümeyi hiç sevemem ) Ama sonunda gördüğümüz manzaraya değdi...

042

043

044

045

046

047
Derken İskenderim meşhur yangın kulesine çıktık..

048
Ve gezi gününün sonunda elbette İskender in merakını giderim gerçek bir ADV motora binmek ne demekmiş onu tattırdık 

049

050
Gece yine İskenderin oteldeydik. Bu sefer mönü de çoban kavurma vardı ve yine o da çok lezzetliydi.. ama yine saat 10 gibi dayanamayıp uyuya kaldık..
Ertesi gün dönüş yolunda hatırladım en güzel şey sabah kahvaltısıydı... hiç tahmin etmiyorduk ama köyceğiz Petrol ofisinde inanılmaz bir kahvaltı yaptık...

051

052
Sonrası bildiğiniz izmir-aydın ortabanı-balıkesir-istanbul.. klasik sıkıcı yol...

053
Bizim geziden aklımda kalan en önemli şey İskenderin misafirperverliğiydi, buradan tekrar tekar teşekkür etmek isterim İskendere... Allan herkese böyle güzel dostlar nasip etsin..

054
cumartesi gittik, pazartesi döndük.. 3 gün 1750 km kadar yol oldu, kurtlarımızı döktük..