in

Ozan ILTER

zano


  •   Güneye daha evvel de gitmiştim 2.000 km

    Wed, Mar 26 2008 22:05
    3,444 Okundu  

     Italya


     

    Elbette İskenderin rehberliğinde ortaca civarını gezdikten sonra, ben daha evvel nereleri gezmiştim derdine düştüm ve arşivi şöyle bir karıştırdım.. 2006 yılının nisan ayında Şeyda nın eski bankası Oyak ın fetiye şubesinde 3-5 kişi birden istifa etmişti.. şubede neler oluyor diye Şeydayı görevlendirmişlerde kontrol için... o dönemde bende herhangi bir işte çalışmıyor ve aylak aylak bugün ne yapsam modunda geziniyordum ( heeeyy gidi günler heyyy ) Fırsat bu fırsa dedim ki sen git ben de motorla gelir, günübirlik turlar yapar akşamında seninle vakit geçiririm.. 6-7 gün kadar kalacaktı... hafta sonu da gezdiğim en güzel yerleri tekrar sana gösteririm. Çarşambadan, salıya.. müdürleri kıyak yapmıştı, hafta sonu da gezersin şeklinde...
    Böylece seyahat başladı...


     

     @
     001 -

    Bandırma feribotundan sonra ilk durak ( benzinciyi saymassak ) marmaris manzarası...


     

     @
     002 -

    Bu şekilde de göründüğü gibi arkamda Şeyda için taşıdım kask var...


     

     @
     003 -

    O zaman İskender Siteye yeni yeni ısınıyordu... ama uğramadan geçmek olmazdı..


     

     @
     004 -

    O günlerden attık arkadaşlığımızın temelini


     

     @
     005 -

    İskender deki çay-kahve molasının ardından fethiye ye doğru yollandım... otel zaten ayarlanmıştı, Şeyda bana oteli tarif etti ve ben de gidip duşumu aldım.. Otel bankanın müşterisiydi, sozunun da henüz başlamamış olmasından mıdır bilinmez bize güzel manzaralı bir oda verilmişti.. Şeydanın havalar 1500 tabii, ben böyle yer ayararım modunda..
    Pencereden mazaramız...


     

     @
     006 -

    Ertesi sabah, Şeyda paşa paşa işine giderken ben kahvaltımın ardından yakın yerlerden başlayan bir gezi planına başladım..


     

     @
     007 -

    Elbette ilk durak fetiye körfezinin tepeden görünüşü..


     

     @
     008 -

    Burada bayağı bir zaman geçirmiştim... sonrasında yol arayışına giriştim... kelebekler vadisine doğru... yolun sonuna geldiğimde çok sıkı bir yürüyüş sonrası ulaşılabileceğini öğrendim ve bir endurosever olarak elbette motorumla gidemediğim yeri ben neyleyim modunda geri döndüm.. ancak o noktaya gelene kadar bile çok güzel yollardan geçtim... buyurun..


     

     @
     009 -


     

     @
     010 -

    Bir gün evvlinin de yorgunluğu olduğundan günü böylece kapattım...
    Ertesi gün yine yakın yerler vardı planımda ve ilk defa kayaköy ile tanıştım... mübadele sırasında tüm köy göç ettirilmiş ....detayını bilen ve üşenmeyen anlatsın, yoksa bilenler bilmeyenlere anlatsın...


     

     @
     011 -

    Gördüğünüz gibi yol asfalt, yorgunluk sürüyor henüz toprağa girecek kadar dinlenemedim


     

     @
     012 -

    Ama kayaköy gerçekten çok etkileyici...


     

     @
     013 -


     

     @
     014 -

    İçindeki klise kabaca korunmuş...


     

     @
     015 -


     

     @
     016 -


     

     @
     017 -

    Artık ısınıyorum güneye, yavaş yavaş nerelere saldıracağımı da biliyorum... hemen bir turizm bürosuna gidip nereleri gezeyim diyorum... gezi aslında bahane, canım motor kullanmak istiyor, hem de topraklı falan yollarda....

    Ve o yöre bu işe çok uygun


     

     @
     018 -


     

     @
     019 -

    Keşfetme güdüsü arada bir çıkmaz yollara sokuyor beni, geri dönüyorum. Geziyi tek başıma yaptığım için mecbur kalıyorum riski yerlerden geçmeye teşebbüs etmemeye motoru devirir de altında kalırsam ve hele telefon çekmeyen bir yerde başıma gelirse, artık bir çoban gelene kadar hayatta kalmaya çalışırım diye dramatize ediyorum maceramı...bu yüzden büyük yolları tercih ediyorum..


     

     @
     020 -


     

     @
     021 -

    Derken haftasonu geliyor ve Şeydayı da alıp yakın yerlere gidiyoruz, dağların tepesinde meşur bir yer varmış yemek yenilen... yer doğru da zaman yanış, yazın burası çok dolu oluyormuş, malum yayla ve serin.... ama nisan ayında oldukça rüzgarlı, ve geleni gideni pek yok.. biz ise kurtlar gibi açız, neredeyse öğlen oldu ve hala kahvaltı etmedik...


     

     @
     022 -

    Karşı dağlar hala karlı..


     

     @
     023 -

    Dışarıda ise hummalı bir çalışma var, malum sezona hazırlık.. ama sağlam rüzgar da var, aklım motorda acaba düşer mi.. neyse kazasız belasız atlatıyoruz günü.. fazla gezemeyeceğiz çünkü şeyda yorgun dinlenecek....


     

     @
     024 -

    Pazar günü ise denize girme günü... ya girilirmi nisanda hava buz gibi sözlerime aldırmıyopr Şeyda ve beni ölüdenize sürüklüyor... girmesek de güzneşleniriz... Pazar günleri malak tatili yapmak işime geliyor, nasıl olsa iki günüm daha var... o günlerde çıkartırım acısını, daha gideceğim çok yer var...ama resim çekmeyi ihmal etmiyorum, kaskı kotuğumun altına alıp, neme lazım motorla gitmedin falan diyen olur, işte ispatı


     

     @
     025 -

    Sonraki günlerde ise tarihi yerleri geziyor ve günlük 400 kmleri buluyorum.. gittiğim yerler antalyaya yakın...tarihi yerlere giderken hepsinin yolunun toprak olması gezimi keyifli hale getirirken içn için üzülüyorum. Küba gibi bir memlekette müze diye açtıkları 3-5 sandalyeden oluşan sergiler geliyor aklıma.. bizde ise her taraftan tarih fışkırıyor, ilgilenen yok. Aslında çok fazla olmayacak tarihi yerler, az olacak ki herkes üzerine titresin... Geçenlerde İngiltereye gitmiştim.. inanamassınız, British museum da bir salonda Türkiyeden giden ve dönemin sultanının izniyle getirildiği yazılı olan bir tapınak girişi vardı... benim bildiğim her dilde bunun karşılığı hırsızlıktır. Bir yandan da seviniyorum, bizde kalsa yerlerde sürünür, hasan amcanın ağılının kapısını tutardı muhtemelen....orada hiç değilse bir sürü insana Türkiyenin reklamını yapıyor... resimler çok net değil, malum tripod taşıyamadım bütün gün sırtımda, ama bir fikir verir en azından, ardından da bizim memlekettekiler geliyor


     

     @
     026 - 2007-11-27 18:13

    Bu da tepesi


     

     @
     027 -

    Gelelim bizimkilere


     

     @
     028 -


     

     @
     029 -


     

     @
     030 -

    Mesela burası atletizm pistiymiş, burada yarışlar yapılırmış..


     

     @
     031 -

    Doğal ortamda bu kadar oluyor sanırım...


     

     @
     032 -

    Çıkışta oranın bekçisini ve görevli Jandarmaları gördüm.. çay ikram ettiler, ben de atıştırmak için yanımda taşıdığım büsküvileri çıkarttım... ama onların en çok hoşuna giden cebimdeki full paket marlboro oldu.. o zamanlar sıkı içiciydim.. bekçi daha evvel gezdiğim yerlerden birinde olduğunu söyledi sıranın orada çalışıyormuş ekip.. bitince sıra kendilerindeymiş... ne kadar zamandır dürüyor diye sordum, 40 sene olmuş.. 30-35 seneye sıra onlara gelecekmiş geçmişteki performanslar göz önüne alındığında... şaşırdım... buralarda zaman yavaş ilerliyor anlaşılan... neyse bekçi bana letoon daki arkadaşına selam söylememi ve girişe para vermememi söylüyor.. burada da almıyor elbette.. bu da onun kıyağı...


     

     @
     033 -

    Dönüş yolunda rotamı değiştiriyorum ve köy yollarına sapıyorum, iyi ki de sapmışım.. bunları yakalıyorum


     

     @
     034 -

    İnanmayacaksını ama öğle yemeği burada..tanrım iyiki SOSENDER değilim...


     

     @
     035 -


     

     @
     036 -

    Berbere cesaret edemedim


     

     @
     037 -

    Her yer öylesine güzel ki


     

     @
     038 -


     

     @
     039 -

    Günü bitirmeden fethiyedeki mezarları da gezmiştik, yoksa hafta sonu mu yapmıştık? Araya zaman girince unutuyor insan


     

     @
     040 -


     

     @
     041 -


     

     @
     042 -


     

     @
     043 -

    Dedim ya dağ bayır gezecem ama bir neden lazım... yoksa tek başına gidene deli derler, neden olarka da tarihi yerleri gösteriyorum. Böylece hem deli damgası yemiyorum, hem de ne kadar entellektüel olduğumu gösteriyorum, memleket hakkında bilgi ediniyorum yöre insanıyla konuşup... bir daha ne zaman gezebileceğim? Yolda resimlemeyi unuttuğum iki bisikletçiyle karşılaşıyorum.. kuzey ülkelerinden gelmişler... mail adresimi veriyorum çektikleri fotoları göndersinler diye ama arayan soran olmuyor....


     

     @
     044 -

    Bu delikanlı ban rehberlik ediyor gittiğim tarihi yerlerden birinde... başka kimse yok... oysa tanıtım kitabında geçiyor, çok meşur bir yermiş..


     

     @
     045 -


     

     @
     046 -


     

     @
     047 -


     

     @
     048 -

    Son durak letoon...selam üzerimde kalmasın...bir de yörede gezilmedik yer bırakmayayım derdindeyim....


     

     @
     049 -


     

     @
     050 -


     

     @
     051 -


     

     @
     052 -


     

     @
     053 -

    Gezinin sonuna geliyorum artık... dönüşye Xantos tan geçiyorum...ama bana pek birşey ifade etmiyor.. o kadar da harabe durumda ki... oysa ki eski medeniyetin başkenti burası...kimblir belki çalışılsa altından efes in benzeri çıkcak....oysa ki içinden geçen asfaltta yol alırken durmak için merak uyandıracak birşey bulamıyorum..belki de ben modumda değilim..
    Bu dere kenarı daha güzel bir kadraj veriyor..


     

     @
     054 -

    Oralara gimişken bir yer daha var görülesi tabii ki... hehüz ilk görüşüm... o kadar etkilenmişim ki ağustos sonunda tekrar arabayla geliyorum buralara Şeyda ile tatilimizi bu yörede geçiriyoruz...


     

     @
     055 -


     

     @
     056 -

    Potakalları arka arkaya koyup gezimi sonlandırıyorum..

    böylece 2bin küsür km yapmıştım bir evvelki gezide.... o da çok keyifliydi...
    Gönderilen Mar 26 2008, 10:05 PM Yayınlayan Ozan ILTER Ne ile 7 comment(s)

  •   Iskenderein memleketi Ortaca 3 gunde 1.750 km

    Mon, Mar 24 2008 22:28
    6,543 Okundu  

     Türkiye  Yunanistan


     

    Efendiiiimmm..... herşey evvelki hafta salı günü canıın sıkılmasıyla başladı. Söyle dedim hafta sonu biyerlere kaçsam.... genelde cumartesileri arazide motora binerim, ama o aralar uzun zamandır yağmur yağmamış ve yerler çok kurumuştu. Yerler kuru olunca motor kaymıyor, keyfi de çok az oluyor, lastik masrafı artıyor.. neyse uzatmayayım, dedim ki büyük motorla biraz yol yapayım. Tam o sıralarda İskender in raporunu okudum, önümüzdeki hafta benzer bir gezi yapacağının haberini veriyordu.. tamam dedim İskendere katılayım.. Sonrasında Hakkı yı aradım, hadi hafta sonu gidelim... Hakkı yı hep kızdırırım gel derim, gelmez, yade eşi dünya tatlısı Yeşim izin vermez...
    neyse yine takıldım, hadi hafta sonu biryerlere gidelim...
    – valla iyi olur gidelim...
    -alla alla emin misin
    -valla çok sıkıldım, tam da gitme modundayım..
    -ee tamam yuvacık barajına gidelim..
    -o çok yakın be Ozan, hani uzağa gidecektik, beni kesmez..
    -ne yapalım peki
    -ayvalık, asos falan
    -aaa yeter oralarda hep gidiyoruz, hadi ortacaya gidelim
    -ora nere
    -fethiye- marmaris arası işte...
    -oha, kaç km
    -700 falan korktun mu cicim
    -Yok ulan gidelim
    -Ciddi misin
    -Valla gidelim
    -Ama 3 gün olsun
    -Tamam c.tesi sabahı 5 , taner börek teker döner...


     

     @
     001

    Sabah taner börekte bekliyorum... saat 5.15 oldu..


     

     @
     002

    Telefon açtım, uyuya kalmış bizimkisi, saat kaç 5.15 ya valla uyuya kaldım hemen geliyorum.. allahtan malzemeyi geceden hazırlamış, 5.45 de geldi.. tabii Hakkı çok üzgün çok mahçup.. bilirim takar böyle şeylere... aman ne yapalım canın sağolsun elime koz verdin ya artık sen düşün hayat boyu kakarım başına....

    Neyse yolumuz uzun hemen çıkıyoruk eskihisara doğru, hava henüz ağırıyor....


     

     @
     003

    Güzergahımız çok güzel, amacımız yol yapmak olduğundan istanbuldan ortacaya düz bir çekince gideceğiniz yol aşağı yukarı bizim güzergahımız oluyor... ara yollardan hep yani... feribottan iner inmez benim daha evvel hiç geçmediğim bir ara yola giriyoruz. O yol bizi iznik gölüne bağlıyor, gölün etrafından dolanıp domaniç tavşanlı yolunu yapıyoruz.. hep viraj hep viraj...


     

     @
     004

    Yollarda hala kar var J çok mutluyuz çok...


     

     @
     005


     

     @
     006

    Kamyoncunun derdinden kamyoncu anlarmış


     

     @
     007

    Derken öğle yemeği molası Kula da


     

     @
     008

    Ve gezinin en tatsız olayı, trafik cezası yedik.. 114 km hız yapıyormuşuz gezici radara yakalandık..


     

     @
     009

    Artık oratacaya 50 km kadar var, yol bitti sayılır..


     

     @
     010

    Toplamda 12,5 saat sürdü bu gidiş keyfimiz... son 50 km de kaybolduk bir de.. efendim ben daha yeni bir zümo aldım...bu nedenle tam alışamadım bu aleti kullanmaya... magelllan daha kolaydı bu daha teferruatlı sanki... neyse bu alet bizi kestirme falan diye stabilize yollara da soktu.. ilki kale yakınlarındaydı... Hakkı bana baktı ve ya buranın doğru yol olduğundan emin misin dedi... valla ben gps in yalancısıyım.... ama bunu söylediğinde toprak bir yoldan dapa tırmanıyorduk, yaklaşık 2-3 km kadar toprakta gittikten sonra sordu... bilirsiniz ben de toprak yapmayı çok severim, yol bozuldukça heyecanım ve keyfim artar... neyse yaklaşık 2 km kadar daha edevam ettikten sonra bizi ana yola bağlamıştı ilk girişimizde...


     

     @
     011

    İkincisinde hata bizdeydi ve toprakta fazlaca debelendik, sonrasında köylüye sorarak en teknolojik yoldan ortacaya bağlandık.. bu arada biraz zaman katbettik tabii... İskender garibim bizi beklemekten helak olmuş ve biraz da meraklanmıştı...
    Neyse Sıcak karşılama sonrası İskenderlerin oteline yerleştik Ortaca da... biz aslında Hakkı yla çadır yapmayı planlamıştık, motorların arkasında çadır, uyku tulumu ve mat herşeyimiz hazır... ama bir sonraki gün off-road sürüşümüz var, İskender söz verdi, motorları tekneyle dalyanın karşısına geçireceğiz ve sıcak suyla duşun dayılmaz çekiciliğine kapılıyor ve hiç itiraz etmiyoruz.... Ama yarın çadırda kalacaz di mi İskender? – konuşuruz arkadaşlar ...


     

     @
     012

    Gece burada bitmiyor elbette, iskender kardeşimiz bize Levrek hazırlatmış ve bir dolu meze var masada.... levreğin yanısıra hatırladığım en güzel meze alabalık füme, sarımsak soslu falan .... yemede yanında yat.... yat demişken saat 10 olmuş hani tavuk da değiliz ama gözlerimiz 2-3 kaheh rakı sonrası artık sözümüzü dinlemiyor, sabaha görüşürüz diyip ayrılıyoruz, daha yastığa kafam değmeden uyuya kalıyorum...

    Sabah erken uyanıyoruz, kahvaltı sonrası 8.30 da yola koyuluyoruz... önce göcek koyunu geziyoruz... onunla ilgili fotolar İskenderde... Sonrasında dalıyoruz çam ormanlarının içindeki yangın yollarına... yol boyu bir çok kovan görüyoruz, arıcılık yaygın galiba ...
    İlk molamız güzel bir koyda, ufacık ama şirin...


     

     @
     013

    Bütün günümüz dağların tepesinde, çam ormanlarının arasında geçiyor... manzara bizi hep büyülüyor...


     

     @
     014


     

     @
     015


     

     @
     016


     

     @
     017


     

     @
     018

    Derken bir tesise varıyoruz.. elbette bu tesadüfen olmuyor, rehberimiz çok iyi her yeri avcunun içi gibi biliyor..


     

     @
     019


     

     @
     020


     

     @
     021

    Kısa bir molanın ardından tekrar yola çıkıyoruz... tesis tabii ki bomboş, henüz çok erken... 3-4 ay sonra bu sessizliğinden eser kalmayacak


     

     @
     022

    Gezi raporunu ben yazıyorsam, elbette bu bir ktm klasiği olmak durumun da ehehehe...


     

     @
     023

    Derken meşhur Dalyana varıyoruz öğlen vakitlerinde


     

     @
     024


     

     @
     025

    O da ne bir tekne geliyor uzaktan uzaktan hayırdır ...


     

     @
     026

    İlk kurban Hakkı... hani motor düşer falan, nemi lazım ben bi göreyim risk ne kadar... hani sorun olacaksa bir rampa yapıp karşıya atlarım belki, yüzmek yerine...


     

     @
     027

    Sırıtma Hakkı, tamam hayatındaki birçok ilki sayemde yaşıyorsun....


     

     @
     028

    Yorulmuşuz biraz..


     

     @
     029

    Ee tamam sıra bende artık...


     

     @
     030

    hey yavrum be tekneye sığmuyor koca KTM... enginlere sığmaz taşar diyorum da inanmıyordunuz...


     

     @
     031

    Klasik devam ediyor


     

     @
     032

    Klasik devam ediyor


     

     @
     033


     

     @
     034

    en heybetli pozlar İskender den .. sona kalmanın da avantajları varmış...


     

     @
     035


     

     @
     036

    Kaptana teşekkürker


     

     @
     037

    Macera karşı kıtıda devam ediyor..


     

     @
     038

    Hakkı öyle toprak işinde çok eski değildir... yol boyu İskender en önde, ortada Hakkı en arkada da ben gittim... neyse baktım Hakkı havlara girmiş, sanki toprakta 1000 km tecrübesi varmış gibi, motorun arkasını bir sağa bir sola kaydırıp duruyor... ulen dedim bırak havasını yapsın çocuk... sen misin azan... işte böyle olur ha...


     

     @
     039

    Böyle popo üstü oturur yardım diye yalvarırsın işte..


     

     @
     040

    Bayağı taşlı topraklı tepeler aştık..


     

     @
     041

    Hatta taşların üzeirnde yaklaşı 50 mt kadar yürüdüm bile ( bilirsiniz yürümeyi hiç sevemem ) Ama sonunda gördüğümüz manzaraya değdi...


     

     @
     042


     

     @
     043


     

     @
     044


     

     @
     045


     

     @
     046


     

     @
     047

    Derken İskenderim meşhur yangın kulesine çıktık..


     

     @
     048

    Ve gezi gününün sonunda elbette İskender in merakını giderim gerçek bir ADV motora binmek ne demekmiş onu tattırdık


     

     @
     049


     

     @
     050

    Gece yine İskenderin oteldeydik. Bu sefer mönü de çoban kavurma vardı ve yine o da çok lezzetliydi.. ama yine saat 10 gibi dayanamayıp uyuya kaldık..
    Ertesi gün dönüş yolunda hatırladım en güzel şey sabah kahvaltısıydı... hiç tahmin etmiyorduk ama köyceğiz Petrol ofisinde inanılmaz bir kahvaltı yaptık...


     

     @
     051


     

     @
     052

    Sonrası bildiğiniz izmir-aydın ortabanı-balıkesir-istanbul.. klasik sıkıcı yol...


     

     @
     053

    Bizim geziden aklımda kalan en önemli şey İskenderin misafirperverliğiydi, buradan tekrar tekar teşekkür etmek isterim İskendere... Allan herkese böyle güzel dostlar nasip etsin..


     

     @
     054

    cumartesi gittik, pazartesi döndük.. 3 gün 1750 km kadar yol oldu, kurtlarımızı döktük..



    Iskender'in kamerasindan

     

     @
     101 -

    Bunlarda benden

    Göcekteyiz


     

     @
     102 -


     

     @
     103 -


     

     @
     104 -


     

     @
     105 -

    osmancık koyu


     

     @
     106 -


     

     @
     107 -


     

     @
     108 -

    koyların üstüne doğru çıkıyoruz


     

     @
     109 -

    Ne şeker dimiiii


     

     @
     110 -

    Yassıcalar


     

     @
     111 -


     

     @
     112 -

    Boynuzbükü Zeki abim iyibilir buraları


     

     @
     113 -


     

     @
     114 -

    iskeleden Boynuzbüküne bakış


     

     @
     115 -

    Yöreye özgü Günlük yada Sığla ağacı


     

     @
     116 -


     

     @
     117 -

    Kille koyundayız


     

     @
     118 -


     

     @
     119 -

    Kille koyu


     

     @
     120 -


     

     @
     121 -


     

     @
     122 -

    Kargınkürü gölü


     

     @
     123 -


     

     @
     124 -

    Bu arada açlıktan Sarsala koyunun fotolarını çekmeyi unutmuşuz

    Dalyan deltaları


     

     @
     125 -


     

     @
     126 -


     

     @
     127 -


     

     @
     128 -


     

     @
     129 -

    Yolun bittiği yerde bekleyen cefakarlar


     

     @
     130 -


     

     @
     131 -


     

     @
     132 -


     

     @
     133 -

    Sonunda yangın kulesine çıktık


     

     @
     134 -


     

     @
     135 -


     

     @
     136 -


     

     @
     137 -

    Gönderilen Mar 24 2008, 10:28 PM Yayınlayan Ozan ILTER Ne ile 13 comment(s)
Kullanim sartlari, telif haklari ve çekinceler © RideTurkey.com 2007
..x